Etiket: Tayyip

  • Elazığlı Recep Tayyip Erdoğan Sünnet Oldu

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 yaşındaki adaşı sünnet oldu.

    Elazığ’da yaşayan Orhan ve Çiğdem Erdoğan çiftinin 3 yaşındaki oğlu Recep Tayyip Erdoğan sünnet oldu. Erdoğan için Kültürpark Mamürat’ül Aziz Salonu’nda sünnet düğünü yapıldı. Düğüne katılanlar, sünnet olan 3 yaşındaki Erdoğan’a yakın ilgi gösterdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a duydukları sevgiden dolayı, çocuklarına ismini verdiğini kaydeden baba Orhan Erdoğan, Cumhurbaşkanı ile 2014 yılında tanışma fırsatı yakaladığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan kirvelik sözü aldıklarını belirten Orhan Erdoğan, “Başbakanlık döneminde 6 Mart 2014 yılında Elazığ’a geldiği zaman İçişleri Bakanlığı’na bir mail attık. İçişleri Bakanlığı o zamanın valisine mesaj attı, irtibata geçtik. Bizi havaalanına götürdüler. Orada Cumhurbaşkanımızla fotoğraf çektirerek, oğlumun kirveliği sözünü aldık” dedi.

    Oğluna Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ismini vermekten gurur duyduğunu aktaran baba Erdoğan, “Bize kirvesi olacağına dair bir söz vermişti. Biz de kirvesi onu yaptık. Cumhurbaşkanımız sözünü tuttu ama programının yoğunluğu nedeniyle gelemedi” diye konuştu.

    Sünnet düğününde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ailenin 2014 yılında çektirdiği fotoğraf da salonda gösterildi.

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Rize’de

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dokunulmazlıkların kaldırılması ile ilgili TBMM’de ilk oylamada “hayır” ikinci oylamada ise “Evet” verenlerin iki yüzlülükle suçlayarak “Bunlar, riyakardır, kusura bakmasınlar sahtekardırlar. Kendisi dışındaki herkesi aptal yerine koyanlara bu millet hak ettiği dersi verecektir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize Ticaret ve Sanayi Odası’nda vergi rekortmenleri ödül törenine katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’de turizmin önemine değinerek gelişi güzel yapılan binalara atıfta bulundu. Erdoğan yaptığı konuşmada, “Turizm Rize için en az çay kadar büyük para kazandırma potansiyeli olan bir sektördür. Rize aslında bir turizm alanıdır. Ama Rize’nin kadir kıymetini Rizeli bilmedi ki başkası bilsin. Başbakan olduğum günden beri söylüyorum. Allah aşkına Rize’de ev mi yapıyorsunuz. Ey yapıyorsanız şu yerel mimarı ile özgün mimarı ile ev yapın. Bakıyorsun çıkıyor da çıkıyor, dikey mimarı. Böyle bir mimarı proje felan da yok ha ! Kendi aklı ne elveriyorsa onu yapıyor. Ne sıvası var ne bir şeyi var. Bakıyorsun ki televizyonlarda filan birde resmi çıkarsa o zaman bayılıyor zaten. Güya övüldüğünü zannediyor. Böyle bir şey olmaz. Bizim özgür mimarimizin kendisi burada büyük bir çekim merkezi oluşturur. Nasıl Safranbolu ve Beypazarı evlerine gidiliyorsa Rize’ye sadece bunun için gelecek olan kişiler var. Birde ev yaparken zemini uygun olmayan yerlere ev yapmanın da bir anlamı yok. Ne zemin etüdü yaparlar ne bir şey. Gelir oraya kondurur ondan sonra bir sel felaketi olduğu zaman da deflete başlar küfretmeye. Devletin burada suçu ne suç senin. Ondan sonra devleti suçlaman bir anlamı yok. Ama ne diyor ’benim var altı yedi uşak. Onlarun hepsine burada birer tane daire olması lazım. Bu olmadan olmaz.’ Hedef bu. Onlara da başka bir yerde yaparsun da. ’Yok’ illa da o binanın içerisinde olacak. Bunları aşmamız lazım” diye konuştu.

    Yaylalardaki kötü görünümlü binaların kazınıp atılması gerektiği ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Tabii birde yaylalarımız var. Şimdi Ayder Yaylası’na çıktığınız zaman orada yapılan binalara şöyle bir bakın. Uygun demek mümkün müdür ? Hepsini kazıtıp atacaksın. Arkadaşlarıma da söylüyorum. Değişik kentsel dönüşüm projeleri yapıyoruz ya. Bunların bir tanesini Ayder’e bir tanesini de Uzungöl’e yapmamız lazım. Çünkü ülkemizi seviyoruz. O evlerde oturanları da seviyoruz aslında. Ama onlar kendilerini sevmiyorlar. Biz aynı zamanda çevreciyiz” şeklinde konuştu.

    “BİR DİKİLİ AĞAÇLARI YOK”

    Erdoğan’ın konuşmasında Yeşil Yol karşıtları da eleştirilerden nasibini aldı. Yeşil Yol karşıtlarının dikili bir ağacı bile bulunmadığını ifade eden Erdoğan “Bir Yeşil Yol projesi başlattık biliyorsunuz. Birileri çıktı yok Greenpeace yok bilmem ne. Bunların bir dikili ağacı yok bu ülkede. Nerede bir iş yapıyorsan karşında bunları bulursun. Nerede ne yaptın diye bir sorun bunlara. Biz bu ülkede fidan ve ağaç olmak üzere milyonları konuşmuyoruz. Milyarları bulan dikim yaptık. Türkiye’nin dört bir yanında. Bunları onlara rağmen yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz. Bunları yapıyoruz çünkü diyoruz ki, yeşil medeniyettir, su medeniyettir, yol medeniyettir. Yolu olmayanın, suyu olmayanın, yeşili olmayanın medeniyetten bahsetmesi mümkün değildir. Yavuz Sultan Selim köprüsü bitti. 26 Ağustos’da açılışını yapacağız. Oraya da gelip eylemler yaptılar. ’Biz istemezuk’ dediler. Bizde ’isteruk’ dedik” ifadelerini kullandı.

    “ÇANAKKALE BOĞAZI’NA DA KÖPRÜ YAPILACAK”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale Boğazı’na da köprü yapılacağını hatırlatarak, “Şimdi bir de Çanakkale Köprüsü’nü yapıyoruz inşallah. Köprü ile Anıt Tepe ile Çanakkale merkezi birbirine bağlayacağız. Ama bu bize başka bir şey kazandıracak. Avrupa’dan gelen tüm ağır vasıtalar bunlar İstanbul’a gelmeden Çanakkale Köprüsü ile İzmir’e ulaşacak. O köprü ile de Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayacağız. Bunlar yürek işi. Bunlar dertli olma işi. Bunlar aşık olmayı gerektiren işler. Ferhat Şirin’e ulaşmak için dağlar deldi. Biz de Ferhat’ız” dedi.

    “HDP İLE ANA MUHALEFET PARTİSİ İŞ TUTTU”

    Dokunulmazlık oylamalarında HDP ile hareket eden Ana Muhalefet Partisi CHP’yi de eleştiren Erdoğan, “Bunların insanı, vicdani, hani diyorlar ya biz Kürt hareketinin temsilcileriyiz diye. Hiç alakası yok. Bunlar bir üst aklın kendilerine verdiği talimatlar ile hareket ediyorlar. Eğer Kürtlerin temsilcisi ile Kürtlere yapılan yolların yapımına neden engel oluyorsun. Hava limanlarını yapanlara engel oluyorsun. Neden müteahhitleri tehdit ediyorsunuz. Mühendisleri neden kaçırıyorsunuz ? Öğretmenleri neden kaçırıyorsunuz ? Camileri yıkanlar, okullarını yakanlar bunlar değil mi ? Orada okuyan öğrenciler benim Kürt kardeşlerimin evlatları değil mi? O camilerde ibadet edenler benim Kürt kardeşlerimin kendileri değil mi? Terör destekli parlamentoda olan siyasiler ile Ana Muhalefet Partisi şu anda iş tutmuş durumdalar. Ana muhalefet partisinin başındaki bakın ne diyor. Şahsımla alakalı çok çirkin ifadeler kullanıyor. ’Diktatör’ vesaire gibi. Önce sen aynaya bak. Eğer diktatörün Cumhurbaşkanı olduğu bir ülke ise bu ülke sana bunu söyletmezler sana bunu konuşturtmazlar. Burada yaşayamazsın. Adeta ağızlarından salyalar akıyor. Bu millet yegane karar vericidir. Bir taraftan Atatürkçüyüm diyeceksin, sandıktan bir türlü çıkamayacaksın. Sadece hakaret ile netice almak isteyeceksin, alamazsın. Bu millet sana yürü demez. Çünkü ahlaken sıkıntılısın” eleştirilerinde bulundu.

    “OPERASYONLAR SÜRECEK”

    Erdoğan, terör operasyonlarının nihai hedefe ulaşana kadar süreceğinin de altını çizerek “Dokunulmazlıklarla ilgili ’biz destekliyoruz’ dedi. İki gün önce yapılan oylamada desteklediler mi ? İktidar partisi ile MHP beraber yüklendiler. 350-355’i yakaladılar. Bugün nasıl olduysa geri döndüler. Bunda bir hikmet var. Bugün hamdolsun 376’ya kadar çıktı. Böylece referanduma gitmeye gerek kalmadan kabul edildi. Referanduma gitseydi millet en az yüzde 70-80 ile kabul edecekti. Bölücü terör örgütünün desteklediği o zaten hiç önemli değil. Onlar şu anda devam eden operasyonlarla kendilerine yeni bir gelecek hazırlamanın gayretindeler. Bu operasyonlar Güneydoğu’da nihai netice alınana kadar devam edecektir. Şehitlerimiz var ama güvenlik güçlerimiz bu yola çıkarken zaten hepsi hedefine şehadeti koydu. Bu şehitlerimizin karşılığını da tüm kardeşleri çok kararlı bir şekilde aldılar. Almaya devam ediyorlar. Bire 10 değil, bire 20 bire 30. Tabii ki bunlar ölçülmez ayrı bir konu. Ama hesabın sorulması çok önemli. Biz tüm o bölgelerde inşallah kentsel dönüş ile kimin ime dost olduğunu kimin, kimin temsilcisi olduğunu göstereceğiz. Bölgeyi yeniden inşa ederek mücadelemizi önümüzdeki süreçte çok farklı bir şekilde devam ettireceğiz” dedi.

    “HADDİNİ BİL”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kan üzerinden siyaset yapan Kılıçdaroğlu’na eleştirilerini sürdürerek şu ifadeleri kullandı:

    “Ana muhalefetin başındaki zat ne diyor; ’Kan bizimle başlamış’ sen kimsin ya. Önce haddini bil. Bu ülkede demokrasinin yolu sandıktan geçer. Kanla bu iş olacaksa koltuk, dirsek teması içerisinde olduğun kişiler onlar zaten bu işi yapıyorlar. Geldikleri yer en fazla 80’di ne oldu 1 Kasım’da o 80 ne oldu yarı yarına nerdeyse indi. Şimdi daha da beter olacaklar. Bu ülke demokrasi kurumlarını oturtmuştur. Bizim ülkemizde demokrasi en uygun çıkış yolu olarak kabul edilmiştir.”

    “BU MİLLET BUNLARA HAK ETTİĞİ DERSİ VERECEKTİR”

    Erdoğan, dokunulmazlık oylamalarında destek vereceğini açıklayıp hayır oyu verenleri sahtekarlıkla suçlayarak konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Dokunulmazlıklar meselesi başta olmak üzere terör örgütü veya onu destekleyen yapılar ile birlikte hareket eden herkes daha önce şehirlerimizde şimdi de Dürümlü’deki katliamın kusura baksınlar, ortağıdırlar. Meclisteki Anayasa görüşmeleri kimin nerede durduğunun anlaşılması için tam bir turnusol kağıdı olmuştur. Milletin karşısına çıkıp ’evet’ oyu vereceğiz diyen, kendisine itiraz edenleri ’yeni bir taktiğimiz var’ diye susturan zatın aslında tüm amacının bölücü örgütün desteklediği milletvekillerini kurtarmak olduğunu hep birlikte görüyoruz. İlk turda ’hayır’ ikincide kısmen ’evet’ oyu verenler iki yüzlüdür. Riyakardır, kusura bakmasınlar sahtekardırlar. Kendisi dışındaki herkesi aptal yerine koyanlara bu millet hak ettiği dersi verecektir”

    Erdoğan, konuşmasının akabinde düzenlen törenin ardından Rize’nin İkizdere İlçesi’ndeki RİDOS Termal Oteli’ne hareket etti.

  • Cumhurbaşkanı referandumu işaret etti

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün dokunulmazlıklarla ilgili parlamentoda bir oylama yapılacağını hatırlatarak “Dokunulmazlıklarla ilgili oylama inşallah hayırlısıyla neticelenir. Böylece eğer 367 aşılmazsa 330-367 arasında bir netice çıkarsa o zaman bu işin asıl sahibi olan millete gidilecek. Benim aziz milletim de gereken cevabı verecektir” dedi.

    Memleketi Rize’deki 2 günlük programı için bugün öğle saatlerinde Cumhurbaşkanlığı’na ait özel uçakla Ankara’dan Trabzon’a gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon Havalimanı’nda Rize’ye hareketi öncesinde otobüsün üzerinden kısa bir konuşma yaptı. Beraberinde bakanlar Veysel Eroğlu ve Süleyman Soylu ile birlikte otobüsün üzerinden havalimanına kendisini karşılamaya gelen kalabalığa hitap eden Erdoğan, “Cumanız mübarek olsun, geleceğimiz aydınlık olsun. Kardeşlerim, bildiğiniz gibi bugün Rize’de sanayici, tüccar, iş adamlarımızın ödül töreni var. Bir diğer taraftan yine yüksek yargı organı mensuplarımız ile birlikte Rize seyahati yapalım dedik. Onlarla birlikte Rize’de olacağız. Bu vesileyle de sizlerin toplandığınızı duyunca selamlamadan geçemezdim. Yıllar yılı bir şey söyledik. Bildiğiniz gibi sizlerin bu ilgi alakası sorumluluğumuzu arttırıyor. İnşallah yorulmadan yolumuza devam edeceğiz. İnşallah bu millet yeniden bir tarih yazıyor. Bu tarih yazmaya devam edeceğiz. Dünyada modern ülkeler arasında yerimizi alacağız. G-20 ülkeleri arasındayız, biz bunlara doymuyoruz. Ama ilk 10 içerisindeki yerimizi alacağız, bunu sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz. Onun için heyecanımızdan hiçbir şey kaybetmeyeceksiniz. Onurumuzdan asla taviz vermeyeceğiz. Bu onur bu milletin onurudur” dedi.

    Dokunulmazlıklarla bugün TBMM’de yapılacak oylamaya dikkat çeken Erdoğan “Bugün biliyorsunuz dokunulmazlıklarla ilgili parlamentoda bir oylama var” diyen Erdoğan, “Hainleri meclisten çıkarın” sesleri üzerine “İnşallah diyerek sözlerine şöyle devam etti:
    “Dokunulmazlıklarla ilgili oylama inşallah hayırlısıyla neticelenir. Böylece eğer 367 aşılmazsa 330-367 arasında bir netice çıkarsa o zaman bu işin asıl sahibi olan millete gidilecek. Benim aziz milletim de gereken cevabı verecektir.”

    “ORADA NE YAPIYORSUN”
    Erdoğan, tek, bayrak, tek vatan, tek devlet, tek millet vurgusunda bulunduktan sonra paralel devlet yapılanmasına vurgu yaparak “Bizim tek devletimiz var. bunun dışında bir devlet; neymiş o paralel devlet, asla. Ne bu böyle. Ne işin var senin Pensilvanya’da. Neymiş, hocaymış, Hoca geç mihraba, mihrapta çalış ya. Orada ne yapıyorsun ? bir kısmı kaçtı, Türkiye’nin dışında. Ne demiştik; Trabzon’da bir konuşmada ‘inlerine gireceğiz’ demiştik. Kaçan kaçıyor yakalananlar da cezaevinde. Ama hala devam ediyor, daha bitmedi. Daha çok işimiz var. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. Niye bunlar öyle cins ki paralel yapı şuanda bölücü terör örgütü ile omuz omuza. Bir bakıyorsun CHP ile omuz omuza. Nereden tutturuyorsa oradan gidiyor, dürüst değil” diye konuştu.

    Erdoğan, konuşmasının ardından helikopterle Rize’ye hareket etti.

  • Kılıçdaroğlu’nun ’kan’lı sözlerine cevap verdi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Başkanlık sistemini bu ülkede kan dökmeden gerçekleştiremezsiniz” diyen ana muhalefet partisi lideri Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle eleştirdi.

    Ankara’da düzenlenen ‘Türk Siyasi Tarihinde Yerli ve Milli İrade’ programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kan dökmek; diktatörlerin, zalimlerin, bazen de meczupların işidir. Ana muhalefetteki şahsın bunlardan hangisi olduğunu ben milletimin takdirine bırakıyorum” dedi.

    Erdoğan, başkanlık sistemi konusunda millet ne derse onun olacağını ifade ederek, “Er ya da geç bu milletin önüne yeni anayasa, başkanlık gelecek” diye konuştu.

    “BİZ İKİ GÜLÜCÜĞÜNÜZE BU VATANIN DEĞERLERİNİ DEĞİŞMEYİZ“

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, vize muafiyeti için Türkiye’den ‘terörle mücadele kanununu yumuşatmasını’ isteyen Avrupa Birliğine de yine sert sözlerle yüklenerek, “Siz ne zamandır Türkiye’yi idare etmeye başladınız. Kim size bu yetkiyi verdi?” diye sordu. Terörle mücadelenin asla gevşemeyeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı, Avrupa Birliğine de, “Biz iki tane gülücüğüne bu vatanın birliğini değişmeyiz, bunu böyle bilin” dedi. Birliğe bir kez daha rest çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Avrupa Birliği, Türkiye Cumhuriyeti Devleti yerine terör örgütünü muhatap alacak kadar küçülmeye razıysa bizim açımızdan hiçbir sorun yok. Çünkü biz terör örgütüne hangi gözle bakıyorsak onların tezlerini savunanlara da aynı gözle bakarız” ifadelerini kullandı.

    “ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM”

    Erdoğan, Bangladeş’te Cemaat-i İslami partisinin lideri Nizami’nin idam edilmesini de kınayarak, “Cemaat-i İslami partisinin lideri Motiur Rahman Nizami’nin idamından duyduğum derin üzüntüyü sizlerle paylaşmak istiyorum. Nizami’ye AllaH’tan rahmet, dünya Müslümanlarına başsağlığı diliyorum” dedi. “Zalimler için yaşasın cehennem” ifadesini kullanan Erdoğan, “Türkiye’nin Dakka Büyükelçisini geri çağırdığını da açıkladı.

    Türkiye’nin haksızlığa uğrayan herkesin temsilcisi olmaya çalıştığını anlatan Cumhurbaşkanı, idam edilen Müslüman olunca ne AB’den ne de başkalarında bir ses çıkmadığına da vurgu yaptı. Erdoğan, Nizami’nin idam edilmeden önce yazdığı mektuptan bir kısım da okudu.

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcileri İle Buluştu

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sivil toplum kuruluşları temsilcilerine yaptığı konuşmada, Paralel Örgüt yapılanmasına tepki göstererek, “Milletimizin, çocuklarının rızkından keserek, verdiklerini, himmetleri, hasenatı, dünyanın bir çok ülkesindeki Türkiye karşıtı lobilere peşkeş çektiler” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malatya’da toplu açılışını yaptıkları eserlerden olan nikah dairesi ve çok amaçlı toplantı salonunda, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda konuşan Çumhurbaşkanı Erdoğan, 14 ay aradan sonra Malatya’ya 15. kez geldiğini söyleyerek, Cumhurbaşkanı olarak ise kente ikinci kez geldiğini hatırlattı. Malatya’da son 13-14 yılda 13.5 milyar kat trilyon yatırım yapıldığını ifade eden Erdoğan, etrafındaki ateş çemberine rağmen Türkiye’nin istikrar adası gibi tüm mazlumların umudu olduğunu ifade etti. Erdoğan, “Ülkemizin içerisinde yer aldığı geniş coğrafya, tarihi nitelikte değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Etrafındaki ateş çemberine rağmen Türkiye bir güven istikrar adası vasfıyla, tüm mazlumların umudu olmaya devam ediyor. Ülkeyi yönetme sorumluluğu üstlenen siyasetçiler olarak, bizler de sancılı dönemde ülkemizin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katmak suretiyle var gücümüzle çalışıyoruz. Bir taraftan ülkelerindeki krizden kaçıp ihtiyaç sahiplerine yardım ederken diğer taraftan mega projeleri tek tek hayata geçiriyoruz. Yavuz Sultan Selim köprüsünden sonra Osmangazi Köprüsünde son tabliyesini yerleştirdik. Avrasya tünelimiz, İstanbul’a üçüncü havalimanızı, hızlı tren hatlarımız, otoyol ve tünel projelerimizin inşaası hızla sürüyor” dedi.

    EKONOMİK BÜYÜME

    Pazartesi günün açıklanan enflasyon rakamlarını da değerlendiren Erdoğan, tüm olumsuz koşullara rağmen ülkenin ekonomisin de büyüdüğünü ifade etti. Sabotaj, saldırı ve tehdide rağmen Türkiye’nin Suriyeli mültecilere de ensar görevini yerine getirdiğini vurgulayan Erdoğan, “Enflasyon rakamları ülkemizin son bir yılda yaşadığı, iki seçime ve atlattığı onca badirelere rağmen, ekonomimiz de sağladığımız güven iklimini yeniden tescil etmiştir. İşte mesele, özellikle faizde 0,50 puanlık düşüş, olayı nasıl etkiliyor bu da ortada. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında ve yurt içi üretici fiyatlarında Mayıs 2013’ten bu yana en düşük seviyeye gerileyerek, hedeflerimiz noktasında bize güç vermiştir.Aynı şekilde büyüme rakamlarımız da bu olumlu tabloyu desteklemektedir. Ülkemiz dördünce çeyrekte,yüzde 5,7 büyüyerek son 17 çeyreğin en yüksek performansını sergilemiştir. Keza sanayi üretim endeksi yüzde 58 artışla, son 7 ayın zirvesine ulaştı. Mart ayında borsada yabancı yatırımcılar bir milyar doların üzerinde hisse senedi alımı yaptılar. Geçtiğimiz 13 yılda dünya ticareti 2.6 katına çıkarken, Türkiye’nin dış ticareti, 4 katına yükseldi. Ülkemizin dünya ticareti içindeki payı binde 57’den binde 89 seviyelerine ulaştı. Yanlar yüzde binler seviyesine yaklaştı. Bunlar yaşadığımız onca tehdide, sabotaj girişimine ve saldırıya rağmen ulaşılmış başarılardır. Yani bir tarafta içeride ve dışarıda terörle mücadele ediyorsun, öbür tarafta 3 milyon insana ensar muamelesi yaparak, ev sabi oluyorsun, bir taraftan da büyümeye devam ediyorsun. Alan el olarak değil, veren el ola bir Türkiye’nin geldiği nokta budur” ifadelerini kullandı.

    “ÜCRA KÖŞEDEKİ BİR ÜLKE HAPŞIRSA NEZLE OLAN TÜRKİYE’DEN, KRİZLERE DİRENÇ KAZANAN TÜRKİYE

    Türkiye’nin uluslararası kuruluşlarının da tahminlerinin çok üstünde büyüme kaydettiğini ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin ücra köşede hapşıran devletten nezle kapan bir ülke konumundan, krizlere direnç kazanan bir ülke konumuna taşındığını ifade etti.

    Bu durumu çekemeyenlerin olduğunu anlatan Erdoğan, “Büyüme rakamları uluslararası kuruluşların ülkemiz ile ilgili tahminlerinin çok üstündedir. Dünyanın en ücra köşesindeki bir ülke dahi hapşırsa nezle olan bir Türkiye’den, küresel krizlere direnç kazanmış, kendi imkanları ile bu krizleri aşan Türkiye’ye ulaştık. Bu durumu hazmedemeyen, Türkiye’nin kendi başarı hikayesini yazmasından , diğer ülkelere örnek olmasından rahatsız olan kesimleri biliyoruz. İç meseleleri ile uğraşmaktan Etrafındaki olup, bitenlerlerle ilgilenmeyen, güçsüz, iddiasız, yarı müstemleke bir Türkiye görüntüsü çok uzun bu çevrelerin işine geldi. Millet nazarında hiç bir karşılığı olmadığı halde millete mürebbiyelik yapmaya hak görenler, milletin güçlenmesini bir türlü kabullenemediler. Bunlar için Türkiye uğruna can verilecek bir vatan değil, sadece imkanlarından faydalanacak bir ülkedir. Millete tepeden bakmaya, hor görmeye alışanlar,Yeni Türkiye’yi kendileri için yaşanılmaz bir yer olarak ifade etmeye başladılar. Rahmetli Cemil Meriç, böyleleri için. Vatanını yaşanmaz görenler, vatanını yaşanmazlaştıranlardır’ diyor. 2002 yılı 3 Kasım’dan beri bunların medyada, siyasette, akademide, ticarette, sanatta, sinemada bolca örneklerine şahit olduk, oluyoruz” diye konuştu.

    PARALEL YAPIYA ELEŞTİRİ

    Paralel yapıyı eleştiren Erdoğan, “Kendi ülkesine ve milletine karşı husumet besleyenler her dönemde farklı kimliklerle karşımıza çıktılar. Kimi zaman darbeci, vesayetçi, gezici, kimi zaman paralel yapı oldular. Adları ve temsilcileri farklıydı, ama amaçları aynıydı. Bunların pek çoğunu geçmişten beri biliyoruz, ona gardımızı alıyorduk. Bazen hiç ummadığımız yerden darbeler aldığımız da oldu Paralel ihanet çetesi, bunlardan biriydi. Milletimizin çocuklarının rızkından keserek, verdiği imkanları, himmetleri, hasenatı, dünyanın bir çok ülkesindeki Türkiye karşıtı lobilere peşkeş çektiler. Bir çok yerlerde, senato seçimlerinde, milletvekilleri seçimlerinde, onlara bunları parasal yardımla yedirdiler. ‘Hizmet, altın nesil’ diyerek, devşirilen Anadolu çocukları, dünyanın dört bir yanında ülkemizin ve milletimizin itibarını lekelemek için birer piyon olarak kullanıyor. Son ABD ziyaretimizde, konferans vermek üzere gittiğimiz binanın önünde gördüğümüz, utanç tablosu, bu çetinin artık, kimlerin oyuncağı olduğunun en son örneğidir. Bölücü terör örgütü mensupları ile Ermeni diasporası ile hareket etmekten, aynı safta yer almaktan çekinmeyen paralel ihanet çetenin, adeta ülkeleri ile hiçbir bağlarının kalmadığını ilan ediyorlar. Ermeni asala örgütü mensupları ile bir aradaydılar. Orada el ele, onların paçavraların önünde, bize karşı slogan atıyorlar. Aynı şekilde bölücü örgütün siyasi temsilcileri ülke ülke dolaşarak, terör örgütlerin kanlı eylemlerini temize çıkarmaya,canlı bombaları kahraman gibi göstermeye, terörü meşrulaştırmaya çalışıyorlardı.Ana muhalefet partisinin de bunlara lojistik ve moral verdiğini görüyoruz. Milletten korktukları için güya dokunulmazlık konusunda güya tavır aldılar. Şimdiden su koy vermeye, işi sulandırmaya, yokuşa sürmeye başladılar. Şunu bir an önce olsun akıllarından çıkarmasınlar ki, milletimizin yaşanan tutarsızlıklarını, girilen kirli ittifakların kaydını hafızasını kaydediyor. Güneşe karşı gözlerini kapayan sadece kendisine gece etmiş olur. Olay budur. Karanlık odaklarla iş tutan herkes zamanı gelince milletimize mutlaka hesap verecektir” dedi.

    MİLLET İRADESİ

    Siyasete atıldığı ilk günden itibaren “İki günü birbirine eşit olan ziyandadır” hadisi şerifini kendisine düstur olarak aldığını belirterek, 40 yıldır aynı düsturla millete hizmet etmenin, taş üstüne taş koymanın hedefinde olduğunu da sözlerine ekledi.

    Millete hizmet gayesi olanların önünü açmaya gayret ettiğini anlatan Erdoğan, milletin hizmet eden ve istismar edeni çok kolay ayırt edebildiğini vurguladı. Erdoğan, “Hizmet gayesinde kim varsa, desteklemeye önünü açmaya gayret ettik. Asıl mesele 79 milyonun menfaatidir. Asıl meselemizi, asıl hedefimiz hakkın rızasını kazanmak, halkımızın da gönlünde müstesna yer edinmektir. Bizim milletimiz tarih boyunca kendisine hizmet eden ve istismar edeni, hasbi hasabi olanı ayır eden bir millet. Milletin unutmayın, hassas terazisi hiçbir zaman şaşmaz. 7 Haziran ile 1 Kasım’a bakın şaştı mı, şaşmadı. Anında 4-5 aylık süreçte hemen kantar tam manası ile yerine oturdu. Bu aziz millete güvenen, milletle yol yürüyen herkes daima kazanmıştır. Biz siyasi hayatımız boyunca bunu defalarca yaşadık. Tecrübe ettik. Önümüze çıkartılan engelleri demokrasimize ve ekonomimize yönelik sabotaj girişimleri, biz bu salonu dolduran sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte bertaraf ettik. Şayet ülkemizde demokrasi kök salmışsa, bizim mücadelemizin yanında kendi iradesinin yok sayılmasına rıza göstermeyen Malatya gibi şehirler sayesindedir. Bu şekilde dik durduğunuz sürece emin adımlarla 2023 hedeflerine yürüyecek, tüm kriz beklentilerini inanıyorum ki boşa çıkaracaksınız” ifadelerine yer verdi.

    Şehre yapımı planlanan onkoloji hastanesine iş adamlarının da katkı sağlaması yönünde çağrıda bulunan Erdoğan, “Bu önemli proje. Malatyalı iş adamlarımızın da, imkanlarıyla katkı sağlamasını ve sahip çıkmasını arzu ediyoruz. Yatırımların artarak devamı bize kazandırır. Ne kadar verirseniz çok daha fazlası size geri döner” dedi.

    ANNELER GÜNÜ KUTLAMASI

    Nikah Dairesi ve Çok amaçlı salon, Yaşam Merkezi gibi yeni tesislerin hayırlı olmasını yineleyen Erdoğan, tüm annelerin günün kutladı. Erdoğan, “Bizim için anneler günü bir gün değildir. Annelerimiz için sadece bir gün yok. Tüm ömür bizim için anneler günüdür. Ayakların altı öpülesi anneler. Onlar başka. Şuanda belki annesi olanlar, kıymetini bilmeyebilir. Annesini kaybedenler bu işin kıymetini çok daha iyi anlar. Anneler gününü tebrik ediyorum” diyerek mesajını verdi.

    Konuşmaların ardından program yemek ile devam etti.