Etiket: Tedavileri

  • Futbolcu Yaralanmaları Ve Tedavileri

    YDÜ Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Asistanı Dr. Muhammed Alshanableh, futbolcularda karşılaşılan yaralanmalar ve bu yaralanmalarda uygulanması gereken tedaviler hakkında bilgi vererek, doktor tavsiyesi ile doğru tedavi uygulanmasının önemine dikkat çekti.

    Futbol ile ilgilenen sporcularda yaralanmalar çok sık görüldüğünü ifade eden Dr. Muhammed Alshanableh, “Bu yaralanmaların küçük sıyrıklardan, açık kırıklara kadar uzanan geniş bir yelpazesi vardır. Futbolda yaralanmaları önlemek veya minimuma indirmek için; sürekli ve düzenli antrenman yapmak, kondisyonun izin verdiği kadar oynayarak aşırı zorlanmalardan kaçınmak ve germe, esneme, ısınma egzersizlerini belirli kurallara göre bir disiplin içerisinde yapmak olmazsa olmazlardandır. Ülkemizde maalesef yaralanmayı önleyici tedbir ve kurallar, hem sporcular hem de antrenörler tarafından çok ciddiye alınmamaktadır ve futbol sporu tam anlamıyla profesyonel bir şekilde icra edilmemektedir” dedi.

    “BURKULMALARIN TEKRARLAMAMASI İÇİN KASLAR GÜÇLENDİRİLMELİDİR”

    Kas Zorlanmaları ve Yırtıkların en sık kasık, uyluk ve baldırda meydana geldiğini belirten Dr. Alshanableh, “Basit kas zorlanmaları dinlenme, soğuk uygulama ve enjeksiyonlarla geçebileceği gibi, bu zorlanmaların üstüne, dinlenmeden spora devam edildiği takdirde ciddi sorun yaratabilecek yırtıklara dönüşme ihtimali vardır” ifadelerinde bulundu.

    Burkulmaların ise en sık ayak bileğinde görüldüğünü ve kırık gelişme ihtimalinin yüksek olduğunu söyleyen Dr. Alshanableh, “Tekrarlayan burkulmalarda, bağ yaralanmalarının eşlik ettiği durumlarda sporcu, ayağını dinlendirmeli ve gerekirse daha hızlı iyileşme için atel yapılmalıdır. Tekrarlamaması için kaslar güçlendirilmelidir” açıklamalarında bulundu.

    “İHMAL EDİLEN YARALANMA, DAHA BÜYÜK VE KALICI PROBLEMLERE ZEMİN HAZIRLAYABİLİR”

    “Bağ yaralanmaları en çok ayak bileği ve dizde görülmektedir” diyen Dr. Alshanableh, “Dizde menisküsler, ön çapraz bağ, arka çapraz bağ, iç ve dış yan bağlar olmak üzere yaralanmaya açık birçok yapı vardır. Bu yapılar kaslar, kemik ve kıkırdak yapılarla beraber dizin stabilitesini sağlarlar. Yaralanmaları önlemek için diz eklemini destekleyen kasları güçlendirmek ve aşırı hareketlerden kaçınmak gerekir. Bir burkulma esnasında dizi oluşturan yapıların tümü zarar görebilir. Ciddi sakatlık nedeni olan bu yaralanmaların çoğu tedavi edilebilir yaralanmalardır. Ön çapraz bağ yırtıkları ve menisküs yırtıkları tedavisinde artroskopik olarak müdahale edilebilir ve çok güzel sonuçlar alınarak sporcu sahalara geri dönebilir. İhmal edilen bir yaralanma, diğer yaralanmalarda olduğu gibi daha büyük ve kalıcı problemlere zemin hazırlayabilir” dedi.

    “FUTBOLCULARDA STRES KIRIĞI DA MEYDANA GELEBİLİR”

    Dr. Muhammed Alshanableh, futbolda en sık omuz üstüne düşme sonucu omuz çıkığı görülürken, diğer eklemlerde (diz, dirsek, el ve ayak bilekleri, el ve ayak parmakları) de çıkıklar görülebilebileceğini ve tüm çıkıklarda kalıcı damar ve sinir hasarı riski bulunduğundan, acilen sporcunun hastaneye getirilmesi ve çıkığın uygun şekilde redükte edilmesi (yerine oturtulması) gerektiğini belirtti.

    Kırıkların, en sık bacaklarda, ayak bileklerinde ve ayaklarda meydana geldiğini vurgulayan Dr. Alshanableh, “Genellikle rakip oyuncu ile ikili mücadeleye girildiğinde bir düşme sonucu meydana gelir. Kapalı olduğu gibi açık kırıklar da futbolda görülür. Kırık tedavileri acil yapılmalıdır ve sporcunun en kısa sürede futbola geri dönmesi hedeflenmelidir. Alçı uygulamalarıyla kaynayabilecek kırıklar olduğu gibi ameliyat gerektiren kırıklarda çok sık görülür. Ayrıca futbolcularda stres kırığı meydana gelebilir ve bu kırıklar da aynen diğerlerinde olduğu gibi ciddi bir tedavi süreci gerektirir. Kırık tedavisini takiben hekim önerisi doğrultusunda ve gerekirse fizik tedavi yöntemlerine başvurarak, kas gücünün geri kazanılması sonrası spora dönülmesi büyük önem arz eder” diye belirtti.

    “DOKTOR ÖNERİSİYLE DOĞRU TEDAVİ UYGULANMALI”

    Dr. Muhammed Alshanableh, son olarak “Bir futbolcu küçük veya büyük her yaralanma için hekim önerisiyle doğru tedaviyi almalıdır. Sporcu tedavi sürecini ciddiye alarak, tam süreli uygulamalı ve yine hekim tavsiyesi ile yeşil sahalara dönmelidir. Yarım kalan, tamamlanmayan tedaviler veya tedavisi bitmeden maça çıkan sporcular daha uzun süreli ve kalıcı problemlerle karşı karşıya kalırlar” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Kazada Yaralanan Öğrencilerin Tedavileri Sürüyor

    Karaman’da, üniversite öğrencilerini taşıyan midibüsün şarampole devrilmesi sonucu yaralanan öğrencilerin tedavileri devam ediyor.

    Yaralı örencileri hastanede ziyaret eden Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Yıldırım burada gazetecilere açıklamada bulunarak, kazada bir öğrencilerini kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını söyledi. Yıldırım, üniversitenin teknik gezisi dönüşünde kazanın gerçekleştiğini belirterek, “Aracımız ne yazık ki devrildi. Şu anda 13 tane yaralımız var. Tedavi görüyorlar. Yaraları çok ciddi değil. Sadece bir öğrencimizi ne yazık ki kaybettik. Bir asistanımızın da elinde sıkıntı olduğu için onu da Konya’ya sevk ettiler. Durumu çok iyi, ben kendisiyle görüştüm. Tüm öğrencilerimizle görüştüm. Öğrencilerimiz hepsinin bilinci açık ve hepsinin yaraları hafif. Öğrencilerimizin hepsi emniyet kemerli olduğu için kazayı ufak sıyrıklarla atlattık. Ama bir öğrencimizi kaybettiğimiz içinde çok üzgünüz. Kaza yerini ziyaret ettim ve aracı gördüm. Aracımız ne yazık ki şoförümüzün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun kenarına yan yatmış. Hızının da yavaş olduğunu kazadan ayrılan öğrencilerimiz anlattılar. Zaten iki araç birbirlerini takip ediyorlardı. Kaza anında arkadaşlarımız anında müdahale ederek yaralı arkadaşlarımızı dışarı çıkarmışlardı. Hızlı olması veya çarpışma söz konusu değil” dedi.

    Kazayı duyarak hastaneye gelen üniversite öğrencileri arkadaşlarının durumları hakkında bilgi almaya çalıştılar. Kazada yaralanan Araştırma Görevlisi Fuat Gökbel ise Konya’ya sevk edildi.

  • Koltuk Altı Kararmasının Güncel Tedavileri

    Yaz mevsiminin yaklaştığı bu günlerde özellikle kadınların yaşadığı önemli sorunlardan biri de koltuk altı ve diğer kıvrım bölgelerinde görülen renk koyulaşması hakkında bilgi veren Dermatolog Yrd. Doç. Dr. Jale Yüksek, özellikle koltuk altı gibi kıvrım bölgelerindeki koyulaşmaların deriye rengini veren melanin adlı maddenin miktarının artması sonucu ortaya çıktığını söyledi.

    Uzman Dermatolog Yrd.Doç.Dr.Jale, Koltuk Altında ve kıvrım bölgelerinde görülen renk koyuluğunun sebeplerinin esmer tenli kişilerde daha sık karşılaşılan bu sorunun yaz aylarında kadınların askılı veya kolsuz kıyafet giyememesine, kasıktaki koyulaşmaların ise bikini kullanımını engellediğini belirtti. Dr.Jale Yüksek ; “Koltuk altı ve kıvrım bölgelerinde görülen koyu renk değişiklikleri sıklıkla basit nedenler sonucu gelişir. Bazen de özellikle dirençli bir durum söz konusu ise bazı hastalıkların da habercisi olabilir. Kıvrım bölgelerindeki koyulaşmada en önemli neden sürtünmedir. Koltuk altı ve genital bölgenin kıllarını ağda veya jiletle düzenli aralıklarla almak o bölgedeki derinin travmaya doğal yanıtı olarak renk koyulaşma tepkisi verir. Bu bölgedeki kıllardan geçici epilasyon yöntemleri (jilet, ağda, epilasyon cihazları) ile değil de kalıcı epilasyon yöntemleri olan lazer epilasyon veya iğneli epilasyonla tamamen yok edilmesi tekrarlayan travmadan deriyi kurtaracağı için derinin rengi giderek açılır. Yaz aylarında yoğun güneş almayan dolayısıyla bronzlaşmayan bir bölge olduğu için koltuk altına lazer epilasyon işlemine kişi ilkabahar ve yaz mevsimlerinde de rahatlıkla devam edebilir”dedi.

    Aşırı terleme cildin rengini koyulaştırabildiğini belirten Yüksel, koltuk altı kararmasında diğer sık görülen nedenlerden biri de bu bölgenin aşırı terlemesi olarak öne çıktığını belirterek, şunları söyledi: “Aşırı terleyen kişi sık sık deodorant, roll on kullanınca bu ürünlerin içeriğindeki alkol nedeniyle deride oluşan tahriş, renkte koyulaşma yapıyor. Bu durumda en iyi çözüm bu bölgeye deodorant veya roll-on kullanımını sonlandırmaktır. Bu yapılamıyorsa tahriş özelliği düşük olan organik ürünlerin tercih edilmesi yerinde olacaktır.”

    Koltuk altı terlemesi bu bölgede nemli ortam oluşturarak bakteri ve mantar gibi enfeksiyonlara zemin hazırladığını bildiren Yüksel, bu enfeksiyonların da koltuk altında renk koyulaşmasına neden olduğunu belittti.

    Dr.Jale Yüksek, bu durumla ilgili önerilerini şöyle sıraladı: “Enfeksiyonların tedavi edilmesi ve enfeksiyon tekrarının yaşanmaması için de koltuk altının kuru tutulması gerekir. Bu noktada teri emmeyen sentetik ve dar kıyafetlerin giyilmemesi, pamuklu, bol ve rahat kıyafet tercihi yerinde olacaktır. Günümüzde koltuk altı terlemesi tedavisinde sık tercih edilen yöntem kolaltı botox uygulamasıdır. Bahar döneminde yapılan kolatı botox uygulaması yaklaşık 15-20 dakikada gerçekleştirilip tüm yaz boyunca kişinin koltuk altının kuru kalmasını sağlar.”

    Koltuk altı bölgesinin kararmasında kullanılan tedavi yöntemleri arasında leke açıcı kremler ve kimyasal peeling uygulamaları olduğunu bildiren Dermatolog Yrd. Doç. Dr. Jale Yüksek, bu konuda da şu açıklamayı yaptı :“Koltuk altı kararması kadınlarda kozmetik kaygıya neden olduğu için genellikle bazı bitkisel kürlerle koyuluk açılmaya çalışılır. Bitkisel kürler arasında patates, salatalık, limon, zerdeçal, bal, yoğurt, yumurta yağı, gül suyu, portakal, karbona,süt, sirke, nohut unu , hindistan cevizi yağı yer almaktadır. Durum dirençli ise doktora başvurulması gerekir. Leke açıcı kremlerin içeriklerinde retinoik asit, üre, alfa hidroksiasitler (AHA), salisilik asit, yüzde 2 ve yüzde 4 hidrokinon sıklıkla yer almaktadır. Diğer bir geleneksel tedavi ise kimyasal peelingdir. Kimyasal peeling özel solüsyonlarla gerçekleştirilir. Kol altı bölgesinde deri kalınlaşması da varsa derinin incelmesini de sağlar.”

    Bir başka tedavi yöntemi ise lazer ile renk açma uygulamaları hakkında da bilgi veren Dr. Yüksel, bu kapsamda uygulanan lazerlerden biri fraksiyonel karbondioksit (CO2) lazerler olduğunu bildirdi. Jale Yüksel, “Lazer sistemi ile lazer ışığı derideki melanin maddesi tarafından emilir ve melanin maddesinde ısı etkisi ile tahribat oluşur. Böylece ciltteki koyu renk açılır. İşlem tek seans uygulanabileceği gibi lekenin durumuna göre 20 günde bir veya ayda bir olmak üzere birkaç seans uygulanabilir. Uygulama 15-20 dakika gibi kısa sürede rahatlıkla uygulanır. Genellikle anesteziye ihtiyaç duyulmaz, uygulama deride hafif bir yanma hissi oluşturur, bundan rahatsız olan kişilerde anestezi kremi ve buz uygulaması yapılarak kişide anında bir rahatlama sağlanır. İşlemden sonra bir gün bölgeye su temasından kaçınılır bepanten tarzı epitelizan kremler birkaç gün uygulanır. Kişi sosyal yaşantısına hemen geri dönebilir. İşlemden sonra herhangi bir istirahat gerekmez. Uygulamadan kısa süre sonra leke açılmaya başlayarak, pürüzsüz canlı renkte bir cilt görüntüsü oluşur. Sağlığa zarar vermeyen güvenli bir tedavi yöntemidir.”

    Renk açma lazer uygulamaları arasında diğer bir güncel yöntem de, Q switch NdYag lazer sistemi ile gerçekleştirilen karbon peeling uygulaması olarak belirten Uzman Dermatolog Yrd.Doç.Dr.Jale Yüksek, bu tedaviye ilişkin ise şu bilgileri verdi;“ İşlemde bölgeye karbon losyon sürülür, losyon kuruduktan sonra özel lazer ışığı uygulaması yapılır. Herhangi bir ağrı hissi oluşmadan 15-20 dakikada işlem bitirilir. Karbon peeling 10 günde bir yapılan 6 seanslık uygulamalarla ciltteki lekenin açılması ve cildin gençleşmesini sağlar. Yaz aylarında bile rahat, kolay uygulanan yeni bir renk açma lazer uygulamasıdır. Bir ay gibi kısa sürede koltuk altı kararmasında başarılı sonuçla sosyal yaşamdan kopmadan yaza hazırlanmak karbon peeling ile mümkündür.”

  • Diş Hekimi Ayan: “Engellilerin Diş Tedavileri İhmal Edilmemeli”

    Bursa’da, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi yöneticilerine, engellilerin diş tedavileri hakkında seminer verildi.

    Esteticare Tıp Merkezi ve MOYAD (Mina Otizmle Yaşam Derneği) iş birliğiyle düzenlenen ‘engellilerde diş problemleri ve tedavileri’ konulu seminere özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi yöneticileri ve eğitimciler katıldı. Özel eğitimcilerin ilgi gösterdiği seminerde, Diş Hekimi Metin Ayan, verdiği bilgilerle yetkilileri aydınlattı. Ağız ve diş sağlığı konusunda engellilerin normal insalar gibi değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Ayan, “Engellilerin ağız ve diş sağlığı tedavilerinde uzmanlaşmak ve tecrübe çok mühim. Engellilerde sedasyon ve genel anestezi yöntemleriyle her türlü diş tedavisini rahatlıkla yapmak mümkün. Sedasyon yönteminde hasta ilaçla uyutulur. Hasta solunum gibi hayati fonksiyonlarını kendi kendine yapar. Hapşırır, öksürür, ellerini hareket ettirebilir. Genel anestezide ise hasta ameliyat edilecek şekilde uyutulur. Solunumu anestezi cihazıyla sağlanır. Ben genellikle birinci yöntemi tercih ediyorum. Çünkü hasta çok kısa sürede uyuyup, kısa sürede uyandırılabiliyor. Uyandıktan dakikalar sonra yürüyerek klinikten çıkıyor. Ayrıca engellilerin yakınları hasta uyuyana kadar yanında refakat edebiliyor. Bu süreçte engelli huzursuz olmuyor. Odasında da ayıldığı için arada geçen zaman farkından etkilenmemiş oluyor” dedi.

    Türkiye’de engelli diş hekimliği alanında uzmanlaşmış ve bu yöntemle ciddi bir biçimde çalışan çok az diş hekimi bulunduğunu anlatan Ayan, sedasyon yönteminin engellilerin aileleri tarafından tanınması ve bu meseleye eğilen diş hekimi sayısının artmasını arzuladıklarını söyledi.

    Mina Otizmle Yaşam Derneği Başkanı Canan Cihan Kılıç ise, “Nisan ayı ise otizm ayıdır. Bu ayda otizme halka tanıtmayı hedefliyoruz. Otizmli çocukların sağlık problemlerinin başında diş çürükleri geliyor” şeklinde konuştu.

  • Patlamada Yaralananların Hastanelerde Tedavileri Sürüyor

    İstiklal Caddesi’nde meydana gelen patlamada yaralanan vatandaşların sevk edildikleri hastanelerde tedavilerine devam ediliyor. Yaralılar arasında 12 yabancı uyruklu vatandaş da bulunuyor.

    İstiklal Caddesi’nde yaşanan patlamada çeşitli yerlerinden yaralanan vatandaşlar, tedavi edilmek üzere ambulanslarla farklı hastanelere sevk edildi. Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, 28 ambulans ve 3 UMKE ekibi ile olaya müdahale edildiği belirtildi.

    Yapılan açıklamada,yaralıların hastanelere dağılımı ise şu şekilde: “Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1’i çocuk olmak üzere 4 ‘ü ağır 17 yaralı, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1’i ağır 6 yaralı, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 2 yaralı, Samatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1 ağır yaralı, Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi,3 yaralı, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi 3 yaralı, Çapa Tıp Fakültesi 1’i ağır 2 yaralı, Eyüp Devlet Hastanesi, 1 yaralı”.

    Patlamada yaralanan yabancı uyruklu vatandaşların ise hastanelere dağılımı şu şekilde: ”Samatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2 İsrailli 1 İzlandalı, Gaziosmanpaşa Eğitim Araştırma Hastanesi 3 İsrailli, Çapa Tıp Fakültesi’nde 1 Alman, 1 İsrailli, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 1 Dubaili, 1 İrlandalı, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2 İrlandalı olmak üzere toplam 12 yabancı uyruklu yaralı”.