Etiket: tepkilere

  • Rektör Prof. Dr. Karadağ, tepkilere cevap verdi

    Rektör Prof. Dr. Karadağ, tepkilere cevap verdi

    Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Çoklu Ölçme Değerlendirme Sistemi’ne ilişkin öğrencilerden gelen serzeniş üzerine bir basın açıklaması yaparak konuya açıklık getirdi.

    Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörlüğünde basın mensuplarıyla bir araya gelen Rektör Prof. Dr. Karadağ, “Son günlerde Yozgat Bozok üniversitesi özellikle sosyal medyada ölçme değerlendirme sistemimiz BOYSİS uygulamamızla ilgili yaklaşık 300 öğrencimiz bir algı yönetmenin içerisine girdi. Bu algı yönetimi üniversitemizi yıpratmanın belli bir planı. Bu amaçla bir basın toplantısını düzenledik” dedi.

    Uzaktan eğitimin Yozgat Bozok Üniversitesi için olmazlarından olduğunu aktaran Rektör Prof. Dr. Karadağ, “Ölçme değerlendirme parametrelerimizi artık klasik ara sınav yerine dönem boyu öğrenciyi derste aktif tutmak ve faal hala getirmek, ders içerisinde öğretmeyi sağlamak adına çoklu sistemi ön gören bir sistemi geliştirdik. Bu Yükseköğretimin kalite süreçlerinin olmaz ise olması. Biz Yozgat Bozok Üniversitesi olarak UZEM alt yapımızı bu süreçte gerek insan gücü gerekse alt yapıyla ciddi anlamda güçlendirerek BOYSİS sistemi ile önemli bir başarı elde ettik. Çoklu Ölçme Değerlendirme Sistemi bir zaafiyetin önüne geçmenin, çalışanla çalışmayanın ayırt edildiği, öğrenci odaklı ve öğrenci lehine olan hocayı yormayan, Türkiye’de ve Dünyada ölçme değerlendirmenin çoklu olması da bir zorunluluksa ve oraya gidiyorsa Yozgat Bozok Üniversitesi de esasında bunu yapmaya çalıştı ve bunu yapıyor. Yozgat Bozok Üniversitesi olarak bu sistemi devam ettireceğiz. Sistemi öğrencilerimize anlatacağız. Bu tepkinin esaslarından bir tanesi de demek ki biz tam anlamıyla bilgilendirememişiz. Öğrencilerimiz bu sistemin doğruluğunu ve kendilerinin lehine olacağını anlatacağız. Yozgat Bozok üniversitesi de bu temelde uzaktan eğitimi ve özellikle ölçme değerlendirmeyi doğru yöneten ve örnek alınabilecek bir üniversite olarak inşallah karşınız çıkacak” şeklinde konuştu.

    Toplantıya katılan Yozgat Bozok Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Güney ve Uzaktan Eğitim Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Can Meşe de basın mensuplarının sorularını cevapladı.

  • Mersin’deki bazı yatırımların gecikmesi tepkilere neden oldu

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Ayhan Kızıltan, kentin ekonomik gelişiminin önünde engel gibi duran bazı temel kamu yatırımlarının hayata geçmesini beklemekten yorulduklarını belirterek, “Mersin kamuoyu aynı yatırımların ’temeli atıldı, ihalesi verildi, inşaatı devam ediyor’ gibi haber ve müjdelerini dinlemek istemiyor” dedi.

    Kızıltan, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, hayata geçmesini bekledikleri yatırımların, Mersin’den daha çok Türkiye’nin ekonomik gelişmesini, ülkenin ihracatını, ülke ihracatının lojistiğini ve kalkınmasını ilerletecek yatırımlar olduğunu vurguladı. Yatırımların gecikmesinden dolayı zarar görenin sadece Mersin değil, Türkiye olduğunu savunan Kızıltan, “Ülkemizin ve kentimizin tüm realiteleri göz önünde tutulduğunda, bu yatırımların hayata geçmemesini gerektirecek hiç bir akılcı neden göremiyoruz. Bu da tüm Mersinlileri bir açıklama bekleme durumuna getiriyor” ifadelerini kullandı.

    “Mersin kendi göbek bağını kendisi kesmeye alışkındır”

    Mersin’in temel ihtiyaç olmayan, işlevsiz, dekoratif yatırımlar beklemediğini, ’o şehirde var, bizim de olsun’ gibi bir yaklaşım da sergilemediğini kaydeden Kızıltan, “Aksine gerekli olan yapılsın diyoruz. Türkiye’nin katma değerli tarım ürünlerini üreten, ülkenin katma değerli sanayi ürünlerini üreten, ülkenin alternatif turizm hedefi ile başlayıp bunu daha da uluslararası bir turizm şekline çevirme potansiyeli Antalya’ya eş olan bir Mersin’in hava limanının bitmesi, sadece Mersin için mi, yoksa ülkemiz için mi önemli? Gerçekte kazanan kim, kaybeden kim? Bu soruyu herkes kendisine sormalıdır. Ülkenin birçok yerinde acil ihtiyaç olmayan hava limanlarına, kullanılmayan lojistik merkezlere pay ayrılırken, ekonomiye anında dönüş yapacak Mersin neden bekliyor? ’Kaybeden sadece ve sadece Mersin’ diyenlere şunu söylemek isterim; Mersin kendi göbek bağını kendisi kesmeye alışkın bir kenttir, farklı bir kültür vardır. Biz kendimize yeni bir yol buluruz. Ama ’bu yatırımların hayata geçmemesinden dolayı kaybeden ülkemizdir’ diyorsanız, o halde sorun daha büyük demektir” diye konuştu.

    “Aynı yatırım konularını o kadar çok dile getirdik ki, artık yorulduk”

    Mersin’in gerçekçi yaklaşımlar sergileyen, zor zamanlarda bile ağlamayan, talep etmeyen bir kent olduğunu ifade eden Kızıltan, şöyle devam etti; “Bu anlamda ülkemizin zor zamanlarında da fedakarlık yapmayı bilen, çok şey talep etmeyen bir kent olduk. Ama ülke kaynakları öncelik sırasına göre acil ihtiyaç gerekmeyen yerlerde yatırıma dönüşürken, gerçek yatırım noktası olan ve hem bölgeye hem de ülkeye hizmet edecek nokta olan Mersin’de rafa kaldırılınca, elbette bu Mersinlilerde haklı bir tepkiye dönüşmektedir. Aynı yatırım konularını o kadar çok dile getirdik ki, artık yorulduk. Sokaktaki herhangi bir vatandaşa sorulsa her Mersinli bu sorunları, bekleyen yatırımları sayabilir. Türkiye’nin lojistik merkezi dediğiniz bir kentin lojistik merkezi olmaz mı? Hatta kendi finansmanını sağlayan, devletten bir şey beklemeyen bir lojistik merkez yatırımına yıllarca neden izin verilmedi ve bir yerel kamu kurumunun raporuna kurban edildi? Kim kazandı, kim kaybetti? Ülkenin katma değerli sanayi ürünlerini üreten bir sanayi kenti Mersin’in OSB-otoban bağlantısı neden yapılmaz? Nedir bu kadar büyük engel? Turizm bölgeleri, liman kavşağı gibi konular bunlardan bir kaçı. Gerçekten artık bu kent bu yatırımları duymaktan bıktı. İşin daha kötü yanı ise tüm bu yatırımların hayata geçmemesi bir çok dedi kodu, yanlış algı ve ayrımcılığı da beraberinde getiriyor. Kimi daha kolaycılık yaparak hiçbir icra gücü olmayan odalara suçu atıyor, kimileri yerel yönetimleri suçluyor, kimileri de siyaseti suçluyor ve bunların kente verilen bir ceza olduğunu iddia ediyor.”

    Mersin’in artık gelinen noktada bir açıklama beklediğini belirten Kızıltan, “Ama icraat, yatırımların hızlanması ve bunun topluma gösterilmesi en anlamlı ve en etkin açıklama olacaktır. Tüm yetkililere sesleniyoruz. Mersin’i ikinci plana atmayın, çünkü Mersin aldığından fazlasını ülkesine veren bir kenttir. Mersin ülkemizin ekonomik zenginliğidir, toplumsal huzurudur. Gelin bu zenginliği, bu huzuru yüceltelim” dedi.

  • Filipinler Devlet Başkanı Duterte tepkilere rağmen Çin’e yakınlaşıyor

    Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, resmi ziyarette bulunduğu Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte ile bir araya gelerek, ortak 29 işbirliği anlaşması hakkında görüştü.

    Filipinler’e gelen Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, milyarlarca dolar borç ve yatırım alma umuduyla Çin’i tercih eden Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte tarafından törenle karşılandı. Törenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Xi Jinping, Filipinler’in Çin’e yakınlaşmasını “Tek doğru seçim” olarak nitelendirdi. “Çin, Filipinlerle birlikte çalışmaya hazırdır” açıklamasında bulunan Jinping, iki ülke arasındaki deniz ihtilafının çözülebileceğine işaret etti. Rodrigo Duterte ise kendisine yöneltilen büyün eleştirilere rağmen, “Karşılıklı saygı, samimiyet ve egemen eşitliğe bağlılık ile, Başkan Xi ile yakın çalışmaya devam edeceğim” açıklamasında bulundu.

    29 sözleşme görüşüldü

    İki lider bir araya geldikten sonra, kapsamı çok geniş ve tartışılan 29 sözleşme görüşüldü. Sözleşmeler, eğitim, kültür ve sanayi alanlarında işbirliğini ve altyapı ve tarım kooperatiflerini ortaklaşa teşvik etmeyi ve hindistancevizi sevkiyatı için hijyen protokollerini düzenlemeyi kapsıyor.

    “Duterte çok taviz veriyor” iddiası

    Çin’in Güney Çin Denizi’nde hak iddia etmesiyle iki ülke arasında ilişkilerin gerilmesine rağmen, Duterte 2016 yılında Çin ile olan ilişkilerine yeniden yönlendireceğini açıklamış ve müttefiki ABD’nin tersine bir politika izlemeye başlamıştı. Ancak Duterte muhalifler tarafından, Çin’den alınmaya hazırlanan milyarlarca dolarlık krediler karşılığında çok fazla taviz vermekle suçlanıyor.

  • Öğrencileri camiye götüren müdürün görevinden alınması tepkilere neden oldu

    Tokat’ın Turhal ilçesinde anaokulu çocukları için düzenlenen gezide yapılan cami ziyaretini 18 Ekim tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine yazılı soru önergesi olarak taşıyan CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz’a, Eğitimde Çalışanlar Birliği Sendikası yaptığı basın açıklamasıyla tepki gösterdi.

    CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz tarafından 7/4915 esas numaralı 18 Ekim 2018 tarihinde, Tokat’ın Turhal ilçesinde anaokulu öğrencilerinin camiye götürüldüğü iddiasına yönelik verdiği yazılı soru önergesi sonrasında açılan soruşturma kapsamında görevden alınan Mimar Sinan Anaokulu Müdür Vekili İlkay Çiçekli’nin bağlı bulunduğu sendika tarafından basın toplantısı düzenlendi. İddiada adı geçen Okul Müdürü İlkay Çiçekli’nin de bulunduğu açıklamada, Eğitimde Çalışanlar Birliği Sendikası Genel Başkanı Cihan Demirkol, yapılan çalışmanın öğrenci velilerinden izin alınarak yapıldığını, gezinin de bir cami gezisi değil, kültürel bir gezi olduğunu söyledi.

    “CHP vekili bunu farklı söylemlere çekmektedir”

    Başkan Demirkol, “Değerli müdürümüz bu çalışmaları öğrencilerin velilerinde muvaffakıyet alarak, ilçe milli eğitim müdürlüğünden gerekli izinleri alarak tarihi yer ziyaretinde bulunmuştur. Yapılan gezi, gerekli izinler alınarak, okul öğretmenleri, öğrencileri ve birkaç velinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Bu ziyaret sadece kültürel ve tarihi yerlerin ziyareti kapsamında yapılmıştır. Bu kapsamda tarihi öneme sahip Turhal Ulu Camimiz ziyaret edilmiş, camimizin etrafındaki tarihi yerler de ziyaret edilmiştir. Fakat CHP milletvekili farklı düşünceye sahip olacak ki; bunu farklı söylemlere çekmektedir. Hiç kimsenin dini inancı sorgulanmamıştır. Veyahut da dini inanç doğrultusunda bu ziyaretler gerçekleştirilmemiştir. Ülkemizin birlik ve beraberliğe daha ihtiyaç duyduğu bu dönemlerde bu tür söylemler ülkemize katkı sağlamayacağı gibi, insanlarımızı ayrıştıracaktır. Eğitim ve eğitimcilerimizin siyasi malzemeden uzak tutulması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

    -‘Anasınıfı öğrencilerinin ibadet etmesi söz konusu olabilir mi?’

    Öğrencilere yapılan ziyarette ibadet yaptırılıp yaptırılmadığını soran gazeteciye gülerek cevap veren Başkan Demirkol, “Bu bahsettiğimiz öğrenciler anasınıfı öğrencileri. Bu sadece bir tarihi gezidir. Burada anasınıfı öğrencilerinin ibadet etmesi söz konusu olabilir mi? Din ve vicdan hürriyetine yönelik herhangi bir tutum ve davranışta bulunulmamıştır. Elbette ki yöneticimiz de bu konuda çok hassas bir insandır. Kaldı ki Tokat gibi güzide bir ilimizde böyle şeylerin yapılması çok doğru olmayacaktır” ifadelerinde bulundu.

    Görevinden alınan Müdür Vekili İlkay Çiçekli’nin haklarını sendika olarak savunacaklarını ifade eden Başkan Demirkol, “Bu bağlamda yasal haklarını sonuna kadar savunacağız. Her türlü platformda savunacağız. Çünkü burada bir hak kaybı vardır” diye konuştu.

  • Parmak izi tepkilere neden oldu

    Belçika’da kimlik kartlarında parmak izi bulundurulması uygulamasını hayata geçirilecek olan tasarının kabul edilmesine tepkiler artmaya devam ederken, İçişleri Bakanı Jan Jambon geri adım atılmayacağını söyledi.

    Belçika’da kimlik kartlarında zorunlu parmak izi uygulaması tepkilere yol açtı. Belçika İçişleri Bakanı Jan Jambon, kimlik kartlarında parmak izinin zorunlu olduğunun altını çizdi ve geri adım atmayacağını belirtti. İçişleri Bakanı Jan Jambon yaptığı açıklamada, “Kimlik kartları üzerinde parmak izlerinin depolanması yükümlülüğü hakkında ortaya çıkan tartışmayı anlam veremiyorum” dedi.

    “Kimlikte fotoğraf varsa parmak izi neden olmasın”

    Bakan Jambon, “Kimlik kartındaki fotoğrafla, parmak izi ile arasında hiçbir fark görmüyorum. Bence gizlilikle herhangi bir risk üstlenmiyoruz. Parmak izi çipte değil, kartta olacak. Kimlik kartında kimlik sahibinin bir resim varsa, neden parmak izi olmasın.

    “Parmak izi vermeyen kimlik alamaz”

    Kararla birlikte, terörle mücadeleye destek ve sahte kimlik kartlarının önüne geçileceğini söyleyen Bakan Jambon, “Parmak izi vermek istemeyenler de kimlik sahibi olamayacak. Kimlik kartlarında parmak izi bulundurulmasını zorunlu hale getirilmesinden dolayı memnuniyet duymaktayım” şeklinde konuştu.

    Sosyal medya aracılığıyla #ikniet etiketi altında Jambon’a yönelik tepkilerine karşılık olarak Jambon sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İstediklerini yapabilirler. Geri adım atmayacağım” sözlerine yer verdi.