Etiket: Taşeron

  • Adapazarı Belediyesi’nde taşeron işçilerin geçiş sınavı başladı

    Adapazarı Belediyesi’nde taşeron statüsünde çalışan 444 işçinin kadroya geçiş sınavı başladı. Mülakatla yoluyla yapılan sınavlar Cuma gününe kadar devam edecek.

    Adapazarı Belediyesi olağanüstü hal kapsamında 24 Aralık 2017’de yayımlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenleme çerçevesinde 2 Ocak’ta başlatılan taşeron işçilerin kadroya geçiş başvurularının sona ermesiyle birlikte bünyesindeki bulunan 74 destek hizmetleri olmak üzere toplam 444 personelin sürekli kadroya geçişleriyle ilgili sınav dönemini başlattı.

    Adapazarı Belediyesi’nde taşeron olarak çalışıyorken yapılan düzenleme ile kadroya geçiş hakkı tanınan personeller, Adapazarı Belediyesi Başkan Yardımcısı Rıdvan Özüm başkanlığında oluşturulan komisyona Mal Müdürü Mustafa Özkişi, İnsan Kaynakları Eğitim Müdürü Ahmet Öksüzali, Mali Hizmetler Müdürü Osman Nuri Eker ve Temizlik işleri Müdürü Nigar Coşar Bal katıldı. Adapazarı Belediyesi Meclis salonunda gerçekleştirilen sınavda, personel yaptıkları işlere göre sorulara tabi tutularak belirleniyor. Mülakat yoluyla yapılan sınava kısa bir süre katılarak personele başarı dileyen Adapazarı Belediye Başkanı Süleyman Dişli, kadroların hayırlı olması temennisinde bulundu.

  • Bakan Sarıeroğlu’ndan taşeron tespit komisyonlarına uyarı

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, taşeron işçilerin kadroya geçişleri için oluşturulan komisyonların işçilere kendi alanlarıyla ilgili sorular sorduklarını belirterek, “Bu titizliği göstermeyenler varsa yapmış olduğumuz işi gölgeleyecek hiçbir işe izin vermeyeceğiz. Bu girişim içerisinde olanlarla ilgili gereğini yapacağız” dedi.

    Bakan Sarıeroğlu, AK Parti Sivas Kadın Kolları Başkanlığı tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Fidan Yazıcoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen ’Kadınlar Buluşuyor’ programına katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından bir konuşma yapan Bakan Sarıeroğlu, taşeron işçilerin kadroya geçişleriyle ilgili emekçilerin hayallerini gerçekleştirmek çok çalıştıklarını söyledi. Kadroya geçişle ilgili Kanun Hükmünde Kararname’nin 24 Aralık’ta çıkartıldığını hatırlatan Sarıeroğlu, “Hasımsız bazı kesimler bilgi kirliliğiyle, algı operasyonlarıyla bu sürecin ilk başında dalga oluşturmaya çalıştılar. Ama bizim milletimizle muhabbetimiz tam AK Parti’nin bugüne kadar yaptıkları, yapacaklarının her zaman teminatı olmuştur. Milletimize karşı hiçbir zaman dediğimizden farklı hiçbir durum içerisinde olmadık. Çok titiz, çok samimi bir çalışma gerçekleştirdik. Kapsam ile ilgili ifade ettiğimiz şey daha önce 6552 diye 2014 yılında bir yasal düzenleme yapılmıştı. Yeni bir kapsam düzenlemesini biz yapmadık. Genel bütçeyle düzenlenen personel çalıştırma ihalesi, daha önce taşeron ile ilgili sendika hakkı, toplu sözleşme hakkını 3 seneye çıkarma hakkında kullanılan kriterler neyse aynı kriterleri koyduk. Kamu ihale kanunlarında karayolları işçilerinin kadroya geçişlerinde kullanılan kriterlerle aynı kriterler, bu anlamda yaşanan tartışmalar teknik bir konu olduğu için bilgi eksikliğinden olduğunu düşünüyorum” dedi.

    “Kadro dışı hiç kimse yok”

    Kamuda merkezi bütçeyle düzenlenen kurum ve kuruluşlarda taşeron çalışmanın tanımına uyan hiç kimsesinin kadro dışı kalmadığını ifade eden Bakan Sarıeroğlu, şunları söyledi:

    “Şuanda kadroya geçişte işçiler sürecin içerisindeler. 2 Ocak’tan itibaren başlayan aşamalardan geçmektedir. 2 Ocak’ta biz bir genelge yayımladık. Çalışma usul ve esaslarımızı yayımladık. Süreci tavsiye niteliğinde oluşturduk. Çok şükür başvurularımızı aldık. Bir sistem kurduk. Bu süreç çok büyük bir süreç, 1 milyon kişiyi ilgilendiren bir çalışma yapıyoruz. Bununla ilgili 81 ilde çalışma il müdürlerim, İş-Kur il müdürlerim, SGK müdürlerim ve tüm müdürlüklerimizdeki personellerimiz sürecin başlatığı andan itibaren teyakkuz halinde. Her şeyi çok yakından takip ediyoruz. Bir sistem kurduk. Tespit komisyonlarındaki arkadaşlarımız çalışıyorlar ama bizde bu sistem üzerinden sürecin sağlıklı gidip gitmediğini kontrol ediyoruz. Başvuru yapan herkes bütün bilgileriyle, dilekçeleriyle, vermiş oldukları belgelerle birlikte şuanda sistemimize girilmiş durumda. Biz süreci takip ediyoruz. Tabii bu KHK’yı açıp başından sonuna kadar tam olarak okumayanlar algılarla iş yapmanın ne demek olduğunu bilmiyorlar, verilen emeğe de haksızlık ediyorlar. Çok emek verildi. Sadece üst düzeyde değil, yerelde de arkadaşlarımız komisyonlarda çalışanlar gece gündüz binlerce belgenin girişlerini yaptılar. Herkesin adil şekilde, içine sinecek şekilde faydalanması için sağlıklı bir sürecin yürütülmesine katkı sağladılar.”

    “Sınavlarda titizlik göstermeyenlere gereğini yapacağım”

    Kadroya geçişle alakalı sınavlar yapıldığını, şuana kadar sınavlarla alakalı olumsuz bir durumun söz konusu olmadığını belirten Sarıeroğlu, “Bizim çok ciddi olarak bununla ilgili mekanizmalarımız devrede. Bu konuyla alakalı dün duyurumuzu yaptık. Bazı kesimler, bu konunun büyüklüğünü kabul etmekte zorlananlar, bu işin yapılmış olmasını hazmetmekte zorlananlar ve verilen emeği bilmeyenler diyeceğim, çünkü bu iş kolay değil, 1 milyon kişinin işini tek bir merkezden yapmıyoruz. Bakanlıklardan il müdürlüklerine, hastanelere, hizmet merkezlerine kadar her yerde şuan bir hareket var. Biz oraların hepsini kontrol altında tutuyoruz. Bir yerden bir sorun geldiği zaman ben bizzat arayıp soruyorum. Dün bir iddia ortaya atılmış. Araştırdık. Kesinlikle sınavlarımızda şuana kadar gelen bilgilere göre kendi alanlarıyla ilgili soru sorma konusunda komisyonlarımız bir titizlik içerisindeler. Ama bu titizliği göstermeyenler varsa, tekrardan söylüyorum yapmış olduğumuz işi gölgeleyecek hiçbir işe izin vermeyeceğiz. Bu girişim içerisinde olanlarla ilgili gereğini yapacağız. Bu işi gerçekten önemsiyoruz. Cumhurbaşkanımız bu iş için ilk günden beri tavrını, kararlılığını ortaya koydu. Bununla alakalı en ufak bir sıkıntılı sürece izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.

  • Başkan Köksoy, sürekli işçi kadrosuna geçecek taşeron işçilerle toplantı yaptı

    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçecek olan taşeron personelle bir araya geldi.

    Belediye konferans salonunda gerçekleşen bilgilendirme toplantısına Belediye Meclis Üyeleri Kamile Göktaş, İbrahim Bozkurt, Akın Günal, Başkan Yardımcısı Uğur Dede ve taşeron işçiler katıldı.

    Devam eden süreçle ilgili olarak taşeron personeli bilgilendiren ve süreci değerlendiren Başkan Köksoy, “Hükümetimiz tarafından çıkarılan 696 sayılı KHK ile getirilen taşeron işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçecekler. Belediyelerde çalıştırılan taşeron işçiler, bundan sonraki süreçte belediyelerin bünyesindeki iktisadi teşekküller bünyesinde çalıştırılacaklar. Sizlerde bu kapsamda belediyemizin personeli olacaksınız. Bu vesileyle yasanın işçilerimize hayırlı olmasını diliyor, öncelikle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Başbakanımız Binali Yıldırım’a, hükümetimize, Çalışma Bakanımıza çok teşekkür ediyorum” dedi.

  • TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi’den asgari ücret ve taşeron açıklaması

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, açıklanan asgari ücret rakamını ve taşeron işçi yasasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

    Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu’yu makamında ziyaret eden Hamzaçebi, 2018 yılı için açıklanan asgari ücret rakamı ve taşeron işçi yasasıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklanan bin 603 liralık asgari ücret rakamının, faiz oranlarının ve enflasyon rakamlarının altında kaldığını ifade eden Hamzaçebi, asgari ücretin en az 2 bin TL olması gerektiğini söyledi. CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi “Asgari ücret 2015 seçim sürecinden beri tartışma konusu oldu. Asgari ücretin en az 2 bin lira olması yönünde CHP’nin önerisi vardır. Bugün yapılan düzenlemeyle bu rakam bin 603 lira olarak belirlenmiştir. Yaklaşık yüzde 14,2’lik bir artış söz konusudur. Enflasyon oranlarının üzerine diğer faiz oranlarını da koyduğumuzda zam oranının üzerinde bir rakam ortaya çıkmaktadır. Böylesi ekonomik bir kayıpla karşı karşıyayken yüzde 14,2’lik zam yaptım demek asgari ücrete bir refah payı yansıtılmaması demektir. Yapılması gereken işletmeleri de rahatlatacak şekilde belli bir dönem için sigorta prim oranlarını da indirerek asgari ücreti 2 bin liraya yükseltmektir” dedi.

    “Taşeron işçi düzenlemesinin kapsamı dar tutulmuştur”

    Taşerona kadro fırsatı sunan yasa düzenlemesini de yeterli bulmadığını söyleyen Hamzaçebi “Taşerona bir hak getiriyor gözükmekle birlikte öte taraftan büyük bir hak kaybına da yol açan yanı vardır. Düzenlemenin kapsamı dar tutulmuştur. İl Özel İdareleri, Belediyeler, Mahalli İdari Birlikleri de dahil olmak üzere tüm kamuda bir milyon 300 bin kişilik taşeron vardır. Yapılan düzenlemeyle 400 bini Merkezi Yönetim, 450 bini de Yerel Yönetimler’de olmak üzere 850 bin kişiyi kapsayacak şekilde düzenlenmiştir. Oysa sayı bir milyon 300 bine ulaşmaktadır. Yerel Yönetimlerle ilgili düzenlemenin çok büyük eksiklikleri vardır. Buradaki taşeron işçilerin merkezi yönetimde olduğu gibi işçi kadrosuna alınmıyor. Buralardaki taşeronlar ya halen çalıştıkları şirkette çalışmaya devam edecek ya da belediye bir şirket kurarak bu işçileri kendi şirketinin elemanı yapacaktır. Bu bir kadroya alma değildir. Burada kapsam son derece dar tutulmuştur. Diğer yandan merkezi yönetimde çalışan taşeron işçiler için de problem vardır. Buradaki taşeron işçilerin de sınava tabi tutulması söz konusudur. Direk otomatik kadroya geçiş uygulaması yoktur. Oysa bu işçilerin daimi işçi olmasına engel bir mahkumiyet olmadığı sürece herhangi bir problem olmaması gerekir. Çünkü uzun yıllar kamuda taşeron işçi olarak çalışıyorsa zaten güvenli eleman olduğunu kanıtlamış demektir. Bunları yeniden sınava tabi tutacağız demek kişisel ve partisel kaygıları öne çıkarmak demektir” ifadelerini kullandı.

    “Taşeron işçilerin kamuya geçişinde hak kaybı yaşanabilir”

    Taşeron işçi düzenlemesinin hak kaybına uğramasının da söz konusu olduğunu ileri süren Hamzaçebi “696 sayılı KHK’da bu işçilerin her türlü haklarından vazgeçmesi yönünde feragat dilekçeleri verecekleri düzenlenmiştir. Haklarından vazgeçmesi demek iki şeyi akla getiriyor. Birincisi yıllık izin hakkı, ikincisi ise kıdem tazminatıdır. Bu konuda yetkililer kıdem tazminatından etkilenmeyeceğini söylüyor ama şuanda bazı belediyeler işçilere feragatname imzalatıyor. Burada büyük bir hak kaybı söz konusu. Bir başka hususta merkezi yönetim dışında kamu iktisadi kuruluşlarından sekizi hariç diğerleri kapsam dışı tutulmuştur. Babalar çocukları arasında ayrım yapamayacağı gibi devlette çalışanları arasında böyle bir ayrım yapamaz. Teklifim şudur ki; yeni yılda meclis açıldığında oturalım bu KHK’yı masaya yatıralım. Taşeron konusundaki bu ayrımı ortadan kaldıracak hakkaniyetli hakka uygun bir düzenleme yapalım” önerisinde bulundu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “DEAŞ, PYD gibi gibi terör örgütlerini taşeron olarak kullanıyorlar”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “DEAŞ, PYD gibi terör örgütlerini taşeron olarak kullanıyorlar” dedi.

    Sudan’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Hartum Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı verildi. Sudan Milli Eğitim Bakanı Sümeyya Abukashawa’nın fahri doktora unvanı verdiği törende konuşan Erdoğan, “Tarihi Hartum Üniversitesine fahri doktora unvanı için ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Afrika’nın önde gelen üniversiteleri tarafından böyle bir unvana layık görülmek şahsım için büyük bir onur” dedi.

    Erdoğan, “Her gittiğimiz yerde tıpkı Sudanlı kardeşlerimizin heyecanına Türkiye ve milletine yönelik derin şahitlik ediyoruz. Sudan’ın her alanda katettiği mesafeyi görme imkanı bulduk. Sudanlı kardeşlerimizi sıkıntıya sokan haksız yaptırımların kalkmasıyla daha hızlanacağına inanıyorum. Böyle yaptırımlar zinciri olabilir mi? Emperyalist güçler bunu hep yaptılar. Zannediyorlar ki bu güç hep daimidir. İnanıyorum ki haklı olan güçlüdür ve güçlü olmaya devam edecektir. Ambargodan dolayı Sudanlı kardeşlerim çok acı çekti. Sudanlıların istikbalinden seneler çalındı. Türkiye olarak her fırsatta bu yaptırımları doğru bulmadığımızı ifade ettik. Sudan halkını cezalandıran yaptırımların makul gerekçesi kalmamıştır. Suda’nın zor günlerinde de yanında olduk, olacağız. Sivil toplum kuruluşlarımızla tehdit ve şantajlara boyun eğmeden imkanlarımızı Sudanlılara seferber edeceğiz. Sudan halkının yanında olmayı sürdüreceğiz. Ömer el Beşir’in sağduyulu liderliği altında Sudanlı kardeşlerimin sabır ve dayanışmasıyla Sudan’ın hem bölgesel hem uluslararası alanda hak ettiği konuma geleceğine inanıyorum” dedi.

    “DEAŞ, PYD gibi gibi terör örgütlerini taşeron olarak kullanıyorlar”

    İslam dünyasının bölünmek istendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail devlet terörü uygulamıyor mu? Onunla beraber olanlar devlet terörü uygulamıyor mu? 29 yaşında sendromlu Muhammed’i taciz edenler devlet terörü uygulamıyor mu? Bunları biz görüyoruz da Batı dünyası görmüyor. Haksızlık karşısında susan dinsiz şeytandır. İslam dünyası bir kez daha bölünmek, parçalanmak isteniyor. Afrika’nın bazı ülkelerinde olduğu gibi insanları birbirine düşürerek son derece kanlı senaryo uygulanmaya çalışılıyor. Bir damla petrolü bir damla kandan kıymetli gören sefil anlayış, zenginliklerimizi gasp etmek için bizi birbirimize kırdırıyor. Ekonomik yaptırımları silah olarak kullanıyorlar. Kimi zaman halkın iradesine dayanan yönetimleri darbeyle tasfiye etmeye çalışıyorlar. DEAŞ, PYD gibi gibi terör örgütlerini taşeron olarak kullanıyorlar. Modern sömürgeciler için tek değer elmastır, altındır, petroldür. Onların kıymet verdiği şey yer altı kaynaklarımız ya da yer üstü pazar potansiyelimizdir. Onlar için mesele insan değil, onlar için tek mesele para, çıkar menfaatidir. Onların çiğnemeyecekleri tek değer yoktur. Afrika halkı yarım asır sonra bile o meşhur dönemin bedelini ödüyor. Gelecek Afrika kıtasının olacaktır. Yeter ki dik duralım, gayret edelim, eğilmeyelim” diye konuştu.

    “Sırtımızı kardeşlerimize dönersek uçuruma yuvarlanmış oluruz”

    Erdoğan, “Birçok Afrika ülkesinde halk sefalet içinde yaşarken, ülkenin zenginlikleri Batılılar tarafından gasp ediliyor. Açlık, kıtlık, yoksuluk dolayısıyla binlerce evladını Akdeniz’in azgın dalgasına kurban veriyor. Pek çok liderin mevcut düzene itiraz ettiğinde nelerle tehdit edildiğini kendi ağızlarından dinliyorum. Her firavunun karşısına zulüm ve düzeni yerle yeksan edecek Musa çıkar biliyoruz. Müslümanlar olarak basiret, ferasetle hareket etmemeliyiz. Sömürgecilerin oyununa gelirsek o zaman kaybederiz. Sırf belli güçler öyle istiyor diye sırtımızı kardeşlerimize dönersek uçuruma yuvarlanmış oluruz. Birbirimize kenetlenirsek üstesinden gelemeyeceğimiz engel yoktur” dedi.

    “128 ülke şantaj ve tehditlere rağmen tasarı lehine oy kullandı”

    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde Kudüs konusunda alınan karara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amerika’nın Kudüs kararı karşısında Müslümanların sergilediği uhuvet bu anlamda kırılma noktası olmuştur. Sadece Müslümanlar değil aklı selim Hristiyanlar da Amerika’nın kararına direnmiştir. Konuyu önce Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, sonra Genele Kurula taşıdık. 14 ülke tasarıya evet demesine rağmen Amerika’nın vetosu nedeniyle karar çıkmadı. Genel Kurul sürecinde 128 ülke şantaj ve tehditlere rağmen tasarı lehine oy kullandı. Amerika’nın yanında 15 ülke bulundu. Onlar da nüfusu 15 bin 30 bin olan ülkecikler. Amerika’nın Kudüs kararının hukuksuzluğu tüm dünya tarafından kabul edilmiş oldu. 15 gün içinde elde edilen sonuç hepimizin zaferidir” şeklinde konuştu.