Etiket: tehdit

  • Canbey: “Basılı mecralar, radyo ve televizyonlar tehdit altında”

    Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Canbey, “Bugün dijital dünya yani internet ortaya çıktığından şu anda basılı mecralar, hatta radyo ve televizyon ciddi tehdit altında” dedi.

    Basın İlan Kurumu ve İŞKUR aracılığıyla düzenlenen “Yeni Nesil Gazetecilik Eğitimi” programında başarılı olan kursiyerlere sertifika verildi. Samsun’da 17 Nisan tarihinde başlayan ve 3 hafta süren “Yeni Nesil Gazetecilik Eğitimi” programı sona erdi. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) konferans salonunda yapılan toplantıda başarılı olan kursiyerler sertifika aldı.

    Programda konuşma yapan Basın İlan Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Canbey, “Tüm dünyayı etkisi altına alan dijital teknolojiler, hayatın her alanına etki ettiği gibi yazılı, görsel ve işitsel medyayı da aynı hızda dönüşüme zorunlu kılmaktadır. Dünyada bilgi teknolojilerinde yaşanan değişim ve dönüşümün gerekliliği konusunda, nitelikli insan kaynağını oluşturmak, yeni nesil gazeteci yetiştirmek amacıyla bu programı başlattık. Bugün de bu programa katılarak başarılı olan genç arkadaşlarımıza sertifikalarını verdik” şeklinde konuştu.

    “2030’lu yıllarda artık basılı mecraların olmayacağı”

    Gazetecilik mesleğinin değişmeye başladığının altını çizen Canbey, “Teknoloji gelişiyor ve hayat şartları tamamen değişiyor. Eğer siz çağın gereğini ve çağın şartlarını iyi okuyamazsanız hem iyi bir gazeteci olamazsınız hem de kurumunuza katkı sunamazsınız. Bunları çok iyi anlamak gerekiyor. Önümüzdeki dönem dijitalin daha fazla yükseldiği bir dönem olacak. Gelecek bilim adamları sözlerinde 2030’lu yıllarda artık basılı mecraların olmayacağını söylüyor. Basılı mecralar bu anlamda ciddi bir tehdit altında. Bugün dijital dünya yani internet ortaya çıktığında şu anda basılı mecralar ve hatta radyo ve televizyon ciddi tehdit altında. Yurttaş gazeteciliği diye bir gazetecilik türü var bugün. Her yerden görüntü yayınlanabiliyor. Her yerden anlık görüntüler gönderiliyor. Sosyal medyadan bile canlı yayınlar yapılabiliyor. Yani gazetecilik de kendi alanında çok büyük bir değişim yaşadı. Bizim bu değişimi görmemiz ve bu değişimi yakalamamız lazım. Çağa ayak uydurmamız lazım. Eğer bunları yakalayıp anlayamazsak sıkıntı yaşarız” diye konuştu.

    Programa ayrıca OKA Genel Sekreteri Mevlüt Özen, BİK Samsun Şube Müdürü Mustafa Bayraktar, 19 Mayıs Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mahmut Erdoğan, yerel ve ulusal medya temsilcileri ile kursiyerler katıldı.

    Programın ardından gazetecilere işaret dili kursu verildi.

  • Firari cinayet şüphelisinden tehdit telefonu

    Adıyaman’ın Kahta ilçesinde geçtiğimiz günlerde arazi meselesi yüzünden 2 kardeşi tabanca ile vurarak öldürdüğü iddia edilen firari üvey ağabeyin aileyi telefonla arayarak, “Kızlarını da öldüreceğim” dediği öne sürüldü.

    Yaklaşık 10 gün önce, 2 çocuk babası 28 yaşındaki Mehmet Can ile askerden kısa süre önce gelen kardeşi 22 yaşındaki İbrahim Can, Turanlı Mahallesi yolu üzerindeki bir tarlada ölü bulunmuşlardı. Tabanca ile öldürülen kardeşlerin cinayet şüphelisi olarak H.C. adlı üvey ağabey güvenlik güçleri tarafından aranıyor. Arazi anlaşmazlığından dolayı cinayetin işlendiği belirtiliyor. İki evladını cinayete kurban veren anne Hamra Can, cinayetin şüphelisi olarak aranan H.C.’nin kendilerini iki defa telefonla arayarak, “Kızlarını ve torunlarını da öldürmeden hapse girmeyeceğim” diye tehdit ettiği iddia etti.

    İki evladı tarlada öldürülen anne Hamra Can, katilin yakalanmaması durumunda tüm ailesinin katledileceği uyarısında bulunarak, “Oğullarımın katilinin bulunmasını istiyorum. Üvey oğlum iki ay önce bizim evin kapısına geldi. ‘Ben sizin oğlunuzu vuracağım, öldüreceğim’ diye tehdit etti. Başbakanımıza sesleniyorum. Lütfen oğlumun katili yakalansın. Oğlumun kati H.C.’nin şimdiye kadar yakalanmaması bizleri korkutuyor. Adalet istiyorum, adalet yerini bulsun. Bizim kimsemiz yok. Katiller çocuklarımı öldürdükten sonra hala bizi arayıp tehdit ediyorlar. Bize telefon açıp, ‘Kızlarını ve torunlarını da öldüreceğim’ diyor. Bunlar cani, insan değil. Yetkililerin bir an önce bu canileri bulup adalete teslim etmelerini istiyorum. Yüce adaletimize güveniyorum. Lütfen bize yardım edin. Tek 2 oğlum vardı. Onları da öldürdüler. Torunlarımın ve kızlarımın da ölmesini istemiyorum” dedi.

    16 yıl önce de cinayet işlemiş

    Hayatını kaybeden Mehmet Can ile İbrahim Can’dan geriye kalan tek amca oğlu olan Abdulvahab Can, “Bu acıyı tarif etmek imkansız. Bu ailenin 2 erkek çocuğu vardı. Plan yaparak ikisini de öldürdüler. Bunlara yardım ve yataklık edenler de vardır. Bizler bugüne kadar Cumhurbaşkanımızın yanında saf tuttuk. Buradan Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum. Lütfen bize yardım edin. Katil ailemizi arayıp tehditler savuruyor. Neden hala yakalanamıyor? Bu cani, 16 yıl önce yine aynı şekilde arazi meselesi yüzünden diğer amcamın oğlunu da katletti. Buna yardım eden insanlar da tehlikeli insanlardır. İki tane cenazemiz oldu. Tabanca ile kurşunlanarak öldürüldüler. Katiller hala dışarıda, bizi arayıp tehditler savuruyorlar. Kimseden ses yok. Sürekli tehdit altındayız. Herhangi bir güvencemiz yok. Büyük bir hayati tehlike içerisindeyiz. Lütfen yetkililerden yardım bekliyoruz” şeklinde konuştu

  • Şekerli süt, süt dişlerini tehdit ediyor

    Diş hekimi Pınar Altunbaş, süt dişi çürüklerinin asıl nedeninin biberonla bebeklere içirilen şeker katılmış süt olduğunu söyledi.

    Sivas Medicana Hastanesi Diş Hekimi Pınar Altunbaş, bebeklerde görülen biberon çürüklerine dikkat çekti. Çürüklerin asıl nedeninin biberonla bebeklere veriler şeker katılmış sütler olduğunu söyleyen Altunbaş, “Süt dişleri mine tabakaları tam olarak gelişmediğinden dış tehditlere karşı daha zayıftır ve çürüklere daha yatkındır. Bu nedenle süt dişlerinde biberon çürüğüne daha sık rastlanılmaktadır. Aslında biberon çürüğü bilinenin aksine biberondan kaynaklanmamaktadır. Bu çürükler biberonla bebeğe verilen sütün içerisindeki maddelerden kaynaklanmaktadır. Sütün içerisine bol miktarda şeker katıldığında bu şeker dişlerin üzerinde tutunup çürüğe neden olmaktadır” şeklinde konuştu.

    Geceleri çürük riski artıyor

    Altunbaş, geceleri bebeklerde diş çürüğü riskinin arttığını ifade ederek, “Geceleri çürük oluşumu daha fazla olduğu için çocuklarda gece beslenmesine dikkat edilmesi gerekiyor. Gece ağızda tükürük miktarı azaldığı için çürük yapan bakteriler diş yüzeylerinde gece daha fazla tutunuyor. Biberon çürüğünün önüne geçmek için çocukların beslenmesine dikkat etmeli ve mümkün olduğu kadar saf süt ve anne sütü ile beslenmeleri gerekir. Gece beslendikten sonra uyku öncesi dişler gazlı bezle temizlenebilir” dedi.

  • Muvazaalar halk sağlığını tehdit ediyor

    Eczacılık mesleğinin saygınlığını zedeleyen ve halkın sağlığını riske atan muvazaa ile mücadele sürüyor. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Eczaneler Dairesi Başkanı Uzman Eczacı Fatma Bekar, “Bizim muvazaa ile mücadeledeki amacımız eczacılık mesleğinin saygınlığının tekrar kazandırılması, halk sağlığının korunması ve kamunun zarara uğratılmasını engellemektir” dedi. Türkiye Eczacılar Birliği (TEB) İkinci Başkanı Eczacı Sinan Usta ise muvazaa için “Anlaşmalı sahtekarlık” ifadesini kullandı.

    Muvazaa Komisyonu Eğitim Toplantısı, Ankara Point Otel’de gerçekleştirildi. Toplantıda farklı illerden gelen eczacılara muvazaa konusunda bilgiler verildi. Toplantı öncesinde konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TEB İkinci Başkanı Sinan Usta, muvazaanın eczacılık mesleğinin en önemli sorunlarından biri olduğunu belirterek, “Halk arasında kiralık diploma vasıtası ile eczane işletilmesi olarak bilinen muvazaa hususunu eczacı odalarından ve kurumumuzdan katılımlar ile değerlendireceğiz” dedi.

    Usta, uzun yıllardır muvazaa konusu ile mücadele edildiğini ifade ederek, “Yapılan mevzuat değişiklikleri ve yasal düzenlemeler ile ciddi yol aldık. Çok eski bir sorun olduğu için yapmamız gereken çok fazla iş var. Daha yapılacak, kat edilecek çok yolumuz var. Eczacılıkta muvazaa dediğimiz işi önemsiyoruz. Çünkü bu halk sağlığı ile de ilgili. Eczacı olmayan kişiler tarafından yürütülen bir faaliyetin halk sağlığı anlamında ciddi sıkıntılar oluşturması söz konusu” diye konuştu.

    Usta, gerçekleştirilen eğitim toplantısı ile gerekli bilgilendirmelerin yapılarak, konuyla ilgili eksikliklerin giderilmesinin amaçlandığını ifade etti. Usta, toplantıdaki konuşmasında da muvazaa için “Anlaşmalı sahtekarlık” ifadesini kullandı.

    “Birçok muvazaalı eczane kapatıldı”

    Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Eczaneler Dairesi Başkanı Uzman Eczacı Fatma Bekar ise, 2016 yılını muvazaa ile mücadele yılı ilan ettiklerini kaydederek, “Bu çerçevede tüm sahada araştırma yapan bütün personelimizi eğittik. Yaklaşık 380-400 kişiye bu konuda eğitimler verdik. Eğitimler sonrasında olumlu sonuçlar aldık. Birçok muvazaalı eczane kapatıldı” açıklamasında bulundu.

    Bekar, konuyla ilgili bir kitapçık hazırladıklarını ifade etti. Bekar, bilgilendirme amacıyla bu kitapçığın muvazaa araştırması yapan kişilere ulaştırılacağını belirterek, “Bizim muvazaa ile mücadeledeki amacımız eczacılık mesleğinin saygınlığının tekrar kazandırılması, halk sağlığının korunması ve kamunun zarara uğratılmasını engellemektir. Mücadelelerimiz devam edecek” dedi.

    Muvazaa ile halk sağlığının da riske atıldığını söyleyen Bekar, vatandaşlara bu konuda dikkatli olması için uyarılarda bulundu. Bekar, “Halkımız lütfen ilaçlarını eczacılarından alsınlar. Eğer eczacılar eczanede yoksa veya bir muvazaa şüphesi varsa lütfen bize Sağlık Bakanlığına BİMER ve CİMER kanalı ile bildirsinler. Derhal gereğini yaparız. Eczanelerde, eczacıların görevinin başında olması gerekiyor. Hastalarımız kimin eczacı olduğunu bilirler. Eğer eczacı görevinin başında durmuyorsa, kalfa yeteri kadar bilgilendirmiyorsa, ilaç konusunda bir şüphesi varsa bize ulaşabilir” ifadelerini kullandı.

    Toplantıda konuşan Avukat Zuhal Çolak ise, muvazaayı hileli bir işlemin hukuk sistemi içerisinde düzenlenmesi olarak tarif etti. Çolak, “Kişiler başka bir konuda anlaşırlar, asıl yaptıkları iş başkadır. Ama üçüncü kişilere karşı başka bir anlaşma yapmış gibi gösterirler” dedi. Çolak, bunun tespit edilmesi halinde cezasının eczacının idari ve para cezasına çarptırılarak, 5 yıl eczanesinin kapatılması olduğunu vurguladı.

    Toplantıda bilgilendirme amacıyla eczacılara yönelik sunumlar gerçekleştirildi. Sunumların ardından yetkililer, eczacıların sorularını cevapladı.

  • Okmeydanı’nda kahvede, ’evet’ diyenleri silahla tehdit eden DHKP/C’liler tutuklandı

    Geçtiğimiz günlerde İstanbul Okmeydanı’nda bulunan bir kahvehaneyi basıp, referandum öncesi vatandaşları ‘evet’ oyuna karşı silahla tehdit eden 3 kişiden 2’si tutuklandı. Zanlılardan biri ise serbest bırakıldı.

    İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, geçtiğimiz günlerde Okmeydanı’nda bir kahvehaneyi basıp referandumda ‘evet’ oyu kullanacakları silahla tehdit eden terör örgütü DHKP-C üyesi gruba operasyon düzenlemiş, örgüt adına birçok eyleme katıldıkları tespit edilen U.M., E.Y. ve S.A. adlı zanlıları yakalayarak gözaltına almıştı. Emniyetteki işlemleri dün tamamlanan ve aynı gün mahkemeye sevk edilen silahlı grubun üyelerinden U.M. ve E.Y., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zanlılardan S.A.’nın ise ‘adli kontrol’ kararı ile serbest bırakıldığı belirtildi.