Etiket: Tasarlandı

  • Özel öğrenciler için bilimsel oyuncaklar tasarlandı

    Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde görevli Dr. Öğretim Üyesi Sebahattin Kartal’ın özel öğrenciler için ürettiği oyuncaklar, öğrencilerin görsel zekasını ve el ile göz koordinasyonunun artırılmasını sağlıyor.

    Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesinde görev yapan Dr. Öğretim Üyesi Sebahattin Kartal, özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencilerin görsel zekasını arttırmak ve el beceresini geliştirmek için genellikle ahşaptan antibakteriyel oyuncaklar üretiyor. Milli Eğitim Bakanlığının düzenlediği yarışmada ortaya konulan fikirlerin ardından Kartal ekibiyle birlikte Cumhuriyet Üniversitesi Teknokent’te özel öğrenciler için 25 adet bilimsel oyuncak üretti. Yapılan oyuncaklar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un Ankara’da açtığı sergide oldukça beğenildi. Seri üretimi yapılacak olan bilimsel oyuncakların çeşitli ülkelere ihraç edilmesi bekleniyor.

    Kartal, “Cumhurbaşkanımızın geçenlerde açmış olduğu sergide buradaki yaptığımız özel eğitim materyalleri biz AR-GE çalışmalarını burada Cumhuriyet Üniversitesinde yaptık ve Milli Eğitim Bakanlığına bunları teslim ettik. Bu fikir Milli Eğitim Bakanlığı Türkiye genelinde ’Fikirler yarışsın engeller aşılsın’ diye bir yarışma yapmıştı. Sonra öğretmenlerimizden bu fikirler alındı. Bu fikirlerin ürüne dönüşmesi gerekiyordu. Ürüne dönüşmesi yönünde de bizden talepte bulundular. Bizde uzman ekibimizle birlikte bu ihtiyaç duyulan materyalleri üniversitemiz Teknokent’te geliştirdik. Yaklaşık 1,5 yıl bir süre oldu” dedi.

    Ürettikleri ürünleri Milli Eğitim Bakanlığına teslim ettikleri ve seri üretimi yapılacağı ilerleyen zamanda da ihraç edileceğini söyleyen Kartal, “Biz Teknokent’te yapmış olduğumuz bu çalışmalarda çocukların zorlandıkları konular özellikler Fen ve Matematik alanlarında çok zorlanıyorlardı. Bu zorlukları gördük. Biz bunları daha eğlenceli bir hale nasıl getirebiliriz oyun mantığına nasıl dönüştürebiliriz diye başlamıştık ilk çalışmamız böyle oldu. Derslerini kolaylaştırabilecek oyuncaklar, ders materyalleri ve deney setleri geliştirdik. Özel eğitimle ilgili ülkemizde bu zamana kadar böyle bir çalışma yapılmamıştı ve çok ciddi de eksiklik var. Çok farklı engel grupları da var. Bunlarla ilişkin olarak böyle bir çalışma yapılmasını ihtiyaç olduğu görüldü ve bu yüzden bu çalışmalara başladık. Türkiye’de ilk defa oluyor ve üniversitemizde olması da daha anlamlı bizlerde açıklık olduğunu gördük. Bu zamana kadar ciddi anlamda AR-GE çalışması yapılmamış ve burada yapmış olduğumuz materyallerin etkilerini, çocuklar üzerinde olumlu dönüşlerini görünce bunlar bizi oldukça mutlu etti. Bundan sonrada daha da arttırarak bu çalışmaları devam ettirmeyi planlıyoruz” diye konuştu.

    “Özel öğrencilerin sınavlarda etkili olamadığını gördük”

    Geniş bir bilim ekipleri olduğunu ifade eden Kartal, “Ankara bakanlıktaki uzman arkadaşlarımız ve üniversitemizdeki özel eğitimde çalışan arkadaşlarımız ekibimizde yer alıyorlar. Sadece uzman arkadaşların olması da yetmiyor. Bilgisayar tasarım ve yazılım durumlarına da bakmak gerekiyor. Yetkin alanında uzman arkadaşlarımızla birlikte kendi atölyelerimizde prototiplerini yaptık. Özellikle görme engelli çocuklar üniversite sınavlarına, ortak sınavlara giriyorlar fakat bunlar dezavantajlı gruplar olduğu için sorularda çok etkili olamadıklarını görüyoruz. Bundan sonraki çalışmalarımız biraz daha bu gruplar üzerine yoğunlaşacak” şeklinde konuştu.

    Ürünlerde kullandıkları tüm malzemelerin ahşap ağırlıklı olmasına dikkat ettiklerini aktaran Kartal, “Kullanılan boyalar su bazlı N71 standartlarında boyaların olmasını tercih ediyoruz. Çünkü çocuklar bu materyallerle temas halinde olduğu için zararlı toksin maddelerle temas etmemeleri gerekiyor. Malzemelerimiz organik malzemelerdir” ifadelerini kullandı.

    “Dünyaya açılmak istiyoruz”

    Projenin yaygınlaşması ve yerli üretime döndürülmesinin oldukça önemli olduğunu altını çizen Kartal, “Yerli ürün konusunda şuanda ülkemizde çok ciddi çalışmalar var. Hükümetimizde bu konuda ciddi destekler ve teşvikler veriyor. Bizde bunların Türkiye’de de seri üretimlerini yapıp tüm dünyaya açılmak istiyoruz. Biz yöneticilerimizden bu AR-GE’leri rahat yapabilmek için destek bekliyoruz. Bizleri destekledikleri süreci bizler de ihtiyaç olan alanlarda AR-GE çalışmalarını geliştirerek yapmaya hazırız” dedi.

  • 34. Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası yeniden tasarlandı

    Başkent Ankara’da Fenerbahçe ile Anadolu Efes 34. Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası için ter dökecek. Müsabaka öncesi teknik direktörler basın açıklamasında bulundu.

    34. Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası müsabakası öncesinde basın toplantısı düzenlendi. Fenerbahçe ile Anadolu Efes arasında yarın akşam Başkent Ankara’da gerçekleşecek müsabaka öncesi teknik direktörler bir araya geldi. Fenerbahçe Erkek Basketbol Antrenörü Zeljiko Obradovic, müsabakada kadrosunda çok fazla değişiklik olan bir takıma karşı oynayacaklarını ifade etti. Yarın akşam iki takımında reaksiyonunu izlemenin çok ilginç olacağını dile getiren Obradovic, “Bizim de yeni katılan oyuncularımız var ve zorlu bir hazırlık süreci geçirdik. Çünkü milli takımdan ötürü eksik oyuncularımız vardı. Ama şu an hiçbir şeye bahane zamanı değil, sahaya çıkıp en iyi oyunumuzu göstermemiz gerekiyor. Umarım her zaman olduğu gibi yine Ankara’da güzel bir atmosfer olur” şeklinde konuştu.

    “Fenerbahçe Avrupa’nın en kuvvetli takımlarından biri”

    Anadolu Efes Spor Kulübü Antrenörü Yakup Sekizkök ise, sezonun ilk resmi müsabakası olması dolayısıyla hem rakip takım Fenerbahçe’ye hem de diğer tüm takımlara başarılı ve sağlıklı bir sezon diledi. Yarınki maçta Avrupa’nın en kuvvetli takımlarından biri ile oynayacaklarını kaydeden Sekizkök, Fenerbahçe’nin kadrosunu koruyan ve geliştiren bir takım olduğunu belirtti. Kendilerinin çok iyi bir hazırlık dönemi geçirdiklerini aktaran Sekizkök, “Özellikle milli takımlardan gelen sporcularımız ile beraber kalitemiz ve tempomuz çok arttı. Türk milli takımı maçlarından sonra bize katılan kaptanımız Doğuş Balbay ve diğer oyuncularımız da çok çabuk adapte oldular. Onlara biçtiğimiz rolleri hak ettiklerini gösterdiler. 10 kere aldığımız bu kupayı 11’inci kez almak ve müzemize koymak istiyoruz” ifadelerinde bulundu.

    Toplantıda Fenerbahçe oyuncusu Melih Mahmutoğlu iel Anadolu Efes oyuncusu Doğuş Balbay da yer aldı. Toplantı hatıra fotoğraf çekilmesiyle sona erdi.

    Cumhurbaşkanlığı Kupası yeniden tasarlandı

    34. Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası finalinden galibiyetle ayrılan ekip aynı zamanda yepyeni bir kupa kaldırmış olacak. Cumhurbaşkanlığı kupası yeniden tasarlandı ve kupanın orta kısmına cumhurbaşkanlığı forsu yerleştirildi. Basketbol topunu saran her bir kola da yıldız konuldu.

  • Görme engellilerin ’gözü’ olacak terlik Van’da tasarlandı

    Van’da ortaokul öğrencileri tarafından hazırlanan ‘Robotik Ev Terliği’ ile ‘Dokunmatik Öğrenme’ projeleri, görme engellilerin yaşamını kolaylaştıracak.

    Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde (YYÜ) açılan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) sergisinde, 80 projeden en büyük ilgiyi ortaokul öğrencilerinin yaptığı ‘Robotik Ev Terliği’ ile ‘Dokunmatik Öğrenme’ projeleri gördü. Öğrenciler tarafından tasarlanan ‘Robotik Ev Terliği’ projesi, görme engelli bireylerin ev içindeki yaşantısını, ‘Dokunmatik Öğrenme’ projesi ise engellilerin eğitimde karşılaştıkları zorlukları kolaylaştıracak.

    İHA muhabirine konuşan ortaokul öğrencileri Erdem Mengilli ile Nisa Nur Yalçınkaya, yaptıkları ‘Robotik Ev Terliği’ projesinin ses kontrol kartı, mesafe algılama, çizgi izleme sensörleri ve siren gibi özellikleri barındırdığını belirtti. Öğrenciler, bu özellikler sayesinde görme engellilerin ev içinde rahat hareket edebileceğini söylediler.

    Görme engelli bireylerin ev içinde belli bir yolda ilerlemesini ve bir engelle karşılaşması durumunda engelleri gören bir ev terliği yaptıklarını ifade eden Erdem Mengilli, “Yaptığımız ‘Robotik Ev Terliği’ projesindeki amacımız, görme engelli bireylerin ev içindeki yaşamını kolaylaştırmaktır. ‘Robotik Ev Terliği’ projemizde; ses kontrol kartı, mesafe algılama, çizgi izleme sensörleri ve siren bulunmaktadır” dedi.

    Görme engelli bireylerin ev içinde büyük sıkıntılar yaşadıklarını gözlemlediklerini ifade eden Nisa Nur Yalçınkaya ise, şunları söyledi:

    “Bu proje nereden aklımıza geldi? Elektrikler kesildiği zaman su içmek istiyoruz, ama bir yere çarpma olasılığımız çok fazla. Bizim bu yaşadığımız bir anlık bir şeyken, görme engelli bireyler ise tedavi görmezlerse ömürleri boyunca bu sıkıntıları yaşamaktadırlar. Bizler de bu yüzden engellilerin ev içi yaşamını kolaylaştırmak için böyle bir proje geliştirdik. Kodlama yaparken öğretmenimizden yardım aldık. Sensörleri terliğin içine yerleştirdik. Görme engelli birey ise bu terliği giydikten sonra belirli bir yolda ilerliyor ve bir engelle karşılaştığı zaman terlik kendisini uyarıyor.”

    “Görme engelli minikler artık sayıları daha kolay öğrenecek”

    Ortaokul öğrencilerinden Yusuf Arda Demir ile İbrahim Etem Yüksek de, görme engelli bireylerin eğitimde karşılaştıkları zorlukları kolaylaştıracak ‘Dokunmatik Öğrenme’ projesini geliştirdiklerini söylediler. Okulöncesi eğitim gören görme engeller için ‘sayıları öğreniyorum’ şeklinde bir proje yaptıklarını dile getiren Yusuf Arda Demir, “Kabartma bir bayrağı veya matematik alanında çok zorlandıkları grafik okuma ve yorumlamada yaşadıkları zorlukları görerek onlar için kabartma yazılarla yapılmış grafikler hazırladık. Bu proje, görme engellilerin sayıların öğrenmesini sağlıyor. Ayrıca görme engelli çocukları okumaya teşvik etmek için Nasrettin Hoca’nın ‘Kazan Doğurdu’ fıkrasını yazdık. Bu yazıları da yazı tabletiyle kabartma bir şekilde yazdık ve 3D kalemle Nasrettin Hoca’nın kabartma şeklini çizdik” diye konuştu.

    İbrahim Etem Yüksek isimli öğrenci de, 3D kalemlerle çizdikleri geometrik şekillerle engelli bireylerin materyal sorununu gidermeyi amaçladıklarını belirterek, “Görme engellilerle ilgili bir film izlediğimizde, onların materyal eksikliği ilgimizi çekti. 3D kalemlerle küp, kare, üçgen ve dikdörtgenler prizması gibi kabartma şekiller yaptık. Bu yaptığımız şekilleri test etmek için görme engelli çocukların bulunduğu bir okula gittik. Oradan aldığımız sonuçla bu materyallerin çok işe yaradığını gördük” şeklinde konuştu.

  • (Özel haber) Kayısı üreticilerinin işini kolaylaştıracak makine tasarlandı

    Malatya’nın Battalgazi ilçesine bağlı Adagören Mahallesi’nde çiftçilik yapan aynı zamanda İnönü Üniversitesi Malatya Meslek Yüksekokulunda Öğretim Görevlisi olan Sıddık Doğan ’Mobil Kayısı Sınıflama ve Kasalama Makinesi’ tasarladı.

    Öğretim Görevlisi Sıddık Doğan’ın, İnönü Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergün Doğan ve Alptekin Makine A.Ş.’nin de desteğiyle tasarladığı özel makine hem her türlü arazide çalışabilmesi hem işçi sayısını yüzde elli azaltması hem de hasat süresini kısaltmasından dolayı kayısı üreticilerinin işini kolaylaştırıyor.

    Yaklaşık 3 yılda hazırlanan makine traktör veya çapa yardımıyla çalışıyor. Ağaçtan toplanan kayısılar ilk olarak makineye dökülüyor. Kayısılar daha sonra makine yardımıyla kalibresine göre en küçük, orta ve en büyük olarak ayrılıp kasalara toplanıyor.

    Kayısının çöplerden de arındırıldığı işlemden sonra kayısılar kurutulmaya hazır hale getirilirken makine sayesinde hem 5 işçinin en az 1 saate yapacağı iş en fazla 5 dakikada yapılarak maliyet azalıyor hem de zamandan tasarruf sağlanıyor.

    “Amacımız kayısıdaki mekanizasyonun artmasına katkıda bulunmak”

    Çocukluğundan beri kayısının içinde olduğunu ve kayısı hasadının zorluğunu bildiğini ifade eden makinenin tasarlayıcısı Sıddık Doğan, “Biz bu makineyi kayısı için yaptık, hedefimizde kayısı var, makine değil. Kayısıda şu an mekanizasyon çok ilkel bir düzeyde. Dünyada gelişmiş birçok ülkede tarımda mekanizasyon ileri düzeydeyken biz kayısıda maalesef mekanizasyonda çok geride kaldık. Biz de bu noktada mücadeleler vererek üç yıl içinde bu makineyi tasarladık. Bu makine mevcut sistemlerin bir araya getirilmesi ile oluşmuş, lastikli bantlarla çalışan ve yaş meyveleri sınıflayan bir makine” şeklinde konuştu.

    “Bu makinenin en önemli farkı arazide çalışabiliyor olması”

    Tasarladıkları makinenin sisteminin birçok fabrikada kullanıldığını ancak kendi makinelerini diğerlerinden ayıran en büyük özelliğinin arazide çalışabilir olması olduğunu kaydeden Doğan, “Bu sistemler fabrikalarda sabit olarak kullanılıyor. Biz bunların birçoğunu bir araya getirerek arazide çok rahat ve çok enerji tüketmeden çalışabilecek mobil olanını yaptık. Bilindiği gibi kayısı yarı mamulden mamule arazide dönüşen bir ürün. Yani kayısının en büyük işi arazidedir. Bunun için arazide birçok işçiliği bitirmeniz gerekiyor. Biz hem çiftçinin elini güçlendirmek hem de kayısının kalitesini artırmak için bu makineyi tasarladık. Makine ile en küçük kayısıyı en başta ayırma imkanına kavuşuyoruz. Böylelikle az ücret verilen kayısıyı daha az güneşte bekletiyorsunuz ve harcadığınız emek daha az oluyor. Normal yöntemlerle büyük, küçük bütün kayısılara aynı işçilik veriliyordu ancak alınan ücret çok azdı. Yani arada bir ters orantı vardı. Şu an yaptığımız makineyle bu ters orantı ortadan kalkmış oluyor. Çiftçimiz için çok büyük bir avantaj bu makine” ifadelerini kullandı.

    “Makine basit gelebilir ama kayısı için büyük bir adım”

    Tasarladıkları makinenin kayısı için büyük önem taşıdığını dile getiren Doğan, “Makine insanlara çok basit gelmiş olabilir ama kayısı için büyük bir adım. Zaten burada asıl mesajımız tarımda mekanizasyonun önemine vurgu yapmak. Zira geldiğimiz nokta itibariyle kayısıda sadece tahta kasalardan plastik kasaya, toprak islim damlarından da betonarme islim damlarına geçtiğimiz düşünülürse bu makinenin önemi on kat daha artar. Çünkü çiftçinin kaybedecek zamanı yok. İşlerini hızlıca bitirip yoluna bakmalı. Ben önümüzdeki yıllarda bu makinenin bütün bahçelerde olacağını düşünüyorum. Makinenin yaklaşık maliyetinin de bir ton kayısı fiyatında olacağını tahmin ediyoruz. Yani çiftçilerimiz bunun daha donanımlı ve modern halini uygun fiyata alabilecekler. Ayrıca ‘Makinemiz sadece traktörle çalışıyor’ diye bir şey yok. Bunun çapa makinesi modülü de tasarlandı, isteyen çapa ile çalıştırır, isteyen traktör ile” dedi.

    “Daha büyük bir projemiz var”

    Kayısıdaki işçiliği azaltmak için daha büyük bir proje tasarladıklarını aktaran Doğan, “Bizim aslında amacımız kayısıda biçerdöver yapmak. Bunun projesini hazırladık, destek görürsek bu projeyi ayağa kaldırmayı düşünüyoruz. Bu makinemiz ile bir çiftçi bahçeye girdiği zaman kayısını silkeleyecek, sınıflayacak, kasalayacak ve römorklara istifleyecek. İşçilik hemen hemen hiç olmayacak. Bu makine bütün işleri kendi yapacak” diye konuştu.

  • Bebeklere arabada seyahat ediyormuş gibi hissettirecek beşik tasarlandı

    Bebeklerinin geceleri daha iyi bir uykuya dalabilmeleri için üretilen yeni akıllı beşikle, gece yolculuğu simülasyonu sunarken, otomobil sesi, hareketi ve yol ışıklandırmalarını kopyalayarak bebeklerin daha kolay uyumasına yardımcı olacak.

    Ford mühendisleri, bir otomobildeki gece yolculuklarını inceleyerek, yol ışıkları ile otomobil sesi ve hareketlerini taklit eden, bebeklerin daha kolay uyumasına yardımcı olan Max Motor Dreams (Max Otomobil Rüyaları) adını verdikleri yeni bir akıllı beşik geliştirdi. İngiltere’de bebekli ailelerin bir yılda ortalama 44 günlerini bebeklerini uyutmaya çalışırken harcadığını ortaya koyan bir araştırma sonrasında geliştirilen akıllı beşik, otomobil yolculuklarında duyulan motor sesi ve yol ışıklarını normal bir yatağa sahip olan akıllı beşikte bir araya getiriyor. Gece yolculuklarındaki tüm unsurları ev ortamında simüle edebilen akıllı beşik, şık görüntüsüyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Üstelik, sadece bir mobil uygulama vasıtası ile de akıllı telefonlardan rahatlıkla çalıştırılabiliyor. Uygulama, bebeğin uykuya en kolay daldığı tüm ayarları kaydedebiliyor ve yeniden sunabiliyor.

    “Anne ve babalarla yıllarca konuştuktan sonra, ebeveynlerin yenidoğan bebeklerinin her şeyden önce iyi bir gece uykusuna sahip olmasını istediklerini gördük” diyen Max Motor Dreams’in ödüllü tasarımcısı Alejandro Lpez Bravo, aile arabasıyla yapılan bir sürüşün, bebekleri uyutmak için harikalar yaratabildiğini fakat bu sürüşün de direksiyon başındaki anne ve babayı uykusuz bıraktığını ve Max Motor Dreams’in insanların günlük hayatlarını iyileştirebileceklerini söylüyor.

    Akıllı beşik Max Motor Dreams’in şu an için bir defaya mahsus pilot üretimini gerçekleştirildi. Şirket, gerçekleştireceği kapsamlı araştırmalar sonrasında beşiği üretime almayı hedefliyor.