Etiket: tepkili

  • Fındık üreticisi açıklanan fındık fiyatına tepkili

    Açıklanan fındık fiyatları üreticiyi isyan ettirdi. Giresun’da birçok üretici bahçeye girmeme ve fındık toplamam kararı aldı.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2017 fındık ürünü için Giresun kalite fındık 10,5 lira, Levant kalite fındık içinse 10 lira fiyat açıklamasının ardından üretici fiyatları maliyetten az olduğunu söyleyerek fiyatların revize edilmesi gerektiğini ifade etti.

    Açıklanan fiyatların ardından açıklamada bulunan Ziraat Odası Giresun İl Koordinasyon Kurulu ve Tirebolu Ziraat Odası Başkanı Erim Yaman, açıklanan fiyatın beklenen çok altında olduğunu kaydetti.

    10,5 liranın fındığın maliyetini karşılamadığını belirten Erim Yaman, “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımızın bugün açıklamış olduğu rakam Giresun kalite fındık için bizim beklediğimiz bir rakam değil. 10,5 gibi rakamlar bizim üreticimizin masrafını karşılamıyor” dedi.

    Masrafını dahi karşılamayan fiyatlara üreticinin tepkili olduğunu dile getiren Yaman, “Bugün açıklanan rakamdan sonra üreticilerimizde telefon yağmurları gelmeye başladı. Arayan üreticilerimiz bize, ‘biz araziye girmeyeceğiz, fındık toplamayacağız’ diye sitem ettiler. Bizim arazide yaptığımız çalışmalarda fındığın zaten olmadığı, küllenmenin zarar verdiği beklenen fındığında olmadığını ve bunlarla beraber 10,5 gibi komik bir rakamında açıklanması üreticilerimiz boynunu büktü. Bu konuda biz Tarım Bakanımızdan, hükümetimizden fındık rakamlarının revize edilerek 12 veya daha yüksek rakamları açıklamasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Fındığını harmana çıkartan üretici Yusuf Tosun ise fındığını satmayacağını çerezlik olarak kullanacağını belirtti.

    Bekledikleri fiyatın 15 lira olduğunu vurgulayan Tosun, “TMO’nun şu anda vermiş olduğu 10,5 gibi rakamı bizim masrafımızı karşılamıyor. Bizim beklediğimiz en azından fiyat 15 lira olmasıydı. 10,5 lira gübre parası, ilaç parası ve işçi parasını karşılamayacak. Fiyatlar düşük olduğundan dolayı köyümüzde yaşayan diğer arkadaşlar bahçeye girmeyeceğini söylüyor. Benimde zaten 300 kilo fındığım oluyor onu da artık çerezlik olarak kullanacağım” şeklinde konuştu.

  • Üvey anne şiddeti gördüğü iddia edilen 3 yaşındaki kızın öz annesi tepkili

    Karabük’te 3 yaşındaki kız çocuğunu darp ettiği iddia edilen üvey anne çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Kızına banyo yaptırdığı sırada darp izlerini fark edip polise giden öz anne ise, “Çocuğumu geri istiyorum. Ömür boyu peşindeyim, bırakmam” dedi.

    2 yıl önce Fatma A. ile ikinci evliliğini yapan inşaat işçisi 32 yaşındaki Ali A., 3 gün önce eve geldiğinde ilk eşinden olan 3 yaşındaki kızı E.A.’yı göz çevresindeki morluk ve şişlik nedeniyle Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdü. Küçük kız tedavi altına alınırken, tespit edilen cilt altında yüzeysel yaygın doku lezyonları ve çok sayıda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğine ilişkin rapor verildi. Doktorların durumu polise bildirmesi üzerine soruşturma başlatıldı. Yapılan araştırmada E.A.’nın öz annesi Ayfer K.’nın geçen 15 Haziran’da polise başvurarak, eski eşi Ali A. ve onun eşi Fatma A.’dan kızına şiddet uyguladıkları iddiasıyla şikayetçi olduğu ancak çiftin adreslerinde bulunamaması nedeniyle ifadelerinin alınamadığı belirlendi. Bunun üzerine Fatma ve Ali A. çifti gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden üvey anne Fatma A., ’kasten yaralama’ suçlamasıyla tutuklandı. Fatma A. 1 aylık erkek bebeği ile cezaevine konulurken, eşi Ali A. delil yetersizliğinden adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. E.A. adlı küçük kız ise Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ekiplerince koruma altına alınarak Sevgi Evi’ne yerleştirildi.

    Anne Ayfer Kuzucu: “Kızımı istiyorum”

    Gökçebey ilçesinde ikamet eden 27 yaşındaki Ayfer Kuzucu ise, kızına yapılanlara günler boyunca ağladığını ifade ederek, “Biz boşandık. Beni tehdit etti. Boşanmazsam kendisinden beni ölümle tehdit etti. Bana ’Evden ayrılmayacak mısın? Evden cenazen çıkacak’ dedi. Bende can güvenliğimi koruyup korkumdan da kızımın velayetini verdim. Boşandıktan sonra kızım bende bir ay kaldı. Bana eski kocam ’Kıza bakıcı tuttum’ dedi. Çocuğu almaya geldiğini söyledi. Sonra lafı çevirip evlendiğini söyledi. Ben de beni ilgilendirmediğini söyledim. Çocuğu benden aldıktan sonra üvey anne şiddet uygulamaya başlamış. Hamile olduğunu duydum, şu anda çocuğuyla beraber cezaevindeymiş. Benim çocuğumu da devlet kurumu almış. Geçen 15 Haziran akşamı çocuğu banyo yaptırmıştım. Bir baktım darp olayını gördüm. Sağ tarafında dört tane morluk vardı, sol bacağında bir tane, bir tane sırtında morluklar vardı. Bende bunun üzerine hastaneye gidip darp raporu aldırdıktan sonra babasından ve üvey annesinden şikayetçi oldum. Kızıma ikisinin baktığını söyleyerek, onlardan şüphelendiğimi söyledim. Çocuğu teslim etmemek için velayet davası açtım. Dava şu anda sürüyor. Hakim çocukların ikisini de bana vermiş. Kimin dövdüğünü bilmiyorum ama kim dövdüyse cezasını bulsun. Kızıma sorduğumda üvey annesinin ve babasının dövdüğünü söyledi. Bende nasıl dövdüklerini sordum. Kızım da bana ’Babam elime terlikle vuruyor, üvey annem de yüzüme tokadıyla vuruyor’ dedi. Ben çocuğumu istiyorum. Kim dövdüyse cezasını çeksin. Çocuğumu almak istiyorum, çocuğumu geri istiyorum. Ömür boyu peşindeyim, bırakmam” dedi.

  • Üretici tarım ürünlerinde ithalatın önünü açan vergi indirimlerine tepkili

    Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, tarım ürünlerinde gümrük vergisi oranlarının düşürülmesine ilişkin, “İthalata değil, gümrük vergilerinin hasat dönemindeyken düşürülmesine karşıyız” dedi.

    Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, Bakanlar Kurulunun tarım ürünlerinde gümrük vergisi oranlarının düşürülmesine ilişkin kararını değerlendirdi. Konunun Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci tarafından Mayıs ayından bu yana gündeme getirildiğini beliren Doğru, Bakan Zeybekci’nin gıda enflasyonundan dolayı yıllık enflasyon oranlarının yükselme seyrine girdiğini, bunun için bilhassa et, ekmek ve yumurta gibi bazı gıda fiyatlarına müdahale edileceğini, bunun da ithalat yoluyla yapılacağını ifade ettiğini hatırlattı. Üreticiler olarak “ithalat hiç olmasın, ithalata tamamen karşıyız” gibi bir yaklaşım içerisinde olmadıklarının altını çizen Doğru, “Bu ülkenin ihtiyacı varsa, arzın olmadığı dönemlerde tabii ki ithalatın olması gibi doğal bir şey yoktur. Mesela arpa üretimimiz yıldan yıla düşüyor. Arpa açığını tabii ki ithalatla karşılayacağız. Mısır bir zamanlar 2 milyon ton üretiliyordu, bugün 6 milyon tonun üzerinde üretiliyor ama hala yetmiyorsa bu açığı ithalatla karşılayacağız. Ama tam Haziran ayının sonunda ülkemizde arpa ve buğday hasat edilirken, mısır hasadına da Adana’da yaklaşık 25-30 gün sonra başlanacak, tam hasat dönemindeyken bu fonların düşürülmesi açıkçası çiftçimizin piyasalardaki beklentilerini oldukça aşağı çekmiş ve moralleri bozmuştur” diye konuştu.

    “Çiftçiyi olumsuz etkileyecek”

    Alınan kararın hasat döneminde olan çiftçiyi olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Mutlu Doğru, şöyle devam etti:

    “Gümrük vergilerinin düşürülerek tarım ürünleri ithalatının önünün açılması lafı bile tarım piyasaları kırılgan bir piyasa olduğu için piyasayı aşağı yönde etkiliyor. Buğday, arpa ve mısır ithalatı ile yem fiyatlarının düşürülmesi gibi bir beklenti varsa buradan şunu söylemek istiyorum ben; biliyorsunuz KDV yemde ve gübrede sıfırlandı. Ama bu KDV düşüşü yem ve gübre fiyatlarına yansımadı. Yani piyasada bazı dengelerle bu şekilde oynandığı zaman maalesef olan hep üreticiye oluyor, çiftçiye oluyor.”

    “Alınan kararla tavan fiyat belirlenmiş oldu”

    Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, gümrük vergisi oranının mısırda yüzde 25, buğdayda yüzde 45, arpada yüzde 35’e çekildiğine işaret ederek, “Bu oran yüzde 130’du, yani uygulayabileceğimiz gümrük vergisinin en üst sınırıydı. Ve yerli üreticiyi korumak için dışarıdan bu ürünleri getirmek yasak gibi bir hal alıyordu yüzde 130 oranıyla. Yeni gümrük vergi oranları o kadar hassas hesaplanmış ki TMO’nun kendi satış fiyatları olarak belirlediği fiyatların altına düşmeyecek şekilde ayarlanmış. Yani bir üst tavan fiyat belirlendi ve bu tavan fiyatın üzerine, bu emtiaların fiyatlarının çıkmasına, bu indirilen gümrük vergisi oranlarıyla mani olundu. Ton fiyatı olarak söylüyorum; ‘mısır için 850 liranın üzerine çıkmasına, buğdayın 950 liranın üzerine çıkmasına, arpanın 800-850 liranın üzerine çıkmasına müsaade etmem şeklinde alınan bir karardır bu” ifadelerini kullandı.

    “Tavan fiyat olacaksa girdilerde de olsun”

    Sürekli artan üretim maliyetlerine de dikkat çeken Doğru, “Dünyanın en pahalı mazotunu, gübresini kullanan çiftçimizin bu işte hiçbir günahı yok. Eğer bir müdahale ile çiftçinin ürettiği ürünlere tavan fiyat belirliyorsak, o zaman çiftçinin girdilerine de bir tavan fiyat belirleyelim. Yani çiftçinin mazotunun, gübresinin, zirai ilaçlarının, tohumunun ve hatta tarla kirasının bile bir tavan fiyatı olsun, rakiplerimizin maliyet fiyatları ve desteklemeleri ile aynı düzeye gelelim, o zaman gümrük vergilerinin sıfırlanmasını bile gündeme getirebiliriz” şeklinde konuştu.

    “Ette yüzde 40’a düşürülen vergi oranları yerli besiciliği bitirir”

    Ette yapılan gümrük vergisi indiriminde de bir gariplik olduğunu belirten Doğru, şunları söyledi:

    “Karkas et ithalatında yüzde 100 olan gümrük vergisi, şu anda yüzde 40’a düştü. Bu oranlarla Avrupa’dan Türkiye’ye 19-20 lira aralığında karkas et ithal etmek mümkün. Halbuki erkek dana karkas et fiyatı şu anda piyasada 27 lira civarında. Şimdi bu karar yerli besiciyi iflasa sürükler, erkek danalarını besiciye satan ve zaten düşük süt fiyatlarıyla can çekişen süt çiftliklerini de beraberinde iflas ettirir. Yani hayvancılığa vurulmuş bir darbe olur. Ama burada da şöyle bir soru işareti var aslında. Ekonomi Bakanlığı ithalat yetkisi verecek, ithalat belgesi verecek. Acaba bu yetkiyi özel sektöre kullandıracak mı? Yoksa bu sadece piyasa spekülatörlerine gözdağı için alınmış bir karar mı? Bunu da merak ediyoruz.”

    Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, piyasa spekülatörlerinin alınan bu kararları çiftçinin malını alırken fiyatları daha da düşürmek için kullanacağını dile getirerek, “Biz açıkçası üretici olarak heyecanla desteklediğimiz milli tarım projesinin açıklandığı bir dönemde çiftçimize, milli üretime daha fazla destek olmak yerine ithalat yolunun açılmasına üzülüyoruz” dedi.

  • Laal Paşa Camii Ramazan öncesi restore için kapandı, vatandaş tepkili

    Mersin’in Mut ilçesinde 630 yıllık tarihi Laal Paşa Camii, restore edilmek üzere 20 ay süreyle kapandı. Ramazan öncesi caminin restore için kapatılması vatandaşların tepkisini çekti.

    Karamanoğlu İbrahim Bey’in emirleri ile Laal Paşa tarafından 1356–1390 yıllarında yapılmış olan Laal Paşa Camii, 05 Mayıs 2017 tarihinde Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Mut Müftülüğüne gönderilen bir yazı ile 9 Mayıs 2017 itibari ile restorasyon amacıyla kapatıldı. 20 ay sürecek olan restorasyon çalışmalarına toplam 1 milyon 800 bin lira harcanacağı bildirildi.

    Ramazana iki hafta kala caminin kapanması vatandaşın tepkisine yol açtı

    Mut ilçesinin merkez camisi hüviyetinden Laal Paşa Camii’nin ramazan ayına 2 hafta kala restorasyon için kapanması vatandaşların tepkisine yolaçtı. Şehrin göbeğinde cemaate hizmet veren bu büyük ve tarihi caminin en azından ramazan ayından sonra kapanmasını ve restore çalışmalarının başlamasını isteyen vatandaşlar, Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğünün bu konuda duyarlılık göstermesini istedi.

    Laal Paşa Camiinin tarihçesi

    Laal Paşa Camii’nin tarihçesi, Karaman oğulları İbrahim Bey’in emirleri ile Lala Paşa tarafından (1356–1390) yaptırılmıştır. Kare planlı ve orta kubbeli olan cami düzgün kesme taşlarla inşa edilmiştir. Kitabesine göre iki defa onarım gören caminin bahçesinde 2 adet türbe bulunmaktadır. Kümbetlerin birinde 3 adet, diğerinde ise 4 adet mezar bulunmaktadır.

    Evliya Çelebi Seyahat-Namesi’ne göre Laal Paşa bu kümbetlerin birisinde yatmaktadır.

  • Çelik ihracatçıları ABD kararına tepkili

    ABD Ticaret Bakanlığı, yerli üreticilerin şikayetleri üzerine Türk inşaat çeliğine karşı başlattığı telafi edici vergi ve anti-damping soruşturmalarının ön kararlarını açıkladı. Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Namık Ekinci kararları haksız, yanlı ve politik bulduklarını belirtti.

    ABD Ticaret Bakanlığı, yerli üreticilerin şikayetleri üzerine Türk inşaat çeliğine karşı başlattığı telafi edici vergi ve anti-damping soruşturmalarının ön kararlarını açıkladı. Telafi edici vergi soruşturmasının ön kararına göre davaya taraf olan Türk firması için yüzde 3,47 oranında geçici marj hesaplandı. Anti-damping soruşturmasının ön sonucunda ise davaya taraf olan Türk firmalarına farklı oranlarda vergi hesaplandığını belirten Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Namık Ekinci, kararları haksız, yanlı ve politik bulduklarını söyledi. Ekinci, ABD Ticaret Bakanlığı’nda yapılacak savunmadan adil bir sonuç alınamaz ise bu kararlara Uluslararası Ticaret Mahkemesi ile Dünya Ticaret Örgütü nezdinde şiddetle itiraz ederek haklarını sonuna kadar arayacaklarını açıkladı.

    Telafi edici vergi soruşturmasının ön sonucunu değerlendirenÇelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu BaşkanıNamık Ekinci, “Telafi edici vergi soruşturması nihai kararının Mayıs ayı, anti-damping soruşturmasının ise Haziran ayı içerisinde açıklanması bekleniyor. ABD Ticaret Bakanlığı, ön kararda hesaplanan marjın gerekçesi olarak soruşturmaya taraf olan firmamızın dünya piyasa fiyatlarının altında bir fiyattan doğalgaz aldığını ve Türkiye doğalgaz piyasasının serbest piyasa şartlarını taşımadığını iddia ediyor. Ancak kıyaslamanın yapıldığı fiyatlar aşırı basitleştirilmiş bir yöntem ile hesaplanmıştır. Ayrıca ABD Ticaret Bakanlığı, yerli inşaat çeliği üreticilerinin yoğun baskılarından dolayı soruşturmayı çok kısa bir süre zarfında yürütmek ve ön sonuçları açıklamak durumunda kalmıştır. Bu sebeple, Bakanlığın açıklanan marjlar konusunda sağlıksız bir hesaplama yapmış olması kuvvetle muhtemeldir. Bunun en önemli kanıtı Bakanlığın doğalgaz kıyaslamaları konusunda soruşturma taraflarından ek bilgi talep etmiş olmasıdır. Firmamızın teşvik almadan ve piyasa fiyatlarından doğalgaz aldığını kanıtlayacağına inanıyoruz. Bu doğrultuda sektörümüzün itibarını savunmaya firmamızla birlikte devam edeceğiz. Söz konusu firmamız 2013 yılında açılan telafi edici vergi soruşturması nihai kararında sıfır marjla çıkmıştı. Bu soruşturmanın nihai kararında da hesaplanan verginin sıfırlanacağına eminiz” dedi.

    “ABD’nin anti-damping ön kararı haksız, yanlı ve politik”

    Namık Ekinci, anti-damping ön kararı hakkındaki değerlendirmesinde ise şunları söyledi: “Anti-damping kararına ilişkin bilgi notunu incelediğimizde Türk üreticiler tarafından hesaplamada baz alınması talep edilen kriterlerin gerekçesiz ya da sudan gerekçelerle ABD Ticaret Bakanlığı tarafından reddedildiğini ve şikayetçi firmaların taleplerinin kabul edildiğini gördük. Bununla birlikte Bakanlığın son zamanlarda standart olarak hesaplamalarında hammadde fiyatlarındaki değişiklikleri göz ardı eden Cohen’s D test kullanması sebebi ile eksi damping çıkan birçok satışımız hesaplama dışında bırakılmıştır. Dolayısıyla ciddi oranda marjlar ortaya çıkmıştır. Daha önceki birçok soruşturmada kanıtlandığı üzere Türk firmaları damping yapmamaktadır ve ABD’li üreticiler ihracatımızdan zarar görmemektedir. Son zamanlarda yerli sanayiyi korumak bahanesiyle yerli üreticilerin var olan yüksek kârlarını daha da artırmak adına hesaplamalarda ve soruşturma süreçlerinde marj çıkarmak amaçlı değişiklikler yapılmaktadır. Bu ara karar da maalesef böyle bir çalışmanın ürünüdür. Soruşturma süreçlerinin aşırı politize olması sonucu ne yazık ki bu haksız uygulamaları çok sık yaşıyoruz. ABD Ticaret Bakanlığı’nda yapılacak savunmadan adil bir sonuç alınamaz ise bu kararlara Uluslararası Ticaret Mahkemesi ve Dünya Ticaret Örgütü nezdinde şiddetle itiraz ederek hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Bu haksız, yanlı ve politik kararların değiştirilmesini sağlayacağız”.