Etiket: tedarik

  • GSO ve Ziraat Bankası arasında tedarik zinciri finansmanı protokolü imzalandı

    GSO ve Ziraat Bankası arasında tedarik zinciri finansmanı protokolü imzalandı

    Gaziantep Sanayi Odası (GSO), üyelerinin ticari mal alım-satımlarında kolay finansman imkânına erişimini sağlamak amacıyla Ziraat Bankasının “Bankkart Başak Tedarik Zinciri Finansmanı” ürünü için iş birliği protokolü imzalandı.

    GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ve T.C. Ziraat Bankası Gaziantep Bölge Yöneticisi Gazi Özgür Yılmaz’ın imzaladığı protokolle ticari mal alım-satımlarında kolay finansman imkânı için işbirliğine gidilecek. Adnan Ünverdi, 10 Aralık’ta, Bankkart Tedarik Zinciri Finansman Projesi Lansmanı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın’ın katılımıyla gerçekleştirildiğini söyledi. TOBB çatısı altındaki tüm üyelere kolay finansman imkânı getirildiğini kaydeden Adnan Ünverdi, “Protokol kapsamında çalışmalarımız kazan-kazan anlayışıyla sürdürülecek. Tedarik zincirinin işleyişi ve devamlılığı daha da kolay olacak. Alıcı ve satıcının güven içinde alışveriş yapmasının önü açılacak. Bu sayede üreticiler ve satıcılar tahsilat ile uğraşmadan, güven içinde mallarını satabilecekler” dedi.

    Üyelerin, sattıkları mal bedelini risk taşımadan, Ziraat Bankası garantisiyle peşin ya da taksitli alacaklarını ifade eden Adnan Ünverdi, “Ziraat Bankası A.Ş.’nin yeni ürünü Güvenli Ticaret Sistemi Bankkart Başak Tedarik Zinciri Finansmanı ile ticaretimizi daha da artıracağız. Bu yeni ürün, alıcılar ve satıcılar arasında büyük bir tedarik zinciri kuruyor. Üye işyeri ve kurumsal kart altyapısı üzerinden özel fiyatlama ve vade avantajı sağlıyor. Böylece alıcı ve satıcılar kendi nakit akışlarına uygun ödeme takvimi oluşturabiliyor. Sisteme katılan alıcı ve satıcı firmalarımız kendi aralarındaki ticareti, kartlı ödeme sistemi üzerinden güvenli bir şekilde yapabilecek ve bu sayede iş hacimlerini arttıracaklar. Ödemeler esnek vadelendirme ile yapılabilecek ve bu da nakit akışlarını rahatlatacak. Kısacası, mal almak gerektiğinde bu kart ile para ödemeden satın alma yapabilecekler. Satıcı da, bu kimdir diye endişe etmeden malını güvenle satıp, parasını bankadan tahsil edecek” şeklinde konuştu.

    Pandemi nedeniyle zor bir süreç yaşandığına işaret eden Ünverdi, “Ziraat Bankası’nın üyelerimize sunduğu bu hizmet adeta can suyu olacak. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyor, protokolün hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

    Geliştirilen Tedarik Zinciri Finansmanı uygulaması ile ekonomik hayatın üretimden-ticarete tüm akışında yer alan aktörlere aynı anda destek sağlandığını söyleyen Ziraat Bankası Gaziantep Bölge Yöneticisi Gazi Özgür Yılmaz da Bankkart Başak Tedarik Zinciri Finansmanı protokolünün şehrimize ve ülkemize hayırlı olması temennisinde bulundu.

  • GTO ve Ziraat Bankası tedarik zinciri finansmanı için imza attı

    GTO ve Ziraat Bankası tedarik zinciri finansmanı için imza attı

    Gaziantep Ticaret Odası (GTO), üyelerinin ticari mal alım-satımlarında kolay finansman imkânı için Ziraat Bankasının “Bankkart Başak Tedarik Zinciri Finansmanı” ürünü için iş birliği protokolü imzaladı.

    Gaziantep Ticaret Odası (GTO), üyelerinin ticari mal alım-satımlarında kolay finansman imkânı için Ziraat Bankasının “Bankkart Başak Tedarik Zinciri Finansmanı” ürünü için iş birliği protokolü imzaladı. 10 Aralık’ta, Ziraat Bankasının “Bankkart Başak Tedarik Zinciri Finansmanı” ürünü için TOBB ile yapılan imza töreninin ardından imzalar bu kez de GTO üyeleri için atıldı.

    İmza töreninde, “Ticari faaliyetlerin sürdürülebilirliğinde en önemli nokta finansmana erişim ve güvendir.” diyen GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, üyelerine ticari mal alım-satımlarında, güvenli ticaret ve kolay finansman imkânı için Ziraat Bankası ile güçlerini birleştirdiklerini ifade etti.

    “Ziraat Bankası üyelerimize avantaj sağlayacak”

    İçinden geçilen bu zor dönemde Ziraat Bankasının “Bankkart Başak Tedarik Zinciri Finansmanı” projesinin KOBİ’ler için büyük önem arz ettiğini belirten Yıldırım, “Ne yazık ki işletmelerimiz zor bir süreçten geçiyor. Böylesi bir dönemde Ziraat Bankasının üyelerimize sağlayacağı avantajlar ticari faaliyetlerini devam ettirmelerine katkı sağlayacaktır. Tahsilat riskini azaltan, özel vade ve fiyat avantajı sunan bu proje ile üretim, ihracat ve istihdamın devamlılığı da korunacak ve sonuçta tüm ekonomi de bundan olumlu etkilenecektir. Ben projede emeği geçenlere teşekkür ediyor, attığımız bu imzanın hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

    “540 güne kadar vade ve uygun finansal avantajlar”

    Geliştirilen Tedarik Zinciri Finansmanı uygulaması ile 360 Derece ekonomik hayatın üretimden-ticarete tüm akışında yer alan aktörlere aynı anda destek sağlandığını söyleyen, Ziraat Bankası Gaziantep Bölge Yöneticisi Gazi Özgür Yılmaz ise, “Bankkart Başak Tedarik Zinciri Finansmanı” ile ilgili, “Geçtiğimiz günlerde ilk adımı TOBB ile attığımız Tedarik Zinciri Finansmanı projesi ile hedefimiz, riskleri ortadan kaldırarak ticaretin daha etkin ve verimli yapılmasını desteklemek. Bu bağlamda Oda ve Borsa üyesi işletmelere sunulacak özel fiyatlama-vade avantajının yanı sıra alıcı ve satıcı arasında Güvenli Ticaret Sistemi kurmayı sağlayan bir ürün. Alıcı ve satıcı arasında oluşabilecek tahsilat riskini ortadan kaldırıyor, ürün ve ham maddeye daha hızlı ulaşımı sağlanıyor. POS-Üye İş Yerlerinde kurumsal kartı Bankkart Başak kullanarak yapacakları alımlarda 540 güne kadar vade ve uygun finansal avantajlardan yararlanabiliyor. Geliştirilen Tedarik Zinciri Finansmanı uygulaması ile 360 Derece ekonomik hayatın üretimden-ticarete tüm akışında yer alan aktörlere aynı anda destek sağlanarak büyüme, ihracat ve istihdamın korunması konusunda da önemli bir adım atılmış olacak” diye konuştu.

  • İnşaat müteahhitleri fahiş fiyatlar nedeniyle tedarik sıkıntısı yaşıyor

    İnşaat müteahhitleri fahiş fiyatlar nedeniyle tedarik sıkıntısı yaşıyor

    Malatya İnşaat Müteahhitleri Derneği (MİMDER) Mehmet Bülbüloğlu, inşaat malzemelerinde yüzde 80’lere varan fiyat artışı nedeniyle tedarik sıkıntısı yaşadıklarını söyledi.

    Dernek binasında bir basın açıklaması düzenleyen MİMDER Başkanı Mehmet Bülbüloğlu, 250 sektörü harekete geçiren ve istihdamın en yüksek olduğu dinamik sektör olan inşaat müteahhitliğinin son dönemlerdeki fahiş fiyatlar nedeniyle sıkıntılar yaşadığını kaydetti. İnşaat malzemelerinde üreticilerin yüzde 80’leri bulan fiyat artışları nedeniyle tedarikte zorluklar çektiklerini ve sektörün çalışamaz hale geldiğini belirten Bülbüloğlu, “2020 yılında 3 ve 4. çeyrek arasında döviz kurundaki değişim yüzde 10-15 arasında olmasına rağmen ana kalem malzemelerimizden demirin fiyatı aynı dönemde 3 bin 500 liradan 5 bin 500 liraya, çimentonun ton fiyatı 160 liradan bugün KDV nakliye hariç 285 liraya yükselmiştir. Bunun yanında cam, alüminyum, PVC, tesisat ve elektrik malzemeleri gibi döviz endeksli daha birçok ürüne maalesef yüzde 50 ve üzerinde zam yapılmıştır”

    Özellikle cam ve çimento gibi ürüntlerde sıkıntıların daha fazla olduğunu anlatan Başkan Bülbüloğlu, “Şöyle ki tedarikçi firma cam almak için çekini fabrikaya gönderiyor, çekin vadesi gelip ödemesi yapılıyor ancak hala malzemesini aylarca temin edemiyor ve müteahhitlerimizin işleri geciktiriliyor. Aynı şekilde ülkemizde çimento üretimi, tüketiminin 4-5 katı olmasına rağmen tedarik noktasında Malatya başta olmak üzere diğer birçok ilimizde gecikmeler yaşanmakta, beton santrallerine çimento alım noktasında kota koyulmaktadır” ifadelerine yer verdi.

    Yaşadıkları bu sorunları Malatya milletvekilleri ve TSO yönetimine detaylı bir şekilde rapor halinde sunduklarını da anımsatan Bülbüloğlu, “Aynı konu hakkında İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Genel Başkanımız Tahir Tellioğlu’da diğer illerdeki şubelerimizle yaptığımız resmi yazılı talepler ile birlikte konuyu hem ulusal basında hem de ilgili kurumlara taşımıştır. Bu süreç devam etmesi durumunda bu konuları İMKON çatısı altında rekabet kuruluna taşıyacağız. Ülke olarak sıkıntılı bir süreçten geçtiğimiz bu dönemde üreticilerin bu keyfi ambargosuna yetkililerin artık dur demesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.

    Malatya İnşaat Müteahhitleri Derneği olarak Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan başta olmak üzere Malatya siyasilerine ve TSO yönetimine pandemi sürecinde daralmaya giren sektöre büyük bir darbe vuran bu sorunların çözümü için gerekli girişimlerde bulunulmasını ilettiklerini belirten Bülbüloğlu, kentsel dönüşümün hızlandırılmasını talep ettiklerini söyledi.

  • Otomotiv tedarik sanayi firmaları patenti sevdi

    Otomotiv tedarik sanayi firmaları patenti sevdi

    Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, Türk otomotiv tedarik sanayicilerinin artık sadece hazır teknoloji üreten firmalar olmaktan çıktıklarını belirterek; “Tedarik sanayi firmalarımız son yıllarda patentler almaya başladı. Otomotiv sektöründe 1995 yılında başvurulan patent sayısı sadece 76 iken, 2018 yılında bu rakam 2587’ye çıktı” dedi.

    Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) ve Uluslararası Patent Birliği (UPB) işbirliğinde organize edilen ‘Patentle Kazanan Şirketler’ panelinde Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, TÜBİTAK Teknoloji Transferi Ofisi Başkanı Murat Baybalı, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Karapınar konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Ayşe Odman Boztosun gerçekleştirdi. TOSB Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe TAYSAD üyeleri büyük bir ilgi gösterdi.

    Yerli patent başvuruları yabancıları yakaladı

    Panelde konuşan Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, marka ve patent algısı üzerine Türkiye’de çok önemli gelişimler ve değişimler yaşandığına işaret etti. Otomobil yedek parça sektöründe patent başvuruları oranlarını değerlendiren Prof. Dr. Habip Asan; “1995-1999 yılları arasında bu sektörle ilgili patent başvuru sayısının 76 olduğunu görüyoruz. 2000-2004 arasında 113 tane, 2005-2009 yılları arasında 547, 2010-2014 yıllarında 1786, 2015-2018 yıllarında 2587 yerli patent başvurusu yapıldığını görüyoruz. Yabancı patentlere baktığımız zaman ise bu rakamların çok daha yukarılarda olduğunu görebiliyoruz. Ancak son zamanlarda başvuru oranları yerli patent lehine dönmüş durumdadır” diye konuştu. Türkiye’de faydalı model alanında 1995 yılından 2018 yılına kadar 10 binin üzerinde buluş başvurusu yapıldığını açıklayan Habip Asan, bu rakamın yerli ve yabancı başvurular olarak toplandığında ise 20 bine yaklaştığını kaydetti.

    En önemli detay doğru ön araştırma

    Prof. Dr. Habip Asan, Türkiye’de tedarik sanayi dendiği zaman insanların aklına hazır teknoloji üreten firmalar geldiğini, ancak son zamanlarda otomotiv tedarik sanayicilerin patent konusundaki düşüncelerini değiştirdiklerinin vurguladı. Dünya genelinde ciddi bir patent doküman veri sisteminin bulunduğuna da işaret eden Prof. Dr. Habip Asan; “Dünyada yıl içerisinde toplam 110 milyon patent dokümanının girişi yapılıyor. Ülke olarak bu dokümanlara ancak 10 bine yakın katkı sağlayabiliyoruz. Ancak çok daha ilerisi için hedeflerimiz var. Zaman içerisinde bu hedefleri yakalayacağımıza inanıyorum. Bu veri tabanlarına giriş için ücret alınmıyor. En son bilgilere ulaşabiliyorsunuz. Çok büyük bir hazinedir. Bu bilginin kullanılması ve yeni patent başvurularının buna göre yapılması önemlidir. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Şu anda Avrupa Birliği’nde bile yıllık 60-70 milyar Euro gibi bir rakam, daha önce yapılmış başvurulara bir kez daha başvurmak isteyenler tarafından harcanıyor. Bu büyük bir israftır. Eğer ön araştırma safhasını doğru yaparsanız hem zaman hem de emekten tasarruf etmiş olursunuz. Bu uygulama size ciddi bir zaman kazanımı sağlar. Böylelikle patent çalışmalarınız doğru zamanda doğru bir belgeye dönüşür. İşin tüm özü buradadır. Ön araştırma yapmadan ve daha önce bu konuda bir girişimin olup olmadığını bilmeden yola çıkarsanız, motivasyonunuzu düşürecek sonuçlarla karşılaşabilirsiniz” şeklinde konuştu.

    “Alın terine akıl teri ilave edersek tuzaktan kurtuluruz”

    UPB Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Kaya ise toplumdaki farkındalığın arttırılması yönünde çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Son 4 yılda 10 bin kişiden fazla insana Ar-Ge, patent ve sınai haklar konusunda eğitimler verdiklerini açıklayan Erdem Kaya; “Çoğu Ar-Ge merkezi çalışanlarının yürüttükleri projelerin sonuçlarında ne gibi gelişmeler olacağını tam olarak kavrayamıyor. Buna verebileceğimiz en önemli örnek orta gelir tuzağıdır. Bizler sadece üreterek bir ekosistem kurduğumuz zaman kişi başı gelirimizi yıllık ortalama 10 bin Dolar’a çıkarabiliyoruz. Bunun üstüne çıkma şansımız yok. Bunun tek yolu alın terine ilave olarak akıl teri dökebilmemizdir. Yani katma değerli ürün ve hizmetler üretmemiz gerekiyor. Bunları güçlü fikri mülkiyet enstrümanlarıyla korumamız gerekiyor ve rekabetçi bir ekonomi haline gelmemiz gerekiyor” dedi.

    “Rekabeti inovasyon ve ar-ge ile aşacağız”

    TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi Berke Ercan da otomotiv sektöründe tedarik sanayinin son dönemde ciddi oranda inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verdiğini söyledi. Dünyadaki işçilik maliyetlerine vurgu yapan Ercan; “Ülke olarak zaten işçilikle dünya çağında rekabet edebilirliğimizi kaybettik diyebiliriz. Bizden çok daha rekabetçi ülkeler var. Bunu otomotiv sanayi sektörü nasıl aşacak? Mühendislik, Ar-Ge ve inovasyon ile aşacak. Bu çerçevede TAYSAD tarafından 11 Ar-Ge uzman grubu oluşturulmuş durumda. 300’den fazla tedarik sanayi firmasından gelen yönetici arkadaşlarımızın çalıştığı yoğun bir uzmanlık grubumuz var. Bu arkadaşlarımız farklı uzmanlık konularında faaliyet gösteriyor. 20 Aralık Cuma günü tüm Ar-Ge uzmanlık gruplarımızın katılacağı bir organizasyonumuz olacak. TAYSAD’ın bu alanda neler yaptığını görüşeceğiz. Bugün ise önemli bir panele ev sahipliği yapıyoruz. Verimli sonuçlar olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

    Panelde TÜBİTAK Teknoloji Transferi Ofisi Başkanı Murat Baybalı ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Karapınar da sunumlar gerçekleştirdi. Program soru-cevap bölümü ile sona erdi.

  • Siemens Türkiye’den tedarik zincirinde süreçleri hızlandıran teknoloji: ’Bilgin’

    Siemens Türkiye, dijitalizasyon odağı kapsamda tedarik zinciri yönetimi tarafından hayata geçirilen yeni yazılım robotu ’Bilgin’i duyurdu. Robot, sipariş yönetiminde kayda değer zaman tasarrufu sağlayarak iş gücünde verimlilik ve rekabette avantaj sunuyor.

    Siemens Türkiye, dijitalizasyon odağı kapsamda tedarik zinciri yönetimi tarafından hayata geçirilen yeni yazılım robotu ’Bilgin’i duyurdu. Uzun soluklu iş gücü gerektiren lojistik süreçlerde zaman tasarrufu sağlayan Bilgin, tedarik zincirine önemli avantajlar sunacağı kaydedildi.

    Tuğrul Günal: “Bilgin ile bin 750 saatlik iş sürecini 25 saate düşürüyoruz”

    Siemens Türkiye Tedarik Zinciri Yönetimi Bölüm Direktörü Tuğrul Günal, geliştirdikleri yeni robot yazılımı Bilgin ile ilgili şunları söyledi: “Sözleşmeli hizmet sağlayacılarımız ile lojistik süreç; hak edişlerin liste olarak alınması, bu listedeki fiyatların operasyonda çalışanlar tarafından sözleşme rakamlarına göre kontrol edilmesi, sistem üzerinden sipariş açılması, siparişin tedarikçiye ulaşması, düzenlenen fatura onayının sistem üzerinden başlatılması gibi aşamalar üzerinden yürütülüyor. Tüm bu süreçler yılda yaklaşık bin 750 saatlik iş gücü gerektiriyor. Siemens Türkiye tedarik zinciri yönetimi olarak, yeni yazılım robotumuz Bilgin ile bu süreyi 25 saate düşürerek ciddi bir zaman tasarrufu elde ediyoruz. Üstelik tüm süreci oluşabilecek manuel hatalardan da arındırıyoruz. Süreçlerimizi 70 kat hızlandırdığımız bu teknoloji sayesinde sipariş sürecinin hızlanmasnı da sağlayarak, verimlilik ve rekabette önemli avantajlar elde edeceğiz”.

    Yapılan bilgilendirmede, yazılım robotu Bilgin’in sunduğu avantajlar şöyle sıralandı:

    Zaman tasarrufu, artan verim ve rekabet avantajı

    Hak edişlerin sözleşmelerdeki fiyatlara uygun hesaplandığının kontrol edilmesi

    Manuel hata oranının düşürülmesi

    Maliyetlerin düşürülmesi

    Katma değerli ve stratejik işlere daha çok zaman ayrılması

    Siparişin tedarikçi firmalara daha hızlı iletilmesi