Etiket: Tepkisi

  • Akçemescit Köyü Sakinlerinden Yol Tepkisi

    Bartın’ın Akçemescit köyünde yaşayan vatandaşlar, sürekli ölümlü ve yaralamalı kazalar meydana gelen yolda önlem alınmasını istedi.

    Bartın-Kozcağız yolu üzerinde bunan Akçamescit köyü sakinleri, yolun dar olması ve herhangi bir sinyalizasyon sisteminin bulunmaması nedeniyle sürekli ölüm korkusuyla yaşadıklarını ifade ettiler. Araçların hızlı gitmesi ve trafik kurallarına uyulmaması nedeniyle yolu korku içinde kullandıklarını ifade eden köy sakinlerinden Ahmet Yılmaz, yolun karşısında oturduğu için her gün sürekli yolu kullanmak zorunda olduklarını belirtti. Yılmaz, “Bu yolun acilen güvenli hale gelmesi lazım. Bu yolda gözlerimin önünde işçi servisine çarpıldı ve bir kadın öldü. Yine çok sayıda yaralanmalı ve ölümlü kazalar yaşadık. Yolda gerekli önlemlerin alınması için sayısız başvuru yapıldı ama bir çözüm bulunamadı. Yetkililerin sesimizi duymasını en azından yola trafik ışıklarının konulmasını istiyoruz” dedi.

  • Öğrencilerden Ulaşım Zammı Tepkisi

    Balıkesir’in Bandırma ilçesinde öğrenciler Büyükşehir Belediyesi tarafından şehir içi ulaşımına yapılan zammı protesto etti.

    Ulaşım A.Ş. önünde toplanan ve zamların geri alınmasını isteyen üniversite öğrencileri adına konuşan Tahir Köse, “Bandırma’nın işçisiyle, öğrencisiyle, kadınıyla, erkeğiyle bir araya gelerek zamlara karşı durması gerekiyor. Başlıca taleplerimiz şunlardır: Ulaşıma yapılan zamlar geri çekilmelidir. 65 yaş üstü ücretsiz ulaşım yapmalıdır. Ulaşım tekelden kurtulmalıdır, öğrenci ve işçilere aylık paso uygulamasına geçilmeli, şoförlere gerekli eğitim verilmelidir’’ dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Demirtaş’a ’Moskova’ Tepkisi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Moskova ziyaretini eleştirerek, “Birisi kalkar Moskova’ya gider, nasihat alır döner. Ona çok yardım yapacaklarmış, onun arkasında, ona güç veren terör örgütüne silah yardımı yapacaklarmış. Ne yaparlarsa yapsınlar, ne diyor ilahi emirde, ’Allah bize yeter, o ne güzel bir vekildir’” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Antalya, Çanakkale, Çankırı, Denizli, İstanbul, Kayseri, Şanlıurfa, Tokat ve Trabzon’dan gelen muhtarlarla 18. Muhtarlar Buluşması’nda bir araya geldi. Programda konuşan Erdoğan, yeni yılın ilk muhtarlar toplantısında 2016 yılının hayırlar getirmesini diledi. Geçen hafta Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyareti hatırlatan Erdoğan, çok verimli ve önemli görüşmeler yapılan program vesilesiyle Mekke ve Medine’yi de ziyaret ettiklerini, umre yaptıklarını belirtti. “Yılın son günlerini Mekke ve Medine’de geçirerek ülkemiz, milletimiz, ümmetimiz ve tüm insanlık için dua ettik” diyen Erdoğan, “Dualarımızda barış, huzur, güvenlik, esenlik temennilerimizi ifade ettiğimiz bu ziyaretin son gününde Medine’de bir gazeteci arkadaşımızı, kardeşimizi, Hasan Karakaya dostumuzu kalp krizi neticesi kaybetmenin üzüntüsüyle kutsal topraklardan ayrıldık. Esasen o mübarek topraklarda son nefesi vermek, her kula nasip olmayacak bir ayrıcalıktır, bir güzelliktir diye düşünüyorum. Hasan Karakaya kardeşimiz, son namazını Ravza-i Mutahhara’da adeta veda namazı olarak kıldı ve o şekilde oradan veda ile ayrıldı ve yaklaşık 1.5 saat sonra da son nefesini vererek ayrı bir imtiyazla aramızdan ayrılmıştır. Böyle inanıyorum. Kendisine bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına, Akit ailesine ve basın dünyasına baş sağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

    “VATANDAŞIMIZIN HAYATINI TEHLİKEYE ATMAKTANSA OPERASYONLARIN UZAMASINI TERCİH ETTİK”

    2015 yılının hem Türkiye, hem bölge hem de dünya için zorlu bir yıl olduğunu söyleyen Erdoğan, “Geçtiğimiz yıl yaşadığımız iki seçime rağmen Türkiye siyasi ve ekonomik istikrarını muhafaza etmeyi başardı. Buna rağmen seçim dönemlerinin belirsizliğini ve bölgedeki gelişmeleri fırsat bilen bölücü örgüt, bazı ilçelerimizde ve bazı mahallelerde terör eylemlerine başladı. Güvenlik kuvvetlerimiz yerleşim yerlerinde süren bu terör eylemlerine bölgede yaşayan sivil halka zarar vermemek için azami bir dikkat ve hassasiyetle müdahale ediyor. Bu da aslında çok kısa sürede sonuçlanabilecek operasyonların nispeten uzun bir zaman dilimine yayılmasına sebep oluyor. Biz tek bir masum vatandaşımızın hayatını tehlikeye atmaktansa operasyonların uzamasını tercih ettik, tercih ediyoruz” dedi.

    “NE YAPSALAR BOŞ”

    2015 yılında yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirilen operasyonlarda 3 bin 100’ü aşkın teröristin etkisiz hale getirildiğini hatırlatan Erdoğan, aynı dönemde asker, polis, geçici köy korucusu ve sivil vatandaşlardan da 300 civarında kayıp yaşandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum, ailelerine ve milletimize baş sağlığı diliyorum. Gazilerimize, yaralılarımıza Allah’tan acil şifalar temenni ediyorum” diye konuştu.

    “Biz bin yıldır bu topraklarda yaşamanın bedelini kesintisiz şekilde ödemiş bir milletiz” ifadesini kullanan Erdoğan, şunları söyledi:

    “Bugün oynanan oyunların gerisinde bu coğrafyadaki bin yıllık hesaplaşmanın yattığını çok iyi biliyoruz. Fakat ne yapsalar boş. Özellikle son 200 yıldır yaşadığımız tüm acılara, maruz kaldığımız tüm haksızlıklara, kayıplara rağmen hala dimdik ayaktayız evelallah ayakta durmaya devam edeceğiz. Üstelik sadece ayakta kalmakla yetinmiyor her alanda büyüyor, gelişiyor, ileriye gidiyoruz. Dünkü Türkiye’yi sarsmak, önüne engeller çıkartarak yavaşlatmak hatta yolunu değiştirmek kolaydı. Bugünkü Türkiye bu tür operasyonlar, bu tür ameliyatlar konusunda çok daha dirençlidir, çok daha sağlamdır. Ne bölgemizde oynanan oyunlar ne de içimizde sürekli ateşi canlandırılan fitneler milletimizi yolundan alıkoymayacaktır, alıkoyamayacaktır.”

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN DEMİRTAŞ’A SERT TEPKİ

    İsim vermeden HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz 13 yılda yaşadığımız badirelerin hepsini nasıl geride bıraktıysak bugün önümüzde duran sorunları da o şekilde aşacağız. ’Şu ülke bize karşıymış, şu güç bizim aleyhimizdeymiş’, bunların hiçbiri de önemli değil. Birisi kalkar Moskova’ya gider, nasihat alır döner. Ha ona çok yardım yapacaklarmış, onun arkasında, ona güç veren terör örgütüne silah yardımı yapacaklarmış. Ne yaparlarsa yapsınlar, ne diyor ilahi emirde ’Allah bize yeter, o ne güzel bir vekildir.’ Eğer biz bu inanca, bu imana sahip olmasaydık, Malazgirt’te 20-30 bin kişilik bir kuvvetle, o dönemin en büyük askeri gücü olan 200 bin kişilik Bizans ordusunun karşısına dahi çıkamazdık. Eğer biz bu inanca sahip olmasaydık 600 yıl boyunca üç kıtada hüküm süren tarihin en kudretli devletini kurup yaşatamazdık. Aynı şekilde bu iman olmasaydı Çanakkale’de dönemin en güçlü silahlarını teçhiz edilmiş ordularını mağlup edemezdik. Kurtuluş Savaşımız da aynı inancın ürünüdür. Terörle mücadelede, vatan savunmasında görev yapan güvenlik kuvvetlerimizin de Malazgirt’teki, İstanbul’un fethindeki, Çanakkale’deki, Dumlupınar’daki ruhla, inançla mücadele ettiklerini biliyorum. Bu ruh, bu iman bizde oldukça Allah’ın izniyle ne vatan toprağının bir karışını kimseye veririz ne de hedeflerimizden vazgeçeriz” ifadelerini kullandı.

    “EY KAHPE RÜZGAR NE YANDAN ESERSEN ES”

    Necip Fazıl Kısakürek ve Mehmet Akif Ersoy’un sözleriyle konuşmasına devam eden Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Üstadın ifade ettiği gibi, ’Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes. Ey kahpe rüzgar artık ne yandan esersen es.’ Türkiye 2023 hedefleriyle bu doğrultuda attığı adımlarla surda işte o mukaddes gediği açmıştır. Esasen bugün bölgemizde ve ülkemizde yaşadıklarımızın bir bölümünün gerisinde bu gelişmeden duyulan endişenin yattığını da çok iyi biliyoruz. Ve onlara diyoruz ki ne yaparsanız yapın, bizi yolumuzdan döndüremeyeceksiniz. Türkiye sizin üst aklınızın size verdiği akıldan çok daha güçlü bir ferasete sahiptir. Bunu bir defa bilin. Türkiye, 2023 hedeflerine de ulaşacak, 2053 ve 2071 vizyonlarını da hayata geçirecektir. Çünkü biz inandığımız için üstün olduğumuzu biliyoruz. Merhum Akif’in İstiklal Marşımızda veciz bir şekilde ifade ettiği gibi ’Doğacaktır sana vadettiği günler hakkın. Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.’ Ülke ve millet olarak yaşadığımız tüm sıkıntılara rağmen geleceğe ümitle bakmak için çok fazla sebebimiz olduğuna inanıyorum. Bunun için yapmamız gereken çok önemli işler var. Bölücü terör örgütünün tümüyle etkisiz hale getirilmesi sadece güvenlik açısından değil, siyasi ve sosyal değişimin sağlıklı yürümesi bakımından da şarttır. Siyasi partilerimizin önemli bir bölümü bu konuda iyi bir imtihan vermiyor.”

  • Sigorta Acenteleri Komitesinden ‘Komisyon’ Tepkisi

    İzmir Ticaret Odası (İTO) Başkanı Ekrem Demirtaş, sigorta acentelerinin zor günler yaşadığını belirterek, “Acentelerin komisyon oranlarını 20’ye yakın seviyelerden 0’a yakın düzeye indiren şirketler var. Bu kadar keskin bir düşüş kabul edilemez. Bunun vebalinin çoğunlukla sigorta acenteleri ve iş dünyamıza yüklenmesini doğru bulmuyoruz” dedi.

    İzmir Ticaret Odası Sigorta Acenteleri Meslek Komitesi tarafından İzmir Ticaret Odasında ’Sigorta Acentelerinin Komisyon Oranlarının Düşürülmesi’ konulu basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş’ın yanı sıra İzmir Ticaret Odası Sigorta Grubu Meslek Komitesi Başkanı Bülent Gazioğlu, İTO Sigorta Grubu Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Mehmet Özdaş, Zeynep Şebnem Korkut, Emin Melih Çırpar, Hüseyin Saygılı, Cüneyt Güleç, Taşkın Işık, Canan Evren, Duygu Mutlel katıldı.

    “TRAFİK SİGORTALARINDAKİ ARTIŞTAN ŞİKAYETÇİ”

    Türkiye genelinde 16 bin sigorta acentesi ile birlikte toplam 50 bin çalışan istihdam eden sigorta acentelerinin zor günler yaşadığına işaret eden Demirtaş, şunları söyledi:

    “Odamız 48. Sigorta Grubunda 1.187 üyemiz, Odamızda levhaya kayıtlı 1.086 acente var. Türkiye rakamı 15 bin 590. Yani yüzde 7’si Odamızda. Bu kadar geniş bir kesimi oluşturan acenteler şirketler yüzünden zor günler yaşıyor. Sigorta şirketlerinin büyük kısmı; zorunlu sigorta branşlarındaki zararları nedeniyle bu branşlarda fiyat artırma yolunu tercih etti. Trafik sigortalarında fiyatların artmasından herkes şikayetçi. Tüketici de acente de iş adamı da ve özellikle nakliyeciler. Sigorta şirketleri bu fiyatları keyfinden artırmıyor. Ortada büyük bir zarar var. Bunun sebebi sadece sigorta şirketleri değil, kamu otoritesinin de ihmali var. Neticede; acentelerin komisyonu aşağı çekildi. Komisyon oranlarını 20’ye yakın seviyeden 0’a yakın düzeye indiren şirketler var. Bu kadar keskin bir düşüş kabul edilemez. Bunun vebalinin çoğunlukla sigorta acenteleri ve iş dünyamıza yüklenmesini doğru bulmuyoruz.”

    “SİGORTA BİLİNCİNİ OLUŞTURAMADIK”

    Demirtaş, sigorta sektörünün önemli sorunları olduğunu ve sektörün olması gereken yönde olmadığını belirterek, “DASK, trafik sigortaları gibi zorunlu sigortaları yaptırıyoruz. Ama zorunlu olmayınca kaçınıyoruz. DASK’ın adı zorunlu. Ancak sadece konut alım-satımlarında, yeni su-elektrik aboneliğinde sorgulanıyor. Zorunlu sigortalar denetlenmiyor. Ancak hasar anında aklımıza geliyor. Sigorta bilincini oluşturamadık. Sigorta bilincini oturtmak en önemli mesele” ifadelerini kullandı.

    Sıfıra yakın bir komisyonla geminin yürümesinin mümkün olmadığını ifade eden Ekrem Demirtaş, zararın tamamıyla acentelere yıkılmaması gerektiğini vurguladı.

    “TAZMİNAT MİKTARLARI DÜŞÜRÜLMELİ”

    Sigorta acentelerinin kanun gereği sadece sigortacılık faaliyetinde bulunabildiğini dile getiren Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üstelik komisyon gelirlerinden başka gelirleri yok. Bu haksız uygulamaya son verilmesini, sigorta acentelerinin ayakta kalabilmeleri için yaşamsal buluyoruz. Zorunlu trafik sigortası zararına neden olan asıl etkenlerin belirlenerek, kalıcı bir çözüme gidilmesi gerekiyor. Trafik kazası sonrası oluşan tazminat miktarlarının düşürülmesi ve dava süreçlerinin uzamasının engellenmesi bir nebze nefes aldırabilir. Sigorta sektörü ile sigorta acentelerinin bir araya gelerek orta yolu bulması gerekiyor. Sigorta acenteleri ve sigorta şirketleri arasında imzalanan sözleşmelerde komisyonlarla ciddi miktarda oynanması engellenebilir. Bu sayede herkes hesabını kitabını kolayca yapabilir. Sigorta acentelerinin sorunlarının çözülmesi için, devletten beklentimiz özellikle trafik sigortalarında zarar eden sigorta şirketlerinin sorunlarına çözüm bulması. Eğer çözüm gelirse zaten sigorta şirketleri sigorta acentelerinin komisyonlarına dokunmayacaktır.”

    “KÂRSIZLIK NEDENİYLE KOMİSYON ALAMAZ HALE GELDİK”

    Komite Başkanı Bülent Gazioğlu da sorunlarını tüm kamuoyuna duyurmak istediklerinin altını çizerek şöyle konuştu: “Haykırışımızın, çığlığımızın duyulmasını istiyoruz. 1999 son çeyreğinden bu yana zorunlu sigortalarda yapılan tarife değişikliğiyle birlikte sıkıntı başladı. Trafik sigortasının zorunlu olması sektörün devamlı zararının sürmesiyle firmalar altından kalkamaz oldu. Böylece hem halkımızın alım gücü azaldı hem de acenteleri kârsızlık nedeniyle komisyon alamaz hale getirdi. Bu da acentelerin varlığını sürdüremez hale gelmesine neden oldu.”

    “GERİYE DÖNÜK YASA DÜZELTİLMELİ”

    İTO Meclis Üyesi Taşkın Işık da sektörün zarar ettiğini ve bunun sebebinin acenteler değil yasaların geriye dönük olarak işlemesi oluğunu savundu. Işık, araçlarda değer kaybı yasasının 2 yıl geriye dönük işlemeye başladığını belirterek şunları söyledi:

    “Ölüm tazminatında 5 yıl öncesine tekrar dava açılıyor. Yasaların tekrar geçmişe dönük olmamasını istiyoruz. Sigorta şirketlerinin bununla mücadele etmesi mümkün değil. Normalde 200-300 lira olan poliçeler 1000 TL olmaya başladı. Bunun düzeltilmesi lazım. Aracılık eden sektörde çalışanların ve acentelerin mağdur edilmemesi gerekir.”

  • AK Parti’den Siirt Belediyesine Kar Ve Öz Yönetim Tepkisi

    AK Parti Siirt il yönetimi, şehir merkezinde kar yağışı nedeniyle caddelerin temizlenmediğini belirterek, Siirt Belediyesine sert tepki gösterdi. İl binasında toplanan teşkilat üyeleri adına açıklama yapan İl Başkanı Fuat Özgür Çalapkulu, son birkaç gündür yağan kar yağışıyla caddelerde hiçbir çalışma yapılmadığından Siirt belediyesinin sınıfta kaldığını dile getirdi.

    Son iki gün yağan kar nedeniyle memleketin durumunun ortada olduğunu anlatan Çalapkulu, “Meteorolojiden aldığımız rapor ortada iken, Siirt’in birkaç ana arteri mevcut iken, Siirt belediyesinin envanterinde karla mücadelede kullanılacak araç sayısı belli iken, geriye sadece tüm bunları organize etme becerisi ortaya koymak gerekiyor. Ama maalesef bu becerinin ortaya koyulmaması nedeniyle Siirt’te hayat felç oldu. ’Yok son yılların en fazla karı yağmış’, ’Yok kar erken başladı’ gibi bahane istemiyoruz. Sorunlarımıza çözüm üretmelerini bekliyoruz. Karla mücadelede kullanılacak araçların bu yollarda çalışıyor olması gerekirken maalesef sürekli konuşmaktan bir şey yapmıyorlar” dedi.

    Öz yönetimden bahsedenlerin kentin bir caddesini bile yönetemediğini belirten Çalapkulu, şöyle konuştu: “Öz yönetimden bahsediyorlar, daha kendi yönettikleri kentlerin caddelerini sokaklarını temizleyemeyen bir yönetim anlayışı var. Öz yönetimden ne kast ettiklerini merak ediyoruz. Ayrıca bir önerim var; 30 Mart 2014 tarihinden önce Siirt’te 56 proje vaat eden şu anki yönetime bu projelerine, ’Siirt’in sokaklarını kardan daha iyi nasıl temizleyebiliriz’ diye bir proje daha eklemesi gerekir.”