Etiket: teknoloji

  • Adana Bilim Teknoloji Üniversitesi, Şakirpaşa Havalimanı’na Talip

    Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ABTÜ) Rektörü Prof. Dr. Aykut Gül, Türkiye’de ihtisaslaşma misyonu yüklenen 8 üniversiteden biri olarak seçildiklerini ve uzay bilimleri ve havacılık konusunda ihtisas yapacaklarını belirterek, Çukurova Havalimanı’nın hizmete girmesinden sonra atıl duruma düşecek olan Şakirpaşa Havalimanı’na talip oldukları açıkladı.

    Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi “2023 Vizyon Toplantısı” Yeşiloba Yerleşkesinde gerçekleşti. Toplantıya Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Akyürek, Prof. Dr. Mustafa Gök, Pilot Gürcan Gür, TÜBİTAK Uzay Bilimleri Araştırma Entitüsü Müdürü Doç. Dr. Lokman Kuzu, Öğretim Üyeleri ve öğrenciler katıldı.

    Programda konuşan Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Akyürek, “Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Adana için kazanç Adanalı içinde kazanç. Hep Çukurova Üniversitesi’nden şikayet ettik biz. Kentten kopuk kente katkısı olmayan kente katma değer katmayan bir öğretim yuvası diye ama daha sonra Çukurova Üniversitesi de kente katkı sunmaya başladı. Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin de kentte ve kentte yaşayan insanlara olumlu anlamda katkılarının beklediğimizden daha yüksek olacağını ifade etmek istiyorum” dedi.

    Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aykut Gül, yüklendikleri misyon ve 2023 vizyonları hakkında bilgi verdi. Rektör Aykut Gül, “Üniversitemizin misyonunu değiştirdik. Bunu birçok arkadaşımızın katılımıyla bir mutfak çalışmasıyla değişik ortamlarda gerçekleştirdik. Bu anlamda yeni misyonumuz şu şekilde oluştu. Yürüttüğü araştırmalar ürettiği bilgi ve verdiği eğitim öğretim ile milli değerler ekseninde estetik değerlere sahip gelişime değişime açık bireyler yetiştirmek, her alanda ürettiği bilgiyi paylaşarak toplumun gelişmesine katkıda bulunmak, havacılık ve uzay bilimleri alanında ülkemizin önünü açacak eğitim bilim ve teknolojik gelişmeleri sağlamak. Vizyonumuz ise yine 2023 için şuanda çizmiş olduğumuz bir vizyon bu vizyon neden 2023? Bir Türkiye’nin 2023 vizyonu var bizimki de bundan sonraki iki dönemlik rektörlük dönemi olarak baktığınızda yaklaşık 8 yıla yani 2023 yılına denk geliyor. Biz de 2023 vizyonu olarak tasarladık. Vizyonumuz, öğrencisi, personeli ve çalışanı olmaktan gurur duyulan üniversite, sanayi, toplum sinerjisi ile toplumla bütünleşen, bilimsel anlamda gelişime ve değişime liderlik eden bir üniversite olmak” ifadelerini kullandı.

    YÖK tarafından Adana BTÜ’nün havacılık ve uzay bilimleri alanında ihtisaslaşmasının uygun görüldüğünü söyleyen ve bu konuda yapılacak çalışmalardan bahseden Rektör Gül, “Havacılık ve Uzay Bilimlerinin mevcut kampüse sığması mümkün değil. Yeni bir kampüs olmak durumunda. Bu bakımdan da ben erken söyleyeyim yeri gelmişken Çukurova Hava Limanı yapıldıktan sonra mevcut Şakirpaşa Havalimanı boş kalacak. Biz açık ve net olarak talep ediyoruz o havalimanını. Çünkü Havacılık ve Uzay Bilimleri bizim açımızdan milli bir projedir. O bakımdan da böyle bir alana bizim ihtiyacımız var, siyasilerimizin, yerel yönetimlerimizin, bürokratlarımızın bu havalimanı konusunda desteğini talep ediyoruz” dedi.

    “YENİ ONE MİNUTE’LER İÇİN DAHA GÜÇLÜ OLMALIYIZ”

    Önümüzdeki 10-20-30 yıllık süreçte Türkiye’nin ihtiyaç duyacağı alanların tespiti yapıldıktan sonra 8 üniversiteye ihtisaslaşma misyonu verildiğini kaydeden Rektör Gül, şöyle devam etti:

    “Bize verilen görev ise havacılık ve uzay bilimleri. dolayısı ile gelecekte Adana’ya bu anlamda çok ciddi yatırımlar gelecek. Güçlü bir kadroya sahip olacağız. Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK buraya altyapı desteklerini sağlamış olacaklar. O bakımdan bu bizim için üniversitemizin misyonunu değiştiren önemli bir proje diye düşünüyorum. Bakıldığı zaman TÜBİAK, MAM, TAİ, ASELSAN, ROKETSAN, vs bu alanlarda giderek artan iş imkanları olduğunU düşünüyorum. Ülkemize bölgemize ne tür katkıları olabilir. Bir defa uzay ve havacılık teknolojileri, ulaşım ve güvenlik amaçlı uçak ve savunma sistemlerinden haberleşmeye, enerjiye, tarım ve astronomiye kadar birçok alanda katkı sağlayacaktır. Yaptığınız savunma amaçlı gibi görünen birçok yatırım daha sonra sivil alanda kullanım imkanı bulabiliyor. Ülkemizde batıya göre bu işlerde geç başladık, geç kaldık. Sivil ve askeri havacılıkta yerli üretimin öneminin geç fark edilmesi söz konusu. Bu konuda doktora yapmış eleman sayısının az olması, teknolojik altyapı yetersizliği, temel bilimlerde çalışanlarla yeterli irtibatın sağlanamaması, bu konuda halkın yeterince bilgilendirilmemiş olması, alanda araştırma yapan enstitülerin az olması, üniversite ve sanayi bağlantısının yeterli olmaması, sermaye yetersizliği sorunları karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin jeostratejik konumu gereği, yer gözlem ve uydu haberleşme sistemine kendi kontrolü altında sahip olması önemli. Türkiye’ye havacılık ve uzay bilimleri teknolojileri ne katabilir? Sanayi, makine, teknoloji, bilim alanlarındaki eğitim ve yatırım vizyonu ile tam örtüşmektedir. Savunma ve ekonomi anlamında önemli. Bölgemize katkıları ise istihdam açısından, savunma açısından Ortadoğu bölgesi, İncirlik üssünün varlığı bölgede kurulacak fakülteye büyük katkısı olacaktır. Adana’nın 4 mevsim uçuşa uygun hava şartlarının olması, bölgenin düz olması, havaalanı roket fırlatma için kolay yapıların oluşturabilmesine imkan veriyor, Doğu Akdeniz rezervlerine yakınlık, kara, deniz ve hava ulaşımı açısından çok önemli bir konuma sahip, yeraltı zenginlikleri, enerji kaynakları ve petrol boru hatları, limanlar, yollar ve hızlı tren hatları itibari ile de jeostratejik açıdan önemli bir konumda.

    YÖK’ün bize biçmiş olduğu bir misyon bu. Biz seçilmiş üniversiteyiz. İstanbul’daki Türk Alman Ünivernsitesi ile ABTÜ uzay bilimleri ve havacılık konusunda seçilmiş, görevlendirilmiş iki üniversitemizdir. Bu ülkenin projesi ve ülkemizin de en çok ihtiyaç duyduğu alanlar. Biz masaya yumruğumuzu kuvvetli vurabileceksek, ikinci üçüncü one minuteleri söyleyebilecek isek güçlü olmak durumundayız. Dışa daha az bağımlı olmak durumundayız. Bu bakımdan da bunlar çıok önemli projeler.”

    Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Mustafa Gök, Pilot Gürcan Gür, TÜBİTAK Uzay Bilimleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Lokman Kuzu’nun konuşmacı olduğu panele bölümüne geçildi.

  • Kesintisiz Görüş Sağlayan Göz İçi Lenslere Teknoloji Ödülü

    TÜBİTAK, TTGV, TÜSİAD tarafından 12’incisi düzenlenen Teknoloji Ödülleri Töreni’nde, VSY Biotechnology, “Dünyada İlk ve Tek Olan, Tüm Mesafelerde Kesintisiz Görüş Sağlayan Trifokal+Geliştirilmiş Alan Derinliği Kombinasyonlu Özel Optikli Göz İçi Lensi (GİL): Acriva Reviol Tri-ED” ile teknoloji ödülünün sahibi oldu.

    VSY Biotechnology CEO’su Dr. Ercan Varlıbaş ödülü TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran SYMES, TTGV Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Ultav ve 12. Teknoloji Ödülleri Yürütme Kurulu Başkanı C. Müjdat Altay’dan teslim aldı.

    4.0 ENDÜSTRİ DEVRİMİ ÇAĞININ GÖZDE ALANI BİYOTEKNOLOJİ

    VSY Biotechnology CEO’su Dr. Ercan Varlıbaş, daha önce büyük teknoloji ödülünü aldıklarını ve bu yıl da benzer bir heyecanı yaşamış olmalarından dolayı mutluluk duyduklarını ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:

    “12. Teknoloji Ödülleri’nin bu yılki teması ‘teknoloji ve insan.’ VSY Biotechnology de tüm çalışmalarında insan odaklı teknolojileri temel almaktadır. İnsan sistemiyle birebir uyumlu biyoteknolojik ürün projelerimizi dünyaya sunuyoruz. Bu projeleri tasarlarken ve hayata geçirirken en fazla önem verdiğimiz konulardan biri sunduğu fayda açısından benzerlerinden üstün özellikler içermesi.

    Teknoloji ödülünü aldığımız projemiz de dünyada bir ilki oluşturuyor. Her mesafeden kesintisiz sürekli görüş sağlayan göz içi lensi ile trifokalite (üç fokus) ve Enhanced Depth of Focus (Artırılmış Fokus Derinliği) teknolojilerini aynı optikte birleştirdik. Bu sayede ise göz içi lenslerinin katarakta çözüm oluşturmasının yanı sıra kesintisiz sürekli görüş sağlayarak insanların miyop, hipermetrop gibi göz bozukluklarının giderilmesi sağlanıyor.

    Endüstri 4.0 dediğimiz akıllı teknolojiler çağında biyoteknoloji çok önemli bir alan ve bu alan keşfe açık. VSY Biotechnology de bunun farkında ve daha birçok projesini bu perspektif ile dünyaya sunmaya hazırlanıyor.”

  • 12’nci Teknoloji Ödülleri Sahiplerini Buldu

    TÜBİTAK, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ve TÜSİAD işbirliği ile bu yıl 12’ncisi düzenlenen Teknoloji Ödülleri, sahiplerini buldu.

    TÜBİTAK, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ve TÜSİAD işbirliği ile bu yıl 12’ncisi düzenlenen Teknoloji Ödülleri, sahiplerini buldu. 23 ilden 170 başvuru yapılan, 36 finalistin yarıştığı 12’nci Teknoloji Ödülleri töreni TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes, TTGV Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Ultav ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin’in katılımı ile gerçekleşti.

    Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes; “TÜSİAD olarak, son dönemdeki çalışmalarımızda, dijitalleşmenin özellikle sanayiye etkilerine odaklandık. Ülke olarak dördüncü sanayi devrimi fırsatını yakalamamız ve değerlendirmemiz şart. Bunu her fırsatta tekrarlıyoruz. Sanayi 4.0, Türkiye’nin düşük katma değerli üretim kısır döngüsü yerine, artan yüksek katma değerli yatırımlar döngüsüne erişim potansiyelini bizlere sağlayacak. 65. Hükümet programında da ’Endüstri 4.0’ ifadesi kullanılıyor. Bundan büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi.

    Sanayinin küresel rekabet gücünü artıracak, dijital ve teknolojik dönüşümü sağlayacak yaklaşımları son derece önemsediklerini belirten Cansen Başaran-Symes, Bilim, Sanayi, Teknoloji Bakanlığı ve TÜSİAD işbirliği ile Sanayi 4.0 ile ilgili bir platform oluşturulması için çalışma başlatıldığı bilgisini verdi. Başaran-Symes sözlerini şöyle sürdürdü; “Böyle bir platformun hayata geçmesini, bütün sivil toplumu ve paydaşları kapsayacak bir platformun ortaya çıkmasını son derece önemsediğimizi de belirtmek isterim. Teknoloji ödüllerine başvuran, finale kalan çok değerli girişimcilerimiz var. Bunlar bize çok umut veriyor. Ancak Türkiye’deki yenilikçi ve yüksek teknolojili girişimciliğin kat edeceği önemli bir yol olduğunu da biliyoruz. Dolayısıyla bu ödül ve çalışmalar aslında kat edeceğimiz bu yola katkı sağlamak için yapılmış çalışmalar. İnsan eliyle geliştirilen teknolojinin, insanı ihmal eden değil, insana değer veren yaklaşımlarla geliştirilmesi ve kullanılması gerekli. Ancak bu şekilde, ülkemizde, ekonomimizde umduğumuz gelişmeleri, insani gelişmişlik ile taçlandırabiliriz. Ülkemizi tam anlamıyla gelişmiş ülke konumuna ancak bu şartlarda yükseltebiliriz”.

    Törende TTGV’nin 20 yıl süreyle KOBİ seviyesinde binlerce projeye finansal destek sağladığını belirten TTGV Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Ultav, Türkiye’nin teknoloji ihraç edebilmesi için yeni bir çalışmaya başladıklarını, desteklerin bu doğrultuda sürdürüleceğini belirtti. Türkiye’nin önümüzdeki 10 yıllık süreçte sıçrama yapabilmesi için yüksek teknolojiyi içeren ürünleri ihraç edebilmesi gerektiğini belirten Ultav, şunları kaydetti; “Birkaç yıl öncesine kadar sermaye ve iş gücünün yanında teknoloji katsayı olarak görünüyordu. Artık teknoloji sermaye ve iş gücü gibi değişken olarak ekonomik başarının temel unsurları arasında yer alıyor. Bugün geldiğimiz nokta çok önemli. Çünkü teknoloji alanında 10 yıllık süreçte büyük bir atılım bizleri bekliyor. Ülke olarak sıçrama yapabilmek için sağlam platformlara odaklanmalı, bütünü ile sıçrama yapabilmemiz gerekiyor. Bu odaklanma sırasında Türkiye’nin kalbi olan sanayinin teknolojisinden sermayesine, iş gücünden sıçrama yapacak şekilde desteklenmesi çok önemli. Bu yılki organizasyonumuza katılan 170, finale kalan 36 firma ülkemizin 25 şehrinden geliyor. Aralarında büyük şirketler de var, küçüklerde. Bu güzide şirketlerimizin, aralarına yeni eklenecek şirketlerin ortak bir platformda buluşacak Türkiye’nin gerçekleştireceği sıçramada önemli bir parça olacağını düşünüyorum”.

    Türkiye’nin Ar-Ge ve yenilik anlamında ciddi atılımlara imza attığına değinen TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin ise Teknoloji Ödülleri’nin sektörde önemli bir marka hamlesi yarattığına işaret ederek, şunları söyledi; “Ülkemizin Ar-Ge harcamaları bu sene satın alma paritesine göre 17.5 milyar doları geçti. Bu sevindirici bir rakam. Ancak Çin, Hindistan gibi ülkelerin çok gerisindeyiz. Batıdan doğuya eksen kayması gündeme getiriliyor. Bu eksende doğru bir konuma oturmak, bir üst lige çıkmak istiyorsak paradigma değişimine ihtiyacımız var. Verimlilik ekonomisinden vazgeçip, bilgi ekonomisine doğru hareket etmeliyiz. Kilogram başına ekonomilerden bahsetmek yerine, teknoloji-fikir odaklı zihniyete gitmeliyiz. TÜBİTAK olarak biz burada payımıza düşeni yapmaya hazırız. Bu anlamda yeniden yapılandırılma hamlesi başlattık. Hali hazırda var olan ancak doygunluğa ulaşan ürün ve ekonomi katkı odaklı desteklerimiz sürecek. Buna ek olarak yaptığımız uluslararası görüşmeler ve beklenen sanayi devrimini de göz önünde bulundurarak yeni destekler sağlayacağız. Bu yaklaşım ‘Beni destekleyin’ değil, teknoloji ya da ürün üretenlere çağrı yaparak gerçekleşecek. Aynı zamanda uluslararası işbirliği ortamını da açıyoruz. Son olarak bugün sadece ödül alanları ve finale kalan 36 proje sahibini değil, başvuruda bulunarak farklarını ortaya koyan tüm şirketlere teşekkür ediyorum. Teknoloji geliştirmeye devam etmelerini istiyorum. Sizleri desteklemeye devam edeceğiz”.

    Teknoloji Ödülleri kapsamında finale kalan 36 proje arasından ödül alanlar şu şekildedir:

    Mikro ölçekli firma süreç kategorisi:

    SBS Bilimsel Çözümler Firması; Propolisin Duyusal Biyolojik ve Kimyasal Özelliklerine göre sınıflandırılması çalışması ile

    Mikro ölçekli firma ürün kategorisi:

    Nanobiomed Eğitim-Bilişim Firması; Prextrolin başlıklı çalışması ile

    Küçük ölçekli firma ürün kategorisi:

    Vaksis Ar-ge Firması; Güneş Işığından Elektrik Enerjisine: GünEr çalışması ile

    Orta Ölçekli Firma Süreç Kategorisi:

    İnfoline Bilgi Teknolojileri Firması; Tarımsal işletmeler Birlikler Yönetim Sisteminin Geliştirilmesi çalışması ile

    Orta Ölçekli Firma Ürün Kategorisi:

    VSY Biyoteknoloji ve İlaç san. Firması; Multifokal Göz içi Lensi çalışması ile

    Büyük ölçekli firma süreç kategorisi:

    Aselsan Firması; Hasar Eşiği yüksek Optik sistemler çalışması ile

    Büyük ölçekli Firma ürün kategorisi:

    İLKO Ar-ge Merkezi Firması; Kontrollü ve Hemen Salım Sağlayan Morfin Sülfat Film Tablet Formülasyon Geliştirilmesi çalışması ile

    Büyük ölçekli firma ürün kategorisinde jüri özel ödülü:

    Heksagon Mühendislik ve Karsan otomotiv firmaları; Karsan Jest Yenilikçi Minibüs Platformu çalışması ile

    Büyük ödül:

    Ford Otomotiv Sanayi Firması; Yeni Nesil Ecotorq EU6 Moto Ailesi çalışması ile

  • 3. Doğu Marmara Sanayi Ve Teknoloji Fuarı Açıldı

    SANTEK 2016-3. Doğu Marmara Sanayi ve Teknoloji Fuarı İnterteks Uluslararası Fuar Merkezi’nde açıldı.

    Kocaeli İnterteks Uluslar arası Fuar Merkezi’nde yapılan SANTEK 2016 – 3.Doğu Marmara Sanayi ve Teknoloji Fuarı açıldı. Fuar kapsamında 10 ülkeden 43 yabancı firma ikili görüşmelere katılırken, toplamda 250 firma ve temsilciliği stant açtı. 26 ile 29 Mayıs tarihleri arasında açık kalacak olan SANTEK 2016 – 3. Doğu Marmara Sanayi ve Teknoloji Fuarı, Kocaeli Sanayi Odası (KSO), Kocaeli Ticaret Odası (KOTO), Kocaeli Valiliği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Doğu Marmara Kalkınma ajansı işbirliğinde düzenlendi.

    PROTOKOL YOĞUN İLGİ GÖSTERDİ

    SANTEK 2016 Fuarı’nın açılışına Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Deniz Kuvvetleri İkmal Daire Başkanı Tuğamiral Hasan Kulaç, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Murat Özdağ, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Çakır, KOTO Meclis Başkanı Bülent Karagöz ile yerli ve yabancı sanayiciler katıldı. Fuarın açılışında konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “Kocaeli Türkiye’nin en hareketli, en bereketli, üreten ve aynı zanda bir liman kenti. Bu anlamda ana merkezlerden bir tanesi. Bir santral. Şu anda buradaki fuar merkezini bugüne kadar verimli kullanamadığımız kanaatindeyiz. En verimli kullandığımız organizasyon Kocaeli Kitap Fuarı” dedi.

    “ÜRETİMDE DÖNÜŞÜMÜN KOCAELİ’DEN BAŞLAMASINI İSTİYORUZ”

    Başkan Karaosmanoğlu’nun ardından kürsüye gelen Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ise, “Sadece ilimiz için değil, ülkemiz için de anlamlı bir organizasyon. Kocaeli sadece il ve bölge ölçeğinde değil Türkiye’nin aydınlık temellerine ulaşmasında, 2023’e dair tüm hedeflerine ulaşmasında önemli yeri olan bir büyükşehir. Kocaeli’de biz sadece üretimin artmasını istemekle birlikte bu üretimin dönüşmesini, bu dönüşümün Kocaeli’den başlayarak anlaşılmasını istiyoruz ve gayret ediyoruz. Bunun için önemli bir altyapıya sahip olduğumuzu da biliyoruz. En önemli hedefimiz yerli otomobil, milli tank, milli helikopter üretimimizi yapmaktır. Kocaeli sadece üretim yapılan şehir değil üretimin öncüsü olmalıdır” dedi. Vali Güzeloğlu’nun konuşmasının ardından SANTEK 2016 – 3. Doğu Marmara Sanayi ve Teknoloji Fuarı’nın açılış kurdelesi kesildi. Kurdele kesme merasiminin ardından protokol üyeleri fuarı dolaşarak stantları ziyaret etti. SANTEK 2016 – 3. Doğu Marmara Sanayi ve Teknoloji Fuarı 29 Mayıs Pazar gününe kadar açık kalacak.

    “YERLİLEŞTİRME KONUSUNDA KOCAELİ’NİN ÖNEMİ BÜYÜK”

    SANTEK 2016 – 3. Doğu Marmara Sanayi ve Teknoloji Fuarı’nı değerlendiren Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Murat Özdağ ise, “Öncelikle SANTEK’16 Kocaeli için çok kıymetli bir fuar. Bölgemizdeki tüm üreticilerin, özellikle de imalat noktasındaki, yerleştirme noktasındaki çalışmaları için kendilerini maksimum derecede ifade edebilecekleri ve anlatabilecekleri bir fuar. Fuarın içerisinde önemli konular var. Özellikle yerlileştirmede şüphesiz ki Kocaeli’nin önemi büyük. Bu noktada Donanma Komutanlığımızın standında yerlileştirilebilecek ürünlerin sergilendiği ve birebir görüşmelerin yapıldığı bir organizasyon var. Bunun yanı sıra, yine bizim için önemli olduğunu düşündüğümüz, fuar içerisinde ASELSAN’ın ve Türk Hava Yolları Teknik’in ve buna benzer devlet kuruluşlarının da yerlileştirme alanında ciddi organizasyonları olacak. Sanayicilerimizi, üreticilerimizi bu noktada bu görüşmelere kesinlikle bekliyoruz” dedi.

    “BİLİŞİM VADİSİ İLE BİRLİKTE BİLİŞİM DEVRİMİ’NİN OLACAĞINA İNANIYORUZ”

    Türkiye’nin yakın zamanda bilişim alanında çağ atlayacağının da altını çizen Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Murat Özdağ, “Bilişim Vadisi’ne biz ticari anlamda bakmak yerine, ülkenin gelişimine ve sanayi anlamında ülkeye büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Özellikle sanayide, Sanayi 4.0 noktasında büyük değer katacağı inancındayız. Bunun için de gerek Milli Gemi gerekse de Bilişim Vadisi’nin Kocaeli için çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Milli Gemi’nin de üretilmesi ile alakalı yine Donanma Komutanlığımız ile ciddi çalışmalar içerisinde olabilecek firmalarımız var. Bunun yanında da yine bizim için Bilişim Vadisi’nde Sanayi 4.0 ile alakalı iyi işlerin yapılacağını söyleyebiliriz. 1900’lü yıllarda nasıl Sanayi Devrimi olduysa, 2000’li yılların başında da Bilişim Vadisi ile birlikte Bilişim Devrimi’nin olacağına inanmaktayız” şeklinde konuştu.

  • Narkotim Nano Teknoloji Kıyafetle Uyuşturucuyla Mücadeleye Başladı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla, gençlerin uyuşturucu batağına düşmesinin önüne geçmek için kurulan narkotim ekipleri, Adana’da nano teknoloji kıyafetle sokakta uyuşturucuyla mücadeleye başladı.

    Narkotim ekiplerinin kurulmasıyla birlikte Adana’da “torbacı” diye tabir edilen sokak satıcılarına göz açtırılmıyor. Adana Emniyet Müdürlüğü Uyuşturucuyla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne bağlı narkotim ekipleri 2016 yılının ilk 5.5 ayında yapılan uyuşturucu operasyonlarında 915 sokak satıcısını yakaladı, bunların 650’si tutuklandı.

    Sokakları uyuşturucudan ve zehir tacirlerinden temizlemek için aralıksız çalışma yapan narkotim ekipleri gençlerin zehirlenmesinin önüne geçmek için bu kez de son teknolojiyle donatılmış motosiklet ve nano teknoloji kıyafetlerle uyuşturucuyla mücadeleye başladı.

    Narkotim ekipleri Adana’da okullar bölgesinde dışarıdan gelip öğrencileri uyuşturucu satmak isteyenlerin önüne geçmek için uygulama yaptı. Polis nano teknoloji kıyafetleri ve yeni motosikletleriyle okul önünde bekleyen vatandaşlara kimlik sorgusu yapıp onların üzerinde arama yaptı. Yapılan aramada bir kişinin üzerinden bıçak çıktı.

    Ekipler, park ve okul önlerindeki uygulamaları aralıksız sürdürüyor.