Etiket: Tehlikeye

  • Tehlikeye Rağmen Dolup Taştı

    Bursa’da 38 derecenin üzerine çıkan hava sıcaklarından bunalan vatandaşlar, deniz kıyılarına akın etti. Sıcaktan bunalan yüzlerce kişi, Gemlik ilçesi Kumla sahilinde ’denize girilmez’ levhasına rağmen suya hücum etti. İtfaiye bünyesinde çalışan bir cankurtaran gün boyunca yüzme bilmeyen ve kıyıdan fazla açılan vatandaşları uyardı.

    Bursa’da sahiller tatilcilerle doldu taştı. 38 derecenin üzerine çıkan sıcaktan bunalan günübirlikçiler güneş ve denizin keyfini çıkardı. Yaz mevsiminin kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladığı Bursa’da su parkları ve sahiller tıklım tıklım doldu. Marmara Denizi’nin güney kesimini oluşturan Gemlik Körfezi’nin Kumla sahilleri de günübirlik tatilcilerin akınına uğradı. Ramazan ayına rağmen sahildeki yoğunluk gözlerden kaçmadı. Kimi tatilciler çocukları ile deniz keyfi yaparken, kimileri güneşlenmeyi tercih etti. Okulun kapanmasıyla birlikte denize akın eden çocuklarda anne babalarının gözetiminde denize girdi. Kumla sahilinde, deniz dip yapısından dolayı ’denize girmek tehlikelidir’ levhasına rağmen yüzlerce vatandaş denize girdi. Bazı vatandaşların levhanın gölgesinde yatıp güneşlenmeleri de dikkat çekti.

  • (Özel Haber) Minarede Tehlikeye Meydan Okuyorlar

    Bursa’da, restorasyon çalışması başlatılan altı asırlık Kefensüzen Camisinin inşaat iskelesi kurulum çalışmasını yürüten işçiler metrelerce yüksekte akrobatlara meydan okuyan görüntüler sergileyerek yürekleri ağıza getirdi.

    Bursa’nın Osmangazi ilçesi Doğanbey mahallesindeki toplu konutlar arasında bulunan 6 asırlık Kefensüzen Camisi restorasyon çalışmaları başladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ilk günkü ihtişamına kavuşturmak için başlatılan çalışmalarda işçilerin tedbirsiz çalışmaları yürekleri ağıza getirdi. 600 yıllık caminin çevresi ve minaresine inşaat iskelesi kurulum çalışmaları yürüten işçiler, hiçbir güvenlik önlemi almadan metrelerce yüksekte ölüme meydan okudu. Emniyet önlemlerini almayarak canını hiçe sayan işçiler kurulum çalışmalarının tamamlanmasının ardından 30 metre yükseklikten akrobatları aratmayacak şekilde indi.

  • (Özel Haber) Göl Havzası’na Dökülen Molozlar Büyükçekmece Gölü’nü Tehlikeye Sokuyor

    Büyükçemece Göl Havzası’na bırakılan hafriyat atıklarından oluşan molozlar Büyükçemece Gölü’nü tehlikeye sokuyor. Durumdan rahatsız olduğunu belirterek tepkisini dile getiren Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, sorunun İstanbul’un sorunu olduğunu ifade ederek, “Ben 40 yıllık belediyeciyim böyle rezillik, böyle bir ahlaksızlık görmedim” dedi.

    Büyükçemece Göl Havzası’na bırakılan hafriyat atıklarından oluşan molozlar, Büyükçemece Gölü’nü tehlikeye sokuyor. Durumdan rahatsızlık duyduğunu belirten Başkan Dr. Hasan Akgün, yetkililere seslenerek yardım çağrısında bulundu. Zabıta ekipleri ve teknik danışmanı ile birlikte alanda inceleme yapan Başkan Akgün, zabıta ekiplerine molozların kaldırılması yönünde talimat verdi.

    GÜVENLİK KAMERASI’NA BİLE ALDIRMADILAR

    Durumdan rahatsız olan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ün talimatı üzerine molozun döküldüğü tespit edilen alanlara güvenlik kameraları yerleştirildi. Büyükçekmece Belediyesi zabıta ekipleri tarafından 24 saat izlenen kameraları fark eden sürücüler plakalarını kapatarak, alanda yaptıkları keşif sonrası, gecenin geç saatlerinde kameralara aldırış etmeden moloz dökümünü gerçekleştirdi. Başkan Akgün tarafından yeni bir talimat ile alana giriş demir kapı ile kapatılarak, Büyükçekmece Göl Havzası korunacak.

    “40 YILLIK BELEDİYECİYİM BÖYLE REZİLLİK, BÖYLE BİR AHLAKSIZLIK GÖRMEDİM”

    Büyükçekmece Göl Havzası İstanbul halkının alanıdır diyen Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, “Büyükçekmece’nin çok güzel bir alanındayız. Bu alan sadece Büyükçekmece halkının alanı değil, burası bütün İstanbul halkının alanıdır. Bu alan Büyükçekmece Barajının su toplama havzasıdır. Burada toplanan sular baraja dökülüyor o suları da bizler içiyoruz. Zaman zaman Büyükçekmece’nin içinden, bazen de Büyükçekmece’nin dışından çok dürüst vatandaşlar, bunlara başka bir anlam yükleyemiyorum, ne kadar zararlı madde varsa, inşaat atıkları gibi malzemeleri getirip buraya döküyorlar. Biz bu vatandaşlara desek ki, ‘Hey vatandaşlar bizler bu suyu içiyoruz ama buraya her türlü atığı dökebilirsiniz desek, yüzde 99 buraya dökmeye devam eder. Yüzde biri derki buraya dökmeyelim’ der. Ben 40 yıllık belediyeciyim böyle rezillik, böyle bir ahlaksızlık görmedim. Burası İstanbul’a hizmet ediyor. Bizim zabıta sayımız belli, biz her kamyonun peşine bir zabıta takamayız” dedi.

    “BÜYÜKÇEKMECE GÖL HAVZASINA BÜYÜK BİR SALDIRI VAR BASINDAN DESTEK İSTİYORUM”

    İlkbahar ayıyla birlikte başlayan inşaat sektörü yüzünden bu alana saldırı olduğunu söyleyen Başkan Akgün, “En büyük sorunumuz, ilkbaharla beraber inşaat sektörünün patlaması sonucu Büyükçekmece Göl Havzasına büyük bir saldırı var. Bütün basın mensuplarından destek istiyorum. Saldırı gördüğünüz gibi Büyükçekmece Göl Havzasına moloz dökmek. Bunu engellemek için bir hafta önce ekibimle beraber yoğun bir masa başı çalışması yaptık. Daha sonra birçok farklı noktaya koyduğumuz kamera sistemleriyle bu rezilliği yapanları takibe aldık. Dün akşam buraya gelip baktığımız zaman burada bir tane atık yoktu. Bu organize bir iş, ben buradan emniyetten de destek istiyorum” diye konuştu.

    “MOLOZ DÖKÜMÜNDEN KAZANDIKLARI PARAYI BEN VEREYİM, BU AHLAKSIZLIĞI BİR DAHA YAPMASINLAR”

    Moloz dökülmesini ahlaksızlık olarak nitelendirerek konuşmasına devam eden Başkan Akgün, “Organize olduklarını tespit ettik. Eskort önce geliyor, ekipler kontrol yapıyor mu yapmıyor mu diye kontrol ediyor daha sonra ise galiba telsizle kamyonlara gelebilirsiniz diyor, o kamyonda üç dakikada döküp buradan ayrılıyor. Buraya döktüğü molozdan aldığı para 500-600 liradır, hadi 2 bin lira olsun. 2 bin lira için 15 milyon insanı zehirliyor bu çok namuslu ve şerefli vatandaşlar. Bu ahlaksızlar 2 bin lira için bu milleti zehirliyorlar, gelsin bu insanlar ben kendi maaşımdan 4 bin lira vereyim ama bu ahlaksızlığı, bu şerefsizliği yapmasınlar. Çünkü, bu gölün suyunu kendisi dahil herkes içiyor” şeklinde konuştu.

  • Atıcı: “Asansörler Güvenliğimizi Tehlikeye Atmamalı”

    TMMOB Makina Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Hüseyin Atıcı, asansörlerin hayatımızı kolaylaştırdığını, ancak güvenliğimizi de tehlikeye atmaması gerektiğini söyledi.

    Adana’da Çukurova, Seyhan, Kozan, Karataş, Saimbeyli ve Feke ilçelerinde 2015 yılında asansör bakım ve periyodik kontrollerinin MMO ekipleri tarafından gerçekleştirildiğini, 2016 yılı için Çukurova ve diğer ilçelerde de TÜRKAK tarafından onaylı MMO ekipleri tarafından gerçekleştirilmesi için görüşmelerin sürdüğünü belirten Atıcı, Çukurova Belediyesi ile Makina Mühendisleri arasında 21.04.2010 tarihinde Asansörlerin Yıllık Periyodik Kontrollerinin yapılmasına için protokol imzalandığını kaydetti.

    Çukurova Belediyesi ile 2010 yılında imzalanan protokol sırasında yasal olarak zorunlu olmamasına rağmen hem belediye hem de Odanın bu konuda örnek bir davranış sergilediğini belirten Atıcı, “Türkiye’de İzmir dışında asansörlerin yıllık periyodik kontrollerini yapan ilk belediye olmuştur. Protokolle beraber başlangıçta binalardaki asansörlerin sayısı tespit edilmiş ve buna göre asansörlerin kontrollerinin nasıl yapılacağı tespit edilmiştir. Binalar teker teker dolaşılmış ve kontroller için gerekli envanterler elde edilmiştir. Çukurova Belediyesi ile Makina Mühendisleri Odası arasında yapılan Asansörlerin Yıllık Periyodik Kontrollerinin yapılmasına dair protokol çerçevesinde asansörlerin kontrollerine başlanmıştır. Asansörlerin kontrolleri sırasında kontrol ekiplerimiz fazlaca problemlerle karşılaşmıştır. Odamız gerek asansör firmaları, gerekse apartman yöneticileri ile toplantılar düzenleyerek asansör kontrollerinin nasıl ve niçin yapıldığı hakkında detaylı bilgiler verilmiştir. 2010 yılında Çukurova Belediye sınırları içerisindeki yeşil etiketli güvenlikli asansör oranı %3 iken bugün bu oran yüzde 41 düzeyine yükselmiştir. Kamusal denetim bakış açısıyla yapılan periyodik kontrollerin güvenlikli asansör oranına etkisi çok net bir şekilde gözlemlenmiştir” dedi.

    Atıcı açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Asansörler hayatımızı kolaylaştırırken güvenliğimizi de tehlikeye atmamalıdır. Bunun içinde gerek aylık bakımlarının gerekse de yıllık kontrollerinin periyodik bir şekilde yapılması gerekmektedir. Yıllık periyodik kontroller sırasında bulunan eksiklilerin de ivedilikle giderilmesi kullanıcılar ve bakım personeli açısından büyük önem taşımaktadır.

    Çukurova Belediyesi sınırları içerinde ölümlü kazalarında olduğu çeşitli asansör kazaları meydana gelmiştir. Kontrolü yapılmamış veya kırmızı etiket aldığı halde kullanılan asansörlerde kazalar sıklıkla olmuştur. Son yıllarda yapılan kontroller ve bununla beraber yapılan revizyonlar sayesinde asansörlerdeki kazalar önlenmiştir.

    Çukurova Belediyesi 2010 yılından bu yana protokoller yenilenmiş ve bu protokoller sayesinde Belediye sınırları içerisinde asansörlerin tamamı kontrol edilmiştir. Kontrol edilen bu asansörlerin yarısından fazlası yeşil etiket almıştır. Yani kullanıcıların ve bakım personelinin can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturması önlenmiştir. Geri kalan kırmızı etiketli asansörlerin ise birçok eksiklikleri tamamlanmış fakat bazı kusurlar yüzünden kırmızı etiketten yeşile dönememiştir.

    2015 yılına geldiğimizde Belediye sınırlarında ki tüm asansörlerin ve yapı kullanıma açılacak binaların asansörlerinin ilk periyodik kontrolleri standart ve yönetmeliklere uygun olarak kontrolleri yapılmıştır. Yapılan bütün kontroller Türkak tarafından akredite edilen muayene personelleri ile yapılmıştır. Hali hazırda Makina Mühendisleri Odası Adana Şubesinde asansörlerin kontrollerinde 17 muayene personeli görev yapmaktadır. “

    MMO Adana Şube Başkanı Hüseyin Atıcı, 2015 yılında Çukurova İlçesi Belediyesi sınırları içerisinde saptanan 5 bin 68 asansörün tamamının bakım ve periyodik kontrollerinin gerçekleştirildiğini, 2 bin 55 asansöre yeşil, 2 bin 889 asansöre kırmızı, 76 asansöre sarı ve 40 asansöre de mavi etiket yapıştırıldığını kaydetti.

  • Mutfaktaki Tehlikeye Dikkat!

    Yıllardır yaşanan olumsuz vakaların sıklığına rağmen, kolay ulaşabilecek yerde saklanan asit ve alkali içeren temizlik maddelerinin çocuklarda yol açtığı yaralanmalarda azalma sağlanmadı. Uzmanlar, açıkta satılan, meşrubat ya da su şişesi gibi kaplara konulan kostik maddelerin alınmaması uyarısında bulundu.

    Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Cerrahisi Kliniği Uzmanı Dr.Hasan Özkan Gezer, alınacak basit önlemlerle ciddi yaralanmaların önüne geçilebileceğini bildirdi.

    YAĞ VE KİREÇ ÇÖZÜCÜLERLE, LAVABO AÇICILAR EN TEHLİKELİLERİ

    Yemek borusu yanığının, çocuklarda, mutfaklarda kireç çözücü (asit) ve yağ çözücü(alkali) olarak kullanılan temizlik malzemelerinin yanlışlıkla, az miktarda da olsa içilmesi sonucu geliştiğini belirten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Hasan Özkan Gezer, sıvı (yağ, kireç çözücü) veya katı (lavabo açıcı) halde mutfaklara girmiş olan alkalilerin sindirim sisteminde derin yaralanmalara yol açtığını kaydetti. Gezer, yağ çözücü ve kireç çözücünün dışındaki, çamaşır suları ve diğer deterjan tipi temizlik malzemesinin içilmesi sonucu gelişebilecek yanıkların ise nispeten, kalıcı hasar yaratmayacak yüzeysellikte gelişebileceğini söyledi.

    Uzman Dr. Gezer, çocuğun yanlışlıkla ağzına aldığı maddenin yakıcı tadını fark edinceye kadar birkaç mililitre kostik sıvı, yutma refleksiyle yemek borusuna doğru hareket edeceğini belirterek, “Yutulan madde ve miktara bağlı olarak çocuğun yemek borusunda çeşitli derecelerde yanıklar oluşur. Erken dönemde hiçbir belirti olmayabileceği gibi, hastanın tükürüğünü dahi yutamaması, ağız ve hatta göğüs çevresi ciltte yanık yaraları gibi ciddi belirtiler de görülebilir. Eğer kostik madde hava yolu ile temas etmişse solunum güçlüğü belirtileri ön plana çıkabilir” dedi.

    EN KÜÇÜK ŞÜPHEDE BİLE DOKTORA GÖTÜRÜLMELİ

    Bu tür vakalarda ana belirtinin ağız yaraları ve tükürüğün yutulamaması olduğunu ifade eden Dr. Gezer, “Ancak eğer aile çocuğun içtiğinden şüpheleniyorsa; bu bulguların olmaması, yemek borusu yanığı olmadığı anlamına gelmez. Bu durumda çocuk mutlaka uzman hekime götürülmelidir. Çocuk kostik madde almış veya aldığından şüpheleniliyorsa asla kusturulmamalı, yoğurt, süt gibi gıdalar verilmemelidir. Vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna götürülmelidir” diye konuştu.

    Yemek borusunun yanıp yanmadığının anlaşılmasının tek yolunun endoskopi ile yemek borusu ve bazen de midenin değerlendirilmesi olduğunu ifade eden Dr. Gezer, “Kostik madde içtiği belirtilen çocuklar endoskopi yapılana kadar yanık olarak kabul edilmelidir. Çocuğun fizik durumu uygun olur olmaz ilk 48 saat içinde yapılması gereken endoskopi sonucuna göre tedaviye devam edilir veya hasta beslenerek taburcu edilir. Eğer hastada ciddi yanık tespit edilirse, tedavinin en önemli basamağı ‘yemek borusundaki yanık bölgesine herhangi bir besinin temas etmemesi’ olduğundan, bu hastalar, mideye sonda yerleştirilerek beslenir.Bu nedenle hastanede yatmaları gerekir” bilgisini verdi.

    TEDAVİDE, BALON GENİŞLETME YÖNTEMİ BAŞARILI

    Bu hastalarda medikal tedavinin 1 haftaya tamamlandıktan sonra kontrol endoskopi yapıldığını, yanık alanları düzelmiş ise hastanın sondasının çekilerek beslenme başlatıldığını ve hastanın taburcu edildiğini söyleyen Dr. Gezer, şöyle devam etti:

    “Üçüncü haftanın sonunda yanığa bağlı gelişebilecek geç komplikasyonlardan olan yemek borusu veya mide çıkışında darlık araştırılması amacı ile ilaçlı yemek borusu ve mide filmi çekilir. Darlık gelişmiş ise buna yönelik tedavi programı yapılır. Darlık tedavisine, bir çok yöntem kullanıldı. Ancak Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Cerrahisi Kliniği olarak, bu hastalarda balon genişletme yöntemini kullanıyoruz. Bu yöntemdeki başarı oranlarımız da diğer yöntemlerle kıyaslandığında oldukça yüksek.”

    Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Özkan Gezer, lavabo açıcılar, fırın, tuvalet, ev temizleyicileri, beyazlatıcı ürünler, bulaşık deterjanları, clinitest tabletler, saat pilleri, saç düzleştiricilerin alkali yapıdaki; metal temizleyiciler, havuz temizleyicileri, pas önleyiciler, pil sıvılarının da asitik yapıdaki maddeler olduğunu söyledi.

    MEVSİMSEL TEMİZLİK ZAMANLARINDA SIK RASTLANIYOR

    Kostik madde alımının, ev kazaları içinde çok önemli bir yer tuttuğunu, özelikle mevsimsel temizliğin sık yapıldığı zamanlarda ciddi ölüm ve kalıcı sakatlığa neden olduğunu kaydeden Dr.Özkan Gezer, yapılan tüm uyarılara ve aydınlatıcı çalışmalara rağmen bu kazaların şimdiye kadar önüne geçilemediğinden yakındı.

    Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Özkan Gezer, “Eğer yanık oluşmuşsa, bu kazanın meydana getirdiği olumsuz sonuçları, hasta çocuk ve ailesi ömürlerinin sonuna kadar çekmektedirler” diyerek, bu tip kazalara karşı toplumun duyarlılığının sağlanması gerektiğine vurgu yaptı. Gezer, “Ailelerin basit ama etkili önlemler almaları bu kazaları ortadan kaldıracaktır. Bunun için; açıkta satılan, meşrubat ya da su şişesi gibi kaplara konular kostik maddeler alınmamalı, çocukların kolaylıkla ulaşabilecekleri yerlere konulmamalı, asla dolaplarda diğer içeceklerin yanında saklanmamalı, çocukların açamayacakları kapaklarla kapatılmalıdır” uyarılarında bulundu.