Etiket: TAZE

  • Beylikdüzü Klasik Müzik Günleri “Taze Bir Nefes” konseriyle başladı

    Beylikdüzü Klasik Müzik Günleri “Taze Bir Nefes” konseriyle başladı

    Beylikdüzü Belediyesi’nin bu yıl altıncısını düzenlediği Beylikdüzü Klasik Müzik Günleri, “Taze Bir Nefes” isimli konserle başladı. Brass quintet biçimine bir solist ekleyen Türkiye’deki ilk grup olma özelliği taşıyan Brassolist kendi düzenlemelerinden oluşan repertuvarları ile İstanbullu müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı.

    Beylikdüzü Klasik Müzik Günleri’nin altıncısı Yaşam Vadisi’nde düzenlenen konser etkinliği ile başladı. Açılış saat 21.00’de, Brassolist grubunun Yaşam Vadisi 6 Mayıs Gençliğimiz Var Sahnesi’nde verdiği ‘Taze Bir Nefes’ isimli konser ile yapıldı. Konsere çok sayıda müziksever katıldı. Konserde pandemi tedbirleri kapsamında alana girişler kontrollü yapılırken tüm katılımcılar maske ile konser alanına alındı. Bunun yanı sıra dezenfektan noktalarının bulunduğu konser alanında oturma düzeni de sosyal mesafe kuralına uygun olarak oluşturuldu.

    Brassolist grubu seyircilere unutulmaz bir akşam yaşattı

    2015 yılında İstanbul Devlet Opera ve Balesi brass sanatçıları tarafından kurulan Brassolist, jazz standartlarından türkülere uzanan renkli repertuvarını bir solist eşliğinde dinleyiciye sundu. Brass quintet biçimine bir solist ekleyen Türkiye’deki ilk grup olma özelliği taşıyan grup, 6 Mayıs Gençliğimiz Var Sahnesi’nin koltuklarını dolduran seyircilerin büyük beğenisini topladı. Konser sırasında yer yer seyirciler de Brassolist grubunun çaldığı eserlere alkışları ile eşlik etti.

    Konsere eşi Zehra Çalık ile birlikte katılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, konser sonunda sahneye çıkarak sanatçılara teşekkür etti ve bütün sanatçılara çiçek ve plaket hediye etti.

  • Buharkent’in taze inciri bayrama yetişti

    Buharkent’in taze inciri bayrama yetişti

    İnciri ile ünlü Aydın’da Türkiye’nin ilk taze inciri hasat edilmeye başlandı. Türkiye taze incirinin yüzde 61’ini karşılayan Aydın’da ilk taze incir hasadı ise Buharkent ilçesinde yapılıyor. En kaliteli incir olarak tescillenen sarılop cinsi taze incir diğer taze incirlere oranla Buharkent’te 15 gün erken hasat ediliyor. Buharkent Hali’nde bir araya gelen Kaymakam Kemal Ülkü, Belediye Başkanı Mehmet Erol ve üreticileri herkesi Aydın inciri yemeye davet etti.

    Aydın, 7 milyonu aşan incir ağacı ile Türkiye’nin incir deposu olarak biliniyor ve ilk sırada yer alıyor. Büyük Menderes Havzasının kuzey kesiminde yer alan incir üretimi ayrıca coğrafi işareti de tescillenmiş durumda. 16 bin incir üreticisinin bulunduğu Aydın’da incir en önemli geçim kaynakları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Kuru incir üretiminde en önemli merkezlerin başında yer alam Aydın, aynı zamanda erkenci taze inciri ile Buharkent Türkiye’nin en önemli üretim yeri olarak markalaşmış durumda.

    Bin 500 incir üreticisinin 15 bin dekar alanda taze incir üretimi yaptığı Buharkent’te ortalama 26 bin ton taze incir hasat edilerek iç ve dış piyasaya sunuluyor. Mevsim şartlarının uygun olmasından dolayı bu yıl daha yüksek ve daha kaliteli taze incir hasadı gerçekleştiren üretici, bir hafta önce başladığı hasat sezonunu bereketli bir şekilde sürdürüyor. Yaklaşık 20 gün daha sürmesi beklenen hasat nedeniyle ilçe toptancı halinde hareketli günler devam ediyor. Önceki yıllarda en büyük pazar olan Ukrayna, Rusya, İran, Irak ve Ortadoğu ülkelerine ihracatın kapalı olması nedeniyle kaliteli ve taze sarı incirler iç piyasaya sunulmak üzere kamyon, tır ve kamyonetlerle sevk edilmeye devam ediyor. Üretici ve ihracatçının beklentisi ise şuan ihracat için gümrük kapılarının açılması.

    Bir hafta önce hasadına başlanan taze incirleri iç piyasaya göndermeye başladıklarını ifade eden İncir Tüccarı İbrahim Sancak, “Aydın’ın en erkenci İncirlerinden sarılop incirimizin şu anda alımlarına devam ediyoruz. Hava şartlarının da çok iyi olması nedeniyle incirlerimiz çok kaliteli bu sene. Tek sıkıntımız gümrükler kapalı, ihracat kapalı. İnşallah en kısa zamanda o da açılacak. İran, Irak, Suriye, ondan sonra Rusya olmak üzere ihracata başlarsak inşallah daha değerinde alıcı bulacaktır. İncirlerimiz bu sene hiç olmadığı kadar kaliteli ve güvenilir vaziyette. İçi bal dolu. Herkesin yemesini tavsiye ediyoruz” dedi.

    Aydın Tarım ve Orman İl Müdürlüğünde Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Aydın Çelik, yaptığı bilgilendirmede, “Aydın ilimizde 37 bin hektar alanda incir üretimi yapılmakta olup ülkemizin incir üretim alanlarının yüzde 61’i ilimizdedir. Aydın denince incir, incir denince Aydın akla gelmektedir. Buharkent ilçemiz de taze incirin başkenti durumundadır. Taze incirin çoğu bu ilçemizde yetiştirilmekte olup ülkemizin ilk taze incir, siyah incir, sarı lop incir çeşidi ilçemizden Türkiye’nin her tarafına ve ihracata gönderilmektedir. Yaklaşık 15 bin dekar alanda taze incir üretimi yapılmaktadır. İlimiz 45 bin ton incir ihracatıyla ülkemizin incir ihracatının yüzde 80’ini karşılamaktadır. Buharkent ilçemizde yetiştirilen sarı lop incir ve siyah incir erkenci çeşit olup kalitesi ile ön plana çıkmaktadır. Tüm ülkemizin dört bir yanında incirimize talep bulunmakta olup ihracatta da hemen hemen her ülkeye ihracatı gerçekleştirilmektedir. Bu sezon olumsuz hava şartları görülmemiş, herhangi bir bitki koruma ve zirai olarak olumsuz bir sonuç bulunmamaktadır. Bu yılki incir üretimimizde olumsuz bir durum bulunmayıp kalitesi ön plana çıkmaktadır. Herkes özenle, zevkle, afiyetle yiyebilir. Bütün üreticilere bereketli bir yıl olmasını diliyorum” dedi.

    Buharkent’in en büyük ve en önemli ekonomik değerinin taze incir olduğunu ifade eden Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, “Dünyaca ünlü sarı lop cinsi Aydın İnciri’nin en erken hasat edildiği yer Buharkent’tir. Ve Buharkent taze incirin toptan ticaretinin yapıldığı tek merkezdir. O yüzden ekonomik potansiyeli ile insanların geçim kaynağı olması, en önemli değerdir bizim için. İlçemizde 25 bin ton civarında bir üretim yapılır. Buharkent ekonomisine 100 milyon civarında bir katkısı olur. O yüzden bizim vazgeçilmezimiz, en büyük değerimiz incirdir. Diğer bölgelere göre bir hafta 15 gün kadar daha erken hasadı yapılır. Kalitesi zaten üst düzeyde. Buharkentimizde taze incir üretimi ve satışı bir kültür haline gelmiştir. O yüzden bizi Aydın’ın diğer ilçelerinden ayıran en büyük özellik taze incir üretimidir. Bu sene de hava şartları iyi gidiyor. Hava koşullarına göre 40 gün daha hasat devam edecektir. Bu sene de hava şartları uygun olduğu takdirde geçen seneyi aratmayacaktır. Hem rekolte hem de kaliteyi inşallah yaşayacağız. Herkesi de taze incir yemeye davet ediyoruz. Dünyanın en kaliteli taze incirinin adresi Buharkent ilçemizdir. Bu lezzeti herkesin tatmasını isteriz herkes Aydın İncirini yesin” dedi.

    Buharkent Kaymakamı Kemal Ülkü de, “İlçemizde yaklaşık bin 500 incir üreticisi bulunmakta. 15 bin dekar da incir üretim bahçesi bulunmaktadır. Toplamda da 276 bin ağaç bulunmaktadır. Geçen yıl TUİK verilerine göre 5 bin 888 ton incir rekoltesi olmuş olup aslında gayri resmi hesapla 26 bin ton, yani ÇKS’ye kayıtlı olmayanla birlikte 26 bin ton olarak bilinmektedir. Buharkent taze incirin ilk hasadının yapıldığı şehirdir. Çiftçilerimize güzel ve bereketli, bol kazançlı bir yıl diliyorum” dedi.

  • Pandemi ile mücadeleye taze kan

    Pandemi ile mücadeleye taze kan

    Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi 2019-2020 akademik yılı yemin töreni, korona virüs önlemleri kapsamında maskeli ve sosyal mesafe kurallarına uygun olarak gerçekleştirildi. Okuldan mezun olan 105 hekim pandemi sürecinde görev yapmaya hazır.

    Covid-19 salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında mezuniyet törenleri iptal edilmişti. Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı mezun olan 105 hekim için mezuniyet töreni yerine, sosyal mesafe kuralları kapsamında yemin töreni gerçekleştirdi.

    Üniversitenin Osmanbey Yerleşkesinde yer alan amfi tiyatroda yapılan yemin törenine Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sabri Çelik, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Tahir Güllüoğlu, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Deniz, Üniversite Hastanesi Başhekimi Öğr. Dr. Üyesi Ahmet Güzelçiçek, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra Tıp Fakültesi 20’nci dönem birincisi Musa Doğru, mezunlar adına bir konuşma yaptı. Ardından Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Deniz açılış konuşmasını gerçekleştirdi. 105 genç hekimi mezun ederek meslek hayatına uğurlamanın gururunu hep birlikte yaşadıklarını belirten Dekan Deniz, Covid-19 salgını nedeniyle arzu ettikleri mezuniyet törenini gerçekleştiremediklerini, özellikle ailelerin evlatlarının bu mutlu gününde yanlarında olmalarını çok arzu ettiklerini ancak onların sağlığını korumak adına sosyal mesafe kuralları çerçevesinde sadece yemin töreni gerçekleştirdiklerini söyledi. Dekan Prof. Dr. Mustafa Deniz, “Fakültemizin bu gururlu gününde, sevgili genç hekimlerimizi, onları büyük emek ve özveriyle bu aşamaya getiren ailelerini ve fakültemizin değerli hocalarını en içten dileklerimle kutluyorum. Değerli aileler, altı yıl önce bizlere emanet ettiğiniz evlatlarınız, biraz sonra yemin ederek hekimlik unvanını alacaklar. Onlarla ne kadar gurur duysanız azdır. Göstermiş olduğunuz fedakarlıklardan dolayı sizleri yürekten kutluyorum. Fakültemizin değerli akademisyenleri, fakültemize geldikleri andan itibaren cevher gibi işlediğiniz sevgili öğrencilerimizi, mesleki ve sosyal yaşamlarında başarılara imza atacak bireyler olarak yetiştirerek bugüne getirdiniz. Onlara sadece hekimlik mesleğini öğretmekle kalmadınız, aynı zamanda bir birey olarak sorumluluklarını, ekibin bir parçası olarak paylaşmayı ve dayanışmayı, bir üniversite mezunu olarak topluma karşı görev ve sorumluluklarını öğrettiniz. Mezun olan hekimlerimizin yüksek bilgi donanımı ile mezun olmalarında göstermiş olduğunuz bu çabalardan dolayı mezunlarımız, aileleri ve fakültemiz adına sizlere şükranlarımı sunuyorum. En az sizler kadar bizler de heyecanlı, mutlu ve gururluyuz. Yıllardır devam ettirdiğiniz eğitim hayatınızın zorlu bir sürecini daha başarıyla tamamladınız. Arkanıza dönüp baktığınızda hepiniz bu süreçte zorlu bir eğitimden geçtiğinizi göreceksiniz. Hiç kuşkum yok ki, donanımlı ve öz güvenli hekimler olarak sizler, burada elde ettiğiniz bilgi birikiminizi, edineceğiniz deneyimler ve yeni kazanımlarla zenginleştireceksiniz. Başarılarınızı duymak bizler için en büyük gurur ve memnuniyet kaynağı olacaktır. Biraz sonra hekimlik yeminini edeceksiniz. Bu yemin sizlere çok büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Ben sizlerin bu sorumlulukların bilincinde olduğunuzdan eminim. Hekimlik, insanı yaşatmayı ve insana daha sağlıklı bir yaşam sunmayı ilke edinen, saygın ve onurlu bir meslektir. “Bu onurlu mesleğe ilk adımlarını atan, siz genç hekim arkadaşlarımı yürekten kutluyor ve sizlerle ayrı ayrı gurur duyduğumu belirtmek istiyorum. Yolunuz ve bahtınız açık olsun” dedi.

    Ülkemizin sağlık ordusuna yeni neferler yetiştirmenin gururunu yüreğinde hissettiğini belirten Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sabri Çelik, “Geçen yıl bu zamanlarda stadyumda büyük bir mezuniyet töreni gerçekleştirmiştik. Coşkulu bir şölen şeklinde geçmişti. Bu yıl korona tedbirleri kapsamında yapamadığımız mezuniyet törenimizi eylül ayında gerçekleştirme ümidindeyiz. Değerli hocalarımın gözetiminde altı yıllık hekimlik eğitiminizi tamamladınız. Mesleğinizi icra etmeye hazır vaziyettesiniz. Fakülte birincisi arkadaşınızın dediği gibi sloganımız, ‘Yakınlarınıza yapılmasını istemediğinizi, kesinlikle hastalarınıza da yapmayın’. Görevlerinizi en iyi şekilde yerine getireceğinize inancım tamdır. Sizler Harran Üniversitesinin birer temsilcisisiniz. Ailelerinize de sizleri bu zamana getirdikleri için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bundan sonraki hayatınızda sevdiklerinizle birlikte başarılar diliyorum. Yolunuz açık olsun” diye konuştu.

    Fakülte sıralamasında ilk 3’e giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından dönem birincisi tarafından yaş kütüğüne plaket çakıldı. Üniversite Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Güzelçiçek’in, 20’nci dönem mezunlarına yemin ettirmesiyle program sona erdi.

  • Derinin daha canlı ve taze görünmesi için gençlik aşısı

    Derinin daha canlı ve taze görünmesi için gençlik aşısı

    Medikal Estetik Hekimi Dr. Mehmet Akgün, Gençlik aşısı olarak da bilinen IAL Sistemin; kırışıklıkları dolgularla doldurmak yerine deriyi nemlendirmeyi, esnekliğini arttırmayı hedefleyen, teni canlandıran, yüz ve boyun derisinin geniş alanlarına uygulanan bir enjeksiyon tedavisi olduğunu söyledi.

    2003 yılında İngiltere’de başlamış olan bu uygulamanın daha sonra diğer Avrupa ülkelerinde ve ülkemizde de yapılmaya başlandığını anlatan Dr. Mehmet Akgün, “Bütün canlı organizmalarda bulunan doğal bir madde olan hyalüronik asidin bir türünden oluşuyor. Hyalüronik asit, yumuşak bağ dokularında ve göz çevresindeki sıvıda yüksek oranlarda bulunuyor. Bazı kıkırdak ve eklem sıvılarıyla deri dokusunda da vardır. Deri dokusundaki hyalüronik asit, kolajenlerle lifler arasındaki boşlukları dolduran jöle benzeri bir maddedir. Deri dokusundaki hyalüronik asidin görevleri şunlar: Kandaki temel maddelerin canlı deri hücrelerine taşınmasını sağlayan bir mekanizma oluşturmak, suyu tutarak deriyi nemlendirmek, mekanik ve kimyasal hasarlara karşı destek işlevi ve kayganlaştırıcı işlev görmek” dedi.

    Vücudumuzda bulunan hyalüronik asitin 18-20 yaşlarında azalmaya başladığını ve ilerleyen yıllarda cildin esnekliğini yitirmesine ve kırışıklık oluşumuna sebep olduğunu dile getiren Dr. Mehmet Akgün, “Güneşin UV ışınları ve yaşlanma, hyalüronik asit üretiminin azalmasının başlıca sebepleri. Hyalüronik asit yıllardır derin hatları ve kırışıkları doldurmak, kalçaları dolgunlaştırmak için kullanılıyor. Ciltteki hyalüronik asit düzeylerini artırdığı öne sürülen kremler ve tabletler de var ama bunların ne kadar yararlı olduğu tam olarak bilinmiyor. IAL Sistem deriyi uyararak doğal bir şekilde hyalüronik asit, kolajen ve elastin üretimi için büyük önem taşıyan ve cildin yapısını koruyan fibroblast oluşumunu artırır. Kan damarlarının gelişimini sağlayarak deriye daha fazla oksijen ve besin gitmesini sağlar, cildi hücrelere büyük zarar veren serbest radikaller korur. Sonuç olarak cilt daha genç, sağlıklı ve taze görünür. Diğer bir deyişle, bu antioksidan etki sebebiyle derinin yaşlanmasını önler ve bu nedenle günümüzde Gençlik Aşısı olarak tanınır” diye konuştu.

    Dr. Mehmet Akgün, gençlik aşısı üzerine şunları söyledi; “Geçici bir işlem olan bu sistem, toprağı gübrelemek benzeri bir işlev gösterip, derinin daha canlı ve taze görünmesini sağlar. İhtiyaca göre de yılda bir tekrarlanabilir.

    Nerede kullanılır? Yüz, boyun, dekolte bölgesi ve ellerdeki deriyi gerginleştirmek ve sıkılaştırmak için kullanılır. Kimler uygular? Sadece bu işin eğitimini alan doktorlar.

    Kimlerde kullanılmamalı? Hyalüronik asite karşı aşırı duyarlı olduğu bilinen kişiler. Tedavi programı İyi sonuç alınabilmesi için ilk 6 haftada 3 tedavi ve sonrasında aşırı yıpranmış ciltlerde 6 ayda 1, diğerlerinde yılda bir uygulanabilir. Hyalüronik asidin bilinen yan etkileri Enjeksiyon alanlarında geçici kızarıklık, şişme, ağrı, kaşıntı ya da hassaslık gibi enjeksiyona bağlı minik ve kısa sürede kendiliğinden iyileşen cilt lezyonları olabilir.”

  • Badmintona taze kan

    Badmintona taze kan

    Erzurum’da badminton aday hakem kursu düzenledi. İl Temsilcisi Hakan Ülgü, her geçen gün büyük ilgi gören badmintona yeni hakemler kazandıracaklarını söyledi.

    Erzurum’da Badminton Aday hakem kursu heyecanı yaşandı. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Badminton Federasyonu ve il temsilciliğinin ortaklaşa düzenledikleri hakem kursu yoğun ilgi gördü.

    Teorik derslerin Yakutiye Gençlik Merkezinde, uygulama eğitimlerinin Yakutiye Spor Salonu’nda yapıldığı aday hakem kursu iki gün sürdü.

    Kursa eğitimci olarak Badminton Federasyonu Merkez Hakem Kurulu(MHK) üyesi ve Milli hakem Mehmet Ekinci katıldı. Ekinci badminton hakem adaylarına tecrübelerini aktarırken, badminton hakemliğinin püf notlarını hakkında bilgi verdi.

    Badminton Federasyonu Erzurum İl Temsilcisi Hakan Ülgü, yoğun ilgi gören aday hakem kursuna katılan kursiyerleri kutlayarak, “Badminton Aday Hakemlik Kursumuz 31 kursiyerin katılımı ve milli hakemimiz aynı zamanda MHK üyesi Mehmet Ekinci hocamızın eğitimi gerçekleşmiştir” dedi.

    Türkiye Badminton Federasyonu Erzurum İl Temsilcisi ve Spor Sokağı Projesi Koordinatörü Hakan Ülgü, kursun Erzurum’da düzenlenmesini sağlayan Gençlik ve Spor İl Müdürü Fuat Taşkesenligil ile kursu Erzurum’a veren Federasyon Başkanı Murat Özmemik’e teşekkür etti. Ülgü, “Erzurum’da badminton hızlı bir şekilde gelişiyor ve bu spor dalına öğrencilerimiz yoğun ilgi gösteriyor. Bu nedenle de badmintona taze kan hakemler geliyor. Bunun için mutluyuz. Destekleri için İl Müdürümüze ve Federasyon Başkanımıza teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.