Etiket: Tepkisi

  • Osmanlı Ocakları Başkanı Kadir Canpolat’tan Atatürk’e hakaret tepkisi

    Osmanlı Ocakları Başkanı Kadir Canpolat Atatürk’e yapılan hakaretlere tepki göstererek, “Osmanlı padişahlarına, Fatih Sultan Mehmet Han’a, Mustafa Kemal Atatürk’e ve Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yani milletimize mal olmuş kahramanlarımıza hakaretleri asla kabul edemeyiz” dedi.

    Osmanlı Ocakları Başkanı Kadir Canpolat, yaptığı yazılı açıklamada son günlerde Atatürk’e yapılan hakaretlere tepki gösterdi. Canpolat, “Osmanlı padişahlarına, Fatih Sultan Mehmet Han’a, Mustafa Kemal Atatürk’e ve Recep Tayyip Erdoğan’a yani milletimize mal olmuş kahramanlarımıza hakaretleri asla kabul edemeyiz. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmalıyız. Atatürk ve silah arkadaşlarını sevmeyebilirsiniz, hoşlanmak zorunda da değilsiniz, yalnız hakarette edemezsiniz. Bu milletimizi bölme oyunlarından uzak durmalıyız. Atatürk bir Osmanlı paşasıydı. Fatih Sultan Mehmet Han gibi, Recep Tayyip Erdoğan gibi bu millete mal olmuş komutanlarımıza karşı yapılan hakaretleri kınıyorum” diye konuştu.

    “Atatürk’te bizim, Fatih’te bizim, Erdoğan’da bizimdir”

    Kimsenin değerler üzerinden siyaset yapmaması gerektiğini belirten Canpolat, şunları söyledi:

    “Bizler aynı kaderin çocuklarıyız, aynı devletin vatandaşlarıyız, Atatürk’te bizim, Fatih’te bizim, Erdoğan’da bizimdir bizim. Kimse bu değerler üzerinden ne siyaset yapmalı, nede bu değerlerimize hakaret etmelidir. Yaklaşık üç yıl önce Kastamonu Osmanlı Ocakları il Başkanlığında şahsıma FETÖ’cülerin organize ettiği ‘Atatürk’e hakaret’ gerekçesiyle algı başlatılmıştı. Cumhuriyet savcılarımız yapılan soruşturma sonucu hakaret içerikli konuşmadığımızı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermesi yapılmak istenen oyunu bozmuştu. Osmanlı Ocakları bir Osmanlı paşasına hakaret etmez, bilakis Atatürk’e ve Osmanlı padişahlarına, geçmişteki, şuan ki ve bundan sonra devletimizin Cumhurbaşkanlığı makamında kim oturursa otursun liderlerimize sahip çıkacaktır. Osmanlı torunları bu tür oyunlara gelmemelidir”.

  • İnegöllü mobilyacılardan kavşak tepkisi

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde, mobilyacı esnafı, Avarlar kavşağı inşaatının bitmemesine tepki gösterdi.

    Kavşak yanında bir araya gelen mobilyacılar, Bursa-Ankara Avarlar kavşağının alt geçiş kısımlarının halen tamamlanmamasına tepki gösterdi. Üst geçişin sağlıklı şekilde sağlandığını, fakat alt geçiş ve yan yollarda inşaatın durduğunu ifade eden İnegöl Mobilya Sanayicileri Derneği (İMOS) Başkanı Yavuz Uğurdağ, “14 aydır burada eziyet çekiyoruz. Avarlar kavşağı çok yoğun oluyordu. Kavşak aslında çok ciddi ihtiyaçtı. Kavşağımız transit geçişe açıldı. Bursa – Ankara istikametinde yol güzergahında akış sağlanıyor. Ancak Ertuğrulgazi Caddesi önemli bir cadde. Bir çok mobilya firmamızın kendi ürünlerini teşhir etmiş olduğu bir caddemiz. Köprülü kavşak projesi bundan 14-15 ay önce başladı. Transit geçiş sağlandı, lakin Ertuğrulgazi Caddesi’nde ve yan yollarda şu an itibari ile çalışmalar tamamlanmamış durumda. 14 ay çok uzun bir zaman. Kavşağın bir an önce bitirilmesi için toplandık” dedi.

    Uğurdağ, “İşlerin uzamasından dolayı bir çok esnaf ticari kayba uğruyor. Ben buradan sayın vekilimize, ilçe başkanımıza ve yönetimine, özellikle de Karayolları müdürüne seslenmek istiyorum. Artık bu çalışma çok uzamış durumda. Yan yolların bağlanması, kaldırım çalışmalarının hızlanması gerekiyor. 14 aydır burada eziyet çekiyoruz. Sadece eziyet çekmiyor, ticari kayba uğruyoruz. Bu İnegöl için çok önemli bir cadde” diye konuştu.

  • Erkence zeytini için taş ocağı tepkisi

    İzmir Erkence zeytininin gen merkezi Seferihisar Orhanlı Vadisi’ne taş ocağı yapılması için verilen Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu raporu tepkiyle karşılandı.

    Seferihisar Belediyesi’nin yaptığı çağrıyla köylüler, çevreciler, sivil toplum örgütleri 6 Mayıs Cumartesi günü bir araya gelerek İzmir Erkence zeytininin gen merkezi Seferihisar Orhanlı Vadisi’ne yapılması planlanan taş ocağına karşı eylem gerçekleştirilecek. Eylemde, Erkence zeytini fidanı dikilecek.

    “Kararın iptalini istiyoruz”

    Konuyu yargıya taşıyacaklarını söyleyen Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Sesimizin daha gür çıkması için tüm halkımızı bu doğa katliamına yol açacak karar karşısında tepki göstermeye davet ediyorum. Çok özel bir ürün olan Erkence zeytinini yaşatmak, korumaya çalışmak yerine yok etmeyi, taş ocağı yapmayı düşünmek geleceğimizi karatacak bir karar. Bu kararın iptalini istiyoruz. İptal ettirene kadar da haklı haykırışımızı sürdüreceğiz. Tüm halkımızı bekliyoruz. İzmir’in dağlarında taş ocakları açmasın” dedi.

    Erkence zeytini

    Erkence zeytini, İzmir Yarımada’ya özgü, binlerce yıldır yetiştirilen son derece nadir bir zeytin ırkı. Dünyada yalnızca İzmir Yarımada’da yaşayan bu zeytin ırkı binlerce yıldır lezzetli ve sağlıklı yağ üretiminde kullanılıyor. Erkence zeytinlikleri karakteristik olarak hiç sulanmadığı, sürülmediği ve hiçbir kimyasala maruz kalmadığı için dünyanın en saf ve sağlıklı zeytinyağlarından birinin üretiminde kullanılıyor. Erkence zeytini aynı zamanda İzmir’in en önemli damak tatlarından biri hurma zeytinin de üretilebildiği tek ağaç. Seferihisar’ın Orhanlı Vadisi ise Erkence zeytini ağaçlarının bu güne kadar en iyi korunduğu vadilerden biri ve bu zeytin ırkının gen merkezlerinden biri.

    Seferihisar Orhanlı köyündeki eylem, 6 Mayıs Cumartesi günü Saat 10.30’de gerçekleşecek. Ayrıca aynı gün bundan böyle her cumartesi günü kurulacak olan Orhanlı köylülerinin sadece kendi ürettiklerini satacakları Orhanlı Doğal Pazarı’nın da açılışı yapılacak ve ardından Murat Sincer konser verecek.

  • Evlerde 1+0 daire yasağı tepkisi

    Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği (ANTMÜTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Karataş, ekonomik sebepler nedeniyle küçük dairelerin tercih edilmeye başladığını söyledi.

    ANTMÜTDER Başkanı Deniz Karataş, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Taslağı ile ilgili açıklama yaptı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan ’Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Taslağı’ndaki bazı maddelerde değişiklik yapılacağını belirten Karataş, “En küçük dairenin içinde minimum 12 metrekare 1 oturma odası, 9 metrekare 1 yatak odası, 3.30 metrekare 1 mutfak veya yemek pişirme yeri, 3 metrekare 1 banyo veya yıkanma yeri, 1.20 metrekare 1 tuvalet olmak üzere 28.50 metrekare büyüklüğünde daireler yapılabilecek” dedi.

    “Küçük daireler tercih ediliyor”

    Türkiye’deki konut sektörünün hayatın dinamiklerine ayak uydurduğunu hatırlatan Deniz Karataş, “Türkiye, büyüyen, genç ve kentli nüfusun hızlı arttığı, dinamik bir ülkedir. Bu yapısal özelliği konut ihtiyacını artırmış, buna paralel olarak da konut sektörü hızla gelişmiştir. Çekirdek ailenin bağlarını koparması ve aileyle birlikte yaşama geleneğinin etkisini kaybetmeye başlamasıyla birlikte, ekonomik sebeplere de bağlı olarak küçük daireler tercih edilmeye başlandı. Yatırımcının ihtiyacını gören proje ve gayrimenkul üreticileri de hedefe yönelik hizmet vermeye başladı. Son dönemde hayata geçirilen projelerin hemen hepsinde 1+1, küçük daireler, “Az olsun, küçük olsun ama benim olsun mantığı ile” kaçınılmaz olarak mevcut. Türkiye’de büyük şehirlerde başlayan 1+1 ve stüdyo daire kullanımı, sanayi ve ticaretin gelişmesiyle doğru orantılı olarak diğer şehirlerde de giderek artıyor. Yine hayatımıza yeni bir konsept olarak giren, eskilerin pek hoşlanmadığı ama yeni neslin çok sevdiği, oturma, yatırım ve daha çok turizm amaçlı kullanılan stüdyo 1+0 daireler de talep neticesinde bir dönem özellikle yabancı uyruklu kişilere satılmak üzere yasaklanmadan yapılıyordu” diye konuştu.

    “Küçük ölçekli birikime sahip olanlar sıklıkla 1+0 daireleri tercih ediyor”

    ANTMÜTDER Başkanı Deniz Karataş sözlerini şöyle tamamladı: “Stüdyo 1+0 daireler özellikle gençler, tek yaşayanlar, yoğun çalışanlar, yurt dışından veya yurt içinden tatil için gelip, otellerde değil kendi evinde kalmayı arzu edenler, iş nedeniyle Türkiye’ye gelen yabancılar, yeni evli çiftler tarafından sıkça tercih ediliyor. Bunların dışında, kaplıca, termal, tatil köyü, club oteller gibi kompleks tesislerde uygun fiyatlarla, devre mülk hakkı ile daire sahibi olma imkanı da sunuyor. İyi bir yatırım aracı olan, kiraya verilen veya satışa çıkarıldığında daha çabuk alıcı bulunan özellikle şehir merkezindeki stüdyo 1+0 daireler, şehir merkezine uzak konumlanan bölgelerdeki 2+1 ve 3+1 dairelerin kira getirisine eşdeğer olabiliyor. Gayrimenkule yatırım yapmak isteyip de, kredi ödeme gücü kısıtlı olanlar ya da küçük ölçekli birikime sahip olanlar sıklıkla 1+0 daireleri tercih ediyor. 1+0 dairenin üretilebilmesinin önündeki yasak kaldırılmalı. Talep var ise, arzda yasalar ile engellenmemeli, serbest piyasanın kendi dengesini kendisinin bulmasının önü açılmalı”.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AGİT tepkisi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “AGİT diye bir örgüt var Avrupa’da. Şimdi bunlar kendilerine göre bir rapor hazırlıyorlar. Türkiye’deki seçimler şöyle olmuş, böyle olmuş. Önce haddinizi bilin haddinizi. Sizin hazırlayacağınız o siyasi içerikli raporları biz ne görürüz, ne duyarız, ne biliriz. Biz yolumuza devam ederiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, 16 Nisan halk oylamasının ardından bugün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde halka hitap etti. Konuşmasında Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin her hal ve şart altında kazananı milletimiz olmuştur, ülkemiz olmuştur. Kardeşlerim üye sayısı 600 çıkan meclis kanun çıkarma ve denetleme görevlerini daha güçlü ifa edecektir. Yargımız, milletimiz adına adaletin tesisi için çalışmayı sürdürecektir. Bu yeni sistemin yürürlüğe gireceği önümüzdeki seçimlere kadar hem ülke olarak hem de yönetim olarak yapmamız gereken pek çok iş bulunuyor. Meclisimiz yeni sistem için gereken uyum kanunlarını çıkartacak ve Hakimler ve Savcılar Kurulunun kendi kontenjanına düşen üyelerini seçecektir. Ah ne yalanlar söylediler be, neler söylediler. Meclisin yetkileri yokmuş” dedi.

    “Parlamento bugüne kadar Hakimler ve Savcılar Kuruluna üye veriyor muydu?” diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Ama şimdi 7 üye orası seçecek, 4 tane ben, bir Adalet Bakanı, bir de müsteşar, yeni oluşum bu. Üç daire vardı. İkiye düşüyor. Doğru konuşmadılar. Burası sizin eviniz, burası milletin evi. Burayı yadırgayanlar oldu. Biz ne dedik. ‘Bu külliye milletin evidir.’ İşte millet, işte devlet. Hükümetimiz bir yandan yatırımları devam ettirirken, diğer yandan yeni projelerin hazırlıklarını yürütecektir. Yeni sistemi tüm uyumları ile tüm unsurları ile uygulamaya geçirmiş olacağız. Türkiye’nin demokraside, ekonomide, dış politikada, güvenlikte atması gereken çok önemli adımlar var. İşte AGİT diye bir örgüt var Avrupa’da. Şimdi bunlar kendilerine göre bir rapor hazırlıyorlar. Türkiye’deki seçimler şöyle olmuş, böyle olmuş. Önce haddinizi bilin haddinizi. Sizin hazırlayacağınız o siyasi içerikli raporları biz ne görürüz, ne duyarız, ne biliriz. Biz yolumuza devam ederiz. Onu siz külahımıza anlatın. Bu ülke Batı’nın hiçbir ülkesinde görülmeyen en demokratik seçimlerini gerçekleştirmiştir. Sizler Türkiye’nin bakanlarını Avrupa’ya sokmazken, oralarda toplantı yaptırmazken utanmadan, sıkılmadan bu seçimler hakkında gölge düşürme yarışına boşuna girmeyin. Netice alamazsınız artık, sür eşeği Niğde’ye. Niğdeli kardeşim size ne diyeceğini gayet iyi bilir. Seçimlere kadar geçecek sürede bunların hepsini de hükümetimizle, kurumlarımızda işbirliği içinde uygulayacağız. Milletimizin bize işaret ettiği yol budur. Ülkemizin kaybedecek tek bir dakikası bile yoktur. Durmak yok, unutmayın uzun ince bir yoldayız. Onun için daha çok çalışacağız. Daha çok çalışacağız.”

    “Tencere tavacılar çıkmış ortaya”

    16 Nisan referandum sonuçları sonrası gündemi değerlendiren Erdoğan, “Şimdi gazete ilanları gördüm. Baktım ki tencere tavacılar çıkmış ortaya. Neymiş, onlar da ‘hayır’ı kutluyorlarmış. Yahu galibiyetin mutluluğunu biliyoruz da, galibiyetin eğlenmesini biliyoruz da, mağlubiyetin nasıl kutlandığını şimdi öğreniyoruz. İşte bunlar Gezici, tencere tava hep aynı hava devam ediyorlar” şeklinde konuştu.

    Erdoğan, siyasi parti çatısı altında referanduma ilişkin değişiklikleri 81 ili gezerek anlattıklarını söyleyerek, “Buna karşı çıkanlara her şeye rağmen saygı duyduk. Seçim meydanlarında onların yanlışlarını, yalanlarını, eksiklerini milletimize ifade etmek, bu mücadeleyi vermek elbette görevimizdi. Bu demokratik mücadeleyi verdik. Sayın Başbakan, Sayın Bahçeli 81 vilayetin hepsini gezdik. Gidilmedik yer bırakmadık” diye konuştu.

    “7 kere mağlup oldular. Şimdi 8’nci kez yine mağlup oldular” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Ama bakıyorsun gene tencere tava. Bizim sadece terör örgütlerine karşı müsamahamız yoktur. PKK’sından FETÖ’süne kadar ülkemize ve milletimize ihanet içerisinde olan tüm terör örgütleri ile mücadelemize kararlılık ile devam edeceğiz” dedi.

    “Ya Türkiye’ye verdikleri sözleri derhal tutacaklar ya da sonuçlarına katlanacaklar”

    Avrupa’nın halk oylamasına karşı göstermiş olduğu tutuma değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendiler gibi düşünmeyen vatandaşlarımızın üzerine atları ile itleri ile köpekleri ile saldıracak kadar ileriye götüren ülkeler oldu. Şimdi aynı çevreler bizi Avrupa Birliği üyelik görüşmelerimizi dondurmakla tehdit ediyorlar. Her şeyden önce bu onların vereceği bir karar değil ama bu bizim çokta önemli değil. Yeter ki AB bu kararını versin ve bize tebliğ etsin. 54 sene AB kapısında bizi bunlar beklettiler. Otururuz, konuşuruz bir güven oylaması da onun için yaparız. İngiltere Brexit yaptı, kurucusu olduğu Avrupa Birliğinden şu anda İngiltere çıkıyor, Norveç çıktı. Kararı verecek merci neresi? Millet. Gideriz milletimize, millet ne karar veriyor, biz de ona uyarız. Ya Türkiye’ye verdikleri sözleri derhal tutacaklar ya da sonuçlarına katlanacaklar. Bu iş öyle terör örgütlerini el altından silahla, parayla desteklemek suretiyle ülkemizin üzerine salmakla olmaz” açıklamasında bulundu.

    “Fırat Kalkanı bizim son değil, ilk operasyonumuzdur”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat Kalkanı Operasyonu’nun son olmayacağına vurgu yaparak, “Suriye’de terör örgütlerine verdikleri destekle ülkemize karşı husumetlerini açıkça ilan etmekten çekinmeyenler şunu bilsinler, Türkiye ne pahasına olursa olsun sınırlarının yanı başında bir terör örgütüne veya bir terör oluşumuna asla izin vermeyecektir. Bölgede paralı asker gibi kullandıkları teröristlerle Türkiye’yi dize getirebileceklerini sananlar yanıldıklarını çok yakında görecekler. Fırat Kalkanı bizim son değil, ilk operasyonumuzdur. Ülkemize yönelik eylemleri ve tehditleri ile sınırlarımızda beslenen terör örgütlerinin kökünü kurutmak için nereye ve ne kadar operasyon gerekiyorsa hepsini yapmakta kararlıyız” dedi.

    “Her gittiğimiz yerde vatandaşlarımızla Rabialarımızı boşuna tekrarlamıyoruz” diyen Erdoğan şunları kaydetti:

    “Buradan bir kez daha şöyle Kandil’inden Pensilvanya’sına, Avrupa’sından Batı’nın en ucuna herkesin duyacağı bir şekilde tekrarlamaya var mıyız? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Kardeşlerim 80 milyon tek millet. Bayrağımız belli asla tereddüt yok. Tek vatan 780 bin kilometrekare ile. Asla ameliyat yaptırtmayız. Yapanlar bedelini ağır öder. Ve tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devlet kabul etmeyiz. İşte bu 4 hassasiyete saygı duymayan hiç kimse dostumuz değildir, müttefikimiz de değildir. Bizim milletimize sözümüz var. Ülkemizin bekası için ne gerekiyorsa yapacağız. Onun için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.”

    Erdoğan, vatandaşlarla birlikte İstiklal Marşı’ndan bir kısım okuyarak, “Biz size efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. İnşallah biz de yurdumuzu alçaklara uğratmayacağız. Şehitlerimizin ve ecdadımızın emanetine sahip çıkacağız. Bayrağımızın gururla dalgalanmaya, ezanlarımızın şevkle okunmaya devam etmesi için gerekirse gövdemizi siper etmekten çekinmeyeceğiz. Büyük Türkiye, güçlü Türkiye, istikrarlı Türkiye yolunda verdiğimiz bu mücadelede gösterdiğiniz sevgi için, coşkunuz için, vefanız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.