Etiket: Tedavisinin

  • Ozon İle Prp Tedavisinin Uyumu Başarı Sağladı

    Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi’nde, ozon ile Platelet Rich Plasma’nın (PRP) aynı anda uygulanması, uzun zamandır omzunda kireçlenme ve bağlarda zedelenme bulunan hastanın iyileşmesini sağladı.

    Bir çok tedavi yöntemi ile omuz bölgesinde bulunan kireçlenme ve bağlardaki yırtık sorununun önüne geçemeyen Fadime Mutlu, Karaman’dan Eskişehir’e geldi. Ağrılarının tedavisini Eskişehir’de arayan Mutlu, Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi’ne başvurdu. Hastane Başhekimi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Levent Bilir ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Vedat Altuntaş Ozon ve PRP uygulaması için hazırlıklarını tamamladı. İki ayrı tedavi yöntemi aynı anda uygulanan hastada olumlu sonuçlar elde edildi.

    Konuyla ilgili konuşan Dr. Vedat Altuntaş, hastanın iyileşmek için çeşitli yöntemler kullandıktan sonra kendilerine geldiğini söyledi. Hastanın Ozon tedavisini tercih ettiğine anlatan ve uygulanan PRP tedavisinin, platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması olduğuna dikkat çeken Altuntaş, “Hastaya uygulanan PRP tedavisinde, hastalardan alınan kan, ayrıştırma işlemi uygulandıktan sonra kırmızı kan hücrelerini beyaz hücrelerden ve plazmadan ayrıştırılır. Bu plazma bir kez elde edildikten sonra hastanın çeşitli bölgelerine farklı yollarla enjekte edilebilmektedir. Plateletler veya diğer adıyla trombositler vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımını ve doğal hallerine dönmelerini sağlamak için gerekli olan faktörleri yapısında barındıran kan pulcukları olarak da bilinen yapılardır. Dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda, kanımız plateletleri bu dokuya toplayarak bir onarım süreci başlatır hızlandırır.

    Ozon tedavisi ise aktif oksijen molekülü olan ozon gazı kullanılarak yapılan iyileştirici tedavilere “ozon tedavisi” denilmektedir. Ozon tedavisi birçok patolojik durumu iyileştirmede yardımcıdır. Ozon terapi, doku ve hücrelere ihtiyacı olan oksijeni en etkili şekilde sağlayan tedavi yöntemidir. Ayrıca ozon tedavisi; hücre ve dokulara giden kan dolaşımını artırır. Damarları yeniler, eklem ağrılarını ve kas rahatsızlıklarını iyileştirir. Kaslarda biriken toksini gidererek kasları gevşetir ve yumuşatır, esnekliğini artırır. Ozon tedavisinin PRP ile birlikte kullanımında PRP nin etkisini arttırdığı ve PRP hücrelerinin aktifleşmesinde etkili olduğu gösterilmiştir. Hastamız Fadime hanımda da PRP ve ozon terapinin beraber kullanımının sinerjik etkisinden faydalanabilmek için birlikte kullanılmıştır.

  • Yaralı Köpek Tedavisinin Ardından Sahibine Kavuştu

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde, otomobilin çarpması sonucu yaralanan Tarçın isimli köpek tedavisinin ardından sahibine teslim edildi. Köpeğin sahibi Elif Öcal, köpeğini yaralı halde alıp tedaviye götüren Cemre Gönen’e teşekkür etti.

    Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesi Sarıkorkmaz Mahallesi Abalı Sokak’ta otomobilin çarparak kaçtığı köpek kanlar içerisinde yerde kalmış ve o sırada yoldan geçen Cemre Gönen isimli genç kadın köpeği veterinere götürmüştü. İki günde 4 ameliyat geçiren Tarçın isimli köpek tedavisinin ardından 12 yaşındaki sahibi Elif Özcal’a teslim edildi. Köpeğine yeniden kavuştuğu için hem sevinen, hem de yaralarından dolayı üzülen Elif Öcal otomobil sürücüsüne çok kızgın olduğunu söyledi. Köpeğine araba çarptığını komşularından öğrendiğini ifade eden Öcal, “Kaza geçirdiği yerde bulamayınca eve geldik. Annemi veteriner aradı. Burada olduğunu öğrendik. En sonunda da bulduk. Kaçıp gitmesine gerçekten çok kızdım. O esnada bırakıp gitmesi çok kötü oldu. O an bir şey olabilirdi. O yüzden bilmiyorum yani kızgınım” diye konuştu.

    YARALI KÖPEK 4 AMELİYATA RAĞMEN HAYATA TUTUNDU

    Geçirdiği trafik kazası sonucu kalçasının biri kırılan diğeri de çıkan köpeğin ön bacaklarında da kırıklar oluştu. Ön dişleri de kırılan Tarçın, Zonguldak’ta donanımlı bir klinikte 4 kez ameliyat geçirdi. Veteriner Hekim İsmail Demircan, Tarçın’ın bundan sonra yeniden ayağa kalkabilmesi için bebek gibi bakım yapılması gerektiğini söyledi. Demircan konuşmasında, “Başarılı bir operasyon geçirdi. Bundan sonraki süreçte en önemli görev sahiplerine düşüyor. Şu anda tahminen 1 ay boyunda ayağa kalkamayacak. İnsanlarda olduğu gibi hayvanlarda da yıpratıcı bir operasyon. Bu süreçte bir çocuktan farksız bir şekilde bakım görmesi gerekiyor” dedi.

    KÖPEĞİ KURTARAN GENÇ KADININ YÜZÜ GÜLDÜ

    23 Şubat akşamı otomobilin çarptığı köpeği kucağına alıp “Ne olur ölme” diye yalvaran ve uzun süre gözyaşı döken Cemre Gönen, köpeğin tedavi edildiğini görünce bu sefer yüzü güldü. Yaralı köpeği öpüp koklayan Cemre Gönen, çok mutlu olduğunu söyledi. Elif Öcal, köpeğini kurtarıp tedavisinin yapılmasını sağlayan Cemre Gönen’e teşekkür etti.

  • Ozon Tedavisinin Faydaları Nelerdir

    Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi Başhekimi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Levent Bilir, herhangi bir yan etkisi bulunmayan ozon tedavisinin, kronik yorgunluk hisseden hastaların yanı sıra iyileşmeyen ya da geç iyileşen yaralarda da etkili bir şekilde kullanıldığını söyledi.

    Son yıllarda özellikle yorgunluk ve halsizlik hisseden vatandaşlara uygulanan ozon tedavisi hakkında bilgiler veren Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Levent Bilir, Ozon tedavisinin son dönemlerde popüler olan tedavi yaklaşımlarından biri olduğunu söyledi. Ozon tedavisinin günümüzde tek başına tedavi edici bir yöntem olmadığını belirten Bilir, “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp” uygulamalarından biri olarak kabul ediliyor. Ama bir takım hastalıkların tedavisinde klasik tedavi yöntemleriyle birlikte kullanıldığında son derece etkili sonuçlar elde ediyor. O hastalıklar nelerdir, özellikle dolaşım sisteminin bozulmasıyla beraber seyreden hastalıklarda son derece etkin. Çünkü dokuların beslenmesi ve oksijenlenmesi kan yoluyla oluyor ve ilgili dokuların kan akımında azalma olduğunda, beslediği organ veya dokuda hasarlanmalar meydana geliyor. Böyle durumlarda son derece başarılı oluyor. Buna örnek verecek olursak, şeker hastalığına bağlı ayaklardaki iyileşmeyen yaralar, iltihaplı kronik yaralar ve geç iyileşen yaraların tedavilerinde etkili bir şekilde kullanılıyor. Bunun dışında karaciğer hastalıklarında, şeker hastalıklarında son derece iyi sonuçlar elde ediyoruz” dedi.

    “KRONİK YORGUNLUK SENDROMUNDA ÇOK İYİ SONUÇLAR ELDE EDİYORUZ”

    Kronik yorgunluk sendromundan dolayı hastalara uygulanan Ozon Tedavisinden çok iyi sonuçlar elde ettiklerini dile getiren Dr. Bilir, sözlerinin bir kısmına şöyle devam etti:

    “Sabah uyandıkları zaman insanlar, kendilerini çok daha güçlü ve dinç hissediyorlar, böyle ağacı yerinden sökecekmiş gibi. Son derece mutlu oluyorlar. Ozon Tedavisinin birkaç uygulama yöntemi var. Ana uygulama yöntemi Majör otohemoterapi dediğimiz kan ozonlamasıdır. Bu yöntemde, tamamen steril şartlar altında daha özel ozon şişelerine hastadan yaklaşık bir 50-100 CC arasında kan alıyoruz, bu aldığımız kanı ozonladıktan sonra hastamızın kanını hastamıza tekrar geri veriyoruz. Hastamızın kendi kanı, tek kullanımlık ürünler ve dolayısıyla bir enfeksiyon oluşturma riskimiz zaten yok. Bu ana uygulama yöntemini başlangıçta haftada en az iki kez olmak üzere 10 kürlük bir tedavi programı ön görüyoruz. Daha sonra hastalığın türüne göre kronik bir hastalık ise, ikişer aylık aralıklarla da tek seanslar şeklinde kan ozonlamasının devam etmesini ön görüyoruz.”

    “OZONUN BUGÜNE KADAR HERHANGİ BİR YAN ETKİSİ TESPİT EDİLMEDİ”

    Dr. Levent Bilir, ozon tedavisinin herhangi bir yan etkisinin tespit edilmediğine dikkat çekerek, “Ozona bağlı herhangi bir alerjik reaksiyon bildirilmemiş, bilinen herhangi bir yan etkisi tespit edilmemiştir. Kan ozonlamasında başımıza gelen en büyük sıkıntı, hastanın damarının iyi olmaması dolayısıyla, hastadan almamız gereken 50 CC ile 100 CC arasındaki kanı almakta zorlanmamız olmaktadır. Bunun dışında minör otohemoterapi dediğimiz minör ozon yöntemi var. Bu yöntemde ise hastadan 5 CC kadar kan alıyoruz, bu kanı ozonladıktan sonra kas içine yani intramüsküler dediğimiz şekilde geri veriyoruz. Bunun dışında iyileşmeyen yaralarda majör kan ozonlamasının yanında torbalama yöntemi de yapıyoruz. Ayağı özel bir ozon torbası içine alıyoruz. Yüksek konsantrasyonda ozon veriyoruz. Yaraların iyileşmesinde son derece etkin oluyor. Ana kullanım yolları bunlar” diye konuştu.

  • Kandıra’da Meme Kanseri Erken Tanı Ve Tedavisinin Önemi Anlatıldı

    Kocaeli’de kadınlara, “Meme Kanserinde Erken Tanı ve Tedavi Yaklaşımları” anlatıldı.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Üniversitesi, Kandıra Belediyesi Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği, İl Halk Sağlığı Müdürlüğü, Kocaeli Kanserle Mücadele Derneği ve Kent Konseyi’nin ortaklaşa düzenlediği “Meme Kanserinde Erken Tanı ve Tedavi Yaklaşımları” konulu panel Kandıra Belediyesi Turan Güneş Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sağlıklı bir yaşam için meme kanserinde erken tanı ve tedavi yaklaşımları panelinde, kadınların korkulu rüyası haline gelen meme kanseri konusunda erken tanı ve tedavi süreciyle ilgili bilgiler, Kocaeli Üniversitesi(KOÜ) Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zafer Utkan tarafından aktarıldı.

    Prof. Dr. Utkan, erken tanının tedavi sürecindeki önemine vurgu yaptı. Utkan, “Kanser bir hastalık değil, hastalıklar gurubudur. Kanseri vücudumuzdaki hücrelerin kontrolsüz dağılmasıdır. Dünyada her yıl yaklaşık on milyon yeni kanser olgusu ortaya çıkıyor. Kanserden dolayı gerçekleşen ölümlerin dünyadaki oranını yüzde 12’dir. Erkeklerde akciğer, prostat, kadınlarda ise meme ve troid kanserlerine daha sık rastlanılır” dedi.

    Her 11 dakikada 1 kadının, meme kanseri nedeniyle hayatını kaybettiğini söyleyen Prof. Dr. Utkan, ‘’Her 3 dakikada 1 kadına yeni meme kanseri tanısı konmaktadır. Kadınların 40’lı yaşlara gelir gelmez mutlaka Sağlık Bakanlığı’nın bu maksatla başlattığı tarama yöntemlerine katılmalarının önemli bir faktördür. Bu yüzde kadınların erken tanı için Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Erken Teşhis Merkezi(KETEM) ünitelerine başvurmaları ve gerekli incelemeleri yaptırmaları en doğrusudur” diye konuştu.

    Düzenlenen panelin ardından Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Erken Teşhis Merkezi(KETEM) tarafından tarama programı düzenlendi.