Etiket: televizyon

  • Clinton ve Trump, televizyon düellosunda kozlarını paylaştı

    ABD’de Kasım ayında yapılacak Başkanlık seçimleri öncesinde Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump ile bir televizyon tartışmasında karşı karşıya gelen Demokratların başkan adayı Hillary Clinton, “Arap ve Kürt ortaklarımızı desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

    ABD’de Kasım ayında yapılacak Başkanlık seçimleri öncesinde Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump ve Demokratların adayı Hillary Clinton, ilk kez bir televizyon tartışmasında karşı karşıya geldi. İki başkan adayının New York’ta gerçekleştirdiği programı yaklaşık 100 milyon kişi izledi. Trump, Clinton’ı başkan olmak için uygun mizaca sahip olmamakla suçlarken, Clinton’ın ise vergi kayıtlarını açıklamadığını söyledi. İkili arasında zaman zaman ilginç konuşmalar da gerçekleşti. Clinton, “Bu akşamın sonunda bugüne kadar yapılan her şeyle suçlanacakmışım gibi geliyor” derken, Trump “Neden olmasın?” yanıtını verdi.

    Cumhuriyetçi aday Trump, programın moderatörü Lester Holt’un vergi kayıtlarını açıklamamasını gündeme getirmesiyle savunmaya geçti. Rutin denetim altında olduğunu iddia eden Trump, Clinton’un özel elektronik postalarıyla ilgili soruşturma sırasında silinen 33 bin maili açıklarsa kendisinin de vergi kayıtlarını açıklayabileceğini dile getirdi.

    Trump, Hillary Clinton’un başkan olmak için yeteri kadar dayanıklı olmadığını dile getirirken, Clinton ise Dışişleri Başkanlığı döneminde 112 ülkeyi ziyaret ettiğini ifade etti. Cumhuriyetçilerin adayı Trump, Afrika kökenli Amerikalıların, ABD’de cehennemde yaşadığını dile getirirken, “Tüm yetişkin hayatında DAEŞ ile savaşıyorsun” diyerek Clinton’la alay etti.

    Terör örgütü DAEŞ ile mücadeleye değinen Hillary Clinton örgüte karşı hava saldırılarını yoğunlaşması gerektiğini kaydederek, “Örgütün Rakka’dan çıkarılabilmesi için Arap ve Kürt ortaklarımızı desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Clinton, ordunun Irak’ta askeri eğitim verdiğini sözlerine ekleyerek, “Bir yıl içinde DAEŞ’i Irak’tan atmış olacağımızı umuyorum” ifadelerini kullandı.

    Clinton: “Irkçı davranışlar konusunda uzun bir sabıkası var”

    İki başkan arasında yaşanan tartışma konularından biride ABD Başkanı Barack Obama’nın doğum yeriydi. Trump için “Irkçı davranışlar konusunda uzun bir sabıkası var” diyen Clinton, bunun ilk Afrika kökenli Amerikan başkanına yönelik “çok incitici” bir yalan olduğunu söyledi.

    Trump’ın daha önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i öven ifadelerini de gündeme getiren Hillary Clinton, bu konuda Trump’ı eleştirerek, “Bu kabul edilemez. Donald, başkomutan olmak için yetersiz” dedi.

    Tartışma, 8 Kasım’da yapılacak seçim öncesinde adayların karşı karşıya geldiği üç televizyon tartışmasından biriydi.

  • Televizyon izlemek, çocuklarda olumsuz etki yapıyor

    Özellikle son günlerde daha fazla olan olumsuz ve şiddet içerikli görüntü oluşturan televizyon ekranlarından çocuklarımızın uzak durması gerektiğine dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Melih Yaman, bu durumun çocuklarda olumsuz etki yaptığını söyledi.

    Elazığ Özel Doğu Anadolu Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Melih Yaman aileleri, çocuklarının televizyon izlemesi konusunda uyardı. Çocukların büyük çoğunluğunun uyanık olduğu dönemlerinin önemli kısmını televizyon karşısında geçirdiğini aktaran Dr. Melih Yaman, “Bu durum onların ruhsal ve zihinsel gelişimlerinde bozukluklara neden olabiliyor. Her ne kadar belgesel ve eğitici programların çocuklar üzerinde olumlu etkileri görülse de genel anlamda televizyon izleyen çocuklarda olumsuz davranışlar daha fazla görülmektedir” dedi.

    “Dil gelişimi üzerinde olumsuz etkisi var”

    Küçük çocukların uzun süre televizyon karşısında kalmalarının özellikle de reklam ve müzik kliplerini sürekli izlemelerinin, çocuklarda otizm benzeri ağır gelişimsel geriliğe neden olabildiğini de ifade eden Dr. Yaman, “Uzun süre televizyon izleyen 2 yaşın altındaki çocukların dil gelişimi, sesli ve sessiz iletişimi, gülümseme gibi sosyal iletişimleri ile göz teması ve öğrenme kapasitelerinin yaşıtlarına göre daha geri oluyor. Yapılan araştırmalar 2 yaş öncesinde televizyon izleyen çocukların bilişsel gelişimlerinin olumsuz olarak etkilendiğini, dil gelişimlerinin geciktiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle Amerikan Pediatri Akademisi, önlem olarak 0-2 yaş çocuklarının televizyon ekranlarından uzak durmaları gerektiğini vurgulamaktadır” diye konuştu.

    “Cinsel ve şiddet içerikli görüntülere dikkat”

    Çocukların izledikleri yetişkin cinsel davranışları huzursuzluk duymalarına ve utanmalarına yol açtığını kaydeden Yaman, “Çocuklar için bu davranışları sergileyenler maalesef rol model olabilmektedir. Bunun sonuncunda da bu tür programlar çocukların cinsellikle ilgili uygun olmayan tutumlar geliştirmelerine yol açabilir. 5-7 yaş üstü çocuklarda özellikle son günlerde çok da şiddet içerikli görüntüler, korku, kaygı, gerilim oluşturabilir. Bu tarz program ve görüntüleri anlamlandırmada zorlanan çocuk dış dünyayı korkutucu ve karamsar olarak algılayabilir. Bu durum ilerde düşünmeyi, hayal gücünü ve problem çözme becerilerini olumsuz etkileyebilir” ifadelerinde bulundu.

    Ailelere içeriğini kontrol altına almak şartıyla 3 yaşından büyük çocuklara günde yarım saat televizyon izleyebileceği, tablet veya telefonla oynayabileceği önerisinde bulunduklarını anlatan Dr. Yaman, televizyon izlemeyi azaltmak için çocukların odasına televizyon konulmaması, birlikte ya da yaşıtlarıyla yapılabilecek etkinlikler sunulması gerektiğini vurguladı.

  • Fatma Şahin bir televizyon programında konuştu

    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin bir televizyonun programının konuğu oldu. Şahin gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Başkan Şahin, 15 Temmuz sürecinde yaşadıklarını ve yaşananları başkent kulisinde anlattı. Şahin bundan sonra yapılması gerekenler hakkında görüşlerini belirtirken, Gaziantep’in darbe girişimine ne tepki gösterdiğini ifade etti.

    Şahin, 15 Temmuz akşamı İstanbul’da olduğunu belirterek, “Ben 15 Temmuz akşamı İstanbul da uluslar arası bir toplantıdaydım, 120 ülkenin temsilcisinin katıldığı toplantıdaydım. Çıkışta uçağa binmek için Atatürk Hava alanına geldiğimizde tankların hava alanını kapattığını gördük. Orada sabaha kadar bekleyip sabah saatlerinde Gaziantep’e dönebildik” dedi.

    “Zırhlı Tugay Komutanı beni aradı fakat konuşmadım”

    15 Temmuz Türk tarihine altın harflerle yazılacak diyen Şahin, “Aslında sadece belediye ve tek bir kurum değil, 15 Temmuz akşamı Türk tarihine altın harflerle yazılacak bir başarı hikayesi yazıldı. Bir destan yazıldı. 81 ilde her bir organ orada büyük bir mücadele verdi. Biz ikici bir kurtuluş savaşı mücadelemizi verdik. Her şehir bu mücadelenin canlı şahidi oldu. Biz gazi şehir olarak 100 yıl öncede Fransızlara karşı bu mücadeleyi vermiştik. 3 bin 200 şehidi olan bir geçmişten geliyoruz. Dolayısıyla bizim bir kahramanlık hikayemiz var. 15 Temmuzda her şehirde olduğu gibi bizimde durmamız gereken bir duruşumuz oldu. Bizim 3 yıldan beri beraber çalıştığımız komutanımız şuanda göz altında. Daha önceki komutanımız şuanda Trakya da, o da işin içinde ve göz altında. Biz Valimizle beraber güvenlik toplantılarında bu şehrin bu sınırlarını askeriyenin yetemediği bütün lojistik destekleri Büyükşehir içinden yapıldı. Yıllarca beraber bu sınırda birlikte çalıştık. Bugün baktığımız zaman biz bu sınırı kime emanet etmişiz Büyükşehir olarak 50 milyon TL sadece biz verdik. Güvenlik duvarı, pist ve yolları için, en kötü şey güven duygusunu kaybetmektir. Bundan sonra o büyük fotoğrafı çok iyi görüp, toparlanmamız gerekiyor. Jandarma komutanımız, net bir şekilde yanımızda dururken, tugay komutanımızın konuşması değişti. Bizde emir komuta var dedi. Biz baktık ki iş çok vahim, hemen tugay komutanlığına bütün iş makinemizi yığdık. Kışladan çıkmasınlar diye. Tugay komutanı beni arıyor, çünkü biz o kadar çok birlikte çalıştık ki, beni arayıp iş makinelerinden rahatsızlığını bildiriyor. Fakat ben konuşmadım ve gereğini yaptım. Çünkü ben 2 milyonun güvenliği için üzerime düşeni yaptım” ifadelerini kullandı.

    Gaziantep’te 15 Temmuzda yaşananlar hakkında bilgi veren Şahin, “Biz önce liderimizin ne dediğine baktık çünkü Cumhurbaşkanının ne dediği çok önemliydi bu bir takım oyunuydu. Cumhurbaşkanımızın herkes sokağa çıksın mesajı üzerine toplum mesajı aldı. Önemli olan liderlik, toplumun liderine olan güveni ve çok hızlı bir şekilde bunun gereğini yapmasıdır. Millet devleriyle kader birliği yaptığı zaman bütün oyunlar bozuluyor” şeklinde konuştu.

    “FETÖ, PKK’dan daha tehlikeli”

    FETÖ’nün PKK’dan daha tehlikeli olduğunu milletin gördüğünü söyleyen Şahin, “Mısır ile Türkiye de yapılmak istenilen darbeye bakmak lazımdır. Arsındaki farkı görmek gerekiyor. Aslında Mısır, Menderes döneminde yaşananları yaşadı. 50’li yıllarda Türkiye’nin yaşadığını Mısır 2000’li yıllarda yaşadı. Türkiye aradan geçen 60 yılda her 10 yılda bir darbe gördü bu süreçte toplum kendi demokratik derinliğini oluşturdu. Bunların hesaplamadığı nokta budur. En kötü yönetim bile darbe yönetiminden daha iyidir dediği bir toplumsal mutabakat sağlandı. FETÖ terör örgütünü PKK’dan daha tehlikeli bir örgüt olduğunu bu toplum gördü. Çünkü F16 savaş uçaklarının kendi meclisini bombalamasını sağladıklarına bu toplum şahit oldu. PKK’nın elinde böyle bir güç yok” ifadelerine yer verdi.

    Bundan sonra ne yapmak gerekiyor

    Bundan sonra yapılması gerekenleri sıralayan Şahin, “15 Temmuzdan çok büyük bir ders almak gerekiyor. Dersin başladığı yer Kuleli’dir. Bu askeri kadro bu hale nasıl geliyor. Bu işe müfredattan başlanması gerekiyor. Başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere, herkesin çok hızlı bir şekilde geriye dönüp, başa dönmesi gerekiyor. Bunlar bir sonuçtur. Ciddi bir denetim sisteminin hayata geçmesi gerekiyor. Daha önceki darbelerde bile parlamentoya kimse bomba atmadı. Biz bir acil eylem planında sınıfı geçtik. Ama bu bundan sonrasıyla alakalı muhalefetin geleceğimiz için bu duyguyu kaybetmeden, bundan sonra bunların yaşanmaması için gerekli yasaların çıkarılması, bununla ilgili radikal tedbirlerin alınması gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “Askerin öz eleştiri yapması lazım’’

    Bu durumu görüp sorumlu makamlardaki insanların öz eleştiri yapması gerektiğini vurgulayan Şahin “Eğer o makamlarda olanlar bu eleştiriyi yapmıyorsa onlar da kötü niyetlidir. Dolayısıyla biz kötü niyetlilere göre bekleyecek durumda değiliz. Çok acil bir şekilde bütün tedbirleri almamız gerekiyor. Millet arkamızda diye durmamalıyız, alınması gereken tedbirleri almamız gerekiyor. Bu cuntacılar o kadar geri kalmış ki TRT kanalında yayınladıkları bildirinin bütün kanallarda okunacağını sanıyor. 50’li yılların dünyası gibi bir kanalla bütün basını kontrol edeceklerini düşünen bir cunta bunlar. Sadece Gaziantep’te 50 gazetemiz var. İnternet siteleri bunların bu dünyadan haberleri yoktur” diye konuştu.

  • Televizyon Programına Konu Olan Cinayet Davası Ertelendi

    Kayseri’de bir arazide sırtından silahla vurulan, başı sert bir cisimle ezilmiş halde cesedi bulunan Mehmet Avcı’yı öldürmekten tutuklu yargılanan sanık A.H.Y., ikinci kez hakim karşısına çıktı.

    Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Nevşehir E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu sanık A.H.Y., duruşma salonunda hazır edildi. Ayrıca öldürülen Mehmet Avcı’nın yakınları olan şikayetçiler Ö.A. F.A., A.A. ve avukatlar da duruşma salonunda hazır bulundu.

    TELEFON KAYITLARI DİNLEYENLERİ ŞOK ETTİ

    Cinayet sonrası sanık A.H.Y. ile eşi A.Y. arasında geçen 3 bölümden oluşan telefon kayıtları dinlendi. Telefon kayıtları dinlenmeden önce mahkeme başkanı duruşmayı izleyenlerine ses kaydının ’küfür ve hakaret içerikli’ olduğu uyarısında bulundu. Ses kaydında sanığın eşi A.Y.’nin ’Mehmet öldürülmüş biliyor musun? Kim öldürmüş?’ sorusuna sanığın “Eline koluna sağlık. Onu paramparça etmişler. Kafası beyni yokmuş. Hem kafasını ezmişler, hem sıkmışlar. Her şeyden haberim var” dediği duyuldu. A.Y., “Kim yapmış olabilir ki?” sorusuna ise, A.H.Y. şu cevabı veriyor: “Mesela ben. Tek ben yaparım o işi, zevkle. Birinci isim de zaten benim. Ayağındaki çorabı ile dövmeden bilmişler. He ben öldürdüm, ne yapacaksın. Sıra sende, sıra senin kardeşinde” dediği duyuldu.

    “O BENİM İKİ ÇOCUĞUMU ALDI”

    Sanık A.H.Y. eşi ile geçen telefon kayıtlarını doğrulayarak, “O benim 2 çocuğumu aldı. Ben ona hayatımı verdim. Çocuklarıma DNA yapma durumuna kadar geldim. Eşimi bir ayda 57 kişi ile yakaladım. Onu korkutmak için söyledim” dedi.

    SES KAYDI DİNLENİRKEN GÖZYAŞLARINA BOĞULDULAR

    Ses kaydı dinlendiği sırada Mehmet Avcı’nın şikayetçi ailesi gözyaşlarına boğuldu. İki celsede 16 tanığın dinlendiği dava beklenen rapor nedeniyle ertelendi.

    NE OLMUŞTU?

    9 Eylül 2015’te Kayseri – Ankara karayolunun 35. kilometresinde yol kenarında boş bir arazide yerde yatar halde ve üstü örtülü bir kişiyi gören vatandaşlar, örtüyü kaldırdı. Vatandaşlar, sırtından silahla vurulan, başı sert bir cisimle ezilmiş erkek cesediyle karşılaştı. Jandarmaya haber verilmesinin ardından olay yerinde yapılan incelemede cesedin 30 yaşındaki Mehmet Avcı’ya ait olduğu tespit edildi. Olayla ilgili gözaltına alınan A.H.Y. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

  • Televizyon Hırsızı Tutuklandı

    Çanakkale’de bir kahvehaneden iki televizyon çalan zanlı tutuklandı.

    Çanakkale’de Barış Caddesi’nde bulunan bir kahvehaneye 6 gün önce giren 26 yaşındaki S.G’nin içeride bulunan iki LCD televizyonu çaldı. Kahve sahibi durumu polise bildirdi. Asayiş ekipleri, Esenler Mahallesi’nde S.G’yi yolda yürürken durdurmak istedi. Ekiplerden kaçmak isterken yakalanan S.G., gözaltına alındı. Çaldığı televizyonlarla birlikte Çanakkale Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen zanlı, ifadesinde, televizyonları bir apartmanın çatı katında sakladığını bildirdi. Hırsızlık zanlısı S.G., ifadesi alındıktan sonra sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.