Etiket: Teknolojileri

  • Gazi Üniversitesi öncülüğünde Eklemeli İmalat Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi kuruluyor

    Gazi Üniversitesi Rektörü İbrahim Uslan, “Ülkemizin 2023 hedefleri doğrultusunda üniversitemiz ‘teknoloji ve inovasyon’ konusuna büyük önem vermektedir” dedi.

    Geleceğin imalat teknolojisinin yerli hedefler doğrultusunda geliştirilmesi için çalışmalar yapan Gazi Üniversitesi, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek “Eklemeli İmalat Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi”nin kurulması için harekete geçti. Konuyla ilgili Gazi Üniversitesi’nden yapılan açıklamada, “Geleceğin fabrikaları olarak adlandırılan 4. Sanayi devriminde önemli yer tutan eklemeli/katmanlı imalat alanı ülkemizin teknoloji haritasında devlet politikası olarak ele alınırken merkezin 3 yıl içinde hayata geçmesi bekleniyor. Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın yönlendirmesi ile bu alanda birikimi olan kurum/kuruluşların bir araya getirilmesi sonucunda Gazi Üniversitesi’nin öncülüğünde kurulacak olan merkezde başta üniversiteler olmak üzere savunma sanayi ve diğer sektörlerin merkezde aktif rol alması sağlanacak” denildi.

    “Ülkemizin 2023 hedefleri doğrultusunda üniversitemiz ‘teknoloji ve inovasyon’ konusuna büyük önem vermektedir”

    Ülkenin hedefleri doğrultusunda çalışma yaptıklarını ifade eden Gazi Üniversitesi Rektörü İbrahim Uslan, geleceğin teknolojisi olarak tanımlanan eklemeli imalat teknolojisinin yerli ve milli üretim için vazgeçilmez önemde olduğunu belirtti. Eklemeli İmalat için “imkansızı üreten teknoloji” tanımlamasını yapan Uslan, “Ülkemizin 2023 hedefleri doğrultusunda üniversitemiz ‘teknoloji ve inovasyon’ konusuna büyük önem vermektedir” şeklinde konuştu.

    Açıklamada, kamu-üniversite-sanayi işbirliğinin “Eklemeli İmalat Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi” aracılığıyla çıktılara dönüşmesi hedeflenirken projenin ülke hedefleri ile uyumlu şekilde sürdürülebilmesi amacıyla araştırma merkezinin kurulumunda ve altyapıyı oluşturacak ekipman seçiminde, başta Türkiye havacılık ve savunma sanayiinin ihtiyaçları olmak üzere merkezin kurulacağı bölgedeki organize sanayi bölgelerindeki kuruluşların üretim/ekipman beklentilerinin dikkate alınacağı, araştırma merkezi kurulduktan sonra, projeyi destekleyen kuruluşların beklentileri ve bölgedeki makina imalat sektöründeki firmaların potansiyelleri de dikkate alınarak, havacılık ve savunma sektörü ile makina imalat sektörüne yönelik özgün tasarımların geliştirilmesinin ve parça üretimlerinin yapılabilir hale gelmesinin sağlanabilmesinin hedeflendiği belirtildi.

    Yeni nesil imalat teknolojilerinden olan eklemeli imalat birçok ince tabakanın üst üste serilerek malzeme eklenmesiyle parça üretiminin yapıldığı bir grup teknolojisi olarak sunulurken, Gazi Üniversitesi öncülüğünde Kalkınma Bakanlığı’na önerilen altyapı projesi ile geleceğin imalat teknolojisi olarak nitelendirilen bu alanda Türkiye’nin rekabet gücünü artırması, ilgili teknolojik gelişmeleri sağlaması ve katma değeri yüksek özgün teknolojik ürün ve bilgi üretilmesinin amaçlandığı ifade edildi.

    “Eklemeli İmalat Teknolojileri Araştırma Ve Uygulama Merkezi”nde yurt dışı akademik işbirlikleri sayesinde, Avrupa Birliği çerçeve programlarına ve ikili işbirliği programlarına özellikle bu konuda ortak araştırma projelerinin hazırlanması ve ortak doktora derecesi verilebilmesini sağlayacak eğitim-araştırma alt yapısının oluşturulmasının da hedeflendiği belirtildi.

    Araştırma merkezi çalışmalarının ülke hedefleri ile uyumlu şekilde sürdürülebilmesi amacıyla tüm faaliyetler geniş bir paydaşlar kurulu ile planlanacağı ve Gazi Üniversitesi yürütücülüğünde oluşturulan paydaşlar kurulunda; T.C. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T.C. Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Yıldız Teknik Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, ASELSAN Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş., TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş., TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş., ROKETSAN A.Ş. ve FNSS Savunma Sistemleri A.Ş. yer alacağı bilgisi verildi.

  • 2016 Eğitimde Fatih Projesi Eğitim Teknolojileri Zirvesi

    İhlas Eğitim Kurumları İngilizce Öğretmeni Muhammet Fatih Karaca, “Öğrencilerin oyunlaştırma dediğimiz teknikle, dersi biraz daha sıkıcı bir ortamdan çıkarıp aynı oyun oynarmış gibi onları oyunlaştırılmış bir sistemin içine aldım” dedi. Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen uluslararası “Eğitimde Fatih Projesi Eğitim Teknolojileri Zirvesi 2016″ Ankara’da The Green Park Otel’de başladı. Düzenlenen organizasyonda eğitim teknolojilerindeki yenilikler katılımcıların sunumlarıyla masaya yatırılıyor. Zirveye İhlas Eğitim Kurumları da üç öğretmeniyle katkı veriyor. Zirvede İhlas Eğitim Kurumları İngilizce Öğretmeni Muhammet Fatih Karaca ’Oyunlaştırılmış-Ters Yüz Edilmiş-Öğrenci Merkezli İngilizce Dersler’ adlı proje sunumunu yaparken, İhlas Eğitim Kurumları Fizik Öğretmeni Merve Davarcı Tekin de ’Robotlaşan Değil Robot Yapan Öğrenciler’ adlı proje sunumunu yaptı.

    İhlas Eğitim Kurumları İngilizce Öğretmeni Karaca, Türkiye’de yapılan İngilizce derslerin dersten çıkarılıp İngilizce’nin bir dil olarak öğrencilere anlatılması üzerine bir proje geliştirdiğini belirterek, “Öğrencilerin oyunlaştırma dediğimiz teknikle, dersi biraz daha sıkıcı bir ortamdan çıkarıp aynı oyun oynarmış gibi her gün derse geldiklerinde biraz da ortamı değiştirerek aynı zamanda aynı oyunlarda yaptığımız gibi güzel bir şeyler yaptıklarında onlara bunun daha anlamlı bir şeyler ifade etmesi adına onları oyunlaştırılmış bir sistemin içine aldım. Burada öğrencilerimin her birinin kendilerine ait ’avatar’ dediğimiz karakterleri var ve o karakterlerinin ders içerisinde yapmış oldukları hareketler karakterlerin gelişimini etkiliyor. Normalde eğitimlerimizde öğrenciler artı, eksi tarzı değerlendirme alırlarken benim yaptığım sistemle de öğrenci doğru bir şey yaptığında öğrenci tecrübe puanları kazanıyor. Tecrübe puanları kazandıktan sonra seviye atlıyorlar, seviye atladıktan sonra aynı şekilde öğrencilerimiz belli özelliklere sahip oluyorlar yani yeni güçler elde ediyorlar ve elde etmiş oldukları güçleri ders boyunca kullanabiliyorlar. Çocukların ders içerisindeki ilerleyişi de bu süreç içerisinde çocuğun normal oyun oynarken alttan alarak edinmiş olduğu kazanımlara eş değer bir duruma geliyor ve çocuk süreç içerisinde şunu görüyor, diyor ki ’Evet ben buraya geliyorum, atmosfer sınıf atmosferi gibi görünüyor ama tamamen değiştirilmiş bir atmosfer ve benim burada yaptığım her şey daha manidar. Çünkü ben burada bir şey yapıyorum ve bunun bana hızlı bir dönüşü var, yaptığım her şeyin daha manidar olması benim süreç içerisinde buna daha fazla motive olmamı da sağlıyor’ diye bir düşünce içerisine giriyor” diye konuştu.

    “24 kişide 19 kişi akıcı konuşmaya başladı”

    Öğrencilere anlık geri dönüşler yaparak onları gerçek dönütlerle beslediğini kaydeden Karaca, “Onların süreç içerisindeki gelişimlerini kontrol altında tutmaya çalışıyorum. Onlara sisteme ek olarak kişiselleştirilmiş bir çalışma programımız var. İngilizce’yi sadece ders olarak değil bir dil olarak yani bir iletişim aracı olarak kullanmaları gerektiği için, dersin dışında da okulun dışına çıktıklarında da sürekli olarak empoze olmaları gerektiğinin farkında olduğumuz için onlarla beraber oturduk psikolojik durumlarını, kendi ilgi alanlarını göz önünde tutarak onlara birer çalışma programı hazırladık ve bu çalışma programlarını okulun dışına çıktıkları zaman da uygulamaya devam ediyorlar” ifadelerini kullandı.

    Sene sonunda öğrencilerin İngilizce’yi öğrenilebilir bir şey olarak gördüklerini söyleyen Karaca, “Onlara gerçekleştirebilecekleri hedefler veriyoruz ve gerçekleştirilebilirliğini gördükten sonra da daha özgüven sahibi oluyorlar ve sene sonuna geldiğimizde de, 8 aylık dönemin sonuna geldiğimizde çocuklar artık en iyi ihtimalle akıcı bir şekilde konuşmaya başlıyorlar. Sistemin ikinci serisindeyim, birinci senemde 24 kişiyi ele aldım 19 kişi de akıcı konuşmaya ulaşabildim. Bu sene biraz daha geliştirdim, her öğrencinin kendi öğrenme hızını göz önünde bulundurarak daha farklı materyal tasarımlarını yaptık. Ben süreç içerisinde baktığım zaman çocuklar sürekli olarak eğlenerek biraz daha keyif alarak derslerime geliyorlar, gidiyorlar ve aynı şekilde İngilizce’nin de kazanılabilir bir dil olduğunu görüyorlar. Bu sadece İngilizce için değil herhangi bir şeyi öğretmek istediğinizde onun için kullanılabilir. Başarılı olduğumu düşünüyorum buraya da geldik diğer öğretmen arkadaşlarla paylaşacağız” değerlendirmelerinde bulundu.

    İhlas Eğitim Kurumları Fizik Öğretmeni Tekin ise şunları kaydetti:

    “Fizik dersine her zaman bir ön yargı vardır, o yüzden ben özellikle fizik dersinin daha kalıcı olması için robotik alanda uygulamalar yapmaya başladım. Son 5-6 yıldır robotik alanda uygulamalar yapıyorum, bu yaptığım uygulamalarla öğrencilere yazılı metinler veriyorum daha sonra metinleri eğitimlerle birleştirip yarışmalara katılmalarını sağlıyorum. Bu alanda yaptığım birçok projeyi de 10’a yakın derecem var Türkiye çapında. Bunlardan özellikle Milli Eğitim Bakanlığı’ndan aldığım ’En İyi Tasarım ’ ödülü var. Bunların sonucunda öğrencilerde en çok şuna dikkat çektim bir kere fizik dersine olan ön yargı kesinlikle azalıyor. Öğrenciler diyor ki: ’Biz artık kesinlikle günlük hayatta fiziği nasıl kullanacağız daha iyi anlayabiliyoruz ve daha iyi konuyu takip edebiliyoruz’ o yüzden bu anlamda çok mutlu oluyorum. Şu an üniversitelerde yeni bir sistem var, artık sözlü mülakat karşılığında öğrenciler üniversitelere alınıyor ve sorduklarında ’Senin diğerlerinden farkın nedir?’ diye sorduklarında öğrenciler kendilerini ’Ben şu alanda proje yaptım veya şu alanda robotik çalıştım’ diye anlatmaları gerekiyor o yüzden onlar için çok büyük bir tecrübe oluyor ve ileriki hayatlarında da onların çok işine yarayacağını düşünüyorum. İnşallah bütün öğrencilerin tüm dersleri uygulamalı olarak işlemesini istiyorum.”

  • 2016 Eğitimde Fatih Projesi Eğitim Teknolojileri Zirvesi

    İhlas Koleji Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Hüseyin Bıyık, “Öğrenciler istedikleri bir robotu bir mühendis gibi üretebiliyorlar” dedi.

    Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen uluslararası “Eğitimde Fatih Projesi Eğitim Teknolojileri Zirvesi 2016″ Ankara’da The Green Park Otel’de başladı. Düzenlenen organizasyonda eğitim teknolojilerindeki yenilikler katılımcıların sunumlarıyla masaya yatırılıyor. Zirveye İhlas Eğitim Kurumları da üç öğretmeniyle katkı veriyor. Zirvede İhlas Koleji Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Hüseyin Bıyık, ’3D Tasarıma Robotik Bir Bakış’ adlı proje sunumu yaptı. Bıyık, projeyle ilgili şu bilgileri aktardı:

    “Projemiz kısaca, öğrencilerimizin hayal ettiği tasarımları 3D yazıcı kullanarak üretmek. Gelişen çağda 3D yazıcıların önemi gittikçe artmakta. Dolayısıyla bu teknolojiyi kullanarak öğrencilerimizin biraz da hayal gücüyle kendilerine özel, kendilerine özgü bir robot tasarlamaları. Yaklaşık 2 sene önce bu projeye başladık şu an bayağı ilerlemiş durumdayız. Birçok robotu öğrencilerimiz istedikleri gibi üretebiliyorlar.”

    “Öğrenciler bir mühendis gibi istedikleri robotu üretebiliyorlar”

    Bıyık, bu tarz çalışmaların özellikle öğrencilerin ufkunu açtığını vurgulayarak, “Biz çalışmalarımız yaparken, ’Ne yapalım?’ diye beyin fırtınası yaparken birçok fikrin ortaya çıkmasına sebep olmakta, bunu uygulayabilecek imkan sunmuş oluyoruz. Böylelikle istedikleri bir robotu kendisi bir mühendis gibi çalışarak, ölçerek, motorunu, ihtiyaç duyduğu bütün malzemeyi toplayarak bizzat yapmaya çalışıyor” diye konuştu.

    Başlangıçta hedef kitlenin orta okul öğrencileri olduğunu belirten Bıyık, “Fakat birçok öğrencimiz bu tarz projelere katılmak istediler. O yüzden bu sene bu projeye de yeni başlamış olduk. Bütün kademelere, onlara uygun malzemelerle, özel eğitimler hazırlayarak şu an birinci sınıftan yedinci sınıfa kadar tüm öğrencilerimize robotik eğitim vermeyi düşünüyoruz, başladık bir buçuk aylık süreç boyunca da uygun malzeme kullanarak bu tarz eğitimlerin rahatlıkla verilebileceğini söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

  • Uşak Tarım ve Hayvancılık Teknolojileri fuarı açıldı

    Uşak’ta ilk defa gerçekleştirilen Tarım ve Hayvancılık Teknolojileri fuarı açıldı. Fuar Kemalöz Mahallesindeki kapalı pazar alanında 1-4 Eylül 2016 tarihleri arasında ziyaretçi kabul edecek.

    Açılışta konuşan Uşak il Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Erkan Kahraman Uşak’ta 35 bin hektar tarım arazisi 125 bin büyük baş ve 150 bin küçük baş hayvan varlığı ve 45 bin üretici olduğunu söyledi. Fuarın Uşak üreticisi açısından önemli bir fırsat olduğuna değinen Kahraman; ” İlimizde kullanılan tarım teknolojisinin yaygınlaşması, üreticimizin bilgi ve deneyiminin artması, kaliteli ve ucuz ürünün sağlanması için bu fuardan üreticilerimizi tarım teknolojileri üretenlerle bir araya getirmeyi amaçladık. Bu şekilde ilimizde tarımın daha kaliteli ve bilinçli bir şekilde yapılmasını amaçlamaktayız.

    Hepinizin bildiği gibi üretim artık dünyada yetmemektedir. Kaliteli ve pazar değeri yüksek ürünler yetiştirmek teknolojiyle mümkündür. Daha ileri bir ülke inşa edebilmek için mutlaka üretmek ve çalışmak zorundayız. Unutulmamalıdır ki her millet kendi ürettiği değerler üzerinde yükselmektedir.”ifadelerini kullandı.

    Fuarın açılışında söz alan Ak Parti Uşak Milletvekili Mehmet Altay küreselleşen ve küçülen bir dünya- da kaliteli ve ucuz üretimin öneminden bahsetti. Bunun için teknolojinin öneminin farkına varılması gerektiğini söyleyen Altay; “Birincisini düzenlemiş olduğumuz bu tarım fuarının ülkemize, milletimize, Uşakımıza hayırlı olmasını cenabı haktan niyaz ederek konuşmama başlamak istiyorum.

    Öncelikle burada bu organizasyonları yapmamıza neden olan milletimiz,vatanımız için canını vermiş bütün şehitleri başta Mustafa Kemal olmak üzere rahmetle anıyorum, ruhları şad olsun. Bu kurtuluş gününde düzenlenen tarım farının da özellikle üreticimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.” dedi.

    CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım’da konuşmasına şehitleri anarak başladı. Yalım; ” Bu fuarda bütün çiftçilerimizin ve hayvan üreticilerimizin ellerinin kuvvetlendirilmesi adına bir organizasyon var. Budan da mutlu oluyoruz. Bütün alet ve edevatların burada sergilenmesi Uşak’ta çiftçimizin ürettiğinin daha bereketli olması açısından çok faydalı olacağını biliyoruz. Bunu ilk defa Uşak’ta gerçekleştiren ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hepsinin yüreğine, bileğine, beynine sağlık.” ifadelerini kullandı.

  • Konfeksiyonun Kusursuz Teknolojileri İstanbul’da

    27 Nisan’da Tüyap Kongre ve Fuar Merkezi’nde başlayan dünyanın en büyük Konfeksiyon Makineleri Fuarı kapılarını açtı. 30 Nisan’a kadar sürecek olan fuarda konfeksiyon makineleri, nakış makineleri ve makine yan sanayileri ürünleri ziyaretçilerle buluşuyor.

    Konfeksiyon Makinesi Fuarı bu yıl 25. kez düzenleniyor. 1986 yılında Tüyap İstanbul Sergi Sarayı’nda 18 firmanın katılımıyla gerçekleştirilen fuar, bugün 29 ülkeden 435 firma ve firma temsilciliğinin katılımına ev sahipliği yapıyor. 98 bin metrekare sergi alanında gerçekleşen bu büyük buluşmada dikiş, nakış, serim-kesim makineleri, ütü ve presler, cad-cam sistemlerindeki son yenilikler sergileniyor. Fuarı, yerli ve yabancı 40 binin üzerinde sektör temsilcisinin ziyaret etmesi bekleniyor. Konfeksiyon Makineleri Fuarı yalnızca Türkiye’nin değil, artık dünyanın en büyük ve en önemli fuarlarından biri konumuna gelmiş durumda.

    Tüyap Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal fuar hakkında şu bilgileri verdi:

    “37 yıllık dönem içinde Konfeksiyon Makineleri Fuarı’nın 25.’si yapılıyor. Başlangıçta her sene yapılan daha sonra iki senede bir yapılan fuar. 2016 yılının en büyük özelliği, bu boyutlarıyla dünyada şu an konfeksiyon makinesi konusundaki bu yılın en büyük fuarı. 29 ülkeden 435 firma bulunuyor. Amerika’dan Çin’e, Japonya’dan Uzakdoğu’nun tüm ülkelerinden konfeksiyon üretiminde mesafe almış, üretim yapan tüm firmaların ve markaların olduğu bir fuar. Beklentimiz 40 bin dolayınca ziyaretçidir. 40 bin ziyaretçi, 70 ülkeden gelen ziyaretçilerdir. Bunlar ağırlıklı olarak Türkiye’nin çevresindeki komşu ülkeleri oluşturan, Balkanlar’dan başlayıp Ukrayna, Rusya, Kafkasya, Kuzey Afrika, Orta Asya’ya kadar uzanan, hazır giyimin şekillenmeye başladığı veya daha farklı sunulduğu bölgelerden oluşuyor.”

    Konfeksiyonun, Türkiye’nin vazgeçmeyeceği işlerinden biri olduğuna dikkat çeken Başkan Ünal, “Bunun başında gelen nedenlerden biri ise çok kadın işçi istihdam eden sektör olmasıdır. 2 yılda bir konfeksiyon sektöründe ciddi atılımlar oluyor. Bu fuar yenilenen teknolojinin ile rekabet edebilmek için gösterim sağlıyor. Bu teknolojileri, bu fuarda bütünüyle görebiliyoruz. Yeni bir tesis kurabilmek için ihtiyaç duyduğunuz her şey var. Tesislerinizi yenilemek istediğinizde yeni teknolojileri bulabileceğiniz tek yer. Bu sene için bu teknolojileri dünyada görebileceğimiz tek yer” dedi.

    Fuarların Türkiye’nin ihracatının önünü açmasında çok önemli rolü olduğuna vurgu yapan Başkan Ünal, “Bugüne kadar Türkiye’de 60 bin civarında ihracatçı kurum oluştuysa bunların çok büyük kısmı doğru hazırlanmış ve ziyaretçilere doğru hizmet veren fuarlardan gerçekleşti. Bu nedenle firmaların kendileri için doğru olan fuarları seçmelerinde ve katılmalarında bugün ve gelecek için yaralı olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

    NİTELİKLİ ALIM HEYETLERİ KATILIMCI FİRMALARIN YÜZÜNÜ GÜLDÜRÜYOR

    Hedef ülkelerdeki ticari müşavirlikler, üretici-ihracatçı birlikleri, sanayi ve ticaret odaları, sektörel dernekler, iş adamları konseyleri, büyük üretici firmalar ve potansiyel alıcılarla yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilen güçlü tanıtım faaliyetleri sayesinde Balkanlar, Kuzey Afrika ülkeleri, Ortadoğu ülkeleri gibi hazır giyim üretiminin yoğun olarak yapıldığı 18 ülkeden özenle seçilmiş satın alım heyetleri oluşturuldu. Heyetler, dört gün boyunca fuarı ziyaret ederek, önemli alımlar gerçekleştiriyorlar.

    Ayrıca Adana, Batman, Bursa, Çorlu, Denizli, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya, Manisa, Osmaniye ve Samsun başta olmak üzere birçok ilden yerli yatırımcılar da önemli alımlar yapmak üzere katılımcı firmalar ile buluşuyorlar.

    BU YIL 25.’Sİ DÜZENLENEN FUARA ÖZEL ETKİNLİKLER

    2016 yılında 25.’si düzenlenen Konfeksiyon Makineleri Fuarı’nda, ziyaretçilere ilgi çekici deneyimler sunacak etkinlik alanları, ticari faaliyetlere renk katacak. Fuar, başta Mimar Sinan Üniversitesi tarafından hazırlanan tasarım ve sanatın bir arada olduğu Kumaş Sergisi olmak üzere, İstanbul Aydın Üniversitesi Fotoğraf Alanı, F-11 Karma Moda Tasarım Grubu tarafından yapılacak olan seminerler ve Dünden Bugüne Dikiş Makineleri Sergisi’ne ev sahipliği yapıyor.