Etiket: Temsilcileri

  • MEDAŞ Kırşehir’de sektör temsilcileri ile buluştu

    MEDAŞ (Meram Elektrik Dağıtım A.Ş) uygulamada yaşanan sorunları dinlemek ve görüş alışverişinde bulunmak üzere Kırşehir’de sektör temsilcileri ile bir araya geldi.

    Toplantıya MEDAŞ Genel Müdürü Erol Uçmazbaş, Genel Müdür Yardımcıları Eyüp Erduran ile Mustafa Başer ve şirket yetkilileri, Kırşehir Elektrikçiler ve Elektronikçiler Odası Başkanı Kenan Kerimoğlu ile Kırşehir’de çalışan elektrik mühendisleri ve elektrikçiler katıldı.

    MEDAŞ yetkililerinin proje onayı, enerji müsaadesi ve tesis kabulü konularında yaptığı sunumda, mevzuat değişiklikleri ile hizmet kalitesini arttırmak ve yaşanan sorunların iyileştirilmesi için yapılan çalışmalar paylaşıldı. Sonrasında sektör temsilcileri uygulamalar ile ilgili görüş ve önerilerini dile getirdi.

    MEDAŞ Genel Müdürü Erol Uçmazbaş, “Bu toplantının temel amacı, uygulamada yaşanan sorunları birebir işin sahiplerinden dinlemektir. İş ortağımız olarak gördüğümüz serbest elektrik mühendisleri ve elektrikçilerin sorunlarını çözmek asli görevlerimizden biridir. Toplantıya katılan tüm katılımcılara çok teşekkür ediyorum. Eğer ki, işimizi daha iyi hale getireceksek, bunu karşılıklı iletişim ile sağlayabiliriz. Bu toplantılarda sektör temsilcileri tarafından paylaşılan fikirler ve dile getirilen öneriler, bizim işimizi daha iyi yapmamız ve hizmet kalitesini daha da yukarı taşımamız için çok kıymetlidir” dedi.

  • Fetih temsilcileri 11 yıl sonra ilk kez yasama oturumuna katıldı

    Filistin’in Gazze kentinde Fetih Hareketi’nin temsilcileri, 11 yıl sonra ilk kez Gazze Yasama Kurulu’nun toplantısına katıldı.

    Filistin Yasama Konseyi, Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşayan Fetih Hareketi’nin Milletvekili Mohammad Dahlan dahil, Fetih Hareketi’nin reformcu kanadından milletvekilleri ve Hamas Hareketi’nin ’’Değişim ve Reform’’ adlı meclis bloğu milletvekillerinin katılımlarıyla Gazze’de bugün bir toplantı gerçekleştirdi. Milletvekili Mohammed Dahlan, Gazze Şeridi’ndeki grup liderlerinin Gazze’deki halkın acısını sona erdirmek için karşılıklı bir anlayış içinde olduklarını söyledi. Dahlan, Yasama Kurulu’nun oturumunda gerçekleşen video konferans sırasında Gazze Şeridi’ndeki krizleri hafifletmek için her türlü çabayı göstereceğini de ifade etti. Dahlan ayrıca, Kudüs ve kutsal alanların kurcalanmaması gereken bir saatli bomba olduğunu, buna karşı Filistin halkının tüm gücüyle birleştiğini belirtti.

    Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşayan Milletvekili Mohammed Dahlan, 2007 yılında yaşanan iç bölünme olaylarından sonra ilk defa bir yasama oturumuna katıldı.

  • Alüminyum sektörü temsilcileri Çorlu’da bir araya geldi

    Alüminyum sektörünün gelişmesine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen Alüminyum Sektör Paydaşları Buluşması temalı toplantı Tekirdağ Valisi Mehmet Ceylan’ın katılımıyla Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda yapıldı.

    Tekirdağ Valisi Mehmet Ceylan, yaptığı konuşmada “Tekirdağ’da Türk Hava Yolları’na, ASELSAN’a, ROKETSAN’a destek verecek yeni yatırımların önünü açmak istiyoruz” diyerek “Ülke ekonomisine gelecek nesiller için yüksek teknolojinin en üst seviyesini kullanmayı amaçlayan yerli ve milli savunma sanayinin oluşmasına katkı sağlayacak. Gerçekten alüminyum sektörü artık 21. Yüzyılda demir çelik sektörünün çok çok önüne geçen gerek savunma sanayisinde, uçak sanayisinde otomobil sanayisinde ve diğer birçok alanda artık çağın gelecek yüzyılında ve bu yüzyılda önemli bir sektör olarak devam edecek” ifadesini kullandı.

    “Türkiye 130 milyar dolarlık paydan 4 milyar dolar alıyor”

    Vali Ceylan, dünya pazarında 130 milyar dolar üzerinde pazar payından ülkemizin 4 milyar dolar aldığını kaydederek “Bu sebeple bizim yapmamız gereken çok iş var. Biz şu anda alüminyum sektöründe ithalatı daha fazla olan bir ülkeyiz. Bu açıdan bizler ülke olarak gerek teknoloji AR-GE çalışmaları ve yüksek teknolojiyi kullanarak alüminyum sektöründeki diğer yan sanayilere üreteceğimiz sanayi ürünleri çeşitliliğini arttırmak, gerekse miktarını arttırmak için yeni projeler yapmak zorundayız” şeklinde konuştu.

    Vali Ceylan, sözlerine şöyle devam etti: “Tekirdağ özelinde 30’u aşkın firma alüminyum sektöründe iştigal ediyor ve ülke ekonomisinde alüminyum sektöründe yüzde 10’un üzerinde bir paya sahibiz. Sektörün daha da gelişmesi ve yüksek teknolojiyle birlikte Türk Hava Yolları’na, ASELSAN’a, ROKETSAN’a ve diğer kurumlara onların ihtiyaçlarına destek verebilecek, bu konuda yeni yatırımlara ön olabilecek bu çalışma çok önemlidir. Biz ilimizde üniversiteyi de sektörle birlikte düşünüyoruz. Bu açıdan yaptığımız çalışmalarda özellikle akademisyenlerin üniversitedeki hocalarımızın bizzat sanayinin içerisine girerek sektör temsilcileri ile birlikte ve AR-GE çalışmaları teknoparklarda ilimizdeki sanayinin yüksek teknolojiden daha fazla yararlanarak daha fazla gelir sağlamasını amaçlıyoruz. Bu amaçla da yaptığımız çalışmalar bugüne kadar verimli ve başarılı gidiyor. Özellikle bundan önce yine üniversitelerimizle birlikte tekstil sektörü üzerine çalışmalar yaptık, kimya sektörü üzerine çalışmalar yaptık ve bunlarda da belli bir mesafe kat edildi. Tekstil sektöründe ürettiğimiz ürünleri yüksek teknoloji kullanarak daha farklı ürünler elde etmeye yönelik olarak AR-GE çalışmalarını arttırıyoruz.”

    “Tekirdağ’daki AR-GE Merkezi sayısını 20’nin üzerine çıkardık”

    Tekirdağ Valisi Ceylan konuşmasını şöyle tamamladı: “İlimizdeki 6-7 civarındaki AR-GE merkezini 20’nin üzerine çıkartmış bulunuyoruz. 1 yıl içerisinde bu da önemli bizim için. Bunları daha da arttırarak hem ülke ekonomisine hem de bölge ekonomisine daha fazla katma değer sağlayacak çalışmaları hızlandırmayı amaçlıyoruz. Bugün burada özellikle alüminyum sektörü üzerine geliştirme çabası içindeyiz. İnşallah başarılı verimli bir çalışma olur. Biz tabi ki işin uzmanı değiliz tamamen bu konuda uzmanlarımız hocalarımız burada sektör temsilcilerimiz burada. Biz onları buluşturarak neler yapılabiliriz bunu konuşacağız. Bugün 1 yıl boyunca tartışmayı hedefliyoruz ve neticesinde güzel sonuçlar alarak inşallah gelecek için ülke ekonomisi için büyük ve güçlü Türkiye için burada küçük de olsa bir katkı sağlayabilirsek bizden bahtiyarı olmayacak diye düşünüyorum. Verimli başarılı bir toplantı olması temennisi ile tekrar katılımcılara teşekkür ediyorum.”

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Tekirdağ İl Müdürü Fahrettin Akçal da, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Sanayi Strateji Belgesinde vizyon olarak Orta Yüksek ve Yüksek Teknolojili Ürünlerde Afro-Avrasya’nın Tasarım ve Üretim Üssü Olmak ve yine Demir- Çelik ve Demir Dışı Metaller Sektörü Stratejisi Belgesinde de “Demir-Çelik ve Demir Dışı Metallerde Sektörün Yüksek Katma Değerli Ürünler Üretim Üssü Olmak” vizyonlarının ortaya konulduğunu söyledi.

    İllerde bu yönde çalışmalar yapmak üzere Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) Planlama ve Geliştirme Kurulları oluşturulduğunu da sözlerine ekleyen Akçal, “Bu kapsamda Tekirdağ Valimiz Mehmet Ceylan başkanlığında yapılan KÜSİ Planlama ve Geliştirme Kurulu Toplantısında Alüminyum Sektör Paydaş Buluşması Toplantısı yapılması kararı alınmıştı. Alüminyum Sektör Paydaş Buluşması Toplantısı İl Müdürlüğümüz organizasyonunda, Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası desteği ve ev sahipliğinde gerçekleştirilmektedir” dedi.

    Toplantıya pek çok kurum destek verdi

    Toplantıya katılan ve destek veren kurum ve kuruluşları da sıralayan Akçal, “Toplantı Savunma Sanayi Müsteşarlığı, KOSGEB Trakya Kalkınma Ajansı, Yıldız Teknik Üniversitesi, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi, Alüminyum Test Eğitim ve Araştırma Merkezi, Namık Kemal Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi A.Ş., Teknik Üretim ve İhracatı Destekleme Derneği (TÜDEP) Girişimci Alüminyum Sanayicileri ve İşadamları Derneği (GASİAD) THY Teknik A.Ş., Tusaş/TAİ, Aselsan A.Ş.,Roketsan A.Ş., MKEK kurum ve kuruluşlarının katkılarıyla yapılmaktadır” diye konuştu.

    “Bir uçağın ağırlığının yüzde 70’i alüminyumdan”

    Dünyada alüminyumun demir ve çelikten sonra en çok kullanılan metal durumunda olduğunun da altını çizen Fahrettin Akçal, “Havacılık, savunma, elektrik, elektronik, gıda, ilaç, otomotiv, makine ve benzeri birçok sektörde kullanılmaktadır. Bir uçağın ağırlığının yaklaşık yüzde 70’inin alüminyumdan oluştuğu, otomotiv sektöründe elektrik motorlu araçlara geçişte alüminyum kullanım oranının hafif ve mukavemetli olması nedeniyle her geçen gün arttığı ve artacağı, dünya ekonomisinin ortalama büyüme hızı yüzde 3’lerde iken, alüminyum sektöründe gelecek 10 yılda yüzde 5 – 7 arasında büyüme beklenmesi hususları sektör açısından önemli olup, büyük bir gelişim potansiyeli barındırmaktadır” şeklinde konuştu.

    “Tekirdağ ülkemizin en önemli alüminyum üretim üslerindendir”

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Tekirdağ İl Müdürü Akçal ayrıca, “İlimizde 30 kadar sektörde faaliyet gösteren firma bulunmakta olup, ülke bazında bakıldığında Tekirdağ, ülkemizin en önemli alüminyum üretim üslerinden biri durumundadır. Bu toplantının amacı ülkemizin AR-GE ve yüksek teknoloji üreten savunma sanayi müsteşarlığı, ASELSAN, ROKETSAN, TAİ/Tusaş, MKEK, THY Teknik A.Ş gibi kurumlara dönük, daha nitelikli ve katma değerli ürünlerin üretilmesini sağlamak aynı zamanda ithalatı azaltmak ve bu amaçla bu firmaları ihtiyaç duyduğu alüminyum parça ve ürünleri sanayiciye tanıtmaktır. Bunun yanında üniversitelerden Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi bünyesinde bulunan Alüminyum Test Eğitim ve Araştırma Merkezi’nden de gereken her türlü desteği almak, aynı bölgede Tekirdağ ve Kırklareli’nde yer alan firmaların da birbirlerini tanımak gibi hedeflerimiz mevcut” dedi.

    Toplantıda ilk sunum Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Eker tarafından yapıldı.

    “Alüminyum tabiatta en çok kullanılan elementlerden biridir ve mühendislik yapılarında çelikten sonra en çok kullanılan metaldir” diyen Prof. Dr. Eker, “Alüminyumun yoğunluğu çeliğin yoğunluğunun üçte biri kadardır. Bazı alüminyum alaşımlarının akma sınırı değeri pek çok çelik türünün akma sınırı değerinin üzerindedir. Alüminyum alaşımları bu özelliklerinden dolayı, özellikle hafiflik istenen uygulamalarda sıklıkla kullanılmaktadır. Alüminyum, yeryüzünde oksijen ve silisyumdan sonra en çok bulunan üçüncü element olmasına rağmen, endüstriyel çapta üretimi 1886 yılında elektroliz yönteminin kullanılmaya başlaması ile gerçekleşmiştir. Alüminyum, diğer çok kullanılan metaller olan demir, kurşun ve kalay gibi, doğada bileşik halinde bulunur” dedi.

    Prof. Dr. Ayşegül Eker, “Alüminyumun elektrik ve ısı iletkenliği, bakıra göre daha azdır. Ayrıca, alüminyumun fiyatı bakıra göre daha düşüktür. Korozif ortamlarda alüminyumun yüzeyi bir oksit tabakası ile kaplanarak, alüminyumun korozyona dayanıklılığını sağlar. Bu özelliğinden dolayı alüminyum pek çok korozif ortamda kullanılır. Mekanik özelliklerindeki dayanım düşüklüğü, zayıflık nedeniyle uygulamalarda saf alüminyum kullanımı yaygın değildir. Alüminyumun, sıcak ve soğuk şekillendirilebilme kabiliyeti iyidir. Ekstrüzyon yöntemiyle çok karışık geometrik yapıya sahip alüminyum profiller üretilebilir. Kalınlığı birkaç mikrona ulaşabilen folyolar üretilerek paketleme işlemlerinde kullanılabilir. Gıda endüstrisinde kullanılan paketleme folyoları saf alüminyumdan yapılır. Alüminyum, elektrolitik olarak oksitlendirilerek değişik renklerde üretilebilir. Eloksal denilen bu işlem ile hem korozyona dayanıklı hem de değişik renklerde mimaride kullanılan profiller üretilerek pencere, kapı vb. yapımında kullanılabilmektedir. Bazı durumlarda sertliği ve dayanımı yüksek alüminyum alaşımlarının üstü saf alüminyum ile kaplanarak korozyon özellikleri iyileştirebilmektedir” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından alüminyum sektöründe yer alan paydaşlar sunumlar gerçekleştirerek sektöre ilişkin fikir alışverişinde bulundular.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan STK temsilcileri ile bir araya geldi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile iftar yemeğinde bir araya geldi. Erdoğan, “Bu ülkenin gençlerini ne Kandil’deki ve Pensilvanya’daki terör baronlarına, ne de uyuşturucu terörüne asla feda edemeyiz. Onlar bizim gençlerimiz. Gençlerimizin eline silah vererek, bedenine uyuşturucu vererek geleceğimize kastedenlere göz yummayacağız” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, STK temsilcileri ile iftar yemeğinde bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftar yemeğinin ardından konuşma yapan Erdoğan, konuşmasına Kadir Gecesi’nin hayırlara vesile olmasını temenni ederek başladı. Erdoğan, “Bu gece idrak ettiğimiz, Rabbimizin Kur’an-ı Kerim’de ‘Bin aydan daha hayırlıdır’ buyurduğu Kadir Gecenizi gönülden tebrik ediyorum. Rahmet ve mağfiret kapılarının sonuna kadar açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği bu mukaddes gecenin siz kardeşlerimle beraber ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Bu gecenin feyzinden, bereketinden istifade etmek, Kadir Gecesi’nin kadrini kıymetini bilmek çok önemli. Millet Camii’nde teravih sonrası düzenleyeceğimiz örnek bir program ile bu geceyi ruhuna ve manasına uygun bir şekilde milletimizle idrak etmeye çalışacağız. Kadir Gecesini ibadet ile geçiren kimsenin günahlarının bağışlanacağını müjdeleyen Peygamber Efendimiz, Hz. Aişe validemize bu gece özellikle şu duayı yapmasını tavsiye etmiştir: ‘Allah’ım sen affedicisin. Affetmeyi seversin. Beni de affet yarabbi.’ Bizler de başımız eğik, kalbimiz buruk bir şekilde Peygamber Efendimizin (s.a.v) öğrettiği bu yakarışla yüce Mevla’dan af ve mağfiret niyaz ediyoruz. Rabbimizden bu mübarek geceler hürmetine ülkemizi ve milletimizi her türlü kötülükten, musibetten muhafaza buyurmasını diliyoruz. Dünyanın ve bölgemizin içinden geçtiği şu sıkıntılı dönemde ülkemiz ile birlikte tüm İslam aleminin feraha, huzura, güvene kavuşmasını temenni ediyorum. Ülkemiz ve milletimiz için birlik, beraberlik, dayanışma temennimizi tekrar etmek istiyorum. Allah birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin dört bir yanından gelerek Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen iftar yemeğine katılan sivil toplum kuruluşu temsilcilerine hitap eden Erdoğan, “Türkiye’nin vakıf ve gönüllü teşekküller noktasında ne kadar zengin olduğunu hepimiz iyi biliyoruz. Geçmişte yaşanan onca sıkıntı ve baskıya rağmen bugün STK’ların eskisinden güçlü bir şekilde çalışmalarına devam etmeleri, milletimizin bu müesseselere sahip çıkması sayesindedir. Ülkemizin eğitimde, hak ve özgürlüklerde, sınırlarımızın içindeki ve dışındaki ihtiyaç sahipleriyle sergilediği örnek dayanışmada şüphesiz en büyük pay STK’lara aittir. Sorumluluk üstlendiğimiz her yerde özellikle son 15 yıldır sizleri her açıdan desteklemeye, işlerinizi kolaylaştırmaya gayret ediyoruz. Biz, birileri gibi sivil toplumu tehdit olarak değil, milli birlik ve beraberliğimizin kilit taşı olarak görüyoruz” diye konuştu.

    Sivil toplumun devletin karşıtı değil, tamamlayıcısı olduğunu kaydeden Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bir devlet ne kadar güçlü olursa olsun sivil toplumun yardımı ve iş birliği olmadan hedeflerini gerçekleştiremez. Milletimizin karşı karşıya olduğu sıkıntıların giderilmesinde sizlerin katkısının son derece gerekli olduğuna inanıyorum. Ülkemiz on yıllardır terör, madde bağımlılığı gibi özellikle gençlerimizi hedef alan tehditlerle mücadele ediyor. 7’den 70’e milletimizin bütün fertlerini olumsuz etkileyen bu sıkıntıları çözüme kavuşturmak için devlet olarak bu güne kadar birçok adım attık. Terörle mücadele konusunda çok yönlü projeleri hayata geçirdik. Kalkınma alanında yılların ihmalini gidererek Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemize çok ciddi yatırımlar yaptık. Hak ve özgürlükler başlığında hayata geçirdiğimiz reformlarla halkımızın yıllardır talep ettiği, beklediği değişimleri gerçekleştirdik. Güvenlik noktasında polisimiz, askerimiz, güvenlik korucularımız aralıksız yürüttükleri operasyonlar ile dağları, sığınakları, kampları terör örgütüne dar etti. Tüm bu gayretlerimiz neticesinde bölgedeki kardeşlerimizin devletine güvenmesini ve sahiplenmesini sağladık. Terörle mücadelede bire 10 bunun bedelini onlara ödetti, ödetiyoruz ve ödeteceğiz. Şehitlerimizin ve gazilerimizin kanı yerde kalmayacak dedik. Bu kararlılığımızı sürdürüyoruz.”

    “Bizim nazarımızda silahlı terör neyse uyuşturucu terörü de odur” diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, “Son günlerde basın yayın organlarına yansıyan, hatta kendimizin de yol kenarında şahit olduğu yürek yakıcı manzaralar bu konularda halen eksiklerimizin olduğunu gösteriyor. Kaldırım köşelerinde veya sokak ortasında kendinden geçmiş bir şekilde oralarda kendilerini bırakmış gençler hepimize ciddi sorumluluklar yüklüyor. Her ne kadar Avrupa ülkelerinin çok çok altında da olsa bizim milletçe bu yarayı daha fazla büyümeden tedavi etmemiz gerekiyor. Bunun yolu da aile, okul, üniversite, medya ve STK olarak el birliği içinde meseleye eğilmemizden geçiyor. 80 milyon olarak büyük aileyiz. Bu tür sorunların çözüme kavuşturulmasında bir aile olarak hareket etmeliyiz. Bu ülkenin gençlerini ne Kandil’deki ve Pensilvanya’daki terör baronlarına ne de uyuşturucu terörüne asla feda edemeyiz. Onlar bizim gençlerimiz. Gençlerimizin eline silah vererek, bedenine uyuşturucu vererek geleceğimize kastedenlere göz yummayacağız. Bunun yolu milli ve manevi değerlerimizde teçhiz edilmiş kendini bilen, öz güven sahibi bir gençlik yetiştirmekten geliyor. Bize sokak köşelerinde, dağ başlarında hayatlarını söndüren değil, ömrünü bu ülke ve bu millet için gençler lazım. Bu konuda özellikle STK’lara önemli görevler düşüyor. Terör örgütlerine de uyuşturucuya da kaptırdığımız her gencimizde devletle birlikte STK’ların da mesuliyeti olduğuna inanıyorum” dedi.

    “Yükümüze omuz vermenizi bekliyorum”

    15 Temmuz gecesi Türkiye’nin tarihinin en büyük felaketlerinden birinin eşiğinden döndüğünü belirten Erdoğan, “FETÖ ihanet çetesi mensupları tarafından başlatılan darbe girişimi milletimizin feraseti ve cesareti sayesinde başarısızlığa uğratıldı. Türkiye’nin bir daha böyle bir musibetle karşı karşıya kalmaması için öncelikle bu ihanet çetesi mensuplarının hak ettiği cezaları mutlaka almalarını sağlamalıyız. Bu ihanet çetesine mensup olup da yaptıkları için samimi pişmanlık duyan neredeyse kimse yoktur. Bu durum sergiledikleri tüm ihanet ve işledikleri tüm cinayetleri, yaptıkları tüm haksızlıkları taammüden gerçekleştirdiklerini gösteriyor. Mahkemelerdeki şovları cesaretlerinden değil dünyevi ve kalp gözlerinin kararmış olmasından kaynaklanıyor. Pervasızlıkları kaybedecek bir şeyleri olmayan insanların psikolojisini yansıtıyor. Ne yaparlarsa yapsınlar kendilerini bekleyen acı akıbetten kurtulamayacaklar. Türkiye onların tüm dünyada propagandasını yaptıklarının aksine bir hukuk devleti olduğu için böyle davranabiliyorlar. Kendi hallerine bıraksak milletimiz bunları sokakta tükürüğü ile boğar. Bu süreçte bizlere düşen görev, milletimize olan borcumuzu ödemek için bu hainlere hiçbir yerde ve hiçbir şekilde fırsat vermemektir. Cumhurbaşkanı olarak, külliyeden görevlendirdiğim arkadaşlarım, şahsi avukatlarım ve ilgili bakanlıklarımız aracılığıyla mahkemeleri günü gününe takip ediyor. Şimdi bir adli tatil başlıyor ve Eylül-Ekim ayına kadar boşluk var. Ondan sonra tekrar yargı bu noktada görevini sürdürecek. STK yöneticileri olarak sizlerden de mahkemelerde hazır bulunmanızı rica ediyorum. Bunları takip etmelisiniz. Bu onların şovlarına falan fırsat vermeyecektir. Şehit yakınlarımıza ve gazilerimize moral vermek ve meydanı bu alçaklara bırakmamak için süreç tamamlanana kadar mahkemeleri hem fiziki olarak hem de işlemler açısından takip etmelisiniz. Gördüğümüz eksiklikleri, aksaklıkları, yapacağımız katkıların Adalet Bakanlığımıza ve diğer ilgili arkadaşlarımıza bildirmenizi rica ediyorum. Cumhurbaşkanlığında Devlet Denetleme Kurulunu tamamiyle bu işte görevlendirmiş bulunuyorum. Devlet Denetleme Kurulunun dışında da ayrıca görevlendirdiğim arkadaşlarım var. Başdanışmanlarım onlar İstanbul ve Ankara’yı kendi aralarında paylaşmış durumdalar. Bu bizim 15 Temmuz şehit ve gazilerimiz başta olmak üzere milletimize karşı bir borcumuzdur. İçeride ve dışarıda beka mücadelesi verdiğimiz bu dönemde STK’ların siz kıymetli temsilcilerinden yükümüze omuz vermenizi bekliyorum” açıklamasını yaptı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine Elmalılı Hamdi Yazır’ın şu duasıyla son verdi:

    “İlahi! Hamdini sözüme sertac ettik,

    Zikrini kalbime mi’rac ettik,

    Kitabını kendimize minhac ettik.

    Biz yoktuk sen var ettin,

    Varlığından haberdar ettin,

    Aşkınla gönlümüzü bîkarar ettin.

    İnayetine sığındık, kapına geldik,

    Hidayetine sığındık lütfuna geldik,

    Kulluk edemedik afvına geldik.

    Şaşırtma bizi doğruyu söylet neşeni duyur, hakikatı öğret.

    Sen duyurmazsan biz duyamayız, sen sevdirmezsen biz sevemeyiz,

    Sevdir bize hep sevdiklerini, yerdir bize hep yerdiklerini,

    Yar et bize hep erdirdiklerini.

    Sevdin habibini, kâinata sevdirdin; Sevdin de hilat-i risaleti giydirdin

    Makam-ı İbrahim’den makam-ı Mahmuda erdirdin.

    Server-i asfiya kıldın. Hatem-i enbiya kıldın. Muhammed Mustafa kıldın.

    Salât-ü selam, tahiyyat-ü ikram, her türlü ihtiram ona,

    Onun Al-ü Ashab-u etbaına ya Rab!”

  • Brüksel’de Bakan Jambon ve Camiler Birliği temsilcileri bir araya geldi

    Belçika İçişleri Bakanı Jan Jambon ve Camiler Birliği temsilcileri, Türk kökenli Federal Milletvekili ve Saint-Josse Belediye Başkanı Emir Kır’ın organize ettiği toplantıda bir araya geldi.

    Belçika’nın başkenti Brüksel’de geçtiğimiz aylarda terörle mücadele planı çerçevesinde cami ve derneklere kontroller yapılmış ve bir cami kapatılmıştı. Camiler Birliği Başkanı, Türk kökenli Federal Milletvekili ve Saint-Josse Belediye Başkanı Emir Kır ile temasa geçerek kontrollerin kanun dışı muamelelerle yapıldığını, sokağın kapatıldığını, polis ve kontrol memurlarının ayakkabılar ile camilere girdiğini, cuma günü namaz saatini seçtiklerini, Onem kuruluşunun dernekle ilgili belgelerin yanı sıra camiye gelen çocukların ve vatandaşların listesinin istendiği konusunda şikayetçi olmuşlardı. Duruma tepki gösteren Kır, bunun bir fişleme olduğunu belirterek, konuyu Belçika İçişleri Bakanı Jan Jambon’a iletti. Bu çerçevede bugün Belçika İçişleri Bakanı Jan Jambon ve Camiler Birliği temsilcileri, Saint-Josse Belediyesinde bir araya geldi.

    “Bundan sonra kontroller saygılı ve hassasiyetli bir şekilde gerçekleşecek”

    Camiler Birliği temsilcilerini dinleyen Bakan Jambon, “Bundan sonra kontroller saygılı ve haysiyetli bir şekilde gerçekleşecek” dedi. Jambon, kontrolleri yapan kurum ve kuruluşlarla bir araya gelerek, gerekli düzeltmeleri yapmalarını isteyeceğini bildirdi. Camiler Birliği temsilcileri ise kontrollere karşı olmadıklarını, bunun kanunlara uygun ve bir saygı çerçevesinde yapılması gerektiğini söylediler.

    Toplantıda konuşan Federal Milletvekili Emir Kır, “Bu tarz bir kontrol cumartesi günü bir sinagogda veya pazar günü bir kilisede yapılabilir mi?” diye sordu. Kır, konunun parlamentoda takipçisi olacağını ve bu diyaloğun devam etmesi gerektiğini söyledi. Toplantı sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşirken, tekrar bir araya gelineceği bildirildi.