Etiket: Tecrübelerini

  • Bakan Selçuk, Türkiye’nin Kovid-19 tecrübelerini G20 ülkelerine anlattı

    Bakan Selçuk, Türkiye’nin Kovid-19 tecrübelerini G20 ülkelerine anlattı

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Türkiye’nin pandemi sürecinde eğitimde attığı adımları G20 ülkelerinin eğitim bakanlarıyla paylaştı.

    G20 ülkeleri eğitim bakanları, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) temalı video konferans gerçekleştirdi. OECD, UNESCO ve Dünya Bankası temsilcilerinin de katıldığı toplantıda konuşan Millî Eğitim Bakanı Selçuk, konuşmasına sosyal hayatı ve eğitim hizmetlerini derin bir şekilde etkileyen Kovid-19 pandemisi konusunda toplantı düzenleyen G20 Başkanlığına teşekkür ederek başladı. Salgını önlemek için Türkiye’de tüm okullarda ve üniversitelerde yüz yüze eğitime mart ayında ara verildiğini hatırlatan Selçuk, “Ve kapanıştan sadece bir hafta sonra ulusal TV kanalımız ile iş birliği içinde üç TV kanalı ile uzaktan öğretime ve çevirim içi öğrenme platformumuz ile de temel eğitim ve ortaöğretim öğrencilerine yönelik çevirim içi öğrenime başladık” dedi.

    Selçuk, yükseköğretim düzeyinde ise her üniversitenin kendi çevirim içi öğrenimini yürüttüğüne işaret etti. Pandemiden önce çevirim içi öğrenme platformuna sahip olunması nedeniyle pandeminin eğitime etkilerini hızlı şekilde telafi edildiğini vurgulayan Selçuk şunları söyledi: “Çevirim içi öğrenme platformumuz zengindir, çünkü binlerce öğretim materyalini içermektedir. Güvenlidir, çünkü öğretmenler ve öğrenciler kendi hesapları ile sisteme girişi yaparlar. Etkilidir, çünkü öğretmenler kendi öğrencilerinin katılımını takip edebilirler ve canlı dersler yapmaları da mümkündür. Dinamiktir, çünkü öğretmenler eğitim videoları ve interaktif materyaller yükleyebilmekte, öğrencilerine ödev verebilmekte ve etkinlikleri tamamlama durumlarını takip edebilmektedirler.”

    Selçuk, uzaktan eğitim sisteminin aynı zamanda motive edici olduğunun da altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Çünkü platform, öğrencilerin katılımlarına ve etkinlikleri tamamlamalarına göre puan vermektedir. Aktiftir, çünkü uzaktan eğitim döneminde yaklaşık 2,9 milyar tıklanma sayısı ile en çok ziyaret edilen eğitim siteleri içinde ülkemizde birinci, dünyada ise üçüncü sırada yer almıştır. İçermecidir çünkü eğitim materyalleri cep telefonları ile uyumludur. Bu durum özellikle evinde bilgisayar bulunmayan veya yeterli sayıda bilgisayarı olmayan aileler için faydalıdır.”

    Öğrencilere çevirim içi öğrenme platformunda kullanılmak üzere aylık olarak 8 GB ücretsiz veri paketleri sağlandığını anlatan Selçuk, uzaktan eğitim platformuna engeli bulunan öğrenciler için de yüzlerce öğretim videosu hazırlandığını vurguladı. Bakan Selçuk, özellikle küresel acil durum günlerinde öğrencilere yönelik psikososyal desteğin de çok önemli olduğuna işaret ederek, “Bu çerçevede uzaktan eğitim döneminde 10 milyon civarında öğrenci grup rehberliğinden ve 109 bin öğrenci birebir rehberlik hizmetlerinden faydalanmıştır” ifadesini kullandı.

    “Pandemi sürecinde sektörler arası iş birliği değerli”

    Bakan Selçuk, pandemi sürecinde sektörler arası iş birliğinin çok değerli olduğunu da anımsatarak, şunları kaydetti:

    “Örneğin Türkiye’de eğitim sektörü yüz maskesi, yüz kalkanı, tıbbi tulum ve dezenfeksiyon malzemeleri üreterek pandemi ile mücadelede sağlık sektörünü desteklemiştir. Bugüne kadar 30 milyon civarı maske mesleki ve teknik liselerimiz tarafından üretilmiştir. Birbirimizden öğrenmek için deneyimlerimizi ve iyi uygulamalarımızı paylaşmamızın önemine vurgu yapmak istiyorum.”

    Benzer küresel krizlere daha hazır olunmasına imkan verecek gelişmiş çevirim içi öğrenme olanakları ile eğitim sistemlerinin Kovid-19 pandemisi sonrası daha “dayanıklı” ve daha “içermeci” olacağını belirten Selçuk, bu nedenle çevirim içi öğrenme sistemlerine daha fazla yatırım yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Türkiye’nin pandemi sürecinde eğitimde attığı adımları G20 ülkelerinin eğitim bakanlarıyla paylaştı.

  • Taşkesenlioğlu, tecrübelerini paylaştı

    Taşkesenlioğlu, tecrübelerini paylaştı

    TÜRGEV yurtlarında kalan öğrencilerin hem İslami İlimler hem de Sosyal Bilimler alanlarında objektif bilgi ve değerler eğitimiyle buluştuğu TÜRGEV Akademi programının geleneksel hâle gelen kış kampı, bu yıl Erzurum Palandöken’de düzenlendi. AK Parti MKYK Üyesi ve Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu’da kampa katılarak gençlerle tecrübelerini paylaştı.

    Kendi özü ve medeniyetini tanıyan, ulusal ve uluslararası düzeyde öncü ve nitelikli genç kadınlar yetiştirmeyi hedefleyen TÜRGEV Akademi programı; kitap okuma temalı kampta kış sporlarını da ihmâl etmedi. AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu’nun desteklediği program kapsamında; Kongre ve Milli Mücadele Müzesi, Üç Kümbetler, Çifte Minareli Medrese, Abdurrahman Gazi Türbesi, Erzurum Evleri, Taşhan, Lalapaşa Cami, Ulu Cami ve Yakutiye Medresesi ziyaret edildi. Şair, Yazar Nurullah Genç, öğrencilerle bir araya gelerek “Şiir ve Edebiyatın Gençler Üzerine Etkisi” konulu verimli bir söyleşi gerçekleştirdi.

    Kampın üçüncü günü, geliştirdiği nanomalzemelerle bilim dünyasında adından söz ettiren, 2017 yılı TÜBA Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülünün sahibi, bilim insanı Doç. Dr. Ayşe Bayrakçeken öğrencilerle bir araya gelerek “Bilim ve Teknoloji” başlığı altındaki kapsamlı sunumu sonrası öğrencilerin sorularını cevapladı.

    TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Fatmanur Altun, Yönetim Kurulu Üyesi Tülay Kalav, Genel Müdürü Oktay Altındiş Beyefendi ile programın fikir ve hazırlık aşamasından son gününe kadar desteğini esirgemeyen AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, öğrencilerle tecrübelerini paylaştı.

    Ülkenin geleceğinin milli ve manevi güçlü nesiller yetiştirmeye bağlı olduğunun altını çizen Taşkesenlioğlu, “AK Parti iktidarı döneminde halkın desteği ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın gecesini gündüzüne katarak mücadelesi ile hamdolsun artık bambaşka bir Türkiye var karşımızda. Artık ülkemize katkı sağlayan genç beyinlerin yetenekleri heba edilmiyor aksine desteklenerek geliştiriliyor. Geçmişini unutmayan, milli ve manevi duygular ile donanımlı gençlerimizi her alanda görebiliyoruz” dedi.

    Gençlere tavsiyelerde de bulunan Taşkesenlioğlu, “Çok okuyun, çok çalışın. Ülkemizin geleceği sizlersiniz, kendinizi yetiştirip yarın bu makamlarda sizler görev alacaksınız. Dünya artık çok küçük, konulara dar açıdan bakmayın. Mutlaka farklı görüşler, farklı düşüncelere de bilgi dağarcığınızda yer verin. Bu sizin ufkunuzu genişletip, olaylara daha konjüktürel bakmanızı sağlar” diye konuştu.

  • Kepez, tecrübelerini ABÜ ile paylaşacak

    Kepez Belediyesi ile Antalya Bilim Üniversitesi (ABÜ) arasında imzalanan ‘Eğitimsel İşbirliği’ protokolüyle, belediyenin pratik tecrübesi akademik ortamlarda paylaşılacak

    Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü ile Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, Eğitimsel İşbirliği Protokolü imzaladı. Belediyenin sahadaki pratik tecrübeleri ile üniversitenin akademik tecrübesinin paylaşılmasını hedefleyen protokol kapsamında, ortak araştırma faaliyetleri ve dersler, eğitim programları, seminerler, konferanslar, sergi ve organizasyon çalışmaları yürütülecek.

    Teori ve pratik harmanlanacak

    Doç. Dr. Abdurrahman Mohammed, Genel Koordinatör Ercan Mekteplioğlu, Kepez Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Sağdur, Kentsel Tasarım Müdürü Barış Soykam’ın da katıldığı tören, üniversitede geçekleşti. Kepez Belediyesi’nin tecrübelerinden yararlanmak istediklerini belirten Rektör Prof. Yüksek, Başkan Tütüncü ile ekibine teşekkür etti. Teori ile pratiğin birleştirilmesinin eğitim sürecinde çok önemli olduğunu belirten Başkan Tütüncü ise, Kepez Belediyesi’nin çok farklı branşlarda çalışmak durumunda olan, farklı sorunlarla ilgilenen bir belediye olduğunu söyledi.

    Belediye ekibinin akademisyenlere tecrübelerini aktarmasını son derece sevindirici bulduğunu belirten Tütüncü, “Sizin akademik alanda önemli deneyimleriniz var. Bizim de uygulamadaki deneyimlerimizin birleştirilmesi, şehrimizin eğitim kurumları açısından değerli bir çaba. Zaten bugüne kadar belli bir seviyede devam eden ilişkilerimiz son derece faydalı neticeler ortaya koymuştu. Bu protokole imza atmak bizim için onur ve iftihar vesilesi” diye konuştu.

  • Topçuoğlu, üniversite öğrencilerine tecrübelerini anlattı

    Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı ve Gülsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Topçuoğlu, Gaziantep Üniversitesi Naci Topçuoğlu Meslek Yüksek Okulu’nda düzenlenen kariyer günleri etkinliğinde öğrencilerle buluşarak, iş hayatındaki tecrübelerini paylaştı.

    Naci Topçuoğlu MYO Müdürü Doç. Dr. Necip Fazıl Yılmaz’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, Gülsan Holding’in kuruluşundan bugüne kadar geçirdiği aşamaları anlatan Mustafa Topçuoğlu, öğrencilere başarılı olmak için hayatı sevmelerini, hedef belirlemelerini, mücadeleci olmalarını ve cesaretle risk almalarını istedi. Gülsan Holding’in kuruluşundan günümüze kadar süren gelişimini anılarıyla birlikte paylaşan Mustafa Topçuoğlu ülke ve kent ekonomisine sağlanan katma değerler hakkında da bilgiler verdi.

    “Türkiye Özal’la birlikte büyük bir sıçrama yaptı”

    Yaşamından çeşitli kesitleri de öğrencilerle paylaşan Topçuoğlu risk almanın önemini anlatan bir anısını öğrencilere anlatırken duygulandı. Topçuoğlu “1984 yılında da Turgut Özal’la birlikte ekonomide rejim değişti. Döviz serbest oldu. Yatırım ve ihracatın önü açıldı. O dönemde Irak’la 1 milyar dolar petrol karşılığı bir serbest ticaret anlaşması yapıldı. Biz Irak’a bir milyar dolarlık mal satacağız. Bunun karşılığında da iki yıl sonra Irak’tan petrol alacağız. İhaleler açıldı. Biz de o sırada üretime yeni başlıyoruz. Biz de Basra’daki bir gübre fabrikasının çuval ihalesine davet edildik. İhale günü geldi, ben Basra’ya gideceğim. Ama bugünkü gibi ulaşım imkanı yok. Uçakla önce Ürdün’e gittim. Oradan bir araç kiralayarak Basra’ya vardım. Basra tam İran-Irak sınırında, savaşın olduğu bölgeye çok yakın. Fabrikaya gittim. Geceyi geçirecek bir yer yok. Şehirden 40 km uzakta bir yer. Bana bir sığınakta kalabileceğimi söylediler. Silah seslerinin altında geceyi orada geçirdim. Ertesi gün ihaleye benden başka katılan olmadı. Çünkü savaş bölgesi olduğu için kimse gelmemişti. Dolayısıyla ihale de bizde kaldı. 3 milyon 260 bin dolarlık bir iş. Hayal edemeyeceğimiz bir rakam. O zamanlarda Türkiye’nin toplam ihracatı 25 milyar dolar civarında. Kapasitemizin tamamı kadar bir iş. Bu ihalenin ardından hemen kapasite artışına gittik” dedi.

    Öğrencilere, cesaretli olmayı, risk almayı ve mücadele etmeyi tavsiye eden Topçuoğlu, “O gün tüm riskleri göze alarak savaş bölgesine gitmeseydim, belki bugün bu seviyede olmazdık. Çünkü biz o fabrikanın ihalesini aldıktan sonra, Irak’taki 6 gübre fabrikasının tamamının torba ihtiyacını karşıladık. Kimsenin gitmediği bir dönemde orada biz olduğumuz için her zaman bize pozitif ayrımcılık yaptılar. Sürekli yeni yatırımlarla da kapasitemizi büyüttük. Aylık 1 milyon torba kapasitesiyle başlayan Gülsan Sentetik’te bu gün aylık 30 milyon adet çuval üretim kapasitemiz bulunuyor. Bu başarıda ülke ekonomisinin önünü açan Özal’ı rahmetle anıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Halı sektörünün gelişimine öncülük ettik”

    Gülsan olarak Gaziantep’in dünya halı üretim merkezi olmasına da öncülük ettiklerini söyleyen Topçuoğlu, “1994 Yılında Gaziantep’in toplam halı ihracatı 30 milyon Dolar idi. Halı üretiminde akrilik ve yün iplik kullanılırdı. Gülsan olarak, o dönemde halı üreticilerinin karşı çıkmalarına rağmen risk alarak polipropilen iplik yatırımı yaptık. Halıcılar PP ipliği kullanmadı. Hatta bir halıcıya bu ipliği satmak için götürdüğümde, ipliği elinin tersiyle kenara iterek, ’Boş ver ipliği. Sen ne içersin onu söyle’ dedi. O zaman moralimiz çok bozuldu ama yılmadık. Bunun üzerine bir halı tezgahını kiralayarak PP iplikle halı dokuduk. Halı çok büyük talep gördü. Ve tüm halıcılar bu ipliği kullanmaya başladı. Yıllar içerisinde biz büyüdük, halı sektörü büyüdü, teknoloji değişti. Bu yıl Gaziantep halı ihracatında 1,5 milyar doları yakalayacak. Ve bunun yüzde 90 polipropilen halıdır. Biz Gülsan olarak risk alarak bu şehrin gelişimine, bu sektörün büyümesine öncülük ettik” şeklinde konuştu.

    Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Topçuoğlu, “Başarı için nasıl çalışmalıyız?” diye soru soran öğrenciye, “Hayatı seveceksiniz. Mücadele ruhunuz yüksek olacak. Yaptığınız işi sadece bir iş olarak değil, başarı olarak görmelisiniz. Ben bu işi başarmalıyım, zevk almalıyım, heyecan duymalıyım, diyeceksiniz. Sadece sınavı geçmek ve diploma almak için çalışmayacaksın. O işi en iyi şekilde yapmayı hedeflersen, başarı da gelir” diye cevap verdi.

    “Her anlamda güçlü olmak zorundayız”

    Topçuoğlu, konuşmasının önemli bir bölümünü eğitime ayırdı. Türkiye’nin en önemli konusunun eğitim olduğunu vurgulayan Topçuoğlu, herkesin imkanları ölçüsünde eğitime katkı sunması gerektiğini belirterek, “Geleceğimiz eğitime bağlı. Siz gençler ülkenin geleceğisiniz. Sizler ne kadar hayata hazır olursanız, ülke o kadar başarılı olur, güçlü olur. Bugün komşularımıza baktığımızda, bunun önemini daha iyi kavrıyoruz. Eğer güçlü bir duruşumuz olmasa, yetişmiş insan gücümüz olmasa, yenilikler yapamazsak, teknolojimizi geliştiremezsek, ülkemiz için fedakarlık etmezsek Irak gibi, Suriye gibi oluruz. Onun için sadece bireysel hayatlarımız ve ailelerimizin geleceği değil tüm toplumun geleceği önemli. Size düşen, öncelikle okulunuzu en iyi şekilde bitirmek. Sonra çalışma hayatına başlayınca işinizi en iyi şekilde yapmak. Bu arada işinizle ilgili meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarında görev alın. Sosyal sorumlulukların içinde yer alın” ifadelerine yer verdi.

    “Zengin olmak için değil, başarılı olmak için çalışın”

    Keyifli geçen söyleşide, bir öğrencinin “Çok zengin olmak için nasıl çalışmalıyım” sorusuna Topçuoğlu, “Bence zengin olmak için değil başarılı olmak için ve bir hayat standardı yakalamak için çalışmak gerek. Mutlaka kendinize hedef koyun. Ve hedeflere ulaşmak için çalışın. Ama hedefleriniz başarı odaklı olsun. Sadece para kazanmak için koyduğunuz hedeflerin yeterli olduğunu düşünmüyorum” şeklinde cevap verdi.

    Mustafa Topçuoğlu, iş hayatından çıkardığı derslerle ilgili olarak da, “Girişimci olun. Hemen pes etmeyin. Ekip çalışmasına, paylaşıma önem verin. İşle ilgili heyecanınızı kaybetmeyin. Mesela sabah işe geldiniz, akşam mesai bitince işi unutuyorsanız başarılı olmazsınız. Başarılı olmak için en önemli şey dürüstlük. İnsanların dürüst ve şeffaf olmasından daha güzel şey yok. Hem kendiniz rahat edersiniz, hem başkalarının size güveni açısından dürüstlük iş ve özel hayatta en önemli öge. İyi niyetli olmak, başkalarının haklarına saygılı olmak, yöneticiyseniz adaletli olmak çok önemlidir. Karşının söylediğini dinleyin. Yüzde 100 bildiğiniz bir konu da olsa karşıyı dinleyin. Sinirlenmeyin, bağırarak değil sakince anlatın. Sabırlı olun. Bu çok önemli” diyerek tecrübelerini paylaştı.

    “Rakipleri ezerek değil, en iyisini yaparak rekabet edin”

    Başka bir öğrencinin Topçuoğlu’na, “İş hayatındaki stratejiniz, hep rakiplerinizi ezerek, onları yok ederek büyüme şeklinde mi” şeklindeki sorusuna tecrübeli iş adamı şöyle cevap verdi, “Bizim bazı işlerimizde yerli, bazı işlerimizde de global rakiplerimiz var. Öncelikle şuna inanıyoruz, rızkı veren Allah. Onun için, rakibinizi acımasızca onu yok etmek üzerine bir strateji seçtiğinizde, orada en büyük zararı siz görürsünüz. Rekabet, başkalarına zarar vermek değil, başkalarından o işi daha iyi yapmaktır. Daha kaliteli yapmak, fark oluşturmaktır. Başkaları yok olsun diyenlerin kendilerinin yok olduğunu gördüm”.

    “Topluma karşı sorumluluklarımız var”

    Topçuoğlu ailesinin sosyal sorumluluk projelerini de anlatan Mustafa Topçuoğlu, “Bu şehirde üretim yapan, bu şehirde kazanan bir aile olarak topluma karşı sorumluluklarımız olduğu bilinci ile hareket ediyoruz. Naci Topçuoğlu MYO, Ali Topçuoğlu Otomotiv Endüstri Meslek Lisesi, Vedat Topçuoğlu Anadolu Lisesi, İnayet Topçuoğlu Hastanesi, Ali Topçuoğlu Cami, Mustafa Topçuoğlu Cami ve Kilis’te yaptırdığımız 200 kişilik kız öğrenci yurdu sosyal sorumluluğumuzun gereğidir. Bunun yanında tüm çalışanlarımızın üniversitede okuyan tüm çocuklarına sayı sınırı olmaksızın burs veriyoruz” dedikten sonra, sosyal sorumluluk projelerine devam edeceklerini ifade etti.

    Aynı zamanda Gazişehir Gaziantep Futbol Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi de olan Mustafa Topçuoğlu, tüm öğrencileri maça davet ederken, sporun önemine dikkat çekerek kent için Gazişehir Gaziantep kulübünün önemini şu sözlerle açıkladı, “Gazişehir olarak hedefimiz Süper Lig. Çünkü takımımızın Süper Ligde olması şehrin vizyonu ve gelişimi açısından çok önemli. Önümüzdeki yıl inşallah Süper Ligde mücadele edeceğiz”.

    “Türkiye’nin ayrıcalıklı okuluyuz”

    Naci Topçuoğlu MYO Müdürü Doç. Dr. Necip Fazıl Yılmaz da, Türkiye’de 6 dönem eğitim yapan tek meslek yüksek okulu olduklarını belirterek, “Bu özelliğimizle 900 kadar MYO içerisinde çok ayrıcalıklı bir konuma sahibiz. Öğrencilerimiz iki dönemlerini fabrikalarda bizzat çalışarak geçiriyor. Bu nedenle de kolaylıkla iş buluyorlar. Böyle bir okulu Gaziantep’e kazandırdıkları için Topçuoğlu Ailesine teşekkür ediyoruz” dedi.

    OSB ve Gülsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Topçuoğlu ve Okul Müdürü Doç. Dr. Necip Fazıl Yılmaz ile öğretim üyeleri söyleşinin ardından okulun atölyelerini gezdi.

  • Ünlü reklam ve blog yazarı, öğrencilerle tecrübelerini paylaştı

    Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) İletişim Fakültesinde, ünlü blog yazarı Selim Tuncer’in ‘’Soyut Şeylerin Ekonomisi’’ konferansı düzenlendi.

    HKÜ İletişim Fakültesi cep sinemasında düzenlenen konferansa, iletişim fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencileri katıldı. Sosyal medya alanında, reklam, marka, imaj ve görsellik konularının öneminin vurgulandığı ‘’Soyut Şeylerin Ekonomisi’’ söyleşisini reklam ve blog yazarlığı alanında uzman Selim Tuncer yaptı. Katılımcılara, kültür ve marka ekonomisi hakkında bilgiler veren Tuncer, yaşadığı tecrübeleri ve alanıyla ilgili yaptığı çalışmaları da kendisini dinleyenlerle paylaştı. “Kavramların ve kültürün, reklamda çok önemli bir yeri vardır” diyen Tuncer, örnekler üzerinden reklamcılığın önemine dikkat çekti.

    “Bu toprakları markalaştırmalıyız’’

    bu toprakları markalaştırmak gerektiğini vurgulayan Selim Tuncer, ‘’Reklamcılığın harcı duygu ve hikayeler, reklamlar ancak hikayelerle ve duygularla yaşıyor. Bu son 15 senedir keşfedildi. Ben bunu daha öncesinde de söylüyordum. Hikayesiz marka olmaz. İnsan algısı böyle çalışır. Dünyada ilk 500’e giren bir markamız olmalı, ilk sıralamaya giren reklamlar, kültürü reklama empoze eden ya da finansal yönden iyi olan ülkelerin reklamlarıdır. Reklamını iyi yapan ülkelerin kavramları iyi araştırmış olmaları ve daha detaycı şekilde düşünmüş olmaları, onları bir adım öne taşıyor. Marka bu sebepten dolayı ön plana çıkıyor. Marka deyince aklımıza gelmesi gereken ilk kavram, soyut şeyleri inşa etmekle olayların başlayacağıdır. Öncelikle bu toprakları markalaştırmalıyız, bunu da ancak kültür ve sanatla gerçekleştirebiliriz. Üstünde oturduğumuz kültürel serveti kültürel sermayeye dönüştürebilmeli, yattığı yerden çıkartıp yücelttiğimiz soyut değerleri, ürün ve hizmetlerimize yükleyebilmeliyiz. Bu farkındalığı oluşturmak amacıyla çalışmalarımızı yürütmeliyiz‘’ dedi.

    Öğrencilerin sorularını cevapladı

    Öğrencilerin büyük bir ilgi ve beğeni ile takip ettiği programda Tuncer, öğrencilerin sorularını cevapladı. Öğrencilere yaşam tecrübelerinden sıkça bahseden Tuncer, ’’Markaların reklama dönüşmesi ve iyi bir reklam olabilmesi için kültür ve kavramları iyi bilmeliyiz. Soyut şeyleri inşa ederken evrensel boyutlara bakmalıyız’’ diye konuştu.

    Tuncer daha sonra HKÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyeleri ve Öğrencileriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.