Etiket: tehdit

  • Kolon kanseri, özellikle 50 yaş üzerindekileri tehdit ediyor

    Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Serkan Uysal, belirti vermeden yavaş ilerleyen kolon kanserinin, özellikle 50 yaş üzerindeki kişileri tehdit ettiğini söyledi.

    Medicana Samsun Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Serkan Uysal, kolon kanseri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Kolon kanserinin dünyada her yıl 655 bin kişinin ölümüne neden olan kanser türleri arasında erkeklerde en yaygın üçüncü, kadınlarda ikinci sıklıkla görülen, ölüme sebep olan türler arasında da üçüncü kanser türü olduğunu belirten Dr. Uysal, “Belirti vermeyen ve yavaş ilerleyen kolon kanseri, özellikle 50 yaş ve üzerindeki kişileri tehdit etmektedir.

    Vücutta, ince bağırsağın bitim yerinden makata kadar olan kısım kolon (kalın barsak) olarak adlandırılır. Kolon kanserinin oluşmasında beslenme alışkanlığı ve genetik faktörlerin etkin rolü vardır” dedi.

    Risk altındaki yaş grupları

    Kolon kanserinin sıklıkla 50’li yaşların üzerinde ortalama 65-70 yaş arasında görüldüğünü belirten Dr. Serkan Uysal, “Ailesinde erken yaşta kolon kanseri olmayanların, 40 yaş altında bu hastalığa yakalanma olasılığı düşük olmakla beraber 40-50’li yaşlardan itibaren bu olasılık giderek artar. Kolonda, bağırsak iç kısmında bulunan ve ‘polip’ denilen et parçalarının varlığı riski artırır. Kişiye daha önceden kolon kanseri teşhisi konmuş ve tedavi görmüş olsa da, risk devam etmektedir. Yumurtalık, rahim ve meme kanserli hastalar da kolon kanseri açısından risk altındadır. Sigara kolon kanserine yakalanma riskini artırır. Beslenme alışkanlıkları kolon kanseri üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Posadan fakir olan, kırmızı etten zengin ancak meyve ve sebzeden fakir yemek yeme alışkanlıkları riski artırır. Düşük selenyum düzeyi, iltihabi bağırsak hastalıkları, bazı virüs türleri, endüstrileşmiş ülkeler gibi çevresel faktörler (fast food, işlenmiş besinler), ağır alkol tüketimi kolon kanserine yakalanma ihtimalini artırır. B6 vitamini alınımı kanser riskini azaltır. Fiziksel olarak aktif insanların kansere yakalanma riski düşüktür” diye konuştu.

    Genetik olarak geçen kolon kanseri hakkında bilgi veren Uysal, “Ailesel genetik tanımlamada bağırsak kanseri teşhisi varsa, bu geçmişe sahip kişide de mutasyona uğramış bir gen nedeniyle bağırsak kanserinin ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. Bu koşullar bilimsel anlamda şöyle tanımlanabilir; ailenin aynı kanadından (anne, dayı, büyükanne) en az iki akrabada bağırsak kanseri varsa, yakın akrabalardan biri 50 yaşından önce bağırsak kanserine yakalanmışsa ya da ailenin aynı kanadında bağırsak kanseri ya da rahim kanseri mevcutsa bunlar genetik yatkınlığı artırır. 40’lı yaşlardan itibaren erken teşhis için gerekli tetkikler yaptırılmalıdır” şeklinde konuştu.

    Erken teşhis ve tedavi

    Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Serkan Uysal, kolon kanserinin enken teşhis ve tedavisi hakkında şu bilgileri verdi:

    “Bu amaçla kolerektal kanser taraması yapılır. Kolerektal kanser taraması içinde dışkıda gizli kan bakılması, ilaçlı barsak filmi denilen kolon grafisi, kolonoskopi, sanal kolonoskopi denilen bilgisayarlı tomografi ile inceleme, dışkıda DNA testleri yapılabilir. Bu yöntemler içinde genellikle en uygunu hem direkt tanı koyması hem de gerektiğinde işlem sırasında görülebilecek kanser habercisi poliblerin çıkarılarak tedavisinin sağlanabildiği kolonoskopidir. 50 yaş ve üzerinde toplumda herkese tarama yapılması, eğer kolon kanseri riskinde artış oluşturacak başka bir sebep varsa riske göre daha erken yaşlarda bu taramaların yapılması uygundur. Kolonoskopide alınan poliplerin üzerinde, kanser erken evrede yakalandığında ameliyat gerekmeyebilir, bu hastalar yakın takibe alınır. Kanser ileri evredeyse durumuna göre ya doğrudan ameliyat yapılır, yada önce kemoterapi denilen ilaç tedavisi ile tümör yükünün azaltılması sonrasında ameliyat yapılabilir. Ameliyat açık veya laparoskopik denilen kapalı işlemle yapılabilir. Bazen çok ileri evrelerde, bağırsak tıkanması ve karın şişkinliği ile acilen ameliyat yapılan hastalarda bağırsağın ucu karına alınabilir. Daha sonra doktor kararına göre, ilaç ya da ışın tedavisi de tedaviye eklenebilir.”

  • Sarhoş yolcu, uçağı patlatmakla tehdit etti

    Rusya’nın başkenti Moskova’dan Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’ye giden uçakta bir yolcu, kendisine alkol testi yapmak isteyen hostese saldırdı. Sarhoş yolcunun uçağa bomba koyduğunu iddia etmesi üzerine uçak acil iniş yaptı.

    Rusya’nın başkenti Moskova’dan Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’ye hareket eden ve yerel saatle 19.15’te hareket eden tarifeli uçakta Tacikistan uyruklu 1993 doğumlu yolcu, uçak havalandıktan sonra uçağın hostesine saldırdı. Uçağa bindikten sonra saldırgan tavırlarıyla dikkat çeken yolcu, uçak havalandıktan sonra bu tavırlarına devam etti. Host ve hostesler tarafından Tacikistan uyruklu yolcuya alkol testi yapılması gerektiği söylendi.

    “Uçağa bomba koydum”

    Yolcu ise alkol testi tartışması büyüyünce, “Benim Allah’ım var ama siz şeytansınız. Bu uçağa bomba koydum. Kimse benimle başa çıkamaz. Allah için dua edin” dedi. Tartışma devam edince, yolcular da tartışmaya dahil oldu ve bazı yolcular, sorun çıkaran kişiye saldırdı. Ardından sorun çıkaran yolcu ise hosteslere saldırınca uçağın pilotu Moskova havaalanına dönüş için izin istedi. Yolcu yüzünden havaalanında yoğun güvenlik önlemleri alındı. Uçağın indirilmesinden sonra yolcu gözaltına alınarak işlemlere başlanıldı. Uçakta yapılan aramada ise bomba tespit edilemedi. Uçak yapılan aramalardan sonra tekrar Duşanbe’ye hareket etti. Saldırgan yolcunun tutuklanması bekleniyor.

  • Baro Başkanı Aktürk: “Türk milleti ve devleti tehdit edilmez, tehditlere de boyun eğmez”

    Erzincan Barosu Başkanı Av. Adem Aktürk, ABD Başkanı Donald Trump ve Yardımcısı Mike Pence’nin rahip “Brunson serbest bırakılmazsa Türkiye’ye yaptırım uygularız” sözlerine yaptığı yazılı açıklama ile tepki gösterdi.

    Aktürk açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Donald Trump yönetiminin, “Rahip Brunson’u ya şimdi serbest bırakın ya da sonuçlarıyla yüzleşmeye hazır olun” sözleri, baskı ve tehdit içeren tavır ve yaklaşım asla kabul edilemez. Hiçbir kişi ve ülke, Türk yargısının verdiği kararlardan dolayı Ülkemizi tehdit edemez, talimat veremez. Bu durum emperyalist ve tahakkümcü anlayışın yaşama geçirilme çabasıdır, her zaman karşısında olacağız. Emperyalizmi ve yargıya tahakküm anlayışını kınıyoruz. Yargı kararlarına dönük kişiye özel istekler ve düpedüz tehdit içeren bu küstahça açıklamalar karşısında, kararın değiştirilmesi kabul edilemeyecek bir davranış olacaktır. Bir hafta önce tutukluluğun devamı yönünde verilen karara rağmen, bir hafta sonra tedbirin şekil değiştirerek uygulanması yönündeki ihtiyacın hangi nedenlerden kaynaklandığı hususu tartışmalı olabilir, ancak bu kez biçim değiştiren talep, yargıyı yönlendirme, yargı üzerine baskı ve tahakküm anlayışıdır. Bu açıklamalar karşısında Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak takınılacak tavır, ülkemizin ve yargımızın ulusal ve uluslararası ölçekteki saygınlığını ciddi biçimde etkileyecek önemli bir mihenk taşı olacaktır. Türkiye tam bağımsız ve egemen, kendi kaderini kendi belirleyen bir cumhuriyet ve hukuk devletidir. Hiçbir şart ve durumda bu ilkelerden ödün verilemez. Devleti temsil ve ilzama yetkili olanları, ülkemizi küçük düşürmeye çalışan ve onurunu zedeleyen bu tutuma karşı hukuk düzleminde gereğini yapmaya davet ediyoruz. Ortaya koymaya çalıştığımız tutum, Rahip Brunson’un yargılandığı davanın içeriğinden de, yargılama aşamasında uygulanan ve değiştirilen tedbirlerden de bağımsızdır. Bu noktada önemli olan husus, emperyalist bir gücün baskısına ve tehdidine boyun eğilip eğilmeyeceğidir. Türk yargısı bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerine göre karar verecek olup mutlak surette dosya kapsamına ve delillere göre değerlendirme yapmalıdır. Gösterilecek direnç, yargının geleceğinin şekillendirilmesi ve ülkemizin onuru bakımından yaşamsal bir öneme sahip olacaktır. Bu noktada devletimizin yanında olduğumuzun bilinmesini isteriz.”

  • Dev buz dağı sahil köyünü tehdit ediyor

    Grönland’da Innaarsuit ismindeki bir sahil köyüne yaklaşan buz dağı, köy sakinlerini korkutuyor.

    İklim değişikliği insanların hayatını tehdit etmeye devam ediyor. Bir buzuldan kopan büyük bir buz dağı Grönland’ın batısındaki Innaarsuit köyüne kadar sürüklenince köyde kısmi tahliyeler başladı. Buzdağının sebep olduğu dalgalar sahildeki evlere vurunca küçük çapta maddi hasar oluştu. Yerel yetkililer bu güne kadar bu büyüklükte bir buz dağı görmediklerini ifade ettiler. Köy meclisi azası Susanne Eliassen yaptığı açıklamada, “Buz dağının üzerindeki çatlaklar ve delikler bizi sürekli korkutuyor, eğer bir parça koparsa insanlara zarar verebilir” dedi ve ekledi: “Köyün elektrik santrali ve petrol tankları sahile çok yakın.”

    Uzmanlar küresel ısınmanın sonucunda bu tür olayların artacağını belirterek, yakın gelecekte buzulların yakınlarında tsunami felaketleri olabileceğini açıkladılar.

    Güney Kutbunda bulunan Antarktika’da buzulların 25 yılda yaklaşık 3 trilyon ton erimesiyle deniz seviyesi 7.6 milimetre yükselmiş, uzmanlar buzul erimelerinin her yıl katlanarak arttığını bildirmişlerdi.

  • Muğla’da orman yangını yerleşim alanlarını tehdit ediyor

    Muğla’nın Ortaca ilçesinde rüzgarın da etkisiyle büyüyen orman yangını yerleşim alanlarını tehdit ediyor.

    Edinilen bilgiye göre; Ortaca ilçes, Dereköy Mahallesi Göçük mevkiinde bulunan ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Yerleşim alanlarına yakın bölgede başlayan yangın, rüzgarında etkisiyle büyüyerek yerleşim alanlarını tehdit etmeye başladı. Yangında Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 4 helikopter ve 2 uçak ile havadan, orman ve Muğla Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından ise karadan müdahale edildi.

    Rüzgarın etkisi ile yayılarak devam eden yangın kontrol altına alınmaya çalışılıyor.