Etiket: Temini

  • Bafra’da “Ulusal Güvenli Kan Temini Programı” uygulanmaya başlandı

    Bafra’da “Ulusal Güvenli Kan Temini Programı” uygulanmaya başlandı

    Türk Kızılayı, Samsun’un Bafra ilçesinde “Ulusal Güvenli Kan Temini Programı”nı uygulamaya başladı.

    Program dahilinde Bafra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde başlatılan kan bağışı kampanyası hükümet Konağı önünde üç gün boyunca saat 10.00-17.00 arasında kan bağışı aracında hizmet vermeye devam edecek.

    Hükümet Konağı önünde Orta Karadeniz Kan Merkezi yöneticileri, Bafra Kaymakamı Cevdet Ertürkmen, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Ali Katipoğlu, Türk Kızılay Bafra Şube Başkanı Eczacı Halim Tutku Demircan, kurum ve okul müdürlerinin katılımı ile kampanyanın tanıtımı yapıldı.

    Türk Kızılay Bafra Şube Başkanı Eczacı Halim Tutku Demircan, “Amacımız bu kampanyalarla bölgemiz hastanelerinde ihtiyaç duyulan kan ve kan ürünlerinin tamamen karşılayacak hasta ve hasta yakınlarımızın yaşadığı sıkıntı ve mağduriyeti tamamen gidermektir. Bu amaçla kan bağışı kampanyalarına devam edeceğiz” dedi.

    Demircan ayrıca vatandaşları kurban bağışı yapmaya davet etti.

    2019-2020 eğitim-öğretim yılında protokol gereği yapılan kan bağışı kampanyalarında toplam bin 174 ünite kan bağışında bulunduklarını ifade eden İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Ali Katipoğlu, korana virüs nedeni ile okulların tatil olmasından dolayı duraklama olduğunu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında kan bağışı kampanyalarına devam edileceğini belirtti.

    Kaymakamı Cevdet Ertürkmen ise kan ihtiyacına çok ihtiyacın olduğu bu dönemde kampanyanın çok anlamlı olduğunu belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti. Ertürkmen, tüm Bafralıları bu konuda duyarlı olmaya ve kan bağışına davet etti.

    Daha sonra hazırlanmış olan maske paketleri Hükümet Konağı Binası çalışanlarına ve Cumhuriyet Meydanı’ndaki vatandaşlara dağıtıldı.

  • Fuhuş için yer temini ve fuhşa zorlamaya gözaltı

    Samsun’da bir kadını fuhşa zorlayıp fuhuş için yer temini yaptığı iddia edilen bir kişi polisin takibi sonucu yakalandı.

    Olay, Samsun’un İlkadım ilçesinin 19 Mayıs Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Bürosu ekipleri, kocası fuhşa zorlama ve fuhuş için yer temininden cezaevinde bulunan 26 yaşındaki A.Y. adlı kadının internetten kod adı ile telefon numarasını yazıp eskort kadın diye ilan verdiğini tespit etti. A.Y. adlı kadını takibe alan Ahlak Bürosu ekipleri para karşılığı fuhuş yaparken suçüstü yakaladı.

    Polis yaptığı araştırma sonucu A.Y.’yi fuhşa A.Ş.(51) adlı şahsın zorladığı ve söz konusu şahsın fuhşa aracılık edip yer temini yaptığını ortaya çıkardı. A.Y.’ye Kabahatler Kanunu’na göre para cezası yazılırken, A.Ş. ise ahlak polisi tarafından gözaltına alındı. Bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edilen A.Ş., çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

  • İFMİB Başkanı Gören: “Fındık ihracatında bu yıl ürün temini sıkıntısı yaşamayız”

    İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB) Başkanı Ali Haydar Gören, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın açıkladığı fındık rekolte tahminine saygı duyulması gerektiğini belirterek “Bizim rekolte tahminimiz ise 600 bin ton civarında. Sekiz yıldan bu yana tahminlerimizde yüzde 2-3 civarında yanılma oldu” dedi.

    İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB) Başkanı Ali Haydar Gören, dün Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından açıklanan fındık rekoltesi tahminine saygı duyulması gerektiğini söyledi. Bakanlığın açıkladığı rakamın bir tahmin olduğunun altını çizen Gören, “İhracatçı birlikleri olarak yaptırdığımız çalışmalara göre bizim rekolte tahminimiz ise 600 bin ton civarında. Sekiz yıldan bu yana tahminlerimizde sadece yüzde 2-3 yanılmalar oldu. Ancak kesin sonuç sezon kapanışında ortaya çıkacak. Geçen yıl stoklarda kalan 130 bin ton fındığı hesaba kattığımızda, bu yıl ihracat amaçlı ürün temininde bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyoruz” dedi.

    İFMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Gören, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik tarafından açıklanan 468 bin tonluk 2016 yılı için fındık rekoltesi tahminine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Açıklanan rakamlara saygı gösterilmesi gerekiyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de her kurum hatta her şirket kendi tahmin çalışmalarını yapmaktadır. Çünkü ileriyi görmek, hesaplarını ve planlarını yapmak için buna ihtiyaç vardır. Ancak bu rakamlar bir tahmindir. Kesin sonuç ancak iç tüketim ve gerçekleşen ihracatın tamamlanmasından sonra önümüzdeki yılın Ağustos ayında yani sezon kapanışında ortaya çıkacaktır” diye konuştu.

    Don yılında bile rekolte 480 bin ton oldu

    İhracatçı birliklerinin yaptırdığı çalışmalarda ise rekoltenin 600 bin ton civarında olacağının tahmin edildiğini belirten Gören, “Sekiz yıldan bu yana bizim yaptırdığımız tahminlerde sadece yüzde 2-3 yanılmalar olduğu görüldü. Bakanlık ile bizim tahminlerimiz arasında 130 bin ton gibi bir fark görülüyor. Uygulanan metodolojiler bu farka neden olabilir. İşin doğrusu, ancak sezon sonunda belli olacaktır. Fakat yoğun don yaşanılan bir yılda bile rekoltenin 480 bin ton civarında gerçekleştiğini dikkate almamız gerek. Dolayısıyla ihracat amaçlı ürün temininde bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyoruz. Geçen yıl stoklardan 130 bin ton fındık kaldı. Bu yıl ihracat amaçlı ürün temininde bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin 2014 yılında 2 milyar 237 milyon dolar olan fındık ve mamulleri ihracatını 2015 yılında yüzde 22,5 artırarak 2 milyar 834 milyon dolara çıkardığını hatırlatan Gören, Bu yıl ürün miktarına bağlı olarak iç tüketim ve ihracatta azalmalar olabileceğine dikkat çekti. Gören, şunları söyledi: “Ticaretin kuralı bu. Rekoltenin düşük olması veya üreticinin fiyatların artması için ürününü piyasaya geç sürmesi normaldir. Bunun sakıncası, fındığı hammadde olarak kullanan sanayicinin ürün için Türkiye dışındaki ülkelere yönelmesidir. Rekoltenin yetersiz olduğunu gören sanayiciler, kendilerine yurtdışında alternatif ürün arayışına girmektedir. Örneğin bu yıl için 285 bin ton fındık ihraç etmeyi öngörüyorduk. Fakat üretici ürününü bekletince, ihracat 240 bin ton seviyelerinde kaldı. Sanayiciler 45 bin tonluk bölümü Türkiye yerine başka ülkelerden temin etti”.

  • Kornea Nakli Donör Temini Protokolü Ön Toplantısı Gerçekleştirildi

    Aydın’da kornea nakli donör temini protokolü için ön toplantı gerçekleştirildi.

    Adnan Menderes Üniversitesi’nin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı bünyesinde bulunan Kornea Bankası ile koordineli bir şekilde gerçekleştirecek olduğu kornea nakli ile ilgili olarak Aydın Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği bünyesindeki devlet hastanelerinde beyin ölümü gerçekleşmiş olan donörlerden alınacak olan kornea sayesinde nakil bekleyen hastalara umut olacak.

    Bu kapsamda yapılacak olan çalışmaların ilk etabı olarak, Kornea Nakli Donör temini protokolü için ön toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya Genel Sekreterimiz Uzm. Dr. Selma Özcan, Adnan Menderes Üniversitesi Göz Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Tolga Kocatürk ve Ekibi, Aydın Sağlık Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Alpay Alp, Aydın Sağlık Müdürlüğü Kamu Sağlık Hizmetleri Şube Müdürü Derya Kepe, Aydın Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği Tıbbı Hizmetler Başkanı Opr. Dr. Ergun Temiz, Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi, Nazilli Devlet Hastanesi, Atatürk Devlet Hastanesi, Aydın Devlet Hastanesi Organ Nakli Koordinatörleri katıldı.

  • Akar: “Ankara’daki Patlamada Kan Temini Dört Dörtlük Oldu”

    Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, Ankara’daki 100’den fazla vatandaşın ölümüne sebep olan patlamada kan temininin, Türk Kızılayı ve Sağlık Bakanlığı’nın omuz omuza çalışmasıyla dört dörtlük sağlandığını söyledi.

    Orta Karadeniz Bölge Kan Merkezi Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasının açılışı yapıldı. Açılışa Vali Yardımcısı Mehmet Ali Karatekeli, CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, Canik Belediye Başkanı Osman Genç, İl Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Köksal, Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, Türk Kızılayı Samsun Şube Başkanı Mustafa Keskin, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, kan bağışçıları ve vatandaşlar katıldı.

    Açılış öncesi konuşan Türk Kızılayı Samsun Şube Başkanı Mustafa Keskin, “Muhteşem binalar yapabiliriz. Bu eser muhteşem bir eser. 4 bin metrekare kapalı alanı var. Ama burada insan faktörü olmazsa, kan olmazsa, kan bağışlayan olmazsa bizim köprü görevi yaptığımız hastanelere ulaştırdığımız, bir nefes daha alsınlar diye gayret ettiğimiz o kanlar olmazsa bu binanın kuru bir beton yığınından hiçbir farkı yoktur. Ruhsuzdur, cansızdır, bir ölü eserdir. Kızılay demek iyilik demek, Kızılay demek merhamet demek, Kızılay demek şefkat demek. Biz burada gönüllüyüz ve aracıyız” dedi.

    AKAR: “2005 YILINDAN SONRA TÜRK KIZILAYI YÜKSELİŞTE”

    2005 yılından sonra Türk Kızılayı’nın büyük bir yükselişe geçtiğini belirten Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, “2005 yılından beri Türk Kızılayı ‘Güvenli Kan Temini’ projesini Türkiye’de uygulamaya soktu. Biz Türk Kızılayı olarak Cumhurbaşkanımızın ‘hastanelerde elinde kan torbaları ile dolaşan hastaları görmek istemiyorum’ talimatından hareketle ve TBMM’nin aldığı kararla Güvenli Kan Temini projesinin organizasyonunu yapmak üzere görevlendirildi. O günden sonra yollara düştük. Çok gayretler sarf ettik. Kendi öz bütçemizden 250 milyon TL’ye yakın parayı harcamak suretiyle kan merkezlerimizi kurduk. Bugün geldiğimiz noktada 17 tane bölge kan merkezimiz oldu. Türkiye’nin genelinde 65 tane kan bağış merkezimiz oldu. Yüzlerce aracımız, yüzlerce otobüsümüz, kan toplama ekiplerimiz oldu. 3 bin 500’e yakın arkadaşımız bu hizmette görev yapıyor” diye konuştu.

    AKAR: “ANKARA’DAKİ PATLAMADA KAN TEMİNİ DÖRT DÖRTLÜK OLDU”

    Göreve geldiği günden buyana Türkiye’de hiçbir zaman kan eksikliğini hissettirmediklerini ifade eden Akar, “En son Ankara’daki 100’den fazla vatandaşın ölümüne sebep olan patlamada kan ihtiyacı zuhur etti. O an Türk Kızılayı anında bin ünite kanı depolamıştı, 600 ünite kanı hastanelere sevk etti. Hiçbir hastanın ameliyatı kan bulunamadığı için yapılamamazlık olmadı. Hiçbir hasta kansızlıktan dolayı vefat etmedi. Hiçbir hastanın ameliyatı 1 gün dahi ertelenmedi, kan temini Türk Kızılayı sayesinde ve Sağlık Bakanlığımız ile omuz omuza çalışarak tam 4 dörtlük karşılandı. Bunun gibi diğer terör olaylarında, diğer kazalarda ve diğer konularda Türk Kızılayı bizzat burada topladığı kanı işleyip, her kandan 3 kompenet elde edip, bir kanın 3 cana can vermesi şeklinde hastanelere bizzat kendi araçları ile götürüyor. Dünyanın en modern imkanlarıyla analizlere, tahlillere tabi tutuyor. Ülkemizdeki insanların yaşama tarzları da kanlarında kötü virüslerin oluşması konusunda engel ama biz de burada en modern ve en pahalı testleri kullanmak suretiyle kan alıcılarının zarar görmemesini ve şifa bulmasını sağlamaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    Akar şöyle devam etti: “301 canımızı şehit verdiğimiz Soma’da Türk Kızılayı oradaydı. Orada şehit yakınlarının yanında onların çayını, çorbasını, yemeğini, psiko-sosyal desteğini asla ve asla ihmal etmedi. Nerede ve ne şekilde olursa olsun bütün afetlerde milletimizin yanında oldu ve olmaya devam edeceğiz. Çünkü bu dualı bir ocaktır. Çünkü 1868 yılında dualarla kurulmuştur. Kızıl haçı reddedip, Kızılayı dünyada ilk defa kullanmıştır. Türkiye, Osmanlı Hilal-i Ahmer’i olarak dünyada ilk defa hilali kullanan ülkeyiz. Bundan sonra kurulan 50 ülkenin de hilali kullanmasına siz sebep oldunuz. Bugün de gerek İslam aleminde, gerekse Hristiyan aleminde, gerekse diğer alemlerdeki tüm Kızılaylar arasında parmakla gösteren, sayılan, sevilen, sözü geçen dünyanın 3-5 ulusal derneği arasında Türk Kızılayı da vardır.”

    GENÇ: “BELEDİYE OLARAK KIZILAY’A FARKLI BAKIYORUZ”

    Samsun’un meşale ve mücadele şehri olduğunu ifade eden Canik Belediye Başkanı Osman Genç, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna sebep olan önemli bir şehirdir. Bu şehir 1919 yılında Anadolu’nun başkentliğini yapmış bir şehirdir. Dolayısıyla bölge kan merkezi Samsun’a yakışıyor ve Samsun bunu hak ediyor. İnanıyorum ki bu bölge kan merkezinde emeği geçen bütün kardeşlerimize çok teşekkür ediyoruz. Çünkü buraya ilk başladığımızda burada yol bile yoktu. Biz Canik Kızılay Merkezi’ni yaptık ve Kızılay’a devrettik. Biz Kızılay’a farklı bakıyoruz. Kızılay bizim medeniyet ilkemiz olan ‘komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir’ ilkesini hayata geçiren önemli bir vakıf ve hayrat kuruluşu olduğunu düşünüyoruz. Bu anlamda biz belediye olarak Kızılay ile ilgili yapılacak olan her işte iş tuttuk ve iş tutmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türk Kızılayı’na tüm kuruluşların destek vermesi gerektiğini belirten CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, “Türk Kızılayı denince doğal afetlerde, yaşamın her koşullarında yetimi ile yoksulu ile el uzatan bir kurum olarak biliyoruz. Biz çocukluğumuzda Türkiye Cumhuriyeti devletinin varlığını Türk Kızılayı’nın da var olmasıyla öğrendik. Türk Kızılayı’nın olduğu yerde tüm toplumumuzun siyaseten ayrıştırmadan, yönetilebilir bir durumda olması gereken, her tarafta ve her yerde tarafsızca hizmet veren bir kuruluş olarak biliyoruz. Bu kuruluş bundan sonra da bu tür hizmetlerini devam ettirecektir. Bu kan merkezi sadece Samsun için değil, ülkemiz için çok önemli bir görev yapacağını düşünüyorum. Bu kan merkezinin en önemli ayağı belediyelerimizin, STK’ların, kurum ve kuruluşlarının tamamının destek vermesi gereken bir yer olduğu inancı içersindeyim” dedi.

    Daha sonra Orta Karadeniz Bölgesi’nde en fazla gönüllü ve düzenli kan bağışında bulunan kişilere plaketler verildi. En fazla kan bağışlayan kadınlarda 43 ünite ile Kevser Daldal, erkeklerde 128 ünite ile Hüseyin Doğan Köseoğlu ve 103 ünite ile Nuri Ercan’a plaketlerini Vali Yardımcısı Mehmet Ali Karatekeli verdi.

    İnsanların küçük yaşlarda kan verme konusunda eğitilmesi gerektiğinin altını çizen Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Ali Karatekeli şunları söyledi: “1.5 asırlık geçmişi ile kendisine verilen görevleri gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında başarı ile yerine getiren iftarımız olmuş Türk Kızılayı’na verilen en önemli görevlerden bir tanesi de sağlıklı kanın toplanmasıdır. Türk Kızılayı’nın yaptığı tüm görevler önemlidir ama kan bağışı ve kanın toplanması ayrı bir önem arz etmektedir. Çünkü kan hiçbir bilimsel çalışma ve teknoloji ile üretilemeyen kaynağı insan olan tek maddedir. Bunu acil durumlarda toplayıp, uzun yıllar kullanmak üzere stoklama imkanımız da yoktur. Kan ürünlerinin stok yapılabilmesi sadece günlerle ifade edilebiliyor. Öyleyle bu hizmeti başarılı kılmanın yolu devamlı ve sürekli kılmaktır. Bunun için de kanın tek kaynağı olan insana ihtiyaç vardır. İnsanımızı daha küçükten eğitim çağında bilinçlendireceğiz.”

    Konuşmaların ardından İl Müftüsü Veysel Çakı’nın duaları eşliğinde Orta Karadeniz Bölge Kan Merkezi Müdürlüğü’nün açılışı yapıldı. Açılışın ardından Genel Başkan ve beraberindekiler yeni hizmet binasını gezdiler.