Etiket: teknoloji

  • Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank: “Hedefimiz; yüksek teknolojiye geçişi doğru metodla sağlamak”

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Artık hedefimiz yüksek teknolojiye geçişi doğru bir metodla sağlamak. Bunun için kamunun koyduğu vizyonu başarıyla yürütecek; dinamik, yenilikçi, ve rekabetçi bir özel sektör kilit önem taşıyor” dedi.

    Otomotiv Sanayi Derneği (OSD), 45’inci Olağan Genel Kurulu’nu Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirdi.

    Genel kurulda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank “Son 16 yılda düşük teknoloji düzeyinden orta ve üzeri teknolojiye doğru başarılı bir şekilde geçiş yaptık” dedi.

    2002 yılında ihracatımızın yüzde 50’sinin düşük teknolojili ürünlerden oluştuğunu ifade eden Varank, “Geçen sene itibariyle bu oranı yüzde 32’ye düşürdük. Türkiye son 16 yılda sadece ürettiği mal çeşidini değil, aynı zamanda bu ürünlerin teknoloji yoğunluğunu da artırmayı başardı. Yeni kabiliyetler, yeni üretim yöntemleri keşfetti. Keşfettiği bu yetenekleri dış piyasalara rekabetçi bir şekilde pazarladı. Artık hedefimiz yüksek teknolojiye geçişi doğru bir metodla sağlamak. Bunun için kamunun koyduğu vizyonu başarıyla yürütecek; dinamik, yenilikçi, ve rekabetçi bir özel sektör kilit önem taşıyor” dedi.

    Yeni teknolojilerle üretimin, kendini yüksek ihracat geliri olarak gösterdiğini ifade eden Varank, “Geçtiğimiz sene otomotiv ana ve yan sanayi ihracatının adet bazında çok az azalsa da; değer bazında yüzde 11 artarak 32,2 milyar dolarla Cumhuriyet tarihi rekorunu kırdı. Bu performans 2002’ye göre 10 katlık bir artışa tekabül ediyor” diye konuştu.

    Bakanlık bünyesinde otomotiv sanayi sektörüne yönelik yürütülen çalışmalardan da bahseden Varank, “Motorlu Araçlar Teknik Komitesi (MARTEK) üzerinden sizinle sürekli iletişim halindeyiz, birlikte çözüm yolları geliştirmeyi çok önemsiyoruz. Bu bağlamda Otonom Araçlar Alt Komitesini yeni kurduk, bu alan önemli bir gelişme potansiyeli taşıyor. Yine sektör temsilcileri ve ilgili kamu/kurum kuruluşlarıyla 6 aylık dönemlerle bir araya geliyor, gelişmeleri birlikte izliyor ve değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.

    “2030’lu yıllara gelindiğinde elektrikli araçlar, sektörü yeniden tasarlamış olacak”

    Otomotiv sektörünün ülke ekonomisine katkısının daha da artırılmasının önemine de değinen Varank, “Birçok sektörde olduğu gibi otomotiv sanayisi sektöründe de teknoloji alanında yaşanan büyük değişimler mevcut paradigmaları derinden etkiliyor. Enerji ve motor teknolojilerindeki kırılmalar, tüketici beklentilerindeki değişimler bu büyük ve geleneksel endüstriyi bir aks değişikliğine zorluyor. Otomotivde elektrik enerjisi kullanımına doğru kuvvetli bir yönelim söz konusu. Bu alanda öncü olmayı hedefleyen yeni girişimlerin yanında, mevcut büyük oyuncular da birbiri ardına bu piyasaya için stratejiler geliştiriyor, yatırım planları yayınlıyor. Aslında tüm beklentiler şunu gösteriyor. 2030’lu yıllara gelindiğinde elektrikli araçlar, sektörü yeniden tasarlamış olacak. Bizim gelişime ayak uydurmamız gerekiyor. Biz bu paradigma değişimlerini ülkemiz için bir fırsat olarak görüyoruz. Milli Teknoloji Hamlesinin temel motivasyonu, her alanda yaşanan bu dönüşümde ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde değerlendirebilmek” ifadelerini kullandı.

    “Öncelikli hedefimiz yerli otomobilimizi üretmek”

    Otomotivde atacağımız doğru adımlarla, Türkiye’nin gelecekte çok daha büyük bir endüstri haline gelebileceğini vurgulayan Varank, “Burada, en öncelikli hedeflerimizin başında hiç şüphesiz Türkiye’nin yerli otomobilini üretmek olacak. 5 özel sektör firmamızın oluşturduğu Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu ile önemli bir adım atmış olduk. Türkiye’nin yetkinliklerini kullanan ve teknoloji kapasitesini geliştiren bir iş modeliyle inşallah başarılı bir dünya devi ortaya çıkarmayı hayal ediyoruz. Sadece bir firmayla bu atılımı sağlamak elbette mümkün değil. Hâlihazırdaki yerli üretim kabiliyetlerimizi, beşeri sermayemizi ve rekabetçiliğimizi elektrikli araç teknolojilerine göre hızlıca geliştirmemiz gerekiyor. Sektörün gelişimi için yasal düzenlemeler, destek mekanizmaları, altyapı yatırımları, yeni nesil kullanıcı beklentilerini karşılayacak mobilite uygulamaları gibi hususları içeren kapsamlı bir bakış açımız var. Şarj altyapısına yapılacak yatırımlar, sensör teknolojileri, yapay zeka, otonom sürüş teknolojileri, büyük veri yönetimi, sistem yazılımları ve kullanıcı uygulamaları alanlarına öncelikli olarak odaklanacağız” şeklinde konuştu.

    Söz konusu genel kurulda, Otomotiv Sanayii Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’na yeniden Haydar Yenigün seçildi.

  • Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı heyetinden Kardemir’e tam not

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı heyetinden Kardemir’e tam not

    Kardemir, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından gelen heyeti ağırladı. Heyet yerinde incelediği Kardemir’in çalışmalarına tam not verdi.

    Kardemir’in raylı sistemlere yönelik üretimlerini ve yatırımlarını yerinde görmek üzere bugün Kardemir’e gelen Bakanlık heyetinde, Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü ve AR-GE Teşvikleri Genel Müdürlüğünden Daire Başkanı, Şube Müdürü, Uzman, Uzman Yardımcısı, Mühendis ve Araştırmacılar ile Karabük Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü yer aldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Kardemir arasındaki iş birliğinin artırılmasını amaçlayan ziyarette, konuk heyet Kardemir Genel Müdürü Dr. Hüseyin Soykan ve diğer şirket yetkilileri ile birlikte düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Toplantıda, Kardemir’in başta hızlı tren ve yüksek hızlı tren olmak üzere konvansiyonel yeni hatlar, metro ve tramvay hatları için demiryolu rayı üretimleri ile yük trenleri, yolcu trenleri, yüksek hızlı trenler, hafif raylı sistemler ve lokomotiflere yönelik demiryolu tekeri üretimleri ve Kardemir ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasındaki iş birlikleri ele alındı. Toplantı sonrası düzenlenen teknik gezide Ray ve Demiryolu Tekeri üretim proseslerini de yerinde inceleyen Bakanlık heyeti, Kardemir’in raylı sistemlere yönelik üretim kabiliyetlerinden büyük memnuniyet duyduklarını belirterek Kardemir’den ayrıldı.

  • Haluk Bayraktar: “Yüksek teknolojide milli teknoloji hamlesi geleceğimizin garantisi”

    Haluk Bayraktar: “Yüksek teknolojide milli teknoloji hamlesi geleceğimizin garantisi”

    Türkiye’nin en büyük sanayi kümelenmelerinden SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar katıldığı televizyon programında, “Milli Teknoloji Hamlesi olarak adlandırdığımız yüksek teknoloji yatırımları geleceğimiz adına en önemli garantimizdir” dedi.

    Savunma, havacılık ve uzay sanayisinde faaliyet gösteren firmaların ’milli teknoloji hamlesi’ için bir araya geldiği SAHA İstanbul (Savunma, Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar katıldığı televizyon programında Türkiye’nin yüksek teknoloji ve savunma sanayiindeki millileşme hamlesini anlattı.

    Haluk Bayraktar, Türkiye’nin en büyük sanayi kümelenmesi olan SAHA İstanbul’un, 353 üyesiyle kendini Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine katkı sağlamaya adadığını söyledi. Bundan 20 yıl önce savunma sanayinin kendi içine kapalı, özel sektör firmalarının girmesinin zor olduğu bir alan olduğuna dikkat çeken Bayraktar, “SAHA İstanbul ile hedefimiz; dinamik olan özel sektör firmalarımızı savunma sanayine entegre etmek. Üyelerimizin hali hazırda yürüyen yerlileşme ve millileşme programlarına destek vermelerini sağlıyoruz. Üyelerimizin elektronik, yazılım, kompozit malzemelerden talaşlı imalata kadar farklı konularda çok özel kabiliyetleri var. Savunma sanayi tüm bu sektörleri kapsıyor. Hedefimiz tüm bu firmaları savunma sanayinin içine katmaktır” diye konuştu.

    Bayraktar, “SAHA İstanbul üyeleri arasında farklı bir sinerji var. Herkes birbirinin problemiyle, derdiyle dertlenince çok güzel bir sinerji ortaya çıkıyor. Bir araya gelip konsorsiyum kurarak yaptığımız çok güzel projeler var. SAHA İstanbul, savunma sanayiindeki başarımızı arttırmak için çok güzel bir oluşum” dedi.

    “Türkiye son 15 yılda büyük bir atılım yaptı”

    SAHA İstanbul üyeleri arasında yerli ve milli savunma sanayi hamlesi adına çok güzel başarı örnekleri olduğunu anlatan Haluk Bayraktar, “Savunma sanayiinde ihracatın ciddi bir yükseliş grafiğinde olduğunu ve ciroların da ciddi anlamda arttığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

    Türkiye’nin son 15 yılda savunma sanayiinde ciddi bir atılım içinde olduğunu belirten Bayraktar, şöyle konuştu: “Bundan 15 yıl önce yerlilik oranları yüzde 20’lerdeydi, şimdi yüzde 60’ı geçtik. Proje sayısı da ciddi anlamda arttı. Bundan 10 yıl önce savunma sanayiinde 300 proje yürütülürken, şu anda 600’ün üzerinde proje yürüyor. Son dönemde ana platform projelerinde, insansız hava araçlarında, milli gemide, eğitim uçaklarında, radar ve elektronik projelerinde başarı örneklerinin ortaya çıkması sektörün derinleşmesine katkı sağladı. Ana platformlardaki başarıların alt katmanlara yayılması, özel sektörün buraya entegre olması, buraya hizmet ve iş üretir hale gelmesi kritik önem arz ediyor. Hem maliyet etkin hem de rekabete açık alanlar olması nedeniyle çok büyük önem taşıyor”.

    “Milli üretim diğer sektörlere de yayılmalı”

    Savunma sanayinin son 15 yıldaki başarısının örnek teşkil ettiğini vurgulayan Bayraktar, bu başarıyla birlikte milli ve özgün üretim modelinin diğer sektörlerde de yayılması gerektiğini ifade etti.

    Türk savunma sanayinin ihracattaki artışına da dikkat çeken Haluk Bayraktar, şöyle devam etti: “Savunma sanayinde başarı örnekleri ortaya çıktıkça, geliştirilen yeni teknolojiler TSK, emniyet teşkilatımız ve jandarma bünyesinde kullanıldıkça ihracat potansiyelimiz de artıyor. 2018 yılında savunma sanayiinde 2,1 milyar dolar gibi yüksek bir ihracat rakamı yakalandı. Bundan 10 yıl önce bunun yarısı bile değildi. Her yıl ortalama yüzde 10 artış ile Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında bir ivme var. Ayrıca cirolar her yıl yaklaşık yüzde 9 oranında büyüdü. Bu ivmenin daha da artacağına inanıyorum. Türkiye olarak geleceğin teknolojilerine, kritik teknolojilere, katma değeri yüksek ürünlere, bağımsızlığımız açısından stratejik önem taşıyan alanlara yatırım yapmamız ve bunu sistemli ve programlı bir şekilde gerçekleştirmemiz gerekiyor. Milli teknoloji hamlesi olarak adlandırdığımız yüksek teknoloji ve savunma sanayi yatırımları geleceğimiz adına en önemli garantimizdir. Bunun sonuçlarını da bir anlamda ihracat rakamlarıyla görüyoruz”.

    “GSMH’deki savunma sanayi payı yarı yarıya düştü”

    “Türkiye’nin kalkınmasında ve gelişme hamlesinde şu an en kritik konu; yüksek teknoloji alanında atılan adımlardır” diyen Bayraktar, son yıllarda sanılanın aksine Türkiye ekonomisinde savunma sanayine ayrılan payın azaldığına da dikkat çekerek, “GSMH içinde son 15 yılda savunma sanayiine ayrılan pay düşme eğiliminde. 2002 yılında savunma sanayine ayrılan pay yüzde 4 iken, şu an yüzde 2,2’lerde. Şu anda aslında bütçemizin daha azını savunmaya ayırıyoruz. Savunmadaki başarı örnekleri ve gündemdeki yerini artırıyor. Bunun nedeni aslında şu; yerli katkı artıyor. Yerli katkı arttıkça daha maliyet etkin ve daha düşük maliyetli işler yapılmış oluyor. Savunma öyle bir alan ki; yerlileştikçe hem ülkenin ekonomisine yerli katkı ve cari açığı düşürme yönüyle hem de daha az maliyetle daha çok sistem tedarik edilmiş oluyor. Bizim yerlileşme ve milli teknoloji hamlesi adına yaptığımız her şey çarpan etkisiyle ülke ekonomisine katkı sağlıyor” dedi.

  • Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin yeri belli oldu

    AK Parti Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz, kurulma çalışmaları süren Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin Kurt Deresi mevkisinde inşa edileceğini duyurdu.

    Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin kurulma çalışmaları sürüyor. Geçtiğimiz günlerde Prof. Dr. Mehmet Kul’un kurucu rektör olarak atandığı Sivas’ın ikinci üniversitesi için bugün İl Özel İdaresi salonunda toplantı düzenlendi. Toplantıda konuşan AK Parti Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz, yeni üniversitenin Kurt Deresi mevkisinde gelişim alanıyla birlikte 750 dönümlük bir alanda inşa edileceğini belirtti. Yılmaz, üniversite için yaklaşık 450 dönümlük alan üzerlerinde çalıştıklarını ifade ederek, “Arkadaşlarımız tespit ettiler. Yine gelişim alanı da var, yaklaşık 300 dönüme de yakın bir gelişim alanı var. Valimizin liderliğinde bir çalışmayı yapıyoruz. Bildiğiniz gibi yeni üniversitemizin de yeni rektörü atandı. Rektörümüzle, valimizle, genel sekreterimizle, projeyi yürüten arkadaşlarımızla birlikte ve Sivas Cumhuriyet Üniversitemizde tecrübelerinden ve yol gösterişinden de faydalanarak bir üniversite yerleşim yeri çalışmasına başlanıldı. Kütüphanesiyle, spor salonlarıyla, kültür merkeziyle, içindeki spor alanlarıyla ve camisiyle birlikte Sivas’ın bir değeri olacak. Sivas’ı da bulunduğu itibariyle kuş bakışı görebilen bir mevki. Sivas üniversiteyi görecek, üniversite Sivas’ı görecek. Yapacağımız ilk iş imar planının onaylanması. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Daire Başkanı ve arkadaşları burada. Belediyemizin yetkilileri burada, belediyemizin de yetkililerinin alt yapı ile ilgili verecekleri bilgiler ile birlikte imar planının onaylanmasından sonra uygulamaya geçeceğiz“ dedi.

  • Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin yeri belli oldu

    AK Parti Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz, kurulma çalışmaları süren Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin Kurt Deresi mevkisinde inşa edileceğini duyurdu.

    Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin kurulma çalışmaları sürüyor. Geçtiğimiz günlerde Prof. Dr. Mehmet Kul’un kurucu rektör olarak atandığı Sivas’ın ikinci üniversitesi için bugün İl Özel İdaresi salonunda toplantı düzenlendi. Toplantıda konuşan AK Parti Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz, yeni üniversitenin Kurt Deresi mevkisinde gelişim alanıyla birlikte 750 dönümlük bir alanda inşa edileceğini belirtti. Yılmaz, üniversite için yaklaşık 450 dönümlük alan üzerlerinde çalıştıklarını ifade ederek, “Arkadaşlarımız tespit ettiler. Yine gelişim alanı da var, yaklaşık 300 dönüme de yakın bir gelişim alanı var. Valimizin liderliğinde bir çalışmayı yapıyoruz. Bildiğiniz gibi yeni üniversitemizin de yeni rektörü atandı. Rektörümüzle, valimizle, genel sekreterimizle, projeyi yürüten arkadaşlarımızla birlikte ve Sivas Cumhuriyet Üniversitemizde tecrübelerinden ve yol gösterişinden de faydalanarak bir üniversite yerleşim yeri çalışmasına başlanıldı. Kütüphanesiyle, spor salonlarıyla, kültür merkeziyle, içindeki spor alanlarıyla ve camisiyle birlikte Sivas’ın bir değeri olacak. Sivas’ı da bulunduğu itibariyle kuş bakışı görebilen bir mevki. Sivas üniversiteyi görecek, üniversite Sivas’ı görecek. Yapacağımız ilk iş imar planının onaylanması. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Daire Başkanı ve arkadaşları burada. Belediyemizin yetkilileri burada, belediyemizin de yetkililerinin alt yapı ile ilgili verecekleri bilgiler ile birlikte imar planının onaylanmasından sonra uygulamaya geçeceğiz“ dedi.