Etiket: Tehlikesiyle

  • Bakan Kurum: “Su kaynaklarımız kuruma tehlikesiyle karşı karşıya”

    Bakan Kurum: “Su kaynaklarımız kuruma tehlikesiyle karşı karşıya”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğinin olumsuz etkileri nedeniyle Meke Gölü ve başka su kaynaklarının kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade ederek, Konya’nın Karapınar ilçesinde oluşan obruklar nedeniyle bütüncül bir çevre ve doğa planlaması yaptıklarını söyledi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Konya’nın Karapınar ilçesinde muhtarlarla istişare toplantısına katıldı. Bakan Kurum, baba ocağı Karapınar için ne gerekiyorsa yaptıklarını, yapmaya da devam edeceklerini belirterek, “2019 yılı Karapınar’da kentsel dönüşüm yılı olacak demiştik. Belediye başkanımızla birlikte hızlıca çalışmalara başladık. Karapınar’ımızda kentsel dönüşüm ve konut inşaatlarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Rezerv alanda bulunan 4 milyon 319 bin metrekare büyüklüğünde 260 arsanın Karapınar Belediyesine devrini tamamlamıştık. Bu alanın 90 bin metrekarelik kısmında kentsel dönüşüm çalışmalarımıza hamdolsun başladık. Dönüşüm projemiz kapsamında 603 konut ve 33 iş yeri inşaatımızı yüzde 13 oranında tamamladık” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla başlatmış oldukları 50 bin sosyal konut projesine değinen Bakan Kurum, “3 bin 459, 100 bin sosyal konut projemiz içinde 4 bin 54 olmak üzere toplamda 7 bin 500 konutu Konya’mıza kazandırıyoruz. Tabii, biz Karapınar’ı da hemşehrilerimin ev talebini de unutmadık. Toplam yatırım bedeli 58 milyon lira olan 317 konut, ticaret merkezi ve camimizin inşaatını başlattık. İnşa süreci tüm hızıyla devam ediyor. Bu konutlarımızı TOKİ Başkanlığımız eliyle 1 yıldan daha az bir sürede tamamlayacağız. Hak sahibi hemşehrilerimize teslim edeceğiz. Yaklaşık maliyeti 11 milyon lira olan hükümet konağı inşaatı için proje ve ihale çalışmalarını tamamladık. İnşaat sürecinde artık son aşamadayız. Bu yıl Eylül ayında inşaatımızı tamamlayarak hükümet konağını hizmete açmayı planlıyoruz. Karapınar’ın geleceği için diğer bakanlıklarımızla, büyükşehir belediyemizle, ilçe belediyemizle tam bir uyum içerisinde birçok önemli proje yürütüyoruz. İlçenin alt yapı ve atık sorunları için de projeleri bir bir hayata geçiriyoruz. Yatırım bedeli yaklaşık 19 milyon lira olan atık su arıtma tesisimizin inşa sürecinde yüzde 50 seviyesindeyiz. İnşallah bu yıl sonuna kadar büyükşehir belediyemizle birlikte bu tesisi Karapınar’ımıza kazandırmış olacağız. Doğamız, suyumuz, havamız ve toprağımız daha temiz olacak. Toplam yatırım bedeli 13,5 milyon lira olan ticaret merkezi ve katlı otoparkın proje sürecini tamamladık. Yatırım bedeli 6,5 milyon lira olan kongre ve kültür merkezinin ise proje çalışmaları tamamlandı. Hotamış sağlık kompleksi projemiz de bulunuyor. Burada aile sağlığı merkezi ve 112 acil sağlık istasyonu inşa edeceğiz. Bunlarla beraber; İller Bankası desteğiyle 24 derslikli Cumhuriyet İlkokulu inşaatımızı yüzde 48 oranında tamamladık. Bu yıl sonuna kadar okul inşaatımızı inşallah bitireceğiz. Yine Akçayazı İlkokulunun da yakın zamanda inşasına başlayacağız” dedi.

    “Meke Gölümüz ve başka su kaynaklarımız kuruma tehlikesiyle karşı karşıya”

    Karapınar’ın doğal güzelliğini de korumak ve ön plana çıkarmak için gayret ettiklerini ifade eden Bakan Murat Kurum, şunları kaydetti:

    “Hepimizin bildiği gibi iklim değişikliğinin olumsuz etkileri nedeniyle Meke Gölümüz ve başka su kaynaklarımız kuruma tehlikesiyle karşı karşıya. Karapınar’da da maalesef verimli arazilerimizde obruklar meydana geliyor. Tüm bu problemlerle mücadele etmek adına bütüncül bir çevre ve doğa planlaması yaptık. Bu kapsamda; Sultaniye Sazlığını ve Meke, Acı, May, Çıralı, Sekiz Yaylası civarını kapsayan Göller Bölgesinin Kesin Korunacak Hassas Alan olması için tescil çalışmamız devam ediyor. Yine bu çerçevede Acıgöl ve Meke Gölü jeopark alanında çalışmalarımızı uzman ekiplerimizle birlikte titizlikle sürdürüyoruz. 81 ilde 81 milyon metrekarelik Millet Bahçesi projemiz var. Konya’mızda 10 adet Millet Bahçesi projesi bulunuyor. Karapınar’da da 75 bin 250 metrekarelik Millet Bahçesinin inşasına Gazi Osman Paşa Mahallesi’nde başlıyoruz. İçinde Millet Kıraathanesinin, kültür evinin, bisiklet ve yürüyüş yollarının olduğu Millet Bahçemizde Karapınarlı hemşehrilerimiz gönüllerince vakit geçirecekler.”

  • 18 yıldır heyelan tehlikesiyle yaşıyorlar

    Bartın’ın Kozcağız beldesine bağlı Özbaşı köyü sakinleri, 18 yıldır heyelan korkusuyla yaşıyor.

    Heyelan nedeniyle bazı evlerin yıkıldığı ve diğer evlerinde tehlike sınırı içerisinde bulunduğu köy 2000 yılında heyelan bölgesi ilan edildi. Heyelan bölgesi olduğu ve boşaltılması için çalışmaların yapıldığı köyde alt ve üst yapı yatırımları da durduruldu. Bölgeye gelen yetkililerin Kozcağız Beldesi’ne yapılacak olan afet evleri için köylülere vaatte bulunmasının ardından aradan geçen 18 yılda sadece 4 aile afet konutlarına yerleşti. Geride kalan 19 aile içinde devam eden mahkeme süreçleri nedeniyle gelişme yaşanmadı. Her gün ölüm riski ile uyumaktan korktuklarını söyleyen köy sakinleri yetkililerden soruna çözüm istedi. Sorunlarını sık sık dile getirdiklerini belirten mağdur vatandaşlar, aradan geçen sürede herhangi bir gelişme yaşanmamasına tepki gösterdi.

    Köy Muhtarı Zülgarı Ünlük, yaptığı açıklamada, “4,5 yıllık muhtarım. Bu konu için 20 sefer İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’ne gittim. Mahkeme sürecinin olduğu ve sonuçlanmasının ardından evlerin yapılacağı söyleniyor. Köylü mağdur durumda ve çözüm bekliyoruz” dedi.

    Köy sakinlerinden İbrahim Heper de, “2000 yılından bu yana heyelan nedeniyle mağdur durumdayız. Gözümün önünde dayımın binası yıkıldı. Devlet büyüklerime sesleniyorum. 2000 yılından bu yana mağduruz. Mağduriyetimiz giderilsin” diye konuştu.

    Damadı ve kızının köyde tehlike içerisinde yaşadığını kaydeden Yaşar Hepdemir ise, “Bu mahalle risk altında. Bir yağmur başlayınca acaba ne olacak diye bekliyoruz. Buraya yatırımda yok. Heyelan bölgesi diye yatırım da yapılmıyor. Mağdur durumdayız ve mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

  • 6 yıllık anaokulu çökme tehlikesiyle karşı karşıya

    Samsun’un Vezirköprü ilçesinde bulunan ve 2012 yılında yapıldığı öğrenilen Zübeyde Hanım Anaokulunun zemininde meydana gelen çökme sonucu duvarlarda büyük çatlaklar oluştu. Okul çökme ihtimaline karşı tatil edilirken, öğrenciler başka bir okulda eğitime devam edecek.

    Esentepe Mahallesi’nde bulunan Zübeyde Hanım Anaokulunun mutfak kısmının kazan dairesinde zeminde gece çökme meydana geldi. Çökme nedeniyle okulun duvarlarında büyük çatlaklar oluştu. 140 öğrencisi bulunan okul çökme ihtimaline karşı tatil edildi. Veliler okulun durumu hakkında bilgilendirilirken, gelen öğrenciler de geri gönderildi.

    Öte yandan öğrencilerin yarından itibaren Mirza Çalışkan Anaokulunda eğitime devam edeceği açıklandı. Okulda gerekli önlemler alınırken, eşyalar da tahliye edilmeye başlandı. Yetkililerden alınan bilgiye göre binanın 2012’de yapıldığı öğrenildi.

  • Çökme tehlikesiyle tahliye edilen 6 katlı apartman havadan görüntülendi

    Bursa’da dün gece meydana gelen çatlaklar sebebiyle tahliye edilen 6 katlı apartman havadan görüntülendi. Yüzde 20 eğilen binanın kolan ve kirişlerindeki, çatlaklar gün ağarınca ortaya çıktı.

    Edinilen bilgiye göre, dün gece Nilüfer ilçesi Görükle Mahallesi Kamelya Caddesi üzerindeki 6 katlı bir binanın giriş katındaki kiriş ve beton bloklar bilinmeyen bir sebeple çatlamaya başladı. Seslerin gelmesi üzerine alt kata inen bina sakinleri durumu fark edince itfaiye ve polis ekiplerine haber verdi.

    Olay yerine gelen ekipler 6 katlı binadaki 11 dairenin sakinleri ile bitişik apartmanda oturan vatandaşları tahliye ederken yıkılma tehlikesi bulunan binanın çevresinde güvenlik önlemleri aldı. Vatandaşları ise olay yerinden uzaklaştırıldı. Olay yerine çok sayıda AFAD, itfaiye ve arama kurtarma ekibi de sevk edildi. Ekipler yıkılma tehlikesi bulunan bina çevresinde gece boyu beklerken evlerine giremeyen vatandaşlar geceyi yakınları ve komşularında geçirdi.

    Öte yandan binanın yapılan incelemelerde yüzde 20 eğildiği belirtildi. Havanın aydınlanmasıyla birlikte 6 katlı apartmanın kiriş ve kolonlarında meydana gelen çatlaklarda ortaya çıktı. Polis ekipleri eşyalarını almak için evlerine girmek isteyen vatandaşlara güvenlik gerekçesiyle izin vermedi. Yüzde 20 yan yattığı iddia edilen bina İhlas Haber Ajansı tarafından havadan görüntülendi. Sabah değerli eşyalarını alabilmek için evine gelen Gülsen Kaygusuz ufak hasarlar vardı ancak dün sesler geldi. Sallantı olmuş alt kattakiler fark etmiş. Gezip incelediğimizde demirlerin bile yamulduğunu fark ettik. Eşyalarımız içeride bekliyoruz’’ dedi.

    Öte yandan vatandaşların endişeli bekleyişi sürüyor.

  • 870 hektarlık Ladik Gölü kuruma tehlikesiyle karşı karşıya

    Samsun’un Ladik ilçesinde bulunan 870 hektarlık Ladik Gölü, kuruma tehlikesiyle karşı karşıya. Göldeki su seviyesi 4,5 metreden 80 santimetreye kadar düşerken turna balığı sayısı azaldı.

    Samsun’un Ladik ilçesinde bulunan, yüzer adaları ve turna balığı ile tanınan 870 hektar büyüklüğündeki Ladik Gölü’nde su seviyesi her geçen yıl düşmeye devam ediyor. Uzmanlar tarafından yapılan incelemede göldeki su seviyesinin 4,5 metreden 80 santime kadar düştüğü belirlendi. Göldeki yüzen adalar kaybolurken, turna balığı da oldukça azaldı.

    Ladik Gölü’ndeki su seviyesinin 4,5 metreden 80 santimetreye düştüğünü belirten Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nazmi Polat, önlem alınmadığı takdirde gölün kuruma tehlikesi ile karşıya olabileceğini söyledi. Erozyon ve sulama için kullanılan sudan dolayı su seviyesinin düştüğünü belirten Prof. Dr. Nazmi Polat, göl tabanının yüzde 45’inde artık ineklerin otladığını ifade etti. Polat, çekilen suyla birlikte yüzer adaların tabanla birleşerek yok olduğunu, kuş popülasyonu ve balık faunasınının ise yok olma tehlikesi altında olduğunu söyledi.

    “Kalan kısımda çok ciddi balık ölümleri gerçekleşmiş”

    Polat, “Göldeki arazi çalışmalarımız neticesinde gölün en derin yerinde su ölçüsünün 80 santimetre olduğu gördük. Sucul canlılar için yok olma sınırının yaklaştığının çok ciddi bir işareti. Ladik Gölü, baraj gölü haline getirilmeden önce 4,5 metre derinliğe sahip bir göldü. Daha sonra baraj gölü yapıldıktan sonra, özellikle yağmur ve kar sularının biriktirilip tarıma uygun arazilerin sulanması maksadıyla depolanan suyun o bölgede kullanılması planlanmıştı. Planlanan şekilde depolanan suyun kullanılmasının hiç bir sakıncası yoktu. Ancak erozyon ve diğer faktörler sebebi ile göl alanı dolduğu için sulama maksadı ile çekilen su göldeki derinliği her geçen gün biraz daha azalttı. Şu anda 80 santimetrelik bir su ve göl tabanının yaklaşık yüzde 45’i ineklerin otladığı sahalar haline dönüşmüş. Kalan kısımda çok ciddi balık ölümleri gerçekleşmiş. Eğer su rejimi göldeki bu derinlik dikkate alınmadan devam edilirse Türkiye’de kuruyan Akşehir Gölü, kurumakta olan Eber Gölü, Burdur Gölü gibi maalesef, doğaya farklı bir güzellik arz eden Ladik Gölü’nün de kısa bir zaman sonra kuruyan göller arasına katılması kaçınılmaz gibi gözüküyor” dedi.

    “Yakın bir gelecekte ’eskiden burada bir göl vardı’ deriz”

    Ladik Gölü’nün Türkiye’de eşsiz güzellikteki yerlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Nazmi Polat, “Ladik Gölü’ndeki yüzer adalar şu anda tabanla birleşmiş durumda. Yüzer adaların özelliği; o bölgedeki kuşlar üreme dönemlerinde yüzer adaların üzerinde kuluçka yapmak üzere ve yuva kurmak suretiyle nesillerini devam ettiriyorlardı. Şimdi o kuşların Ladik Gölü’ne gelme sebepleri ortadan kalktı. Çünkü yüzer adalar kalmadı. Onun için çok acil bir şekilde göldeki su derinliğinin 2,5 metrenin altına inmeyeceği bir su rejimine kavuşması gerekir. Yoksa yakın bir gelecekte ’eskiden burada bir göl vardı’ deriz. Gölle birlikte sucul hayat can çekişiyor. Sucul hayatın özellikle balıklar açısından çok ciddi bir tehlikesi var. Ladik şehrimizin evsel atıkları arıtımsız bir şekilde deşarj olmaya devam ediyor. Sur rejimi ile ilkbaharda genişleyen alanlarda yumurtlayan balıkların yavruları, aynaya ulaşmadan su çekilmeye başladığı için büyük bir kısmı tahrip oluyor. İstilacı balık türlerindeki artış zaten balık faunasını yok olmaya doğru götürüyor. Ladik Gölü için karakteristik olan turna balığının sayısında son yıllarda çok ciddi bir azalma gözükmekte. Şu anda yavru turna balığının görülmediğine şahit olmaktayız. Yavrunun olmadığı bir ortamda o balığın hayatını sürdüremediği ortada” diye konuştu.

    “3 ay içerisinde derinliği 80 santime kadar düştü”

    Ladik Gölü’nde balıkçılık yapan Aydın Düzenli ise, “Ben bu gölde balıkçıyım. Bu göl doluyken yaklaşık 5 metre derinliğine ulaşıyor. Mayıs ayından sonra gölün suyunu Amasya’ya aktarıyorlar. Bu sefer su aktarıldığında 3 ay içerisinde derinliği 80 santime kadar düştü. Buradaki balıklar da suyun 80 santime düşmesi nedeniyle açıkta kalarak öldü. Su çekilince altındaki yeşil alan da meydana çıktı. Her yıl bu gölün suyu 1 metrenin altına düşüyor. Yetkililerin buna bir çözüm bulması gerekir” şeklinde konuştu.

    Ladik Gölü’nden beslenen Amasya’nın Suluova ilçesindeki Yedikır Baraj Gölü’nde de sular büyük oranda çekilmişti.