Etiket: Temyiz

  • Danıştay, AL-SE’nin temyiz istemini kabul etti

    Danıştay, AL-SE’nin temyiz istemini kabul etti

    Antalya Büyükşehir Belediyesi ve AL-SE arasında Konyaaltı Sahili’nin işletmesiyle ilgili yerel mahkemenin verdiği karar, Danıştay tarafından bozuldu.

    Menderes Türel’in belediye başkanlığı döneminde ihaleye çıkartılan Konyaaltı Sahili işletmesini, ihaleye tek firma olarak katılan Alkoçlar Seyahat Turizm ve Otelcilik A.Ş. ile Tursetalya Turizm Ticaret Ltd. Şti. AL-SE olarak 8 yıllığına belirtilen ünite ve tesisleri işletme hakkına sahip olmuştu. Antalya Büyükşehir Belediyesi encümeni yapılışında hata olduğu gerekçesiyle ihaleyi geçtiğimiz 21 Ocak’ta iptal etti. AL-SE ihalenin iptaline yönelik açtığı davayı kaybetti ve yerel mahkeme büyükşehir belediyesinin lehine karar verdi. Ardından AL-SE, Danıştay’a başvurdu.

    Büyükşehir Belediyesi savunmasında, verilen yetkinin yap-işlet-devret modeline yönelik olduğunu, gerçekleştirilen ihalenin alanda taşınmazları bulunan kamu kurumlarıyla yapılan protokollere aykırı olduğunu belirtti. Aynı zamanda belediyenin savunmasında, ihaleye tahmin edilen bedelin ve geçici teminatın yanlış hesaplanarak çıkıldığını, Sayıştay ve İçişleri Bakanlığı raporlarında rekabet ilkesinin ihlal edildiğinin tespit edildiğini kaydetti.

    “Yap-işlet-devret modeli kapsamında yer almıyor”

    Danıştay Tetkik Hakimi ise düşüncesinin, encümen tarafından gerçekleştirilen ihalenin yap-işlet-devret modeli kapsamında yer almadığı yönünde olduğunu söyledi. Hakim, encümen kararının hukuka uygun olmaması nedeniyle temyiz isteminin kabulü gerektiğinin düşünüldüğünü belirtti.

    Danıştay 13. Dairesi, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler inceledikten sonra dosya tamamlandığından kararını açıkladı. Danıştay’ın kararında, mahkeme kararının gerekçesinin yerinde olmadığı belirtilerek, davacıların temyiz isteminin kabulüne karar verdi.

    Danıştay 13. Dairesi uyuşmazlık konusu olayda, dava açma süresi geçtikten ve işlemin tesis tarihinden yaklaşık 2 yıl sonra hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek ihalenin iptal edilmesini yersiz ve hukuka aykırı buldu. Heyet, “Geri alınan işlemi, idarece ilgililerin gerçeğe aykırı beyanı, hilesi nedeniyle veya açık hataya düşülerek tesis olunup olunmadığı veya yok hükmünde olup olmadığının tespit ve tayini gerekmektedir. İhalede böyle bir olay tesis olmadığı, bu nedenle 21 Ocak 2020 tarihli Encümen Kararı’nda yetki unsuru açısından açıkça hukuka aykırılık bulunduğu kabul edilmiştir” dedi.

    Danıştay, ihalenin 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli ile yapıldığı tezine ise, “2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre gerçekleştirilen ihalelerden olmadıkları anlaşılmaktadır. Bu husus, 3996 sayılı Kanun’un 14. maddesinde de açıkça yer almış ve Kanun kapsamındaki ihalelerin 2886 sayılı Kanun’a tabi olmayacağı belirtilmiştir” ifadeleri ile yapılan ihalenin kiralama olduğuna dikkat çekti.

  • Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Yıldırım: “Anayasa Mahkemesi Yargıtay’ın Temyiz Yeri Değil”

    Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Prof. Dr. Engin Yıldırım, bireysel başvuru sayısının 17 bine ulaştığını kaydederek, Anayasa Mahkemesinin Yargıtay’ın temyiz yeri olarak görülmesinin yanlış olduğunu söyledi.

    Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Mizan Hukuk Topluluğu tarafından düzenlenen ‘AYM’ye Bireysel Başvuru ve AİHM’ konulu konferansa konuşmacı olarak Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Prof. Dr. Engin Yıldırım katıldı. Anayasa Mahkemesine (AYM) bireysel başvuru konusunda bilgiler veren Prof. Dr. Yıldırım, bireysel başvurunun hangi aşamalardan oluştuğunu anlattı. Bireysel başvuru uygulamasını başlatan ilk ülkenin Almanya olduğunu belirten Yıldırım, bu ülkeden bazı örnekler verdi. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru tanınmasıyla amaçlananın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gelen hak ihlallerini azaltmak olduğunu ifade eden Yıldırım, bireysel başvuru kapsamına giren konuların neler olduğunu, kimlerin bireysel başvuruda bulunabileceğini, hangi konuların Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun dışında olduğunu bazı örneklerle açıkladı.

    Bireysel başvuruda kabul edilemezlik kriterleri konusundan bahseden Yıldırım, mahkeme kararlarını açıkça keyfilik içermediği zaman kabul edilemez bulduklarını ifade etti. Yıldırım, kabul edilememezlik kriterlerini, açıkça yer bakımından yoksunluk, zaman bakımından yoksunluk, kişi bakımından yetkisizlik olarak sıraladı.

    Bireysel başvuru konusunda sayının hızla arttığı kaydeden Yıldırım, 17 bin başvurunun olduğunun bilgisini verdi. Yargıtay ve Danıştayın alanına girmemeye çalıştıklarının altını çizen Yıldırım, Anayasa Mahkemesi’nin Yargıtayın temyiz yeri olarak, sanki bir süper Yargıtay, süper Danıştay olarak görülmesinin yanlış olduğunu söyledi.

    Anayasa Mahkemesinin genel eğiliminin düşünce özgürlüğünden yana olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yıldırım verdikleri kararlarda sık sık AİHM kararlarına atıfta bulunduklarını kaydetti.

    Gelecekte başvuruların değişik konularda daha da artacağını söyleyen Prof. Dr. Engin Yıldırım, konferans sonunda öğrencilerden gelen soruları da cevapladı.

    Konferansın ardından SAÜ rektör yardımcısı Prof. Dr. Musa Eken, Prof. Dr. Engin Yıldırım’a verdiği konferanstan dolayı teşekkür ederek günün anısına hediyesini takdim etti.

  • Pistorius’un Temyiz Duruşması Başladı

    Güney Afrikalı sporcu Oscar Pistorius’un temyiz davasının ilk duruşması başladı.

    2013 yılında kız arkadaşı Reeva Steenkamp’ı öldürmekten suçlu bulunan Güney Afrikalı paralimpik atlet Oscar Pistorius’un temyiz davasının ilk duruşması başladı.

    Pistorius, kız arkadaşı Reeva Steenkamp’ı sevgililer gününde evinde ’Dikkatsizlik sonucu öldürmekten’ 5 yıl hapse mahkum edilmişti. 28 yaşındaki sporcu, mahkemede, “Evine zorla girildiğini düşünerek banyonun kapısından ateş ettiğini ve o sırada kız arkadaşını yanlışlıkla vurduğunun” ifadesini vermişti.

    20 Ekim’de şartlı tahliye edilen Pistorius’un kalan 4 yıllık cezasını amcasının evinde gözetim altında geçirmesi kararlaştırılmıştı.