Etiket: Taşıyorlar

  • (Özel haber) Dünyanın yükünü taşıyorlar en çok parayı kurbanlıklardan kazanıyorlar

    Tekirdağ’da kesim alanlarına götürülen kurbanlıklar en çok seyyar satıcılar, hamallık ve pazarlarda malzeme taşıyan vatandaşların işine yaradı.

    Kurban Bayramı ile birlikte Tekirdağ’da kurbanlıkların kesime götürülme işlemi, hamallık işleriyle uğraşan vatandaşların işine yaradı. Kurban Bayramı’nı dört gözle beklediklerini ve en çok kazancı böyle günlerde elde ettiklerini dile getiren hamallar, kurbanlıklar bitene kadar çalışacaklarını söyledi.

    “Ahırdan alıp kesim alanına götürüyoruz”

    Malzeme taşıma işleriyle uğraşan Yaşar Kortak isimli vatandaş, “Biz de millete bir hizmet yapıyoruz ahırdan alıp kesim alanına götürüyoruz. Allah bereket versin ağabeyler de bizi görüyor. Şimdi bazen arkadaşlar arasında sıra tartışması yapıyoruz ama işimiz oluyor Allah bereket versin” dedi.

    “Bugünleri her yıl çok bekliyoruz”

    Hamallık işleri ile uğraşan Ahmet Gündoğdu ise “Yıl boyunca dünyanın yükünü taşıyoruz ama bugünleri dört gözle bekliyorduk. Bir kurbanlığı 5 lira 10 liraya taşıyoruz. Yani bazen de ne verirse diyoruz. Bugünleri her yıl çok bekliyoruz. Daha önce hamallık yapıyorduk gerekirse taş taşırız ama paramızı kazanırız” diye konuştu.

    Öte yandan kurbanlık satın alan bazı vatandaşlar ise kurbanlığını kendi taşıyarak kesim alanına götürdü.

  • 3 yıldır su taşıyorlar

    Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesine bağlı Yeşildallı köyünde kaynakların kuruması nedeniyle 3 yıldır su akmıyor. İhtiyaçlarını bidonlarla taşıdıkları suyla gören vatandaşlar, içerisinde çalı ve toprak bulunan suyu süzdükten sonra içtiklerini söylüyor.

    Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesine bağlı ve kent merkezine yaklaşık 3 kilometre mesafede bulunan Yeşildallı köyü, 3 yıldır suya hasret. Köyde, su kaynaklarının kuruması nedeniyle çeşmelerinden su akmadığını belirten vatandaşlar, ihtiyaçlarını bidonlarla taşıdıkları suyla görüyor. 40 dereceyi aşan hava sıcaklığının altında su doldurdukları bidonları omuzlayarak evlerine taşıyan vatandaşlar, büyük güçlükler çekiyor. İçerisinde çalı ve toprak bulunan suyu tülbentle süzüp içtiklerini söyleyen vatandaşlar, susuzluk nedeniyle köylerinden göç etmek istemediklerini belirterek, yetkililerden sorunlarını çözülmesini istiyor.

    Yaklaşık 3 yıldır bu durumu çektiklerini anlatan Azize Karadaş, “Kış, yaz bu suyu götürüyoruz. Bu suya da kurbağalar, böcekler ve toz giriyor. Onu götürüp tülbentlerle süzüp ondan sonra içiyoruz. Hiç suyumuz yok. Hayvanlarımıza su yok. O hayvanlar susuz gidip, susuz geliyorlar. Bazen tankerle inşaata gidip oradan su alıyoruz. Getirip içeriye bırakıyoruz ama bir, iki gün sonra bir daha bitiyor. Her zaman bu olmuyor. Burada bulunan su da bitti. Yardım istiyoruz. Zor oluyor su taşımak. Bu sıcakta eve gidene kadar tansiyonum yükseliyor. Ne yapalım mecbur kalıyoruz. Şimdi yılanlardan da geçilmiyor. Bu yüzden çocuklarımı gönderemiyorum. Bir sürü ağaç ektim, hepsi kurumaya başladı” dedi.

    “Rezillik çekiyoruz”

    Yaklaşık 20 yıldır köyde yaşadıklarını ifade eden Mehmet Karadaş ise, köyün su, altyapı ve yol sıkıntılarının olduğunu belirtti. Karadaş, “Merkeze uzaklığı 2 kilometre mahalle olmuş bir köy burası. Bu köyde özellikle içme suyu sıkıntısı çekiyoruz. 3-4 yıla yakın bir süredir içme suyu sıkıntısı yaşıyoruz. Olmadığı zaman marketlerden falan alıyoruz. Geçimimizi sağladığımız şeylerden birisi de hayvancılıktır. Su olmadığı için tarım ve hayvancılık olmuyor. Bundan dolayı zorluk çekiyoruz. Zorluk çektiği zaman insanlar buradan göç etmeye başlıyorlar. Rezillik çekiyoruz bu köyde. Başvuruda bulunduk, muhtarımız başvuruda bulundu ‘Yapacağız, edeceğiz’ dediler ama gelen olmadı. ‘10 gün sonra geleceğiz’ diyorlar gelmiyorlar. ‘Bir ay sonra geleceğiz’ diyorlar gelmiyorlar. Ektiğimiz fidanların hepsi kurudu. Hepsi maddi zarardır. Talebimiz belediyemiz, devletimiz gelip bize su imkanı, yol imkanı, altyapı imkanı sunsun. Su yüzünden göç etmek istemiyoruz buradan” diye konuştu.

  • Yıl 2017 ama eşeklerle su taşıyorlar

    İzmir’in Tire ilçesindeki bir mahallede 35 yıldır su olmaması nedeniyle vatandaşlar çeşmelerden eşeklerle su taşırken, bazen de ihtiyaçlar hazır sulardan karşılanıyor.

    Tire ilçesinin en büyük mahallelerinden olan Derebaşı Mahallesi’ndeki evlerin musluklarından 35 yıldır su akmıyor. Yıllardır su olmayan mahallede vatandaşlar içmeye bile kimi zaman su bulamıyor. Suların akmaması nedeniyle de zaman zaman ortaya ilginç görüntüler çıkıyor.

    Eşeklerle evlere taşıyorlar

    Vatandaşlar, su ihtiyacını mahalle içerisindeki çeşmelerden veya su kuyuları olanlardan karşılarken, bu su bidonları ise eşekler yardımıyla evlere taşınıyor. Bölgede su olmadığı için tarım neredeyse durma noktasına geldi. Yıllardır su olmadığını ifade eden vatandaşlar, barajın ise mahallerine bir faydası olmadığını söyledi.

    Kahvehanelerde hazır su satılıyor

    Banyo yapmak için bile zor su bulan vatandaşlar, mahalledeki kıraathanelerde de hazır su tüketiyor. Mahalle sakinleri yetkililere çağrı yaparak, sorunun artık çözülmesini istedi. Susuz bir hayatın olmadığını ifade eden vatandaşlar, çok sıkıntı çektiklerini de sözlerine ekledi.

  • (Özel Haber) Tarihi sırtlarında taşıyorlar

    Gaziantep’te yüzyıllar öncesine dayanan mekanların tarihi dokusunu korumak için restorasyonda kullanılan doğal taşlara şekil veren ustalar, 50-150 kilo ağırlığındaki taşları sırtlanarak ekmeklerini taştan çıkarıyor.

    Tarihi dokuların aslına en yakın şekilde gelecek nesillere aktarılmasında büyük rol oynayan gizli kahramanlar sabahın ilk ışıklarından gün kararana kadar hummalı bir şekilde çalışıyor. Sayısı oldukça azalan taş ustaları, bazı tarihi dokular gibi mesleklerinin de yok olmasından endişe ediyor.

    Tarihe bekçilik eden ustalar 50 ile 150 kilo ağırlığındaki taşları sırtlarında taşıyarak ’eski toprak’ deyiminin halen karşılık bulduğunu ispatlıyor. Gerçek anlamda elini taşın altına koyan ustalar, verdikleri şekillerle gelecek nesillere eserler bırakmanın sevincini yaşıyor. Ustalar, zorlu çalışma koşullarının yanı sıra omuzlarında taşlarla birlikte tarihi bir sorumluluğun yükünü de taşıdıklarının bilincinde olduğunu belirtiyor. Taş ustası Mehmet Özçelik, “Çürümüş taşları çıkartıp, yerine Urfa ve Gaziantep taşlarını yerleştiriyoruz. Bu taşlarla dökülmek üzere olmuş binaları tekrardan meydana çıkarıyoruz. Diğer çürük olan eski yapıların tekrar sağlamlaştırıyoruz. Eski taşların yerine yenisini yerleştiriyoruz. Böylelikle tarihi dokuyu aslına uygun bir şekilde koruyoruz” diye konuştu.

    Ekmeğini taştan çıkarıyor

    Tarihi mekanların restorasyonunda kullanılan taşlara şekil veren 64 yaşındaki usta Mehmet Özçelik, ekmeğini taştan çıkardığını sözlerine ekledi. Özçelik, “14 yaşımdan beri bu işi yapıyorum. Bu iş zor bir iştir. Bir taşın ağırlığı 50 ile 150 kilo arasında değişiyor. Biz bu taşları omzumuzda taşıyoruz. Fakat ekmek kapımız, biz ekmeğimizi bu taşlardan çıkartıyoruz. 64 yaşındayım ama hala bu işte çalışıyorum. 15 sene camilerin restorasyon işinde çalıştım. 18 senedir tarihi yerlerin restorasyonunda kullanılan taşlara şekil veriyorum” dedi.

  • Hasarlı evlerden eşyalarını taşıyorlar

    Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki depremde en büyük hasarın meydana geldiği Yukarıköy’de vatandaşlar 4 gün sonra evlere girmeye başladı. Depremzedeler,yıkılan evlerinden sağlam kalan eşyaları kurtarmaya çalışıyor.

    Depremde en fazla yıkımın olduğu Ayvacık ilçesine bağlı Yukarıköy’de depremzedeler 4 gün sonra hasarlı evlerine girmeye başladı. Artçı depremlerin şiddeti ve sayısı azaldıkça rahatlayan depremzedeler, artık yıkılan evlerindeki eşyalarını kurtarmaya çalışıyor. Vatandaşlar çıkardıkları eşyaları sağlam kalan yerlere taşıyor.