Etiket: Temmuz’un

  • 15 Temmuzun unutulmaması için gökyüzünden mesaj verdiler

    Muğla’nın Marmaris ilçesinde faaliyet gösteren su sporları istasyonu çalışanları, darbe girişimine dikkat çekmek maksadıyla sürat motorunun arkasına takılan “15 Temmuzu unutma” yazılı ay yıldızlı paraşüt ile gökyüzüne havalandı.

    15 Temmuz darbe girişimin önemli ayaklarından birinin yaşandığı Marmaris’te darbe girişimine dikkat çekmek için gökyüzünde “15 Temmuzu unutma” yazılı paraşütle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın saldırıya uğrayan otelinin yakın sahilde uçuş gerçekleştirildi.

    Siteler sahilinde faaliyet gösteren 7 nolu su sporları istasyonu işletmecisi Mehmet Yıldız 3 bin avro harcayarak yaptırdığı ay yıldızlı paraşüte “15 Temmuzu unutma” sloganı yazdırdı.

    15 Temmuz gecesi yaşanan acıların unutulmaması ve zihinlerde yer etmesi için böyle bir etkinlik düşündüklerini söyleyen Yıldız, “Umarım ülkemiz böyle karanlık bir gece daha yaşamaz. İnşallah herkes bunun bilincinde olup demokrasimize sahip çıkar” dedi.

    Gün boyu Marmaris semalarında uçan ay yıldızlı paraşüt, yerli ve yabancı turistlerden ilgi gördü.

  • CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin: Kılıçdaroğlu’na saldırının önlenmesi 15 Temmuz’un önlemesi kadar önemliydi”

    CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Genel Başkan Kemal Kılıdaçdaroğlu’na yapılan saldırının önlenmesinin 15 Temmuz darbesinin önlenmesi kadar önemli olduğunu belirtirken, Başbakan Binali Yıldırım’a da iç barışı bozan küresel güçlerin açıklanması için çağrıda bulundu.

    CHP’li Gürsel Tekin, CHP İzmir İl Başkanlığı’nda gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. İlk olarak CHP il yönetimi ile toplantı yapan Tekin, ardından basın toplantısı düzenledi. CHP İzmir İl Binası’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Tekin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıdçaroğlu’na yapılan saldırının sıradan bir terör saldırısı olmadığını belirterek, “Bu iç barışa yönelik bir saldırıydı. İç savaş provasıydı. Sıradan bir terör saldırısı değildi. Belli soru işaretleri var. Ana muhalefet liderinin gezisinin olduğu güzergaha daha önce belli istihbaratların elde ettiği görülüyor. Bütün bu olayın süreci yetkililerimizle paylaşılabilseydi daha şık olurdu. Güvenlik güçlerine çok teşekkür ediyorum. 15 Temmuz darbesi kadar önemli bir şeyi önlediklerini söylemek istiyorum. Olağanüstü bir tuzak ve proje çökertilmiş oldu” diye konuştu.

    Terörün bir günde oluşmadığının altını çizen Tekin, 7 Haziran’dan sonra terörün araştırmalması konusunda komisyon talebi olduklarını ancak bunun reddedildiğini, eğer kabul edilseydi çok etkili işlevleri olacağını dile getirdi.

    Başbakan Binali Yıldırım’a da seslenen Tekin, “Her eylemden sonra klasik bildik ‘vatan sağolsun, şehitlerin hesabı sorulacaktır, Allah rahmet etsin, bu küresel güçler’ gibi artık bunları kimse duymak istemiyor. Sayın Başbakan’a sesleniyorum. Siz aynı zamanda İzmir Milletvekilisiniz Sayın Başbakan. Bir bakanınızın da bir televizyon kanalında ‘Bu küresel güçlerin kim olduğunu biliyoruz’ ifadesine istinaden söylüyorum. Kimler, hangi güçler kendi iç barışımızı bozan? Kimlerse 12 milyon CHP seçmeni olarak biz kendimiz kalkan edeceğiz. Kim?” diye konuştu.

    “Gelin siyasete pişmanlık yasası getirelim”

    Olanların bir sorumlusunun da siyaset olduğunu savunan Tekin, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bütün bu olup bitenlerin sorumlusu siyasettir. Bizim, dış politikada 1 Mart tezkeresi dahil olmak üzere Suriye’deki sürecin bu noktaya gelmemesi için çaba sarf etmemize rağmen bize sadece hakaret, saldırılar oldu. Halbuki o gönderdiğimiz o raporu bugün Sayın Yıldırım uygulamaya başladı. Ne yazık ki Türkiye’de çok şey oluyor ama siyasette hiçbir maliyeti yok. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir siyaset tarzı yok. Şehitler olacak, dış politika iç politikada sıkıntılar olacak ama bir tek siyasi fatura yok. Gelin siyasete pişmanlık yasası getirelim. Kim bu pis işlere bulaştıysa hesabını verecek. Valiler, emniyet müdürleri aman Allah’ım bu nedir böyle?”

    İzmir’in eski Valisi Cahit Kıraç’ın FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınmasına da değinen Tekin, “Biz o zaman apar topar görevden alındığına hangi gerekçeyle alındığını 10 kez dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na sorduk, bir tek cevap yok. Bu nasıl siyaset? 15 Temmuz’dan sonra bütün söylediklerimizi ciddiye alacak bir hükümet bekliyoruz” dedi.

    Darbe komisyonunu eleştirdi

    Darbenin araştırılması için bir komisyon oluşturulduğunu ancak komisyonun 1 Kasım’da çalışmaya başlayacağına işaret eden Tekin, şöyle konuştu:

    “Yargının yanında siyasi irade iç ve dış dinamikleri araştıracak bir komisyon oluşturacak. Geçmiş dönemlerde olduğu gibi topu taca atan siyasi tarzları değişmiş değil. Parlamento 1 Kasım’da açılacak, bu komisyon ne zaman çalışacak? Allah aşkına bu kadar ağır bir darbeyi o zaman ciddiye almıyorsunuz. Acilen bu sürecin siyasi mekanizmasını ilerletmeniz gerekirken ötelediniz. Arkadaşlarımıza saygı duyuyorum ama kişisel olarak bu komisyondan derhal çekilirdim. Bu nedir ki ya darbeyi ya da siyaseti ciddiye almıyorsunuz.”

    “17-25 Aralık takviminden vazgeçin”

    Tekin, darbeden sonra bir takvim oluşturulduğunu belirterek, şunları söyledi:

    “Yeni moda bir takvim konuldu, 17-15 Aralık’tan önce ve 17-25 Aralık’tan sonra. Bir kere böyle hukuku işletemezsiniz. Yargıçsınız, o dava önünüze bir dava geliyor, o dava ta rahmetli Uğur Mumcu’ya kadar götürebilir. Israrla kendimizi koruyup ülkeyi ateşe verelim diyorsanız bu başka bir şey. Hadi 17-25 Aralık’ı baz alsanız bile şu anda tutukladıklarınızın önemli kısmı seçimlerde sizin birçok belediyenize finans sağlayanlar. Yasa dışı imar uygulamalarını bütün itirazlarımıza rağmen, yargıyı da by-pass etmek için bilirkişi müessesi çıkarttılar, yargıyı da esir aldılar. Şimdi siz oluşmuş suç unsurunun bir tarafını suç kabul edip, bir tarafını suç kabul etmezseniz yargıyı işletemezsiniz. Birçok insan görevden alındı. Neymiş, Asya Bank’a para yatırmış. İyi de kardeşim o köprünün bütün şeylerini siz Asya Bank’a vermediniz mi? Ben yargıcım, Asya Bank’ı incelediğimde sizin belediyelerinize dayandığında ne yapacağız? Onun için böyle bir takvim hayalinden vazgeçin. Gelin Türkiye bağırsaklarını temizlesin ancak bunun için yukardan aşağıya başlamak lazım. Önce dokunulmazlığı kaldıracağız. Bu meselenin siyasi ayağını çökertmeden öbür ayaklarını çökertemezsiniz.”

  • 15 Temmuz’un acıları dinmiyor

    15 Temmuz mağduru Hasan Akdoğan, oğlu Bahadır Akdoğan’ın sebep gösterilmeden GATA’ya çağrıldığını belirterek, “Bize dedikleri prosedürdü ama çocuğun bir gün cenazeye katılmasına izin vermediler. Dışarı çıkmasını yasaklamışlar” dedi.

    15 Temmuz darbe girişiminin acıları dinmiyor. FETÖ dolayısıyla oğlunun vefat ettiğini belirten Hasan Akdoğan, oğlunun 1 yıl önce terhis olarak çürük raporu almasına rağmen sebep gösterilmeden tekrar Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ne çağrıldığını kaydetti.

    “Kendisi 1 yıl önce terhis oldu çürük raporu aldı. ‘Savaşta askerlik yapabilir, barışta askerlik yapamaz’ diye rapor verdiler” diyen Akdoğan, “Raporun verildiği yer İstanbul Haydarpaşa Askeri Akademisi. Askerliğini de Babaeski’de tankçı er olarak yapmıştı. Bize bir telefon geldi ‘Bahadır Akdoğan ile görüşmek istiyoruz, çocuğunuzun bir hafta 10 gün civarında Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde kalması gerekiyor’ dedi. Ben de sebebini sordum. Herhangi bir şey olmadığını, sadece bir prosedür olduğunu söylediler. Darbenin yönetim kadrosundan Naci Akdemir isimli Albay bize bir kağıt gönderdi, Kara Kuvvetleri’nde çocuğumuzun hazır bulunması için. Çocuğumuzu biz 14 Temmuz tarihinde oraya gönderdik. Demişler ’hemen yatışınızı yapsınlar.’ Çocuğum o gün hemen yatışını yaptı” şeklinde konuştu.

    15 Temmuz’da darbe girişimi sırasında meydanlarda olduklarını ve akrabası olan Volkan Pilavcı’nın şehit olduğunu söyleyen Akdoğan, “Oğlum bize telefon açtı biz durumu bilgilendirdik ona ‘Volkan ağabeyin şehit oldu’ diye. Bu oradaki kişilerden Pazar günü izin istiyor ‘Şehidimiz var’ diye. Çocuğu kilitli vaziyette orada tutuyorlarmış, camlarını vidayla kapatmışlar. Bize dedikleri prosedürdü ama çocuğun bir gün cenazeye katılması için izin vermediler. Dışarı çıkmasını yasaklamışlar” ifadelerini kullandı.

    Oğlu Bahadır Akdoğan’ın Şehit Volkan Pilavcı’nın cenazesine katılmasına izin verilmediği için kaldığı hastanedeki camdan çıkmaya çalışırken boynunu kırdığını belirten Akdoğan, “Camdaki vidayı sökmüş, çarşafları birbirine bağlayarak aşağıya inmeye çalışırken de boynu kırılıyor. Bu olay Pazar günü gündüz oluyor ancak bize bir gün sonra haber veriliyor. Artık ne yaptılar, ne döndü biz bilmiyoruz. Bu darbeciler hastaneyi ele geçirmiş, kendi adamlarını tedavi ettikleri için de sanıyoruz ki sivilleri kabul etmediler, o yüzden de bizi çağırmadılar. Ben vardığımda çocuğum yoğun bakımda yatıyordu, bilinci açıktı. Suyunu içirdim ‘baba bana izin vermediler’ dedi. ‘Anlatacağım çok şey var’ dedi. Boynunda boyunluk takılıydı. Yorulmasın diye çok fazla üstelemedim” diye konuştu.

    “Ameliyattan sonra bana söylenen çocuğumuzun bir hafta uyutulacağı, bu esnada oksijeni ise makine ile vereceklerini söylediler” diyen Akdoğan “Ben çocuğumu takip ettiğimde gayet uyuyordu. Ancak Perşembe günü çocuğumu uyutmadılar. Rahatsız oluyordu. Bize el ve ağız hareketleri ile derdini anlatmaya çalışıyordu. Çocuğumun akciğerlerinde sorun olduğunu ve kalbinin durduğunu söylediler. Ben bu Naci Akdemir’in bizden başka mağdurları varsa incelenmesini istiyorum. Çocuğuma şehitlik statüsü tanınmasını istiyorum” dedi.

  • 15 Temmuzun simgesi 1 dolarlar müzede

    15 temmuz hain darbe girişiminin şifresi olan 1 dolarlar Gaziantep’teki para müzesinde yaşayacak.

    FETÖ’ye bağlı bir grup tarafından 15 Temmuz’da gerçekleştirilmek istenen darbe girişiminin ardından yakalanan asker, polis gazeteci, hakim ve cemaat imamlarının üzerinden F,J,B,K,L gibi serilerde bir dolarlar ele geçirilmiş, sorguların ardından 1 dolarların şifreli olduğu kamuoyuna yansımıştı.

    Gaziantep’te yaşayan para koleksiyoncusu Esat Kaplan, kendisine ait devri alem ismindeki müzede bulunan ve cuntacıların cebinden çıkan 1 dolarlarla aynı seride olan ABD paralarını bir araya getirerek, 15 Temmuz köşesi oluşturdu. Kaplan, oluşturduğu köşeye, kalkışma gecesinin simgelerinden olan ve tank üzerindeki sivilleri gösteren bir fotoğraf karesine yazdırdığı ’15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız” yazısını da astı.

    İhanet çerçevesi

    Müzeye gelen ziyaretçilere köşeyi gezdirerek, yaşadıklarını ve ülke genelinde yaşananları anlatan Kaplan, ziyaretçilere dolarların üzerinde F,J,B,K,L harflerini göstererek, bu harflerin şifre olarak kullanıldığını ileri sürdü. Kaplan, “Bunun adı ihanet çerçevesidir. Gelen yeni nesil gençlerimize ülkenin birlik ve bütünlüğü için bu çerçeveyi hazırladık. Bu ülke cuntaları, cuntacıları kabul etmiyor. FETÖ elebaşı eninde sonunda hesap verecek. Cumhurbaşkanımızın sokağa çıkın talimatı üzerine halk sokağa dökülerek, çarkı tersine çevirmiştir. Yenikapı mitingi de dünyaya mesajını vermiştir. Biz de bu ihaneti, bu hainliği unutmamalıyız, unutturmamalıyız. Yakalanan Fethullah Gülen’e yakın isimlerden, gazeteci, asker ve polislerin üzerinde belli serilerde dolarlar vardı. İhanet çerçevemizde de bu dolarların bazı serilerini aldık. Bizde bu dolarların her serileri mevcut. Özellikle şifre olarak kullanan dolarları, köşemizde kullandık” diye konuştu.

    1 dolar çağrısı

    Esat Kaplan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan operasyonlarda gözaltına alınarak, sorgulanan örgüt üyelerinden çıkan 1 dolarlar nedeniyle herkesin korkarak, üzerinde bulunan 1 dolarları yırtıp, yaktığını ileri sürdü. Bir dolarları yıkıp yakmanın ABD ekonomisine katkı sağlamak olacağını savunan Esat Kaplan, şifreli dolarla aynı seride olduğu için imha edilmek istenilen dolarları, en yakın camilerdeki yardım sandıklarına verilmesini istedi. Kaplan, “Biz burada yeni bir oluşuma geçtik yeni bir çerçeve hazırladık. Benim çağrım dolarların yakılıp, yırtılmamasıdır. Bunu yapanlar var. Bunu yapacaklarına en yakın bir caminin sadaka kutusuna bağışlasınlar. Çünkü bu dolarları imha etmek ABD bütçesine katkı sağlamaktır” çağrısında bulundu.

    Olimpiyat paraları da var

    Kaplan, 15 Temmuz köşesinde FETÖ yandaşları tarafından düzenlenen Türkçe olimpiyatları için özel olarak bastırılan 1 TL’lerin de bulunduğunu ifade etti. Kaplan, 1 TL’leri görenlerin de cemaatin amacını açıkça anlayıp, algılayabildiğini kaydetti.

    Kaplan, yaklaşık 250 bin aşkın ülkenin para biriminden yaklaşık 3 ton para bulunduğunu da ifade etti.

  • 15 Temmuz’un turizm sektörüne olumsuz etkisi

    Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Eskişehir Bölgesel Yürütme Kurulu II. Başkanı Hüseyin Kutlu Özekçin, 15 Temmuz darbe girişimi sürecinin kendileri için de zorlu geçtiğini ve sektördeki işletmelerin milyonlarca lira zararları olduğunu dile getirdi.

    Hüseyin Kutlu Özekçin, demokrasiye müdahale girişiminin yaşandığı 15 Temmuz’dan bu yana turizm sektöründeki insanlar olarak kendilerinin büyük sıkıntılar yaşadıklarını ifade etti. Geride bıraktığımız günlerde işlerinin neredeyse durma noktasına geldiğini belirten Özekçin, Kurban Bayramının yaklaşması ve memurların izin yasağının kalkmasıyla sektöre az da olsa canlılık geldiğinin altını çizdi. Eskişehirli seyahat acentesi sahiplerinin yaşanan süreçte zararlarının çok olduğuna dikkat çeken Özekçin, “Öyle ki şu üç hafta için tatil planı yapan müşterilerimizin yarısından fazlası iptal talebiyle geldi bize. Bunun yanı sıra bizim bir diğer işimiz de yurt dışı uçak bileti satışı. Yaşanan süreçte birçok müşterimiz bilet iptali de yaptı. Temmuz ayı biliyorsunuz ki biz turizm işiyle uğraşan insanlar için kazancımızın en iyi olduğu aydır fakat bu sefer öyle olmadı. Eskişehirli seyahat acentesi sahiplerinin milyonlarla ifade edebileceğim rakamlarda zararı oldu bu süreçte” dedi.

    “İndirimle birlikte kalite de düştü”

    Kendileriyle birlikte benzer sıkıntıları otel sahiplerinin de yaşadığına dikkat çeken TÜRSAB Eskişehir Bölgesel Yürütme Kurulu II. Başkanı Hüseyin Kutlu Özekçin, şöyle konuştu;

    “Bazı oteller sırf doluluk oranları azalmaması uğruna indirimler yaptı, fakat indirimle birlikte kalitelerinden de ödün vermek zorunda kaldılar. İndirim yapan otellere giden müşterilerimizden bu yönde birçok şikâyet aldık. Önümüzde Kurban bayramı var, memurlara izin yasağı da kalktı, Rusya ile ilişkilerde de mesafe kat ediliyor öyle sanıyorum. İşlerimiz ufak ufak düzeliyor, daha da iyiye gitmesini umuyoruz.”