Etiket: taşıma

  • Engellilerden toplu taşıma araçlarına asansör talebi

    Türkiye Sakatlar Derneği (TSD) Samsun Şube Başkanı Hayriye Hakyemezoğlu, ”Özel otobüs ve diğer toplu taşıma araçlarına engellilerin kullanımını kolaylaştıracak asansörlerinin yapılması en büyük beklentilerimiz arasında” dedi.

    TSD Samsun Şube Başkanı Hayriye Hakyemezoğlu, şube binasında yaptığı basın açıklamasında engelliler için yetkililerden beklentilerini dile getirdi. Şehir yaşamının düzenlenmesinde, kent içi yapılaşmada, ortak alanların kuruluşunda engellilerin de görüşlerinin alınmasına özen gösterilmesi gerektiğini ifade eden Hakyemezoğlu, “Engellilerin yerel yönetimlerin karar organlarında temsiline olanak sağlanmalı, siyasi partiler engellilerin belediye meclislerinde temsili için kota dahil uygun yol ve yönetimler uygulanmalı. Evde bakım hizmetleri, engellilerin ulaşımın sağlanması gibi konularda ek önlemler yöntemler ve araçlar geliştirilmeli. Kamu hizmetlerinin verildiği alanlarda engellileri de dikkate alan düzenlemeler yapılmalı, özellikle evlerinden çıkamayan engellilere yönelik hizmetler çeşitlendirilmelidir” şeklinde konuştu.

    “Engelliler herkesle eşit olmalı”

    Engellilere herkesin eşit olarak yararlanması gereken eğitim, sağlık, çalışma ve demokratik haklarını normal vatandaşlar gibi kullanan hayatla iç içe olan birer birey olabilme imkanları daha fazlasıyla verilmesi gerektiğini kaydeden Hakyemezoğlu, “Özel otobüs ve diğer toplu taşıma araçlarına engellilerin kullanımını kolaylaştıracak asansörlerinin yapılması en büyük beklentilerimiz arasında” diye konuştu.

  • Başkan Doğan; “Bayrağı daha yukarılara taşıma heyecanıyla biz hazırız”

    Hizmet İş Sendikası Kocaeli Şubesi yöneticileriyle bir araya gelen İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, “Büyükşehir belediye başkanı ağabeyimiz çok güzel hizmetler yaptı. Şimdi o bayrağı daha yukarılara taşıma heyecanıyla biz hazırız” dedi.

    İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, Hizmet İş Sendikası Kocaeli Şubesi yöneticileriyle bir araya geldi. Bir restoranda düzenlenen buluşmada Hizmet İş Sendika Kocaeli Şube Başkanı İdris Ersoy, sendika yöneticileri, işyeri temsilcileriyle delegeler hazır bulundu. Programda konuşan sendika başkanı Ersoy, “İzmit Belediyesi ile 5 senedir çalışıyoruz. Belediye Başkanımızdan son derece memnunuz. İzmit keyif içinde, sorunsuz çalıştığımız bir belediye. Biz başkanımızı bırakmak istemezdik. Ama Büyükşehir Belediyesi için aday adaylığını açıkladı. Seçilirse büyükşehirde de kendisiyle keyif içerisinde çalışırız. Allah çıktığı yolda yardımcısı olsun. Her zaman başkanımızın destekçisiyiz” dedi.

    Daha sonra konuşan İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, “Göreve geldiğimizden bu yana işçimizi baş tacı yaptık. Çalışırken yorarız ama alın terine geldiğinde akan sular durur. Alın terinin ne demek olduğunu iyi biliriz. O yüzden biz sizlere minnettarız. İşçilerimizin maaşını asla geciktirmedik. Sizlere hizmet etmek bizim için onurdur. Çocuk hekimi olarak bize verilen bebeği kendi bebeğim gibi görüyordum. Çünkü bana güveniyorlardı. Milletvekilliği dönemim oldu o zaman da bu düşünceyle çalıştım. Belediye başkanlığı görevinde de sizlerin bana emanet ettiğiniz bu şehre en güzel hizmetleri yapmak için çalıştım” diye konuştu.

    “17 yıldır partimin emrindeyim” ifadelerine yer veren Doğan, “Benim tarzımdaki kişiler için 10 yıl belediye başkanlığında yeterlidir. Ben hep liderimi örnek alıyorum. Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’da 3 yıl 11 ay belediye başkanlığı yaptı ama tarih yazdı. Birçok sorunu çözdü. 10 yılda ne yaptıysak yaptık bundan sonrası heyecana girer. Yeni heyecanlar lazım. Bizler ağabeylik yapalım. İşçilerimizi seviyorum, hele işini iyi yapanlara hayranım. İzmit’teki işçilerimizden razıyım. Haklarını helal etsinler. İzmit tamamdır. Bundan sonra verilecek her görevi baş tacı yaparız. İzmit, il boyutunda bir belediyeydi. Bu birikimlerimizi istifade ettirebilirsek Büyükşehir Belediyesinde göstermek isteriz. Allah nasip eder, büyüklerimiz uygun görürse biz hazırız deriz. Nasip olursa olur olmazsa biz yine ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Kocaeli Büyükşehir Belediye başkanlığı görevi için heyecanlı olduğunu kaydeden İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, “Hiçbir siyasi ayrım gözetmeyiz. Ülkemiz silahlı ve ekonomik bir mücadele veriyor. Bu Anadolu coğrafyasında güçlü olursak kalabiliriz. Biz 2023 ve 2053 hedeflerine ulaşmak zorundayız. 10 büyük ekonomi olacağız. Bunu şehirlerle olacağız. Kocaeli’nin ağır bir görevi var. Artık devletler yarışında şehirler yarışıyor. Büyükşehir belediye başkanımız ağabeyimiz çok güzel hizmetler yaptı. Şimdi o bayrağı daha yukarılara taşıma heyecanıyla biz hazırız” ifadelerini kullandı.

  • İnegöl’de toplu taşıma ücretlerine zam

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde şehir içi ulaşımı sağlayan halk otobüslerinin fiyatlarına zam yapıldı. Bugünden itibaren zamlı tarife başladı. 2.40 olan tam 2.75, 1.50 olan öğrenci tarifesi 1.65 TL oldu.

    İnegöl’de toplu ulaşımı sağlayan İnegöl Ulaşım A.Ş’nin Ukome’ye yaptığı zam talebi kabul edildi. Toplu taşıma ücretlerine yapılan zam bugün itibariyle yürürlüğe girdi. Sabah okula ve işe gitmek için toplu taşıma araçlarına binen vatandaşlar zamlı tarifeyle güne karşılaştı.

    Daha önce 2 lira 40 kuruş olan tam 2 lira 75 kuruşa, 1 lira 50 kuruş olan öğrenci tarifesi ise 1 lira 65 kuruşa çıkartıldı.

    Geçen yıl yüzde 20’lik zammın ardından bu yıl UKOME kararıyla birlikte yüzde 15’lik artış oldu. Geçtiğimiz günlerde Bursa’da alınan zam kararına Bursa Büyükşehir Belediyesi müdahale ederek eski tarifeye geri döndürmüştü.

  • Bir köy taşıma suyla hayatını sürdürüyor

    Elazığ’da kent merkezine 18 kilometre uzaklıkta bir köyde, köy sakinleri yıllardır taşıma suyla hayatlarını devam ediyor. Köyde bulunan su kaynaklarının kuruması nedeniyle çözüm bulamayan yöre sakinleri, ya il özel idaresinin gönderdiği tankerden yada her gün kilometrelerce yürüyerek gittikleri çeşmeden bidonlarla su taşıyıp ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyor.

    Merkeze bağlı Poyraz köyünde yaşayan vatandaşlar, 5 yıldır taşıma su ile hayatlarını sürdürüyor. Yaklaşık 150 hane olan ve 800 nüfusu bulunan Poyraz Köyü’nde bulunan su kaynakları tamamen kuruyunca, köylüler kullanma, hatta içecek suyu bulamaz hale geldi.Kent merkezine 18 kilometre uzaklıkta bulunan köy, su ihtiyacını 2 kilometre yürüyerek gittikleri komşu köyün sokak çeşmesinden doldurarak bidonlarla evlerine taşıyor, yada İl Özel İdaresinin gönderdiği tankerin depoya boşalttığı suyla ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyor. Köy sakinleri sadece evlerinde şebeke suyu kullanabilmek istiyor.

    “Köye 2 kilometre uzaklıktan su taşıyorlar”

    Her yıl yaklaşık 7 ay susuzluk çektiklerini belirten Muhtar Ömer Faruk Tatar, “Köyümüz yaklaşık 250 hanedir. Son 5 yıldır su sorunumuz var. Suyumuzu da İl Özel İdaresi getiriyor. Gelen suyun bir kısmını evlere dağıttık ama çözüm olmadı. Ondan sonra depoda topladık. Haftada 1 saat su dağıtmak şartıyla evlere vermeye çalışıyoruz. Bu çağda böyle bir şeyin olması üzücü. Çünkü 21. yüzyılda bu durumda yaşamak çok şey demek. Biz bu durum için Ankara’ya kadar gittik. Sıkıntılarımızı dile getirdik. Ama bana göre biraz duyarsız kaldılar. Köyümüz merkezi bir yer. Eskiden nahiye idi. Karakol var ve 40 tane askeri mevcut. Sağlık ocağı vardı, yıkım kararından dolayı kaldırdılar. Tekrardan yapılacak dediler yaklaşık 7 yıldır, öylece duruyor. Kadınlar köye yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bir çeşmeden su getiriyor. O su da yazın bir parmak kalınlığında akar. Aracı olmayanlar var, aracı olanların bir kısmı da diğerlerine yardımcı olarak içme suyunu getirtebiliyor”dedi.

    “Üzülerek de olsa sesimizi bu şekilde duyurmaya çalıştık”

    Depodan haftada bir saat su verebildiklerini anımsatan Tatar, “Ondan yana tepkileri çok doğru. Ancak benlik bir şey değil. Çünkü gerekli yerlere gerekli başvuruları yaptım. Biz buraların ölçümünü yaptık. Kesinlikle bizim köyün sınırlarında artezyen suyu yoktur. Yetkili mercilere söylediğimizde de siz alternatif bir yol bulun diyorlar. Zaten biz bulduktan sonra, köyün ekonomik durumu elverişli, kendimiz yaparız. Bizim sınırlarımız da su yok. Böyle olunca biz susuzluktan ölecek miyiz. Burada yaklaşık 800 nüfus var. Çoğu kişi evlerine satılık levhası koymuş, satılığa çıkarmış. Bize şimdiye kadar bir ret cevabı da gelmedi. Biz artık sesimizi üzülerek de olsa, bu şekilde duyurmaya çalıştık” ifadelerini kullandı.

    “Haftada bir banyo yapılıyor, ev kalabalıksa sırlama şeklinde oluyor”

    Köyde, 10 senedir su sıkıntısının olduğunu ve son 5 yılda bu durumun daha da arttığını dile getiren köy sakinlerinden Meltem Arslan, “Yıl bazına bakıldığında bizim, 6 aydan fazla su sıkıntımız oluyor. Genellikle suyu taşıma yolu ile halletmeye çalışıyoruz. Çevre köylerden idare etmeye çalışıyoruz. 2 kilometreden fazla yol yürüyen da oluyor. Banyolar sınırlı, her istediği süre zarfında banyo yapamıyor. Hafta bir banyo yapılıyor. Hatta ev kalabalık ise bu sıralama şeklinde oluyor. Evde hijyen olmuyor. Evi temiz tutsak bile su olmadığından dolayı minimum şekilde karşılamaya çalışıyoruz. Bizim ahırımız ve hayvanlarımız var. Onlar da aynı zamanda sıkıntı çekiyorlar. Aslında birinci önceliğimiz hayvanlar oluyor. Ayrıca yatalak bir hastam var. Hijyen olmadığından dolayı sürekli bir enfeksiyon olma durumu oluyor. Bu bizim için en büyük için en büyük sorun. Enfeksiyondan dolayı neredeyse haftada iki kez hastaneye gidiyoruz”diyerek yaşadıklarını sorunları aktardı.

    “Su nedeniyle köyün nüfusu düşüyor”

    Su olmadığından dolayı bir çok kişinin kente taşındığını da dile getiren Arslan,”Gelen kişiler de durumu gördükleri zaman merkeze dönüyorlar. Git gide köy mevcudu düşüyor. Ancak burada kalanlar için çok büyük bir sıkıntı. Su hayattır ve hepimizin hayatı tehlikede. Köydeki bir çok ailenin hastası var. Bizim için de öyle çünkü bize gelen suyun hijyenini hiçbir şekilde bilmiyoruz. Çoğumuz enfeksiyon kapıyoruz. Bunu ne kadar sürdürebileceğimizi bilemiyoruz. Su ihtiyacını çevre köylerden taşıma suyu ile yapıyoruz. Kovalarla, bidonlarla taşınılıyor” şeklinde konuştu.

    Köy sakinlerinden Gülseren Kaplan ise, “5 yıldır su yok. Yazın su hiç yok. Biz çok zorluk çektik. Biz susuzuz, hayvanlarımız susuzuz. Ben geçimimi hayvanlardan sağlıyorum, mecbur onlara da su vermem lazım. Su ihtiyacımızı köyden uzak bir yerden temin ediyoruz. Ayrıca İl Özel İdaresi getiriyor. Ancak bir köye bir tanker su yetmiyor. Benim de hayvanlarım var. Ben de hayvanları beslemek zorundayım, çünkü benim geçim kaynağım. Yaşlı ve hasta annem var ona da bakmak zorundayım”diye konuştu.

  • Toplu taşıma şoförlerine empati eğitimi

    Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. toplu taşıma araçlarında görevli sürücü personellere yönelik eğitimler devam ediyor. Toplamda 550 sürücünün katıldığı İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimleri kapsamında empati eğitimi de verildi.

    Ulaşım A.Ş. İşletim Müdürü Serhat İlter ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı Toplu Taşıma Şube Müdürlüğü yetkililerinin katılımı ile gerçekleşen İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimleri 550 sürücünün katılımıyla 3 gün sürdü. Eğitim kapsamında toplu taşıma sürücülerine sürüş tekniklerinin yanı sıra, toplu taşıma yönetmeliğinde dikkat edilmesi gereken hususlar da anlatıldı. Eğitimlerin bu bölümüne Toplu Taşıma Şube Müdürü İsmail Fidan da katılım sağladı. Eğitimlerin en dikkat çeken bölümü ise empati eğitimi oldu.