Etiket: Tehlikesi

  • Kurt tehlikesi nedeniyle adalardaki hayvanlar buz üzerinde yürütülüyor

    Konya’nın Beyşehir ilçesinde adada yaşam süren küçük ve büyükbaş hayvanlar, kurt saldırısı tehlikesi baş gösterince donan göl üzerinden yürütülerek karşı kıyıya geçiriliyor.

    Beyşehir Gölü’nün bazı adaları ilçeye bağlı mahallelerde besicilikle uğraşanlar tarafından doğal beslenme ortamı olarak kullanılıyor. Gölün en büyük adalarından Hacıakif Adası’na da karşı kıyıdaki yerleşim olan Yeşildağ Mahallesi’ndeki bazı besiciler ilkbahar ve yaz döneminde yetiştirdikleri küçük ve büyükbaş hayvanlarını bırakıyor. Adaya salınan küçük ve büyükbaş hayvanlar, burada doğal ortamda beslenip, göl sularından istifade edİLerek yetiştiriliyor. Ancak, göl donduğu dönemlerde adalara bırakılan besi hayvanları için kurt tehlikesi baş gösteriyor. Aç kalan kurtlar buz üzerinde yürüyerek geçtikleri adalarda yaşam süren hayvanlar için tehdit oluşturuyor. Adada bulunan bazı hayvanlar da buz üzerinden yürüyerek karşı kıyıya geçerek kaybolabiliyor. Yaşanan bu durum üzerine harekete geçen besiciler, adalardaki besi hayvanlarını toplamaya başladı.

    Yeşildağ Mahallesi’nde besicilik yapan Ümit Eren, yerleşim merkezinde kardeşleri Adem ve Yakup Eren ile birlikte küçük ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yaptığını belirterek, bunlardan Teke ve yaşlı olanları ilkbahar mevsiminde Hacıakif Adası’na bıraktıklarını söyledi. Teknelere bindirilerek adaya saldıkları küçük ve büyükbaş hayvanların bazılarına göl donunca buz üzerinden yürüyerek geçen aç kurtların saldırdığını ve 10 keçiyi telef ettiğini belirlediklerini ifade eden Eren, “Ayrıca, bazılarının ise buz üzerinden yürüyerek karşı kıyıya geçerek dağa çıktığını görenlerin haber vermesi üzerine bunları yakalayarak ağıllarımıza bağladık. Yaşanan bu durum üzerine adada kalan diğer hayvanlarımızı kurt saldırılarından korumak ve adayı terk ederek kaybolmalarının önüne geçmek için harekete geçtik. Yeşildağ Mahallesi kıyısındaki İskele mevkisinden yaklaşık 1 kilometre mesafedeki Hacıakif Adası’na buz üzerinde yürüyerek geçerek hayvanlarımızı topladık. 8’i büyük olmak üzere topladığımız küçükbaş hayvanlarımızı buz üzerinden yürüterek karşı kıyaya kadar getirdik. Hayvanları buz üzerine çıkarabilmek için sürünün önüne sürekli ot bırakıp dökmek suretiyle yürüterek göl üzerinden geçirdik. Buzun üzerine çıkaramadığımız bir büyükbaş hayvanımız ise adada kaldı. Diğerlerini ağırlarımıza getirip kapattık. Adaya salınan hayvanları sahipleri tanır. Kulak küpelerinden ve en dediğimiz kulak kesim şekilleri de bu konuda işimizi zaten kolaylaştırıyor” dedi.

    Eren, yeni yılın başlarında donan gölün kıyılarının hala buzla kaplı olduğunu, buz kalınlığının ise yer yer 50 santime ulaştığını tespit ettiklerini sözlerine ekledi.

  • Aydın: “108 bin esnaf kapatılma tehlikesi ile yüz yüze”

    İstanbul Güzellik Uzmanları ve Güzellik Salonu İşletmecileri Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ayşe Aydın, güzellik salonlarının kapatılmasıyla 430 bin kişinin mağdur olacağını söyledi.

    Aydın, yaptığı açıklamada, şu an Türkiye’de 108 bin esnaf kapatılmayla yüz yüze kaldığını belirterek, “Her salonda ortalama 4 kişi çalışıyor olsa yaklaşık 430 bin işçi mağdur olacaktır. Bunun yanında bu işçilerin bakmakla yükümlü olduğu aileler de mevcuttur. Bu da demek oluyor ki en az 1 milyon 250 bin kişi mağduriyet yaşayacak. Bunun yanında o esnafın alışveriş yaptığı firma sahipleri de var. Ayrıca kadın istihdamına da değinmek istiyoruz. Böylesine öncü bir sektörde kadınların iş hayatına katılması engellenmiş olacak ve kadın işsiz sayısı gün geçtikçe artacaktır. Bunu da sağlayan güzellik salonlarına dava açan doktorlardır” dedi.

    Güzellik Salonlarının İş yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik Geçici Madde (J) Güzellik Salonları başlığı ile güzellik uzmanının yapabileceği işlerin sırası ile sayıldığını belirten Aydın, birçok işlemin yanında epilasyon yapılabilmesinin güzellik uzmanlarına tanınan mesleki yeterlilik içinde bulunan kanuni bir hak olduğunu vurguladı.

    “Özel hastanelerde lazer epilasyon yapılmaya başlandı”

    Bazı hekimler tarafından açılan davada Danıştay’ın 15. Dairesinin yönetmeliğin yürütmeyi durdurma kararı verdikten hemen sonra özel hastaneler, poliklinikler, muayenehaneler ve tıp merkezlerinde lazer epilasyon yapılmaya başlandığını hatırlatan Ayşe Aydın, “Plastik cerrahlar, kadın doğumcular, kalp cerrahları, diş hekimleri ve ürologlar epilasyon ve güzellik hizmetleri için kollarını sıvamıştır. Danıştay kararında epilasyon uygulamalarının uzman tabip tarafından yapılması gerekirken temizlik elemanı adı altında ya da 3 aylık kurs bitirme belgeleri olan yetkisiz kişilere epilasyon işlemleri yaptırılmaktadır. Yada bazı özel hastaneler hastane içindeki odalarını daire gibi usulsüz bir şekilde birimlerini kiraya vermiştir. Asıl vazifesi sağlık hizmeti olan ve tıbbi müdahale gerektiren durumlar için eğitim alan doktorların, güzellik uzmanlarının işlerini yapması mümkün mü? Elbette hiçbir dermatolog veya plastik cerrah gibi uzman tabip bu işlemleri bizzat yapmamaktadır. Yine güzellik uzmanlarına yaptırılmaktadır. Hastanelerin kamu yararı ve halk sağlığı için teşkil ettiği önem ve gereklilik tartışmasız olmasına karşın hastanede güzellik merkezi adı altında esnaf işlerinin yapılıyor olmasının büyük mağduriyetlere sebebiyet verdiği de açık ve nettir” diye konuştu.

    “Güzellik salonları adaletin içinde adaletsizlik yaşamaktadır”

    Hekim mesleğinin saygınlığı ve tıbbi müdahale gerektiren işlerin eğitiminin zorluğu bir yana ülkemizde hekime olan ihtiyacın büyük olduğunu ifade eden Aydın şöyle devam etti:

    “Ülkemizde bu kadar çok hekime ve sağlık kuruluşuna ihtiyaç varken, egzamanın, mantar ve deri hastalıklarının tamamı tedavi edilmesi veya bir plastik cerrahın kaza, yanık ve yaralanmalarda hayat kurtarması gerekiyorken bir başka mesleğin mevzuatına dava açması bunun için mahkemelere başvurması çok üzücü ve düşündürücü bir durumdur. Güzellik uzmanlığı meslek içeriğine bu kadar iştahlı olmalarının sebebi ise para ve rant elde etmektir. Hak sahibi olduklarını sanan bazı hekimler özel avukatlarını devreye sokarak büyük çabalarla, hak ederek alınan güzellik salonu belediye ruhsatlarının iptali için yoğun çaba göstermektedirler. Aynı çerçevede yine aynı mihraplar 40 güzellik salonu mühürletmiş ve onlarca esnaf savcılıklarda ifadeler vermiştir. Kendi meslek içeriğini uyguladıkları için suç işlemiş gibi yargılanmakta olan esnaf hapis cezası almaktadır. Anlaşılacağı üzere güzellik salonları adaletin içinde adaletsizlik yaşamaktadır. Güzellik uzmanları kendi ülkesinde çalışmak, üretmek ve meslek içeriğini helali ile diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, kendi bünyesinde olan ruhsatlı güzellik salonlarında mesleğini icra etmek ve çalışmak istemektedir. Kaldı ki insan sağlığına zarar vermeyen IPL kullanımında güzellik uzmanları sektörde herkese yer olduğunu da savunarak doktorları da işin içine dahil ediyor. Pazar payının çok büyük olduğu ve bu konuda eğitim alan herkesin de sektöre hizmet edebileceğini savunuyorlar.”

    Bu mağduriyet ile alakalı yüzlerce güzellik salonu sahibi ve esnafın katılacağı bir toplantı organize ettiklerini belirten Ayşe Aydın, toplantının 12 Şubat 2017 Pazar günü İstanbul Bahçelievler’deki Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimleri Lisesi salonunda saat 13:00’de yapılacağını, bu sektörde ailesini geçindiren, para kazanmaya çalışan, sektöre tutunan tüm esnafı da aralarında görmek istediklerini kaydetti.

  • (Özel haber) Bir yanda kaya bir yanda şarampol tehlikesi

    Manisa’nın eteklerine kurulduğu Spil Dağı’na ulaşımı sağlayan Mevlevihane Yolunda dağdan düşen kaya parçaları ve hız kesici kasislerin olmadığı keskin virajlar sürücülere zor anlar yaşatıyor. İshakçelebi Mahallesi Muhtarı Bayram Gök, daha önce şarampole düşme nedeniyle ölümlü ve yaralamalı kazanın yaşandığı yolda tedbir alınmasını istedi.

    Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde Spil Dağı Milli Parkına ulaşımı sağlayan Mevlevihane Yolundaki virajlar yüzünden çok sayıda aracın şarampole yuvarlandığı, dağdan düşen kayaların ise hem araçlara hem de evlere zarar verdiği öğrenildi. İshakçelebi Mahallesi Muhtarı Bayram Gök yıllardır Mevlevihane Yolunda büyük sıkıntılar yaşadıklarını belirterek yetkililerin yola bir çözüm bulmasını istedi.

    “Hız kesici kasis kazaları önler”

    Çok uzun yıllardır Mevlevihane Yolunda büyük sıkıntılar yaşandığını kaydeden Muhtar Gök, “Mevlevihane’den gelen araçlar virajda bir önlem olmadığı için aşağıya uçuyor. Daha önce evler vardı burada, araçlar evlerin üzerine uçuyordu. Bir kişi öldü çok sayıda da ağır ve hafif olmak üzere yaralı oldu. Bu yola bir önlem alınmasını istiyoruz. Şehzadeler Belediyesi yol boyunca kaldırımın çatlak ve yıkık olması sebebiyle ihaleye çıkmış. İhale sonrası buraya perde duvar yapılıp asfalt atılacak ve demir korkuluklar yapılacak. Ama ondan daha önemlisi bu yola asfaltlı bir hız kesici kasis yapılması gerekiyor. Mevlevihane yönünden gelen araçların hızlarını kesip durması lazım buradan aşağıya uçmaması için. Bunun biran önce olması lazım ki bir daha ölüm yaşamayalım. Geçen hafta bir araba düştü yine buraya o da Allah’tan yaralı kurtuldu.” dedi.

    “Askıda duran kaya parçaları büyük tehlike”

    Geçtiğimiz günlerde yine Spil’den koparak düşen kaya parçalarından birinin park halindeki bir aracı kullanılamaz hale getirdiğini kaydeden Muhtar Gök, kaya parçasının park eden bir araç yerine hareket halindeki bir araca denk gelmesi veya bir eve düşmesi halinde sonuçlarının çok daha ağır olabileceğini belirtti.

    Spil’den düşen kaya parçaların da araçları ve yerleşim yerlerini tehlikeye düşürdüğünü kaydeden Muhtar Gök şunları söyledi: “Spil Dağında askıda duran parçalar da büyük tehlike arz ediyor. Geçtiğimiz gün burada park etmiş bir araç vardı. Kopup gelen bir kaya parçası arabaya vurarak durdu. Araba olmasa kaya parçası şehre doğru inecekti. Araba pert oldu. Şehzadeler Belediyesinden iki üç hafta önce müdürlerimiz gelerek inceleme yaptı. Askıda duran parçaları kırıp alacaklarını söylediler. Daha gelinmedi ama bir ölüme sebebiyet verilmeden biran önce bu kayanın buradan kesilerek alınmasını istiyoruz. 50 yaşındayım bundan 30-35 sene önce bayram namazı sırasında bir teyzemiz namaz kıldığı sırada buradan kopup gelen bir kayanın altında kalarak feci şekilde hayatını kaybetti.”

  • Birleşmiş Milletler, bu yıl Yemen’de açlık tehlikesi uyarısında bulundu

    Birleşmiş Milletler İnsani İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Stephen O’Brien, bu yıl Yemen’de açlık tehlikesi olduğu uyarısında bulunarak, ülkede 14 milyon kişinin gıda yardımına ihtiyacı olduğunu söyledi.

    Yemen’in BM Büyükelçisi Halid El Yamani BM Güvenlik Konseyi’nin Yemen’le ilgili yaptığı bir toplantıda konuşarak, Husilerin ceza siyaseti uyguladığını ve hakimiyet sağladıkları yerlerde halkı cezalandırmak için Yemen’i büyük bir hapishaneye çevirdiklerini söyledi.

    BM Genel Sekreter Yardımcısı O’Brien ise BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada, tarafların sivilleri korumada başarısız olduklarını, kaynak belirtmeden Taiz’in sürekli bombalanmasına dikkat çekerek, BM’nin yardımlarının engellenmeden kesintisiz devam etmesi gerektiğini ifade etti. Ülkede 14 insani yardım teşkilatı bulunmasına rağmen yeterli yardım yapılamadığına işaret etti.

    O’Brien, iki milyonu aşkın Yemenlinin savaş sebebiyle evlerini terk ettiğini ve savaşın devam ettiği iki sene içinde bin 400 çocuğun hayatını kaybettiğini söyledi. O’Brien, ayrıca ateşkesi sağlaması için BM Güvenlik Konseyi’nin devreye girmesini istedi.

    El Yamani, Husilerin gayrimeşruluğunu, Başkan Abdu Rabbi’nin meşruluğunu kabul etmeyen hiçbir planı kabul etmeyeceklerini söyledi. El Yamani, ülkede barış için şeri hükumetin şart olduğunu söyledi.

  • “Masa başı” işte emboli tehlikesi

    Belirtilerini hissettirmeden ortaya çıkan akciğer embolisi (Pulmoner emboli), akciğer atardamarını tıkayarak ani ölümlere neden olabiliyor. Sigara tiryakileri, fazla kiloya sahip bireyler, hareketsiz yaşam süren kişiler, varisi olanlar, şeker hastaları, uzun yol şoförleri ile masa başı işlerde çalışanlar risk grubunda yer alıyor.

    Medical Park İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fidan Yıldız, “Ani başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı, baygınlık hissi ve kanlı balgam gelme durumu akciğer atar damar tıkanıklığının en önemli belirtilerindendir. Her yaşta olabilir. Çoğu zaman belirtiler kalp krizi ile karıştırılmaktadır. Kan pıhtısıyla akciğer ana damarının tıkanması büyük bir risk oluşturur. Hızlı şekilde müdahale edilmediği takdirde ölüm yaşanabilir. Ancak tanı konduktan sonra tedavinin başarı oranı yüzde 100’dür” dedi.

    Damara göre tedavi

    Tedavinin tıkanan damar büyüklüğüne göre değişiklik gösterebileceğini anlatan Dr. Fidan Yıldız, “Tıkanan damarın boyutuna göre tedavi yöntemi değişir. Küçük bir damar tıkalıysa pıhtı eritici ilaçla sorun çözülürken, ana damar tıkanıklığında güçlü pıhtı çözücü ilaçlar uygulanır. Ancak pıhtı inatçıysa anjiyografi eşliğinde kateter adı verilen borular yardımıyla açma yoluna gidilir. Bazı durumlarda ise cerrahi operasyon gerekebilir” diye konuştu.

    Kendini iyi gizler

    Ani başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı ve baygınlık hissi ve bacaklarda şişme durumu akciğer atardamar tıkanıklığı belirtileridir” diyen Uzman Dr. Fidan Yıldız, “Bu tür şikayetlerde akciğer damar tıkanıklığı akla gelmelidir. Burkulma ve kırıklar sonrasında ani başlayan nefes darlığı ve göğüs ağrısı durumu da bu sorunun belirtilerindendir. Bu belirtiler ortaya çıkmışsa derhal bir sağlık kurumuna başvurmalı. Akciğer embolisi kendini çok iyi gizler. Çekilen akciğer filmi, kan tahlili ve solunum testleri normal olabilir. Tek tanı yöntemi ilaçlı şekilde çekilen akciğer tomografisidir” ifadelerini kullandı.

    Sonbaharda risk artıyor

    Uzman Dr. Fidan Yıldız, şunları söyledi: “Halkımız bu durum karşısında bilinçli olmalı. Ortaya çıkan belirtiler genelde kalp hastalığı sanılıyor. Akciğer embolisi sonbaharda daha sık görülüyor. Hava basıncının değişimiyle birlikte yaşanabilecek olumsuz durumlara karşı dikkat edilmelidir” dedi.