Etiket: Tehlikesine

  • Bakla ve bezelye üreticilerinden don tehlikesine karşı elyaf örtülü önlem

    Bakla ve bezelye üreticilerinden don tehlikesine karşı elyaf örtülü önlem

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde bakla ve bezelye üretimi yapan çiftçiler, bölgede don tehlikesine karşı tarlalarını elyaf örtü ile örterek önlem aldı.

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Ege Bölgesi için don uyarısı yapmasının ardından İzmir’deki üreticiler de soğuğa karşı önlem almaya başladı. Ödemiş’teki bakla ve bezelye üreticileri, tarlalarını elyaf örtü ile örtmeye başladı. Çiçek açan bakla ve bezelyenin don tehlikesi karşısında kuruma tehlikesi ile karşı karşıya kalabileceğini belirten üreticiler, pahalı olmasına rağmen elyaf örtü ile örtmek zorunda kaldıklarını söylediler.

    14 ve 15 Şubat itibarı ile soğuk hava uyarısını aldıklarını belirten Uzundere Mahallesi’nden Mehmet Tok, “Meteorolojinin yaptığı uyarıları takip ediyoruz. Önümüzdeki hafta itibarı ile hava sıcaklıkları özellikle geceleri sıfır derecenin altına düşecek. Çiçek yapmış baklalar soğuk hava karşısında dayanamaz. Dolayısıyla bütün masrafımız boşa gider. Bu nedenle masraflı olmasına rağmen tarlalarımızın üstünü elyaf örtülerle kapatıyoruz. İnşallah emeğimizin karşılığını alırız” dedi.

    Havanın soğuk gitmesi durumunda bakla ve bezelyede rekoltenin düşebileceğini belirten Tok, “Tüketici bu yıl bakla ve bezelyeyi daha pahalıya satın almak zorunda kalabilir” şeklinde konuştu.

  • Boğulmuş Fıtık Tehlikesine Dikkat

    Gazi Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Ersoy, karın ön duvarında yaşanan fıtıkların tümünde fıtık kesesinin içerisine bağırsakların girerek boğulmasının yaşam riski içerdiğini, yaşanan bu olayın fıtık olgularında görülebilecek en tehlikeli durum olduğunu söyledi.

    Karın ön duvarında gelişen fıtıkların doğuştan veya sonradan oluştuğunu bildiren Prof. Dr. Emin Ersoy, doğuştan itibaren görülen fıtıklardan en sık görülen ikisinin göbek ve kasık fıtıkları olduğunu bildirdi. Prof. Dr. Ersoy, “Göbek fıtıkları çocuklarda görüldüğünde bir kısmı 1-2 yıl içerisinde kendiliğinden kapanabiliyor. Erişkin hastalarda ise kapanmıyor. Çocuklar, gerek görülen durumlarda kapanmayan göbek fıtıkları nedeni ile ameliyat edilebilir. Sonradan oluşan erişkin hastalarda göbek fıtığının tek tedavisi cerrahidir. Eğer tedavi edilmezse gittikçe büyür ve karmaşık hale gelebilir” dedi.

    Prof. Dr. Emin Ersoy, kimi zaman açık ameliyat sonrasında yara yerinden oluşan kesi fıtıkları yaşanabildiğini, ameliyat sonrası sağlıklı iyileşen bir kesi yerinde fıtık görülme oranının yüzde 1-2 iken, yara yerinin iltihaplanması durumunda bu oranın yüzde 30-40’a kadar çıktığını ifade etti. Ersoy, kasık fıtıkları ile ilgili şunları söyledi:

    “Karın ön duvarında görülen kasık fıtıklarında korkulan, fıtık kesesinin içerisine bağırsakların girerek boğulmasıdır. Bu durum fıtıklarda görülebilecek en tehlikeli durumdur. Bağırsağın fıtık kesesinin içerisine girmesi durumunda bunun acil olarak doktor tarafından acilen içeri itilerek veya bu işlem yapılamaz ise cerrahi olarak içeri yerleştirilmesi gerekir. Bu tedavinin yapılmaması durumunda bağırsağın kan dolaşımı bozulup delinir ki, bu da yaşamı tehdit eder. Bu nedenle karın ön duvarında büyüyüp küçülen ve ağrıyan bir kitle olarak başlayan fıtık fazla ilerlemeden ameliyat edilmelidir.”

    Ersoy, yaşlı hastalarda aniden belirginleşen fıtıklarda karında basıncı artıran, prostat büyümesi, kalın bağırsak kitleleri, karın boşluğu kitleleri, kabızlık gibi nedenlerin vakit kaybedilmeksizin araştırılarak belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Bu gruptaki hastalarda karın boşluğu kanserlerinin görülebildiğini belirten Prof. Dr. Ersoy, fıtığın sadece onarılıp geçilmemesi, sebebinin araştırılması gerektiğini de bildirdi.

    Cerrahi tedavinin erişkin hastalarda görülen bütün fıtıkların tedavisinde tercih edildiğini anlatan Prof. Dr. Emin Ersoy, açıklamasını şöyle tamamladı:

    “Cerrahi yöntemin ne şekilde tercih edileceği hastanın durumuna göre doktor tarafından belirlenmelidir. Tek taraflı bir kasık fıtığında açık yamalı bir yöntem genellikle tercih edilirken, iki taraflı kasık fıtıkları ve tekrarlamış olanlarda laparoskopik yöntemi önermekteyiz. Korseler, kasık bağları gibi yöntemler fıtığı tedavi etmedikleri gibi ameliyatı da güçleştirdiğini unutmayalım.”

  • Gebelikte Düşük Tehlikesine Dikkat

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jin.Op.Dr.Rami Asker, gebelikte düşük tehlikesine karşı uyardı. Dr. Asker, “Gebeliğin 20. haftasından önce veya 500 gr.dan az olarak sonlanmasına abortus denilir. Abortusların 12.gebelik haftasından önce olması erken,sonra olması geç abortus olarak adlandırılır.tüm gebeliklerin %10-12’si düşükle sonlanır” dedi.

    Jin.Op.Dr.Rami Asker, düşük çeşitleri konusunda şunları kaydetti:

    “abortus imminens (düşük tehdidi): vajinal kanama ve kasıklarda kramplar vardır ama rahimin ağzı açılmamıştır, belirli bir tedavisi yok,hastalara yatak istirahati önerilir ve sonra kramplar ortadan kalkıp kanama durursa gebelik devam edebilir veya kanama ve kramplar artar ve düşükle sonuçlanır. Abortus incipiens(önlenemez düşük):bundada kanama ve kasık ağrıları var fakat burada rahim ağzı açılmıştır ve tek tedavisi beklemeden kürtaj yapılması. Bortus incompletus(tamamlanmayan düşük):gebelik materyalinin bir kısmı dışarı atılmış diğer kısmı rahmin içerisinde durmaktadır.tedavisinde acilen kürtaj yapılmalı. Abortus completus(tamamlanan düşük):tüm gebelik materyali dışarı atılmıştır. Habitüel abortus(tekrarlayan düşük):hastanın peşpeşe 3 gebeliğinin düşükle sonuçlanmış olması,bu hastalarda düşük sebebinin araştırılması şart. Missed abortus(ölü düşük):ölü fetusun bazı kaynaklara göre 5 diğerlerine göre 8 haftadan fazla rahmin içerisinde kalıp atılmamasına verilen ad.bu durum DİC dediğimiz anne kan pıhtılaşma mekanizmasının bozulmasına yol açan bir hastalığın meydana gelmesine neden olabilir ayrıca enfeksiyona da yol açabilir.bu tür düşüklerde fibrinojen ve kan pıhtılaşma ölçümleri yapıldıktan sonra kürtaj yapılmalı”.

    DÜŞÜK NEDENLERİ:

    “Kromozomal bozukluklar: en sık rastlanan nedendir, düşüklerin %50-70’i kromozom anomali kaynaklıdır.bu kromozomal bozukluklardan en sık rastlananı trizomilerdir özellikle trizomi 21 (down sendromu,mongolizm) ve trizomi 16 ayrıca monozomi de abortusa yol açar mesela turner sendromu.

    Anembriyonik gebelik veya blighted ovum (boş gebelik).

    Uterus’a (rahim) ait anormallikler: uterus septus yani rahimde bir bölme veya zarın olması-rahim ağzı yetersizliği-uterus didelfis veya çift rahim-uterus tümörleri-geçirilmiş rahim ameliyatları-rahim ağzı yetersizliği.

    Hormonal nedene bağlı düşükler:en sık tiroid hastalıklar ve özellikle hipotiroidi düşüklere neden olabiliyor ikinci sıklıkta ise şeker hastalığı(diabet).

    mekanik veya psikolojik travmalar da düşüğe neden olabiliyor.

    Enfeksiyonlar: özellikle mycoplazma,toxoplazma,rubella,cmv enfeksiyonları düşüğe neden olabilir.hepatit B ise düşüğe yol açmaz.

    İmmünolojik nedenler(bağışıklık sistemine ait nedenler):burada özellikle sistemik lupus eritimatozus ve antifosfolipid sendromu adlı hastalıklarda anne vücudunda oluşan bir takım antikorlar üzerinde durulmaktadır(lupus antikoagulan antikor,antikardiyolipin antikor)”.