Etiket: Taşıyor”

  • Nükleer karşıtı çevreciler, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin aldığı kararı yargıya taşıyor

    Mersin’de çevreciler, Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin, Akkuyu Nükleer Santrali’nin 1/100 Bin Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda yer alması kararını merkezi idareye bırakan komisyon kararını oy çokluğuyla onaylamasını protesto etti. Büyükşehir Belediyesi duvarına siyah çelenk bırakan çevreciler, konuyu yargıya taşıyacaklarını ifade ettiler.

    Mersin’de uzun zamandır tartışma konusu olan Akkuyu Nükleer Santraliyle ilgili olarak Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi kararını verdi. Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi, Akkuyu Nükleer Santrali’nin 1/100 Bin Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda yer alması kararını merkezi idareye bırakan komisyon kararını oy çokluğuyla onayladı. Bunun üzerine bugün Büyükşehir Belediyesi Taş Bina önünde bir araya gelen çevreciler, alınan kararı protesto etti. Burada grup adına açıklamalarda bulunan Mersin Çevre Dostları Derneği Başkanı Suna Kılıçcı, alınan bu kararı kınadıklarını kaydederek, “Belediye başkanları ve Meclis üyelerinin onayladıkları komisyon raporunun içeriği Akkuyu Nükleer Santralin Mersin İl Çevre Düzeni Planında yer alması için uydurulmuş bahanelerdir. Alınan bu karar siyasi bir karar olup, antidemokratik bir karardır. Alınan bu karar, Akkuyu’nun Fukuşima ve Çernobil olmasının, kamu kaynaklarımızın zarara uğratılmasının, Mersin’in nükleer çöplük olmasının, enerjide dışa bağımlılığımızın artmasının önünü açacak kamusal niteliği olmayan bir karardır. Alınan bu karar Akdeniz’in ekosisteminin ve insan sağlığının bozulmasına, bölgemizin tarımının, turizminin bitirilmesine olanak sağlayacak ranta dayalı bir karardır” diye konuştu.

    Alınan kararın iptali için mahkemeye dava açacaklarını belirten Kılıçcı, “Alınan bu karar Mersin İl Çevre Düzeni Planının temel ilkeleri olan ortak ve bilimsel aklın hakim kılınması, kamu yararı olgusunu önceleyen bir yaklaşımın sahiplenilmesi, demokratik, katılımcı bir sürecin benimsenmesi, alternatif akılcı çözümlerin üretilmesi, olan ilkelere aykırıdır. Bu kararın alınmasını sağlayan belediye başkanları ve Meclis üyeleri Akkuyu Nükleer Santralin bölgemize ve insanlığa vereceği zararları bildikleri için 2012 yılında yönettikleri belediyelerden aldıkları Meclis kararları ile Akkuyu Nükleer Santraline karşıydılar. Ama maalesef bugün siyasi rant uğruna belediyelerinin kararlarını hiçe sayarak yönettikleri ilçelerinde yaşayan halkın iradesini hiçe sayarak Akkuyu Nükleer Santraline evet demişlerdir. Akkuyu Nükleer Santralini onaylayan belediye başkanları ve Meclis üyeleri insani ve vicdani davranmayarak, çocuklarımızın geleceğini karartmasına izin verdikleri, ülkemizin geleceğini, sağlığını ve bağımsızlığını tehlikeye soktukları için isimleri tarihe kara leke olarak geçecektir. Buradan Akkuyu Nükleer Santralini onaylayanlara sesleniyoruz. Nükleer sevdanızın gerçekleşmesine asla izin vermeyeceğiz. Akkuyu Nükleer Santraline karşı bundan sonra demokratik ve hukuksal mücadelemiz devam edecektir” ifadelerini kullandı.

    Açıklamanın ardından çevreciler, Büyükşehir Belediyesi duvarına siyah çelenk bırakarak, tepkilerini dile getirdiler.

  • Vatandaş, Keçiören Belediyesi’ni cebinde taşıyor

    Sosyal medya hesaplarını aktif kullanan Keçiören Belediyesi, vatandaşlara Facebook ve Twitter üzerinden belediye hizmetlerine ulaşabilmenin konforunu yaşatıyor. Keçiörenlilere bir klavye kadar yakınlaşan, hatta akıllı telefonu olan vatandaşlar tarafından deyim yerindeyse cepte taşınan Keçiören Belediyesi, sosyal medya sitelerindeki takipçi sayısını hızla artırıyor.

    Teknolojiyi kullanmada öncü olan ve hizmetlerini teknoloji ile bütünleştirmeyi başaran Keçiören Belediyesi, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek vatandaşların kullanımına sunuyor. Hem Keçiören Belediyesi hem de Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak, sosyal medya sitelerindeki hesapları aracılığıyla vatandaşlara ulaşarak sadece duyuru ve iletileri paylaşmakla kalmıyor, Keçiörenlilerin istek ve önerilerini de bu platformlar sayesinde iletebilmelerine imkan sağlıyor. Böylece vatandaşlar, belediyenin gerçekleştirdiği sosyal ve kültürel etkinlikleri, projeleri, açılışları ve belediye ile ilgili haberleri takip ederken, sosyal medya kanalıyla ilçe yönetimine de ortak olabiliyor.

    Takipçilerin sayısı hızla artıyor

    Belediye ile vatandaşlar arasında kurulan bu sosyal medya köprüsü mesafeleri ve fiziksel engelleri de ortadan kaldırıyor. Vatandaşlara bir klavye kadar yakınlaşan Keçiören Belediyesi, hatta akıllı telefonu olan vatandaşlar tarafından deyim yerindeyse cepte taşınıyor. Sosyal medyayı aktif kullanmanın karşılığında takipçi sayısını hızla artıran Keçiören Belediyesi ve Başkan Mustafa Ak’ın Facebook takipçilerinin sayısı 94 bin 857’ye, Twitter takipçilerinin sayısı ise 99 bin 962’ye ulaştı. Başkan Ak’ın Instagram hesabını takip eden kişi sayısı da 13 bin 772’e çıktı.

    Sosyal medya, hizmetlerimizi geliştiriyor

    Vatandaşların sosyal medya aracılığıyla kendilerine her türlü konuda ulaşabildiklerini belirten Başkan Mustafa Ak, takipçilerle karşılıklı iletişime geçtiklerini vurgulayarak, “Facebook, Twitter ve Youtube’da sadece mesajlarımızı iletmek için değil, çift taraflı bir iletişim kurmak için yer alıyoruz. Vatandaşlarımızın sosyal mecralar aracılığıyla bize ilettikleri düşünce ve isteklerini dinliyoruz. Bu talep ve önerileri raporluyor ve yanıtlıyoruz. Aynı zamanda belediye olarak etkinliklerimizi, yapmış olduğumuz çalışmalarımızı, projelerimizi günlük olarak takipçilerimizle paylaşıyoruz. Vatandaşlarımızın belediyemizin hizmetlerinden ve faaliyetlerinden daha hızlı bir şekilde haberdar olmalarını sağlıyoruz. Sosyal medya bireylerin, toplumun gündemini, düşüncelerini çok daha kolay bir şekilde takip etmemize imkan tanıyor. Bu bakımdan Keçiören Belediyesi olarak sosyal medyaya önem vererek, takipçilerimizden gelen istek ve düşüncelerle kendimizi ve hizmetlerimizi geliştirebiliyoruz” diye konuştu.

  • Bakan Özlü: “3D yazıcıları milli imkanlarla üretmemiz önem taşıyor”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü Deliklikaya Sanayi Bölgesi’nin (DESB) açılışına katıldı. Bakan Özlü, kullanımı dünyada yaygınlaşan üç boyutlu yazıcılarla ilgili, “3D yazıcıları, Türkiye’de milli imkanlarla üretmemiz büyük önem taşıyor” dedi.

    Arnavutköy Deliklikaya Mahallesi’nde bulunan Deliklikaya Sanayi Bölgesi’nin (DESB) tamamlanan alt yapı çalışmalarının açılışı yapıldı. Açılış törenine Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, DESB Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Büyükdede ve çok sayıda sanayici katıldı. Tören, Kuran-ı Kerim tilaveti ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Ardından protokol konuşmalarının yapıldığı törende sanayi bölgesinin Türkiye’ye katkıları ve akıllı fabrika sistemlerinin sağlayacağı yararlara dikkat çekildi. Törenin sonunda ise protokol üyeleri ve Bakan Özlü sanayi bölgesinin açılış kurdelesini kesti. 2.3 milyon metrekare alan üzerindeki sanayi bölgesinin içerisinde 400 tesis bulunurken 30 bin kişiye de iş imkanı sağlanacak. Sanayi bölgesine kurulacak olan yeni teknoloji sistemleri ile çalışan akıllı fabrikalar ile üretim seviyesinin büyük oranda arttırılması hedefleniyor. Alanda fabrikaların yanı sıra okuldan ibadethaneye, spor merkezlerinden otellere kadar birçok sosyal donatı vatandaşlara hizmet verecek.

    “3D yazıcıları Türkiye’de milli imkanlarla üretmemiz büyük önem taşıyor”

    Fırtınanın en şiddetli olduğu dönemlerde bile Türkiye’nin rotasından sapmadığını belirten Bakan Özlü, “İstanbul’da daha düzenli, planlı bir sanayileşme için büyük önem taşıyor. Ekonomik göstergelerimiz yaşanan süreçten neredeyse hiç etkilenmemiştir. Son iki ay içerisinde darbeye ve teröre rağmen ekonomi ile ilgili yapısal reformlar hayata geçirilmiştir. Yeni dönemde bakanlığımızın en öncelik vereceği konuların başında 4’üncü Sanayi Devrimi geliyor. Yeni sanayi sistemleri temel olarak akıllı üretim sistemlerine dayanıyor. Akıllı üretime ve akıllı fabrikalara geçmemiz ülkemizde büyük önem taşıyor. Kullanmak zorunda kalacakları 3D yazıcıları Türkiye’de milli imkanlarla üretmemiz büyük önem taşıyor. Bakanlığımızda 4’üncü Sanayi Devrimi ile ilgili özel bir çalışma grubu oluşturduk” diye konuştu.

    “Belediyenin 2016 yatırım bütçesi 16,3 milyar liradır”

    Rekabetin küreselleştiğini ifade eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise, “Türkiye’nin hak ettiği yere gelebilmesi için tüm birimleri ve iş adamları ile birlikte geleceğe hazırlanması gerekiyor. Arazilerin kullanım kararlarının değişmemek üzere belirlenmesi gerekmektedir. Her dönem her şahsa ve siyasete göre şekillenmemesi gerekmemektedir. Bir takım engeller olmasına rağmen gecikmeli yürüyoruz. Daha önce maaş ödeyemeyen belediyenin 2016 yatırım bütçesi 16,3 milyar liradır” dedi.

    “Kimi tankın önüne durur, kimi tank yapar diyelim”

    Türkiye’nin 4’üncü Sanayi Devrimi dönemine gireceğini ifade eden DESB Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Büyükdede, “Aynı zamanda savunma, uzay, havacılık konusunda da ciddi çalışmaları olan firmalar bu bölgede olmuş olacak. En önemlisi bugün ne MODDYS ne diğer kuruluşların bize puan vermelerinin bizim için önemli olmadığını biz sanayiciler olarak ülkemizce biliyoruz. Biz sanayicimize güveniyoruz onlar aynen 15 Temmuz öncesi gibi yatırım yapma hedeflerine devam etmek istiyorlar. Bizde kimi tankın önüne durur, kimi tank yapar diyelim” şeklinde konuştu.

  • “Probiyotikler, çocuklar ve yetişkinler için büyük önem taşıyor”

    Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Metehan Özen, okulların açılması ile birlikte artış eğilimi gösteren salgın hastalıkların kontrol altına alınmasında probiyotik kullanımının büyük önem taşıdığını söyledi.

    Özellikle mevsim geçişlerinde bağırsaklar dahil vücutta birçok sorunla karşılaşılabiliyor. Bağırsaklardaki milyarlarca yararlı bakterinin sağladığı denge korunduğu takdirde, bir çok hastalığın ortaya çıkma imkanı azalıyor ya da etkisi çok sınırlı oluyor. Sağlığın kaliteli şekilde devamını sağlamak için vücutta bulunan dost bakterilere ihtiyaç var. Bunun başarılamadığı durumlarda ise probiyotikli gıdalarla beslenilmesi ve probiyotikli destek ürünlerinin kullanılması öneriliyor. Son yıllarda gıda endüstrisindeki gelişmeler neticesinde; içeceklere, bazı yiyeceklere ve bebek mamalarına probiyotikler ilave edilerek, besinlerin zenginleştirildiği görülüyor. Ancak, bu gıdalarda hangi miktarda ve hangi türlerde probiyotik bakteriler bulunduğunu bilmediğimiz ve üretiminden sonraki dönemde içindeki bakteri konsantrasyonları azaldığı için akut hastalık durumlarında tedavi amaçlı kullanımları henüz önerilmiyor. Bununla birlilkte sadece eczanelerde satılan ve içeriğinde probiyotik içeren kapsül, tablet, ve sıvı formunda bulunan ürünler de mevcut. Bu yüzden tedavi amaçlı kullanımlar için mutlaka uzman bir doktora başvurulması gerekiyor.

    Okula dönüş ile birlikte artma tehlikesi yüksek olan ishal de mikrobiotayı dengeleyerek kontrol altında tutulabilecek hastalıklardan biri. Yapılan birçok çalışma, faydalı mikroorganizmaları içinde barındıran probiyotiklerin enfeksiyona bağlı ishalin tedavisine yardımcı olabileceğini gösteriyor. Hem ishal hem de antibiyotik kullanımına bağlı ishalde probiyotik kullanımının etkili olduğunu ifade eden Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Metehan Özen, “Probiyotikler, çocuklarda ishal başta olmak üzere birçok hastalığın tedavisini yardımcı oluyor. Üstelik yapılan birçok yeni araştırma probiyotiklerin, antibiyotik kullanımıyla ortaya çıkabilecek hastalıklara karşı da koruyucu olabileceğini gösteriyor.Bu sebeple AB kullanımı esnasında yanına probiyotik eklemek yan etkilerini azaltacaktır ve de aynı zamanda kronik hastalıkların oluşumunu engelleyecektir Bu yüzden probiyotik kullanımı hem çocuklarda hem de yetişkinlerde büyük önem taşıyor” dedi.

    Probiyotik kullanımının alerjide, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde ve ishal gibi pek çok hastalığın tedavisine yardımcı olabileceğini ifade eden Özen, “Sağlık için faydalı olabilecek onlarca bakteri ve maya türü var. Fakat ishal için sadece belli tür probiyotikler yardımcı olabiliyor. Bu yüzden doğru ve etkili probiyotik kullanımı büyük önem taşıyor. Tablet, kapsül ve sıvı şeklindeki probiyotiklerin hangisinin ishal için faydalı olabileceğini öğrenmek için mutlaka doktorlar tarafından bir yönlendirmeye ihtiyaç var. Ebeveynler güvenli ve etki alanı belli olan probiyotikleri doktor kontrolünde çocuklarına vererek ishalin tedavisinde fayda sağlayabilirler” ifadelerini kullandı.

    Bugün eczane ve marketlerde birçok marka probiyotik adı altında satılıyor. Burada önemli olan konu hangi tür probiyotiğin, hangi hastalıkta etkili olduğunu bilmek. Bu konuda uzman hekimlere danışılması bu yüzden büyük bir önem taşıyor. Temel olarak bakıldığında ise probiyotik ürün seçiminde iki konuya özellikle dikkat edilmesi gerektiği görülüyor. Bunlardan biri kullanılan ürünün klinik faydasının gösterilmiş olması, ikincisi ise özellikle çocuklar söz konusu olduğunda kullanım kolaylığı olan ürünlerin tercih edilmesi. Çünkü çocuklar renkli, kokulu ve tatlarını sevmedikleri ilaçları içmekten hoşlanmadıkları gibi probiyotiklere karşı da aynı şekilde davranış sergiliyorlar. Özellikle ishal gibi önemli bağırsak problemlerinde çocukların severek kullanacağı probiyotik ürünlerin tercih edilmesi bu yüzden büyük bir önem taşıyor. Probiyotiklerin bağırsak sağlığına ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olduğunu ifade eden Probiyotik ve Prebiyotik Derneği Başkanı Prof. Dr. Tarkan Karakan, “Bir kişi yılda 7 defa soğuk algınlığıyla karşılaşırken probiyotik kullananlarda bu oran 2-3’e düşüyor. Mevsim geçişlerinde daha da artan salgın hastalıklara karşı kalkan olan probiyotikler, ishalin önlenmesi ve tedavisinde de çok büyük bir fayda sağlıyor. Bu yüzden günümüzde çok kolaylıkla erişim sağlanan, etkisi kanıtlanmış tablet, kapsül ve sıvı formları da bulunan probiyotikleri düzenli olarak kullanmakta fayda var” diyerek probiyotik kullanımının ne kadar önemli olduğunun altını çizdi.

  • (Özel Haber) TRT önünde yaralanan o gazi darbenin izlerini vücudunda taşıyor

    15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Harbiye’deki TRT Radyosu önünde çıkan çatışmada, darbecilerin attığı el bombasıyla yaralanan Ali Kesici darbenin izlerini vücudunda taşıyor. O gece vücuduna isabet eden şarapnel parçalarıyla yaralanan Gazi Kesici, “Hainlerin kurşunu hiç acıtmadı, ateş etseler de tereddütsüz yürümeye devam ettik” dedi.

    15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Harbiye’deki TRT Radyosu önünde darbecilerin attığı el bombasıyla yaralanan 28 yaşındaki gazi Ali Kesici, o gece yaşananları anlattı. İş yerindeyken darbe girişimini öğrenen Kesici, eve geldikten sonra televizyondan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısını dinledi. Çağrının ardından yeğeniyle birlikte sokağa çıkan Kesici, toplandıkları grupla birlikte Harbiye’ye yürüdü. Burada çıkan çatışmada darbecilerin attığı el bombasıyla yaralanan Kesici bayılınca vatandaşlar tarafından Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yapılan tedavi sonrasında vücudunda isabet eden şarapnel parçaları çıkartılamayan Kesici, darbenin izlerini vücudunda taşıyor. Kesici, cep telefonu kamerasına yansıyan yaralandığı an ve Harbiye’deki olayları İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı.

    “Tereddütsüz üzerilerine yürümeye devam ettik”

    İş yerindeyken haber geldiğini askerin köprüye indiği haberini aldıklarının belirten Gazi Ali Kesici, “Daha sonra müdürler dükkanı kapattı bizde ara sokaklardan eve gittik. Evde oturdum, bir şeyler yedikten sonra televizyonu açtım ve izlemeye başladım. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklama yaparak ‘Bütün halkı sokaklara bekliyorum’ dedi. Bende hiç tereddüt etmeden yeğenimi alarak evden çıktım. İlk olarak Çağlayan Adliyesi’nin orada toplandık ve yürümeye başladık. Biz Harbiye Orduevinin ortaya gittik. Oraya gidince bize ateş açtılar, polislerimiz de karşılık verdi. Biz tereddütsüz yine hainlerine yanına doğru gitmeye çalıştık. O anda arkadaşım yanımdayken sırtından vuruldu ve yere düştü. Biraz sendeledikten sonra ayağa kalkıp daha çok yürümeye başladık. O anda ayağımdan yaralandım. Ben düşer gibi oldum tekrar kalktım ve elime baktım. Elimin ve kolumun altında da yara olduğunu hissettim. Daha fazla gidemeyeceğimi anladım ve yere yattım. Vatandaşlarımız bizi hainlerin yanından taşıdılar. Sonra yanımızda siyah bir araç yaklaştı ve bizi alıp hastaneye götürdüler” dedi.

    “Hainlerin kurşunu hiç acıtmadı”

    İçinde bir gram korku olmadığını ifade eden Gazi Kesici, “Hainlerin kurşunu hiç acıtmadı, hissetmedim bile, daha çok yürüyecektim ama dermanım kalmamıştı. Yine olursa yine giderim. Doğukan diye bir arkadaşım beni yaralı bir şekilde çekerken sırtından vuruldu. Yanımızda bir şey patladı ve ardından ateş açmaya başladılar. Ateş açtıktan sonra bir parçanın bacağıma geldiğini hissettim. Ondan sonra tekbir getirerek yürümeye başladık. Şarapnel parçaları vücudumda ama o gün çıktığım için ben gurur duyuyorum. İzi olsa da ben bununla yaşayacağım için pişman değilim. Böyle bir anne beni doğurmuş ve ben bu günlere gelmişim, görmüşüm hepsinden Allah razı olsun pişman değilim” ifadelerini kullandı.

    Yenikapı’da düzenlenen Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ne de katıldığını söyleyen Gazi Kesici, “Tüm liderler konuşmalarını dinledik ve konuşmalardan çoğu şey çıkarttık. Oraya davet edilmemiz yoğun ve güzel bir duyguydu. Herkese böyle bir şey nasip olmaz” şeklinde konuştu.