Etiket: Tartışıyoruz”

  • Çanakkale’de ‘Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz’ paneli

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu ile Prof. Dr. Süheyl Batum, Çanakkale Baro Başkanlığının düzenlediği ‘Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz’ konulu panele katıldı.

    Prof. Dr. Süheyl Batum, Dr. Semih Dikkatli ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Çanakkale Baro Başkanlığı tarafından Türkan Saylan Belediye Sosyal Tesislerinde düzenlenen ‘Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz’ konulu panele katıldı. Paneli, CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, partililer ve çok sayıda vatandaş izledi. Panelin başında söz alan Çanakkale Baro Başkanı Av. Bülent Şarlan’ın açılış konuşmasının ardından Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, katılımcılara hitap etti.

    Prof. Dr. Feyzioğlu, “Türk milleti kendisine pazarlanmaya çalışılan bu anayasa değişikliği paketini kabul etmemiştir, etmeyecektir. Sahadaki veriler bu şekildedir. Bu ürünün içinde halk yoktur, şahsi bir talep vardır. Şahsi bir ihtiras vardır, şahsi ihtirasla diğer kefedeki üstün milli menfaat karşılaştırıldığında milletimiz ama o sebeple, ama bu sebeple hayır demesi için var olan onlarca sebepten biriyle inanınız 16 Nisan’da hayır diyecektir. Bu konuşma sizi rahatlatmak, rehavete düşürmek, buradan evinize mutlu göndermek için yapılan bir konuşma değildir. Türkiye’nin her yerinden topladığımız verilerle, aldığımız o havayla, dokunarak edindiğimiz, insanlarının gözünün içine bakarak edindiğimiz izlenimlerle aktardığımız bir bilgi bu. Elbette anket çalışmaları var. Bugün sandık olsa sonuç hayır kazanacak. Önümüzdeki 50 kadar günü en iyi şekilde değerlendirip aranın daha da açılmasını sağlamak zorundayız” dedi.

  • Uşak’ta “Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz” paneli

    Prof. Dr. Süheyl Batum ile Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Uşak Baro Başkanlığının düzenlediği “Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz” konulu panele katıldı.

    Panelin başında söz alan Uşak Baro Başkanı Av. Gürcan Sağcan, Uşak halkını bilgilendirmek için böyle bir panel düzenlemek istediklerini söyledi. Sağcan, “Anayasa tasarısı Meclisten çıkmasıyla birlikte halkoyuna sunulacaktır. Bu halkoyu öncesi halkın büyük bir kesimi anayasa değişikliğinin içeriğinden habersizdir. Bu nedenle Uşak halkını anayasa konusunda bilgilendirmek üzere konunun Türkiye’deki otoritelerinden biri olan Süheyl Hocamı Uşak’a davet ettik. Yine konunun halka anlatılması açısından Barolar Birliği olarak büyük bir çalışma içerisine girdik. Birlik Başkanımız bizi kırmayarak Uşak’a geldi, bu konuda Uşak halkını bilgilendirmeye çalışacağız” dedi.

    Yeni anayasanın halka tam olarak anlatılmadığını ileri süren Prof. Dr. Süheyl Batum, “Türkiye Barolar Birliği gerek sevgili başkanıyla, gerek yönetim kuruluyla bana bir görev verdiler, daha doğrusu benden bir şey istediler. O da sevgili başkanımın söylediği gibi Türkiye’de çok önemli bir anayasa değişikliğini oylayacağız. Çok kısa bir süre sonra ve maalesef dikkat ederseniz çok yerde bu tartışılıyor, getirilen maddelerin neler getirip neler götüreceğinin esasları üzerinde bilgi verilmiyor, kaçırılıyor. Her akşam televizyonları izliyorsunuz. Ne getirecek? Ne veriyor? Hangi yetkileri veriyor, TBMM’den hangi yetkileri alıyor. Bütün bunlar bir şekilde bir toz bulutu içerisinde kalıyor. Barolar Birliği bunun üzerine Türkiye’nin kurduğu çok önemli bir kurumu olarak benden ve bazı arkadaşlarımızdan bir şey rica etti, hatta görev verdi. Siz eğer hukukçu iseniz ki öylesiniz Türkiye’nin değişik kentlerindeki baroları gezerek oralardaki yerel arkadaşlara bu anayasanın içeriğinde ne var ne yok bir anayasa hukukçusu olarak anlatmanız gerekir. Ben de bu görevi çok büyük bir onurla yerine getiriyorum” diye konuştu.

    “Bu kabul edilemez”

    Yeni anayasanın yargıda getirdiği yeniliklerden söz eden Barolar Birliği Başkanı Metin Fevzioğlu ise, “Anayasa değişikliği hakim ve savcıyı atayan kurulun 15 üyesinden 12’sinin 6’sını başkan doğrudan atamaktadır. Kimseye sormadan, kimseye danışmadan 6 üyeyi doğrudan atamaktadır. Geriye kaldı 7 üye. Bu 7 üyenin seçimini ise Meclis komisyonlarda ve Genel Kurulda yapacaktır. Peki Mecliste çoğunluk kimindir? İktidar partisinin. Bu sefer başkan devlet başkanı şapkasını çıkarıp, siyasi parti genel başkanı şapkasını taktığında partisinin genel başkanı sıfatıyla kalan 7 üyenin ezici çoğunluğunu orada belirleme imkanına sahiptir. Bu şu demektir; Hakimler Savcılar Kurulu başkana bağlıdır, işte bu kabul edilemez. Böyle bir ülkeye yatırımcı gelmez, böyle bir ülkedeki yatırımcı da kaçar gider” şeklinde konuştu. Feyzioğlu, cumhurbaşkanlığı sisteminin demokratik olmadığını iddia etti.

  • “Anayasayı 33 Yıl 5 Ay 11 Gündür Tartışıyoruz”

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) eski Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, herkesin değişmesinden yana olduğu Anayasanın tam 33 yıl, 5 ay, 11 gündür tartışıldığını belirterek, “Ya biz tartışmayı bilmiyoruz, ya sorunu çözmeyi bilmiyoruz, ya üslubumuzda bir sıkıntı var” dedi.

    Türk Grişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), tarafından hazırlanan Yeni Anayasaya Doğru Kurumsal Reform ve Demokrasi Kültürünün Gelişimi Raporu’nun tanıtım toplantısı Rixos Thermal Eskişehir Otelinde gerçekleşti. Toplantıya, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) eski Başkanı , AK Parti Ankara Milletvekili Cemil Çiçek’in yanı sıra, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, İnönü Belediye Başkanı Kadir Bozkurt, Seyitgazi Belediye Başkanı Hasan Kalın, Sanayi Odası Başkanı Savaş Özaydemir, TÜRKONFERD Genel Başkanı Tarkan Kadooğlu, Marmara ve İç Anadolu Sanayici ve İş Adamları Dernekleri Federasyonu (MARSİFED) Başkanı İhsan Karademirler, ESİAD Başkanı Aydın Bandırma ve çok sayıda iş adamı katıldı.

    Programda konuşan Cemil Çiçek, Anayasanın 33 yıl 5 ay 11 gündür tartışıldığını söyledi. Herkesin Anayasanın değişmesinden yana olduğunu hatırlatan Çiçek, konuşmasının bir bölümünde, “Anayasayı konuşuyoruz. Bugünden itibaren tam 33 yıl, 5 ay, 11 gündür tartıştığımız bir konu. 7 Kasım 1982’de Anayasa yürürlüğe girdiğinden beri, hatta ondan daha evvelden beri tartışıyoruz ama; resmen yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, doğum günümü ve yaş tarihimi o kadar bilemiyorum, ama işte bu Anayasayı günü gününe hesap ediyoruz. 33 sene, 5 ay, 11 gündür bu toplum, bu Anayasayı tartışıyor. Acaba gerçekten tartışıyor muyuz? Ya da bir yerde bir sıkıntımız mı var? Yani bir ülke, bir toplum; çok önem verdiği, herkesin mutlaka değişmesi lazım dediği bir konuyu 33 yıl tartışır da bir olumlu sonuca bağlayamıyorsa, bir yerde bir eksiklik vardır demektir. Ya biz tartışmayı bilmiyoruz, ya sorunu çözmeyi bilmiyoruz, ya üslubumuzda bir sıkıntı var yada biz bu işi bilmiyoruz demektir. Tartışmıyoruz, tartışır gibi yapıyoruz, ya da bunun üzerinden ne söyleyeceksek söylüyoruz” dedi.

    “33 YILDIR KIRMIZI IŞIKTA MAZOT YAKTIK”

    Çiçek, yeni Anayasa için 33 yıldır kırmızı ışıkta beklendiğine vurgu yaparak, “Yani 18 Nisan 2016’da bile hala yeni Anayasa diye konuşmaya başlıyorsak; biz 33 yıl boyunca ne yaptık? Benim gördüğüm husus; 33 yıl kırmızı ışıkta benzin, mazot yaktık, bir adım mesafe kaydedemedik. O zaman gelin bu işe bu kısmı ile bakalım. Toplumun her kesimi yeni bir Anayasa istiyor, yeni Anayasa istemeyen bir siyasi partiye ben rastlamadım. Yeni Anayasa istemeyen bir sivil toplum örgütüne rastlamadım. ’İşler yolunda gidiyor, yeni bir Anayasayı nereden çıkartıyorsunuz?’ diyen kimseye rastlamadım. Yeni bir Anayasaya vurgu yapıyoruz, konunun konuşulmadık neresi kaldı acaba? Çünkü bana göre 82 Anayasası ile ilgili söylenmedik bir laf kalmadı. Eğer biz bu sorunu çözemiyorsak, biz çözümün değil, sorunun bir parçasıyız. Çünkü Anayasa konusu bir partinin, bir iktidarın sorunu değil; Türkiye Cumhuriyeti devletinin sorunudur, toplumun sorunudur. Onun için gelin bu sorun çözülecekse; meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları olarak siyasete deyin ki, ’Eğer yeni bir Anayasa yapamazsanız, bu sorunu çözemezseniz, sorunun baş sorumlusu sizsiniz, siz sorunun parçasısınız, çözümün değil.’ Uzlaşma ne bir ideolojik sapmadır, ne zafiyettir, ne bir eksikliktir, eğer bunu böyle anlamıyorsak nasıl anlaşacağız?” diye konuştu.

    “ÖZELEŞTİRİ YAPMAMAZ GEREKİYOR”

    Anayasanın yapılamamasından dolayı özeleştiri yapılması gerektiğini belirten eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Neden yeni bir Anayasa yapamadığımız için evvela bir öz eleştiri, bir vicdan muhasebesi yapmaya ihtiyacımız var. Hepimizin var ama, yani ’Ben hariç hepsi’ dersek, işin içinden çıkamayız. 33 yıldır biz bunu yapamıyorsak; bir vicdan muhasebesi, bir öz eleştiri yapmanın gereği çok açık ortadır. Konuyu bütün yönleriyle tartıştığımız gibi bir kanaate sahip değilim. En iyimser değerlendirmeyle; konuyu ya yanlış tartıştık ya da eksik tartıştık. Tartışırken Anayasa değil, ön yargılarımız öne çıktı. Kabullerimiz ortaya çıktı. Başkalarının da haklı olacağı aklımıza gelmedi. Çıkardığınız yasaların bir Anayasal denetimi olacaksa, mevcut Anayasaya göre olacak. Sizin Anayasanız bu yönüyle; Türkiye’nin ihtiyacına cevap vermiyorsa, evrensel hukuk ile çatışıyorsa, doğruyu yanlışa nasıl uyduracaksınız? Türkiye’de 33 yıldır Anayasa Mahkemesi bu manada, getirilen kanunlar niye bu yanlış Anayasaya uymadı diye denetleme yapıyor. Hukuk açısından baktığınızda Türkiye 33 yıldır böyle bir garabeti yaşıyor. Avrupa Birliği meselesi var. Avrupa Birliği dediğimiz şey; bir kısım reformların yapılması lazım uluslararası hukuka uygun. Yasaları Avrupa hukukuna uydurmaya çalıştığınızda, Anayasaya ters düşüyor. Anayasayı yok saydığınız takdirde de, Anayasa Mahkemesi’nden direkten dönüyorsunuz. Türkiye siyaseti 33 senedir dön babam dön dönüyor. Onun için çıkardığımız yasalardan da doğru dürüst sizlere hayır gelmiyor, ülkeye de.”

    Konuşmaların ardından düzenlenen panelin moderatörlüğünü TÜRKONFED Yüksel Danışma Kurulu Üyesi Dr. Haluk Tükel yaparken, panelistler ise, İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Fuat Kyeman ve KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır oldu.