Etiket: tecavüz

  • 12 yaşındaki kıza tecavüz

    ERZURUM’un İspir ilçesi Güllübağ Mahallesi’nde oturan evli 3 çocuk babası 48 yaşındaki Fikret B., akrabasının kızı 12 yaşındaki N.Ç.’ye evinde yalnız olduğu sırada bir kaç kez tecavüz etmek suçundan yargılandığı davada 14 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.

     

    Olay 2009- 2010 yılları arasında İspir ilçesinin Güllübağ Mahallesi’nde meydana geldi. İspir’de market işleten Fikret B., uzaktan akrabası ilköğretim 7’nci sınıf öğrencisi N. Ç.’ye evlerinde yalnız bulduğu sırada tacizde bulundu. İddiaya göre bu olayın ardından sürekli küçük kızın evine giden Fikret B., evde kimsenin olmadığı bir gün N.Ç.’ye tecavüz etti. Yaşadıklarının etkisiyle bileğini kesen N.Ç.’nin durumundaki garipliği farkeden sınıf öğretmeni, öğrencisini konuşturdu. Bunun üzerine öğretmen, çocuğun yaşadıklarını ailesine anlattı. Ailenin İspir Emniyet Amirliği’ne şikayeti üzerine Fikret B. gözaltına ve 20 Temmuz 2010 günü çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

     

     

    ’KİMSEYE SÖYLERSEN SENİ ÖLDÜRÜRÜM’

    Şimdi 16 yaşında olan N.Ç., yaşadığı olumsuzlukları Emniyet’te verdiği ifadesinde şöyle anlattı:

    “Evimize gelen Fikret B. bana ’seni seviyorum’ diyerek tecavüz etti. Kısa bir süre sonra yine geldi tecavüz edip, ’Evde yalnız olduğunda bana haber ver gelirim’ diyerek gitti. Sonra da “Her akşamsaat 10- 11 gibi gelirim, senin pencerene vururum dışarıya çıkarsın. Babana söyleme baban seni gebertir. Kimseye söylersen seni öldürürüm, zaten sana kimse inanmaz’ dedi.”

     

     

    “İĞNE UCU KADAR LEKEM YOK”

    ’Mağdurum ruh ve beden sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli istismarı’ suçundan Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan Fikret B., dün 25’inci kez hakim karşısına çıktı. Suçlamaları kabul etmeyen Fikret B., komplo ile karşı karşıya olduğunu iddia etti. Aleyhinde beyanda bulunanların ifadelerini kabul etmeyen Fikret B., “Kızım okuyor. Onun sosyal hayatı çok etkilendi. Rica ediyorum, sizden arz ediyorum ben suçsuzum. İğne ucu kadar lekem yoktur” diye konuştu.

    Mağdurun emniyette ve mahkemede verdiği ifadesinde çelişkiler olduğunu belirten Fikret B.’nin avukatı Şerafettin Yaşar Laloğlu, N.Ç.’de kişilik bozukluğu olduğunu, bu bakımdan ifadelerine itibar edilemeyeceğini söyledi.

     

     

     

    EŞİ: KOCAM BÖYLE ŞEY YAPMAZ

    N.Ç.’nin avukatı Alparslan Sarcan ise Fikret B.’nin cezalandırılmasını istedi. Karar açıklanırken ellerini havaya kaldırarak dua eden Fikret B., ’çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan 14 yıl 2 ay hapis cezasına mahkum edildi. Duruşmayı izleyen Fikret B.’nin eşi, kız kardeşi ve erkek kardeşi karar açıklanınca mahkemeye tepki gösterdi. Kocasının böyle birşey yapmayacağını savunan eşi, “Yuvamı yıkmayın. İftira bunları hepsi” dedi.

    Mahkeme heyeti Fikret B.’nin hükümle birlikte tutukluluğunun devamını kararlaştırdı.

     

     

     

  • Tecavüzden ceza alan mahkumun ilginç değişimi

    Zonguldak’ta, 14 yaşındaki M.A.’ya tecavüz ettiği iddiasıyla yargılandığı davada 21 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan 24 yaşındaki Kısmet K., Yargıtay’ın bozma kararı üzerine yeniden hakim karşısına çıktı. Dansçı olan ve tutuklanmadan önce dövmeleriyle dikkat çeken Kısmet K.’nın cezaevinde sakal bırakıp sarık taktığı ve seccade ile cezaevi aracından indiği görüldü. Kısmet K.’ya, duruşmadaki hal ve tavırları indirim nedeni kabul edilerek 17 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına mahkum oldu.

     

    Olay, Eylül 2009’da meydana geldi. Kendisini elektro-break dansçısı olarak tanıtan ve festivallerde dansçılık yapan Kısmet K., iddiaya göre olaydan bir süre önce tanıştığı M.A.’yı, birlikte sokakta yürürken konuşma bahanesiyle evine götürdü. Kapıyı kilitleyen Kısmet K., genç kıza tecavüz etmek istedi. Kısmet K., karşı çıkması üzerine M.A.’ya anal yoldan tecavüz etti. M.A.’nın durumu anlattığı ailesi şikayette bulundu. Gözaltına alınıp tutuklanan Kısmet K. hakkında, ’15 yaşından küçük çocuğa karşı tehdit veya cebir kullanarak cinsel istismar’ ve ‘Kişi hürriyetini yoksun kılma’ suçlarından dava açıldı.

    21 YIL HAPİS KARARINI YARGITAY BOZDU

    Sanık Kısmet K., Şubat 2012’de 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında tecavüz suçundan 15 yıl, kişi hürriyetini yoksun bırakmaktan ise 6 yıl 3 ay olmak üzere toplam 21 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak sanık avukatının başvurusu üzerine Yargıtay, Kısmet K.’ya, ‘Kişi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan verilen cezayı yüksek bularak kararı bozdu.

     

     

    SECCADE İLE ADLİYEYE GELDİ

    Kısmet K., bozma kararı üzerine bugün aynı mahkemede yeniden hakim karşısına çıktı. Tutuklanmadan önce dövmeleri ile dikkat çeken Kısmet K.’nın, cezaevinde sakallarını uzatıp, sarık taktığı ve giyim tarzını değiştirdiği görüldü. Adliyede namaz kılabilmek için yanında seccade de taşıyan tutuklu sanık Kısmet K. ile duruşmada yakınları ve avukatları hazır bulundu. Son sözü sorulan Kısmet K., “Yüce adaletinize güveniyorum. Tahliyemi talep ediyorum” dedi. Sanık, duruşma salonunda başındaki sarığı çıkardı. Mahkeme heyeti, duruşmadaki hal ve tavırlarını indirim nedeni olarak kabul ederek sanık Kısmet K.’yı 17 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı.

  • Yargıtay’dan ilginç tecavüz sorusu

    Kayınbiraderinin tecavüzüne uğrayan kadının ruh sağlığının, tecavüz nedeniyle mi yoksa olay sonrasındaki dedikodu ve oluşan çevre baskısı sonucu mu bozulduğu Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun gündemine geldi.

     

    Yargıtay, kayınbiraderinin tecavüzüne uğrayan kadının ruh sağlığının, tecavüz nedeniyle mi yoksa olay sonrasındaki dedikodu ve oluşan çevre baskısı sonucu mu bozulduğunun belirlenmesini istedi. Yerel Mahkemenin cevabı “Ne fark eder?” şeklinde olunca dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun gündemine geldi. Kurul, tecavüz sonrasında tehdit eden kayınbiradere 20 yıl hapis cezası veren yerel mahkemenin kararını yerinde buldu.

     

     

    Davaya konu olay Erzurum’da yaşandı. 16 yıllık evli olduğu kocası, evlendikten 1 yıl sonra yatalak hasta olan D.A, 2004 yılında kayınbiraderi T.A’nın tecavüzüne uğradı. T.A, kadını ölümle tehdit ederek 2 yıl boyunca sürekli tecavüz etti. Bir yıl sonra bir kız çocuğu dünyaya getiren D.A., kızının kayınbiraderine benzemesi nedeniyle çıkan dedikodular üzerine vicdan azabı çekerek eşinden ayrılmaya karar verdi ve kayınbiraderi hakkında Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açtı. Yapılan yargılama sonucunda Adli Tıp Biyoloji İhtisas Dairesi, mahkemeye, D.A’nın 2005 yılında dünyaya getirdiği kızın babasının yüzde 99 sanık T.A. olduğuna ilişkin rapor sundu.Adli Tıp Kurumu‘nun raporunda 2 yıl boyunca tecavüze uğrayan D.A’ya travma sonrası stres bozukluğu tanısı konuldu. Ankara Numune Hastanesi ise mağdurun, olay sonrası ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin rapor hazırladı.
    İYİ HALDEN İNDİRİM UYGULANDI
    Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesi, T.A’nın Türk Ceza Kanunu‘nun (TCK) cinsel saldırı suçunu düzenleyen 102. maddesi uyarınca 8 yıl hapisle cezalandırılmasına hükmetti. Sanığın eyleminin yengesine yönelik olduğundan cezayı yarı oranında artırarak 12 yıla çıkaran mahkeme, D.A’nın ruh sağlığı bozulduğu için cezayı önce 15 yıla, birden fazla tekrarlanması nedeniyle de 24 yıla çıkardı. Ceza, sanık T.A.’nın iyi hali nedeniyle 20 yıla indirildi.
    RUH SAĞLIĞI TECAVÜZLE Mİ, DEDİKODUYLA MI BOZULDU?
    Karara itiraz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin önüne geldi. Daire, mağdur kadının ruh sağlığının tecavüz suçu nedeniyle mi, yoksa olay sonrasındaki dedikodu ve oluşan çevre baskısı veya sair etkenler sonucu mu bozulduğunun tıbben ayrımının yapılıp yapılamayacağını, olayın özellikleri de gözetilerek ruh sağlığındaki bozulmanın bu eylemlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozdu. Daire, dosyanın Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek, bu konularda yeniden rapor alınmasını ve bu rapora göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesini istedi.
    RUH SAĞLIĞI DEDİKODULARDAN BOZULSA BİLE İLLİYET BAĞI KALDIRILAMAZ
    Yargıtay’ın bozma kararının ardından dosya yeniden Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne geldi. Daire’nin kararını inceleyen yerel mahkeme, ruh sağlığındaki bozulmanın temelinin sanığın cinsel saldırı eyleminin olduğuna dikkat çekerek kararında direndi. Direnme kararında, TCK‘nın cinsel saldırı sonucu ruh sağlığının bozulması durumunda cezanın artırımını öngören 102/5. maddesinde bozma ilamında belirtildiği gibi ruh sağlığındaki bozulmanın atılı suç nedeniyle mi, yoksa olay sonrasındaki dedikodu ve oluşan çere baskısı veya sair etkenler sonucu mu olduğunun tespitini gerektirir bir düzenleme veya açıklama olmadığına işaret edildi. Yerel mahkemenin direnme kararında, küçük bir köyde yaşan mağdurun kayınbiraderi olan sanık tarafından 2 yıl boyunca zorla ırzına geçilmesinin ve bu eylemler nedeniyle bir de çocuk getirmesi sonucunda ruh sağlığının bozulmasının neredeyse mutlak derecede bir sonuç olduğunu belirtti. Direnme kararında, mağdurun yaşadığı sosyal çevre, akraba ilişkileri, olayları anlattığı yakın akrabalarından gördüğü psikolojik baskı, eğitim durumu, evinden ayrılıp ikna edilerek tekrar evine getirilmesi, başkaca kalacak yerinin bulunmayışı gibi nedenler sanığın tehdit ve tecavüzlerine karşı başlangıçta sessiz kaldığını ancak, çocuk dünyaya geldikten sonra çıkan dedikodular nedeniyle olayın adli makamlara iletildiği anımsatıldı.
    Kararda, “Bir an için olay sonrasında çıkan dedikodulardan dolayı ruh sağlığının bozulduğu kabul edilse bile bunun aradaki illiyet bağını kaldırmayacağı, ruh sağlığındaki bozulmanın temelinin sanığın cinsel saldırı eyleminin olduğu kabul edilerek Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin belirtilen eksik soruşturma gerekçeli bozma ilamına uyulmayarak önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir” denildi. Yerel mahkemenin direnme kararı geçtiğimiz hafta Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun gündemine geldi. Kurul, dedikodu incelemesine gerek görmedi ve yerel mahkemenin direnme kararını yerinde bularak onadı.
  • Hadıma adım adım onay

    Aylardır tartışma konusu olan Üreme Sağlığı ve Çocuk İstismarı Tasarısı’nda değişiklik yapıldı. Geçen hafta tasarının muhatabı olan Sağlık, Adalet ve Aile bakanları, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da onayıyla 2 önemli maddede değişiklik yaptı.

     

    YÖNTEM BELİRTİLMEDİ:

    İlk olarak, çocukları taciz eden veya tecavüzde bulunan istismarcılara verilen cezalar artırılırken, pedofili hastası hükümlülere, “kimyasal kastrasyon-ilaçlı hadım” uygulaması gündeme geldi. Bu ve benzeri tıbbi müdahalelerin yapılabilmesi için tasarıya “Çocuklara tecavüz eden pedofili hastalarına tıbbı müdahale yapılabilir” hükmü konuldu. Ancak, hangi yöntemlere, hangi aşamada başvurulacağı ayrıca düzenlenecek. Uygulamanın ayrıntıları, sağlık bakanlığı’nın hazırlayacağı yönetmelikte yer alacak.

     

     

    DOĞUM İZNİ 24 HAFTA: 

    Tasarıda yapılan 2’nci önemli operasyon ise doğum izni konusunda oldu. Tasarıyla 16 hafta olan doğum izni, 24 haftaya çıkartılıyor. Ancak sürenin uzunluğunun işverenler açısından kadın çalışandan vazgeçme sonucu doğurmaması için önlem alınıyor. İlave edilen 8 hafta için işveren yükünü devlet üstlenecek. Kadın çalışanın primleri işsizlik fonundan karşılanacak. Bu konudaki çalışmayı da Çalışma Bakanlığı üstlendi. Yeni yılın başında son rötuşları yapılarak, TBMM’ye sevk edilmesi beklenen tasarıda, daha önce kamuoyuna açıklanan maddelerde değişiklik olmadı.

     

     

    KÜRTAJ 10 HAFTADA SABİT:

    Buna göre, isteğe bağlı kürtajın 10 hafta olan süresinde değişiklik olmayacak. Süre, ensest ve tecavüz mağdurları için 20 haftaya kadar uzayabilecek. Kürtaj yaptırmak isteyen kadına vazgeçmesi için “bilgilendirme ve düşünme” hükmü kondu. Bu bilgilendirme erkeğe de yapılacak. Kürtaj, mutlaka kadın doğumcular tarafından tam teşekküllü hastanede yapılacak. Yasadışı kürtaj yapan hekime 8 yıl hapis cezası verilecek.

     

     

    O RAPOR BİTTİ:

    Taslağa göre, tecavüz ve taciz davalarında mahkemeler artık adli tıptan “ruhsal sağlığı bozulmuş mudur?” şeklinde rapor istemeyecek. Mağdurun, ruhsal sağlığının bozulduğu öncelikli karine olarak kabul edilecek. TCK’nın 102 ve 103’üncü maddelerinde yer alan tecavüz ve tacize yönelik suçlara verilen cezalar artırılacak. Tecavüzün ceza üst sınırı 18 yıl olacak. Mağdur, engelli çocuksa ceza yarı oranında artırılacak.

     

     

    İlaçlı hadım ne demek

    TIBBİ olarak kastrasyon diye ifade edilen hadımın 2 tipi bulunuyor. Biyolojik kastrasyon ve kimyasal kastrasyon. Kimyasal kastrasyonla, bireye hap içirilerek veya iğne yapılarak cinsel gücün azaltılması sağlanıyor. Kimyasal kastrasyon yoluyla insanın cinsel ilişkiye girebilme yeteneği elinden alınıyor, ancak bu aktivitesi ortadan kaldırılmıyor. Sadece bu kişi şahsi olarak cinsel ilişki başlatamıyor.

     

     

    Libido azalana kadar

    İNGİLTERE’de libido azaltılıncaya kadar günde 5 mg, sonra da 1 mg stilbestrol kullanılarak kimyasal kastrasyon uygulanıyor. Bu yöntem ayrıca, Çek Cumhuriyeti, Polonya, İngiltere, İsveç, Danimarka, Kanada da uygulanıyor.

  • Erzurum’da yılın davasına devam

    AHMET AKBUĞA
    ERZURUM (İHA) –

     

    Adalet Bakanlığı 6’ncı Tıp İhtisas Kurulu, Erzurum’un Pasinler ilçesinde 6 Nisan 2011 tarihinde tecavüze uğrayarak ağır bir şekilde yaralanan A.K. öğretmenle ilgili raporunu mahkemeye gönderdi. Raporda A.K.’nin travma sonrası ”ruh sağlığı bozulmuştur” denildi.
    Bugün Erzurum 3’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tutuklu sanıklar Ümit A., ve Kadir N. hazır bulundu. Duruşmada Ayşe öğretmenin ruh sağlığıyla ilgili beklenilen raporun Adalet Bakanlığı 6’ncı Tıp İhtisas Kurulu’nca gönderildiği ve raporda, “Kurumumuzca yapılan muayenede ruh sağlığını bozacak mahiyet ve travma sonrası stres bozukluğu denilen psikiyatrik bozukluk tespit edilmiştir” denildiği belirtildi.
    Sanıklardan Ümit A., savunmasında “diyecek bir şey yok” derken Kadir N. ise, “Bize isnat edilen suçtan dolayı neden adliye çıkışında linç girişiminde bulunulmadı. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.
    Mahkeme heyeti, avukatların tahliye istemini kuvvetli suç şüphesini gösteren delil ve bulgular gerekçesiyle reddederek tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
    Erzurum’un Pasinler ilçesinde oturan 23 yaşındaki A.K., Mart ayında Milli Egemenlik İlköğretim Okulu’nda bir öğretmenin doğum iznine ayrılması ile Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaya başlamıştı. Saat 14.30 sıralarında görev yaptığı okuldan evine gitmek üzere ayrılan A.K., Ağaç Minare Mahallesi Osmanağa Sokak’ta 2 kişi oldukları iddia edilen saldırganlar tarafından ağzı kapatılarak kaçırıldı. Direnen genç öğretmeni vücudunun çeşitli yerlerinden kesici aletle yaralayıp, başına taşla vuran ve cinsel istismarda bulunan saldırganlar, öldü diye bırakıp kaçtı. Kısa bir süre sonra kendisine gelen öğretmen, 100 metre uzaklıktaki dedesinin evine gitti. Kapıyı açan anneannesine, ‘Anneanne saldırıya uğradım’ diyen genç öğretmen yere yığılırken, yakınları hemen durumu polise bildirdi.