Etiket: Tedavisi

  • Tedavisi yapılan kartal doğaya bırakıldı

    Elazığ’da elektrik çarpması sonucu yaralanan Yılan Kartalı, 15 günlük tedavisinin ardından doğal ortamına bırakıldı.

    Alınan bilgiye göre, 15 gün önce Akçakiraz beldesinde elektrik çarpması sonucu yaralan Yılan Kartalı vatandaşlar tarafından bulunarak Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesine getirildi. Hastanede yapılan 15 günlük tedavinin ardından sağlığına kavuşan kartal, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şubesi ekipleri tarafından alındı. Ayağına halk takılan kartal, bulunduğu bölgede tekrar doğaya bırakıldı.

    Kartal, uçarak kısa sürede gözden kayboldu.

  • Prof. Dr. Yavuz: “Işın ve bağışıklık tedavisi beraber kullanılınca kanser tedavisinde başarı artıyor”

    Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Aydın Yavuz, “Işın tedavisi ile bağışıklık tedavisi beraber kullanılınca kanser tedavisinde başarı artıyor” dedi.

    Kanser tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Aydın Yavuz, en önemli kanser tedavileri olan kemoterapi ve radyoterapide temel olarak doğrudan kanser hücresini öldürmenin amaçlandığını belirtti. Bu nedenle, normal sağlıklı hücrelere de bir miktar zarar vermesinin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Dr. Yavuz, “Kanserin bağışıklık sistemi üzerinden tedavisi ile ilgili olan ve ‘biyolojik tedavi’ veya ‘biyoterapi’ diye de bilinen immunoterapi yönteminde ise kanser hastasının bağışıklık sistemi adeta yeniden programlamaya tabi tutulur. Özellikle, vücudun T hücreleri dediğimiz bağışıklık hücreleriyle tümörü yok etmeyi amaçlayan ve ‘programlanmış hücre ölümü’ denen yararlı bağışıklık reflekslerini durdurabilen tümör hücrelerinin bu gücünü immunoterapi ile sonlandırmak söz konusu” dedi.

    “Bağışıklık sistemini güçlendiriyor”

    Laboratuvar çalışmalarında, radyoterapi ve immunoterapinin birlikte kullanımı ile tümör hücrelerince PD-L1 denen bağışıklık kontrol noktası blokajı kaldırılarak, tümör hücrelerinin programlanmış hücre ölümünü hızlandırılmış ve radyoterapiye dirençli tümörlerin bile tedavisinde başarının arttırıldığını vurgulayan Dr. Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dünyanın en büyük radyasyon onkolojisi kongresi sayılan Amerikan Radyasyon Onkolojisi Derneği’nin (ASTRO) son kongresinde sunulan önemli bir çalışmada en ileri evre olan, akciğer ve karaciğerlerinde yaygın metastazları olan 100 civarındaki hastalarda radyoterapiye ve immunoterapi de eklenmesi sayesinde yüzde 60’a varan oranlarda kanser yayılımının durdurulduğu gösterildi. ABD’nin Houston şehrindeki MD Anderson Kanser Merkezi’nde gerçekleştirilen bu çalışmada, karaciğer ve akciğerlerindeki metastazlara stereotaktik vücut radyoterapisi uygulanan ve bununla beraber 4 kür “ipilumab” isimli immunoterapi ilacı alan hastalara bu immunoterapi sayesinde vücudun bağışıklık sisteminin güçlendirildiği ve tümörlerin büyümesinin durduğu belirtildi.”

    “Hastalarda başarı elde edildi”

    Prof. Dr. Ali Aydın Yavuz, “Benzer şekilde, dünyanın en büyük Klinik Onkolojisi Derneği sayılan Amerikan Klinik Onkoloji Kongresinin Derneği’nin (ASCO) son İmmuno-Onkoloji toplantısında, karaciğer ve akciğerlerindeki metastazlara stereotaktik vücut radyoterapisi uygulanan ve bununla beraber anti-programlanmış hücre ölümü protein 1 (anti-PD1) immutoterapi ilacı olan ‘Pembrolizumab’ alan hastalarda da benzer oranlarda başarı elde edildiği bildirildi. Her iki çalışmada da bu hastalarda immunoterapinin radyoterapiye eklenmesinin gayet emniyetli olduğu, en ileri evre hastalarca bile iyi tolere edildiği ve en ilginci de hastaların çoğunun tedaviden birkaç ay sonra bile iyi durumda olduğu saptandı. Bu durum, tümörleri küçülmese veya kaybolmasa bile, immunoterapinin katkısı ile hiç olmazsa tümörlerin sabit kalabilmekte olduğunu düşündürüyor” dedi.

  • Opr. Dr. Dinçer: “Kataraktın tek tedavisi, cerrahi operasyondur”

    Kataraktın her yaştan insanda görülebildiğini belirten Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Gökhan Dinçer, kataraktın tek tedavisi yönteminin cerrahi operasyon olduğunu söyledi.

    Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Gökhan Dinçer, göz hastalığı olan katarakt hakkında açıklamalarda bulundu. Her yaşta insanda katarakta rastlanabildiğini ifade eden Dinçer, “60 yaştan sonra görülse de yeni doğan bebeklerden orta yaşlı insanlara kadar her yaşta katarakta rastlanabilir. Bulanık görme, çift görme, bir perdenin arkasından bakar gibi görme hastalığı olan katarakt yaşlılık hastalığı olarak bilinse de çocuklarda da görülebilir. Halk arasında göze perde inmesi olarak da bilinen kataraktın tek tedavisi cerrahi operasyondur. Bununda alanında tecrübeli ve uzman hekimler tarafından yapılmalıdır. Kişinin günlük yaşamını aksatacak boyutlara ulaşan katarakt, doğru tanı ve kısa sürede gerçekleştirilen bir operasyonla kataraktan kurtulmak mümkün olduğunu unutmamak gerekiyor. Ancak ne zaman ameliyat gereklidir sorusunun cevabını da yapılacak olan muayenenin ardından uzman bir doktor tarafından verilecek karara bağlıdır” dedi.

    “Katarakt tedavisi nasıl yapılır”

    Kataraktın tedavi edilmediği takdir de gözde kalıcı hasarlar bırakabileceğini ifade eden Dinçer, “Katarakt operasyonu hastanemizde dünyada geliştirilen son yöntem olan FAKO (Fakoemülsifikasyon) tekniği yapılmaktadır. FAKO tekniği ile ameliyat özel bir cihaz yardımı ile yapılmaktadır. Göze küçük bir tünel açılarak, işitme sınırının ötesinde ses dalgaları (ultrasonic) oluşturan cihazın ucu göz içine sokulur. Katarakt’lı mercek yerinde, parçalanarak emilir. Çıkarılan merceğin yerine, görme fonksiyonunu yerine getirecek kalıcı suni bir mercek (göz içi lensi) yerleştirilir. Ameliyat yaklaşık 15-20 dakika sürer” diye konuştu.

  • Tedavisi tamamlanan alaca baykuş tabiata salındı

    Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 10. Bölge Müdürlüğü Zonguldak İl Şube Müdürlüğünce tedavi tamamlanan alaca baykuş tabiata salındı.

    Zonguldak’ın Kilimli ilçesi Gelik beldesinde duyarlı vatandaşlarca yaralı bir baykuşun bulunduğu bilgisini alan DKMP Zonguldak İl Şube Müdürlüğü ekipleri, ivedilikle olay yerine intikal ettiler. Vatandaşlardan teslim alınan baykuş, tedavisi ve bakımlarının gerçekleştirilmesi için İl Şube Müdürlüğü ekiplerince veteriner kliniğine nakledildi. Veteriner hekimce gerçekleştirilen muayenenin ardından baykuşun, genç birey alaca baykuş olduğu, bacağında kırıkların bulunduğu tespit edildi.

    Tedavisinin ardından sağlığına kavuşan alaca baykuş, DKMP Zonguldak İl Şube Müdürlüğü ekiplerince, ait olduğu yere, yeniden tabiata salındı.

  • Omurga romatizmasının tanı ve tedavisi

    Romatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler, “ankilozan spondilit (omurga romatizması)” hakkında bilgi verdi.

    Ankilozan spondilitin yani omurga romatizmasının, özellikle omurgadaki eklem ve kemiklerin köprüleşmesine yol açarak belde katılaşmaya neden olan iltihaplı bir romatizma hastalığı olarak tanımlandığını belirten Dr. Gürler, “Omurganın tümü köprüleşerek omurgada tam bir hareket kısıtlılığının oluşmasına neden olabilir. Sıklıkla hastanın bel ve kalça bölgesinde tutulum görülür. Ankilozan spondilit; kronik, ağrılı, ilerleyici ve vücudun diğer organlarını da tutabilen bir romatizmal hastalıktır. Omurga eklemlerinde ve bazı eklemlerde iltihaba neden olur. İltihabi durum sürüp giderken, eklemlerin iki yanında karşılıklı kemiksi çıkıntılar meydana gelir ve zamanla eklemler birbirine kaynaşır yani ‘ankiloz’ oluşur. Bunun sonucunda sertleşme meydana gelir ve bel hareketleri kısıtlanır. Tam ankiloz, hastaların hepsinde gelişmez ve başlangıçta hareket kısıtlılığından çok ağrı ön planda olabilir” dedi.

    Tipik bulgular

    VM Medical Park Samsun Hastanesi Romatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler, ankilozan spondilit hastalığının tipik bulgularını şöyle sıraladı:

    “Yavaş ve sinsi başlayan bel ağrısı ve buna eşlik eden uzun süren tutukluk. Gün içinde hafifleyen ve özellikle sabahları belirgin belde tutukluk ve ağrı. Egzersiz ile düzelen veya uzun süreli dinlenme sonrası artan bel tutukluğu. Geceleri uyandıran bel ağrısı. Şikayetlerin 3 aydan uzun süredir devam etmesi. Özellikle hastalık başlangıç döneminde olabilen halsizlik ve kilo kaybı. Hastalıkta eklem dışı bulgular da görülebilir. Bu bulgular ise şunlardır:

    İştah kaybı. Genel olarak kendini kötü hissetme. Gözlerde iltihaplanma (iritis). Nadiren kalp kapakçık iltihabı. Omuriliğe bası sonucunda oluşan güçsüzlük, uyuşma, idrar kaçırma ve iktidarsızlık.”

    Ankilozan spondilitin herkesi farklı bir biçimde etkileyebileceğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler, “En sık görülen ortak yakınma genellikle geceleri ve sabahları daha belirgin olan bel ağrılarıdır. Kaburga kemikleriyle omurganın birleştiği eklemler de tutulmuş ise nefes alma güçleşebilir ve ağrılı olabilir. Romatoloji uzmanı hastayı muayene ettikten sonra iltihaplanma bulgusu olabilecek ipuçlarını saptamak için kan tahlillerini ve ağrılı eklemlerin röntgen filmlerini ister. Kan tahlillerinin ve omurgayı gösteren filmlerinin incelenmesi sonucunda teşhis konulur” diye konuştu.

    Ankilozan spondilit tedavisi

    Ankilozan spondilit tedavisi hakkında bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler. “Ankilozan spondilitin tedavisinde ağrı kesici-iltihap giderici ilaçlar, antiromatizmal ilaçlar ve egzersizler kullanılır. Gerekirse ameliyatlara başvurulabilir. Tedavi devamlı, düzenli ve uzun süreli olmalıdır. Ankilozan spondilit, zaman zaman alevlenme ve yatışmalarla seyreder. İlaçlar ağrının azalmasına, uykunuzun düzelmesine ve genel iyilik halinin sağlanmasına yardım eder. Fakat ilaçlar tedavinin sadece yarısıdır. Uygun egzersiz hastalığın tedavisinde kritik önem taşır. İlaçlar ağrıyı azaltarak bu egzersizlerin rahat yapılmasını sağlar” şeklinde konuştu.

    Dr. Oğuz Gürler şöyle devam etti:

    “Hastaların yüzde 80’inden fazlası katılığı ve ağrıyı azaltmak, inflamasyonu gidermek için ağrı kesici-iltihap giderici ilaçlar ve antiromatizmal ilaçlar kullanırlar. Ancak, bazı hastalarda bu ilaçların yan etkileri ortaya çıkabilir. Bundan dolayı basit bir ağrı kesici tercih edilebilir. İnatçı eklem yakınması olanlar antiromatizmal ilaçlara veya biyolojik tedavi yöntemlerine ihtiyaç duyabilirler. Bazı ağrı kesici-iltihap giderici ilaçlar, ağrıyı gidererek daha rahat egzersiz yapılmasına olanak verirler. Kortizon ara sıra, özellikle ağrılı eklemlere enjekte edilebilir veya iltihaplı göze damlatılabilir. Kortizon gereken durumlarda kullanılırsa, zararlı bir ilaç değildir.”

    Ameliyatın çok hasar gören ve ağrı veren kalça veya diz eklemlerinin değiştirilmesi için yapıldığını söyleyen Dr. Oğuz Gürler, “Aşağı yukarı hastaların yüzde 6’sı kalça protezine ihtiyaç duyarlar. Bu protez ameliyatı hasarlı kalça ekleminin tekrar hareket edebilmesi ve ağrının giderilmesinde başarılıdır. Bazı vakalarda, şiddetli kamburu bulunanlarda, omurga ve boyunun postürünü düzeltmek için bir dizi ameliyat gerekebilir” ifadelerini kullandı.

    Fizyoterapi(egzersiz) oluşabilecek sakatlıkların önlenmesinde çok fazla önem taşıdığını belirten Dr. Gürler açıklamasını şöyle tamamladı:

    “Eklem hareket açıklığının sürdürülmesi ve kas gücünün korunması çok önemlidir. Çünkü hareket eksikliği ve kötü duruş kasları zayıflatır ve kısaltır. Kısalmanın olduğu kasların nasıl esnetileceği hastaya çok iyi anlatılmalıdır.”