Etiket: Tedavisi

  • Ağır AKUT Solunum Sıkıntısı Sendromunun Tedavisi İçin Önemli Adım

    Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Dinçer Yıldızdaş ve ekibi ağır akut solunum sıkıntısı sendromunda mezenkim kök hücreleri uygulaması çalışmasıyla tıp literatüründe önemli bir sayfa açmaya hazırlanıyor.

    Uygulama ile çoğu zaman ölümle sonuçlanan ağır akut solunum sıkıntısı sendromunda hastanın yeniden hayata tutunması söz konusu olabilecek. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen 59. Türkiye Milli Pediatri Kongresinde henüz deney aşamasında olan bu çalışma Prof. Dr. İhsan Doğramacı Yayın Ödülüne layık görüldü.

    Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Dinçer Yıldızdaş, ağır akut solunum sıkıntısı sendromunda hastanın hayatta kalma şansının son derece düşük olduğunu, şuan ki mevcut tedavilerinin yetmediğini daha ileri tedavi yöntemlerinin gerekli olduğunu vurguladı.

    Yıldızdaş, yaptıkları mezenkim kök hücreleri uygulaması ile akciğerlerde düzelme sağladıklarını vurgularken çalışmanın henüz hayvanlar üzerinde olumlu sonuçlandığını ve deney aşamasında olduğunu ileri ki dönemlerde ise daha olumlu sonuçlar almayı hedeflediklerinin altını çizdi.

  • Endometriozisin Tanısı Zor Ama Tedavisi Mümkün

    Medical Park Samsun Hastanesi Kadın Doğum ve Hastalıkları Kliniği’nden Opr. Dr. Ahmet Canbaz “endometriozis” hakkında bilgi verdi.

    Dr. Canbaz yaptığı açıklamada, “Rahim boşluğunu döşeyen doku tabakasına endometrium dokusu (döl yatağı) adı verilmektedir. Endometrium dokusu, rahim iç duvarlarını ince bir tabaka halinde kaplar. Bu doku hamileliğe hazırlık için her ay belirli değişiklikler geçirmektedir. Adet döneminde endometrium dokusu parçalanarak dökülmekte, adet kanı ile rahim ağzı ve vajen yoluyla dışarı atılmaktadır. Normalde bu hücre tabakası vücutta sadece rahim içerisinde yer almaktadır. Bu hücrelerin vücutta rahim dışında başka bir alanda yer alması ‘endometriozis’ hastalığı olarak tanımlanmaktadır” dedi.

    Opr. Dr. Ahmet Canbaz “Endometriozisin en sık görülen belirtisi adetten önce ve adet esnasında görülen ağrılar, cinsel temas sırasında ve sonrasında görülen ağrılar, kısırlık, düzensiz veya fazla kanamalardır. Diğer belirtiler ise yorgunluk, adet sırasında ağrılı barsak hareketleri, sırtın alt tarafına vuran ağrı, adet sırasında ishal veya kabızlık ve diğer barsak rahatsızlıkları olabilir. Bazı endometriozisli kadınlarda hiçbir belirti olmayabilir. Endometriozisli hastaların yüzde 30-40’ında kısırlık görülmektedir ve bu durum hastalığın ilerlemesiyle sık rastlanan bir durumdur. Ağrının şiddeti, hastalığın ve endometriozis odaklarının yaygınlık derecesi ile doğru orantılı değildir. Çok küçük endometriozis odakları prostoglandin adını verdiğimiz vücutta ağrı hissine neden olan maddenin vücut içerisinde üretiminde daha etkindir. Bu durum küçük endometriozis odaklarında dahi belirgin belirtilerin olmasını açıklamaktadır. Prostoglandinlerin ağrı hissedilmesi dışında da işlevleri vardır ve endometriozisde diğer bazı belirtilere de yol açtığı düşünülmektedir” diye konuştu.

    Endometriozisin nedeninin kesin bilmediğini söyleyen Dr. Canbaz şöyle devam etti: “Birkaç neden öne sürülmekle birlikte bunların hiçbiri tüm endometriozis olgularını açıklayamamaktadır. Bir kurama göre adet kanının rahimin tüplerinden geçerek geriye doğru karın içine akmasıdır. Bu şekilde karın duvarı içerisine taşınan endometrium hücrelerinin burada yerleşip büyüyebildiği öne sürülmektedir. Bütün kadınlarda az da olsa bu şekilde bir geriye akışın söz konusu olduğu ancak bağışıklık sisteminde veya hormonal sisteminde problemi olan kadınlarda endometriozis geliştiği öne sürülmektedir. Bir başka kurama göre endometrial doku rahim içerisinden kan damarlarıyla veya lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine yayılmaktadır. Genetik kurama göre ise endometriozis belirli ailelerin genlerinde taşınmakta veya bazı ailelerde endometriozise yatkınlık bulunmaktadır. Bir diğer kurama göre kadın henüz embriyo (cenin) dönemindeyken meydana gelen doku artıkları yetişkin dönemde endometriozise dönüşebilmektedir veya bazı özel durumlarda embriyo döneminde üreme sistemi dokusu oluşturabilme yeteneğinde olup yetişkin dönemde farklı yapılar şeklinde bulunan dokular bu yeteneklerini tekrar kazanmaktadır. Cerrahi esnasında bu dokuların nakli özellikle karın ameliyatlarındaki yara izlerinde görülen endometriozisi açıklamak için öne sürülen bir kuramdır. Endometriozis araştırmacıları başka teoriler üzerinde de çalışmaktadır.”

    Muayene ile endometriozisin tanımlanmasının oldukça zor olduğunu vurgulayan Opr. Dr. Ahmet Canbaz “Yapılan ultrason incelemeleri ile de endometriosis tanısı konulamaz. Bu şekilde yalnızca endometriosusa bağlı olarak gelişmiş over kisti olan endometrioma (çikolata kistleri) görülebilir. Çikolata kistleri genelde etrafa yapışıklıklar gösterir. Çikolata kistlerinin görülmesi endometriozisin şiddetli olduğunu gösterir. Ultrasonografide yumurtalık içerisinde yer alan yoğun granüllü kistik kitlelerin görülmesi ile tanısı yüksek oranda kesinlikle konulabilir. Yumurtalıklardan gelişen kanserler de benzer görüntüler yaratabileceği düşünülerek endometriomaların kesin tanısı ancak laparoskopi ile direkt olarak görülerek konulmaktadır” açıklamasında bulundu.

    Kadın Doğum ve Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Ahmet Canbaz “Uygulanan tedavilerin amacı ağrıyı gidermek ve kısırlığı ortadan kaldırıp gebe kalmayı sağlamaktır. Bu amaçla değişik tıbbi ve cerrahi tedaviler uygulanabilir. Tıbbi tedaviler ağrı kesmenin dışında, endometriozisin östrojene (kadınlık hormonuna) bağımlı bir hastalık olması prensibine dayanır. Hamilelik ve menopoz endometriozis oluşumunu engelleyen iki doğal durumdur. Hormonal tedavilerde amaç aslında bu iki doğal durumu taklit etmektir. Her iki durumda da rahim iç zarı üzerindeki östrojen hormonu etkisi ortadan kalkacağından yanlış yerde yerleşmiş olan dokunun da baskılanması beklenir. Öncelikle tıbbi tedavilerle sorunlar giderilmeye çalışılmalı ancak eğer büyük çikolata kistleri ya da tıbbi tedaviyle giderilemeyen ağrı gibi sorunlar varsa cerrahi tedavi düşünülmelidir” şeklinde konuştu.

    Opr.Dr. Ahmet Canbaz açıklamasını şöyle tamamladı: “Cerrahi tedaviyi takiben en geç bir 6-8 ay içersinde kendiliğinden gebelik oluşmaz ise yumurtlamanın uyarılması ve rahim içine sperm aşılanmasıyla bu şans arttırılabilir. Ancak ileri düzey endometrioziste ve kadının yaşının 35 ve yukarısında olduğu ya da infertilite sebebi olabilecek ek faktörlerin varlığında tüp bebek tedavisine başvurmakta gecikilmemelidir. Tüp bebek tedavisiyle endometriozis hastalığı olan kadınlarda yaşlarıyla orantılı olarak tek bir denemede yüzde 60’a varan oranlarda gebelik sağlanabilmektedir. İlk denemede gebe kalamayan kadınlarda elbette tüp bebek tedavisini tekrarlamak gerekmektedir. Tekrarlayan denemeler ile sonuçta gebelik şansı büyük oranda yakalanabilmektedir.”

  • Kök Hücre Tedavisi Artık Elimizin Altında

    18 yıllık kurumsal kariyerinin son 10 yılını ilaç sektöründe tamamlayan, Tedarik Zinciri Grup Müdürü pozisyonundan ayrılan MS Sağlık, Kozmetik ve Danışmanlık şirketi kurucusu Mehtap Serdaroğlu, kök hücre tedavisinin artık elimizin altında olduğunu belirtti.

    MS Sağlık, Kozmetik ve Danışmanlık şirketi kurucusu Mehtap Serdaroğlu,’’Acaba dökülen saçlarımızı nasıl tekrar geri kazanabiliriz? Bu konuda şu ana dek elle tutulur saç ekimi cerrahisi ve tek bir ilaç dışında bir yol henüz yok. Fakat tıp alanında, son on yıllarda hızla gelişen ve her konuda vizyonumuzu tazeleyen bir alan var; kök hücre tedavisi. Kök hücre teknolojisi günümüzde tüm sağlık araştırmalarına konu olmakta ve mucize tedavilere açılış kapısı olarak görülmekte. Saç sağlığında da bilim adamları bu konuda yol aldılar ve ’acaba kök hücrenin yenileyici ve gençleştirici etkisi saçta da kullanılabilir mi?’ sorusuna yanıt buldular. İsviçre’ye özgü ve nesli tükenmekte olan Uttwiler Spaetlauber cinsi elmanın en önemli özelliği buruş buruş olmadan ve lezzetini kaybetmeden çok uzun süre saklanabilir olmasıdır. Bu özellik İsviçre Mibelle Biochemistry firması bilim adamlarının ilgisini çekmiş. Kozmetik sektörü için 2008 yılında geliştirilen dünyanın ilk kök hücre özütü Malus Domestica İspanya Barcelona’da düzenlenen In-cosmetics Fuarı’nda 2008 yılında en yenilikçi doğal aktif bitkisel özüt ödülünü kazanmıştır. İsviçre’de geliştirilen bu yeni formül Trixowell şampuanda saç sağlığı için kullanılıyor” diye konuştu. Mehtap Serdaroğlu, Michelle Obama, Jeniffer Lopez, Helen Miren gibi ünlülerin kullandığı Malus Domestica’nın başlıca özelliklerini şöyle sıraladı:

    “Saç kök hücrelerinin ömrünü korur ve yaşam döngülerini uzatır, en önemli hücrelerin yaşlanmasını geciktirerek saçlarda anti-aging etki gösterir, temel hücrelerin yaşlanmasını geciktirir, cilt kök hücrelerini korur, rejenerasyon gücünü korur, kronik yaşlanmaya karşı mücadele eder, direnci artırır.”

  • Sezen Aksu’nun Annesinin Tedavisi Evinde Yapılacak

    Kalp rahatsızlığı nedeniyle İzmir’de tedavi altında olan minik serçe Sezen Aksu’nun annesi Şehriban Yıldırım, durumu stabil hale geldikten sonra evine gönderildi.

    Ünlü şarkıcı Sezen Aksu’nun annesi Şehriban Yıldırım, 20 gün önce kalp rahatsızlığı nedeniyle İzmir Kent Hastanesine kaldırıldı. Şehriban Yıldırım solunum güçlüğü ve kan basıncındaki düşme nedeni ile tedavi gördü. Solunum cihazına bağlı duran ve tansiyonunu düşürmek için ilaç verilen Şehriban Yıldırım’ın durumu stabil hale geldi. Hastaneden çıkarılan Yıldırım’ın tedavisine İzmir’deki evinde devam edileceği öğrenildi.

    Sezen Aksu da acele bir şekilde İstanbul’dan İzmir’e geldi.

  • Kök Hücre Tedavisi Artık Günlük Hayatta Elimizin Altında

    18 yıllık kurumsal kariyerinin son 10 yılını ilaç sektöründe tamamlayan, Tedarik Zinciri Grup Müdürü pozisyonundan ayrılan MS Sağlık, Kozmetik ve Danışmanlık şirketi kurucusu Mehtap Serdaroğlu, kök hücre tedavisi konusunda değerlendirmelerde bulundu.

    MS Sağlık, Kozmetik ve Danışmanlık şirketi kurucusu Mehtap Serdaroğlu, “Acaba dökülen saçlarımızı nasıl tekrar geri kazanabiliriz? Bu konuda şu ana dek elle tutulur saç ekimi cerrahisi ve tek bir ilaç dışında bir yol henüz yok. Fakat tıp alanında, son on yıllarda hızla gelişen ve her konuda vizyonumuzu tazeleyen bir alan var: Kök hücre tedavisi… Kök hücre teknolojisi günümüzde tüm sağlık araştırmalarına konu olmakta ve mucize tedavilere açılış kapısı olarak görülmekte. Saç sağlığında da bilim adamları bu konuda yol aldılar ve ’acaba kök hücrenin yenileyici ve gençleştirici etkisi saçta da kullanılabilir mi’ sorusuna yanıt buldular. İsviçre’ye özgü ve nesli tükenmekte olan Uttwiler Spaetlauber cinsi elmanın en önemli özelliği buruş buruş olmadan ve lezzetini kaybetmeden çok uzun süre saklanabilir olmasıdır. Bu özellik İsviçre Mibelle Biochemistry Firması bilim adamlarının ilgisini çekmiş. Kozmetik sektörü için 2008 yılında geliştirilen dünyanın ilk kök hücre özütü Malus Domestica İspanya Barcelona’da düzenlenen In-cosmetics Fuarı’nda 2008 yılında en yenilikçi doğal aktif bitkisel özüt ödülünü kazanmıştır. İsviçre’de geliştirilen bu yeni formül Trixowell şampuanda saç sağlığı için kullanılıyor” diye konuştu.

    Serdaroğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Michelle Obama, Jeniffer Lopez, Helen Miren gibi ünlülerin kullandığı Malus Domestica’nın başlıca özellikleri; saç kök hücrelerinin ömrünü korur ve yaşam döngülerini uzatır, En önemli hücrelerin yaşlanmasını geciktirerek saçlarda anti-aging etki gösterir, Temel hücrelerin yaşlanmasını geciktirir, Cilt kök hücrelerini korur, Rejenerasyon gücünü korur, Kronik yaşlanmaya karşı mücadele eder, direnci artırır.”