Etiket: Temsilcileri

  • Tunus 2020 Yatırım Konferansı 70 ülkeden temsilcileri ağırlayacak

    Arap Baharının başlangıç noktası olan Tunus, küllerinden yeniden doğuyor. Ekonomik kalkınma ve demokratikleşme evresinde sancılı süreçleri geride bırakan ülkede, 29-30 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan “Tunus 2020 Yatırım Konferansı” aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 70 ülkenin ekonomi ve siyasi alanda üst düzey temsilcilerini ağırlayacak.

    Türkiye’nin Afrika açılımında önemli yol haritalarından biri olan Tunus, uluslar arası yatırım konferansına ev sahipliği yapacak. Özellikle yatırımcılar ve ihracatçılar açısından iş camiasında geleceğe yönelik stratejik imkanlar sunduğunu belirten Türkiye’nin Tunus Büyükelçisi Ömer Faruk Doğan, ekonomik kalkınma ve demokratikleşme süreci içerisinde oluşturulan yeni Tunus hükümeti tarafından benimsenen 2016-2020 Kalkınma Programı çerçevesinde, yapısal reformlar ve yatırımların teşviki suretiyle ekonomik canlanma hedeflendiğini açıkladı.

    Büyükelçi Ömer Faruk Doğan, inşaat, lojistik, haberleşme, e-devlet, dijital ekonomi, sanayi, turizm, eğitim, kültür, enerji, çevre alanlarında ilk etapta toplamda 36 projenin uluslararası yatırımcıların ilgisine sunulduğunu ifade ederek; “ Projelerin sağlıklı yürütülmesini teminen, Tunus yatırım kanunu yenilenmiş, yabancı yatırımcılar açısından sorun yaratan izin, istihdam, gayrimenkul, vergi, döviz transferi ve idari haklarla ilgili yenilikler gündeme getirilip sisteme entegre edilmeye gayret edilmektedir. Tunus Yabancı Yatırım Ajansı (FIPA) iktisadi canlanmayı hızlandıracak yeni bir yasa tasarısını da meclise sevk etmiş bulunmaktadır. Bu sebeple 29-30 Kasım 2016 tarihlerinde “Tunisia 2020” adıyla 70 ülkenin en üst düzeyde davet edildiği, yabancı devlet yetkililerinin yanı sıra işadamlarının da yoğun ilgisinin beklendiği bir uluslararası yatırım konferansı yapılacak” dedi.

    Toplamda yaklaşık 50 Milyar Euro tutarındaki söz konusu projelerin önemli bir kısmını 28 proje, uluslararası piyasadan temin edilecek finansman imkânı ve kamu kaynakları ile kalan büyük projelerin ise Yatırım Ortalığı şeklinde gerçekleştirilmesi planlanmakta. Ayrıca ilgililer tarafından proje bazında sunulacak finansman imkânlarının da ayrıca değerlendirileceği öngörülüyor.

  • AB Parlamentosu Parlamenterleri ve Avrupa Birliği Delegasyonu Temsilcileri Erciyes Teknopark’ı ziyaret etti

    Avrupa Parlamentosu Parlamenterleri ve Avrupa Birliği delegasyonu temsilcileri Erciyes Teknopark Bölgesel Yenilikçilik Merkezi projesi kapsamında yapımı tamamlanan binayı yerinde görmek ve proje kapsamında yapılan çalışmalar hakkında bilgi almak için Erciyes Teknopark’ı ziyaret etti.

    Ziyaretle ilgili açıklama yapan Erciyes Teknopark A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Mahmut Doğan, “IPA projesi yani Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı, Avrupa Birliği’nin 2007-2013 dönemi için aday (Türkiye, Hırvatistan ve Makedonya) ve potansiyel aday (Arnavutluk, Bosna Hersek, Sırbistan, Karadağ ve Kosova) ülkelere sağladığı tüm katılım öncesi mali yardımları tek bir çerçevede topladığı programın adıdır. IPA kapsamında verilen mali yardımların temel amacı, AB uyum politikasının yönetilmesi ve uygulanmasına hazırlanmalarını teminen aday ve potansiyel ülkelere katkı sağlayıp, onları üyelikle birlikte devreye girecek yapısal fon uygulamalarına hazırlamak ve dolayısıyla bu ülkelerin Avrupa Birliği üyeliğine hazırlanmalarında destek sağlamaktır.

    Kategorisinde en başarılı IPA projelerinden biri seçilen, Erciyes Teknopark Bölgesel Yenilikçilik Merkezi çalışması kapsamında, 10.200m2 kapalı alan ile Türkiye’nin en büyük inkübasyon merkezlerinden birinin yapımı 2015 yılında tamamlandı. Avrupa Parlamentosu Parlamenterleri ve Avrupa Birliği delegasyonu temsilcilerinin ziyaretinde Erciyes Teknopark ve Erciyes Teknoloji Transfer Ofisi’nin imkanları anlatılıp yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verildi. Toplantıda farklı ülkelerden kurum ve kuruluşlarla var olan işbirliğinin geliştirilmesi konuları da gündeme geldi. Yapılan görüşmelerin ardından heyet ile IPA projesi kapsamında yapımı tamamlanan Sera Kuluçka Merkezi ziyaret edildi.

    Heyet Erciyes Teknopark’ta yapılan çalışmalardan son derece etkilendiğini belirterek bundan sonraki süreçte de işbirliklerine açık olduklarını belirterek ayrıldı.” ifadelerini kullandı.

  • Kadın sendika temsilcileri yetiştirilecek

    Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, ’Sendikalarda Kadın Liderler Yetiştirilmesi’ projesi kapsamında örgütlü oldukları iş yerlerinde en az bir kadın sendika temsilcisi yetiştirmeyi planladıklarını söyledi. İnanç, “Kadın çalışanların desteğiyle sendikaların daha da güçleneceğine inanıyoruz. İyi iş çıkarmanın, başarılı olmanın cinsiyeti yoktur” dedi.

    Hak-İş’e bağlı Öz İplik-İş Sendikası’nın üyelerine yönelik düzenlediği ’Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Liderlik Eğitimi’ Antalya’da başladı. Alanya’da Long Beach Otel’de 18-20 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek eğitim seminerine Öz İplik-İş Sendikası Yönetim Kurulu Üyeleri, şube, bölge, il-ilçe başkan-sekreterleri, sendika uzmanları ve kadın komitesi üyelerinden oluşan yaklaşık 100 kişi katıldı.

    Eğitim Seminerinin açılışında konuşan Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, proje kapsamında gerçekleştirdikleri Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Liderlik Eğitimi’nin önemine vurgu yaparak “Toplumsal cinsiyet eşitliği sadece kadınlarla ilgili bir konu değil, sosyal yönden kadın ve erkeğe verilen roller, sorumluluklardır. Toplumsal cinsiyetin getirdiği roller de dinamiktir. İçeriği zamana ve yere göre değişir. Onun için bu eğitimi kadın ve erkek üyelerimizle gerçekleştiriyoruz” dedi.

    “İyi iş çıkarmanın, başarılı olmanın cinsiyeti yoktur”

    Kadın çalışanların desteğiyle sendikaların daha da güçleneceğine inandıklarını dile getiren İnanç; “Sendikaların büyümesi, sendikal yapının geleceği için kadın çalışanların desteğini istiyoruz. Sendikalarda Kadın Liderler Yetiştirilmesi projesi kapsamında örgütlü oldukları iş yerlerinde en az bir kadın sendika temsilcisi yetiştirmeyi planlıyoruz. İyi iş çıkarmanın, başarılı olmanın cinsiyeti yoktur. Ülkemizde çocuk gelinleri, töre cinayetlerini, kadına şiddeti, cinsel istismarı konuşmamak için, hastalıklı zihniyetlere karşı topyekun mücadele etmemiz lazım” şeklinde konuştu.

    “Devlet garantili kıdem tazminatı fonu istiyoruz”

    Kıdem tazminatı konusuna da değinen İnanç, işçi lehine bir düzenleme istediklerini belirterek, “Biz kıdem tazminatı konusunda kimseye vekalet vermedik. İşçilerin hakları konusunda mevcut kazanımları geriye götürmeyecek bir fon sistemini istiyoruz. Devlet garantili kıdem tazminatı fonu istiyoruz. 2017 yılının Ocak ayından itibaren uygulanacak olan Zorunlu Bireysel Emeklilik kesintisinde de bu sistemin en başından beri isteğe bağlı olmasını istedik. Bu konu işçinin gündeminden kaçırılmaya çalışıldı. Bir nokta da sigorta şirketlerine ’zorla’ para aktarılması söz konusu oldu. Konuya itirazımız devam ediyor” dedi.

    “Tasarım-markalaşma yönünde sektör büyümeli”

    Tekstil ve hazır giyim sektöründe sorunun ’tasarım ve marka’ olduğunu kaydeden İnanç, “Dünyada tekstilden vazgeçen ülke yok. Bu sektör gözden çıkarılamaz. Küresel markaların hepsi gelişmiş ülke şirketlerine ait. Tasarım-markalaşma yönünde sektör büyümeli. Sektörün örgütlenmesi şart. İşçileri ve işletmeleri toplu pazarlık düzenine geçmeye çağırıyoruz. Tekstil ve hazır giyim, tarıma, kadınlara da destek veren sektördür” ifadelerini kaydetti.

    “Terörün olduğu yerde işsizlik, kaos ve belirsizlik hakim olur”

    Terör olaylarına da değinen İnanç, “15 Temmuz gecesiyle Türkiye zorlu bir sınav verdi, halen de veriyor. Ülkemiz bu süreçten ekonomik ve sosyal anlamda önemli derecede etkiledi. Biz terörün her türlüsüne karşıyız. Biz üretmek, insanca yaşamak istiyoruz. Çocuklarımıza huzur içinde yaşayabilecekleri bir ülke bırakmak istiyoruz. Biliyoruz ki; terörün olduğu yerde huzur, barış, yatırım, üretim olmaz. Terörün olduğu yerde işsizlik, kaos ve belirsizlik hakim olur. Toplum kutuplaşır. Terörün olduğu ülkeler ekonomik olarak zarar görür. Türkiye hepimizin. Başka Türkiye yok. Ülkemize sahip çıkmamız lazım. Yılardır, ülkemizde farklı etnik grupların huzur ve kardeşlik içinde yaşaması için uğraş veriyoruz. Bu ülkenin kurulmasında omuz omuza veren halkı, bugün kökü dışarıda olan ve dış güçlerin oyuncağı olan terör örgütü birbirine düşman edemeyecektir. Türkiye bize dedelerimizden miras değil, torunlarımıza bırakacağımız servet, emanettir” dedi.

    İsveç İstanbul Başkonsolosluğu tarafından finanse edilen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezinin (ÇASGEM) desteğiyle Öz İplik-İş Sendikasının 12 ay süreyle yürüteceği ’Sendikalarda Kadın Liderler Yetiştirilmesi’ projesi kapsamında gerçekleşen eğitim seminerinde katılımcılar ’İş Kanunu, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, İnsanlar arası İlişkiler ve Etkili İletişim, Uluslararası Sendikal Yapı, Uluslararası Çerçeve Sözleşmeler ve Örgütlenme Araçları, Liderlik’ konularında bilgilendirilecek.

  • STK temsilcileri siyasetçilere yönelik saldırılara tepki gösterdi

    Van’da faaliyet yürüten bazı sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileri, PKK’lıların siyasilere yönelik saldırı ve suikastlarına sert tepki gösterdi.

    Van’da 48 STK bileşeninden oluşan Sivil Dayanışma İnisiyatifi ile Memur-Sen Van Şubesi, Mustazaflar Cemiyeti Van Şubesi ve Anadolu Gençlik Derneği Van Şubesi temsilcileri, siyasilere yönelik saldırıların kabul edilemez ve saldırı şeklinin vahşice olduğunu vurguladı. Van Sivil Dayanışma İnisiyatifi Dönem Sözcüsü Sunullah Erçek, “Siyasi cinayetler kesinlikle kabul edilemez. Siyasi bir kimlikle mücadele etmenin yolu siyasi olmalı, sandıkla, seçimle olmalıdır. Onu katletmeniz, onun siyasi düşüncesini ortadan kaldırmanız anlamına gelmez. Olayın farklı bir boyutu da bir insanı ailesinin yanında katletmenin hiçbir ahlaki izahı yoktur. Bu lanetlenmesi gereken bir davranıştır. Bölgemiz açısından da bu tür olaylar kaos üretmeye, korkutmaya ve sindirmeye yönelik girişimlerdir. Terörizmi arttırmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir” dedi.

    “Bu saldırıların bir izahı ya da bir izanı yoktur”

    Memur-Sen Van Şube Başkanı Osman Ayşin ise son zamanlarda PKK’nın bu tarz alçak saldırılara hız verdiğini ifade ederek, “Yapılan saldırılarla olayın farklı mecralara kaydırılmak istendiğini görmekteyiz. Bizler de Memur-Sen ailesi olarak bunları şiddetle lanetliyor ve kabul etmiyoruz. Kaldı ki bir insanın ailesinin gözleri önünde katledilmesi kabul edilebilir bir şey değildir. Bu gözü dönmüşlük son zamanlarda vahim bir hal almaya başladı. Özellikle siyasilere yönelik saldırılara derhal son verilmelidir. Bu saldırıların bir izahı yada bir izanı yoktur. Halkımız üzerinde oynanan bu oyunlar amacına ulaşmayacaktır. Bu dış mihrakların farklı bir oyunudur, bizler şiddetle bunun önüne geçilmesini ve siyasi cinayetlere son verilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Eğer siyaset yapacaklarsa zaten siyasi uzantıları meclistedir”

    Bu tarz saldırıların geçmişte de yapıldığına işaret eden Muftazaflar Cemiyeti Van Şube Başkanı Recep Karabulak, “Bu çirkin saldırılarda ölen siyasilere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz. PKK tarihi boyunca bu halkı sindirme adına benzer suikastlar yapmıştır. Bizler ne siyasi ne de sivillere yapılan bu saldırıları asla kabul etmiyoruz. Yapılan bu saldırıların halkın da tepkisine neden olduğunu biliyor ve görüyoruz. Eğer siyaset yapacaklarsa zaten siyasi uzantıları meclistedir. Siyaseten bir şey yapamayan bu cenah, bu yöntemlerle halkı sindirmeye çalışmaktadır. Halkımızın da bunu çok iyi bir şekilde görüp ona göre tavır takınması gerekmektedir. Yapılan saldırılar kadar saldırı şekli de vahşicedir. Geçmişte de PKK kendisi gibi düşünmeyen siyasi ve sivil yapılara yönelik birçok cinayete imza atmıştır. Bunların artık ya silah ya da siyaseti tercih etmeleri gerekir. Yapılan bu siyasi ve sivil katliamlara dur denilmelidir” şeklinde konuştu.

    “Halkın temsilcilerini öldürmek halkın yaptığı tercihlere savaş açmaktır”

    Siyasi iradenin önemine işaret eden Anadolu Gençlik Derneği Van Şube Başkanı Şeref Akbulut da, “Halkın iradesi önemlidir. Dolaysıyla halkın temsilcilerini öldürmek halkın yaptığı tercihlere savaş açmaktır. Siyasi kimlikteki bir şahıs sadece kendisini temsil etmiyor. Ona oy veren bütün kitleyi temsil etmektedir. Ona yapılan saldırı da o kitleye yapılmış gibidir. Bu da toplumsal barışı zedeliyor. Silahla bir barış söz konusu değildir. Bir sorun varsa ve çözülmesi isteniyorsa, bu siyasilerin katledilmesiyle yapılamaz. Bunu siyasilerin konuşarak çözeceğine inanıyorum. Ancak yapılan saldırılar şiddeti tırmandırmaya ve nefreti de artırmaya yöneliktir. Saldırı şeklini de insanlık dışı olarak görmekteyiz. Bir insanın ailesinin gözleri önünde katledilmesi, insanlığın hiçbir değer yargısıyla izah edilemez” ifadelerini kullandı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’deki Yahudi kuruluşlarının temsilcileri ile görüştü

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temaslarda bulunmak üzere geldiği New York’ta ABD’deki Yahudi kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldi.

    71. BM Genel Kurul görüşmelerine katılmak üzere ABD’nin New York kentinde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ikili görüşmelerini sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünü temasları kapsamında ABD’deki Yahudi kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldi. Görüşmeye Conference of Presidents Başkanı Malcolm Hoenlein, AIPAC Başkanı Robert Cohen, B’nai B’rith International Başkan Yardımcısı Daniel Mariaschin, Antı-Defamatıon League Ulusal Direktörü Jonathan Greenblatt, Hadassah Yönetim Kurulu Başkanı Janice Weinman, Jewish Institute For National Security Affairs Başkanı Michael Makovsky, Women’s International Zionist Organization Yönetim Kurulu Başkanı Evelyn Sommer, NCSEJ Yönetim Kurulu Başkanı Daniel Rubin, Amerikan Sephardic Federasyonu Başkanı David Dangoor, World Jewish Congress Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Maram Stern, Simon Wıesenthal Center Doğu Direktörü Michael Cohen, Conference Of Presidents Liderlik Konseyi Başkanı Marc Jason, B’naı B’rıth International BM Direktörü David Michaels katıldı.

    Türk tarafında ise Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü İbrahim Kalın hazır bulundu.