Etiket: Temasıyla

  • Hazreti Mevlana bu yıl “Selam Vakti” temasıyla anılacak

    Hazreti Mevlana’nın 745. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri için yapılan hazırlıklar devam ediyor. Anma etkinlikleri bu yıl “Selam Vakti” temasıyla gerçekleştirilecek.

    Hazreti Mevlana’nın Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri’nin günümüz insanına, bu büyük mutasavvıf ve mütefekkirin görüşlerini içeren programlarla hitap edebilmesine hizmet etmek amacıyla; bu yıl düzenlenecek olan etkinliklerin ana teması “Selâm Vakti”, tören mottosu olarak da Hazreti Mevlana’ya ait olan “Selâm denizi coştuğundan gönüllerden kini giderir” cümlesi belirlendi.

    Konya Kültür ve Turizm Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Modern etkinlik biçimleriyle ilk kez 1937 yılında Konya’da başlanılan Hazreti Mevlâna’nın Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenlerinin bu yıl 81’incisi yapılacak. Bu yıl 07-17 Aralık 2018 tarihleri arasında 15 seans Sema Töreni yapılacak.

    Tören biletleri www.konyakultur.gov.tr web sitesinde bulunan e-bilet sistemi üzerinden temin edilebilecek.

  • Emine Erdoğan, kadınlara “Sıfır Atık” temasıyla davet verdi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, kadınlara “Sıfır Atık” temasıyla davet verdi. Emine Erdoğan, “Ben merkezli’ anlayıştan, ‘insan merkezli’ anlayışa geçmezsek her şey için çok geç olacak” dedi.

    Emine Erdoğan, “Dünya Kadınlar Günü” münasebetiyle siyaset, iş, medya, akademi, sanat ve spor dünyasından oluşan kadın topluluğa “Sıfır Atık” temasıyla davet verdi. Erdoğan, yaptığı konuşmada, “Yaşamak. Bir ağaç gibi tek ve hür. ve bir orman gibi kardeşçesine.’ diyor ya Nazım, tıpkı onun dediği gibi tek tek her biriniz, başarıları ve cesaretleriyle temayüz etmiş güçlü kadınlarsınız. Kadınlar, en temel insani haklarını, eğitim ve çalışma haklarını istiyorlar. Şiddetten, istismardan uzak bir yaşam hakkı talep ediyorlar. Hayatın her alanında söz sahibi olmak istiyorlar. Yani insan olmanın gereğine talipler. Kadın sorunları başta olmak üzere hemen her konuda temel meselemizin insanlık meselesi olduğunu düşünüyorum. 21. yüzyılda yaşadığımız tüm krizler, ahlak temelli krizlerdir. Kadına kötü yaklaşımdan tabiata hor muameleye kadar her biri, ahlaki bir zaafiyetin neticesidir. Bu nedenle önce insana bakışımızı değiştirmek durumundayız. Mevlana, ’Her insan hayra açılan bir sonsuzluk kapısıdır’ diyor. Bu hakikati içselleştirebilirsek, insanlığın çözülmemiş meselesi kalmaz. Çünkü bu kapıdan geçen, insana zulmetmez. Başkalarının hukukunu çiğnemez. Bize düşen insanlığın faziletine, erdemine uygun hareket etmektir” dedi.

    Kadınların dünyayı değiştirme gücüne tüm benliğiyle inandığını vurgulayan Emine Erdoğan, “Aklı, sezgisi, şefkati ve zarafetiyle kadın, insanlığın inşasında başroldedir. Tarih yazımında yeterince yer almasa da tarih boyunca kadınlar, gönüllerin imarından şehirlerin imarına her alanda var olmuştur. Bugün de Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde, kalkınma yarışında kadının eli yine her yere değmektedir. Kadınlarımız artık her zamankinden daha çok eğitim alıyor, daha çok kendini geliştiriyor, daha çok ’biz varız’ diyor. Çözüm süreçlerinde aktif biçimde yer alıyor. Hepinizin bildiği üzere, Birleşmiş Milletler’den Davos Zirvesi’ne hemen her büyük buluşma artık çevre sorunları gündemiyle toplanıyor. Çevre, çağımızın alarm veren konularının başında geliyor. Teknoloji, insanın tabiatla kurduğu ilişkide köklü değişikliklere sebep oldu. Tabiatın dengesi bozuldu. Elbette bütün suçu teknolojiye atıp biz aradan sıyrılamayız. Çünkü çevre sorunlarının altında insanın bencilliği ve hırsı yatıyor. Tabiatı hep hükmedilecek bir nesne olarak görüyoruz. Ona sınırsız bir kaynak olarak bakıyoruz. Ne yazık ki insan yalnızca çıkarlarıyla ilgileniyor. Sonu gelmeyen istekler uğruna türleri yok ediyoruz. ’Ben merkezli’ anlayıştan, ’insan merkezli’ anlayışa geçmezsek her şey için çok geç olacak. İşte bu nedenle sizleri çevre sorunlarının çözümünde rol almaya davet ediyorum” ifadelerine yer verdi.

    “Ben, bir kişinin gücüne inananlardanım”

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığının koordinasyonunda “Sıfır Atık” kampanyası başlattıklarını hatırlatan Erdoğan, “Kişisel yaşamımızda yapacağımız basit değişikliklerle büyük etkiler yaratabiliriz. Nihayetinde çevre sorunları, insan davranışlarının sonucudur. Bazen iklim değişikliği, küresel ısınma gibi bu büyük sorunların bizi aştığını düşünür, ‘hükümetler, büyük şirketler yapsın’ deriz. Ama aslında hükümetler, büyük şirketler biziz, hepimiziz. Toplumun ruhuna dokunan sanatçılarımız var. Aklımızı terbiye eden öğretmenlerimiz, akademisyenlerimiz var. Yeter ki sorunların çözümünde rol almaya niyet edelim. Ben, bir kişinin gücüne inananlardanım. Küçük çabaların bir kartopuna dönüşeceğine, bir kelebeğin kanat çırpmasının dünyanın diğer ucunda fırtınalara sebep olacağına gönülden inanıyorum. Sürdürülebilir kalkınma ancak tasarruf kültürü ve atıkların kontrolüyle mümkündür. Bu kapsamda biz önce evimizden başladık. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne atıkların ayrıştırılabileceği kumbaralar yerleştirdik, personelimizi eğittik. Sadece bir ay içinde kayda değer kazanımlar elde ettik. “2920 kilogram kağıt ve kartonu geri dönüştürerek, 51 ağacın korunmasını sağladık. 420 kilogram camı dönüştürerek, 50 litre petrol tasarruf ettik. 1660 kilogram metali dönüştürerek 100 wattlık bir ampulü 2,5 milyon saat çalıştıracak enerji sağladık. Organik atıklardan elde edilen kompost gübre, şu anda bahçelerimizde kullanılıyor” diye konuştu.

    Zeytin Dalı Harekatı kapsamında vatanın bekası, milletin selameti için canını feda eden tüm şehitleri rahmetle ve minnetle anan Emine Erdoğan, “Masalarınızdaki Zeytin Dalı mendillerinin dokusunda bulunan zeytin tohumlarıyla barış ağacına dönüşme sürecinde, inşallah coğrafyamızdaki barış umudunun da güçlenerek artmasını temenni ediyorum” dedi.

    Davette Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, milletvekilleri Belma Satır, Ravza Kavakcı, İlknur İnceöz ve Lütfiye Selva Çam, Demet Sabancı Çetindoğan, Arzuhan Doğan Yalçındağ, Reyhan Kalyoncu, Leyla Alaton, Reyhan Demirören, Emel Sayın, Işın Karaca, Yonca Evcimik, Demet Şener, Tülin Şahin gibi isimler yer aldı.

  • İBS Anne ve Çocuk Fuarı ’Kahraman Annem’ temasıyla başladı

    Aile festivali İBS, ’Kahraman Annem’ teması İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı. 6’ncısı düzenlenen fuarda Ceyda Düvenci, Ayşe Arman, Akasya Asıltürkmen, Derya Özel gibi ünlü anneler ile alanının uzman doktorları fuar boyunca ebeveynlerle bir arada olacak.

    Türkiye’nin güvenilir ve alanının önde gelen etkinliklerden olan İBS Anne ve Çocuk Fuarı (Aile Festivali İBS), renkli ve sürprizi çok içeriği ile İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı. Bu yıl 6’ncısı yapılan ve 17 Aralık tarihine kadar devam edecek aile festivali İBS’nin 2017 teması ise ’Kahramanım Annem’ olarak belirlendi. Her sene çok sayıda ebeveyn ve çocuğun yoğun ilgi gösterdiği ve eğlenceli etkinliklerin yer aldığı İBS’nin bu yıl içeriği ise önceki yıllardan daha yoğun ve dolu olduğu vurgulandı. Fuarda 3 gün boyunca sergiler, atölye çalışmaları, sohbet buluşmaları ve yarışmalar gibi etkinlikler yer alacak. Ayrıca ebeveynlik halleri ve çocuğa yönelik yaklaşımları ile fark oluşturan pek çok ünlü anne ile uzman da fuar kapsamında yer alıyor.

    ’’Aileler için yine büyülü bir dünya oluşturduk’’

    Fuar hakkında bilgi veren Boyut Grup Genel Müdürü Seçil Fida, ’’3 gün boyunca ziyaretçilerimizi ağırlayacağız. Her zaman ki gibi keyifli, eğlenceli bir fuar bizi bekliyor. Ziyaretçilerimiz, her yıl olduğu gibi bu senede daha da büyüyerek sektörün en değerli oyuncularını, markalarını ve en yeni ürünlerini bulacaklar. Değer verdikleri uzmanlar, takip ettikleri ünlü anneler ya da psikologlar burada söyleşiler yapacak. Ziyaretçilerimiz onlarla buluşup sorularını cevaplayacak. Yazarlarımız imza günleri düzenleyecek, kitaplarını imzalayacak ve birlikte okumalar yapacaklar. Çocuklar için dört bir köşede onlarca atölye var. Her stantta içinde bambaşka bir dünya var. Aileler için yine büyülü bir dünya oluşturduk. Aile kurmayı hedefleyen çiftler, hamileler, yeni doğum yapanlar ve 3 yaşına kadar çocuğu olanlar bu fuardan çok faydalanacaklar. Ama bizim öyle annelerimiz var ki 8 yaşında birinci çocuğu ve 1 yaşında ikinci çocuğu var. 8 yaşındaki çocukta bu fuarda çok faydalanıyor ve eğleniyor’’dedi.

    Fida, konuşmasına şöyle devam etti: ’’Organik besinler, organik kıyafetler, güvenli araçlar, oyuncaklar, kitaplar fuarda yer alıyor. Sanıyorum 8 yaşına kadar çok faydalanacaklar. 150 ile 200 arasında markamız bulunuyor. Kapıları saat 11.00’de açıyoruz, akşam 19.00’a kadar sürüyor. Herkesi fuarımıza bekliyoruz. Burada çok keyifli 3 gün geçireceğiz. Fuar, Pazar akşamı saat 19.00 kadar sürecek’’.

    Cengiz Küçükayvaz, çocuklarla drama yapacak

    Festivalin renkli ve eğlenceli bölümü olan İBS Sahnede çocukları, birçok gösteri ve seyirci katılımına dayalı etkinlik bekliyor. Fuarda mini clubshowlar, illüzyon ve jonglör gösterileri, Jazz konseri, Jazz dansları ve animasyonlar öne çıkıyor. Özel olarak oluşturulan ’Minik Yetenekler Sokağı’nda ise ’kukla tiyatrosu’ bulunuyor. Festival kapsamında ünlü tiyatrocu Cengiz Küçükayvaz da üç gün boyunca çocuklarla üretici drama çalışmaları yapacak.

    17 Aralık’a kadar ünlü anneler ve doktorlar fuarda

    Fuar, sohbet buluşmaları bölümünde bugünden itibaren 3 gün boyunca ünlü anneleri ve doktorları ağırlayacak. Kısa bir süre önce anne olan Akasya Asıltürkmen, ikinci defa anne olan Ceyda Düvenci, ikiz çocuk annesi Derya Özel, bir kız çocuk sahibi Ayşe Arman ebeveynlere hem deneyimlerini anlatacak hem de sorulara cevap veriyor olacak. İBS Sohbet buluşmalarının dikkat çekici uzmanları ise şöyle: Dr. Gökhan Mamur, Dr. Sema Demir, Dr. Aykut Coşkun, Dr. Elif Çakır, Pedegog Melek Kılıç, Uzman Psikolog Elif Saygın, Klinik Psikolog Yrd. Doktor Başak Demiriz ve Doktor Cevahir Tekcan.

    Markalardan hediye ve indirim

    Festivalin en ’koşturmacalı’ bölümünü ise ’Hazine Avı Yarışmaları’ oluşturuyor. Ebeveynlerin ve çocukların başrolünde olduğu eğlenceli yarışmaların kazananlarını ise, puset, oto-koltuğu, bebek yatağı, hijyen malzemeleri, oyuncak ve kıyafetlerden oluşan hediyeler veriliyor. Fuarda Türkiye’nin güvenilir anne bebek çocuk markaları hem en yeni ürün ve hizmetlerini ebeveynlere tanıtacak hem de uyguladıkları festivale özel indirimlerle aile bütçesine katkıda bulunacak.

  • 53. Kütüphaneler Haftası “İnsan Her Yerde Okur” temasıyla kutlandı

    53. Kütüphaneler Haftası kapsamında “İnsan Her Yerde Okur” temalı kitap okuma şenliği, Anadolu Üniversitesi Merkez Kütüphane önünde gerçekleştirildi.

    81 ilde eşzamanlı olarak gerçekleştirilen etkinliğe Anadolu Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Merkezi’nden sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Anadolu Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Merkezi Daire Başkanı Güven Tunçel ve Anadolu Üniversite Merkez Kütüphane Koordinatörü Prof. Dr. Mesut Kurulgan katıldı.

    53. Kütüphaneler Haftası kapsamında düzenlenen “İnsan Her Yerde Okur” temalı okuma şenliğinin açılış konuşmasını Anadolu Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Merkezi Daire Başkanı Güven Tunçel yaptı. Tunçel, “Kitaplar, kütüphanelerin vazgeçilmez unsurlarıdır. Bizim kütüphanemiz de bu anlamda bir hayli zengin bir kütüphanedir. Bu yılki verilere baktığımızda kullanıcılarımızın kütüphanemizden 170 binin üzerinde kitap ödünç aldığını görüyoruz. Bu bizi oldukça memnun eden bir sonuç. 53. Kütüphaneler Haftası’nın tüm öğrencilerimize, kütüphane kullanıcılarımıza ve kütüphane personelimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

    Etkinliğe katılamayan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan’ın Kütüphaneler Haftası’na ilişkin mesajı Anadolu Üniversitesi Merkez Kütüphane Koordinatörü Prof. Dr. Mesut Kurulgan tarafından okundu. Prof. Dr. Naci Gündoğan mesajında, “İnsanlık belleğinin kaydını tutan ve bu büyük hazineyi sadakatle muhafaza eden, ihtiyaç duyanlara kapılarını arayarak zenginliklerini cömertçe sergileyen kütüphaneler, birikimimizi muhafaza ettikleri gibi kültürümüzü zenginleştirecek yeni eserlerin yeşereceği zemini hazırlar. Anadolu Üniversitesi olarak her geçen gün geliştirdiğimiz kütüphanemizi 7 gün 24 saat açık tutarak bu konuda üzerimize düşen vazifeyi yerine getirmeye çalışıyoruz. Kitabın ve kütüphanelerin hayatımızda daha geniş bir yer tutmasını diliyor, Kütüphaneler Haftası’nı kutluyorum.” ifadelerine yer verdi.

    “Türkiye’nin en önde gelen üniversite kütüphanesiyiz”

    Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, 53. Kütüphaneler Haftası ile ilgili, “Anadolu Üniversitesi Kütüphanesi olarak hem kitap sayımız hem de sahip olduğumuz kaynaklar açısından Türkiye’nin en önde gelen üniversite kütüphanesiyiz. Ben de bir araştırmacı olarak hem öğrenciliğim hem de akademik hayatım boyunca Anadolu Üniversitesi Kütüphanesinden çok yararlandım. Türkiye’deki tüm üniversiteler kütüphanemizden yararlanıyor. Bu yüzden Anadolu Üniversitesi Kütüphanesi hem kendi üniversitemize ve şehrimize hem de tüm üniversitelere bu anlamda katkı sağlayan bir üniversitedir.” şeklinde konuştu. Günümüzde sosyal medya ve elektronik aygıt kullanımı ile birlikte kitap okuma alışkanlığının köreldiği bir süreç yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, “Kitap okumanın zaman ve mekân sınırlaması olmadan her ortamda gerçekleştirilebileceğini düşünüyorum.” dedi.

    Anadolu Üniversitesi Merkez Kütüphane Koordinatörü Prof. Dr. Mesut Kurulgan kitap okuma şenliği ile ilgili “Kitap okuma ve kütüphane kullanma alışkanlığını arttırmak ve farkındalık yaratmak için bu etkinliğin içinde yer almayı amaç edindik.” diye konuştu. Anadolu Üniversitesi Merkez Kütüphanesi olarak toplam kalite yönetimi felsefesi doğrultusunda kullanıcı odaklı bir anlayış benimsediklerinin altını çizen Prof. Dr. Kurulgan, “Toplam kalite yönetiminin uygulanması için önemli oranda desteğe ihtiyaç vardır. Bu noktada başta Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan olmak üzere tüm ekibinin büyük desteğini alıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Yıl içinde en fazla ödünç kitap alanlara ödül

    Ayrıca 53. Kütüphaneler Haftası kapsamında gerçekleştirilen okuma şenliğinde yıl içinde en çok ödünç alan öğrencilere ve idari personellere armağanlar verildi. Yıl içinde kütüphaneden kitap ödünç alan öğrenciler arasında 117 kitap ile Eğitim Fakültesi öğrencisi Ferit Kılıççı 1. olurken 113 kitap ile Fen Fakültesi öğrencisi Elsad Cukalı 2. ve 104 kitap ile Edebiyat Fakültesi öğrencisi Mustafa Batur 3. sırada yer aldı.

    İdari personeller arasında ise en fazla kitap ödünç alan, 267 kitap ile Devlet Konservatuarı personeli Gülşen Yılmaz oldu. 2. sırada 175 kitap ile Eczacılık Fakültesi personeli Ayla Atman yer alırken Rektörlük Personel Daire Başkanlığı personeli Sara Sezer 154 kitap ile 3. oldu.

    Armağanların verilmesinin ardından katılımcılar açık havada kitap okuyarak 53. Kütüphaneler Haftası’nın bu yılki teması olan “İnsan Her Yerde Okur” etkinliğini noktaladı.

  • TEDxİKÜ, “Ben Olsaydım” Temasıyla İKÜ’de gerçekleşti

    Kar amacı gütmeyen ‘Paylaşılmaya Değer Fikirler’i yaymak amacıyla kurulan küresel konferanslar serisi TED, bu kez İstanbul Kültür Üniversitesi tarafından “Ben Olsaydım” temasıyla gerçekleştirildi.

    Technology, Entertainment ve Design (Teknoloji, Eğlence, Tasarım) sözcüklerinin baş harflerinden oluşan, 32 yıllık geçmişe sahip organizasyon, Türkiye’de de farklı temalarda düzenlenmeye devam ediyor. Bu kez de TEDxİKÜ” adı altında düzenlenen, Türkiye’de ve dünyada tanınmış, ilham dolu hikâyesi olan isimleri bir araya getiren organizasyon İstanbul Kültür Üniversitesi Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşti. TEDxİKÜ’ye, Aerobik Jimnastik Dünya Şampiyonu 15 yaşındaki Ayşe Begüm Onbaşı, ödüllü Yönetmen Ahmet Bikiç, Eğitim Hareketi’nin kurucularından Sanatçı ve Eğitmen Bager Akbay, Gazeteci-Akademisyen Dr. Bora Bayraktar, Televizyon Programcısı Burak Akkul, Türkiye Tik/Tourette Sendromu Gönüllüleri Kurucusu Çağdaş İslim, AKUT Enstitü Yöneticisi Dündar Şahin, Oyuncu Ebru Cündübeyoğlu, Psikolog-Yazar Leyla Navaro, Deneyimsel Marka Uzmanı Uğur Batı ve Dansçı-Kareograf Ziya Azazi gibi alanlarında uzman kişiler konuşmacı olarak katılım sağladılar. “Ben Olsaydım’’ temasıyla gerçekleşen TEDxİKÜ’de katılımcılar, aklın sınırlarını zorlayarak olaylara farklı açılardan bakmayı ve imkânları dâhilinde olsaydı neler yapmak istediklerini paylaşarak, ilham veren hikâyelerini anlattılar.

    “Böyle organizasyonların, hem konuşmacıya hem de dinleyiciye çok büyük katkıları var”

    “Karar Bilimi” kavramıyla dinleyiciler ile buluşan Akademisyen ve Marka Uzmanı Uğur Batı TEDx gibi uluslararası bir organizasyonun hem konuşmacıya hem de dinleyiciye çok büyük katkılar sağladığını ve bu yüzden sayısının daha da arttırılmasının gerektiğinin altını çizdi. Uğur Batı aynı zamanda, “Farklı konularda ve temalarla dinleyicilerle bizleri buluşturan TEDx’de ben de bugün Karar Bilimi üzerine konuşacağım. Çünkü Karar Bilimi, son yılların en önemli kavramlarından biri. Birçok çok uluslu şirket, bu konuda araştırmalar gerçekleştiriyor. Devletler de bu araştırmaya ön ayak olup yönlendirmelerde bulunuyor. Hem araştırma ve akademik alanda hem de kişisel gelişim olarak bu konu çok önemli bir yerde bulunuyor. Ben de bugün kararlarımızın sıra dışı hikâyelerinden bahsedeceğim” dedi.

    “İyi bir eğitim, sektörel uygulamalarla birlikte akademik derinliğin birleşiminden oluşur”

    Uğur Batı TEDx gibi organizasyonlar içinse, “Ben sektörel uygulamalar yapan da bir akademisyenim. Kuşkusuz iyi bir eğitim, sektörel uygulamalarla birlikte akademik derinliğin birleşiminden oluşur. Zaten üniversitelerde öğrenciler akademisyenlerden birçok derin bilgiyi elde ediyorlar ama sektörde nasıl uygulandığı konusunda sektör uygulamacılarından da bir şeyler dinlemesi her uygulama alanı için önemli diye düşünüyorum. Nitekim üniversiteler de artık sektör ile öğrencileri bir araya getiriyor. Tabii bunun TEDx başlığı altında yapılmasının ayrı bir önemi var. Sonuçta çeşitli alanlarda yüzlerce sunum yapmışımdır. Fakat bu benim için farklı bir deneyim. Çünkü belli bir zaman kısıtlamasının olması, organizasyonun TEDx gibi dünya çapında bilinen itibarlı bir isme sahip olması, aslında konuşmacının kendisi için de çok ciddi bir deneyim. Dolayısıyla hem konuşmacı hem de dinleyici için ayrı bir deneyim olan bu tür organizasyonların Türkiye’de farklı başlıklar altında yapılıyor olması çok güzel ve etkili bir uygulama. Bu yüzden ben bunların sayısının artmasının, illere yayılmasının farklı eğitim kurumlarında ya da eğitim dışı kuruluşlar tarafından düzenlenmesinin de bilginin paylaşımı konusunda çok önemli olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    “Bir yıldır bu organizasyon için itinayla çalışıyoruz”

    Bir yıl önce böyle bir etkinlik yapmayı planladıklarını ve o günden sonra tüm ekip ile beraber itinayla çalıştıklarını söyleyen İKÜ Kurumsal İletişim Birimi’nden TEDxİKÜ Organizatörü Caner Aferin ise, “TEDx ile ilk etkinliğimiz olacak o yüzden biraz heyecanlıyız. Hem Kurumsal İletişim Birimi hem de öğrencilerden oluşan bir ekibimiz var. Onlarla birlikte çok iyi bir şekilde hazırlandık ve konsepti de ‘Ben Olsaydım’ olarak düşünerek 11 konuşmacıyı davet ettik. Bunların içerisinde sahne gösterileri ve showlar da olacak. Umarım güzel bir gün olur. Sonuçta TEDx dünyaca ünlü bir organizasyon ve bunun bir parçası olmak bile hepimize çok büyük katkılar sağlayacak” ifadelerini kullandı.