Etiket: Tavır

  • İş dünyasından darbeye karşı ortak tavır

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSAİAD), Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) ve İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği (İZSİAD), ortaklaşa açıklama yaparak 15 Temmuz darbe girişimine karşı ortak tavır sergiledi.

    MÜSİAD, EGİAD ve İZSİAD, Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde ortak basın açıklaması düzenleyerek 15 Temmuz’daki askeri darbe girişimine karşı tek ses oldu. MÜSİAD İzmir Şube Başkanı Ümit Ülkü, EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Seda Kaya ve İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Küçükkurt, “Darbeye hayır, demokrasiye evet” dedi.

    Kaya: “Her yerdeki çürük elmaların ayıklanması şarttır”

    Üç kurum adına ortak açıklamayı yapan EGİAD Başkanı Seda Kaya, “Türkiye Cumhuriyeti 15 Temmuz’da, tarihinin en kara gecelerinden birini yaşadı. Devletin kılcal damarlarına kadar sızmış hainlerin kalkışması, aziz milletin cansiperane gayretiyle önlendi. Devleti ele geçirme hedefiyle dış güçlerin de desteğini alarak yıllardır her alanda kadrolaşan, örgütlenen FETÖ yapılanması ve benzeri tüm terör örgütlerinin canlanmamak üzere tasfiye edilmesi gerekmektedir. Bu yolda, ülkemizin tamamında üç aylığına ilan edilen olağanüstü hal durumunun en doğru ve verimli şekilde değerlendirilmesi, deyim yerindeyse her yerdeki çürük elmaların ayıklanması, ancak bu yapılırken yaşın yanında kurunun yanmamasına azami dikkat edilmesi şarttır” dedi.

    Küçükkurt: “Kredi derecelendirme kuruluşları politik davranıyor”

    Kaya’nın açıklamayı okumasının ardından kurum başkanları tarafından gazetecilerin yönelttiği sorular cevaplandı. İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Küçükkurt, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin kredi notunu düşürmesiyle ilgili olarak, “Kredi derecelendirme kuruluşları bu dönemde politik davranıyor. Darbe olur olmaz, Türkiye’nin kredi notunun düşürülmesi bunu gösteriyor” diye konuştu.

    Ülkü: “İçimizde bu zihniyette bir insan olmadığını gördük”

    Türkiye’nin çok büyük bir imtihandan geçtiğini dile getiren MÜSİAD İzmir Şube Başkanı Ümit Ülkü de şunları söyledi: ”Bu yaşadığımız, gelecek nesillere ibret olacaktır. Bazı tolere ettiğimiz konularda daha hassas davranmamız gerektiğini öğrendik. Bu konuda birçok kurumun da hassas davrandığını biliyoruz. MÜSİAD olarak önce kendimizi sorguladık, 2013 Aralık ayında yaşanan olaylarda bu yapı kendini belli ettikten sonra, Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız da ifade etmişti. Eskiden ’cemaat’ denilen bu yapının terör örgütü olduğunu belirtmişlerdi. Çok ciddi bir üye çıkarımı zaten yapmıştık. Bu tarihten sonra da içimizde bu zihniyette bir insan olmadığını gördük.”

    Kaya: “Siyasetçilerden beklen

    Siyasetçilerden beklentilerinin ayrıştırıcı demeçler vermemeleri olduğunu söyleyen EGİAD Başkanı Seda Kaya da, “Türkiye’nin çok acil normalleşmeye ve kutuplaşmanın sona ermesine ihtiyacı var. Biz iş dünyası olarak her zaman üzerimize düşeni yaptık ama siyasilerden de beklentimiz artık ayrıştırmanın olmadığı demeçler vermesidir. 16 Temmuz sabahı gördük ki aramızda farklı inanışlar ve farklı insanlarda olsa hepimiz bu ülke için yaşayan kişileriz. İç savaşla bölünmemek istiyorsak bu farklı insanlara ihtiyacımız var. Siyasetten beklentimiz de aralarındaki ayrıştıran politikalara son verip birlik ve beraberlik için ülkemiz için çalışılmasıdır” ifadelerini kullandı.

  • Belediye başkanlarından darbe girişimine ortak tavır

    Çorum’da tüm ilçe belediyeleri ve belde belediye başkanları parti ayrımı gözetmeksizin FETÖ askeri darbe girişimine karşı ortak bir deklerasyon yayınladı.

    Turgut Özal İş Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısına Çorum Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, AK Parti, CHP ve MHP’li ilçe ve belde belediye başkanları katıldı. Belediye başkanları adına bir açıklama Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, demokrasi ve milli iradeye dikkat çekti.

    15 Temmuz Cuma gecesi yaşanılan darbe girişiminin, Türk milletinin binlerce yıllık tarihinde çok önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Başkan Külcü, içeride büyüyen ve bütün kurumların kılcal damarlarına kadar işleyen bir ihanet şebekesinin devletin temellerine dinamit koyduğunu ve milleti derin bir endişeye sevk ettiğini söyledi.

    Külcü, Mehmetçiğin şerefli üniforması içine gizlenen FETÖ’cü teröristlerin aklın ve vicdanın almayacağı birer ölüm makinesine dönüştüğünü, kendilerine emanet edilen silahları devletine ve milletine doğrulttuğuna dikkat çekti.

    Cumhurbaşkanın, TBMM’nin, hükümetin, siyasi partilerin cesur ve kararlı duruşunun milleti harekete geçirdiğini, Türkiye’nin darbeye karşı tek yürek olduğunun altını çizen Başkan Külcü, “Mülki idaremiz, polisimiz, basınımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve aziz milletimiz, tereddüt göstermeden demokrasiyi savunma hattını kurmuş ve kısa sürede mevzilerdeki yerini almıştır. Birlik ve beraberliğimize kasteden alçaklara, hep birlikte dur dedik. Türkiye’yi korkuya ve kaosa sürüklemeyi hedefleyen küresel projeyi kısa sürede paçavraya çevirdik. Dünya tarihinde eşine ender rastlanabilecek bir karşı duruşla, tüm darbeciler ve destekçilerine hiç ummadıkları bir zillet yaşattık. Milli iradeye karşı yürütülen bu alçak kalkışmayı lanetliyoruz. Başkomutanımızın kutsal çağrısına anında cevap vererek, evlerinden, işyerlerinden, araçlarından bir nehir gibi meydanlara, barikatlara koşan halkımıza ve gözünü kırpmadan, ihanetin üstüne yürüyen kahraman emniyet güçlerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Bu onurlu duruşun meşalesi olan şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz” dedi.

    Bu darbeden milletçe güçlenerek çıkacağız

    Bu darbeden milletçe güçlenerek çıkacağını dile getiren Başkan Külcü, “Vatanımıza bağlılığımız ve demokrasiye olan inancımızla bu zorlu süreçten daha da güçlenerek çıkacağımıza olan inancımız tamdır. Bu soysuz kalkışma, Türk Silahlı Kuvvetlerimize olan güvencimizi ve sevgimizi zerrece azaltmamıştır. Askerimizin büyük bir çoğunluğu, darbeye karşı dik durmuş, içindeki hainlerin tuzaklarına ve tehditlerine boyun eğmemiştir. Bu vesileyle, peygamber ocağı, içindeki mikroplardan temizlenme şansı yakalamış ve milletimizin sinesindeki yerini güçlendirmiştir.Tüm bu olaylar göstermiştir ki millet, kendisine ve devletine yapılan hiçbir operasyona kayıtsız kalmayacaktır. Milletin basireti, milletin cesareti ve milletin kararlılığı karşısında hiçbir gücün durması mümkün değildir. Askerimiz, polisimiz, meclisimiz, demokrasimiz ve geleceğimizin güvencesi milletimizin damarlarında akan asil kandır. Bu millete diz çöktürmek asla mümkün olmamıştır, olmayacaktır. Al bayrağımızın gölgesinde, birlik ve beraberlik içinde, aydınlık yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Devletimize ve milletimize kastedenlerin hak ettikleri cezaları alması için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz. Kurumlarımızın içine sızan FETÖ’cü hainlerin görevlerine son vereceğiz. Dinimizi ve halkımızın iyilik duygularını kullanarak, küresel güçlere taşeron yetiştirenlere bu milletin kurumlarında yer yoktur, olmayacaktır. Bizler, belediye başkanları olarak bu süreçte, hem güvenlik güçlerimizin hem aziz milletimizin yanında olduk. Meydanlardan yükselmeye devam eden destansı direnişe, tüm imkan ve kaynaklarımızı seferber ettik. Ezanın dinmemesi, bayrağın inmemesi, devlet çatımızın sarsılmaması için her türlü gayreti gösterdik, göstermeye de devam ediyoruz.Binlerce yıllık şanlı tarihimize sürülmek istenen kara lekeyi bertaraf etmek için belediye başkanları bu süreçte, üzerine düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getirmiştir. Toplumumuzun tüm kesimlerini bir araya getirerek; birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirdik” şeklinde konuştu.

    Gün birlik ve beraberlik günü

    Günün, birlik ve beraberlik olma günü olduğunu vurgulayan Başkan Külcü, “Gün yeniden toparlanma, daha güçlü bir Türkiye için inançla ve kararlılıkla yola çıkma günüdür. Devlet yapımızdaki ve yasal çerçevedeki zaafların bertaraf edilmesi, hastalık ve ihanet üreten anlayışların terk edilmesi elzemdir. Belediye başkanları olarak bizler de bunun gereğini en kısa sürede yapacağız. Devletin ve milletin bekası için bundan sonra da en ufak bir tereddüt göstermeksizin onurlu duruşumuzu sergilemeyi sürdüreceğiz. Milletin oylarıyla emanet aldığımız makamlarda sadece ve sadece millete dayanmanın, millete hizmet etmenin bilincinde olacağız.Öldürmeyen darbe güçlendirir, düsturu gereğince, kuşkusuz bugün daha da güçlüyüz. Darbeyi tarih kitaplarından okuyan çocuklarımız, gençlerimiz de artık darbe ile yüzleşmişler, demokrasinin bir neferi olarak milli bilinçle meydanlarda yerini almışlardır.Kısır siyasi çekişmeleri bir yana bırakmanın tam zamanıdır. Millet üzerine düşeni yapmıştır, şimdi sıra idarecilerde, siyaset kurumundadır. Belediye başkanları olarak hükümetimizce alınacak tedbirlerin, yapılacak düzenlemelerin uygulanması hususunda en ufak bir tereddüt göstermeyeceğimizi kamuoyun önünde ilan ediyoruz.Daha aydınlık, daha güçlü bir gelecek için Haydi Bismillah diyor, hepinize saygı ile selamlıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın’dan ’Teröre Karşı Farklı Tavır’ Tepkisi

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “IŞİD Paris’i, Brüksel’i vurunca dünya ayağa kalkar; terör, amasız fakatsız kınanır. PKK Ankara’yı vurunca ’evet ama…’ cümleleri kurulur” dedi.

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabı üzerinden, ülkelerin terör saldırıları karşısında verdikleri farklı tavırları eleştirdi.

    Türkiye’de yaşanan terör saldırıları ile Avrupa’daki saldırılara ilişkin ortak tavrı sergilemeyenlere yanıt veren Kalın, “IŞİD Paris’i, Brüksel’i vurunca dünya ayağa kalkar; terör, amasız fakatsız kınanır. PKK Ankara’yı vurunca ’evet ama…’ cümleleri kurulur” ifadelerini kullandı.

  • Myp Lideri Yılmaz: “MHP Muhalifleri Artık Sert Tavır Göstersin”

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, “MHP muhalifleri sert tavır göstersinler artık. Nazik mesajlarla muhalefet olmaz. Ya muhalifsiniz ya değilsiniz” dedi.

    MYP Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, yazılı bir açıklama yaptı. Yılmaz yaptığı açıklamada, “MHP muhalifleri sert tavır göstersinler artık. Nazik mesajlarla muhalefet olmaz. Ya muhalifsiniz ya değilsiniz. Bahçeli’den hala korkmaları tam bir komedidir” dedi.

    “MHP’de Bahçeli karşısına aday olarak çıkanlar tabanın ve toplumun Bahçeli’ye olan kızgınlık, nefret ve muhalefetini yeterli seviyede gösteremiyorlar” diyen Yılmaz, “Bu nazik muhalefet süreci derhal son bulmalıdır. Bu adamlar bu çatı altından acilen gönderilmelidirler. Bahçeli 20 yıldır bu milletin başına bela olmuştur. Bu beladan nezaket gösterileri ile kurtulma imkanı olmadığı açıktır. Daha sert ve etkin bir muhalefet süreci Bahçeli’ye karşı yürütülmelidir” ifadesini kullandı.

    “BAHÇELİ VE ETRAFI SOPAYLA KOVULMAYI HAK ETMİŞLERDİ”

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi eleştiren Yılmaz, “Bahçeli’nin Türk milletine verdiği zarar bölgede politikaların bugün bu kadar yıkıcı olmasına sebep olan AK Parti’ye verdiği zarar hesap edildiğin de bu Türk ve insanlık düşmanı güruhun MHP çatısı altından değil nezaketle sopayla kovulma zamanı çoktan geçmiştir. Muhalefet daha erkek daha ülkücü daha Bozkurt duruşlu bir tavırla yeni strateji geliştirmelidir. Aksi takdirde bunun adı muhalefet değil kenardan konuşmak sonra da meydan boşalınca yer kapmak olur” diye konuştu.

    “BAHÇELİ AK PARTİ’LİDİR”

    Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Son 16 yıla bir baksın bu millet. İktidar hakkı MHP eli ile Bozkurtların ve ülkücülerin olması gerekirken bu AK Parti’yi kim bu milletin başına sardı. Devlet Bahçeli her zaman AK Parti iktidarının tek başına iktidar olmasını sağlayan gizli ve örtülü AK Parti Genel Başkanı olmuştur. Sayın Akşener’in AK Parti kurucusu olduğunu gösteren o döneme ait çok sayıda görüntü vardır. Siz AK Parti’de kurucu değil miydiniz? Şimdi bu nasıl bir çelişkidir. Ülkücüler ve Bozkurtlar üzerinde oyun üstüne oyun oynanmaktadır.”

    “BOZKURTLAR MHP KAPISINA YÜRÜYECEK”

    Ahmet Reyiz Yılmaz, “Önümüzdeki günlerde Bahçeli Kongre kararını almazsa Bozkurtların MHP kapısına yürüme ihtimalini de göz önüne almalıdır. Bu iş bu sefer Devlet Bahçeli için kolay olmayacak. Türk İslam davası için işgali yıkım ve kurtuluş vakti geldi” dedi.

  • Erdoğan: “Terörü Lanetlemek Ve Karşısında Tavır Almak Durumundayız”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama ile gerçekleştirdiği basın toplantısında “Dini, dili, ırkı olmayan bu terörü dünyada tüm ülkeler hep birlikte lanetlemek ve karşısında tavır almak durumundayız” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temaslarda bulunmak üzere geldiği Akra’da Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama ile görüştü. Erdoğan ve Mahama gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Konuşmasına Gana’da gösterilen ev sahipliği için teşekkürlerini sunarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl gerçekleştirdiği Cibuti, Somali, Etiyopya ziyaretinin ardından 4 Batı Afrika ülkesini ziyaret düzenlediğini ve Gana’ya ilk kez geldiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gana’nın 1957 yılında Sahra altı Afrika’da bağımsızlığını kazanan ilk Afrika devleti olduğunu kaydederek, “Gana’da yakılan bu özgürlük ateşi daha sonra diğer ülkelere sıçrama fırsatını verdi. bugün de Gana güçlü ve sağlam demokrasisi, siyasi, sosyal istikrarı, barışçıl dış politikası, aktif diplomasisi ile Afrika’nın ilham kaynağıdır” dedi. Gana’nın Türkiye’nin Batı Afrika’daki en yakın dostlarından biri olduğunu kaydeden Erdoğan, “İkili ilişkilerimizde son dönemde bir tarih yazıyoruz. Gana’yı kalkınma ortağımız olarak görüyoruz. Hedeflerimiz siyasi, askeri, ekonomi, kültürel, ticari bütün bu alanları kapsayacak şekildedir. Afrika’da yeni büyükelçilikler açamaya başladığımızda ilk etapta Gana yer aldı ve Akra Büyükelçiliğimiz 2010 yılında yeniden faaliyete geçti. ;Burada bir özelliği de vurgulamak istiyorum, Gana aynı zamanda bizim ECOWAS gibi bölgesel örgütlerle işbirliğimizin gelişmesinde yapıcı bir rol oynadı. önümüzdeki dönemde bölgesel barışa ve barışlara, dünya barışlara müşterek olarak karar sağlamakta kararlıyız. Türkiye ile Gana mevcut işbirliğinin kapsamını genişletme kararlığındadır” açıklamasını yaptı. Bu konuda iki ülke arasında siyasi iradenin mevcut olduğunu kaydeden Erdoğan iki ülke arasında 5 yıl içinde 18 anlaşma ve muhtıranın imzalandığını söyledi.

    “DIŞ TİCARET HACMİMİZİ 2020’DE 1 MİLYAR DOLARA ÇIKARACAĞIZ”

    Erdoğan’ın ziyareti sırasında imzalanan anlaşmaların iki ülke arasındaki mevcut işbirliğini daha da arttıracağını belirten Cumhurbaşkanı, “Gana halen Türkiye’nin Sahra Altı Afrika’da dördüncü ticaret orağı konumundadır. Şuan 400 milyon olan dış ticaret hacmimizi inanıyorum ki 2020’de 1 milyar dolara çıkaracağız. Bugün 150’yi aşkın firmamızla buradayız. Firmalarımız Gana’nın ihtiyacına binaen enerji, altyapı ve konut inşaatı olmak üzere özellikle Gana’nın ekonomik kalkınma çabalarına doğrudan yatırımları ile katkı bulunmaya kararlıdır. Biz de kendilerini teşvik edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “GENÇLERİMİZ BİZİM GELECEĞİMİZDİR”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mahama ile bölgesel konuların da ele alındığını belirterek, “Gerek bizim bölgedeki gelişmelerimiz gerekse Afrika’daki bölgesel gelişmeler görüşmelerimizin önemli başlıklarını oluşturdu. Afrika’da özellikle Gana bunun yanında Nijerya, bu bölgedeki terörle ilgili sıkıntıları ele alırken aynı şekilde ülkemizdeki terör le ilgili yaşadıklarımızı da değerlendirme fırsatımız oldu. 35 yıldır bölücü terörle mücadele eden bir ülke olarak terör örgütlerinin hedeflerini, yöntemlerini çok iyi biliyoruz. Gençlerimiz bizim geleceğimizdir. Dini, dili, ırkı olmayan bu terörü dünyada tüm ülkeler hep birlikte lanetlemek ve karşısında tavır almak durumundayız. Türkiye, Gana’nın ve Ganalı kardeşlerinin yanındadır” açıklamasını yaptı.