Etiket: Temmuz’un

  • TÜMSİAD Başkanı Doğan: “15 Temmuz’un birinci yılında ekonomik istikrar sürüyor”

    TÜMSİAD, Semerkand Vakfı, Beşir Derneği, GENÇ-KON ve Mostar Gençlik Federasyonu 15 Temmuz’un 1’nci yıl dönümünde birlik ve beraberlik mesajı vermek üzere bir araya geldi. 15 Temmuz’un ülke ve toplum tarihi açısından bir milat olduğunun altı çizildi.

    Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Genel Başkanı Yaşar Doğan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Semerkand Vakfı Başkan Yardımcısı Dr. Mustafa Bahadıroğlu, Beşir Derneği Başkanı Cevdet Şanlı, GENÇ-KON Başkanı Ahmet Sözbilir ve Mostar Gençlik Federasyonu Başkanı M. Raşit Güngör 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden geçen bir yılı değerlendirdiler.

    Toplantıda, hedeflenenin aksine ekonomik istikrarın güçlenerek arttığını belirten TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan, “Toplumun temsil kabiliyeti olan hiçbir kesiminde meşruiyet bulmayan bu kara gece bizim ışığımız olacak” dedi.

    “Milli egemenlik ve bağımsızlığımız hedef alındı”

    15 Temmuz darbe girişiminin, geçmiş darbelerle karşılaştırıldığında “Emsali görülmemiş bir ihanet” olduğunu söyleyen Doğan, “15 Temmuz 2016’da yakın tarihimizin en büyük ihaneti olan darbe girişimini gerçekleştiren FETÖ, milli egemenlik ve bağımsızlığımızı doğrudan hedef almıştır. Milli birlik ve beraberliğimizi parçalamayı; istikbal ve istiklalimizin teminatı olan gönüllü teşekküllerimizi yıpratmayı arzulamıştır. Milletimizin birbirine güvenini sarsmak, sahih İslam anlayışını ve irfan geleneğimizi bozmak için uğraşmıştır ” dedi.

    “Darbe girişimi krize yol açmadan engellendi”

    15 Temmuz’da başaramadıkları Türkiye Cumhuriyeti’ni işgal etme teşebbüsünü, daha sonra ekonomi üzerinde, kur ve mali politikalarda da denemeye kalktıklarını dile getiren Doğan, “‘Dünya beşten büyüktür’ sloganıyla adeta bütün mazlum milletlere özgüven aşılayan, bölgesinde ve yakın coğrafyasında söz sahibi olan ülkemiz, dünyada en büyük 18, Avrupa’da ise (Rusya dahil) ilk 8 ekonomiden biridir. Bu büyümeyi hazmedemeyenlerin uzun yıllardan beri planladıkları ve geçen yıl tatbike çalıştıkları darbe kalkışması milletin güçlü iradesi karşısında yerle bir olunca bu sefer döviz kuru ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları eliyle ekonomik, sosyal ve diğer yolları deneyerek ülkemizi yıpratma girişiminde bulunmuşlardır, bulunmaya da devam etmektedirler’’ diyerek sözlerini sonlandırdı.

  • 15 Temmuz’un yıl dönümünde şehitler unutulmadı

    Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü için birçok etkinliğin yapılacağını kaydederek, “Her fırsatta şehitlerimize Fatihalar, dualar okuyacağız ve böylelikle de hem manen hem de fiilen güçlü olduğumuzu ve bu tip saldırılar karşısında Türk milletinin asla boyun eğmeyeceğini dosta düşmana herkese göstereceğiz” dedi.

    15 Temmuz hain darbe girişimi yıl dönümü dolayısıyla anma törenleri kapsamında, Ankara Karşıyaka Mezarlığı’ndaki 15 Temmuz şehitleri ve tüm şehitlerin kabirleri düzenlenen anma töreniyle ziyaret edildi. Törende şehit anneleri otururken protokol ise ayakta bekledi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, protokol konuşmaları, kaside sunumu, dualar okunması ve kabir ziyaretleri ile devam etti.

    “Yunan’ın bombalamadığı, saldırmadığı Meclisimiz bunların saldırısı altında kaldı”

    “Geçen sene hep birlikte yaşadığımı acı olayları hatırlamak, anmak ve bir daha yaşanmaması için de gayret göstereceğimizi, beraberce dertleşmek, konuşmak için burada toplanmış bulunuyoruz” diyen Başbakan Yardımcısı Türkeş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Sizin kayıplarınızı bizler de içimizde, yüreğimizde hissediyoruz. Ancak sizin kadar olması mümkün değil. Geçen sene kaybettiniz, üzerinden bir yıl geçti ama ‘acım hafifledi’ diyecek olanınızın da olduğunu zannetmiyorum. Bu acıyla yaşayacaksanız, yaşayacağız bu hayatın acı gerçeği. Ama bizi teselli eden bir diğer nokta şudur ki; bu kahraman şehitlerimiz, gazilerimiz sayesinde devletimiz hala dimdik ayakta, Cumhuriyetimiz devam ediyor, demokrasimiz işliyor. Bu çok kolay temin edilecek bir şey değil. Büyük bir acı, büyük bir travma yaşadık. İhtilaller zaten kötüdür, ‘iyi’ diyen yok ama bu kadar haince, bizim vergilerimizle alınan silahlarla, bize saldırmak da ayrı bir yük, ayrı bir acı hepimiz açısından. Yunan’ın bombalamadığı, saldırmadığı Meclisimiz bunların saldırısı altında kaldı. Külliye’ye saldırdılar, Başbakanlığa geldiler, her yere geldiler. Bu hırs, bu göz dönmüşlük, bu dışarıya bağlı, dışarıya biat etmiş bu zihniyete karşı büyük bir bedel ödedik, en fazlasını da sizler ödediniz. Bunun birinci yıl dönümündeyiz, acımız hala taze, bu acı geçmeyecek ama burada bunu hatırlayarak yarınlara daha emin, daha güvenle bakacağız. Bu ülke demokrasi içinde yönetildikçe, yükseltildikçe, güçlendikçe bu hainler bir kere daha kahrolacaklar, onlara diğer cezaların yanında bu da ağır bir ceza olacak. Bugün birinci yıl dönümündeyiz, zaman bizler açısından çok çabuk geçiyor, daha dün gibi o gece yaşadıklarımız ama bir seneyi de geride bırakmışız. Bunu anmak ve hatırlamak üzere bu sene hükümetimiz, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere kapsamlı bir program hazırlanmasını emrettiler, ona göre de hazırlıklar yapıldı. 15’i gecesi de yaşadığımız olayları tekrar hatırlamak ve o gün bize karşı yapılanı unutmadığımızı göstermek için birçok etkinlikte bulunacağız. Ama en önemlisi yüce yaratanımıza sığınacağız, dualar edeceğiz. Her fırsatta şehitlerimize Fatihalar, dualar okuyacağız ve böylelikle de hem manen hem de fiilen güçlü olduğumuzu ve bu tip saldırılar karşısında Türk milletinin asla boyun eğmeyeceğini dosta düşmana herkese göstereceğiz.”

    “Gururluyuz, onlar bu ülke, millet için, bizim inancımız için, devletimiz için hayatlarını feda ettiler”

    Ankara Valisi Ercan Topaca ise çok büyük bir saldırı ile karşı karşıya gelindiğini belirterek, “Ülkemizi, milletimizi, devletimizi bölmek için gerek dahili gerekse harici hainlerin bir araya geldiği 15 Temmuz darbe girişimini hep birlikte bertaraf ettik. Tabii bu ihanet dünyada eşine az rastlanır bir ihanettir. Kendimizin beslediği, yetiştirdiği, ülkemizin ve devletimizin güvenliğini emanet ettiğimiz bir kısım asker kılığındaki hainler, milletimizin bütünlüğüne, devletimize, Sayın Cumhurbaşkanımızın hayatına kastetmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevi şahsiyetine ve binasına saldırmıştır. Bu hadise hepimizi hakikaten derinden yaralamıştır. Olayı öğrendiğimiz andan itibaren bütün millet yediden yetmişe abdestini alan sokağa çıktı ve bu ihanete hep birlikte ‘dur’ dedik. Biliyoruz o gün sokağa çıkan şehitlerimiz, onların eşlerinden, annelerinden, babalarından dinledik. Onların tek bir amacı vardı; ülkemizi, milletimizin bütünlüğünü korumak, bu devlete sahip çıkmak, gerekirse canını ortaya koymak üzere yola, sokağa çıktık ve bu gidişe hep birlikte ‘dur’ dedik. Hakikaten eşsiz bir mücadele, dünyada görülmemiş bir cesaret ve güzel bir mücadele ile ülkemiz üzerinde oynanan oyunları hep birlikte boşa çıkardık. Biliyoruz, şehit yakınlarımızın acıları büyük. Şehit eşleri, şehitlerimizin anneleri ve babaları onların acısını daima yüreklerinde hissediyorlar, onların yokluklarını çocuklarımız hissediyor ama gururluyuz, onlar bu ülke, millet için, bizim inancımız için, devletimiz için hayatlarını feda ettiler. Onlara ne kadar teşekkür etsek azdır” şeklinde konuştu.

    Protokol konuşmalarının ardından dualar okunarak şehit kabirlerine karanfil bırakıldı.

    “Hiç olmazsa memleketimiz ayakta”

    15 Temmuz Şehidi Özgür Gençer’in Babası ve 4 yaşındaki oğlu Ömer Gençer kabri başında dua etti.

    Şehidin Babası Cemil Gençer, “Bir sene bir gün gibi geçiyor. Çok acı geçiyor, hiç unutamadık, unutulmuyor. Yavrumla babasını ziyarete geliyoruz devamlı. Allah kötülere fırsat vermesin, Allah devletimize zeval vermesin. Biz yavrularımızı verdik, inşallah Allah şehadetini kabul eder. Ama hiç olmazsa memleketimiz ayakta, milletimiz sağlık sıhhatte, Allah devletimize zeval vermesini başımızdakilerini eksik etmesin. Her hafta gelip gidiyoruz buraya, acılarımızı ancak dindiriyoruz. Buraya gelince ben huzur doluyorum oğlumun yavrumun yanında” ifadelerini kullandı.

    “Beni yaktılar, Allah da onları yaksın”

    15 Temmuz şehidi Volkan Canöz’ün annesi Sedef Canöz de her gün oğlunun kapıdan geleceğini beklediğini kaydederek, “Benim umudumu kesenlerin de Allah umudunu kessin. Ben her gün, her saat, her dakika oğlumu bekledim kapıdan gelecek diye. Yok. Beni ondan ayıranları Allah da evlatlarından ayırsın. Beni yaktılar, Allah da onları yaksın” diye konuştu.

    Yaz tatilinde verilen Kur’an kurslarından gelen öğrenciler de 15 Temmuz şehitlerine dua etmek için kabir ziyaretine geldiklerini söylediler.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık ve Ankara Valisi Ercan Topaca, 15 Temmuz şehitlerinin bulunduğu şehitlikteki programın ardından Polis Şehitliği ve polis ailelerini de ziyaret ettiler.

    Programa Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, Eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatih Şahin, Ankara Valisi Ercan Topaca, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki ve Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da katıldı.

  • 15 Temmuz’un şahitleri Artvin’de o geceyi anlattı

    Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen “İçimizdeki Kahramanlar” projesi kapsamında 15 Temmuz gecesi FETÖ’nün darbeci askerlerine karşı kahramanlık örneği sergileyen isimler, ihanet dolu geceyi ve yaşadıklarını Artvinlilerle paylaştı.

    Artvin Çoruh Üniversitesi (AÇÜ) Nihat Gökyiğit Konferans Salonu’nda gerçekleşen programa 15 Temmuz Gazileri Ahmet Yasin, Ayla Kasarcı çifti ve Cemil Akay katılırken programın moderatörlüğünü İsmail Hakkı yaptı. Program Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. Kuran-ı Kerim Tilavetinin hemen ardından konuşma yapan Artvin Valisi Ömer Doğanay, “Ben öyle güzel hava hissediyorum ki burada, ben öyle inanıyorum ki o gece orada şehit olan kardeşlerimizde burada, bizim aramızdalar onlara da selam olsun. Bu atmosferi, bu canlılığı başından beri bütün Türk Milleti’ne bütün ümmeti Muhammed’e yaşatan Cumhurbaşkanımıza buradan en derin sevgi saygılarımı gönderiyorum, selam olsun kendisine. Asıl konuşmayı 15 Temmuz’da millet yaptı, sizler yaptınız. O gün tankların karşısındaydınız, altındaydınız, şimdide buradasınız, sizlere de ayrı ayrı Devletin Temsilcisi olarak teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe ise “Bu kutsal davanın yeniden hayat bulduğu 15 Temmuz Şehitlerini Anma programına hepiniz hoş geldiniz. Bir millet küllerinden yeniden doğuyor, yeniden kendine geliyor ve kendine gelirken bazı ulvi görevleri gençlerin dimasına yeniden yerleştiriyor. 15 Temmuz Anadolu’yu vatan yapan dedelerimizin torunlarının o ruhu yeniden yaşadıkları müstesna gündür” dedi.

    Daha sonra Veysel Çelikdemir’in “15 Temmuz” temalı kum sanatı gösterisi gerçekleşti. Gösteri izleyicilerden büyük alkış aldı. Kum gösterisinin ardından 15 Temmuz ihanet gecesinde kameralara yansıyan görüntüler sinevizyonla katılımcılara izletildi.

    15 Temmuz Gazileri Gazileri Ahmet Yasin, Ayla Kasarcı çifti ve Cemil Akay katılanlara ihanet dolu gecede yaşadıklarını anlattı.

    Darbe gecesi İstanbul’da, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde eşi Ahmet Yasin Kaşarcı ile darbecilere direnen Ayla Kaşarcı, o gece eşiyle abdest alıp evden çıktıklarını dile getirerek eşi ve kendisinin yaralandığını anlattı. Kaşarcı, 15 Temmuz gecesi annesinin telefonla arayıp darbeyi haber verdiğini belirterek, “Annem, telefonda ’Eşini de çağır dışarı çıkın vatan elden gidiyor, eğer sen çıkmazsan, ben çıkmazsam kim çıkacak’ dedi. Yatsı namazını kılıp eşimle birlikte boğaz köprüsüne gittik. Bizden çalınan, bizim vergisini ödediğimiz bir askeri araç, bizim askeri üniformamızı giymiş hainler tarafından çalınan tank havaya ateş açmaya başladı. Eşim bize ateş etmezler dedi ama yanılmışız” diye konuştu.

    Ahmet Yasin Kaşarcı ise 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokağa çıktıklarını belirterek, yaşadıklarını anlattı.

  • “15 Temmuz’un 15 Hikayesi” kitabı

    Hikaye yazarı Adil Karagöz, 15 Temmuz’u gelecek nesillere aktarabilmek adına şehit ve gazi yakınlarıyla görüşerek yazdığı “15 Temmuz’un 15 Hikayesi” adlı kitabıyla o geceyi tarihe not düştü.

    15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi ülkenin yaşadığı ihaneti ve yazılan destanı gaziler ve şehit yakınlarıyla görüşerek hikaye üslubuyla gelecek nesillere aktarabilmek adına bir kitap yazmayı düşündüğünü belirten Adil Karagöz, “İhanetin ardından gelen zaferin gelecek nesillere aktarılması, unutulmaması ve dersler çıkarılması için denizde damla misali de olsa bir katkıda bulunmak istedim. Yoğun bir emek sonucu ortaya çıkan bu eseri çocuklarımızın, gençlerimizin ve yetişkinlerimizin severek okuyacağını düşünüyorum. Allah bu ülkeye tekrar böyle bir ihanet gecesi yaşatmasın, yaşatmak isteyenlere fırsat vermesin. İhanete karşı dik duran herkesten Allah razı olsun, şehitlerimizin ruhu şad olsun” dedi.

    “15 Temmuz’un 15 Hikayesi” kitabı; “Alından Öpülesi İnsanlar”, “Ben de Geliyorum!”, “Benim Bacağım, Onun Canı Gider!”, “Darbecilere Kafa Tutan Kadın, Safiye”, “Sen de mi Anne!”, “Mertcan, Türkan, Ümit”, “Adımı Yaz Belki Bulurlar”, “Tank Üstünde On Dakika”, “Bu Sela Benim mi?”, “Suriye’den Sonra Sıra Bizde Olmamalı”, “O Gece Komutan Allah’tı”, “Hadi Be!”, “Cenaze Ortada Kalmaz”, “Hizmet Vermiyoruz” ve “Kazan Öldü mü?” isimli 15 ayrı hikayeden oluşuyor. Kitabın son bölümünde ise TBMM’ye, Polis Özel Harekat Dairesine atılan bombaların, demokrasi nöbetlerinin, şehit ve gazilerin fotoğrafları bulunuyor.

  • (Özel Haber) 15 Temmuz’un simge ismi Metin Doğan: “Oyumu memleketim için kullandım”

    15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Atatürk Havalimanında tankların altına yatarak simge haline gelen Metin Doğan, oyunu kullandı. 15 Temmuz’un simge ismi Doğan, “Oyumu memleketim için kullandım” dedi.

    FETÖ’cü hainlerin 15 Temmuz’da kalkıştığı darbe girişimi sırasında Atatürk Havalimanında tankların altına yatarak 15 Temmuz’un simgeleri arasına giren Metin Doğan, Fatih’teki Semiha Ayverdi Anadolu lisesinde oyunu kullandı.

    Oyunu memleket için kullandığını belirten 15 Temmuz Gazisi Doğan, “Bu referandum AK Parti ile ana muhalefet arasındaki bir savaşın referandumu değildi. Ya da Recep Tayyip Erdoğan’ı sevenlerle sevmeyenler ile sevmeyenler arasında yapılan bir referandum da değildi. Türkiye’yi bir vücut olarak düşünün, bizler de bu vücudun içerisinde yaşıyoruz. Bu vücudu oluşturan organlar var, dokular var. Ve bu organlar ve dokuları oluşturan birer hücreleriz biz. Farklı organ ve dokulara da sahip olmuş olsak da hepimiz aynı vücudun içerisinde yaşıyoruz. Bu vücut ise artık hastalanmıştı, yorgun düşmüştü ve sağlam olması için bir reçete yazılması gerekiyor. Ve bu yazılan reçeteye de baktığımızda mantığa, zekaya ve vicdana aykırı herhangi bir şey görmedim ve oyumu da daha güçlü bir Türkiye olması için o doğrultuda kullandım” şeklinde konuştu.