Etiket: Tecrübelerini

  • Girişimcilik eğitimleri sona erdi, iş adamları tecrübelerini aktardı

    Zonguldak İli Kalkınma ve Yardımlaşma Derneği tarafından verilen girişimcilik eğitimlerinin 100 kişilik grubun eğitimleri tamamlandı. Toplamda 150 kişi KOSGEB desteklerinden faydalanmak için eğitim aldı.

    100 kişilik son grubun eğitimleri konusunda bu alanda tecrübeli olan YÖNDEM Danışmanlık firması ile işbirliği yapıldı. Eğitimler sırasında yeni girişimcilere iş adamları Kadir Tatoğlu ve Sezai Çanakçı tecrübelerini aktardı. Eğitim yeni girişimci adayları hazırlayacakları proje ile KOSGEB den 50 bin lira hibe ve 100 bin lira faizsiz olmak üzere toplan 150 bin liralık destek alabilecekler.

    Dernek Başkanı Necati Başar, “Derneğimiz yapmış olduğu bu çalışma ile Zonguldak’ımıza yeni girişimcileri ortaya çıkmasına yeni istihdam alanlarının oluşmasına katkı sağlayacaktır. Katkı verenlere teşekkür ediyoruz. Yoğun işlerinden zaman ayırarak bilgi ve birikimlerini bizlere ve yeni girişimcilere aktaran bölgemizin önemli sanayicilerinden önemli iş adamlarımıza ve bu projenin hazırlanmasından uygulanmasına kadar emeği geçen yönetim kurulumuza ve derneğimize gönül vermiş üyelerimize teşekkür ederiz” ifadelerine yer verdi.

  • Türkiye’de ıslak mendili bulan iş adamı Salihli’de tecrübelerini anlattı

    Türkiye’de ıslak mendili bulan kişi olarak bilinen işadamı Ataman Özbay, Salihli Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) tarafından düzenlenen “Geleceğine Işık Tut” konulu konferansa katılarak, genç iş adamlarına tecrübelerini anlattı.

    Sardes Konferans Salonu’nda gerçekleştiren ve STSO Başkanı İbrahim Yüksel, Sosyal Hizmetler Müdürü Alim Yavuz ile davetlilerin katıldığı seminerde, Türkiye’de ıslak mendili bulan kişi olarak bilinen işadamı Ataman Özbay “Girişimcilik ve liderlik”, Eğitmen Cengiz Yozbatıran “Kendi hayatınızın lideri olun” ve Eğitmen Kemal Güner “Sınırları Aşmak” konularında bilgiler aktardı. Eczacı Ataman Özbay, girişimcilik kariyerini kendi hayatından verdiği örneklerle anlatırken, hayatta başarılı olmak için doğru kararlar vermek gerektiğini ifade etti. Konuşması boyunca dürüstlük, girişimcilik ve mücadele ruhundan bahseden Özbay, “Başarının sırrı doğru kararlar almaktır, doğru kararların sırrı tecrübelerdir, tecrübelerin sırrı ise yanlış kararlardır. Eğer inancınız ve hedefiniz varsa hayatta her şeyi başarmak mümkündür” dedi.

    Girişimci olun çağrısında bulunan Özbay, “Eğer girişimci olursanız, o kadar zengin olursunuz” dedi.

  • Özdilek işadamlarıyla tecrübelerini paylaştı

    İnegöl Genç İşadamları Derneği (İGİAD) tarafından düzenlenen “Tecrübe Alıyoruz” programının konuğu olan Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek, işadamlarıyla tecrübelerini paylaştı.

    Yaz tatillerinde kiremit fabrikalarında çalıştığını anlatan Hüseyin Özdilek, “Kiremit fabrikasına bile torpille girebilmiştim. Bunlar zor, ama onurlu şeyler. Hiç kimseye muhtaç olmadan ekmeğini buluyorsun, bulamazsan komşudan istiyorsun. Komşu veriyor, ama birinci ekmeği ödemediysen ikiciyi isteyemiyor ve aç yatıyorsun. Aç yatmak insana bir derstir. Çalışmanın yolunu gösterir. İnsan aç kalabilir, lakin sevgisiz kalmasın. Anne-baba, akraba sevgisi olsun, huzur, ahenk içinde birbirimizi severek yaşayalım. Allah’ın nimetleri hepimize yeter” dedi.

    İşadamlarına kanunlara uymalarını tavsiye eden Hüseyin Özdilek, “Serbest piyasa ekonomisinde herkes hangi mesleği seçerse seçsin, kanunlar çerçevesinde üretim yapabilir. Kanun ne diyor? İstihdam yapıp sigortayı ödeyeceksin, vergiyi vereceksin, kıdem tazminatını vereceksin, sen ayırırsan ihbarlı ayıracaksın. İş kanunda bunların hepsi yazılı. Müteşebbislerin kaidelere dikkat etmesi lazım, ancak öyle işini kurumsallaştırabilir. Hırs mantığın önüne geçerse, çok para kazanmaya bakarsan, hüsrana uğrarsın. Para amaç değil araçtır. Sermayeyi kuvvetlendirmek önemli, ama bunun için ürettiğiniz malı pazarlayacaksınız. Pazarlamak için müşterinin talebi olması lazım. Rakibe nazaran daha kaliteli mal üretmeniz lazım. Rakibe göre daha planlı mal üretmek araştırma, geliştirme, optimal maliyetle malı üretmeniz lazım. Bunun için organizasyon şeması lazım. Kobi iseniz buna göre organizasyon şemanız olması lazım. İşin gelişimine göre bu şema da genişleyecek. Bununla ilgili danışma firmaları var. İşe göre adam alın, adama göre iş veremezsiniz. Siz müşteri adına ürün üretiyorsunuz. Yaptığınız ürün müşteri tarafından beğenilirse marka olabilirsiniz. Marka olabilmeniz için organizasyon şeması planlamanız gerekir. Hammaddeyi ne kadara, nereden alacaksınız, satın alıcı ahlaklı mı ona bakacaksınız. Bunların ahlaklı olabilmesi için önce sizin ahlaklı olmanız lazım. Bana gayrimeşru gelsin, ama bana gayrimeşru hiçbir iş yapılmasın diyemezsiniz. İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batıracaksın, dürüstlükten taviz vermek, hırsa kapılmak yok. Mobilya mı yapıyorsun? En iyi sandalye, masayı Alman Teknik mi yapmış? Onun masası, sandalyesi 5 sene de geçse gıcırdamıyorsa bunu nasıl yaptığını araştır. Eğer masa, sandalye yapacaksan rakipten daha kaliteliyi daha ucuza yapmaya çalış. İtalya’nın mobilyada 20 milyar dolar ihracatı var. Oradaki işçilikler Türkiye’den daha pahalı. O zaman Türkiye Avrupa’da İtalya’nın yerini alabilir. Bunun için dil bilmemiz lazım. Kaçınız dil biliyor? Dil öğrenin. Ben bunun ezikliğini her zaman yaşadım. Bir İngilizce bilseydim çok daha fazla iş yapabilirdim” diye konuştu.

    Özdilek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Parayı kazanmanın gayesi önce marka olmak olmalı. Bunun için de arkanızda çalışan insana kendinizi iyi anlatmanız lazım. Çalışan kolay bulunur. Plansızlık yaparsan, bütçeni denk tutmazsan çalışan pahalı gelir. Önce eğitim al. Şirket nasıl sevk edilir onu öğren. Brüt kâr ne, ham maddenin maliyeti ne, net kârın ne, ne kadar gidiyor hepsini bilmek mecburiyetindesin. Bunların her ay hesabını yapacaksın. Yapmak için de Ahmet’in, Mehmet’in oğluna güvenmek zorundasın. Kardeşin de olabilir. Kapris yapıyorsa, doyurayım diye tutuyorsan batarsın. İşyerinde bir horoz öter. Birinin kararlılığına diğeri hayır demeyecek. En kötü karar kararsızlıktan iyidir, karar verene herkes saygı duyacak. Bunların hepsi sürdürülebilir şekilde devam edecek. İşinizi seviyorsanız başarılısınızdır. Lüksü seviyorsanız kesinlikle işinizde başarılı olamazsınız. İşi genişletirken amacınız dünyayı gezmekse plan içinde yapın ama önce işinizi yapın. İş planlamasından taviz veremezsiniz. İşiniz varken tatile gidemezsiniz. İşiniz varken eğlenceye gidemezsiniz. Başak veren buğday gibi eğilmesini bileceksiniz. Hünerin sadece kendinizde olduğunu sanmayın. Doğru malı doğru rafta doğru satıcıyla buluşturacaksınız. Sonra kısmete bırakacaksınız. Öğreneceksiniz, kendinizi geliştireceksiniz. Siz bir fanisiniz. Doğdunuz, büyüdünüz, Allah verirse çoluk çocuğa kavuştunuz, zamanı gelince dünyadan göçüp gideceksiniz. Gelişmiş ülkenin de gelişmemiş ülkenin de insanına hastalık geliyor. Mücbir sebeplerden gelen sorunlardan korkmayın. Bunlar nelerdir? Yangın, sel felaketi, krizler… Kâr zararın ortağıdır. Kontrol altındaki zarar, zarar değildir. İyi işletmecilik yapamadığınız, zararın nereden geldiğini tespit edemediğinizde o zarardan korkun. Tedbirini alır, hesaplar yapar, o zararlardan kurtulursunuz”.

  • Birikim ve tecrübelerini yeni kayıt yapan arkadaşlarına aktardılar

    Üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanması ile birlikte sınavı kazanan öğrenciler, kayıt yaptırmak için üniversitelerinin yolunu tutular.

    Lisans Yerleştirme Sınavı(LYS) sonuçlarına göre üniversiteye girmeye hak kazanan öğrenciler için kayıt dönemi başladı. Farklı şehirlerden gelen öğrenciler, hem yeni okullarını, hem de yaşayacakları yeni şehri görmek için Eskişehir’e geldiler. Yoğun bir tempo ile çalıştıklarını ifade eden öğrenciler, bunun mükafatını aldıklarını ve Eskişehir’de bir üniversite kazandıkları için çok mutlu olduklarını ifade ettiler.

    “Öğrenci için en iyi şehir Eskişehir”

    Bu yılki sınav sonucuna göre Eskişehir Anadolu Üniversitesi’ni kazanan İrem Çepe, yeni okulunu ve Eskişehir’i çok merak ettiğini aktardı. Bir öğrenci için en iyi şehrin olduğunu söyleyen Çepe, “Kocaeli’de yaşıyordum. Artık Eskişehir’deyim. Beş yıl kadar buradayım. Yeni okulumu, her şeyi çok merak ediyorum. İyi ki de Eskişehir’i tercih etmişim. Sistem her öğrencinin şikayet ettiği bir sistem tabii ki ama belli bir çaba sarf etmek gerekiyor. Biraz zorlandık tabi ki ama bir yıl sabredince bir şeyler oluyormuş bunu anladım. Bir üniversite öğrencisi olmadım, oldum sayılabilir bilmiyorum ama bence en iyi şehir Eskişehir bir öğrenci için. Abim, kuzenlerim olsun hepsi üniversite öğrencisi zaten. Okumak şart diye düşünüyordum ama en iyisi en ideal olanı tercih etmeye çalıştık hep. Bir yıl bunun için uğraştım, tercih sonucum da bu. İşletme bölümü öğrencisiyim. En idealinin Eskişehir olduğunu düşündüm. Zaten ilk işletme fakültesinin açıldığı, Türkiye’deki ilk şehir Eskişehir. O yüzden Eskişehir’i tercih etmeyi uygun buldum” dedi.

    “Hiç yabancılık çekmeyecekler”

    6 yıldır Eskişehir’de okuyan Dilara Mutlu, üniversiteye yeni kazanan öğrenciler için tavsiyelerde bulundu. Bölümlerini çok iyi tanımaları gerektiğini ve Eskişehir’de hiç yabancılık çekmeyeceklerini söyleyen Mutlu, “İlerde hangi iş alanlarında çalışacaklarını iyi öğrenmeleri gerekiyor. Bölümlerini seçtikten sonra arkadaşlarımız zaten derslerine güzel güzel katıldıktan sonra her şeyi kendileri çözecekler. Anadolu Üniversitesi ile ilgili söyleyebileceğin en güzel şeylerden bir tanesi öğrenci kulüplerimiz çok iyi. Tesislerimiz çok güzel. Ben okulumuzun tenis takımındayım 4 yıldan beri. Turnuvalara katılıyoruz. Onlarda çeşitli öğrenci kulüplerine katılarak dağcılık, ne bileyim bilgisayar alanında çeşitli kariyer kulüplerinde, spor alanlarında çok güzel aktiviteler yapabilirler. Eskişehir sokağa çıktığında bir öğrencinin her gününü kendi yaşından insanlarla yürürken bile geçirebileceği bir yer. Hiç yabancılık çekmeyecekler kesinlikle. Lisenin devamı gibi yani” şeklinde konuştu.

    “Buraya ne kadar umutlu ne kadar çok güçlü gelirlerse üniversite yaşantıları o kadar iyi geçer”

    İkinci üniversitesini bitiren Hatice Şensoy ise, yeni gelen öğrencilerin buraya umutlu ve güçlü gelirlerse üniversite yaşantısının o kadar iyi geçeceğini aktardı. Şensoy, “Bu benim ikinci üniversite hayatım. Yaklaşık 8 senedir üniversite hayatındayım. Artık bu konuda tahsilliyim diyebilirim. Şu şekilde diyebilirim, herkes ailesinden ayrılacağı için çok heyecanlı ve stresliler. Ama çok fazla gözlerinde büyütmesinler. Çünkü buraya ne kadar umutlu ne kadar çok güçlü gelirlerse üniversite yaşantısı onlar için maddi manevi daha rahat geçecektir. Bu şekilde düşünüyorum. Severek okusunlar. Yaptıkları işi sevsinler aynı zamanda ve bu yaşların tadını çıkarmaya baksınlar, sosyalleşmeye baksınlar, çevre edinmeye baksınlar. Dolu dolu yaşasınlar hani bunu söyleyebilirim. Burası rahat bir şehir. Buranın tadını çıkarsınlar. Burası çok kozmopolit bir şehir. Çok dolu dolu sosyal bir şehir. Burada yaşamak güzel” diye belirtti.

  • Ünlü Eğitmen Tomlinson, Öğretmenlere Tecrübelerini Aktardı

    Cambridge Yayınevi “Kid’sbox” serisi ve ilköğretim çağındaki öğrencilere yönelik kitapların sahibi olan dünyaca ünlü yazar ve eğitmen Michael Tomlinson, İzmir’de öğretmenlere tecrübelerini aktardı.

    Dünyada İngilizce alanında yazdığı kitaplarla haklı bir üne sahip olan yazar ve eğitmen Michael Tomlinson, Özel İzmir Koleji’ni ziyaret etti.

    Cambridge Yayınevi Eğitim Danışmanı Nural Edizhoy ile birlikte okulu ziyaret eden Michael Tomlinson, Özel İzmir Koleji İngilizce Bölüm Başkanı Zehra Sağ’la ve İngilizce öğretmenleriyle uzun bir görüşme yaparak İngilizce eğitimine dair tecrübelerini aktardı. Tomlinson, ayrıca okuldaki İngilizce öğretmenlerine kitaplarla alakalı izlenmesi gereken farklı metotlar ve aktiviteler hakkında bilgi verdi.