Etiket: tavuk

  • Tavuk eti kanatlandı…

    Havaların ısınması ve mangal sezonunun başlamasıyla tavuk fiyatlarına yüzde 50 civarında zam geldi.

    Resmi verilere göre Türkiye’de yıllık 2 milyon ton tavuk eti tüketiliyor. Kişi başı tavuk eti tüketimi ise 25 kilo civarında. Özellikle tavuk kanadı, havaların ısınmasıyla birlikte mangal sezonunu açıp mesire alanlarına akın eden vatandaşların vazgeçilmezi arasında yer alıyor. Hafta sonlarını fırsat bilen vatandaşlar, soluğu mesire alanlarında mangal başında alıyor. Talep yoğunluğundan dolayı kısa bir süre öncesine kadar kilosu 10-12 lira seviyesinde seyreden tavuk kanadının kilosu 17 liraya yükseldi.

    Şehrin stresinden, boğucu havasından kaçıp hem serinlemek hem de mangal keyfi yaşamak isteyenlere tavuk etinden kötü haber var. Beklenilen oldu, bu sene de mangal sezonu öncesi et fiyatları zamlandı. Hem mangal sezonunun başlaması hem de ramazan ayının yaklaşmasıyla beyaz et fiyatlarında belirgin oranlarda zam yapıldığı ortaya çıktı. Geçen haftaya kadar kilosu 10-12 liradan satılan tavuk kanat etinin kilosu 17 liraya yükseldi. Tüm piliç ve incikte fiyat artışı yaşanmazken, sadece kanat etinin fiyatının artması dikkat çekti. Halen bütün tavuğun kilosu 6-7 liradan satılıyor. Bir tavuk firmasının üst yöneticisi, “Tavuk fiyatlarında genel bir yükseliş yok. Sadece mangal sezonunun başlamasıyla artan talep sebebiyle kanat etinde yükselme yaşandı. Türkiye’de yıllık kişi başına tavuk tüketim oranı 25 kilo. Mangal sezonunda tavuk eti tüketiminde artış yaşanıyor.” dedi.

    Zam gelince paketler küçüldü

    Bursa’da, tavuk etine gelen zam sebebiyle bazı marketler 750 gramlık paket satışına başladı. Daha evvel kiloluk paketleri müşterilerine sunan bazı tavuk firmalarının tavuk kanadı, incik, bonfile gibi ürünlerini 750 gramlık paketler halinde satışa sunduğu görüldü. Tezgahlarda fiyatlara bakan vatandaşlar, uygun olduğunu düşündükleri paketlerin gramajına bakınca bir süre duraksıyor. Hemen tavuğun kilo fiyatını hesaplayan vatandaş, sonra 750 gramlık paketleri alıp almamaya karar veriyor.

  • (Özel Haber) Çocuğunun yumurta alerjisi, anneye tavuk çiftliği kurdurdu

    Mersin’de çocuklarının yüksek derecede genetik geçişli yumurta alerjisi nedeniyle köylerden doğal yumurta toplarken karşılaştığı bozuk yumurta üzerine, bir anda Türkiye’nin ilkleri arasında yer alan biyogüvenlikli salma gezen tavuk çiftliğini kuran Nesrin Pamuk, 2,5 yılda Türkiye’ye organik yumurta satmaya başladı.

    Oğullarının yumurta alerjisi, inşaat mühendisi ve iktisatçı, iki çocuk annesi Nesrin Pamuk’a tavuk çiftliği kurdurdu. Çocuklarının yumurta yiyebilmeleri için köy köy dolaşarak doğal yumurta alan Pamuk, bir inşaat şirketinde inşaat mühendisi olarak çalışırken, kendini bir anda Toros Dağları’nın eteklerinde 10 dönüm arazide tavuk ve organik yumurta üretirken buldu. 2015 başlarında çocukları için aldığı yumurtalardan birinin bozuk çıkmasıyla işe başlayan 42 yaşındaki Pamuk, kurduğu salma gezen tavuk çiftliğinde bugün ulaştığı günlük 3 bin 500 organik yumurtayla taleplere yetişemiyor.

    Genç bir girişimci iş kadını olan Anne Pamuk, Mersin’in merkez Mezitli ilçesine bağlı, kente yaklaşık 35 kilometre mesafede Kuzucu Mahallesi’ndeki ‘Nesrin Pamuk Salma Gezen Tavuk Çiftliği’nin kapılarını İHA’ya açtı. Tavuk ve yumurta üretiminden paketleme ve dağıtıma kadar tüm işleri eşi Ünal ve büyük oğlu Ali Engin ile birlikte yapan Nesrin Pamuk, çocuklarına doğal yumurta ararken çıktığı yolda bugün geldiği noktayı anlattı.

    Çocuklarının alerjisi çiftlik kurdurdu

    Tavuk çiftliği kurmanın aslında kendilerine çok yabancı olduğunu dile getiren Pamuk, bu işe bir kadın ve anne olduğu için çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere başladığını ifade etti. “Her şey oğlumun yüksek derecede genetik geçişli yumurta alerjisinden kaynaklı köylerde doğal ve taze yumurta ararken bozuk bir yumurtaya denk gelmemizle başladı” diyen Pamuk, bozuk yumurtayı şikayet etmek üzere başvurduğu Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nde organik yumurta sektöründe açık olduğunu öğrendiğini, annelik içgüdüsüyle tüm annelerin ve çocuklarının ihtiyacını karşılamak üzere harekete geçerek işe başladığını ifade etti.

    “Hem kendi derdime çözüm buldum hem de diğer çocukların annelerine bir yol göstermiş olduk”

    İnşaat şirketindeki işini bırakıp bu işe yöneldiğini anlatan Pamuk, “Önce sadece ben ve birkaç köylü kadınla birlikte bu işi yapıyorduk. Sektördeki açığı da görünce eşim de işe dahil oldu, işi büyüttük. Artık bunu hobi olarak değil, meslek olarak yapıyoruz. 10 dönüm arazide salma gezen tavuk yumurtacılığı yapıyoruz. Sektörde bir ilki yapıyoruz, çünkü her türlü biyogüvenlik önlemleri alınmış bir şekilde yapıyoruz. Türkiye’de çok az sayıda kurulu çiftliklerden biriyiz. Tescilliyiz, ruhsatlıyız. Pamukköy markasını oluşturduk. Benim gibi çocuklarına yumurta yediremeyen, taze yumurtaya ulaşamayan annelere ulaşmış olduk. Hem kendi derdime çözüm buldum hem de diğer çocukların annelerine bir yol göstermiş olduk. Projemiz Çukurova Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde ders olarak okutuluyor” dedi.

    “Taleplere karşılık veremiyoruz”

    Yaklaşık 2,5 yılda üretim kapasitelerini artırarak yüksek oranda yumurta adedine ulaştıkları bilgisini veren Pamuk, “Sektörde ciddi bir talep var. Bununla ilgili ‘satışta sıkıntı yaşar mıyız’ diye düşünmüştük ama insanlar gelip yerinde gördükleri zaman güvenlerini yeniden tazelediklerinde, bize inandıklarında, böyle de bir ihtiyaçları varsa hemen bizimle iletişime geçiyorlar. Taleplere şu an karşılık verecek kadar çok üretim yapamıyoruz. Üretimi artırma çabasındayız. En kısa zamanda kapasitemizi ikiye katlayıp, bütün bu ihtiyaçlara cevap verebileceğimizi ümit ediyorum” diye konuştu.

    “10 dönüm arazinin üzerini fileyle kapatan ilk çiftliğiz”

    Salma gezen tavuk yumurtacılığında en önemli şeyin, hayvanların doğayla ilişiklerini kesmeden, ancak uçucu yırtıcılar ile salmonella ve kuş gribi gibi hastalıklardan korumak amacıyla arazinin üzerini dolu filesiyle kapatmak olduğu bilgisini veren Pamuk, “Çünkü bu hayvanlara antibiyotik, ilaç veremezsiniz, hiçbir kimyasala maruz bırakamazsınız bu hayvanları. Bu sebeple biz biyogüvenlik önlemlerini tam teşekküllü aldık. Alana, ayakkabılarımızı dezenfekte ederek giriyoruz. Açık arazi, yağmurdan, kardan, fırtınadan, doludan, güneşten her türlü etkiye maruz. Kanatlı yırtıcılardan ve dışarıdan gelebilecek olan hastalıklardan da bu şekilde izole etmiş oluyorsunuz hayvanları” ifadelerini kullandı.

    Tavukların doğal beslenmelerini sağlamak için araziye arpa, buğday, korunga, fiğ, yonca, ıspanak gibi uzun süre dayanabilecek olan bitkiler ektiklerini ve rahatça gezebilecekleri ortamlar hazırladıklarını aktaran Pamuk, şöyle devam etti: “Onların burada refahını sağlamaya çalışıyoruz. Son derece titiz bir şekilde uğraşıyoruz. Aynı zamanda burada yine uygulamada bir ilktir, kül havuzu, kum havuzu, kireç havuzu gibi, kendi kendilerini rahatlatabilecekleri alanlar yaratmaya çalışıyoruz. Bu da maalesef sektörde bir ilkmiş. Hiçbir salma gezen tavuk yumurtacılığı yapan çiftlikte maalesef bu şekilde 10 dönüm arazinin üzerini komple dolu filesiyle kaplayan meslektaşımıza rastlayamadık. Hem böyle bir ilkiz hem de komple arazide elektrik ihtiyacını güneş enerjisi paneliyle temin ediyoruz. Doğaya saygılıyız, saygıda kusur etmemeye gayret gösteriyoruz. Kanatlılarımıza da aynı şekilde saygılıyız.”

    “Üretimimiz günlük 3 bin 500, aylık 150 bin yumurta”

    Çiftlikte yaklaşık 3 bin 500-4 bin arasında kanatlı bulunduğunu belirten Pamuk, sürekli tavuk üretimi yaptıklarını da dile getirerek, şunları söyledi:

    “Günlük yumurta üretimimiz 3 bin ile 3 bin 500 arasında. Aylık üretimimiz de 150 bini buluyor. Her şeyle aile olarak kendimiz ilgileniyoruz. Yumurta alerjisi olan oğlum da işe dahil oldu. Hep beraber koordineli bir şekilde hayvanların yemlemesi, alanda gezmesi, yumurtanın toplanması, paketlemesi, satış ve dağıtım ağını teker teker biz yapıyoruz. Yumurtaları eşimle birlikte topluyoruz, temizliyoruz, paketliyoruz ve tüketici ekstra taze tüketebilsin diye aynı gün günlük süt dağıtır gibi market raflarına yumurta dağıtımını sağlıyoruz. Bunun sonucunda da müşterilerimize ürün yetiştiremiyoruz.”

    “Hedefimiz, önce Türkiye’yi doyurmak, ardından ihracat”

    Şu anda Mersin dışında, üretimin yüzde 50’sini Ankara’daki yerel market zincirlerine gönderdiklerini söyleyen Pamuk, “Hedefimiz, önce Türkiye’yi bu konuda doyurabilmek, daha sonrasında da ihracat. Bu anlamda burayı büyütebilmek için de ciddi bir koordinasyona ve ekibe ihtiyaç vardı. O ekibi de sağladık. Hep birlikte büyük bir aile şirketi, büyük bir üretici olacağız, inanıyorum. İhracata da hoş geldin diyeceğiz” dedi.

  • Podyumların yıldızıydı şimdi koyun otlatıp tavuk besliyor

    (Özel)-Podyumların ünlü isimlerinden biri olan eski manken Bilun Dohmen, Bodrum’da bir köye yerleşti. 90’lı yıllarda podyumların tozunu attıran Dohmen’in şimdiki hali ise görenleri şaşırtıyor.

    Avrupa ve Türkiye’de sayısız defilede yer alan ünlü manken Bilun Dohmen Gündoğan mahallesinde yerleşerek kendisine küçük bir çiftlik kurdu. Tamamen köy hayatı yaşamaya başlayan Dohmen’in geçmişinden eser kalmadı. Görkemli hayatı geride bırakan ünlü manken şimdilerde küçükbaş hayvan besleyip, organik tarım ürünleri yetiştiriyor. Gün boyu çiftliğinde çalışan Dohmen, şalvarını ve basmasını üzerinden hiç çıkarmıyor. Köylüler tarafından da benimsenen ünlü manken beslediği tavukların her sabah yumurtasını topluyor. Kekliklerini yemleyip bahçesindeki keçileri otlatan Dohmen, yaz kış Bodrum’da yaşıyor.

    Yaklaşık 20 yıl boyunca Amerika, İtalya, Almanya, Fransa, İngiltere ve birçok Avrupa ülkesinde podyumlarda boy gösteren Dohmen en son İstanbul’da Cemil İpekçi’nin defilesinde beyaz gelinlikle jübilesini yapmıştı. İstanbul’daki tüm mal varlığını satan Dohmen daha sonra Bodrum’un Gündoğan mahallesinde bir arsa alarak içerisine çiftlik yaptı. Kedi, köpek, keçi, koyun, tavuk, keklik, papağan ve bıldırcın besleyen ünlü manken tüm hayvanlarıyla teker teker kendi ilgileniyor. Keçi sütü sağarak kendine yoğurt yapan ünlü manken sabah erken saatlerde kalkarak tavuk ve bıldırcın yumurtalarını topluyor. Keçi ve koyunlarını otlatan Dohmen kendi odununu ise evinin yakınında bulunan ormanlık alandan kendi kesip, topluyor. Dohmen mankenlik yaptığı zamanlardan beri tek hayalinin bir köye yerleşip sesiz sakin bir hayat yaşamak olduğunu ve tüm hayatı boyunca bu hayalini gerçekleştirmek için çalıştığını açıkladı.

    İha muhabirine açıklamalarda bulunan Dohmen “20 yıl yurtdışı Amerika, Hollanda, Almanya, İtalya, Fransa’da ve dünyanın birçok yerinden mankenlik yaptıktan sonra artık Bodrum’a yerleşmeye karar verdim. En son defilemi ise Cemil İpekçi defilesinde gelinlik ile yapmıştım. Artık emeklilik zamanı geldi dedim ve hayalimi gerçekleştirdim. Keçilerim, köpeklerim, tavuklarım ile kendime gizli bir dünya kursum. Burada çok mutluyum ve yaz, kış buradayım. Hiçbir yere de gitmeyi düşünmüyorum. Yıların yorgunluğunu burada atıyorum. Burada artık hayvanlarımla huzurlu mutlu sağlıklı bir hayat yaşamak istiyorum”dedi.

    Dohmen, köy hayatını çok sevdiğini ve sağlıklı beslendiğini de sözlerin ekleyerek “Burada çok sağlıklı besleniyorum. Kendi domatesimi, biberimi ekip biçiyorum. Süt sağıyorum yoğurt yapıyorum. Ekmek hayatımda yok zaten geçmişten kalan bir alışkanlık. Her şey çok güzel” ifadelerini kullandı.

    “Artık lüks bir şey yaşamak istemiyorum”

    Lüks hayattan bıktığını da anlatan ünlü manken “Artık lüks hiç bir şey istemiyorum. Altınlar, takılar, saatler hiç bir şey istemiyorum. Yemenimi, şalvarımı giyeyim, yazmamı takayım hayvanlarıma bakmak istiyorum. Sade bir hayat yaşamak istiyorum. Tabi mankenlikteki hayatımla şimdiki hayatımı kıyaslamak mümkün değil. Aralarında çok büyük bir uçurum var. Ama yurtdışında da dünya çapında çok ünlü manken arkadaşlarım bile benim bu hayatıma özeniyor” şeklinde konuştu.

    Şimdiki hayatından neler yaptığını da anlatan Dohmen, sözlerini şöyle tamamladı: “Sabah çok erken saate kalkıyorum. Önce hayvanlarımın yemini veriyorum. Daha sonra keçileri otlatıyorum. Tavuk yumurtalarını topluyorum. Ev temizliyorum, süt varsa yoğurt yapıyorum. Domatesimi, biberimi topluyorum. Bahçedeki işleri yapıyorum. Odun yoksa önce odun topluyorum kesiyorum. Biz burada karşı ormanlarda yazın kışlık odunumuzu topluyoruz. Varsa odunum kesip kışın sobayı ilkbahar ve sonbahar da ise şöminemi yakıyorum. Zamanın nasıl geçtiğini bilmiyorum. Akşam olduğunda tavukları kümese köpekleri kulübesine keçileri ise ahıra koyuyorum”

  • Valinin talimatı üzerine 200 bin liralık tavuk satış yerini yıktı

    Ağrı Valisi ve Belediye Başkan Vekili Musa Işın’ın tavuk satan ve galericilik yapan esnafın bundan sonra şehir dışına çıkarılacağını söylemesi üzerine kentte tavukçuluk yapan vatandaş evini satarak yaptığı tavuk satış yerini yıktı.

    Ağrı merkez 29 Ekim Caddesi’nde canlı tavuk satan Salih Altan isimli esnaf, Ağrı Valisi ve Belediye Başkan Vekili olan Musa Işın’ın talimatıyla geçmişte evini satarak yaptırdığı ve 200 bin lira değerinde olan tavuk satış yerini yıktığını söyledi. Altan, tavuklarını 100 metre ileride yaptıkları tezgahta sattıklarını ve tavukçuların şehir dışına çıkartılacağı için mutlu olduklarını ifade etti. Vali Işın’a teşekkür eden Altan, geçici olarak şehir dışında tavuk satmak için yer kiraladıklarını ve kömürcü esnafına yapılacak sitede tavukçulara da yer ayrılırsa tüm canlı tavuk satıcılarının mutlu olacağını belirtti.

    Tavuklar için yaptırdığı 200 bin lira değerinde tezgahı yıkmak zorunda kaldığını anlatan Altan, “Vali Bey benim tezgahım için tebligat gönderdi, ben de yıktım. Eğer tavukçular şehir dışına çıkartılacaksa, tüm tavukçuların çıkartılması lazım. Yıktığım yer 300 metrekare ve ben orayı yapmak için geçmişte evimi sattım. Sonuçta belediyenin arazisiyse bile, belediye demek devlet demektir. Türkiye’nin bütün arazileri Türkiye Cumhuriyeti arazisidir. Bize şehir dışında bir yer verilmesini Vali Beyden talep ediyorum. Ve kömürcüler için şehir dışında yapılacak sitede yer verilirse ileri tarihlerde bizim için iyi olur, müşterilerimizde oraya gelir” dedi.

  • İtfaiyeden tavuk kurtarma operasyonu

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde yolun altındaki yağmur suyu kanalına sıkışan tavuğu itfaiye ekipleri kurtardı.

    Kestaneci Mahallesi Okkalı Sokak’ta yağmur suyu kanalından tavuk sesi geldiğini duyan mahalle sakinleri itfaiye ekiplerine haber verdi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri, tavuğun yerini tespit ettikten sonra su kanalındaki boruyu kesti. Tavuğun kurtarılması ile mahalle sakinleri büyük sevinç yaşarken, sahibi ise “Ah yavrum, kurban olurum sana. Şimdi bunun kalbi nasıl atıyordur?” diyerek tavuğunu kümesine götürdü. Tavuğu kurtarma anları ve sonrasındaki sevinç anları ise bir vatandaş tarafından cep telefonu ile görüntülendi.