Etiket: taşı

  • Yeni nesil sefer tası işte yemeyi kolaylaştıracak.

    Amerikalı bir girişim şirketi iş yerine yemek götürmeyi kolaylaştıran yeni nesil sefer tası tasarladı. Yıkanması ve taşınması kolay sefer tası, şık tasarımıyla sefer tası taşıma furyasını tekrar canlandırmayı hedefliyor.

    İş yerine daha güvenli ve taze yemek taşıyabilmek için Amerikalı bir girişim şirketi tarafından tasarlanan yeni nesil sefer tası, iş yerine ev yemeği tüketimini kolaylaştıracak. Şık ve ergonomik tasarımı sayesinde sırt çantasında dahi taşınabilen sefer tası 3 bölümden oluşuyor. Sızdırmaz ve ısı yalıtıcı maddeyle kaplı tas, sulu yemekleri dahi uzun süre muhafaza edebiliyor.

    Sefer tası, kutusu içinde çatal, bıçak ve kaşıklarda kolayca taşınabiliyor. Yeni nesil sefer tası ortalama 100 dolarlık fiyatıyla, Haziran’da satışa sunulmaya başlanacak.

  • Değirmen geleneğini yaşatmak için bir tonluk taşı taşıdılar

    Giresun’da bir grup vatandaş, değirmen geleneğini yaşatabilmek için bir ton ağırlığındaki iki değirmen taşını Yağlıdere ilçesinden Espiye ilçesine insan gücü ile taşıdı.

    Yaklaşık 100 yıllık olan ve artık taşı eski işlevini görmediği için kullanılmayan değirmeni yeniden çalıştırmak için harekete geçen köylüler, Yağlıdere ilçesi Günece köyünden aldıkları değirmen taşını insan gücü kullanarak 3 saatte araç yoluna çıkardı. Bir ton ağırlığındaki iki değirmen taşını araç ile getirdikleri Espiye ilçesi Yeşilköy köyüne yine insan gücüyle 5 saatlik uğraşın sonunda değirmene getirdi. Eski taşı çıkartarak yeni değirmen taşını yerine koyarak değirmeni yeniden faaliyete soktu.

    Bu zorlu ve meşakkatli yolu sadece değirmen geleneğinin gelecek nesillere aktarmak için çalıştıklarını belirten köy sakinlerinden Mehmet Bal, “Bizlerin çocukluğu annemiz ve babamızla değirmenlerde, köy hayatında geçti fakat gördük ki artık bu güzel gelenekler yok olmaya yüz tutuyor. Bizde köyde yaşayan diğer arkadaşlarla bir araya gelerek karar aldık ve eski değirmenimizi tekrar faaliyete geçirdik. Mutluyuz en azından geleneklerimize sahip çıkmaya çalışıyoruz. İnşallah gelecek nesillerimiz bunları görür, tanık olurlar bu güzel geleneği onlarda kendinden sonra gelecek nesillere aktarırlar” dedi.

    Yeni taşıyla birlikte faaliyete tekrar giren 100 yaşındaki değirmende mısır öğütülmeye başlanıldı.

  • “Milyon Taşı Huzur İstanbul” projesi uygulanmaya başladı

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Turizm Şube Müdürlüğü, “Milyon Taşı Huzur İstanbul” projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında görev yapacak olan polis ekipleri, turistlerin hem güvenliğini sağlayacak hemde gerektiğinde rehberlik hizmeti de sunacak.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Turizm Şube Müdürlüğü tarafından, İstanbul’a gelen turistlerin huzur ve güven içerisinde tatil yapmaları için hayata geçirilen “Milyon Taşı Huzur İstanbul” projesi, adını aldığı tarihi Milyon Taşı’nın bulunduğu Sultanahmet meydanında düzenlenen törenle tanıtıldı.

    Projenin tanıtımın yapıldığı törene İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Emniyet Müdürü Dr. Mustafa Çalışkan, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Türkiye Oteller Birliği Federasyonu Başkanı Osman Ayık, İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz katıldı. İstanbul’a gelen turistlerin, güvenliğini sağlamak ve hızlı bir şekilde polise ulaşımı kolaylaştırmak için hataya geçirilen proje, büyük ilgi gördü.

    Törende konuşan Türkiye Seyehat Acentaları Birliği Başkanı Başaran Ulusoy, Türkiye’nin vize konulacak bir ülke olmadığını belirterek, “Bize vize koyanlar bir gün görecekler ki biz onlara vize koyacağız. Bu ülke bunu hak etmiyor. Polis arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Bu konuda yapılan çalışmalara emniyetimize teşekkür ediyorum” dedi.

    Turizmin ülke ekonomisine büyük katkı sağladığını belirten İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan ise “Turizm potansiyelinin arttırılması büyük önem arz ediyor. İstanbul tarihi güzellikleri ile dünyada eşsiz bir şehirdir. Bun rağmen turizmden aldığımız pay bizi mutlu etmemektedir. Ancak turistlerin ülkemize gelmesi için güvenlik olgusu olmazsa olmazımızdır. Ülkemize gelecek turistlere daha fazla güvence vermek durumundayız. Turistlerin mal ve can güvenliğini en üst seviyede sağlamalıyız. Yeni proje ile ilimizi gezmeye gelen turistlerin sorunlarına anında müdahale edecektir. Turistlerin ulaşım, alışveriş ve eğlence alanlarında denetim arttırılacaktır. Kendilerine rehberlik hizmeti verilecek. Diğer birimlerle koordineli olarak yürütülecek çalışmalar 7 gün 24 saat esasına göre yürütülecek” diye konuştu.

    İstanbul Valisi Vasip Şahin ise konuşmasında projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayanlara teşekkür ederek “Sultanahmet, Kapalıçarşı ve Mısır çarşısı civarında hanutçuluk hemen hemen sıfırlandı. Şimdi diğer bölgelere yöneldik. Bizim insanımızı gelen yabancı misafirimizi kimse rahatsız edemez buna hakkı da yoktur. Ülkenin imajını kötü gösterilmesine asla müsaade etmeyiz. Bu proje ile çalışmalarımız daha bir ivme kazanacak, bir tık daha yükselecek ve hem İstanbulumuz hem de ülkemiz bu sorununu kısa sürede çözüme kavuşturacaktır” ifadelerini kullandı.

    Proje ile birlikte mobil polis noktaları oluşturuldu. Polisler için tasarlanan ve daha önce zabıtaların da kullandığı tek kişilik elektrikli taşıyıcılar ve mini mobil araçlar, emniyet ekiplerine olaylara müdahale ve turistlerin sorunlarının çözümünde kolaylık sağlayacak. Turizm polisi için özel yelekte tasarlandı. Turuncu ve Siyah rengin hakim olduğu yelekler üzerinde “Tourism Police” (turizm polisi) yazıyor.

  • (Özel Haber) Hayatını bordür taşı kurtardı

    Başkent’te işe gitmek için karşıdan karşıya geçmek isteyen kadına otomobil çarptı. Ağır yaralanan kadının tedavisi devam ederken, talihsiz kadının eşi Erdal Yıldırım, “Bordür taşlarının başını korumasıyla ölümden döndü” dedi.

    Kaza, 23 Şubat Perşembe günü Mamak ilçesi Akdere semti Mutlu Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, sabah saatlerinde çalıştığı hukuk bürosuna gitmek için yola çıkan 43 yaşındaki Kezban Yıldırım, kontrol ettikten sonra boş olduğunu görünce karşıdan karşıya geçmek için yola çıktı. Talihsiz kadın, yolun ortasına geldiğinde solundan gelen bir su şirketinin kiralık olarak kullandığı öğrenilen 06 HC 7787 plakalı otomobilin çarpması sonucu yol kenarına savruldu. Kadına çarpan otomobil, bir süre daha ilerledikten sonra refüje çarparak durabildi. Feci kaza, güvenlik kameralarına yansıdı.

    Kazada ağır yaralanan kadın, olay yerine gelen 112 acil sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Tedavisinin hala devam ettiği öğrenilen Kezban Yıldırım’ın yürüyememe ihtimalinin olduğu ifade edildi.

    “Durumu ciddiyetini korumakta”

    Perişan halde eşinin başında bir haftadır bekleyen Kezban Yıldırım’ın kocası Erdal Yıldırım, kazanın sürücü hatasından kaynaklandığını iddia ederek, “Eşim yaya halindeyken bilinçsiz bir sürücü sonucu ağır yaralandı. Şu anda hastane yatmakta. Durumu ciddiyetini korumakta. Ülkemizde sık sık trafik kazları oluyor. Allah çocuğumuza bağışlamış, bize bağışlamış eşimi” şeklinde konuştu.

    “Vurduğu anda durmuyor devam ediyor”

    Yıldırım, eşine çarpan sürücünün durma ihtimali varken durmak istemediğini ileri sürerek, “Karşıdan karıya geçerken soluna bakarak ve solunda hiç araç olmamasına rağmen devam eden yürüyüşü var. Yolun ortasındayken arka tarafındaki şeride 3 araba sığabilecek şekildeyken sürücü, yolun tam ortasından geliyor ve 20 metre sonra refüje çıkarak durabiliyor” ifadelerini kullandı.

    Kazanın meydana geldiği yerden kendisinin de her gün gelip geçtiği söyleyen Yıldırım şöyle devam etti:

    “Tanımıyoruz şahsın kendisini. Görmedim, olay yerinde o anda değildim ama sonradan gittim baktım olay yerine. Maalesef hiç kaza olabilecek bir yer değil. İnsanlarımız oradan gelip geçiyor, şahsen ben de gelip geçiyorum oradan her sabah ama nasıl oldu hala inanamıyoruz.”

    Süreci takip ettiklerini belirten Yıldırım, “Serbest kaldığını duyumlardan aldık ama tutuklama talebimiz de var. Dosyamız savcılıkta, takibini de yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Refüje çıkan bordür taşlarının başını koruması ölümünü kurtarmış”

    “Eşimin yaşadığı acıları ben içimde hissedebiliyorum. Sevdiğimiz insanlar aynı acıları hissedebiliyor” diyen Yıldırım, eşinin sağlık durumuyla ilgili olarak şunları söyledi:

    “Durumu çok kötü, ağır yaralı. Bundan sonra belki hiç yürüyemeyecek, eski sağlığına kavuşamayacak. Allah’ın yardımıyla kalkmasını, evimize dönmesini istiyoruz. Bordür taşlarının başını korumasıyla ölümden dönmüş. Şu anda tedavisi devam ediyor.”

  • Böbrek taşı böbreğinden etti

    Diyarbakırlı 58 yaşındaki Fethiye Oğuz, yaklaşık iki yıl önce böbreğinde taş olduğunu öğrendi. Aradan geçen süre içinde, kontrollerini aksatan Oğuz’un sol böbreği, taşın çürütmesi nedeni ile alındı.

    Fethiye Oğuz, iki yıl önce şiddetli ağrı nedeni ile hastaneye başvurdu. Burada yapılan incelemelerde böbreğinde taş olduğu tespit edilen Oğuz, iki sene boyunca böbreğinde taş olduğunu bilmesine rağmen kontrollerini aksattı. Son günlerde artan ağrıları nedeni ile tekrar doktora başvuran Oğuz, ilk etapta, böbreğinin aşırı büyümesi nedeni ile karnını sol tarafını tamamen kaplayan bir kitle olduğu düşünülerek muayene edildi. Yapılan tetkiklerin ardından Oğuz’un karnında büyüyen kitlenin taş nedeni ile işlevini kaybeden böbrek olduğu anlaşıldı. Yapılan ameliyatın ardından çürüyen böbreği alınan Oğuz, ağrılarından kurtuldu.

    “Hasta basit yöntemle taşlardan kurtulmak varken, böbreğinden oldu”

    Oğuz’un durumu hakkında bilgi veren Özel Genesis Hastanesinde görevli Üroloji Uzmanı Op. Dr. Veli Şimşek, 58 yaşındaki hastalarının daha önce böbreğinde taş olduğunu bildiğini, bu rağmen düzenli bir şekilde takiplerini gerçekleştirmediğini söyledi. Op. Dr. Şimşek, “En sonda bize böbreğini kaybetmiş bir vaziyette geldi. İlk geldiğinde böbreğinin aşırı büyümesi nedeni ile karnının sol tarafını tamamen dolduran bir kitle şeklinde muayene ettik. Daha sonra yapılan tetkiklerde bunun büyümüş ve fonksiyonunu tamamen kaybetmiş bir böbrek olduğu anlaşılıyor. Dolayısıyla maalesef, hiç istemediğimiz bir şey, böbreğini almak durumunda kaldık bu hastanın. Taş hastalığı bizim bölgemizde çok sık görülen bir şey, fakat artık çağımızın teknolojisi ile tedavisi çok kolay yapılıyor olmasına rağmen bazen böyle ihmal edildiği zaman böbreğin alınmasına kadar giden problemlerle karşı karşıya kalabiliyoruz. O yüzden, hastalarımızın bu konuda çok dikkatli olması lazım, taş deyip geçmemesi lazım, doktor tavsiyesine uyup, tedavisini yaptırıp ameliyat gerektiğinde de ameliyat olması lazım, çünkü bu teknolojik dönemde ameliyatların çoğu kapalı yöntemle yapılıyor. Hatta birçoğu delmeden, kesmeden endoskopik yöntemlerle hastaları böbrek taşlarından kurtarabiliyoruz. Dolayısıyla çok basit bir yöntemle bu taşlardan kurtulmak varken ihmal edildiği zaman böbreğin alınmasına kadar giden sorunlarla karşı karşıya kalınıyor” dedi.

    “Taş nedeni ile böbreğimin alınacağını düşünmedim”

    Taş nedeni ile böbreğini kaybeden Fethiye Oğuz ise, yaklaşık iki yıl çok büyük ağrılar çektiğini söyledi. Oğuz, “Bu süre içinde böbreğimde taş olduğunu biliyordum fakat hep erteledim tedaviyi. Son süreçte ağrılarına dayanamadığım için hastaneye geldim. İlk başta böbreğimin alınacağını düşünmedim, taşların kendiliğinden düşeceğini zannettim. Ameliyat olmak istemedim ilk zamanlar fakat günden güne ağrılarım artınca ameliyat oldum ve sol böbreğim alındı. Ağrı nedeni ile çok zor günler geçirdim, böbreğinde taş olduğunu bilen vatandaşlar bu konuyu küçümsemeden acilen doktora başvursun” diye konuştu.