Etiket: tedavi

  • Vertigo Tedavi Edilebiliyor

    Kulak Burun Boğaz & Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Profesör Doktor Mehmet Yavuz Sütbeyaz, vertigonun tedavisinin mümkün olduğunu söyledi.

    Vertigonun sebebinin iç kulak kaynaklı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sütbeyaz, “Periferik vertigo, Benign Paroxismal Pozisyonel Vertigo (BPPV) halk arasında iç kulak kanallarında kristal kayması olarak bilinir. Vertigonun (baş dönmesi) en sık görülen sebebidir. Her insanın yaşamı boyunca en az bir sefer de olsa BPPV ihtimali yüzde 10’dur. Başın veya vücudun bir hareketi ile (perde asarken, arabada geri manevra yaparken, bir tarafa yatarken vb) ortaya çıkan baş dönmesi ataklarıdır. Vertigo olmadığı dönemde, yürüme sırasında hafif dengesizlik olabilir. İç kulaktaki yarımdaire kanalları içerisine denge organı üzerinde bulunan kristal taneciklerinin düşüp baş hareketleri ile kanallarda dolaşıp ani uyarılara yol açması sonucunda husule gelen başdönmesidir. Videonistagmograf (VNG) testi ile kristal taneciklerinin yeri saptanıp, yerine göre değişik manevra tedavisi ile düzeltilir” dedi.

    Vestibüler norinitin çoğunlukla ÜSYE’lerini (üst solunum yolu enfeksiyonu) takip eden günlerde ortaya çıkan baş dönmesi, bulantı-kusma krizi olduğunu ifade eden Profesör Doktor Mehmet Yavuz Sütbeyaz, “Bazen günlerce sürebilir. Kendiliğinden yavaş yavaş düzelir (gribal hastalıklar gibi). Bulantı-kusma önleyici (antiemetik) ilaçlarla destek olunabilir. Özellikle ilk günlerde yatak istirahati şarttır.

    Meniere Hastalığı: İşitme kaybı, kulakta çınlama ve dolgunluk hissi, 24 saate kadar sürebilen baş dönmesi ataklarının eşlik ettiği iç kulaktaki sıvıların basıncının yüksek olması durumudur. Stres ve tuz tüketimi suçlanmaktadır. Sigara nikotininine karşı bir aşırı bünyesel reaksiyonun sebep olduğu iddiası da çok güçlüdür.

    Kronik orta kulak iltihaplarının iç kulağa yayılması (labirentit) sonucunda meydana gelen vertigo ve Migrenöz vertigo (vestibüler migren): Migren toplumda baş ağrısının bir türü olarak bilinir. Çok fazla bilinmeyen kısmı ise migren başağrısının vasküler (damarsal) baş ağrısı olduğudur. Kafatasındaki zengin damar ağının ani olarak genişleyip veye daralmasıyla tetiklenen ağrıdır migren. Vestibüler migren ise iç kulaktaki denge sisteminin ve/veya uyarıları beyne götüren vestibüler sinirin (denge siniri), beslendiği damarlardaki ani kasılmalara bağlı kan dolaşımının bozulmasıyla meydana gelen baş dönmesidir. Tedavisi migren tedavisine benzer. İç kulakta veya iç kulak sinirindeki tümöral hastalıklar” dedi.

    Santral vertigonun beyinde bulunan denge merkezlerini etkileyen nörolojik durumlarda oluşan vertigo olduğunu ifade eden Sütbeyaz, daha sonra şunları kaydetti: “Baş dönmesine şuur kaybı, çift görme, konuşma bozuklukları ve felç gibi semptomlar eşlik edebilir. Ayrıca boyun problemleri ve sistemik hastalıklarda da vertigo görülebilir.

    VERTİGODA TEDAVİ

    Vertigo sadece bir bulgu olduğundan öncelikle altta yatan hastalık tedavi edilmelidir. Videonistagmografi testi ile eğer iç kulaktaki kristallerle ilgili problem saptanırsa (BPPV), özel manevralar (Epley, Semont, Barbeque, Gufoni ) veya özel egzersizler (Brandt-Daroff) yaptırılarak kanallarda kristallerin stabilizasyonu sağlanır. Tecrübeli ellerde yapılan test ve manevralarla hastalar bir seansta bile yıllardan beri çektiği vertigo şikayetinden kurtulabilmektedirler. Eğer baş dönmesi Meniere hastalığına bağlı ise, tuz kısıtlaması, sigara yasağı, stresten uzak durma ve gerekirse psikolojik tedavi, allerjen gıdalardan uzak durma ve bazı ilaçlar ile baş dönmesi ataklarının sıklığı ve atakların süresi azaltılmaya çalışılır. Kriz dönemlerinde gerekirse hasta yatırılarak tedavi edilir. Migrenöz vertigolarda tedavi migren baş ağrılarında olduğu gibidir. Vestibüler nörinit başlangıç döneminde yatak istirahati önerdiğimiz, her gün şikayetleri biraz daha azalarak 15-30 gün içerisinde kendiliğinden düzelen, denge organının bir tür nezlesidir”.

  • (Özel Haber) Tedavi Olamazsa Ayakları Kesilecek

    Bursa’da eşinden ayrıldıktan sonra behçet hastalığına yakalanan vatandaş, tedavi olamazsa ayaklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacak.

    Strese bağlı olarak 8 yıl önce behçet hastalığına yakalanan İsmail Unutkan (38), bacaklarında çıkan yaralar yüzünden ayaklarını kaybetme tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Tıbbi tedaviden bir cevap alamayan Unutkan, tek çare olarak Sivas’ın Kangal ilçesinde bulunan doktor balıklara tedavi olmak zorunda olduğunu söyledi. Burada hastalığının tedavisinin mümkün olduğunu öğrendiğini anlatan Unutkan, maddi imkansızlıklardan dolayı tedavi olamıyor.

    Behçet hastası Unutkan, tedavi olabilmek için 9 bin liraya ihtiyaç duyduğunu, bu tedavinin yardımseverlerden gelecek yardımlarla mümkün olabileceğini söyledi. Tek çocuğuna kendisinin baktığını belirten çaresiz hasta, “Bana bir şey olursa çocuğum kimsesiz kalacak” dedi.

    Behçet hastalığına 2007 yılında yakalandığını ifade eden İsmail Unutkan, “Ailevi meseleler yaşadım, eşimden ayrıldıktan sonra sinir ve stresten dolayı behçet hastalığına yakalandım. Ben kendim de yetim büyüdüm. Bir çocuğum var, çocuğumun bu hallere düşmesine üzülerek bu hastalığa yakalandım. Hastanelerde tedavi gördüm, fakat tıbben behçet hastalığının tedavisi olmadığını söylendi. Tedavi aşamasında bir gözümü kaybettim, sağ gözüm görmüyor, sol gözüm ise yüzde 40 oranında görüyor. Ayaklarımda 5 yıldır yaralar var. Bu zamandır çalışamıyorum. Çalışamadığım için de kendime ve çocuğuma bakmakta çok zorlanıyorum. Devletimizin verdiği özürlü maaşı var, fakat bununla kira, elektrik ve suyumu ödüyorum. Sivas’ın Kangal ilçesinde bulunan Balıklı Göl’deki balıkların bu hastalığa iyi geldiğini duydum. Fakat buraya gidecek maddi imkanım yok, hayırseverlerin yardımlarını bekliyorum. Balıklı Göl’de toplam 3 seans tedavi görmem gerekiyor. Bu seansların 1 tanesi 21 gün sürüyor. Sadece otel ve kaplıca masrafı günlük 170 lira. Tam tedavi olabilmem için 9 bin lira lazım; bu kadar para bende olmadığı için gidip tedavi olamıyorum. Tedavi olamazsam ayaklarımın kesilme durumu var. Bu yaralar gittikçe vücudumun her yerine yayılıyor. Hastalık sebebiyle bacaklarım yaralar içinde. Yaraların mikrop kapmaması gerekiyor. Maddi imkansızlıklardan dolayı da hijyenik olmayan evde yaşıyorum. Sesimi duyup bana yardım edecek hayırseverler çıkarsa ömür boyu duacı olurum“ dedi.

    Behçet hastası İsmail Unutkan’ın tek çocuğu Burak Unutkan ise “Hayırseverlerin babama yardım etmesini rica ediyorum. Benim babamdan başka kimsem yok. Babama bir şey olursa tek başıma kalacağım. Yardım edenlerden Allah razı olsun” şeklinde konuştu.

  • Uyku Apnesi Laboratuarda Tedavi Edilecek

    Bursa’da, Dörtçelik Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nde uyku laboratuarı açıldı.

    Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Mehmet Karadağ’ın katkılarıyla kurulan laboratuar törenle hizmete girdi. Karadağ, açılışın ardından, uyku apnesi olan hastaların yaşadığı sıkıntılar ve tedavi yolları hakkında bilgi verdi. Uyurken solunum problemi ve uykusunu yeterince alamama gibi rahatsızlığı olan hastaların yeni açılan uyku laboratuarında tedavi edilebileceğini anlatan Karadağ, “Dörtçelik Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nde hizmete açılan birimde sekiz hasta aynı anda tedavi edilebilecek. Gelen hastaların uyku süreleri kamerayla takip edilecek. Hastalardan alınan bilgiler bilgisayar ortamına aktırılacak. Elde edilen bilgiler hastanın hastalık derecesi hakkında doktorlara bilgi aktaracak. Bursa’da hali hazırda 950 hasta bulunuyor. Hastalar randevulu sistemle laboratuarlarda tedavi olmak için bir yıl kadar bekleyebiliyor. Yeni açılan uyku laboratuarı ve imkanları sayesinde hastaların bekleme müddeti kısalacak” dedi.

    Türkiye’nin en modern laboratuarlarından birini açtıklarını belirten Karadağ, “Bu hastalık diyabet kadar yaygın bir hastalık. Ancak çok bilinmiyor. Buz dağının görünmeyen kısmı suyun altında. Biz bu suyun altındaki kısmı çıkarmaya çalışıyoruz. Uyku laboratuarlarının sayısı arttıkça hastalarımızın tedavileri kolaylaşıyor. Hastanemizde sekiz hasta aynı anda tedavi olabilecek. Bursa’daki hastalarımızın teşhis ve tedavisi için büyük kolaylık sağlayacak. Solunum bozukluğu olan hastaların uyurken kayıt altına alınması gerekiyor. Uyku sırasında kişi uyuyor mu, uyanık mı, yüzeysel uykuda mı, yoksa rüya fazında mı bunları ayırt edebileceğiz. Hastalarımıza takacağımız cihazlar sayesinde onların rahat nefes alıp vermelerini kontrol edeceğiz. Bu sonuçlar hastalığın safhası hakkında bize bilgiler verecek. Yatan hastalar gece boyunca kayıt altında tutuluyor. Elde ettiğimiz sonuçlardan sonra tedavi sürecini başlatıyoruz. Uykuda nefes durma sayısını her saat hesaplıyoruz” dedi.

    Bursa İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr Rüstem Aşkın, “Türkiye’nin en modern uyku laboratuarlarından birini Mehmet Karadağ hocamızın katkılarıyla kurduk. Bundan sonra vatandaşlarımızın uyku laboratuarı için bekleme müddeti kısalacak. Daha evvel hastalara bir yıla kadar randevular veriliyordu. İnşallah bu süre azalacak” diye konuştu.

  • Kanadı Kırılan Puhu Kuşu Tedavi Edildi

    Hakkari’de yaralı olarak bulunan yavru puhu kuşu tedavi edilerek tekrar doğaya bırakıldı.

    Edinilen bilgiye göre, bir süre önce bir vatandaş tarafından bulunan puhu kuşu, Hakkari Doğa Kuruma ve Milli Parklar Müdürlüğüne teslim edildi. Özel veteriner hekim Kemal Yüzgeç tarafından tedavisi yapılan yavru puhu kuşu, kısa sürede sağlığına kavuştu.

    Nesli tükenme tehlikesinde olduğu için koruma altında bulunan puhu kuşunun yeniden doğaya salıverildiği belirtildi.

  • MS Hastası Engelli Genç Tedavi Olmak İçin Yardım Bekliyor

    Vatani görevini yaparken geçirdiği kaza sonrası çürük raporu verilen MS hastası Cemal Ardahanlı (29), bozulan akülü aracının tamirini karşılayamayınca tedavisi yarım kaldı.

    2006 yılında Sivas’ta vatani görevini yaparken eğitim sırasında düşerek hastaneye kaldırılan Cemal Ardahanlı, 1 ay süren tedavinin ardından çürük raporu verilerek terhis edildi. Memleketi Erzurum’a gelen Cemal Ardahanlı’ya Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde Multipl Skleroz (MS) teşhisi konuldu. Kısa süre sonra bel kısmından su alınan Ardahanlı, 3 ay sonra yürümekte zorlanmaya başladı. Ardından tamamen tekerlekli sandalyeye mahkum kalan 29 yaşındaki Cemal Ardahanlı, annesiyle birlikte Erzurum’un Pasinler ilçesinde oturmaya başladı. İlçeden merkeze giden otobüslerde rampa olmadığı için MS hastalığının tedavisine Erzurum’a kendi engelli maaşını biriktirerek 3 bin 500 TL’ye aldığı akülü aracıyla 45 dakika süren yolculukla gelen Cemal Ardahanlı’nın akülü aracı bozuldu. Devreleri yanan akülü aracının bin 800 TL masraf çıkarmasıyla normal tekerlekli sandalye kullanmaya başlayan Ardahanlı, ilçeden kalkan otobüslerde rampanın olmaması nedeniyle tedavisi için Erzurum’a gelememeye başladı. Maddi imkanının olmadığını ifade eden genç adam, “Tedavime gidebilmem için bana ya akülü bir araç versinler ya da ilçeden merkeze gidecek bir rampalı otobüs koysunlar” diye konuştu.