Etiket: Tehlikesinde

  • Nesli tükenme tehlikesinde olan Karakulak ölü olarak bulundu

    Türkiye’de sayısı çok az olan Karakulak adıyla bilinen yabani kedi türü, Muğla’nın Seydikemer ilçesinde yol kenarında ölü olarak bulundu.

    Bayır Mahallesi’nde yaşayan ve yol kenarında ölü hayvanı gören Süleyman Zeytincioğlu, durumu Seydikemer Orman İşletme Müdürlüğü’ne bildirdi. Haber verilmesi üzerine Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Fethiye Meslek Yüksekokulu, Çevre Koruma Teknolojileri Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Yasin İlemin, hayvan üzerine inceleme yaptı.

    Dr. Yasin İlemin, ölü olarak bulunan Karakulak’ın bir dişi olduğunu söyledi.

    İncelemesinde hayvanın araç çarpması sonucu öldüğünü, dişi ve ergin bir birey olduğunu tespit ettiğini belirten İlemin,“Karakulak ülkemiz için önemli bir tür. Özellikle Muğla, Antalya Aydın ve Denizli bölgesinde yaşayan yabani bir kedi türü. Kızılçam ve makilik alanlarda yaşar” dedi.

    İlemin, karakulağın nesli tehlike altında olan canlılardan olduğunu, özellikle yaban domuzu yavrularıyla beslendiğini ifade etti. Karakulağın ekosistemin dengesi için büyük önem taşıdığını dile getiren şöyle konuştu: “Yaban domuzu sayısında, bunların nesli tükendiği için artış yaşanıyor. 2017’de Karakulak türü üzerine Türkiye’ de ilk defa yapılan doktora teziminiz sonuçlarına göre Muğla’da 700 kilometrekarelik bir sahada 135 bireyden oluşsan bir popülasyon tespit ettik. Ölen dişi ile bu nüfus maalesef sekteye uğrayacak. Bölgede karakulak neslinin devamı için çalışmalarımız devam ediyor”

  • Nesli tükenme tehlikesinde olan “saz kedisini” kurtarma operasyonu

    Adana’da nesli tükenme tehlikesinde olan yaralı bir saz kedisi, köpeklerden kaçıp gizlendiği konteynırın altında sıkıştı. İğne vurulup bayıltılarak yakalanan saz kedisi Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü görevlilerince tedavi edilmek üzere Mersin’in Tarsus ilçesine götürüldü.

    Seyhan ilçesi, Yeşiloba Mahallesi’nde köpekler tarafından kovalanan bir hayvanının konteynerin altına sıkıştığını gören vatandaşlar durumu polise bildirdi. Polis ekipleri ise ihbar üzerine Doğayı Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile irtibata geçti. Görevliler bir süre sonra olay yerine gelip kontrol ettiklerinde yaralı hayvanın nesli tehlike altında bulunan ve doğal yaşam alanı Karataş ilçesindeki Akyatan bölgesi olan “saz kedisi” olduğunu belirledi.

    “Boru ile uyuşturucu iğne sıkılıp hayvan uyutuldu”

    Doğayı Koruma ve Milli Parklar Tarsus Şubesi’nden gelen ekip önce konteynerin altına bakıp hayvanın son durumunu inceledi. Yaralı hayvan boru ile uyuşturucu iğne atılarak bayıltıldı. Bir süre sonra ise bir görevli hayvanı sıkıştığı yerden çıkardı. Saz kedisi kafese konarak Tarsus’a götürülüp tedavi altına alındı. Veteriner hekim saz kedisine bir arabanın çarpmış olabileceğini arka bacağından yaralandığını söyledi.

    “Nesli tehlike altında koruma altına alınan bir hayvan”

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı 7’nci Bölge Müdürlüğü ekipleriyle birlikte 2013 yılında Saz Kedisi Tür Koruma Eylem Planı çalışmasını yapan ve bu hayvanların en çok bulunduğu Akyatan’da bir süre incelemede bulunan Doğa Koruma Yönetmeni Ayşe Oruç, “Saz kedilerinin yaşam alanları yok olmak üzeredir. Yaban kedilerinin sayıları da gittikçe azalmaktadır. Saz kedisi, ülkemizde tehlike altındaki türlerdendir. Avcılık, habitat kaybı, bataklıkların tarım alanlarına dönüştürülmesi ve kemirgenlerle mücadele sonucu avlarının azalmasıyla tehlike altına girmiştir. Avlanılması yasaktır. Saz kedileri en çok Akyatan’da diğer bir kaç bölgede ise nadiren görülmektedir. Yapılan çalışmada 71 saz kedisi olduğunu ortaya koyduk. Bu hayvanlar devlet tarafından da koruma altına alınmıştır” dedi.

  • Hatay’da nesli tükenme tehlikesinde olan 3 yarasa türüne rastlandı

    Hatay’ın Hassa ilçesinde literatüre Türkiye’nin ’İlk Lav Tüpü Mağaraları’ olarak geçen ve yörede ’Mal Deliği Lav Tüneli’ olarak bilinen mağarada, nesli tükenme tehlikesi altında olan 3 yarasa türüne rastlandı.

    Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Hatay Şube Başkanı Abdullah Öğünç, yaptığı açıklamada, geçen hafta mağaralarda uzman bir ekiple inceleme yaptıklarını, bu incelemenin sonunda nesli tehlike altında olan ’Nalburunlu’, ’Uzunayaklı’ ve ’Uzunkanatlı’ yarasa türlerini tespit ettiklerini söyledi.

    22 Eylül’de gerçekleştirdikleri keşif gezisinde 3 türü kayıt altına almayı başardıklarını belirten Öğünç, Uzunkanatlı ve Uzunayaklı türlerinde binlerce birey belirlediklerini, Nalburunlu türünden ise sadece 1 yarasaya rastladıklarını kaydetti

    Hassa ilçesinde bulunan mağarada çok sayıda tünelin de araştırmacıların ilgisini beklediğini ifade eden Öğünç, “22 Eylül’de ziyaret ettiğimiz Mal Deliği Lav Tüneli bu tünellerden bir tanesi olup Yarımaktepe volkan konisinin kuzeybatısında bulunmaktadır. Bu tünelin birden fazla girişi bulunmasından dolayı içerideki hava akımı rahatça hissedilmektedir Ayrıca taban kısmında su birikintileri de mevcuttur. Tünel içinde yarasalar dışında birçok omurgasız türleri ile mantarlar alemine ait çeşitli türlerin de yaşadığı tespit edilmiştir. Tünele girdiğimiz tarihte Uzunkanatlı yarasa (Miniopterus schreibersii), Uzunayaklı yarasa (Myotis capaccinii) türlerine ait binlerle ifade edilen oldukça kalabalık kolonilere rastlanmıştır. Tünelin girişlerinden birinde ise Nalburunlu yarasalar (Rhinolophus sp.) familyasına ait bir birey görülmüştür. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği tarafından verilen kırmızı liste sınıf ve ölçütlerine göre nesli tehlikede olan ve duyarlı olarak listelenen Uzunayaklı yarasa türüne ait bireyler bu tüneli yaz ve kış aylarında devamlı olarak kullanmaktadır. Kış uykusu, üreme, doğum ve yavru bakım dönemleri için tünelin önemi bu tür için oldukça fazladır. Yarasalar her gece binlerce sivrisinek ve güve yiyerek bu türlerin aşırı çoğalmasını ve insanlara zarar vermesini önlemektedir. Mal Deliği Lav Tüneli’nin barındırdığı çok sayıda ve nesli tehlikede olan yarasalar için koruma altına alınması gereklidir” dedi.

  • İzmir Mutfağı Unutulma Tehlikesinde

    Tarihi 8 bin yıl öncesine kadar dayanan İzmir’in yöresel yemekleri kaybolmaya yüz tutuyor.

    Değişik otları, şifa kaynağı zeytinyağı ve deniz ürünleriyle sağlıklı beslenmede örnek olarak gösterilen İzmir’in mutfak kültürü unutulma tehlikesi yaşıyor. Sütlü balık, arapsaçı, kabak çiçeği dolması, keşkek, tarla çivisi, su teresi, labada, papaz yahni, şevket-i bostan gibi pek çok eski yemeğin yaşatılması gerektiğine dikkat çeken Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Program Sorumlusu Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu, “Geçmişten günümüze kültürümüze tat veren İzmir ve Ege’nin yöresel yemekleri, yaşadığımız hayatın, kültürün, üretmenin bir ifadesidir. Bu anlamda gelecek nesillere aktarmaya çalışmak kültürel sürekliliği sağlamada herbirimizin üzerine düşen önemli bir sorumluluk” dedi.

    FASTFOODA KARŞI SLOWFOOD

    Fadıloğlu, İzmir ve Ege mutfağının, balığın ızgara, sütlü ve buğulama olarak yapıldığı, bazı otların kuzu etiyle pişirildiği bazılarının ise az haşlanarak yeşil renklerinin ve besin değerlerinin korunduğu ve üzerine zeytinyağı ve limon karışımından oluşan sosların da döküldüğü sağlıklı bir mutfak olduğunu belirtti. Türkiye’de obeziteyle mücadelede Ege mutfağı ile beslenmenin örnek alınabileceğini söyleyen Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi Fadıloğlu, “Yemek yemede amacın sadece karın doyurmak olmadığından yola çıkarak, yemek kültürü anlatılmalı ve geleneksel yemekler ön plana çıkarılarak fastfood akımına karşı slowfood akımının benimsenmesine çalışılmalıdır. Buna uygun olarak da sebze ağırlıklı ve zeytinyağından zengin Ege mutfağını önerebiliriz. Ancak diğer yağlarda olduğu gibi 1 gram zeytinyağında 9 kalorilik enerji bulunmaktadır. Dolayısıyla bunun da tüketiminde dikkatli olmakta fayda var” diye konuştu.

    “YEMEKLER HATIRLATILMALI”

    Çalışanların, öğle tatillerinde yemek tercihlerini mümkün olduğunca ev yemekleri yapan yerlerden ya da esnaf lokantalarından yana kullanmaya çalışmalarının bu güzel yemekleri unutmamada önemli bir etken olacağını ifade eden Dr. Fadıloğlu, “Düzenlenen festivaller, fuarlar, yemek yarışmaları da geçmişteki tatları hatırlamak adına çok faydalı olabilir. Televizyonlarda yayınlanan yemek programlarıyla da bu yemekler hatırlatılmalı” dedi.