Etiket: Taşıyor”

  • Westfalenhallen Dolup Taşıyor

    Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Trabzon Vakfı ve Avrupa Trabzon Dernekler Federasyonu tarafından Almanya’nın Dortmund kentinde düzenlenmekte olan Her Yönüyle Trabzon Etkinlikleri hafta sonu ziyaretçi akınına uğradı.

    Etkinliklerin düzenlendiği Westfalenhallen, özellikle hafta sonu olması münasebetiyle dolup taşıyor. Cumartesi günü gişelerin önünde uzun kuyruklar oluştuğu görülürken, katılımcılar salonda programdan programa koşuyor.

    Etkinliklerle ilgili olarak değerlendirmede bulunan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Almanya’da bu etkinlikleri düzenlemekteki birinci amaçlarının gurbetteki Türklerle kucaklaşmak olduğunu kaydederken, “Buraya, özellikle üçüncü ve dördüncü kuşak kardeşlerimizle kucaklaşmak için, ait oldukları kültürleri onlara sunmak için geldik. Hafta sonu olması münasebetiyle yoğun bir ziyaretçi akını yaşanıyor. Avrupa’daki sadece Trabzonlu ya da Karadenizliler değil, memleketimizin her bölgesinden insanlar buraya geliyor. Katılımcılar içinde genç kitle çoğunluğu oluşturuyor ve bu da bizi çok mutlu ediyor. Westfalenhallen’de Trabzon’un kültürünü, değerlerini sergiliyoruz. Seranderden tutun da mısır öğüten el değirmenine kadar tüm kültürümüzü Avrupa’nın göbeğinde gözler önüne seriyoruz. Halkoyunları ve mehteran gösterileri, konserler, paneller ve söyleşilerle Trabzon’umuzu katılımcılara aktarıyoruz” diye konuştu.

    24 Şubat’ta başlayan etkinliklerin 28 Şubat akşamı tamamlanacağını hatırlatan Gümrükçüoğlu, “Avrupa toplumunda bu tür etkinliklere hafta sonunda, hafta içine göre çok daha ciddi oranda katılım oluyor. Bugün Cumartesi ve etkinliklerimiz ziyaretçi akınına uğruyor. Yarın, yani Pazar günü daha da kalabalık olacağını tahmin ediyoruz. Avrupa’nın göbeğinde hemşehrilerimizle kucaklaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

    Başkan Gümrükçüoğlu, etkinlikler süresince gerek Trabzon’un kardeş şehri olan Dortmund ile gerçekleştirilecek olan ikili çalışmalar, gerekse Trabzon’da yapmayı planladıkları projeler hakkında önemli ön çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade ederek sözlerini tamamladı.

    TRABZON’UN KÜLTÜRÜ AVRUPA’DA SERGİLENİYOR

    Etkinliklerin başladığı 24 Şubat’tan itibaren her gün halkoyunları ve mehteran gösterileri, resim, fotoğraf ve karikatür sergileri, konserler, panel ve söyleşiler düzenleniyor. Etkinlik alanında bulunan stantlarda Trabzon’un ve ilçelerinin kültürel değerleri katılımcılara arz ediliyor.

    Böylesi bir etkinlikte kültür-sanat faaliyetlerinin ön plana çıkarılmasından son derece memnun olan katılımcılar etkinliklerin düzenlenmekte olduğu Westfalenhallen’e akın ediyor.

  • Uzm. Dr. Özbey: “10 Kişiden 6’sı H1n1 Virüsü Taşıyor”

    Özel Kastamonu Anadolu Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Saliha Bakır Özbey, grip olan her 10 kişiden 6’sının domuz gribi olduğunu ifade ederek, ülkenin yüzde 60’ının domuz gribi virüsü taşıdığını söyledi.

    Özel Kastamonu Anadolu Hastaneleri, son zamanlarda Türkiye’de yaygınlaşan H1N1 virüsü ile grip hakkında vatandaşları bilgilendirme adına ’Grip (İnfluenza)’ konulu konferans düzenledi. Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odasında gerçekleştirilen konferansa vatandaşların ilgisi yoğun oldu.

    Grip konferansına konuşmacı olarak katılan Özel Kastamonu Anadolu Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Saliha Bakır Özbey, H1N1 (domuz gribi) virüsünün 2015 yılında daha yaygın görüldüğünü belirterek, grip olan her 10 kişiden 6’sının domuz gribi olduğunu belirtti. Dr. Özbey, domuz gribi virüsünün 2009 yılından itibaren insanlara adapte olduğunu ve artık mevsimsel grip etkenleri arasına girdiğini ve bu yüzden paniğe de gerek olmadığını belirtti.

    “EN YAYGIN HASTALIK DOMUZ GRİBİ”

    Uzm. Dr. Özbey, “Sağlık Bakanlığı’nın grip şikayetiyle aile hekimlerine başvuran kişilerden aldıkları bin 72 örnek değerlendirmiş ve 124’ünde influenza A tespit edilmiş. Bunların 73’ü H1N1, 39’u H3N2, geride kalan 5’i de influenza B olarak görülüyor. Bu oranlardan da gördüğümüz gibi yüzde 60 civarında H1N1 aktif durumda olduğu saptanmıştır” dedi.

    Grip virüsünün kendisine bağlı alt solunum yolu enfeksiyonu gerçekleştirip insanların ölümüne yol açmasından çok, kişinin altta yatan kronik hastalıklarını tetikleyerek ölüm olaylarının meydana geldiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Özbey, gripten korunma yollarını açıklarken risk grubundaki kişilerde grip belirtileri görülmesi durumunda mutlaka hastaneye gidilmesi gerektiğini ifade etti.

    “DÜNYADA HER YIL 5 MİLYON KİŞİ GRİP HASTALIĞINA YAKALANIYOR”

    Dünyada her yıl yaklaşık 5 milyon kişinin grip hastalığına yakalandığını dile getiren Uzm. Dr. Özbey, şunları söyledi:

    “Grip, sıklıkla kışın kapalı ortamlarda yakın teması olan insanlar arasında görülen, insandan insana enfekte solunum yolu salgılarıyla bulaşan, virüslerin yol açtığı bir enfeksiyon hastalığıdır. Her yıl nüfusun yüzde 5 ila 15’i grip olmaktadır. Dünyada ise her yıl yaklaşık 5 milyon kişi grip hastalığına yakalanmakta bunlarında yaklaşık 500 bini hayatını kaybetmektedir”

    Grip virüslerinin M.Ö. 400 yıllarda Hipokrat tarafından tanımlandığına dikkat çeken Dr. Özbey, “O günden bu tarafa da üç farklı virüs bilinmekte. İnfluenza A, B ve C virüsleri insanlarda enfeksiyon oluşturabiliyor. Salgınlardan sorumlu olması nedeniyle influenza A bizim için daha önemli oluyor. İnfluenza insanlarda enfeksiyon oluşturduğu gibi kuşlarda, domuzlarda, atlarda ve deniz memelilerinde de enfeksiyon oluşturabiliyor” diye konuştu.

    “DOMUZ GRİBİ ÖLÜM ORANLARI ÖNCEKİ SALGINLARA GÖRE DAHA AZ”

    İnfluenza tarihine bakıldığında çok ciddi salgınların görüldüğünü hatırlatan Uzm. Dr. Özbey, “1918 İspanyol gribi, 1957 Asya gribi, 1968 Hong Kong gribinde milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Son olarak ise 2009 yılında domuz gribi görüldü. Bu gripten yaklaşık 200 ülke etkilendi. Önceki salgınlara baktığımızda ölüm oranın çok daha düşük olduğunu görüyoruz” dedi.

    “DOMUZLAR TEKNE GÖREVİ GÖRDÜ”

    2009 yılında domuz gribinin, domuzların hem insanlardan hem de kuşlardan bu virüsü alabilmesiyle ortaya çıktığına işaret eden Uzm. Dr. Özbey, “Domuzlar burada tekne görevi gördü. Kuşlarda, insanlarda ve domuzlarda görülen influenza virüsü domuzlarda yeniden şekilleniyor. Böylece H1N1 ortaya çıkmış ve insanlara bulaşmıştır” şeklinde konuştu.

    “DOMUZ GRİBİ İNSANLARA ADAPTE OLDU”

    Bu tür virüslerin zamanla insanlara adapte olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Özbey, “İnsanlar arasında yayılıyor. Grip mevsimlerinde ise ortalarda dolaşan virüsler haline geliyor. 2009 yılından beri domuz gribi ortamda dolaşmakta. İnsanlara adapte olmuş durumda. Mevsimsel grip etkenleri arasına girmiş durumda ve 2009 yılından bu tarafa H1N1 bulunmaktadır. Domuz gribinin insanlara adapte olması ölüm oranlarını da hızla azalttı” ifadelerini kullandı.

    “GRİP OLANLARIN YÜZDE 60’I H1N1 VİRÜSÜ TAŞIYOR”

    Türkiye’de 2013 ila 2015 yılları arasındaki grip aktivitesine bakıldığında gribin Ekim aylarında ortaya çıktığını ve Ocak-Şubat aylarında da hızla yayıldığını söyleyen Uzm. Dr. Özbey, “Yaklaşık nüfusun yüzde 11 civarında bir grip vakası görülüyor. 2015 yılındaki grip vakalarına baktığımızda toplumda yüzde 60 H1N1 virüsünün aktif olduğunu görüyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın grip şikayetiyle aile hekimlerine başvuran kişilerden aldıkları bin 72 örnek değerlendirmiş ve 124’ünde influenza A tespit edilmiş. Bunların 73’ü H1N1, 39’u H3N2, geride kalan 5’i de influenza B olarak görülüyor. Bu oranlardan da gördüğümüz gibi yüzde 60 civarında H1N1 aktif durumda olduğu saptanmıştır” açıklamasında bulundu.

    GRİP NASIL BULAŞIYOR?

    Grip virüsünün enfekte insanların üst ve alt solunum yolu salgılarında bulunduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Özbey, “Kişinin öksürüğü, aksırığı sırasında damlacıklar yoluyla etrafa yayılıyor. Çevremizdeki yakın insanlara da solunum yoluyla bulaşabiliyor. Aynı zamanda enfekte bir bireyle tokalaşma ve öpüşme sırasında da virüs bulaşabiliyor. Virüsün temas etmiş yüzeylere dokunmamızla da hastalık bizlere bulaşabiliyor” dedi.

    Virüsün kapalı alanlarda daha hızlı bulaşabildiğine işaret eden Uzm. Dr. Özbey, şöyle konuştu: “Grip belirtileri başladıktan bir hafta süre içerisinde etrafa bulaştırabiliriz. Bazı insanlar enfeksiyonu çok hafif geçirebilir ancak bu kişilerde virüsü çevreye bulaştırabiliyor. Eğer ani başlayan bir ateşiniz, kuru öksürük, boğaz ağrısı, yaygın vücut ağrısı, baş ağrısı, hapşırık, halsizlik, ishal, bulantı ve kusma gibi belirtiler grip olan insanda görülebilir. Daha ağır vakalarda alt solunum yolu enfeksiyonuna bağlı nefes darlığı görülebilir. Ağır grip vakalarında kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, özellikle aspirin kullanan kişilerde karaciğer yetmezliğine yol açabiliyor ve kişi hayatını kaybedebiliyor”

    “EN FAZLA ÖLÜM RİSKİ, 2 YAŞ ALTI VE 65 YAŞ ÜSTÜ TAŞIYOR”

    Grip virüsünün en fazla risk taşıdığı grubun 2 yaş altı ve 65 yaş üstü insanlar olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Özbey, “Bunun dışında hamileler, kronik bronşit, astım, kalp damar hastalığı, nörolojik hastalığı bulunanlar, sürekli aspirin kullanması gereken 6-18 yaş çocuklar ve obezite hastalığı olanlar grip için risk grubunda” diye konuştu.

    “KESİNLİKLE ASPİRİN VE ANTİBİYOTİK KULLANMAYIN”

    Gribin tedavisinde kesinlikle aspirin kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Özbey, “Çünkü ağır karaciğer yetmezliklerine yol açabiliyor. Aspirin dışındaki ağrı kesici ve ateş düşürücüleri tercih ediyoruz. Yine kesinlikle antibiyotik kullanımından kaçınmalıyız. Virüslerde antibiyotikler işe yaramıyor. Gereksiz yere kullanılan antibiyotikler hastalığın ilerlemesine dahi yol açabiliyor. Sadece ikincil gelişen bakteriyel enfeksiyonlara karşı hekim önerisiyle antibiyotik kullanılması gerekebilir” şeklinde konuştu.

    “GRİPTEN KORUNMAK İÇİN UYMAMIZ GEREKENLER”

    Bütün enfeksiyon hastalıklarından korunmak adına ellerin özenle yıkanmasının büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Özbey, şöyle devam etti: “Öksürürken veya aksırırken ağzımızı kağıt mendille kapatmalıyız. Kirli ellerimizle ağız burun ve gözlere dokunmaktan kaçınmalıyız. Grip benzeri hastalıklarda evde istirahat edilmeli ve bireylerle mesafemizi korumalıyız. Dışarı çıkarken hastalığı bulaştırmamak adına maske takabiliriz. Virüs yüzeylerde 48 saat canlı kalabildiğinden temizliğe çok dikkat etmeliyiz. Gripten korunmanın en önemli yolu da grip aşısıdır. Risk grupları başta olmak üzere herkese grip aşısı olmasını tavsiye ediyorum.”

    Uzm. Dr. Özbey, konuşmasının ardından konferansa katılan vatandaşların merak ettiği soruları yanıtladı.

  • Glikoz Şurubu Kullanılan Pekmezler Sağlık Açısından Risk Taşıyor

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler, kış aylarında daha çok üşümenin kansızlıktan kaynaklığını söyleyerek, bireylerin demir eksikliğine iyi gelen pekmez tüketimini artırmasını önerdi. Güler, ancak glikoz şurubu kullanılan pekmezlerin sağlık açısından risk taşıdığını söyledi.

    Acıbadem Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler, “Kansızlık çağımızın sorunu. Hem gebelikte hem de normal dönemde birey için büyük bir problem oluşturuyor. Birçok insanda kansızlık belirtileri var fakat kimse bunu fark etmiyor. Kansızlığın en büyük belirtisi halsizlik, üşüme, enerji düşüklüğü ve kulak çınlaması durumudur. Kansızlık sonucunda enerji düşmesiyle metabolizma yavaşlıyor ve kimi hastalarda kilo alımıyla da sonuçlanmaktadır” dedi.

    HAZIR PEKMEZDE GLİKOZ ŞURUBUNA DİKKAT

    Hazır pekmez tüketilmesini önerdiklerini fakat bunlarda da glikoz şurubu kullanan markalar olduğunu belirten Güler, “Hazır gıdaların çoğunda ürünün raf ömrünü uzatmak ve daha tatlı olmasına neden olması için mısır şurubu (glikoz- früktoz şurubu) kullanılıyor. Tüketeceğimiz hazır gıdaların içindekiler kısmını okuyarak neler kullanıldığına dikkat etmeliyiz ve glikoz şurubu kullanılanlardan uzak durmalıyız. Fazla alınan früktoz insülin direncini yükseltiyor, karaciğer yağlanmasına sebep oluyor ve burada trigliserite çevrilerek vücudumuzda yağ olarak depolanıyor” ifadelerini kullandı.

    Sigara ve alkol kullanımı, beslenme, stres, gastrit, iç kanama, ülser, genetik yapı gibi durumların kansızlığa neden olabileceğini vurgulayan Güler, “Pekmez demir bakımından çok zengindir. Günde iki yemek kaşığı yenilmeli. Fazla tüketimi tatlı krizlerine neden olmaktadır. Pekmez tüketimi sonucunda kansızlığın giderilmesi kişiye göre değişmektedir. Çünkü her vücutta emilimi farklıdır. Pekmez yedikten sonra hemen üzerine çay veya kahve içmeyin, bu demir emilimini azaltmaktadır” açıklamasında bulundu.

    Güler, demirin emilebilmesi için yanında C vitamininden zengin bir şeyle tüketilmesi gerektiğini ifade ederek, “Kalsiyum bakımından çok zengin olduğu için özellikle çocuklarda, gebelerde ve kalp rahatsızlığı olanlara da pekmezi öneriyoruz. Bir dilim (30 gr) peynirden 70 miligram kalsiyum alıyorken, bir yemek kaşığı (20 mg) pekmezden 100 miligram kalsiyum alırız. İştahsız olan kişiler ve gebeler eğer şeker ve böbrek hastalığı yok ise kahvaltılarda mutlaka iki yemek kaşığı pekmez yemeli” dedi.

    “BİRÇOK HASTALIĞA İYİ GELİYOR”

    Güler, “Kansızlığın en büyük belirtisi halsizlik ve üşüme durumudur. Kan şekerinin düşüklüğü ile birlikte el ve ayaklarda titremelerle karşılaşılır. Kansızlık kimi hastalarda kilo alımıyla da sonuçlanmaktadır. Pekmez kanı sulandırma özelliği olduğu için pıhtı atımını engeller. Kalp damar hastalıklarına ve doğru tüketildiği takdirde kanser hastalığına da iyi gelmektedir. İltihap söktürme özelliği olduğu için iltihaplanmalarda, bronşit hastalıklarında veya solunum yolu hastalıklarında inanılmaz bir etkisi vardır. Ayrıca balgam söktürme özelliği de vardır. Düzenli alınmasıyla birlikte bağışıklığı da kuvvetlendirir” ifadelerini kullandı.

  • Devlet Bahçeli İçin Açılan Defter Dolup Taşıyor

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin anjiyo olarak istirahatini sürdürdüğü hastanede açılan hatıra defteri, Bahçeli’nin taburcu olmasını bekleyen ziyaretçilerin mesajları ile doldu.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle anjiyo olmasının ardından Kocaeli’nin Çayırova ilçesindeki Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nde istirahati sürüyor. Bahçeli’yi ziyarete gelenler için oluşturulan hatıra defteri ise genel başkanın sevenleri tarafından yazılan iyi dilekler ile dolup taşıyor. MHP lideri Devlet Bahçeli’yi ziyarete gelen parti mensupları ve vatandaşlar, ziyaret defterinde Bahçeli’nin bir an önce sağlığına kavuşması dileklerinde bulundu.

    Defteri bir anı olması niyetiyle açtıklarını söyleyen MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, “Sayın Genel Başkanımız’a bir ziyaret defteri açtık. Ziyarete gelenler kendi hislerini ve duygularını yazsınlar diye. Herkes, partililer, normal insanlar buraya düşüncelerini yazacaklar. Sonrasında Sayın Genel Başkanımız’a hediye edeceğiz bunu” dedi.

  • Bilim Merkezi Öğrencilerle Dolup Taşıyor

    Kocaeli’de öğrenim gören öğrenciler, kalabalık gruplar halinde Kocaeli Bilim Merkezi’ni ziyaret ediyor.

    Kocaeli’de faaliyet gösteren birçok farklı okuldan gelen öğrenciler Bilim Merkezi’nde bulunan Algı ve Gerçeklik sergisi ile Bilimin Sultanları Sergisinde bilimsel yasaların işleyişi ve oluşumlarıyla ilgili bilgileri deneyimleme fırsatı buluyor. Bilimin Sultanları sergisinde tarihte önemli keşifler yapmış Müslüman bilim adamlarının icat ve buluşlarını öğrenen öğrenciler, bilime dair ne varsa görerek ve dokunarak öğreniyor.

    TBMM İlkokulu, Derince Sabancı İlkokulu, Kardelen Anaokulu, Balaban Ortaokulu, Çayırova Özel Ortaokulu ve Mutlukent İlkokulu öğrencileri Kocaeli Bilim Merkezi’ni ziyaret etti. Algı ve Gerçeklik sergisi ve Bilimin Sultanları sergisini gezerek görevlilerden düzeneklerle ilgili bilgi alan öğrenciler, yaptıkları ziyaret sayesinde güzel bir gün geçirdi. Kocaeli Bilim Merkezi’nin sergi alanları ve atölyelerine ziyaretçi sayısı yoğun günlerde yaklaşık bin kişiyi buluyor.