Etiket: Tayfun

  • Dr. Mustafa Tayfun Üstün Güneş Vakfı’nın konuğu oldu

    Dr. Mustafa Tayfun Üstün Güneş Vakfı’nın konuğu oldu

    Güneş Vakfı tarafından düzenlenen Geleneksel Cuma Günü Konferansları’nın bu haftaki konuğu, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü, Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Tayfun Üstün oldu.

    Üstün, Osmanlı döneminde tebanın bir kısmını oluşturan Ermenileri, imparatorluğun kimi yerlerinde Millet-i Sadık-a olarak isimlendirmenin hatalı olacağından bahsederek konuşmasına başladı.

    24 Nisan’da yaşanan olayları anlatan Üstün şu ifadeleri kullandı; “24 Nisan günü yapılan tutuklamalar sivil Ermenileri kapsamazken asıl hedef alınan Ermeni komitacılar olmuştur. 27 Mayısta ise Ermeniler ülkenin kimi bölgelerinden sevk edilmeye başlanmıştır. Yakın zamanda bu sevk zorunlu göç olarak isimlendirilse de aslında yapılan imparatorluğun bir şehrinden başka bir şehrine yani ülke içinde yer değiştirme işlemidir. Ayrıca yapılan sevk, hükümet tarafından gelişi güzel yapılmamış aksine can kaybını ve olası olumsuzluklara önlem almak için yapılmıştır.”

    Sevk edilen Ermenilerin sayısına da değinen Üstün, Diasporanın iddia ettiği gibi 1.5 milyon gibi bir sayının hayal ürünü olduğunu ve Ermeni nüfusunun tarihin hiç bir döneminde o kadar yüksek olmadığını ifade etti.

    Üstün, ayrıca Temsilciler Meclisinin kararlarında siyasi olayların etkili olduğunu belirterek Son dönemde ise ABD’de yaşanan gelişmelerde dahi Temsilciler Meclisi’nin Türkiye alehtarı bir kararın alınmasına yol açtığını söyleyerek konuşmalarına son verdi.

    Konferansın ardından ise vermiş olduğu değerli bilgilerden dolayı katılım belgesi veren Güneş Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan şu ifadeleri kullandı; “Dünya gündeminde ülkemiz ile ilgili önemli bir konu olan Sözde Ermeni Sorunu hakkında bizleri tarihi gerçeklere dayanarak aydınlatan Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Tayfun Üstün’e çok teşekkür ederim. Ayrıca yüksek lisansını Londra Üniversitesi’nde tamamlayan, Doktora öğrenimini ise Exeter Üniversitesi’nde tamamlayan ve Ermeniler hakkında çok ciddi araştırmalar yapan Mustafa Tayfun Üstün hocamızı Atatürk Üniversitesine kazandırdığı için Rektörümüz Prof. Dr. Ömer Çomaklı’ya çok teşekkür ederim. Şunu da belirtmek isterim ki iler ki dönemlerde Güneş Vakfı Ermeni Masası tarafından oluşturulan ekipler, Erzurum Milli Eğitim Müdürlüğü ile işbirliği yaparak gençlerimiz bu konuda bilinçlendirecektir. “Hepimiz Ermeniyiz veya Ermenilerle biz kardeşiz” gibi safsataları bir kenara bıkacağız. Gençlerimizi yeni tabirle laytlaştırmaya / yumuşatmaya çalışanlara geçit vermeyeceğiz. Karabağ’a Azerbaycan bayrağı çekilinceye kadar mücadeleye devam edeceğiz. Barış Pınarı bize iyi bir ders vermiştir. Bizlerde gereken dersleri çıkarmak zorundayız.”

  • Rockçı başhekim Tayfun Hancılar’dan Barış Manço şarkısı

    Türkiye’nin en sıradışı başhekimi Onkolog Tayfun Hancılar, Barış Manço’nun çok sevilen şarkılarından ‘Can Bedenden Çıkmayınca’ şarkısını alarak yeniden düzenledi.

    Türkiye’nin sıradışı başhekimi Okan Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Tayfun Hancılar, gündüz doktor, gece de rockstar olarak herkesin gönlünde taht kurdu. Yaklaşık 30 yıldır onkolog olarak doktorluk yapan Hancılar üniversite yıllarından bu yana profesyonel olarak müzikle uğraşırken kemoterapi gören kanser hastalarını müzikle tedavi etmesi ve kendi bestelerini dinletiyor da onu farklı kılıyor.

    4 yıl kadar Alem FM’de radyo programcılığı yapan ve yaklaşık iki ay önce Seyhan müziğe transfer olan Tayfun Hancılar, Barış Manço’nun çok sevilen şarkılarından ‘Can Bedenden Çıkmayınca’ şarkısını alarak yeniden düzenledi. Daha önce sözleri ve müziği kendisine ait ‘Engel olamam’ isimli teklisiyle müzikseverlerle buluşan doktor, uzun süredir okumayı istediği Barış Manço şarkısı ile müzik listelerine giriş yaptı.

    Barış Manço’nun hatırasına can verdi

    Unutulmaz şarkılar arasında yer alan ’Can bedenden çıkmayınca’ eserine farklı bir yorum katan başhekim, “En çok istediğim şeylerden biri de Cem Karaca ya da Barış Manço şarkılarından birini alıp seslendirmekti ve nihayet bu isteğim gerçek oldu. Barış Manço hatırası için muhteşem bir klip çektik süper bir ekiple çalıştık” dedi.

  • Fenerbahçe’de ilk aday Tayfun Korkut

    Ankaragücü mağlubiyeti sonrasında Phillip Cocu’nun görevine son veren yönetim, yeni hoca arayışlarına başladı. Listedeki ilk isim Tayfun Korkut. Fenerbahçe’nin eski futbolcusu olan Korkut’la anlaşılamazsa, ibre Leonardo Jardim’e dönecek.

    Fenerbahçe, Ankaragücü maçının ardından görevine son verdiği Phillip Cocu’nun yerine ilk adayını belirledi. Karşılaşmanın 78. dakikasında Ankaragücü’nün attığı 3. golün ardından Phillip Cocu’nun görevine son verdiğini Sportif Direktör Damien Comolli’ye bildiren Başkan Ali Koç, maçın ardından kurmaylarıyla yaptığı görüşmenin ardından teknik direktör adayları konusunda da fikir birliğine vardı. Yönetimden bazı isimlerin yerli, bazı isimlerin de yabancı hocadan yana olmasının ardından ilk tercihini yerli bir isimden yana kullanmak isteyen Ali Koç, bu doğrultuda Sportif Direktör Damien Comolli ile de görüştü ve Tayfun Korkut’un takımın başına gelmesini istediğini belirtti. 1995-2000 yılları arasında Fenerbahçe forması giyen Tayfun Korkut’la anlaşılamaması durumunda ise rota, şu anda boşta olan tecrübeli teknik direktör Leonardo Jardim’e dönecek.

    44 yaşında ancak tecrübeli

    Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük kariyerine adım atan Tayfun Korkut, 2007 yılında başladığı antrenörlük hayatında İspanya ve Almanya’da altyapı takımlarını çalıştırdı. Sonrasında A Milli Takım’da yardımcı hocalık yapan Korkut, ardından Bundesliga’da önemli ekiplerin hocalığını yaptı. Sırasıyla Hannover, Kaiserslautern, Bayer Leverkusen ve Stuttgart’ı çalıştıran Korkut, bu sezon istenilen sonuçların alınamamasının ardından Stuttgart’taki görevinden ayrıldı. 44 yaşında olmasına karşın, 11 yıllık antrenörlük kariyerine sahip olan Korkut, özellikle Almanya’da çalıştırdığı üst düzey ekipler nedeniyle, Fenerbahçe’nin 1 numaralı teknik direktör adayı konumunda.

  • Süper tayfun ‘Mangkhut’ etkisini sürdürüyor

    Filipinler ve Tayvan’da etkili olan süper tayfun ‘Mangkhut’ ülkenin kuzey doğu kıyılarına ulaşırken dev dalgalar 1 kişinin ölümüne yol açtı.

    Filipinler ve Tayvan kıyılarını tehdit eden süper tayfun ‘Mangkhut’ çok sayıda insanı tehdit ederken 1 kişinin ölümüne yol açtı. Tayvan Hükumeti, dev dalgaların 1 kadının hayatını kaybetmesine neden olduğunu aktardı. Yetkililer dev dalgalar, şiddetli rüzgar ve aşırı yağışın yol açacağı olumsuzluklara karşı uyarılarını sürdürüyor. Güçlü fırtınanın Hong Kong ve Çin’in güneyini vurması bekleniyor. Filipinli yetkililer Mangkhut’ın bu yıl yeryüzünde oluşan en güçlü fırtına sistemi olduğunu açıkladı.

    4 milyon kişiye elektrik verilemiyor

    Filipinlerde etkili olan aşırı yağış ve fırtına, ağaçları ve sokak direklerini yerinden söktü. Luzon adasında 4 milyon kişiye elektrik verilemiyor. Luzon adasının kuzey kesiminde asker ve polis alarm durumuna geçirildi. Okullar kapanırken, buldozerlerin toprak kaymaları için hazır bekletildiği belirtiliyor. Saatte 205 ila 285 km hızla esen Mangkhut Tayfunu, yaklaşık 5 milyon kişinin hayatını tehdit ediyor.

    “Rüzgar, arabaları kaldırabilir”

    Filipinler hava tahmincisi Rene Paciente, rüzgarın şiddetini ise şöyle anlattı:

    “Arabaları kaldırabilir. Rüzgara karşı duramazsınız. İnanılmaz derecede yıkıcı olabilir”

  • Hepsi bir haftada yaşandı: sıcak, tayfun, yağmur

    Son bir haftada aşırı sıcaklar ve tayfunu bir arada yaşayan Tokyo, bu kez yağmura hazırlıksız yakalandı. Yağmur, bunaltıcı sıcağa çare olmadı.

    Son yıllarda görülen en yüksek sıcaklık değerleriyle mücadele eden Japonya, bu kez de yağmurun etkisi altına girdi. Hafta başında Japonya’nın Tokyo ve Kanto bölgelerini vuran 3 günlük tayfunun ardından yeniden yüksek sıcaklıklara uyanan Tokyo, bu sabah itibariyle yağmura hazırlıksız yakalandı. Yağmur, yaz boyu Japonya’da öldürücü dereceye ulaşan sıcakları düşüremedi. Tokyo’da hava sıcaklığı öğle itibariyle 35 dereceyi buldu.

    Son yıllarda görülen en yüksek sıcaklıklar

    Japonya’nın Kumagaya şehrinde ölçülen 41.1 derecelik rekor sıcaklıkla boğuşan Japonlar, alışık olmadıkları aşırı sıcaklardan şikayetçi. Rekor sıcaklığın görüldüğü Kumagaya şehrinde yaşayan Kaga Nori (28), bu yaz 40 dereceyi gördüğünü belirterek, “Etkilenmemek için bol bol su içiyorum. Bazen geceleri uyumakta güçlük çekiyorum” şeklinde konuştu. Tokyo yakınındaki Urawa şehrinde yaşayan Kawashita Watanabe (33) ise, “Şimdiye kadar Japonya’da yaşanan en sıcak yaz” dedi.

    Güneş çarpması büyük risk oluşturuyor

    Temmuz ayından bu yana 140 civarında kişinin aşırı sıcaklardan hayatını kaybettiği Japonya’da, güneş çarpması ve sıcağa bağlı hastalıklardan binlerce kişi hastanelere akın etti. Geçtiğimiz hafta kendisinin de güneş çarpmasına bağlı sağlık problemi yaşadığını kaydeden İrlandalı İngilizce Öğretmeni Tadhg Maloney, (43) “11 yıldır Japonya’da yaşıyorum. Bu bence en sıcak yaz. Diğer yazlardan farklı. Birçok insan sıcaklığa bağlı nedenlerle yaşamını kaybetti ya da hasta oldu. Beni de hayatımda ilk kez geçen hafta güneş çarptı” şeklinde konuştu.

    14 yıldır Japonya’da İngilizce öğretmenliği yapan Avustralyalı Lee Neale (44) de, aşırı sıcakların şoke edici olduğunu belirtti. “Buna benzer sıcaklık derecelerini görmüştüm fakat bu kadar kötü değildi” diyen Neale, “Japonya genelde çok nemli fakat bu yaz nem oranı aşırı derecelere ulaştı. Sağlığıma dikkat etmek adına bol su içmeye çalışıyorum” ifadelerini kullandı.

    Her gün farklı iklim

    Yaz boyunca fırtına ve sel gibi doğal afetlerle boğuşan Japonya’da aşırı sıcaklıklar doğal afet statüsünde kabul edilmiş, 150 civarında kişi aşırı sıcaklardan hayatını kaybetmişti. Binlerce kişinin güneş çarpması şikayetiyle hastanelere başvurduğu ülke, hafta başında da 3 gün süren tayfunla zor günler yaşamıştı. Tayfunun ardından sıcaklık değerlerinin 35 dereceyi bulduğu Tokyo, bugün itibariyle yağmura merhaba dediyse de, sıcaklıklarda ciddi düşüş yaşanmadı.

    En popüler promosyon

    Aşırı sıcakların günlük yaşamı olumsuz etkilediği Japonya’da vatandaşlar mümkün olduğunca klimalı yerlerde bulunmaya özen gösteriyor. Ticari markalar ise, cadde ve tren istasyonlarında, adlarına ürettirdikleri yelpazeleri promosyon olarak halka dağıtıyor.