Etiket: Tecavüze

  • (Özel Haber) Orta okula giderken tecavüze uğradı. 15 yaşında anne oldu.

    BURSA (İHA) – Bursa’da 14 yaşında ortaokul öğrencisiyken kaçırılıp alıkonulan, 15 yaşına geldiğinde ise bebek sahibi olan, daha sonra kandırılıp uyuşturucu batağına çekilerek tehdit ve şantajla para karşılığı erkeklerle birlikte olmaya zorlanan genç kızın dramı, yürekleri dağladı.

    Geçirdiği zor günler sonrası uyuşturucu bağımlısı haline geldiğini anlatan 18 yaşındaki Pınar P. “Benim hayatımı karartanlar elini kolunu sallayarak geziyor. Cumhurbaşkanım, duy sesimi beni bu illetten kurtar” diyerek yardım istedi.

    Bursa’nın Kestel İlçesinde 14 yaşında ortaokul öğrencisiyken kaçırılıp tecavüze uğrayan Pınar P., kendisini kaçıran kişiler tarafından uyuşturucuya alıştırıldı. Uyuşturucu batağına sürüklenen genç kız daha sonra bu kişiler tarafından alıkonularak tehdit ve şantajla para karşılığı erkeklere pazarlandı. Bir sene sonra dünyaya getirdiği çocuğuyla birlikte bulunan Pınar P., baba ocağına geri döndü.

    “Çocuğa şeker verir gibi kandırıp kullandılar”

    Düştüğü uyuşturucu batağından kurtulmak isteyen Pınar P., “Ortaokula giderken kötü insanlar tarafından alıkonuldum. 15 yaşında çocuğumu kucağıma aldım. 3 yaşında bir oğlum var. Ben bu sıkıntılarla 4 senedir mücadele ediyorum. Uyuşturucu bağımlısıyım, para karşılığı başkasına satıldım. Bu gidişle sonum iyi değil, bir çocuğa şeker verir gibi beni de öyle kandırıp kullandılar. Mahkemeye gittim, hepsinden şikâyetçi oldum, ama hepsi dışarıda geziyor. Ben Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan bana bunu yapanların cezalandırılmasını istiyorum. Sayın cumhurbaşkanım, ne olur duy sesimi, bu uyuşturucu illetinden kurtulmak istiyorum” dedi.

    Gözü yaşlı annenin feryadı yürekleri dağladı

    Kızının çocuk yaşta yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına boğulan annesi Ayşe A., “Kızım ortaokula giderken kötü insanlar tarafından tecavüze uğradı. Uyuşturucuya alıştırıldı. Başına gelmeyen kalmadı. Bütün kurumlara müracaatımızı yaptık, kimse bizimle ilgilenmiyor. 4 senedir kimse el uzatmıyor. Daha önceden kızım tedavi edilseydi böyle olmazdı. Biz aile olarak tükendik, şu an evimizin geliri yok, eşim çalışmıyor, ben tek başıma kızımı tutamıyorum. Benim çocuğum gözümün önünde eriyor, artık dayanamıyorum. Benim çocuğuma bunları yapanlar elini kolunu sallayarak geziyor. Bugün benim başıma gelen yarın başka bir vatandaşın başına gelebilir. Yetkililer elini vicdanına koysun” diye konuştu.

    “Kızımı topluma kazandırmak için her şeyi yaptım”

    Kızının kötü niyetli insanlar tarafından kaçırıldığını ve başına her türlü kötülüğün geldiğini ifade eden 8 çocuk Babası Mehmet Akpınar, ”Bir çok kuruma başvurduk kimse ilgilenmiyor. Kızıma bu hayatı yaşatanlar elini kolunu sallayarak dışarıda geziyor. Biz çocuğumuzu topluma kazandırmak için her türlü mücadeleyi veriyoruz. Ama bizim elimizden kimse tutmuyor, tükenmiş durumdayız. Allah rızası için elimizden tutun” dedi.

  • (Özel) Türkiye’de 2015 Yılında 244 Kadın Taciz Ve Tecavüze Uğradı

    Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi doktorlarından Uzman Psikiyatrist Dr. Selin Demet, “Tecavüz olayında ’Ne işi vardı. Yapmasaydı’ gibi söylemler kadını biraz daha suskun olmaya itiyor” dedi.

    İnsan Hakları Derneği tarafından yayınlanan 2015 Yılı Hak İhlalleri Raporuna göre, Türkiye’de 244 kadın taciz ve tecavüze uğradı. 561 kadın şiddete maruz kalırken, 348 kadın cinayete kurban gitti. 2014 yılında yayınlanan rapora göre ise 191 kadın taciz ve tecavüze uğrarken, 585 kadın darp ve şiddet gördü, 296 kadın cinayeti işlendi. Yayınlanan raporlarda son bir yılda meydana gelen şiddet olaylarındaki artış ise dikkat çekti. Tecavüzler sonrasında ise yaşanan travmayı atlatamayan kadınların bir çoğunun intihara teşebbüs ettiği ve intihar ettiği de gözlendi.

    Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Uzman Psikiyatrist Dr. Selin Demet, kadınların maruz kaldığı cinsel ve fiziksel saldırıların ardından yaşananları kendi gözlemleriyle anlattı. Tecavüzün bir saldırı olduğunu hatırlatan Dr. Demet, “Türk Ceza Kanunu’nda da cinsel saldırı olarak tanımlanmaktadır. Tecavüz bir suçtur. Tecavüzcünün psikolojisi diye bir şey söz konusu değildir. Bu da bir suçtur. Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanmaktadır” dedi.

    Tecavüzün sadece cinsel bir eylem olarak nitelendirilmediğini söyleyen Dr. Demet, “Fiziksel, sözel gibi pek çok saldırı türleri de var. Tecavüz demek insanın; fiziksel bütünlüğü, ruhsal bütünlüğüne yapılmış bir saldırı. İnsanın kendi bütünlüğü içerisinde yaşama hakkının elinden alınması, temel olarak güven duygusunu zedeliyor. Çaresiz hissediyor, korku yaşıyor. Bunun arkasından gelen ciddi ruhsal rahatsızlıklar oluyor. Travmatik stres bozukluğu gibi, depresyonlar gibi pek çok rahatsızlıklar meydana geliyor” diye konuştu.

    “AİLE DESTEĞİ ÖNEMLİ”

    Tecavüz mağdurlarının suskun kalma eğilimi gösterdiklerini belirten Dr. Demet, “Toplumun kadına bakış açısıyla da ilişkili olarak son dönemde çıkan haberlerde Bağdat Caddesi’nde meydana gelen tecavüz olayında görüldüğü gibi; ’Ne işi vardı. Yapmasaydı’ gibi sadece kadına yüklenmiş durumda kalıyor. Bunlar da kadını biraz daha suskun olmaya itiyor. Öncelikle susmamak lazım. Konuşmak lazım. Başta adli süreci başlatmak gerekiyor. Dikkatli, özenli bir muayeneden sonra gerekli delillerin toplanmasından sonra psiko-sosyal destek alması gerekiyor. Başta tabi ailenin desteği, yakın arkadaşların desteği önemli. Toplumun da bununla ilgili bakış açısını değiştirip, mağduru kucaklaması gerekiyor” dedi.

    “AİLE BİREYLERİ DE TRAVMAYA UĞRUYOR”

    Tecavüz saldırısı sonrasında aile bireylerinin ve çevredeki toplumun yaşadıklarını da anlatan Dr. Demet, tavsiyelerde bulundu. Dr. Demet, “Sadece tecavüz mağduru değil aile bireyleri de ikincil bir travmaya uğruyor. Onlar da mağdura benzer bir şekilde çaresizlik hissi, korku gibi pek çok hissi yaşıyor. Onlar da ’Ben koruyamadım. Ben yeteri kadar destek olabiliyor muyum?’ bu tarz kaygılar yaşayabiliyor. Onların da çeşitli kanallardan destek almaları ve ne yapacaklarını iyi bilmeleri gerekiyor. Çeşitli hastanelerde kriz müdahale merkezleri de var. Herhangi bir hastanenin psikiyatri kliniklerine başvurduklarında gerekli desteği de alabilirler. Ama sürecin öncelikle adli bir süreçle başlayıp, tekrar benzer bir şeye maruz kalmayacaklarına emin olmaları, o güven duygularını biraz kazanmalarını sağlayabilir” diye konuştu.

    “KADINLAR DA MAĞDURU DIŞLIYOR”

    Ataerkil toplum yapısından kaynaklanan sorunlara değinen Dr. Demet, “Ataerkil toplum yapısından kaynaklanan ’Erkektir, ne yapsa yeridir’ gibi söylemler de erkeğe bir takım haklar veriyor. Dolayısıyla kadın bu konuda pek çok hakkı yokmuş gibi gösterilip bizim kendi toplum içerisinde birey olarak hissettiğimiz kadın ve erkek rolleri de hatta kadınlar da dahil olmak üzere mağduru dışlamaya yönlendiriyor. Bunun en kötü sonucu da yaşanan post travmatik stres bozukluğu, ani tepkiler verme, kabuslar görme, sürekli kaçırılma isteği, topluma uyum sağlayamama, dikkat, bellek gibi alanlarda bozulmalar günlük yaşama adapte olmada güçlükler, en son gelinecek nokta ise intihara kadar götürebiliyor” dedi.

    Tecavüzün ardından yaşanan bulaşıcı hastalıkları hatırlatan Dr. Demet, sözlerini şöyle tamamladı: “Tecavüzün sonuçlarından bir tanesi de mağdurun çeşitli bulaşıcı hastalıklarla karşı karşıya kalması. Hepatitten AİDS’e kadar pek çok cinsel yolla bulaşan rahatsızlıklar kadar pek çok riski var. Gebe kalma durumu da olabiliyor. İlk muayenede yapılacak şeyler çok önemli. Mağdurun yaşantısında bir de bunlarla uğraşmak yaşadığı travmayı daha şiddetli hale getirebiliyor.”

  • Cezaevinde Çocuklara İşkenceli Tecavüze 12’şer Yıl Hapis

    Hatay’da, 2006 yılında çocuğa “fiili livata” suçundan cezaevine düşen ve etek giydirip dans ettirdikleri 2 erkek çocuğuna diğer hükümlülerle birlikte işkence yapıp tecavüz ettikleri ileri sürülen 3 cinayet sanığına 12’şer yıl 4 ay 21 gün hapis cezası verildi.

    Alınan bilgiye göre, 2006 yılında meydana gelen olayda, bir cinayet olayına karışan Emrah A. (27), Mikail K. (28) ve Özkan Ç. (27), 10 yıl önce yargılanıp Hatay Cezaevi çocuk koğuşuna gönderildi.

    Üç hükümlünün bulunduğu koğuşa bir süre sonra “çocuklara fiili livatada” bulunmak suçundan 14 yaşındaki M.A. ve B.A. getirildi.

    İddiaya göre, iki çocuğun başka bir çocuğa fiili livatada bulunduğunu öğrenen Emrah A., Mikail K. ve Özkan Ç. kendilerince ceza vermek amacıyla önce çocukları akşam soyundurup etek giydirerek dans ettirdi. 3 kişi daha sonra çocukları soyundurup diğer hükümlülerin tecavüz etmesini sağladı. İki çocuk cezaevinde olduğu için kimseye bir şey anlatamadı.

    Cinayet sanıkları cezalarını çektikten sonra serbest kaldı. Çocuklar 3 hükümlü serbest kalınca durumu cezaevine ve kendilerini ziyarete gelen ailelerine anlattı. Aileler de durumu ceazevi yönetimine bildirerek şikayetçi oldu.

    Cezaevi yetkilileri ise polise durumu bildirdi. Şikayet üzerine harekete geçen polis, Emrah A, Mikail K. ve Özkan Ç’yi gözaltına aldı.

    Önce tutuklu yargılanan şahıslar daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Şahıslar mahkemede verdikleri ifadelerinde de cinayetten Hatay Cezaevinde yatarken 2 çocuğun çocuklara fiili livata suçu işleyip aynı koğuşa geldiğini bu nedenle çocuklara fiili livatada bulunduklarını kabul etti.

    Yerel mahkeme 3 sanığa 12’şer yıl 4 ay 21 gün hapis cezası verdi. Sanıklar, bu cezayı fazla bularak kararı Yargıtay’a götürdü. Ancak Yargıtay’da kararı onadı. Kararın onanmasının ardından Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı İnfaz Büro Amirliği ekipleri, 3 kişiyi Sarıçam ilçesindeki evlerinde şafak vakti yapılan operasyonla yakaladı.

    Emrah A, Mikail K. ve Özkan Ç., cezaevinde işledikleri suç nedeniyle 10 yıl sonra emniyetteki işlemlerin ardından önce adliyeye oradan da cezaevine gönderildi. Şahısların, çocuklara ne kadar kötü bir şey olduğunu göstermek için fiili livata yaptıklarını söylediği öğrenildi.

  • 14’ünde Tecavüze Uğradı, 16’sında İntihar Etti

    Adana’da 14 yaşında tecavüze uğrayıp uyuşturucuya alıştırılan, 1 yıl sonra ise iki kişi tarafından yine tecavüze uğrayan kız çocuğu girdiği bunalım sonucu 16 yaşında intihar etti.

    Olay, Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesinde meydana geldi. İddiaya göre, E.F.E. 2014 yılında lastikçilik yapan S.Y. (24) ile sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta tanışıp arkadaşlık yapmaya başladı. 2014 yılının haziran ayında S.Y. çarşıda gördüğü E.F.E’yi evine götürmek bahanesiyle kandırıp başka bir apartmana getirerek ağzını kapatıp bodrum katta tecavüz etti. Kız çocuğunun kimseye söylememesi için de tehdit eden S.Y. çocuğa bu arada eroin vererek uyuşturucu bağımlısı yaptı.

    Önce tecavüze uğradığını korkup kimseye söyleyemeyen kız çocuğu daha sonra başından geçenleri sınıf arkadaşına anlattı. Olay, arkadaşının da öğretmene, öğretmenin de aileye söylemesiyle ortaya çıktı. Ailenin şikayetçi olması üzerine yakalanan zanlı çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

    EVDEN KAÇTI İKİ KİŞİ TECAVÜZ ETTİ

    Ancak bu olaydan sonra psikolojisi bozulan ve uyuşturucu bağımlısı olan kız çocuğu 2015 yılında evden kaçtı. E.F.E, bu sırada S.Ş. (33) ve S.K. (25) isimli iki kişiyle tanıştı. Bu şahıslar da kız çocuğuna tecavüz etti.

    Ailenin polise kayıp başvurusu sonucu bulunan E.F.E. psikolog eşliğinde alınan ifadesinde iki kişinin kendisine tecavüz ettiğini söyledi. Bunun üzerine yakalanan 2 şahıs da tutuklandı. Kız çocuğu yaşadığı olaylardan dolayı bir türlü kendini toparlayamadı.

    ANNEANNESİNİN EVİNDE İNTİHAR ETTİ

    Annesi ve babası çalışan kız çocuğu 7 Ocak 2015 günü de öğlen saatlerinde Güzelyalı Mahallesi’nde oturan anneannesinin yanına gitti. Bir süre burada anneannesiyle birlikte yaşayan kız çocuğu daha sonra apartmandan kendini boşluğa bırakarak beton zemine çakıldı.

    Olayı görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine gelen ekipler, kız çocuğunun hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerine gelen akrabaları gözyaşlarına boğulurken, kız çocuğunun dedesi onun cansız bedenini yerde görünce sinir krizleri geçirdi. Dedeyi polis sakinleştirmeye çalıştı.

    Kız çocuğunun cenazesi daha sonra otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

    Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

  • İşkenceli Tecavüze İki Tutuklama

    Adana’da, evine giden genç bir kadını kaçırıp işkence yaptıktan sonra tecavüz ettiği iddiasıyla gözaltına alınan 2 kişi tutuklandı.

    Olay, Seyhan ilçesinin İsmetpaşa mahallesinde meydana geldi. Eşinden boşanan S.K. (25) isimli kadın, akşam saat 21.00 gibi Abdi İpekçi Bulvarından evine giderken yanına yaklaşan motosikletli 2 kişi genç kadına yaklaşarak adres sormak istedi. Ancak kadın bilmediğini söyleyerek motosikletli iki kişinin yanından uzaklaştı. Motosikletli şahıslar daha sonra olay yerinden ayrılırken kadın evine gitmeye devam etti. 5 dakika sonra otomobil ile gelen bir kişi genç kadının yanında otomobili durdurup, “Benimle geliyorsun yoksa seni öldürürüm” dedi. Genç kadın gelmek istemeyince yanındaki bıçağı çıkartıp S.K’nın boğazına dayayıp otomobile bindirerek İsmetpaşa mahallesinde bir eve götürdü. Burada soyunan şahıs, genç kadının boğazına bıçak dayayarak onun da kıyafetlerini çıkarttı, sonra bağırmaması için ağzını kapattı. Daha sonra genç kadının boğazına bıçak dayayarak darp edip tecavüz etti.

    Genç kadın ölüm korkusuyla şahsa teslim oldu. Bu arada şahıs bir taraftan alkol almaya, genç kadına da zorla alkol vermeye devam etti. Bir süre sonra eve bir kişi daha geldi.

    Şahıs, S.K’yı bu gençle ilişkiye girmesi için zorladı. Ancak genç birlikte olmadan evden ayrıldı.

    Şahıs gece boyunca alkol alıp genç kadına tecavüz etti. Bu arada genç kadın evden kaçmaya çalıştı ancak şahıs S.K’yı yakalayıp darp etti. Ancak şahıs fazla içki içtiği için sabaha karşı sızdı. Bunu fırsat bilen kadın evden kaçarak çobanlara sığınıp “Bana yardım edin sabaha kadar tecavüz ettiler, polisi arayın” dedi. Bunun üzerine çobanlar polisi aradı. Olay yerine gelen polis, kadının verdiği ifade doğrultusunda evi bastı. Şüpheli şahıs evin penceresinden kaçtı. Bunun üzerine Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Ahlak Büro Amirliği ekibi harekete geçti.

    Polis, genç kadını kaçıran ve sabaha kadar tecavüz edip işkence yapan zanlının Koray T. olduğunu, Mehmet D.’nin ise ona yardım ettiğini tespit etti. Polisler yapılan çalışma sonucunda iki zanlıyı yakaladı. Zanlılar suçlamaları kabul etmezken genç kadının kendi isteğiyle birlikte olduklarını söyledi. Zanlılar sorgunun ardından adliyeye sevk edildi. Koray T. tutuklanırken, Mehmet D. adli kontrol ile serbest bırakıldı. Ancak bir gün sonra savcının itirazı üzerine Mehmet D. tutuklanması talebiyle tekrar yakalanıp cezaevine gönderildi.