Etiket: televizyon

  • Çanakkale’de Televizyon Hırsızı Yakalandı

    Çanakkale’de bir kahvehaneden iki televizyon çaldığı iddia edilen zanlı yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre, Barış Caddesi’nde bulunan bir kahvehaneye 6 gün önce giren 26 yaşındaki S.G’nin içeride bulunan iki LCD televizyonu çalarak kaçtığı iddia edildi. Kahve sahibi durumu polise bildirdi. Asayiş ekipleri, Esenler Mahallesi’nde S.G’yi yolda yürürken durdurmak istedi. Ekiplerden kaçmak isterken yakalanan S.G., gözaltına alındı. Çaldığı televizyonlarla birlikte Çanakkale Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen zanlı, ifadesinde, televizyonları bir apartmanın çatı katında sakladığını bildirdi. Hırsızlık zanlısı S.G., ifadesi alındıktan sonra adliyeye sevk edilecek.

  • Demet Akbağ, Televizyon Ekranlarına Dönüyor

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde bir etkinliğe katılan ünlü oyuncu Demet Akbağ, televizyon programı için kolları sıvadı.

    “Şapkadan Lezzet Çıkaran Şefler Buluşması”nın sürpriz konuğu Demet Akbağ oldu. Bitez Mahallesi’nde bulunan bir otelde gerçekleşen etkinliğin sürpriz konuğu ünlü tiyatro ve sinema sanatçısı Demet Akbağ, UnileverFood Solutions mutfağına girerek şeflerin eğlenceli bir gün geçirmesine katkı sağladı.

    Şefler Buluşması’nda, Demet Akbağ’ın ev dışı tüketim sektörüne yönelik eğlenceli sorularına, UnileverFood Solutions Pazarlama Direktörü Nihan Kayı, Pazarlama Müdürü Bahadır Elezoğlu, Yönetici Şef Yasemin Ataman ve AR-GE Müdürü Filiz Bağcı’nın aynı şekilde eğlenceli cevaplar verdi. Yaklaşık 500 şefin katıldığı etkinlikte, Demet Akbağ’ın şeflerin mutfakta yaşadıkları sorunlara değindiği skeçler salondaki şefler tarafından beğeniyle karşılandı. Akbağ, Şef Yasemin Ataman ile mutfağa girerek şeflerin eğlenceli bir gün geçirmesine katkı sağladı.

    Sunumunun ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Akbağ, Bodrum’da olmaktan çok memnun olduğunu söyleyerek, “İlk etkinliğimizi İstanbul’da yapmıştık buda Bodrum’da yapılacak olan etkinliğimizdi. Bodrum’un ilk bahar günlerinde yaptığımız bu etkinlik sıcak ve güzel bir ortamda gerçekleşti. Bende özlemişim bu mevsimde Bodrum’da olmayı en güzel zamanları Nisan – Mayıs. Bol bol yeme içme konusunda fikir sahibi olduk” diye konuştu.

    TELEVİZYON EKRANLARINA GERİ DÖNÜYOR

    Bu yaz sinema filmi çekmeyeceğini söyleyen Demet Akbağ, “Uzun yıllar sonra ilk kez bu yaz sinema filmi çekmeyeceğim. Bu yıl içimize sinen kayda değer bir proje olmadı. Bu yaz için sinema adına hiç bir şey söyleyemiyorum. Farklı projelerimiz var. Bir şeyler olabilir. Değişik bir şeyler olabilir. Televizyonlarda her şey çok tekrar etmeye başladı. Televizyon dizileri halen ilgi çekiyor ama seyirci daha seçici olmaya başladı. Her şeyi artık baştan sona takip etmiyor. Belki bir sürprizim olabilir televizyon programı adına. Sürprizimizden bahsedemiyorum ama yeni bir televizyon programı. Şu anda yüzde 80 olumlu ama ben tam kesinleşmeden konuşmuyorum. Ama okulların kapanmasını bekliyoruz, yaz programı olacak. Önümüzdeki sene için okumakta olduğum birçok proje var” şeklinde konuştu.

    “REJİM YAPMAYI SEVMİYORUM”

    Formunu nasıl koruduğu sorusu üzerine Akbağ, şunları söyledi:

    “Genetik miras. Birazcık dikkat etmek ve yaşam biçimini ona göre değerlendirip yemek yemeye dikkat etmek. Diyete girmek veya diyetten çıkmak gibi bir şey yok benim hayatımda. Çünkü öyle olunca başarı sağlanamıyor. Diyetten çıkıp her şeyi yemek ve daha sonra ben diyete başlıyorum demenin bir işe yaramadığını yıllar süren tecrübelerimle biliyorum. Biraz dikkat ediyorum, biraz tatlı yemiyorum. Doğru giyinmeyle de böyle görüne biliyorum.”

    Mutfakla arasının iyi olduğunu söyleyen Akbağ, “Elimin lezzetli olduğunu söylerler. Tatlıcı değilim ama tuzcuyum hamur ile aram çok iyidir. Börek, makarna, pilav yaparım. En sevdiğim yemek ise her türlü soslu makarna. Yeni denenen yemekleri beceremiyorum ama yöresel yemekleri çok güzel yaparım. Babaannem çok güzel yemek yapardı bizlerde ondan el aldık” diye konuştu.

  • Televizyon Kanserden Daha Çok Can Sıkıyor

    Yumurtalık kanseri tedavisinde, neşesi ve moraliyle başarılı sonuçlar alan Mersinli Pınar Erdemil, “Ah vah etmiyorum. Televizyondaki olumsuz haberler bile, kanserden daha çok canımı sıkıyor” dedi.

    Mersin’de, kızı Duru Damla’yla yaşayan SGK emeklisi Pınar Erdemil’in yumurtalıklarında, geçen yıl Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yapılan incelemede 25 santimlik kitle tespit edildi. 20 Mart 2015’te yapılan ameliyat sırasında tümör kanayınca operasyon yarım bırakılıp Pınar Erdemil yoğun bakıma alındı. Ertesi gün tamamlanan ameliyatla kitlenin bir bölümü alındı. Patoloji sonucunda Erdemil’in kanser olduğu ortaya çıkarken bu arada kitlenin yeniden büyüdüğü anlaşıldı. Haziran’da ikinci ameliyatın ardından kanserin karaciğere sıçradığı görülünce hekimler kemoterapiye karar verdi. Pınar Erdemil, yakınlarının tavsiyesi üzerine Medical Park Tarsus Hastanesine geldi ve Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Ata tarafından tedaviye alındı.

    HASTALIKLI ZİHNİYET DAHA KÖTÜ

    Baştan beri moralini hiç bozmayan, neşesini koruyan Pınar Erdemil’in vücudundaki kitle, 3 kürün sonunda küçüldü. Karaciğerine sıçrayan ise yok oldu. Erdemil’in, önümüzdeki haftalarda son kürü alınacak. Hastalığa meydan okuyan tavrı ve eğlenceli kişiliğiyle diğer hastalara da iyi bir örnek olan Pınar Erdemil, ilk günden beri canını sıkmadığını söyledi. Erdemil, “Hastalığımı öğrenince ah vah etmedim, oturup ağlamadım. Şu anda günlük hayatıma devam ediyorum. Pazara gidiyorum, film izliyorum, müzik dinliyorum” diye konuştu.

    Pınar Erdemil, morali için ise ilginç bir kıyaslama yapıyor:

    “Kanseri nezle ya da grip gibi görüyorum. Televizyondaki haberler bile kanserden daha çok canımı sıkıyor. Haberlerden görüyorum ki bazı insanların hastalıklı zihniyeti, kanserden çok daha tehlikeli.”

    KIZI: “ANNEM BANA MORAL VERDİ”

    Pınar Erdemil’in hemşire olan kızı Duru Damla ise daha önce İstanbul’da bir özel hastanede çalıştığını, annesinin hastalığı nedeniyle istifa edip Mersin’e geldiğini söyledi. Durumu öğrendiğinde çok sarsıldığını, özellikle annesi ameliyata girerken çok ağladığını anlatan Duru Damla, “Anneme belli etmemeye çalışıyordum ama çok kötü olmuştum. Fakat annemin pozitif tutumu bana güç verdi. Benim ona moral vermem gerekirken o benim moralimi yükseltti” diyor.

    Medical Park Tarsus Hastanesi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Ata da, Pınar Erdemil’in neşesinin, hedefe yönelik ilaç (akıllı ilaç) kullanılarak devam eden tedaviyi yüzde 100 olumlu etkilediğini belirtti.

  • Bozüyük’te Patlayan Televizyon Daireyi Harabeye Çevirdi

    Bilecik’in Bozüyük ilçesinde, tüplü televizyonun patlaması sonucu çıkan yangında ev büyük hasar görürken, aile üyeleri ve komşulardan 24 kişi dumandan etkilendi.

    Edinilen bilgiye göre 4 Eylül Mahallesi Define Sitesi No: 4/2 adresinde Aydın Üzüm’ün kiracı olarak ikamet ettiği evde dün gece henüz anlaşılamayan bir nedenden dolayı tüplü televizyon patladı. O sırada evde bulunan Aydın Üzüm (40) eşi Gülcan Üzüm (38) ve çocukları Buket Üzüm (14) ile Eymen Üzüm (1), oluşan dumandan etkilenerek zehirledi. Meydana gelen yangın sırasında site sakinleri arasında da panik yaşandı. Aynı sinadaki 6 aileden yaklaşık 20 kişi de dumandan etkilendi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına kısa sürede müdahale ederken sitenin üst katlarında mahsur kalan aileler itfaiye yardımıyla tahliye edildi. Yangın kısa sürede söndürülürken soğutma çalışmalarının ardından evin harabeye döndüğü gözlendi. Dumandan etkilenen site sakinleri 112 Acil Servis ekiplerince Bozüyük Devlet Hastanesinde ayakta tedavi edildikten sonra taburcu edildi.

    Olay yerinde İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince geniş güvenlik önlemleri alınırken görevliler tarafından binanın doğalgazı kesildi. Olayı öğrenen Belediye Başkan yardımcıları Ali Avcıoğlu ve Hayrettin Eldemir de olay yerinde incelemelerde bulunarak site sakinlerine geçmiş olsun dileklerini ilettiler.

  • Op. Dr. Atabay: “Televizyon İzlemek Göz Bozmaz”

    Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay, televizyon izlemenin göz bozmadığını söyledi.

    En sık merak edilen sorulardan birinin ’TV izlemek göz bozar mı?’ olduğunu anımsatan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay, “Aileler çocuklarının çok fazla televizyon izlediklerinden ve yakın izlediklerinden şikayetçi olarak göz bozukluğunun sebebi olarak TV’leri saymaktadırlar. Öncelikle burada dikkat edilecek nokta, yakın tv izlemekten göz bozulması değil, gözü bozuk olan çocuğun televizyonu yakından izlemek istemesidir. Çocuk iyi göremediği için televizyona yaklaşır. Tabi ki bu durum sadece çocuklar için değil yetişkinler için de önemlidir” dedi.

    “Televizyonu yakından izlemek gözümüzü bozmaz” diyen Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay, “Ancak son yıllarda televizyon ekranlarının büyüklüklerinin artması ve göz-televizyon mesafelerinin oda büyüklüklerine göre dengelenmesi durumunu ortaya çıkarmıştır. Bu mesafe büyük ekran kullanan bir kişide yakın kalırsa göz yorgunluklarına ve baş ağrılarına neden olmaktadır” diye konuştu.

    Bilgisayar kullanımlarının ise gözlere çok büyük rahatsızlıklar getirdiğini anlatan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay, “Uzun süreli bilgisayar kullanımı ile göz bozukluklarında ilerlemeler görmekteyiz. Özellikle miyopi hastalığı olanlarda yoğun bilgisayar kullanımı ile miyoplarında ilerlemeler sık olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilgisayar ekranı küçüldükçe rahatsızlık seviyesi artmaktadır. Tabletlerde sorun biraz daha fazla iken telefon ekranları en çok rahatsızlığa sebep olan teknolojik ürün olarak sayılabilir.

    Yoğun bilgisayar kullanımları göz kırpma refleksini de azaltarak göz de kurumalara neden olmaktadır. Bu durum gözde kızarıklık, batma, gözlerde ağrı gibi durumlarla kendini belli etmektedir” ifadelerini kaydetti.

    Göz rahatsızlıklarından korunabilmek için bilgisayar kullanımının mümkün olduğunda azaltılması gerektiğine dikkat çelken Op. Dr. Atabay, “Gözün kendini dinlendirmesi gereken saatlerde gece geç saatlere kadar bilgisayar ve televizyonlardan uzak durulmalıdır. Uzun bilgisayar başı çalışmalarında 20 dakikada 3 dakika kadar uzağa bakarak gözler dinlendirilmelidir. Çok yoğun çalışma gereken durumlarda suni gözyaşı damlalarından yararlanılabilir. Bilgisayar ışıklarına karşı koruyucu gözlüklerden faydalanılabilinir. Düşük numaralı olsa da varsa astigmat gözlüklerini kullanmaları rahatlık sağlayacaktır. Özellikle çocuklarda bilgisayar kullanımlarını kısıtlamaları ileride daha sorunlu olabilecek göz hastalıklarından biraz olsun korunmalarını sağlayacaktır” şeklinde konuştu.