Etiket: Tayyip

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Terör ülkelerimiz başta olmak üzere Balkanlar ve Avrupa’nın da huzuruna kastediyor. Terörün amacının sosyal dokuyu tahrip etmek, farklı toplum kesimleri arasındaki kader birliğini dinamitlemek olduğunu gayet iyi biliyoruz. Terör eylemlerine karşı Bosna Hersek halkının gösterdiği birlik ve beraberliğin önümüzdeki dönemde de sürdürüleceğine inancım tamdır” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyeleri Dragan Çoviç ve Bakir İzetbegoviç ile ortak basın açıklaması yaptı. Bosna Hersek’in Avrupa kurumları ile bütünleşmesine ve Avrupa Atlantik yönelimine destek verdiklerini vurgulayan Erdoğan, “12 Ekim 2014 Genel Seçimlerinden sonra Bosna Hersek’te son derece olumlu bir atmosfer yakalandı. Bu müspet havayı uluslararası toplum gibi bizde memnuniyetle karşılıyoruz. Başta reform sürecinde kat edilen mesafe olmak üzere, Avrupa Birliği ve NATO süreçlerinde yaşanan gelişmeleri yakından izliyor ve destekliyoruz” diye konuştu.

    “İHTİYAÇ DUYACAKLARI HER ALANDA BOSNA HERSEK’İN YANINDA OLACAĞIZ”

    “Özellikle de 3 lider arasındaki birbirleri ile olan ortak akıl oluşturma ve müşterek çalışmadaki gayretleri, gerçekten örnek teşkil eden bir havadadır” diyen Erdoğan şunları kaydetti:

    “Özellikle dış politika alanında Devlet Başkanlığı Konseyi’nin yol gösterici ve kararlı tutumu ülkenin diğer kurumlarına da örnek oluyor. Türkiye olarak bundan sonra da iyi ve kötü günlerinde, ihtiyaç duyacakları her alanda Bosna Hersek’in yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum.”

    “TÜRKİYE, BOSNA HERSEK, SIRBİSTAN VE TÜRKİYE, BOSNA HERSEK, HIRVATİSTAN ÜÇLÜ DANIŞMA MEKANİZMALARININ SÜRDÜRÜLMESİ VE GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKİYOR”

    Türkiye’nin bilgi ve teknoloji birikimiyle Bosna Hersek’in atacağı adımlara destek olunacağını belirten Erdoğan, “İşbirliğimizin kapsamının genişletilmesi konusunda hemfikiriz. Gerek siyasi alanda gerek iktisadi alanda gerek ticari alanda, askeri alanda her alanda biz Bosna Hersek ile bu müşterek çalışmalarımızı sürdürmekte kararlı olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Tabii iş adamlarımız Bosna Hersek’teki yatırımları bizim için ayrıca bir gurur meselesidir. Bundan dolayı da müteşebbislerimizi, girişimcilerimizi ayrıca tebrik ediyorum. Türkiye birikimlerini tecrübeli ve dünya standartlarında hizmet veren firmalarıyla her türlü yardıma, teşebbüse hazırız. Türkiye, Bosna Hersek, Sırbistan ve Türkiye, Bosna Hersek, Hırvatistan üçlü danışma mekanizmalarının sürdürülmesi ve güçlendirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “TERÖRÜN AMACININ FARKLI TOPLUM KESİMLERİ ARASINDAKİ KADER BİRLİĞİNİ DİNAMİTLEMEK OLDUĞUNU GAYET İYİ BİLİYORUZ”

    Terör konusunda birlik ve beraberliğin sürdürülmesi gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, “Terör ülkelerimiz başta olmak üzere Balkanlar ve Avrupa’nın da huzuruna kastediyor. Terörün amacının sosyal dokuyu tahrip etmek, farklı toplum kesimleri arasındaki kader birliğini dinamitlemek olduğunu gayet iyi biliyoruz. Terör dünyanın her yerinde kan dökerek ayrılıkları derinleştirmeyi; kini, husumeti ve nefreti körüklemeyi hedeflemektedir. Terör eylemlerine karşı Bosna Hersek halkının gösterdiği birlik ve beraberliğin önümüzdeki dönemde de sürdürüleceğine inancım tamdır” ifadelerini kullandı.

    Terörün dini ve milliyeti olmadığını ifade eden Erdoğan şunları kaydetti:

    “Türkiye terörle mücadelesinde her daim Bosna Hersek’in ve dostlarının yanında olacaktır. Bir gerçeği daha özellikle burada vurgulamak istiyorum. Bosna Hersek ile olan dayanışmamızı, özellikle serbest ticaret anlaşması ile çok daha ilerilere taşımanın gayreti içerisindeyiz. Ülkelerimiz arasındaki yakın ilişkilerin diğer bir tezahürü Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali’nin düzenlenmesinde yaşanmıştır. 2017 yılında Bosna Hersek’te 2019 yılında ise ülkemizde yapılması öngörülen festival, Bosna Hersek’in talebi üzerine 2017’de ülkemizde 2019’da ise Bosna Hersek’te düzenlenecektir. Yapılan becayiş ile Erzurum özveride bulunarak bu büyük faaliyeti 2 yıl önce yapmayı kabul etmiştir. Böylelikle ülkemiz bu alandaki tecrübelerini 2019’da Bosna Hersek ile paylaşmayı kabul etmiştir. Ben bu düşüncelerle sözlerime son verirken tekrar Devlet Başkanlığı Konseyi’nin değerli Başkanı ve üyelerini misafir etmekten duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum.”

  • Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Onkoloji Hastanesi’nde Onkolog Sorunu

    Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Onkoloji Hastanesi tek bir onkolog doktor ile hizmet vermeye çalışıyor.

    Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlı olarak hizmet veren Onkoloji Hastanesi, Türkiye’nin en ile teknoloji ile donatılmış laboratuvar ve görüntüleme merkezlerinden bir tanesine sahip olmasına rağmen tek bir onkolog doktor ile hizmet vermeye çalışıyor. Her gün Rize ve çevresinden gelen yüzlerce kanser hastasına hizmet veren hastanede görevli doktorlar farklı bahaneler ile tayinlerini isteyip farklı hastanelere tayin olurken, geçtiğimiz aydan beri hastanede kanser hastaları ile tek bir Onkoloji Uzmanı Doktor hizmet veriyor. Bu doktorun da ay içerisinde farklı bir ile tayininin çıktığı öğrenilirken, tek onkoloğun da hastaneden ayrılması durumunda hastane onkolog doktorsuz kalacak.

    Konuyla ilgili bilgi veren Rize Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Orp. Dr. Gökhan Demiral, hastanede tayinlerden dolayı yaşanan doktor değişikliklerinin olduğunu belirtti. Demiral “Hastanede iki uzman doktor arkadaşımız vardı. Bir arkadaşımızın tayini çıktı ve ayrıldı. Şu anda bir uzman doktor arkadaşımız da her hangi bir aksama yaşanmadan hizmet vermeye devam ediyor. Bu arkadaşımızın da tayini çıktı. Tayini çıkan bu arkadaşımız hastanemizden ayrılmadan yerine 3 aylık geçici görevle başka bir uzman doktor arkadaşımızı görevlendireceğiz. Hastanemiz doktorsuz kalmayacak. Bu konuyla ilgili olarak biz ve ilgili makamlar bakanlık düzeyinde çalışmalarını sürdürüyor. Hastanedeki doktor sayısının arttırılması için de çalışmalar sürmektedir. Bakanlığımızın atayacağı doktorun dışında üniversitemizin de hastanemizde bir uzman doktor görevlendirmek için davetleri bulunmaktadır” dedi.

    Öte yandan hasta sayısı her geçen gün artan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Onkoloji Hastanesinde 2015 yılının ilk 9 ayında yaklaşık 14 bin 600 hastaya tıbbi onkoloji polikliniği hizmeti verildi.

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, barış dini İslam’ı kendi kirli emelleri için araç olarak kullanan bir avuç cinayet şebekesinin her gün Müslümanları katlettiğini belirterek, “Adına DEAŞ, El Kaide, Boko Haram denen bu karanlık yapılar İslam dünyasının başkaları tarafından tanzimine figüranlık yapıyor. Bu terör örgütlerinin en öncelikli hedefi kendileri ile aynı görüşü paylaşmayan diğer Müslümanlardır. Gençlerimizi zehirleyen, bin 400 yılık sahih İslam geleneğini yok etmeyi amaçlayan bu kanser hücrelerini vücuttan söküp atmak öncelikle Müslümanlar olarak bizlerin görevidir” dedi.

    İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi’nin (İSEDAK) 31. Toplantısı Bakanlar Oturumu İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı. Toplantının açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katılımcıları selamladı.

    “ÇOCUKLARIN AÇLIKTAN ÖLDÜĞÜ BİR DÜNYADA KİMSENİN HUZUR BULAMAYACAĞI AÇIKTIR”

    Dünyada küresel ekonomide yaşanan belirsizliklere rağmen İslam ülkelerinin dünya ticaretindeki payının arttığına dikkat çeken Erdoğan, “Bu tablo ardında gizlenen acı manzarayı da hep birlikte görmek zorundayız. Evet bugün İslam İşbirliği Teşkilatı nüfusunun yaklaşık yüzde 21’i yani 350 milyon kardeşimiz aşırı yoksulluk şartlarında hayata tutunmaya çalışıyor. Fakirliğin yoğun olarak yaşandığı sahra altı Afrika ülkelerinde bu oran yüzde 50’ye kadar yükseliyor. Televizyon ekranlarına yansıyan açlık, kıtlık görüntülerinin önemli bir kısmı teşkilat üyesi ülkelerde vuku buluyor. Mesela İslam İşbirliği Teşkilatı ülkesi üyelerde bin çocuktan 54’ü daha beş yaşına varmadan hayata gözlerini yumuyor. Bir tarafta asli ihtiyaçların dahi karşılayamayan milyonlarca insan varken, diğer tarafta milyarlarca dolar lüks için harcanabiliyor. ‘Müslümanlar kardeştir’ İlahi düsturuna ram olan bizlerin bir hakikati tespit etmesi ve buna göre istikametini çizmesi gerekiyor. Kardeşliğimiz ne kadarsa Müslümanlığımız da o kadardır. Kardeşi kardeşe bağlayan değerler sadece sevgi, ilgi ve muhabbet değil aynı zamanda bir haktır. Kardeşliği bir söylem, bir edebiyat konusu olmaktan çıkararak bir ahlak ve hukuk konusu haline getirmek zorundayız. İslam coğrafyası giderek bir ilim irfan coğrafyasından, zulüm ve mazlumiyet coğrafyasına dönüşüyorsa bunun en büyük sebebi kardeşlik ahlakı ve hukukunun ihlalidir. Çocukların açlıktan, susuzluktan, en büyük ihtiyaçları karşılanmadığı için öldüğü dünyada kimsenin huzur bulamayacağı açıktır” diye konuştu.

    “MERHAMETTEN YOKSUN BİR BÜYÜMENİN BİZİ GÖTÜRECEĞİ YER SORUNLAR YUMAĞIDIR”

    İslam ülkelerine yaşananlar karşısında büyük sorumluluklar düştüğüne dikkat çeken Erdoğan, “Merhamet ve adalet sıfatlarından yoksun bir büyümenin, gelişmenin, kalkınmanın bizi götüreceği yer esenlik değil sorunlar yumağıdır. Bugünümüzü ve yarınımızı teminat altına almanın yegane yolu dayanışmayı, işbirliğini arttırmak, dünyanın neresinde olursa olsun kardeşlerimizi dertleri ile hemhal olmayı başarmaktır. Diğer ülkelerin bizim sorularımızla ilgilenmesini beklemeden kendi meselelerimize eğilmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “TERÖR ÖRGÜTLERİ İSLAM DÜNYASININ BAŞKALARI TARAFINDAN TANZİMİNE FİGÜRANLIK YAPIYOR”

    Suriye’de yaşanan gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’de yaşanan iç savaş 5’inci yılına girmek üzere. Muhasebemizi Rabbimize karşı yapmamız gerekir. Hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekmemiz gerekir. Şu ana kadar 380 bin Suriyeli masum, rejimin devlet terörü neticesinde katledildi. 12 milyon insan yerini terk etmeye zorlandı. Irak, Filistin, Libya, Afganistan, Mısır, Lübnan ciddi sıkıntılarla boğuşuyor. Filistin’de kardeşlerimiz İsrail saldırıları karşısında insanlık dışı baskı ve şiddete rağmen onurlu bir mücadele veriyor. 8’inci yılını dolduran abluka 1.5 milyon insanın yaşadığı Gazze’yi açık hava hapishanesine çevirmiş durumda. Arakan’da şiddete maruz kalan binlerce mazlum çok zor şartlarda ya komşu ülkelerde, ya okyanusun dalgalarında yaşam savaşı veriyor. Bu yürek yaralayıcı manzaralar yetmiyormuşcasına barış dini İslam’ı kendi kirli emelleri için araç olarak kullanan bir avuç cinayet şebekesi her gün masum insanları, en başta da Müslümanları katlediyor. Adına DEAŞ, El Kaide, Boko Haram denen bu karanlık yapılar İslam dünyasının başkaları tarafından tanzimine figüranlık yapıyor. Bu terör örgütlerinin en öncelikli hedefi kendileri ile aynı görüşü paylaşmayan diğer Müslümanlardır. Bu örgütler en büyük zararı İslam ülkelerine, değerlerimize, medeniyetimizin en güzide eserlerine, alimlere vermiştir. Haricilerden Haşhaşilere kadar tarihte benzer örneklerini gördüğümüz bu şer şebekelerine karşı hepimizin kararlı bir duruş sergilemesi şarttır. Birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye etmenin tam zamandır. Aklı selime, bin düşünüp bir söylemeye, hayra çağırıp şerre dur demeye her zamankinden çok ihtiyacımız var. Gençlerimizi zehirleyen, bin 400 yılık sahih İslam geleneğini yok etmeyi amaçlayan bu kanser hücrelerini vücuttan söküp atmak öncelikle Müslümanlar olarak bizlerin görevidir” şeklinde konuştu.

    “KİMSE TERÖRÜ İSLAM’A SIFAT OLARAK KULLANAMAZ”

    Teröre karşı ortak bir tavır sergilenmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Suriye’de katledilen yüzbinlere olduğu gibi Ortadoğu ve Afrika’da öldürülenlere bir istatistik olarak bakılırsa, bu tavır terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürecektir. Kuşlara, balıklara, bitkilere gösterilen küresel hassasiyet şayet her gün Akdeniz ve Ege’de boğulan masum yavrulardan esirgenirse, bu aymazlığın sonu daha büyük bir felaket olacaktır. Sadece hayatta kalma, yaşama tutunma mücadelesi veren milyonlarca Suriyeli ve Iraklıların yüzlerine kapanan kapılar sorunu derinleştirecektir. Güvenlik ve huzurun yolu mültecilere tekme atmakta, içi insanlarla dolu botları şişleyerek batırmaktan, çığlıklarına kulak tıkamaktan değil onları kucaklamaktan geçiyor. Dikenli tel örgülerin, yüksek duvarların arkasına saklanarak sorundan uzak kalınamayacağını herkesin görmesi gerekiyor. Ayın şekilde islamofobik ırkçı tepkilerin sorunu daha derinleştirdiğini kabul etmeliyiz. Terörü bir inançla, milletle veya bölgeyle ilişkili hale getirmek kabul edilemez. Teröristin kimliğine bakarak bir dinin üyelerinin töhmet altında bırakılması, suçlu gibi savunma yapmaya zorlanması yanlıştır. Kimse İslam ile terörü bir arada ifade edemez, terörü İslam’a bir sıfat olarak kullanamaz. Buna kimsenin hakkı yoktur. Maalesef dini, dış görünüşü, dili, teninin rengi bundan dolayı ötekileştirilen kesimler bil hassa gençler, terör örgütlerinin propagandasına daha açık hale gelinebiliyor. Suriye’de sergilenen mezhepçi ve dışlayıcı politikalarla uygulanan yanlış stratejilerle yanı başımızda DAEŞ gibi bir örgütün ortaya çıkmasına neden oluyor. Esed rejiminin devlet terörüne göz yumarak Suriyeliler bombalamak suretiyle yanış politikalarla ısrar etmek bu canavara destektir.”

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Mültecilere yardım için daha fazla gayret edeceğimizi açıkladık. Mülteci olayı ile terörü birbirine karıştırmamak gerekir. G-20 olarak bu konuda dünyaya örnek teşkil etmemiz gerektiğine inanıyorum. Suriye’de insani güvenlik bağlamında atılması gereken adımlar çok fazla beklenilmeden hayata geçirilmelidir” dedi.

    Türkiye’nin dönem başkanlığında gerçekleştirilen G-20 Liderler Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Basın Merkezi’ndeki 1 numaralı salonda basın toplantısı düzenledi. Toplantı için salonun kapıları saat 14.30’da açıldı. Gazeteciler kontrollü olarak salona alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması, İngilizce, Arapça, Almanca, Fransızca, Rusça, İspanyolca olarak çevrildi. Toplantıyı yerli ve yabancı 300’e yakın basın mensubu izledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan G-20 Antalya Liderler Zirvesi’nin sonuçlarını paylaşmak için bir araya geldiklerini söyledi. 1 Aralık 2014 tarihinde Avustralya’dan devralınan G-20 dönem başkanlığını dün ve bugün gerçekleştirilen liderler zirvesi ile birlikte başarı ile tamamladıklarını aktaran Erdoğan, Antalya zirvesi sonuç bildirgesinin G-20’nin önümüzdeki dönem çalışmalarını şekillendirecek önemli bir belge olduğunu kaydetti.

    2016 yılı için G-20 dönem başkanlığını Çin Halk Cumhuriyeti’ne devredeceklerini dile getiren Erdoğan, “Zirve öncesinde Cuma gecesi Paris’te yaşanan terör saldırıları liderler olarak hepimizi derinden üzdü. Paris’teki terör saldırılarını şiddetle kınıyor ve Fransız dostlarımızın acılarını paylaşıyoruz. Dünkü ilk oturumda Beyrut’tan Bağdat’a, Ankara’dan Paris’e kadar terör saldırılarında hayatlarını kaybeden herkes için G-20 liderleri olarak 1 dakikalık saygı duruşunda bulunduk. 2015 Antalya Zirvesi’nin en önemli sonuçlarından biri dünya ekonomisin ve nüfusunun çok büyük bölümünü temsil eden G-20 ülkelerinin terörizmle mücadele konusunda güçlü bir duruş ortaya koymuş olmalarıdır” diye konuştu.

    “TERÖRÜN BÖLGESİ, DİNİ YOKTUR”

    2008 yılından bu yana G-20 Liderler Zirvesi’ne katılan bir lider olduğunu dile getiren Erdoğan, “Küresel barış ve istikrar sağlanmadan, güçlü bir küresel ekonomiden bahsetmemiz mümkün değildir. G-20’nin küresel istikrarı doğrudan etkileyen meseleleri görmezden gelmek gibi bir lüksü olamaz. Bu anlayışla zirvede finansal konuların yanı sıra terörizm ve mülteci krizini de ele aldık. Türkiye olarak terörizmin ne olduğunu iyi bilen, bunun ağır sonuçlarıyla 1970 yılından beri yüzleşen bir ülkeyiz. Terörle mücadele konusunda uluslararası işbirliği noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız. Bu mücadele samimi bir işbirliği ve dayanışmayı gerektirir. Terörizmle mücadelesi konusunda G-20 liderleri şunu kabul etmişlerdir ki, burada ortak bir bildiri kararlı duruşumuzu ortaya koyması bakımından önem ifade etmektedir. Terörün dini, milliyeti, ırkı, bölgesi yoktur. Terörizmi herhangi bir dinle ilişkili hale getirmek son derece yanlış. Böyle bir tavır o dinin mensuplarına yapılacak en büyük saygısızlıktır. Bütün dinler için hayat hakkı kutsaldır” şeklinde konuştu.

    Terör örgütleri arasında ayrım yapılmaksızın bu tehditle kararlı şekilde mücadele edilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, “Bu örgütler arasında ayrım yapan herkes, her ülke bizim gözümüzde terörizmle mücadele konusunda büyük bir hata yapar. Biz DAEŞ, El Kaide, YPG, PKK, DHKP-C terör örgütleriyle de aynı kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz. Kararlı ve somut adımlar atılması gerekiyor. G-20 liderleri olarak terör örgütleri ile ayrım gözetmeksizin görüş birliği içinde olduk. G-20’de temsil edilen ve içinde bizim de bulunduğumuz Müslüman liderler olarak, İslam’la hiçbir ilgisi olmayan DAEŞ terörüne ve vahşetine karşı ortak sorumluluğumuz üzerinde durduk. Bölgemizde ve dünyanın farklı köşelerinde meydana gelen çatışma ve istikrarsızlıklar hepimizi yakından etkiliyor. Çevremizde yönetilemeyen ülkeler ortaya çıktı. Suriye bu konuda öne çıkan ülkedir. Suriye’de yaşanan dramın etkilerini ilk günden beri yakından hissediyoruz. 2.5 milyon mülteciyi topraklarımızda barındırıyoruz. Bu mağdur insanların tamamını inanç ve köken farkı gözetmeksizin kapılarımızı açtık. Bizim için insanlık vazifesidir.Vatanlarından uzaklaşan insanların her geçen gün geriye dönüş umutları kayboluyor” şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle devam ettirdi:

    “Suriye’de bir çözümde ulaşılmadan göçmen ve terör sorunlarının üstesinden gelinemez. Uluslararası toplumun bu anlamda samimi bir dayanışma içerisinde hareket etmesi gerekiyor. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, terörden arınması, çoğulcu demokratik bir yönetime kavuşması bu sürecin amacıdır. Kendi halkını katleden Esed’in Suriye’nin geleceğinde yeri yoktur, olamaz. Esed bu şansı çoktan kaybetmiştir. Mültecilere yardım için daha fazla gayret edeceğimizi açıkladık. Mülteci olayı ile terörü birbirine karıştırmamak gerekir. G-20 olarak bu konuda dünyaya örnek teşkil etmemiz gerektiğine inanıyorum. Suriye’de insani güvenlik bağlamında atılması gereken adımlar çok fazla beklenilmeden hayata geçirilmelidir.”

    “G20 ZENGİNLER KULÜBÜ DEĞİLDİR”

    G-20’de dönem başkanı olarak, kapsayıcılık, uygulama, yatırım kavramlarının temel oluşturduğunu ifade eden Erdoğan, “Bankacılık ve sigortacılık sektörlerinden krizlerden etkilenmemesi için gerekli önlemleri aldık. G-20 bir zenginler kulübü değildir. Bizler kalkınma çabaları devam eden ülkeleri de temsil ediyoruz. Gıda kayıpları ve israfın azalması konusunu ilk kez G-20 gündemine taşıdık. Paris’teki iklim değişikliği zirvesine ben de katılacağım” dedi.

    ETKİN İŞBİRLİĞİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hali hazırda verilen taahhütlerin yarsını tamamladık. Bu mesafenin G-20‘nin toplam hasılasına binde 8 katkı sağlayacak. Antalya eylem planında güncellenmiş eylem planını bulabilirsiniz. Son yıllarda yaşanan önemli sıkıntılardan birisi de yatırımların durgunluğudur. Yatırımların canlanması için görüş birliğinde olduğumuzu gördüm. Yatırım ortamının iyileşmesi kaliteli alt yapı olması için KOBİ’lerde olması hususunda destekleniyor. 2018 yılına kadar 4.4 trilyon dolar arttıracak. Alt yapı ihtiyaçlarının sadece kamu ile karşılanması mümkün değildir. Kamu ve özel sektör etkin bir iş birliğinde dönüştürmeliyiz. Kamu iş birliği özel modellerinin daha etkin olması için iş birliğimizi sürdürdük” ifadelerini kullandı.

    “KAPSAYICILIĞI ISRARLA SAVUNACAĞIZ”

    Mevcut durumda kobilerin büyük şirketlere kıyasla dezavantajlı durumda olduğunu anlatan Erdoğan, “Finansal sistemlerinin en önemli aktörleri olan banka ve sigortaların krize sebep olmaması için ciddi adımlar atacağız. G-20 zenginler kulübü değildir. Bizler sadece belirli bir refah seviyesi yakalamış toplumları değil, kalkınmaya çalışan ülkeleri de temsil ediyoruz. Düşük gelirli ülkelerin halinden anlıyoruz. Bu anlayışlar kalkınma gündeminin 2030 gündemini destekleyecek şekilde mutabık kaldık. Kapsayıcılık ilkesini ısrarla savunacağız. Küresel bir sorun olan gıda kayıpları ve israfın azaltılması konularını G-20’ye taşıdık. Bir çağrıda bulunarak, bu yıl ilk kez enerji bakanları toplantısı gündemine Afrika da enerji verimini arttırmasını da konuştuk. Bu konuda bir sinerji oluşturmayı da hedefledik. İklim değişikliği konusunu da ele aldık. Bende dostum Hollande’nin daveti nedeniyle Fransa’ya gideceğim. Bu konu ivedilikle adım atmamız gereken konudur. İklim değişikliğiyle ilgili gelişmekte olan ülkelere yardım etmeliyiz” şeklinde konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

    Dünyanın ekonomi ve siyaset zirvesi olan G20 Liderler Zirvesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İŞ20 ve EMEK20 oturumunda konuşmasıyla başladı. İŞ20 ve EMEK20 Oturumu’nda konuşan Erdoğan, Türkiye’de ekonomik kalkınma için yeni adımlar atıldığını, gençler ve kadınlar için yeni girişimlerin başlatıldığını ifade etti.

    Dünyanın ve Türk iş dünyasının önde gelenlerinin yer aldığı toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, asgari ve ortalama ücretlerde ciddi artışlar kaydettiklerini belirtti. Erdoğan, “Etkin ekonomi ve istidam politikalarının uygulanabilmesi için işçi işveren arasında güçlü bir sosyal diyaloğun tesis edilmesi şarttır. Bunun G20 çerçevesinde başarılabilmiş olması sevindiricidir. Türkiye, güçlü sürdürülebilir ve dengeli büyümeye kapsayıcılığı da dahil ettik. Büyüme sadece rakamlardan ibaret değildir. Büyümenin kalitesi ve niteliği de önemlidir. Toplumdaki tüm kesimlerin, refah artışından pay almaları gerekiyor. Biz kapsayıcılığı daha fazla kaliteli istihdam oluşturulması eşitsizliklerin giderilmesi olarak görüyoruz. Sizler de İş20 ve Emek20 olarak yaptığınız çalışmalarda kapsayıcı büyümeyi benimseyerek G20’ye katkılarınızı sundunuz. Alın terini kutsal gören, emeğin karşılığının zamanında verilmesini emreden bir medeniyetin mensupları olarak bu konu bizim için çok önemli. Türkiye olarak başarılı sonuçlar elde ettiğimizi ifade etmek isterim. Asgari ücrette ve ortalama ücretlerde ciddi artışlar kaydettik” dedi.

    Avrupa’da şu anda asgari ücretin 200 euro civarında olduğunu ve bu rakamın nereden nereye gelindiğini gösterdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Türkiye’de konuşulan ise bin 300, bin 500 hatta daha ileri gidenler de var. Türkiye’deki konum çok çok farklı bir yere doğru gidiyor. Ben bu gelişmeden de mutluyum. Ancak asgari ücret malum bir taban belirlemedir. Herhangi bir işveren kalkıp da 3 bin lira maaş verdiği zaman kimse ona sen neden veriyorsun demez. 4 bin lira verdiği zaman, niye veriyorsun demez. E ne olur? Biraz az kazanmış olur. Ben de işverenlere tavsiye ediyorum. Biraz az kazanın, kazandıklarınızı dar gelirli insanlarla paylaşın. Bunu bir defa başarmamız lazım. Neden? Fakiri tahrik etmeyelim. Ve paylaşımcı anlayışı hayatımıza egemen kılalım. Buradan bir şeyi vurgulamak isterim. Hepimiz ölüp gidiyoruz, paraları beraber götürüyor muyuz? Beraber gelmiyor. Onlar bu dünyada kalıyor. Arkada varisler bunu paylaşacak. Gel bunu işçinle bir kısmını paylaş, ondan sonra da gök kubbede hoş bir seda bırak. Öldükten sonra da ’Sorma, bizim öyle bir patronumuz vardı ki gerçekten işçisinin hakkını çok ciddi manada gözetir, maaşını da iyi bir konumda verirdi’ desinler” diye konuştu.

    “SUNULAN TAVSİYELER UYGULANACAK”

    Kendilerine sunulan tavsiyeleri uygulayacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İŞ20 ve EMEK20 olarak sunulan önerilerin G20’de gerçekleştirecekleri görüş alışverişine katkı sağlayacağını söyledi. Erdoğan, “Bizlere bulunduğunuz tavsiyelerin uygulanacağından emin olun. Türkiye’nin çok kapsamlı bir reform programı var. Halkımız bize bu reformları uygulamamız için çok güçlü bir yetki verdi. Bu da Türkiye’de birçok iş fırsatının oluşacağı anlamına geliyor. Umuyoruz ki bu ziyaret, Türkiye’ye yaptığınız son ziyaret olmayacak ve sizler de Türkiye’nin başarı öyküsünün bir parçası olacaksınız. Biz de kesinlikle sizin işlerinizin burada başarılı olmasında yardımcı olacağız. İŞ20 ve EMEK20 olarak bize sunduğunuz öneriler G20’de gerçekleştireceğimiz görüş alışverişine katkı sağlayacaktır. Devletlerin yanı sıra işveren, gençler, kadınlar Sivil Toplum Kuruluşları ve düşünce kuruluşlarının bu süreci sahiplenmesi büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu.

    “İŞSİZLİK VE GENÇ İŞSİZLİĞİNDE SIKINTI YAŞIYORUZ”

    Genç işsizliği ve işsizlik konusunda çok ciddi sıkıntı yaşadıklarını söyleyen cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5.6’lık genel bir işsizlik oranının olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Şu an işsizlik özellikle de genç işsizliği konusunda çok ciddi bir sıkıntı yaşamaktayız. 5.6’lık genel bir işsizlik oranı var. Liderlerin bunu kabul etmesi gerekiyor. Böylece iş toplulukları da sizin adınıza yaptıkları çalışmaları iyi şekilde yürütülsün. Biz iş topluluklarının dünyaya iyiyi güzeli sunabileceğine inanıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı birkaç tavsiye vermek istiyorum bu konuda. Öncelikle Nairobi’de bir toplantı gerçekleşecek. Bu dünya ticaretini dünya ticaretini olumlu şekilde etkileyecektir. Biz bunu desteklemenizi istiyoruz. Finansal para akışı, KOBİ’lerin en ihtiyacı olan yerlerde kesilmiş oluyor. KOBİ’ler gençlere kadınlara istihdam sağlayan iş sahipleridir. Özellikle kadınların daha az güvenli işleri var. İki tane eylem hedefimiz var. Bunlardan biri dünyaya bağlantıyı sağlamaktır.”

    “TÜRKİYE’DE YENİ ADIMLAR ATILIYOR”

    Konuşmasının ardından kendisine yöneltilen soruya cevap veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tabi korumacılıktan da öte bu tavsiyelere benim şöyle yaklaşımım olacak. Acaba dünya sermayesi veya finansal sektör kıskanç mıdır? Bunun üzerinde bir düşünmekte fayda var. Ve son terör eylemlerine bir baktığımız zaman, acaba bu terör eylemlerinin temelinde veya sebepleri arasında bu kıskançlığın olması söz konusu mudur? Fakirlik acaba buralara dayanıyor mu? İşsizlik acaba buralara dayanıyor mu? Dünyadaki işsiz gençler eğer müteşebbis olacaksa acaba finans dünyası bunlara gerekli desteği veriyor mu, verebiliyor mu? İşsiz kadınlara finans dünyası gerekli desteği veriyor mu, verebiliyor mu? Şu anda Türkiye’de yeni bir adım atılıyor. Mesela herhangi bir genç bir yatırım yapacaksa, devlet destekli yatırım söz konusu. Ben küçük orta boy işletmeler için söylüyorum. Ticaretin kolaylaştırılması noktasındaki düşüncenizi aynen paylaşıyorum. Kaldı ki kapsayıcılık derken bu çok büyük önem arz ediyor. Bir kadın20 var, iki genç20 var. Adalet var ki çok çok önemli. Bunun adımlarını atmamız lazım. Acaba dünyada gerek kamu, gerekse özel sektörün dayanışması nasıl olacak bu çok önemli” değerlendirmesinde bulundu.

    “DÜNYA NETİCE ALMA NOKTASINDA”

    G20 sekretaryasının yatırımları uygulama noktasını takip etmesi gerektiğini de sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Acaba yatırımlar uygulama noktasında ne durumda? G20 sekretaryası bunu yakın takip etmeli. Eğer yapılan uygulamalar hakikaten netice veriyorsa demek ki başarıya gidiyoruz. Yoksa otururuz güzel güzel kahvemizi içeriz, böyle güzel yerlerde de toplanırız, ama dağılırız gideriz. Ama dünya artık dağılma noktasında değil, netice alma noktasındadır.”