Etiket: teknoloji

  • Alaplı’ya Teknoloji Fakültesi için seferberlik çağrısı

    Alaplı’ya Teknoloji Fakültesi için seferberlik çağrısı

    Alaplı Gazeteciler Derneği yönetimi, Alaplı ilçesine 4 yıl önce sözü verilen Teknoloji Fakültesinin kurulması amacıyla bir dizi ziyaretlerde bulundu.

    Alaplı Gazeteciler Derneği Başkanı Doğan Bostancı ve yönetim kurulu üyelerinin fakültenin son durumu ile ilgili bilgi almak ve süreci hızlandırmak amacıyla ilk durağı Alaplı Meslek Yüksek Okulu Müdürü Dr. Ahmet Oturak’ın makamı oldu. Gazeteciler Derneği yönetimi Oturak’ın ardından Alaplı Kredi Yurtlar Müdürü Erhan Yavaş ve son olarak Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin’i de makamında ziyaret ederek, fakülte konusunun tekrar canlandırılması ve ilçeye kazandırılması noktasında görüş alış-verişi de bulundu.

    Alaplı Meslek Yüksek Okulu Müdürü Oturak, okullarında bin 268 kayıtlı, 860 aktif öğrencilerinin bulunduğunu belirterek, “Eğitim-öğretim uzaktan eğitim ile devam ediyor. Tabi ki fakültemiz olsun isteriz. Bu konuda iyi niyetli girişimlerinizi takdir ediyorum. Alaplı’mızda 180 uluslar arası katılı öğrenci var. Bunun dışında eğitimin aksamaması için çalışıyoruz. Eğitime yapılan her katkıya sonuna kadar destek veririz” dedi.

    Yüksekokulun ardından Alaplı Kredi Yurtlar Müdürü Erhan Yavaş’tan süreç konusunda bilgi alan Gazeteciler Derneği Yönetimi Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin’den de konuyla ilgili destek istedi.

    Tekin, 4 yıl önceki sürece dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı.

    “Dönemin Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Mahmut Özer başkanlığında toplanan Üniversitesi senatosu Alaplı’da Teknoloji Fakültesi kurulma kararı almıştı. Alaplı’ya Teknoloji Fakültesinin yapılmasının önü açılmıştı. Yalnız aradan geçen 4 yılda bizde süreci yakından takip ettik, bir gelişme olmadı. Hatta Alaplı kampüsünün yanında bulunan Belediyeye ait arazinin borç takası yönetimiyle Üniversiteye verebileceğimizin sözünü vermiştik. O dönem mevcut okulun fakülte için yeterli olacağını ifade ederek, bu teklifimiz olumsuz karşılanmıştı. Bizde belediye olarak gerek arsa, gerekse diğer konularda üzerimize ne düşünüyorsa yaparız. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.”

    Bostancı,” Alaplı’nın gündemi Fakülte olmalı”

    Alaplı Gazeteciler Derneği Başkanı Bostancı ise Alaplı’nın asıl gündeminin Fakülte olması gerektiğini ifade ederek, “Bu düşünce ile bugün ziyaretlerimizi gerçekleştirdik. Önümüzdeki hafta AK Parti Alaplı İlçe Başkanlığı başta olmak üzere diğer siyasi partilerimize gideceğiz. Onlarında görüş ve önerilerini alacağız. Ardından Ankara’ya gidip, görüşmeler yapacağız. Alaplı’da şu ana kadar oldukça faydalı görüşmeler oldu. Alaplı’ya 4 yıllık yüksek okul yada Fakülte istiyoruz. Bunu Alaplı halkı olarak yürekten istiyoruz” dedi.

  • Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Milli Hibrit Tohum Geliştirme Projesi’ni başlattık”

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Milli Hibrit Tohum Geliştirme Projesi’ni başlattık”

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Tohumculuk alanında son yıllarda artan ivmeyi desteklemek ve yerli firmalarımızın rekabetçiliğini yükseltmek için kollarımızı sıvadık. Milli Hibrit Tohum Geliştirme Projesi’ni başlattık. Bölgemizde bulunan 10 ticaret borsası ve 28 tohumculuk şirketinin katılımıyla Trakya Tohum AŞ’nin kuruluşu gerçekleşti. Burada geliştirilecek en verimli tohumların üretimi gerçekleştirilecek.” dedi.

    Trakya Kalkınma Ajansı Kırklareli Yatırım Destek Ofisi Hizmet Binası’nın açılışı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta konuşan ve “Bugün Trakya’da dolu dolu bir gün geçiriyoruz” diyen Bakan Varank, “Güne Ergene OSB’de fabrika açılışıyla başladık. Tekirdağ’daki diğer ziyaret ve toplantılarımızdan sonra Kırklareli’ne geldik. Demirköy’de, Fatih Sultan Mehmet Han’ın bize emaneti olan Fatih Dökümhanesi Camii ile tamamlanan 1. Etap sosyal tesis alanının açılışını gerçekleştirdik. Savunma sanayimizin temellerinin atıldığı bu güzide mekanın Kırklareli’nin önemli bir turizm destinasyonu olmasına büyük katkılar sunacağın inanıyorum. Oradan da, yine tarihi bir yapıyı ihya ederek gelecek nesillerimize kazandıran Trakya Kalkınma Ajansımızın, Kırklareli Yatırım Destek Ofisinin açılışı için sizlerle buluşmaya geldik” diye konuştu.

    Kırklareli’nin gerçekten önemli bir tarım ve turizm kenti, sanayide ivme kazanan bir şehir olduğunu belirten Bakan Varank, “Her bir yanında tarihi ve doğal güzellikleri var. Kırklareli kadim bir şehir. Bir çok millete tarih boyunca ev sahipliği yapmış bir şehir. Savaşlar ve mübadeleler nedeniyle el değiştiren birçok yapı burada bulunuyor. Şu an içinde bulunduğumuz Yayla Mahallesi Kırklareli’nin tarihi mahallerinden biri. Son dönemde hem kalkınma ajansımızın hem de yerel paydaşların çabasıyla buradaki birçok yapı yok olmaktan kurtuldu. Bunların en güzel örneklerinden biri de işte yatırım destek ofisimizin hizmet binası olarak kullandığı Dodoğlu Konağı. Şehrin o dönemdeki en varlıklı insanı olarak bilinen bir Rum tüccarın inşa ettirdiği bu konak 150 yıllık geçmişe sahip. Ajansımız 2011 yılında bu konağı yıkılmaya yüz tutmuşken satın aldı. 1 milyon 300 bin lira maliyetle bu tarihi yapı aslına uygun şekilde restore edildi. Yaklaşık 2 yıldır ofisimiz burada hizmet veriyor, ama açılışını yapmak bugüne nasip oldu” diye konuştu.

    “Her şeyden önce Kırklareli’nin böyle tarihi bir değerini ihya edip kültürel mirasımızı yaşattığımız için ben çok mutluyum” diyen Bakan Mustafa Varank, “Bu yapının restorasyonuyla birlikte Kırklareli’nin tarihi Yayla Mahallesi artık bir cazibe merkezi konumunda. Buraya yerli ve yabancı turistlerin ilgisinin her geçen gün arttığını arkadaşlarımız ifade ettiler. İşte Kalkınma ajansları aslında tam da bu amaçla faaliyet yürütüyorlar. Şehirlerimizin kalkınma potansiyellerini açığa çıkarıp, ihtiyaç duyulan destekleri veriyoruz. Kırklareli’nde hem şehrin tarihi mirasının yaşamasına katkı verip hem de hizmetlerimizi bu tarihi binanın ev sahipliğinde gerçekleştiriyoruz. Tabi binanın içinde Kültür Turizm Bakanlığımızın bir turizm bilgilendirme ofisi de bulunuyor. Bu açıdan da şehrin tanıtımı için binamız bir fiil hizmet veriyor. Ben bu binanın ihyasıyla, şehrimize ve gelecek nesillerimize kazandırılmasında emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Kalkınma Ajansımıza ve yatırım destek ofisimize çalışmalarında başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.

    Trakya Kalkınma Ajansımız vasıtasıyla hem Kırklareli’nde hem de şehirlerde önemli işlere imza attıklarını kaydeden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Ajans kuruluşundan bugüne Trakya Bölgesi’nde yer alan 864 projeye yaklaşık 114 milyon liralık destek verdi. Bu projelerin 236’sı Kırklareli’nde hayata geçti ve 46 milyon liralık yatırım hacmi oluştu. Vize, Demirköy, İğneada ve Kıyıköy hattında kırsal turizmi geliştirme projelerine şimdiye kadar 15 milyon lira yatırım yaptık. Bölgede altyapının gelişmesi için proje destekleri sunduk. Dupnisa Mağarası’dan Fatih Dökümhanesi’ne kadar birçok cazibe merkezinin gelişmesini sağladık. Bölgede, koruma ve kullanma dengelerini gözeterek, kırsal turizmin gelişmesinde öncü adımlar attık. İlimizdeki Yatırım Destek Ofisimiz vasıtasıyla bugüne kadar 437 teşvik belgesi verildi. Bu belgeler sayesinde 11 milyar 83 milyon lira tutarında sabit yatırım yapıldı ve 16 binin üzerinde istihdam oluştu. Yatırım Destek Ofislerimizin en büyük görevi; yerli ve yabancı yatırımcılarla dinamik bir ilişki kurup, şehirlerimizi yatırımcılarla buluşturmak. Kırklareli Yatırım Destek Ofisimizin yönlendirmeleriyle, Kırklareli OSB’de 12 firma, Büyükkarıştıran OSB’de 4 firma, Evrensekiz OSB’de ise 2 firma yatırım yapma kararı aldılar. Ofisimiz, yürüttüğü danışmanlık faaliyetlerini bu yeni binasında çok daha verimli şekilde vermeye devam edecek“ ifadelerini kullandı.

    “Kalkınma Ajansımızın önümüzdeki dönemde bölgemizde atacağı adımlara da kısaca değinmek istiyorum” diyen Bakan Varank, “Bildiğiniz gibi Trakya önemli bir tarım havzası. Bölgemizde yetkilendirilmiş tohumculuk şirketleri var. Tohumculuk alanında son yıllarda artan ivmeyi desteklemek ve yerli firmalarımızın rekabetçiliğini yükseltmek için kollarımızı sıvadık. Milli Hibrit Tohum Geliştirme Projesi’ni başlattık. Bölgemizde bulunan 10 ticaret borsası ve 28 tohumculuk şirketinin katılımıyla Trakya Tohum AŞ’nin kuruluşu gerçekleşti. Namık Kemal Üniversitesi’nin de destekleriyle, Ar-Ge çalışmalarına hız verilecek. Burada geliştirilecek en verimli tohumların üretimi gerçekleştirilecek. Ayçiçeği, buğday, arpa ve çeltik tohumlarında milli üretimi arttırıp, küresel rekabet gücü kazanacağız. Bu gerçekten çok önem verdiğimiz bir proje. Borsalarımızın, firmalarımızın ve üniversitemizin kurduğu bu üçlü yapı Türkiye’de ilk defa gerçekleşen bir model. Bu modelin gerçekleşmesinde Trakya Kalkınma Ajansımız büyük rol oynadı. 13 milyon liralık yatırımla bölgenin tohum ıslahı ve ticarileştirilmesi alanında önemli bir merkez haline gelmesini sağlayacağız. İnşallah bu projede önemli neticeler elde edip, ülke genelinde bu modeli geliştirmeyi planlıyoruz. Kırklareli’ne yeni bir ihtisas OSB kazandırmak için de destek veriyoruz. Kavaklı Tarıma Dayalı İhtisas Süt Üretimi OSB, Ajansımız öncülüğünde kuruluş başvurusunu Tarım Bakanlığımıza yaptı. Bu projeyle birlikte, şehrimizin tarımsal üretiminde yeni bir dönem başlayacak. Trakya’nın Verimli Kobileri projesiyle bölgemizde ihracat yapan KOBİ’lerin süreç ve enerji verimliliklerini artıracağız. AB fonlarından karşılanacak 30 milyon liralık bütçeyle, 350’den fazla KOBİ’miz alacakları danışmanlık faaliyetleriyle rekabet güçlerini artıracaklar. Bir diğer projemiz olan Trakya e-ticaret merkezi projesiyle, bölgemizdeki 26 oda ve borsayla birlikte bölgesel bir e-ticaret platformunu hayata geçireceğiz. Bu projeyle, bölgedeki bin firmanın satışlarını e-ticaret platformu üzerinden yapmalarına destek vereceğiz. Yine 2020 yılı SOGEP kapsamında Kırklareli ve Tekirdağ’da seracılık ve kırsal kalkınma alanında 12,5 milyon liralık 5 projeyi destekliyoruz. Kadın ve gençlerin meslek edinmesi ve istihdamını destekleyecek SOGEP projeleri bölgemizin kalkınmasına önemli katkılar sunacak” diye konuştu.

  • Prof. Dr. Budakoğlu: “Vitrektom ameliyatları en üst teknoloji ile yapılıyor”

    Prof. Dr. Budakoğlu: “Vitrektom ameliyatları en üst teknoloji ile yapılıyor”

    Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Budakoğlu, vitrektomi göz ameliyatlarının artık Erzincan’da yapıldığını başka illere sevk değil başka illerden sevk alan konuma geldiklerini söyledi.

    Prof. Dr. Özlem Budakoğlu, “Göz ile ilgili hastalıklar anlatılırken göz ikiye ayrılır. Gözün ön kısmı ve arka kısmıdır. Ön kısmında kornea ve lens, arka kısmında vitreous ve retina bulunmaktadır. Lokal ya da genel anestezi altında gerçekleştirilebilen vitrektomi ameliyatında göz duvarında açılan yaklaşık 0,5 mm’lik 3 adet delik ile gözün vitreus boşluğuna ve retinaya ulaşılmaktadır. Göz içindeki jel vitreus dakikada 1500-6000 adet kesi yapabilen bir probla temizlendikten sonra retinadaki problemin giderilmesine yönelik girişimlerde bulunuluyor.” dedi.

    Erzincan’da bu ameliyatları en üst teknoloji ile uyguladıklarını söyleyen Prof. Dr. Budakoğlu, “Bazı ameliyatlarımız katarakt gibi gözün ön sekmenini ilgilendiren ameliyatlar ve birde gözün arka sekmenini ilgilendiren ameliyatlar var. Arka sekmenini ilgilendiren ameliyatlar daha ileri teknoloji, daha Komplike aletler gerektiren ameliyatlar. Bu ameliyatlar her göz doktoru tarafından yapılmaz. Bu ameliyatlar için doktorlarımız özel eğitim ve uzun süreli eğitimler almalarını gerektiren zorlukta ki ameliyatlar. Göz ameliyatları içerisinde göz arkası ile vitrektomi ameliyatları. 1996 yılından itibaren bu vitrektomi ameliyatlar ile ilgili çalıştım. Uzun süre Ankara’da görev yaptıktan sonra şuan Erzincan’da hizmet vermeye devam ediyorum. Vitrektomi ameliyatları için hastanemiz de son teknolojiye uygun cihazımız ile ekip, ekipman ve yetişmiş personelimizin bulunması beni de mutlu etti. Bu ameliyatların yapılmasında ki tüm alt yapının mevcut olması benim Erzincan ilini tercih etmemde ki etkenlerden biri olmuştur.” şeklinde konuştu.

    Bu ameliyatları geliştirme sürecinin çok uzun zaman gerektiğini ifade eden Budakoğlu, “Tecrübe için birçok vaka ameliyatları yapmak gerekiyor. Her vaka bir birinden farklı olduğundan dolayı zaman gerektiriyor. Diyabet hastalarında gözün arka kısmında kanamaya yol açıyor. Bu kanamaların temizlenmesi için vitrektomi ameliyatları gerekli. Bunlar ileri diyabet hastalarında göz çerisinde kanama ilaç tedavileri ile düzelmesi imkânsız. Bu ameliyat göz arkasına girerek özel ekip ve ekipman ile temizlenmesi gerekiyor.” dedi.

    Yine retina yırtıkları ile ilgili ameliyatlarla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Özlem Budakoğlu, “Retina yırtıkları travma ile ve miyop olan kişilerde arka tabakanın incelmesi sonucu oluşan retina yırtıkları. İncelen kısımda meydana gelen yırtık göz arkası duvardan ayrılınca hasta görme yitişini kaybediyor. Bu retina yırtıkları da vitrektomi ameliyatları ile yırtıkları kapatılması ve tamiri söz konusu. Travma sonrası gözün gözde oluşan kanamaların tedavileri uzun süre alıyor. Bu ameliyatlar uygun zaman ve uygun teknoloji ile yapılması çok önemli. Görme yetilerini kazanmaları ve gözün kendi halini alması için bu vitrektomi ameliyatlar birkaç kez tekrarlanabilir. Bu ameliyatlar için daha önce farklı illere sevkleri yapılıyordu. Artık başka illere değil sevk, başka illerden, çevre illerden ilimize sevkler geliyor. Daha önceden Ankara’da tedavisine başladığım hastalarım da Erzincan’a geliyorlar. Bu ameliyatlar için başka illere kesinlikle sevk edilmiyor en üst başarıyla Erzincan’da da yapabilir durumdayız” diye konuştu.

  • KBÜ Teknoloji Geliştirme Bölgesinden ilk ihracat girişimi

    KBÜ Teknoloji Geliştirme Bölgesinden ilk ihracat girişimi

    Karabük Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesinde ihracat için ilk yurt dışı görüşmesi yapıldı.

    Karabük Üniversitesi (KBÜ) Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TGB) oluşumu altında “Geri Dönüşümü Yapılamayan Plastik Atıkların Piroliz Yöntemi ile Geri Kazanımı” başlıklı proje ile Ar-Ge faaliyeti gösteren Luxor Kimya ilk yurt dışı ihracat görüşmelerini gerçekleştirdi.

    Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar başkanlığında Senato Toplantı Odası’nda söz konusu projeyle ilgili toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya; Luxor Kimya’nın sahibi Ali Okyay Küdün ve Ahmet Balyemez, Proje Yürütücü Mühendisi Merve Elverir, Proje Mühendisi Rabia Leylek, Jmatt CEO’su Aluko Olajide Matthew, Goodmus Learning Center CEO’su Badmus Azeez Adelunke ve First New Generation CEO’su Michelle Ukoh katıldı. Zoom üzerinden de yayımlanan toplantıya yurt dışından iki firma da katılım sağladı.

    Toplantıyla ilgili bilgi veren Rektör Yardımcısı Yaşar şunları söyledi: “Burada uluslararası öğrencilerimizin iş birliğinde dört ayrı ülkeden yatırımcı ve girişimcilerle bir araya geldik. Amerika, İrlanda, Kamerun ve Nijerya’dan gelen iş insanları çalışmaya oldukça yoğun ilgi gösterdi. Bu bizim için önemli bir adım. TGB’de yerleşik bulunan bir firma üzerinden ilk ihracatı gerçekleştirmek için heyecan veren bir görüşme oldu. Katılımcılara TGB Uygulama Merkezinde oluşturduğumuz prototip piroliz tesisinin tanıtımı yapılmıştır. Görüşmeler çok olumlu geçti, prensipte anlaşmaya varıldı, firma yetkilileri ülkelerine dönecek ve görüşmelerini tamamlayarak önümüzdeki aylarda sonuçlandıracaklarını bekliyoruz. Hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

    Amerika, İrlanda, Kamerun ve Nijeryadan gelen katılımcılara TGB Uygulama merkezinde projenin ana unsurunu oluşturan piroliz reaktörü tanıtıldı. Sisteme her türlü plastik atıklar yüklenerek sistem çalıştırıldı. Katılımcıların gözlemleri altında gerçekleşen çalışmada pilastik atıklardan pirolitik yağ, gaz ve karbon siyahı elde edilerek sıfır atık stratejisine ulaşıldı. Bu durum yurt dışından gelen katılımcıların ilgi ve beğenisini topladı.

    Görüşmelerin ardından temel konularda anlaşma sağlanarak Ocak ayında ihracat işlemlerinin tamamlanacağı belirtildi.

  • Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, ETSO’da iş adamları ile bir araya geldi

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, ETSO’da iş adamları ile bir araya geldi

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ETSO) iş adamlarıyla bir araya geldi.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ETSO) bölgenin iş dünyası ile bir araya geldi. Bakan Varank, yaptığı konuşmada, “Erzurum’da çok dolu bir günü geride bıraktık. Önce Cazibe Merkezlerini Destekleme Programıyla hayata geçirdiğimiz yatırımların resmi açılışını gerçekleştirdik. Akabinde DAYTAM ve Doğu Anadolu Gözlemevi’nde araştırmacılarla bir araya geldik. Şimdi de sizlerle bir aradayız. Erzurum’a gelmek, aslında nicedir aklımızdaydı. Kısmet de bugüne nasip oldu. Tabi şu da var, ben buraya gelemesem de vekillerimizle yakın dirsek temasındaydık. Recep Akdağ Bakanımız başta olmak üzere, Erzurumlular bizim Bakanlığın daimi üyesi gibiler. Sağ olsunlar, şehrimizde ilgili fikir ve önerileri bizlere her zaman yol gösterici oluyor. Ben tabi reel sektörle bir araya gelmeyi de gerçekten çok önemsiyorum. Farklı sektörlerin görüş ve önerilerini dinlemek, son derece faydalı oluyor. Malumunuz zorlu bir yıl geçiyoruz. Küresel salgın tüm ülkeleri etkiledi, dünyadaki bütün dengeleri sarstı. Bilmediğimiz bir düzene adapte olmaya çalışırken, hem toplumun hem de ekonominin sağlığını korumaya odaklandık. Biz bu salgın sürecini, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kararlı bir şekilde yönetiyoruz” dedi.

    “Milyonlarca vatandaşımızın hayatına dokunduk”

    Sosyal destek, kısa çalışma ödeneği, işsizlik ödeneği ve normalleşme desteği gibi başlıklar altında vatandaşlara 39 milyar liralık kaynak aktardıklarını kaydeden Bakan Varank, şunları kaydetti:

    “Milyonlarca vatandaşımızın hayatına dokunduk. Kamu bankalarımız eliyle, krediye erişim imkânlarını genişlettik. Sokağa çıkma kısıtlaması varken dahi, Bakanlığımıza başvuran fabrikaların çalışmasını mümkün kıldık. Teknoparklarda ve Ar-Ge merkezlerinde uzaktan çalışmayı kolaylaştırdık. Güvenli üretim yapan ve güvenli hizmet sunan firmaları belgelendirmeye başladık. Dış talebin de canlanmasıyla birlikte, hazirandan itibaren ekonomi tekrar canlanmaya başladı. İmalat sanayinde; siparişler, üretim, kapasite kullanım oranları yükseldi. Sanayideki elektrik tüketimi verileri de, pandemi dönemindeki kayıpların giderildiğini gösteriyor. Organize Sanayi Bölgelerimiz, eylülde son 6 ayın elektrik tüketimi rekorunu kırdı. Hatta son çeyreğe de güçlü bir başlangıç yaptık. Ekim’in ilk yarısına ilişkin veriler, eylül ve martın aynı dönemlerini geride bırakmış durumda. Otomotiv ve tekstil ağırlıklı OSB’lerin bulunduğu Sakarya, Bursa ve Kocaeli üçgeninde elektrik tüketimi, marta göre yüzde 7 daha fazla.”

    “Tüm Türkiye’de yatırım talebi cephesinde de güzel haberler var”

    Erzurum’da da rakamlar iyi gittiğini dile getiren Bakan Varank, “Birinci OSB’de elektrik tüketimi, Mayıs ayından bu yana düzenli bir artış gösteriyor. Bu ivmelenme ve dinamizm, oldukça sevindirici. Tüm Türkiye’de yatırım talebi cephesinde de güzel haberler var. Reel sektörün ilk 8 aydaki yatırım talebi, geçen senenin yüzde 30 üzerinde. Biz bu dönemde özel sektörün 127 milyar liralık sabit yatırımını 6 bin 296 teşvik belgesiyle destekledik. Bu yatırımlar tamamlandığında, 191 bin vatandaşımıza yeni iş imkânları doğmuş olacak.

    Erzurum özelinde de durum parlak. İlk 8 ayda, 487 milyon liralık 26 farklı sabit yatırıma teşvik vermişiz. Bu projeler tamamlandığında 2 binin üzerinde yeni istihdam oluşmasını bekliyoruz. Çok daha dikkat çekici olansa; Yatırım tutarı açısından karşılaştırma yaptığımızda, bu senenin ilk 8 ayında, şimdiden son 8 yılı geride bırakmış olmanız. Sanayi ve Ticaret Odamızın bizimle paylaştığı notu da okudum. Yılın ilk 8 ayında Erzurum’da 340 yeni şirket açılmış. Bu; 2018’e göre yüzde 17; 2019’a göreyse yüzde 94’lük bir artışa tekabül ediyor. Sanayi sicil kaydınızda da benzer bir durum söz konusu. Geçen sene ilk 9 ayda 35 sanayi tesisi üretime geçerken, bu yılın aynı döneminde yüzde 91’lik bir artış olmuş ve 65 sanayi tesisi üretime başlamış. Bunların büyük kısmı; gıda, mobilya, metal dışı mineral ürünler gibi sektörlerde. Şunu çok net söylememiz gerekiyor. Yatırımlar ve üretim hem Türkiye’de hem de Erzurum’da artıyor. İnşallah yılın üçüncü çeyreğinde güçlü bir büyüme göreceğiz. Yılın son çeyreğinde de iyi bir performans gösterebilirsek, bu zorlu seneyi minimum hasarla atlatabiliriz. Finansal piyasalardaki dalgalanmanın, iş yapma biçiminizi etkilemesine lütfen izin vermeyin. İhracata daha fazla yönelip, pazarlarınızı geliştirmeye ve yerli katma değeri artırmaya bakın” dedi.

    “KOBİ’lerimize ilk 9 ayda 1 milyar liranın üzerinde destek ödemesi yaptık”

    Bakanlık olarak bu dönemde önemli adımlar attıklarını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Takip etmişsinizdir, yoğun bakım solunum cihazımızı rekor sürede seri üretim bandından indirdik. Otomotiv sektöründe küresel bir marka oluşturma hedefiyle çıktığımız yolda Türkiye’nin Otomobili fabrikasının temellerini Gemlik’te attık. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programında, makine sektöründeki projeleri desteklemeye başladık. KOBİ’lerimize ilk 9 ayda KOSGEB aracılığıyla 1 milyar liranın üzerinde destek ödemesi yaptık. Sanayi altyapımızı güçlendirmek üzere; 33 farklı OSB’ye kamulaştırma ve altyapı harcamaları için 154 milyon lira destek sağladık. Erzurum İkinci OSB’de bu desteklerden faydalandı. Birinci OSB’de Elektrik Enerjisi Nakil Hattı Projesini de inşallah seneye tamamlıyoruz. Su ve doğalgaz altyapısına 2 buçuk milyon lira kaynak aktarıyoruz. Bu proje sayesinde, bölgedeki sanayicilerimizin elektrik maliyetleri ortalama yüzde 14 azalacak. Tabi tüm bunlara ek olarak, yapısal reformlarımızı da hız kesmeden devam ettiriyoruz. OSB’leri daha da yatırımcı dostu hale getirmek için; Emsali artırdık. Döviz cinsinden arsa satılmasını engelledik. Yapı kullanma izni almış; ancak iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alamamış katılımcılara ek süre verdik. Dış pazarlara açılabilmeniz için, yurt dışında OSB kurmayı mümkün hale getirdik. Dün yine önemli bir adım daha attık. OSB’lerdeki sanayi parsellerinin daha verimli kullanılması için, emsal hesabında, sanayi tesisleşmesine uygun bir düzenleme yaptık. Zemin altı ilk bodrum katlar daha önceki düzenlemede yüzde 30 katsayısının içindeyken, yeni yapılan düzenlemeyle bu katsayıdan çıkarıldı. Ayrıca; sanayi tesisleşmesine uygun tesisat, yangın holu, zorunlu otoparklar, galeri ve mescit gibi mahalleri emsal dışı olarak tanımladık. Bu düzenleme sayesinde sanayicilerimiz, parsellerini ihtiyaçları doğrultusunda daha esnek planlayabilecek.”

    “İlçe bazlı teşvik sistemini hayata geçiriyoruz”

    “Yatırım teşviklerimizde de tarihi bir adım atarak, ilçe bazlı teşvik sistemini hayata geçiriyoruz” diyen Bakan Varank, “Tabi bu işin mutfağında veri bazlı analizler var. Tüm il ve ilçelerimizin sosyo-ekonomik gelişmişlik endekslerini güncelledik. İller için 52 göstergeyi, ilçeler içinse 32 göstergeyi dikkate alarak, bir sıralama yaptık. Yeni sistemle birlikte; illerin az gelişmiş ilçelerinde yapılacak yatırımlar, bir alt bölge desteklerinden faydalanacak. Böylece görece dezavantajlı ilçelere daha fazla yatırım gitmesi teşvik edilecek, istihdam artacak ve ekonomik hayat canlanacak. Yine sanayimiz için çok kritik bir adımı hayata geçirerek, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Sanayileşme İcra Komitesini kurduk. Bu Komitede, sanayimize seviye atlatacak ve ülkemizi geleceğe hazırlayacak kararlar ilgili Bakanlıklarla birlikte alınacak.”

    “Devletin istediği şirkete el koyabileceği gibi absürt yorumlar yapan bazı köşe yazarları çıktı”

    Bir yanlış anlamayı da düzeltmek istediğini belirten Bakan Varank, şunları kaydetti:

    “SAİK kararnamesinde yer alan bir maddeden hareketle, devletin istediği şirkete el koyabileceği gibi absürt yorumlar yapan bazı köşe yazarları çıktı. Böyle bir şey olabilir mi? Sanırım bu durum, hem kararnameyi dikkatli okumamak hem de son küresel eğilimleri iyi takip etmemekten kaynaklanıyor. Orada yazılan, ülke açısından stratejik öneme sahip şirketlerin ortaklık yapısında yabancılarla ilgili bir değişiklik olacaksa, devletin ihtiyaç duyması halinde buna dönük politikalar geliştirebilmesi için bir yetki tanımı. Bu batı ülkelerinde, Amerika’da, Almanya’da bu dönemde sıkça gündeme gelen uygulamaları olan bir husus. Dolayısıyla el koyma falan; garip, kötü niyetli yorumlar ve ekonominin işleyişine aykırı yorumlar. Bu haberler, hangi mantıkla yazılıyor, anlamak gerçekten mümkün değil.”

    “2019 yılında Ar-Ge harcamalarının milli gelirdeki payı yüzde 1,06’ya yükseldi”

    2021 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının çok daha güçlü olacağını belirten Bakan Varank, “Kalkınma planları ile uyumlu olacak şekilde, bütçemiz, geçen seneye göre yüzde 50 arttı. Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Siteleri için kullanacağımız bütçede, 5 katlık bir artış olacak. Ayrıca; yenilik ve inovasyon öncülüğündeki projeleri daha yoğun biçimde destekleyeceğiz. Biliyorsunuz bu sabah tam da bu konuda çok kritik bir veri açıklandı. 2019 yılında Ar-Ge harcamalarının milli gelirdeki payı yüzde 1,06’ya yükseldi. Bakın bu son 10 senenin rekoru. Alt detaylara da baktığımızda; özel sektörün hem Ar-Ge harcamalarının gem de Ar-Ge finansmanında oynadığı rolün arttığını görüyoruz. Bununla birlikte, bu alandaki insan kaynağımız da artıyor. Yani hem özel sektör inovasyona daha çok yöneliyor; Hem de bu alanda çalışan insan kaynağı artıyor. İşte Türkiye, bu eğilimin devam etmesiyle rekabet gücünü daha da artıracak Biz, Bakanlık olarak bu işin çok yakın takipçisiyiz” dedi.

    “TÜBİTAK’ın Ar-Ge bütçesi de 2021 yılında yüzde 100 artıyor”

    “TÜBİTAK’ın Ar-Ge bütçesi de 2021 yılında yüzde 100 artıyor. Yani, ekosistemi çok daha güçlü bir şekilde destekleyeceğiz” ifadelerini kullanan Bakan Varank, şunları kaydetti:

    “Bu artışlardan elbette Erzurum da payını alacak. Erzurum bizim gözbebeğimiz. Dadaşların bize, bizim dadaşlara olan sevgimiz, muhabbetimiz ortada. Erzurum Sayın Cumhurbaşkanımızı, Ak Parti’yi hiçbir zaman yalnız bırakmadı.

    Biz de bu sevginin, bu muhabbetin karşılığını Erzurum’a her zaman vermeye çalıştık, çalışıyoruz. Bu şehre her alanda Cumhuriyet tarihinde görülmemiş yatırımları kazandırdık. Dadaşlar bunların en yakın şahidi. Geçen hafta Erzurum’a, partimizden ayrılıp, kendi hevesinin peşinden koşan bir isim gelmiş. Tabi dadaşlar gelene git diyemez. Buraya da buyur ettiniz. Çok açık konuşacağım; Elbette, Türkiye siyasetinde laf bitmez. Bu arkadaşlar da konuşuyorlar. Ama Erzurum’a, Erzurumlulara söyleyecekleri hiç bir şey yok. Az gidiyorlar, uz gidiyorlar, sonuçta dönüp dolaşıp Erzurum’un %74,5 oranla onay verdiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle kavga ediyorlar. Parlamenter sistemi, eski Türkiye’yi geri getirmekten öte bir vizyonları yok. Ainesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Bunların lafına bakarsanız, Erzurum’da bugün yaptığımız açılışlar, kazandırdığımız alt yapılar, 18 yılda bu şehrin değişen yüzü yok hükmünde. Ama biz eserlerimizle konuşuyoruz, icraatlarımızla konuşuyoruz. Bu arkadaşlara kalsa Türkiye’nin çoktan tekstil sektörünü terk etmesi lazımdı, tersane ve gemicilik sektörünü terk etmesi lazımdı.

    En büyük istihdam oluşturan alanlardan çekilmesi lazımdı. Sektörlerle bunların toplantılarını yapıyorlardı. Ama bizim Erzurum’a, Türkiye’ye kazandıracağımız daha çok eser var, yapacağımız daha çok iş var. Konuşan konuşsun, biz işimize bakacağız. Dadaşlar sofrada elini, mecliste dilini kısa tut derler. O yüzden ben de sözü daha fazla uzatmak istemiyorum. Biz Bakanlık olarak, sizlerle yakın iletişimi önemsiyoruz. Karşılaştığınız sorunları çözmeye, getirdiğiniz önerileri hayata geçirmeye devam edeceğiz.”