Etiket: tepkili

  • Belçika polisi, göçmen politikasına tepkili

    Belçikalı polis sendikaları, düzensiz göçmenlerin toplandığı merkezin barınmak ve çalışmak için uygun koşullara sahip olmadığı gerekçesiyle, polislerin greve gideceklerini açıkladı.

    Belçika N-VA (Yeni Flaman İttifakı) Partili Mülteci ve Göç Bakanı Theo Francken ile İçişleri Bakanı Jan Jambon, ülkedeki düzensiz göçmenlerin tek bir merkezde toplanacağını açıklamıştı. Bu karara ilk tepki Belçika polisinden geldi. Belçikalı polisler, göçmenlerin toplanma merkezinin polislerin güvenliği ve göçmenlerin yaşaması için uygun olmadığı gerekçesiyle greve gideceklerini belirtti.

    İçişleri Bakanı Jambon, ilk etapta polis operasyonları kapsamında ele geçirilen düzensiz göçmenlerin merkeze aktarılacağını, nihai hedefin ise ülkedeki tüm düzensiz göçmenleri bu merkezde toplamak olduğunu ifade etmişti. Yeni önlemler kapsamında, polis operasyonları ve göçmen merkezi sayılarının artırılması, düzensiz göçmenlerin geçiş yaptığı limanlarda güvenliğin güçlendirilmesi ve İngiliz güvenlik güçleriyle iş birliğinin artırılması öngörülüyor.

    Polis sendikaları, polisin Steenokkerzeel’deki göçmenler için yeni açılan merkezde polisin çalışması gereken güvenli koşulların oluşmaması nedeniyle protesto etmek için greve gideceklerini aktarıldı.

    NSPV Polis Sendika Sözcüsü Mario Thys yaptığı açıklamada, “İçişleri Bakanı Jan Jambon ile yaptığımız görüşme sonucunda bir anlaşma sağlayamadık” dedi.

    Steenokkerzeel’de düzensiz göçmenlerin tek bir merkezde toplanacağı binanın açılışından sonra binanın güvenlik gereksinimlerini karşılamadığını tespit edildiğini ifade eden Mario Thys, “Yangın güvenliği konusunda hiçbir belge yok ve ‘hücreler’ aslında insanların bakımı için uygun değil. Polis sendikaları zor çalışma koşulları hakkında şikayette bulundular ancak birkaç hafta sonra hiçbir şey değişmedi. Aslında sabah bir yangın tatbikatı vardı, ama biz sadece üç dakika sonra bir hücreye kapıyı açabildik” diye konuştu.

    Yüksek İstişare Komitesindeki sendikalar, İçişleri Bakanı Jambon’un yeterince güvence vermediğine karar verdi. Bu kararın ardından NSPV Sözcüsü Thys, ülkedeki bütün polis sendikaları 12-21 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek greve destek verdiğini açıkladı.

  • Üreticiler et ithalatına, zamlara ve fırsatçılara tepkili

    Aksaray’da üreticiler, et ithalatı, tarım ve hayvancılık girdilerine son aylarda gelen zamlarla sıkıntı yaşadıklarını belirterek, Tarım Platformu ile birlikte meydanda toplanıp yetkililerden yardım istedi.

    15 Temmuz Milli İrade Meydanı’nda toplanan üreticiler, ülke ve millet için her şeye rağmen inadına üretim yaptıklarını belirterek, ithalat ve aradaki fırsatçıların kaldırılmasını istedi. Burada bir açıklama yapan Ticaret Borsası Başkanı Hamit Özkök, “Son günlerde yaşadığımız malum süreçten dolayı şu an itibariyle hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren üretici, çiftçi kardeşlerimiz yem maliyetinin artmasıyla, mazot, gübre fiyatlarının yükselmesiyle Türkiye’deki konjonktürden dolayı ham madde girdilerinin de yükselmesiyle hayvancılığın yapılamaz haline geldiğini, acı çektiğimizi söylemek üzere burada toplandık. Üretici, çiftçi kardeşlerimiz buraya geldiler ve ‘Devletimizin dirliği, milletimizin birliği bizim için çok önemli. Devletimizin yanında, milletimizin birlik şuuruyla hareket ederek, inadına üretip, inadına hayvancılık’ diyerek bu işi yapmaya kararlılar. Fakat yaşamış olduğumuz ithalat baskısıyla şu an itibariyle çok zor durumda hayvancılık ve tarım yapmaktayız. İnşallah yetkililerimizin sesimizi duymasını, acilen dışarıdan gelen canlı hayvan ithalatına, et ithalatına son diyoruz. Canımız yandı. İthalata hayır. Biz kendi kendimize yeteriz. Bakanım, yetkililer, iç üretimimizde Türkiye’yi besleriz diyoruz” dedi.

    “Bir ay içinde 900 hayvan kesime gitti”

    Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bekir Kayan ise “Buradaki üreticilerimizin hepsi devletimizin yanında. Devletimiz neredeyse biz oradayız. Buradaki amacımız üreticilerimizin çektiği sıkıntıları devlet büyüklerimize duyurabilmek ve sıkıntıları giderebilmek için elimizden geleni yapmamızdır. Buradaki amaç, süt üreticilerimizin gerçekten çok mağdur olduğu, süt ineklerinin yavaş yavaş kesime gittiği bir gerçek. Aksaray’da 1 ay içinde 900 tane anaç sığırımız kesilmiştir. Bu hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bunun sebebi ise yem fiyatları gibi girdilerin artması. Burada bizim devletimizden istediğimiz şey, devletimizin fırsatçılara meydan vermemesi, fırsatçıların önünü kesmesi. Burada biz üretmek için varız, sonuna kadar da üretmek için varız. Her zaman da bu insanlar devletimiz, milletimiz, ülkemiz için üretmeye her şeye var ve hazırdır” şekline konuştu.

    “Sektördeki stokçular hainlik yapıyorlar”

    Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak da stokçuların stoklama yapıp hainlik yaptıklarını belirterek, “Bizim ülkemizde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde tek sorunumuz aracılar. Üretici ile tüketicinin arasında sıkıntı yok. Üretici üretiyor, tüketici tüketiyor. Ama stokçular üreticiye de zarar veriyor, tüketiciye de zarar veriyor. Son günlerde televizyonlarda görüyoruz. Domates tarlada, serada 3 lira. Marketlere geliyor 10 lira. Biz mazot yakıp, gübre kullanıp, zirai ilaç kullanıp da üretim yapıyoruz. Ama arada ciddi şekilde makas var. Bu ülkede hainlik yapan özellikle bu stokçulara bir an önce el atılmalı. Üreticinin para kazanmadığını da hepimiz biliyoruz. Bizler ne olursa olsun ülkemiz için inadına üreteceğiz. Tarlalarımızı da imkanlar el verdiği müddetçe boş bırakmayacağız. Ama son günlerde girdilerin yükselmesinden dolayı üreticilerimizde ciddi şekilde sıkıntı var. Biz üreticiler, çiftçiler nasıl 15 Temmuz’da bu meydanlarda bir ay nöbet tuttuysak, ülkemizin birliği ve dirliği için her zaman varız, var olmaya da devam edeceğiz” diye konuştu.

    Yapılan açıklamaya Tarım Platformu adı altında Aksaray Ticaret Borsası, Ziraat Odası, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Kırmızı Et Üreticileri Birliği, Kasaplar Odası, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, üreticiler ve çiftçiler katıldı.

  • İnegöllü çiftçi Çin çekirdeğine tepkili

    İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, İnegöl alası ile Çin’den ithal edilen çekirdeğin karşılaştırılmasına tepki gösterdi.

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde çerezlik ayçekirdeği yetiştiren Kulaca Mahallesindeki çiftçileri ziyaret eden İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, İnegöl alası ile Çin’den ithal edilen çekirdeğin mukayese edilmesine tepki gösterdi. Çelik, “Ülkeler arasında ne olduğu belli değil. Yarın öbür gün bir şey olur, ithalat da yapamazlar, yine buraya kalırlar. Ama bu çiftçiler affetmez. İnegöl, Türkiye’nin en iyi çerezlik ayçekirdeği yetiştiren bölgesidir. Biz bu çekirdeğin patentini aldık. Ancak şimdi tutup da yurtdışından ithal çekirdek getirmenin anlamı nedir? Bun şiddetle karşıyız. Aynı zamanda devlet dışarıdan gelen çerezlik ayçekirdeğine zam da yaptı ama bu bizim için yeterli değil” dedi.

    Bir şeyin yaptırımı olması gerektiğini ifade eden Çelik, “İnegöl’de ayçekirdeği bitmeye başladığı zaman aynı tüccarlar gidiyorlar Kırıkkale’den, Ereğli’den, Elbistan’dan ayçekirdeği getirip İnegöl’de harmanlayıp yeniden İnegöl ayçekirdeği gibi piyasaya satıyorlar. Dolayısıyla bizim kendi orijinal patentli ürünümüzün kalitesini düşürüyorlar. 1. sınıf mal Ankara’ya gidiyor, oradan ithal oluyor. 2. sınıf malı piyasaya sürüyorlar. Sonra da Çin malı ile bizim malımızı yarıştırıyorlar. Çok yanlış yapıyorlar. Bugüne kadar ekmek yediniz. Biz İnegöl olarak ürünümüze ürün katmaya çalışıyoruz. İklimler değişti, yeni ürün kazanma derdindeyiz. Boğazköy’de 10 dönüm kanola ektirdik 4 bin 200 dönüme çıktı. Seneye 20 bin dönümü geçen bir talep var. Yine 2 köyümüzde toprak tahlili yaptık. Büyükşehir Belediyesi katkılarıyla 3 bin 500 tane yaban mersini dağıttık. Biz böyle uğraşırken patentli ürünümüzü öldürmeye kimsenin hakkı yoktur” şeklinde konuştu.

    Kulaca Mahalle Muhtarı Sedat Seçim ise, “İnegöl alasının üretimi şu an düşmüş durumda. Çin çekirdeği denen siyah çekirdeğin etkisinden insanlar ekimi azalttılar, başka ürünlere kaçtılar. Diğer ürünler de gerekiyor ama insanların gelir kaynağına tekme vuruldu. Tüccarlarımızın tedbirli olmaları gerekiyor. Bunun ihracatı da var, ithalatı da var. Onlar işin ticari boyutunda ama biz de ekmeğimizin peşindeyiz. Çekirdeğimizi üretip ekmeğimizi kazanmanın yolundayız. Çekirdeğimiz Ankara’ya gidiyor, oradan ihracata geçiyor. Kendimizi kalitesiz, ağaç kabuğu niteliğindeki sert çekirdeği yemek zorunda kalıyoruz. Üreticiler de aynı şekilde kendi malına, çekirdeğine sahip çıksınlar, İnegöl alası yesinler” diye konuştu.

  • Nakliyeciler, mazot fiyatlarına gelen zamma tepkili

    Petrol varil fiyatlarında yaşanan artışın benzin ve mazot fiyatlarına zam olarak yansıması mazotun litre fiyatının 5 lira seviyelerine yükselmesi nakliyesi esnafı ile şoförleri etkiledi. Zamma tepi gösteren şoförler, maliyetlerin artmasına karşın gelirlerinin sürekli olarak aynı kaldığını hatta azaldığını öne sürdü.

    Trakya bölgesinin lojistik merkezi konumundaki Çorlu Nakliyeciler Sitesi ve Kamyon Garajı’nda iş bekleyen nakliyeci esnafı mazot fiyatlarında yaşanan artışa tepki gösterdi.

    Kamyon garajının tesis müdürü yöneticisi Murat Şahin, mazot fiyatlarında yaşanan artışın kamyoncu esnafına olumsuz yansıyacağını esnafın önceden yaptığı anlaşmalar var ve mecburen uymak zorundalar. Bu vaziyette insanlar kazancının yarısını mazot ve köprüler ile yollara vermek zorunda kalıyorlar” dedi.

    Mehmet İyidağ adlı şoför de 7 yıldır kamyonculuk yaptığını ifade ederek bu işin baba mesleği olduğunu ancak bu zamlar nedeniyle mesleği bırakma noktasına geldiğini söyledi. Mehmet İyidağ, “K1 dediler aldık, SRC dediler aldık, psikoteknik dediler aldık. Bizim her şeyimizi tamken Yunanistan’dan gelen oradan 50 kuruşa 1 liraya mazot alıyor buradan geliyor bizim işimizi alıp gidiyor biz bu adamla nasıl rekabet edelim” diye konuştu.

    Şoförlerden Ayvaz Gürel ise gemilerde yatlarda keyif süren sefa süren insanlar 3 liraya mazot alıyor, memleketin yükünü taşıyan kamyoncular 5 liraya mazot alıyor. Hiçbir kamyoncunun göstergesi çalışmaz. Her kamyoncunun göstergesi vardır. Ya bir santim mazot vardı ya 3 santim mazot vardır fazla mazot alamıyoruz” şeklinde konuştu.

    Nakliye firması yetkilisi Anıl Erk de, “Şoför arkadaşlar sersemlemiş durumda yaptığı hesaplar sürekli şaşıyor. Daha önce de yapılan zamlar vardı, bu ilk zam değil, artık işin içinden çıkamıyorlar” dedi.

    Bir başka nakliye firması yetkilisi de mazot olmuş 5 milyon lira bünyemizde çalışan şoför arkadaşlara izah edemiyoruz. Mazot fiyatların yansıyan zam şoföre yansımıyor. Zam miktarı 17 kuruş 20 kuruş olabilir çok yüksek gibi görünmüyor olabilir ama biz buradan Hakkari’ye yük gönderiyoruz. Kamyoncu bin lira yakıt yakıyor. Bu 17 kuruş bu kadar uzun mesafede fazla tüketimde 300 lira 400 lira olarak karşımıza çıkıyor. Bizim için büyük maliyetler söz konusu” açıklamasında bulundu.

  • Kırşehir ve Nevşehir’deki taksiciler benzin ve motorine yapılan zamma tepkili

    Kırşehir ve Nevşehir’deki taksiciler, benzine 12 motorine ise yapılan 17 kuruşluk zamma tepki gösterdi.

    130 bin merkez nüfusunun olduğu 20 taksi durağının faaliyet gösterdiği Kırşehir’de taksiciler yapılan zamları değerlendirdi. Zamları fazla bulduklarını ifade eden taksiciler, “Benzin ve motorine gelen zam iyi olmadı. Zammın vatandaşa yansıması da olumsuz oluyor. Vatandaşın taksiye binecek durumu kalmadı. Taksicide oturuyor. Taksici için parça almakta zor para olmadığı gibi parça da pahalı. 4-5 yıldır taksi ücretlerine zamda almıyoruz. Zam sürekli geliyor. Aracın sigortasına bin 500 lira veriyoruz” diyerek tepki gösterdiler.

    Kırşehir’de Şoförler ve Otomobilciler odasına kayıtlı 130 taksici bulunuyor.

    “Gelen zamlar bize kötü yansıyor”

    Nevşehirli taksiciler de aldıkları ücretin sabit olduğunu, taksimetre ücretlerine zam gelmediğini belirterek sıkıntı çektiklerini ifade etti.

    Nevşehir’de taksicilik yapan Mehmet Köse, “Benin ve mazota sürekli zam geliyor bizlerin yapabileceğin bir şey yok. Az gelse daha iyi olur ama dediğim gibi bizlerin elinden bir şey gelmiyor. Zam fiyatları bizlere yansıyor kesinlikle yolcularımıza yansımıyor. Taksimetre ayarlarımız sabit olduğu için biz aynı fiyattan gidiyoruz. Bundan sonra benzin ve mazot fiyatları düşer. Düşerse bizler için daha iyi olur” dedi.

    Taksici Erdoğan Kıyak ise “Benzin ve mazota zam fiyatlarını üzülerek televizyondan izliyoruz. Ama gelen zamlar hep bize kötü yansıyor. Çünkü bizim aldığımız ücret sabit. Artış yapma gibi bir talebimiz kesinlikle yok. Ama bu gelen zamlarla her istasyona yaklaştığımızda farklı fiyatlar ile alıyoruz. Bu da bize hem müşteri kaybımıza neden oluyor hem de iş kaybı yaşıyoruz. Bu zamları biz kesinlikle müşteriye yansıtamıyoruz. Biz yılardır taksimetre fiyatını uyguluyoruz. Gelen müşteri şehir içinde bir yere de gitse hep pazarlık yaparak biniyor. Bizim büyükşehirdekiler gibi müşterimiz de olmuyor” diye konuştu.