Etiket: Temmuz’un

  • Bursa’da 15 Temmuz’un ardından bin 514 kişi hakkında soruşturma başlatıldı

    Bursa’da 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY üyesi olduğu iddia edilen bin 514 şüpheli hakkında 860 soruşturma yürütüldüğü açıklandı.

    Edinilen bilgiye göre, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmalar kapsamında Türkiye genelinde ilk olarak İl Jandarma Alay Komutanı Albay Yurdakul Akkuş gözaltına alındı. Ayrıca örgüte bağlı Bank Asya hakkında ilk soruşturma da Bursa’da başlatıldı. Örgütün arama yapılan ve yeni mütevelli heyeti atanarak el konulan ilk üniversitesi de Bursa Orhangazi Üniversitesi olmuştu.

    Eski vali ve eski emniyet müdürü tutuklandı.

    Darbe girişiminin ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında eski Bursa Valisi Şahabettin Harbut, eski İl Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya ve eski İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar ile eski Bursa Vergi Dairesi Başkanı İbrahim Saydam da tutuklananlar arasında yer aldı. Harput’un, cezaevindeki üst aramasında boynunda asılı beze sarılı, terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen’in el yazısıyla Arapça yazıldığı iddia edilen “Allah seni kötülüklerden korusun. Sağlık, sıhhatli ve işlerinde başarılara muvaffak eylesin. Allah her zaman yanınızda. Kıtmirim” notu bulunmuştu.

    Bin 514 kişi hakkında 860 soruşturma

    Öte yandan Bursa’da FETÖ/PDY üyesi olduğu iddia edilen bin 514 kişi hakkında 860 soruşturma açıldı. Soruşturmalarda kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan örgüt üyeleri, hakim ve savcılar ile asker ve polisler görevlerinden ihraç edilmiş, örgüte finansal ve insan desteği sağladığı tespit edilen çok sayıda vakıf, üniversite, dershane, özel okul gibi kuruluşa el konmuş, örgüt yapılanmasına ait önemli bilgi ve belge ele geçirilmişti.

  • 15 Temmuz’un darbe vurduğu ikinci el piyasası canlandı

    FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından büyük kayıp yaşayan ikinci el araç satış piyasası canlandı. Ege’nin en büyük ikinci el galericiler sitesi olan İzmir Otokent’te günde otalama 250 araç satılırken, esnaflar satışlardan memnun. Otokent Yönetim Kurulu Başkanı Feyzi Demir, “Darbe girişimi bizi yaklaşık 45 gün etkiledi. Ancak kısa sürede toparladık. Satışlarımız arttı. Piyasada canlılık var” dedi.

    FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Ege Bölgesi’nin en büyük ikinci el araç satış sitesi olan Buca Otokent’te satışlarda durgunluk yaşandı. Yaklaşık 2 bin esnafın ve yaklaşık 40 bin satılık aracın bulunduğu sitede, hain darbe girişimi sonrası günlük araç satışı 50’lere kadar düştü. Yaklaşık bir buçuk ay süren bu durgunluk yerini canlanmaya bıraktı. Eylül ayı ile birlikte ikinci el araç satışı tırmanışa geçti. Günlük 300’ün üzerinde araç satışının da olduğu Otokent’te ortalama günlük 250 araç satışı yapılıyor. Canlılığın olduğu ve alıcıların çoğaldığı Otokent’te galerici esnafın yüzü ise gülmeye başladı.

    Otokent Yönetim Kurulu Başkanı Demir: “Darbe girişiminden sonra toparladık”

    Otokent Yönetim Kurulu Başkanı Feyzi Demir, “İkinci el alışverişlerinde 15 Temmuz darbe girişiminden sonra bir, bir buçuk ay gerileme oldu. Ama daha sonra toparladı. Şu an itibariyle Otokent’te günlük ortalama 250 araç satılıyor. Piyasada yüzde 90 ilerleme var. Esnaflarımız da bu alışverişlerden memnun. Şimdi bir oto pazarında alışveriş yaptığın zaman muhatabın yok. Otokent’e geldiğin zaman esnaflarımızın yeri belli. Esnafın haricinde bir problem olduğu zaman Otokent Başkanlığı’na çıktıkları zaman elimden gelen her şeyi yapıp, esnafla müşteri arasında bağlantıyı kuruyoruz” dedi.

    Esnaf satışlardan memnun

    Otokent esnaflarından Efes Auto’nun işletmecisi Samet Oğultarhan ise, “Piyasada şu an itibarıyla bir canlılık var. Yazdan çıktık, okulların da açılmasıyla satışlarımız arttı. Yaz ayında piyasa biraz daha durgundu. İkinci el araçlar vatandaşlar için daha uygun geliyor. Sıfır bir araç yerine vatandaşlar, hasar kaydı olmayan, güvenilir bir esnaftan ikinci el araç almak için talep ediyor. Biz de gelen müşterilerimize güvenebileceği bir aracı veriyoruz. Eğer araçta sorun çıkarsa ikinci elde muhatap olacağı bizleri bulabilir. Al satçılarda muhatap bulamazlar. Otokent’teki hareketlilik daha çok alıcılarda. Vatandaşların yüzde 70’i araba satın almak için gelirken yüzde 30’u araba satmak için geliyor. Yaza ve kışa göre araç fiyatları artık değişmiyor. Daha önceleri araç piyasada az olduğu zaman yazları fiyat artıyordu. Ama yaz akış artık piyasada çok sayıda araç var. Onun için fiyatlar üç aşağı beş yukarı aynı” diye konuştu.

    Vatandaş ikinci elden yana

    Otokent’e araç almak için gelen Mehmet Aksu, “10 gündür araştırma yapıyordum. Sıfır araç alacaktım ancak sıfırların fiyatı yüksek geldi. Alacağım arabanın sıfırı 70 bin lira civarındaydı, temiz ikinci elini ise buradan 51 bin liraya aldım. Bence sıfır araç almaktan ise ikinci el almak daha mantıklı. İzmir’de Otokent gibi bir yer var. Aldığın kişiler belli. Burada esnaflarımız da ilgi ve alaka gösteriyorlar. Araçta herhangi bir sıkıntı çıkarsa muhatabımız var” dedi.

  • 15 Temmuz’un ekonomiye etkileri ABD’de tartışıldı

    Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) bünyesinde kurulan BAU International Washington D.C. Üniversitesi’nde 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin Türkiye ekonomisine etkilerinin tartışıldığı panel düzenlendi. Panelde genç Türk iş insanları, Moody’s’in not düşürme kararına en iyi cevabı Türkiye ekonomisini büyüterek vereceklerini söyledi.

    Bahçeşehir Üniversitesi Washington D.C. kampüsünde gerçekleştirilen panelde, 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin Türkiye ekonomisine etkileri masaya yatırıldı. Türk iş dünyasından genç iş insanlarının konuşmacı olarak katıldığı panelde, darbe girişimi sonrasında yaşananlarla birlikte uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin uzun vadeli kredi notunu yatırım yapılabilir seviyesinin altına indirmesi değerlendirildi. Etkinliği aralarında diplomatlar, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve iş insanlarının da olduğu geniş bir izleyici kitlesi takip etti. Program, 15 Temmuz gecesi yaşananların dakika dakika anlatıldığı bir belgesel filmin gösterimi ile başladı.

    Moderatörlüğünü Washington D.C. merkezli düşünce kuruluşu Global Policy Institute (GPI) başkanı Paolo von Schirach’ın üstlendiği tartışmada Gayem Group yönetici ortağı Eral Osmanlar, darbe girişimi akşamında yaşananları özetleyerek Türk halkının büyük bir kahramanlık örneği sergilediğini hatırlattı. Osmanlar, “Türkiye, tarihinde tanık olmadığı kadar kanlı bir saldırıyla karşı karşıya kaldı. 242 kişi hayatını kaybetti, iki binden fazla insan yaralandı. Kısa süre içinde anlaşıldı ki bu girişimin arkasındakiler FETÖ örgütüne bağlı ve Türk ordusunun içine yuvalanmış bir gruptan ibaretti. Her geçen gün darbeyi planlayan ve yönetenlerin Pennsylvania bağlantıları daha da açıkça ortaya çıkıyor. Biliyorsunuz ABD ve Türkiye birbirleri için ‘model ortak’ statüsünde. Türkiye’nin ortağından beklentisi ise darbenin elebaşı konumundaki Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iadesi için sürecin ivedilikle işletilmesi” diye konuştu.

    Osmanlar sözlerinin devamında “Türkiye’nin demokrasisine kasteden bu suikast girişimi, milletin birliğiyle yenilgiye uğratıldı. Şimdi yapılan ise Türkiye’nin anayasal çerçevede ve insan hakları ile hukukun üstünlüğünü gözeterek bu terör örgütü ile her alanda mücadelesidir” dedi.

    Bahçeşehir Eğitim Kurumları İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel, panelde yaptığı konuşmada darbe girişiminin Türkiye ekonomisine olan etkilerini değerlendirdi. Türkiye’nin son yıllarda bölgesinde pek çok sorunla başa çıkmak zorunda kaldığını hatırlatan Yücel, buna rağmen Türkiye ekonomisinde yüzde dörde yaklaşan bir büyüme oranının yakalanmasının önemine değindi. Yücel, eğitim sektöründe her yıl milyonlarca dolar yatırım yapan bir grubun yöneticisi olarak, iyi yetişmiş insan kaynağının bir ekonominin en önemli lokomotif gücü olduğuna inandığına vurgu yaptı ve bu yatırımları artırmak gerektiğine dikkat çekti.

    Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin uzun vadeli kredi notunu düşürmesiyle gündeme gelen derecelendirme kuruluşu Moody’s’in kararını da yorumlayan Hüseyin Yücel, “Darbe girişiminin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmişken Moody’s yaptığı değerlendirmede Türkiye ekonomisinin darbenin şokunu tamamen emdiğini belirtmişti. Ancak bu değerlendirmeden sadece üç gün sonra aynı kuruluş tarafından Türkiye’nin kredi notu düşürüldü. Üç gün içinde kendisiyle çelişen bu iki karara imza atan bir kuruluşun güvenilirliğinden şüphe ediyoruz” dedi.

    ABD’deki mortgage krizinden hemen önce kredi derecelendirme şirketlerinin bu kredilere verdiği notların en üst seviye olan AAA+ olduğunu hatırlatan Yücel, işin aslının böyle olmadığının çok geçmeden anlaşıldığını söyledi. Yücel şöyle devam etti:

    “Soru işareti şudur, darbe girişimi ile elde edilemeyenler, Türkiye’nin ekonomisini zora sokarak mı elde edilmeye çalışılıyor? Türkiye’yi tekrardan sıkıntıya sokma hevesinde olanlar varsa şunu bilmelidirler ki bu çabalar bir kez daha sonuçsuz kalacaktır.”

    Yücel, konuşmasının sonunda Türkiye’nin 2023 hedefinin dünyanın en gelişmiş ilk 10 ekonomisinden biri haline gelmek olduğunu belirterek bunun için gençlere büyük görev düştüğünü söyledi.

    Hüseyin Yücel’den sonra söz alan İstanbul merkezli Bestimage reklam ajansı CEO’su Serdar Şenel, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri stratejik iletişim perspektifinden ele aldı. Her iki ülkenin de birbiri için vazgeçilmez önemde olduğunun altını çizen Şenel, iki ülke arasında açık iletişime dayalı, genç düşüncelere güvenen, kültürel ve sosyal alanlarda bilgi paylaşımının artırılmasını amaçlayan, empati kurabilen güçlendirilmiş bir ortaklığın kurulmasının gerekli olduğuna dikkat çekti. Şenel, konuşmasının devamında “ABD ve dünya; Türkiye’de, Suriye’de ve diğer yerlerde olanlara bir film gözüyle bakıyor. Oysa tüm bunlar gerçek. Yüzlerce insan bir darbe girişiminde ölüyor ve bu gerçek. Muhataplarımızdan bizi anlamalarını beklerken, bizim de bu gerçekleri dünyaya doğru şekilde anlatmak görevimiz olmalı.” diye konuştu.

    Etkinliğin sonunda Washington Post gazetesi muhabirinin Fethullah Gülen’in iadesine ilişkin sorusunu yanıtlayan BAU International Washington D.C. Üniversitesi rektörü Sinem Vatanartıran, FETÖ’nün 30 yılı aşkın bir süredir Türkiye’yi ele geçirmek için gizli bir örgütlenme içerisinde olduğunu belirterek “Türkiye’nin demokrasisine, halkına saldıran bu örgütün lideri ABD’de bir malikanede yaşıyor. Ortada açık bir suç var ve biz bu suçlunun iadesini talep ediyoruz” diye konuştu.

    Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye kararı konusundaki görüşlerini dile getiren BAU International MBA programı öğretim üyelerinden Andrew Wyner de, darbenin ekonomiye etkisinin tamamen emildiğini kabul eden Moody’s’in, Türkiye’nin kredi notunu düşürmek yerine aksine yükseltmesi gerektiğini belirtti.

  • CHP Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba: “15 Temmuz’un nasıl olduğunu anlamamız gerekiyor”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, 15 Temmuz’un yaşanmasında bir tek CHP’nin katkısının olmadığını belirterek, “15 Temmuz’un nasıl olduğunu anlamamız gerekiyor” dedi.

    CHP Malatya İl Teşkilatı’nda düzenlenen bayramlaşma törenine katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, barışın ve huzurun egemen olduğu bir bayram dileğinde bulunarak, “Umarım Türkiye’ye demokrasinin egemen olduğu günler gelir” diye konuştu.

    Ağbaba, “Maalesef darbeler Türkiye’yi hem geriye götürdü hem de gönüllerde onarılamayan yaralar açtı. 15 Temmuz akşamında bir darbe girişimi oldu. CHP olarak bizlerin bu süreci çok iyi anlayıp herkese anlatmamız gerekiyor. Bir şeyin muhasebesini yapacağız, buraya nasıl geldiğimizi muhasebe edeceğiz ki bir daha bunları yaşamayalım” dedi.

    Ağbaba, “15 Temmuz’un nasıl olduğunu anlamamız gerekiyor. Paşalar, askerler tarihimizde ilk kez Meclis’i bombaladı. Bunun ne olduğunu anlamamız ve anlatmamız gerekir” ifadelerini kullandı.

    12 Eylül 2010’da yapılan 26 maddelik referandumda CHP olarak 24 maddeyi kabul ettiklerini ancak 2 maddeye karşı çıktıklarını hatırtalatan Ağbaba, “Kabul edilen bu 2 madde darbenin yolunu açtı. Evet cephesinde kimler vardı, hayır cephesinde kimler vardı hatırlayalım. Bu referandum geçerse yargı cemaatin eline geçer diyen tek bir parti vardı, o da CHP’ydi. Evet sonucu çıkarsa Türkiye’de demokrasi yok olur dedik. MHP kampanya yapmadı, HDP sandığa gitmedi, aydınlar da demokrasi getireceğini söyleyerek evet dediler” ifadelerini kullandı.

    Anayasa değişikliği ile HSYK’nın değiştirildiğini belirten Ağbaba, “Değişen o savcılar, hakimler TSK’da ne kadar Atatürkçü subay varsa hepsini darbeci diye içeri attılar. Toplumun önemli bir kısmı bu olayı alkışladı ama bir tek CHP bu duruma karşı çıktı” dedi.

    15 Temmuz’un sorumlusunun iyi bilinmesi gerektiğini dile getiren Ağbaba, CHP’nin Türkiye’nin güvencesi olduğunu ve hiçbir zaman kimseyi kandırmadıklarını söyledi. Ağbaba, cemaat konusunda olduğu gibi Suriye konusunda da hükümeti uyardıklarını belirterek, “Suriye’ye girmeyin dedik, orada yanan ateş bir gün Türkiye’ye de sıçrar ve sıçradı da. Malatya Gençlik Kolları’nın yarısı Ankara’daki patlamada katledildi” diye konuştu.

    CHP İl Başkanı Enver Kiraz da konuşmasında geçtiğimiz Ramazan Bayramı’ndaki konuşmasını hatırlatarak, “2 ay önce Ramazan Bayramı’nda iyi dilek temennilerinde bulunmuştuk ama maalesef ülke daha büyük travmalarla karşı karşıya kaldı. Önümüzdeki döneme ilişkin terörün artık son bulduğu, şehit cenazelerinin gelmediği, insanların katledilmediği, katliamların yaşanmadığı, insanların bayramdan bayrama et yemediği, yoksulluğun yok olduğu bir gelecek diliyoruz” dedi.

    12 Eylül askeri darbesinin yıl dönümü olduğunu da belirten Kiraz, “Hepimizin kafalarında karanlık bir yeri var. Dolayısıyla 36 yıl geçmesine rağmen o derin yaralar hala yüreğimizde devam ediyor” ifadelerini kullandı.

    Son yaşanan 15 Temmuz darbe girişiminin halen yeteri kadar ders alınmadığını gösterdiğini belirten Kiraz, “Bu darbe girişimi bu yüzyılda içler acısı bir durum” dedi.

  • Külünk: “15 Temmuz’un hedefi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı şehit etmekti”

    AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, “15 Temmuz’un Türkiye’yi Balkanlaştırma hedeflerinin gerçekleştirilme şartı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı doğrudan ortadan kaldırmaktı. İkinci etabı da Putin’i tasfiye etmekti” dedi.

    Canik Belediyesi, “15 Temmuz ve Sonrası” konulu konferans düzenledi. Konferansa AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk konuşmacı olarak katıldı.

    Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansa OMÜ Rektörü Prof.Dr. Sait Bilgiç, Canik Belediye Başkanı Osman Genç, AK Parti Samsun İl Başkanı Muharrem Göksel ve çok sayıda davetli katıldı.

    Konferansın açılış konuşmasını yapan AK Parti Samsun İl Başkanı Muharrem Göksel, “15 Temmuz’da sadece bir darbe girişimi olmadı. Ülkeyi, yönetimi ele geçirme harekatı oldu. Türk halkının basireti, Allah’ın yardımı ve güçlü bir liderin dik duruşu ile bu darbe girişiminden hep beraber kurtardık. Hangi ülkede silahlı kuvvetleri kendi vatandaşına ateş etmiş. Hangi ülkede elinde hiçbir silahı olmadan, uçağa, helikoptere ve tanka direnmiş. Bu tarih boyunca sadece Türk milletine nasip olmuştur” dedi.

    “Hedef Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı şehit etmekti”

    15 Temmuz’un hedefinin 1. Dünya savaşının bu coğrafyada devamı ve Türkiye’yi Balkanlaştırmak olduğunu belirten AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, “1. Dünya savaşı bitmedi sadece ara verildi. 2. Dünya Savaşı bitti. Ara verilen 1. Dünya Savaşı önce 90’lı yılların hemen Berlin Duvarı’nın yıkılışının arkasından 1. Dünya Savaşı önce Balkanlarda devam etmeye başladı. Etnik milliyetçilik üzerinden egemenlik kavramının üzerinden Yugoslavya paramparça edildi. Balkanlar paramparça edildi. Balkanlar neredeyse 90’lı yılların sonuna kadar kana, gözyaşına, barut kokusuna ve parçalanmışa neredeyse mahkum edildi. Bu 1. Dünya Savaşı’nın birinci etabıydı. İkinci etabı ise Suriye ve Irak’taki gelişmelerdir. Suriye ve Irak’taki gelişmelerin ardından bizim coğrafyamızı, özellikle Türkiye’yi Balkanlaştırma operasyonun adı doğru’dan 15 Temmuz operasyonudur. 15 Temmuz’da bu coğrafyayı, Türkiye’yi iç savaşa, Türkiye’nin enerjisi içeride tüketilirken, Türkiye’nin güneyinden Suriye’nin kuzeyinde bir PKK, bir PYD koridoru Akdeniz’e çıkartarak bizi Ankara’nın çevresine sıkıştırıp, güneyimizde bir PKK, PYD koridoruyla Akdeniz’e çıkıp, bizi bir daha Orta Doğu’ya çıkamaz hale getirerek ardından da bu 1. Dünya Savaşı’nın devamı ikinci etabı Kafkasya’yı Balkanlaştırmaktı. 15 Temmuz’un doğrudan birinci hedefi Erdoğan’dı. 15 Temmuz’un sadece İstanbul ve Ankara’da dondurulmuş olmasının yani İstanbul ve Ankara’ya sıkıştırılmış olmasının sebebi doğrudan Erdoğan’ı şehit ederek ortadan kaldırmaktı. 15 Temmuz’un Türkiye’yi Balkanlaştırma hedeflerinin gerçekleştirilme şartı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı doğrudan ortadan kaldırmaktı. İkinci etabı da Putin’i tasfiye etmekti” şeklinde konuştu.